gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.579
    Beğenilen Mesajlar:
    1.516
    Ödül Puanları:
    113

    İki namazı hangi hallerde birleştirmek caizdir?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Bazen iki namazı birleştirip bir vakitte kılmak gerekebiliyor. Ameliyattaki doktor, doğum esnasında ebe veya boğulmakta olan bir insanı kurtarmak, o saatte bir imtihanda olmak veya hasta olmak gibi bir sebeple namaz kılınamazsa, iki namazı cem etmek yani birleştirip bir vakitte kılmak bazı mezheplerde caizdir. Sual: Mezheplere göre iki namazı cem etmenin şartları nelerdir?
    CEVAP
    Cem etmek, iki namazı birleştirip kılmak demektir.

    İkindiyi öğle vaktinde, öğle ile birlikte veya yatsıyı akşam vaktinde, akşam ile birlikte kılmaya cem-i takdim = takdim ederek cem etmek denir. Takdim etmek öne almak, sonraki namazı öne alıp öncekiyle birlikte kılmak demektir.

    Öğleyi ikindi vaktinde ikindi ile veya akşamı yatsı vaktinde, yatsı ile birlikte kılmaya cem-i tehir = tehir ederek cem etmek denir. Önceki vakitteki namazı tehir ederek sonraki vakitteki namazla birlikte kılmak demektir.

    Sabah namazı başka vakitlerle cem edilemez.

    Mezheplere göre cem etmek şöyledir:


    HANEFİ MEZHEBİNDE:

    Hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğleyle ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar. Çadırlarda cemaatle veya yalnız kılarken, cem edilmez.

    Müzdelife’de ise akşamla yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. Müzdelife’deki cem için cemaatle kılmak şart değil, münferit de cem edebilir.

    Başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Ancak ihtiyaç ve zaruret olunca diğer mezheplerden birini taklit ederek kılınabilir.


    MALİKİ MEZHEBİNDE:

    Cem yapılabilecek durumlar:

    1- Seferde: Mubah olmayan seferde cem edilmez.

    2- Hastalıkta: Abdest almakta ve ayakta namaz kılmakta zorluk çeken hastalar, cem edebilir.

    3- Karanlıkla birlikte yolların çamurlu olması: Ancak camide cemaatle kılarken cem edilir. Camide tek başına namaz kılan kişinin, iki namazı cem etmesi caiz olmaz. İmam camide ikamet etse bile o, cemaatle birlikte cem edebilir.

    4- Arafat’ta: Haccetmek için gelen hacıların öğle ile ikindiyi cem-i takdim yapmaları sünnettir.

    5- Müzdelife’de: Hac ibadetini eda eden kişinin, Arafat’tan ayrıldıktan sonra Müzdelife’ye ulaşıncaya kadar akşam namazını tehir etmesi sünnet olur. Müzdelife’de akşam namazını tehir ederek yatsıyla birlikte imamla cem-i tehir şeklinde kılar.

    Bu beş şarttan başka ihtiyarlıkta da takdim ve tehirle cem yapılabilir.

    Cem edince, vitir vaktinde kılınır. Vaktinde kılınamazsa vitir Maliki'ye göre sünnet olduğu için kazası gerekmez.

    Evde kılan cem edemez. Deniz yolculuğunda cem caiz olmaz. İhtiyaç olunca, Şafii veya Hanbeli taklit edilerek cem edilebilir. Diş dolgusu olan, Şafii mezhebini taklit eder.


    Maliki’de iki namazı cem ederken:

    1- Niyet: Birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek,

    2- Tertibe riayet etmek: Öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak,

    3- Müvalat: İki farzı peş peşe kılmak. İki farz arasında abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur. İkisi arasında sünnet kılmak mekruhtur.

    Bazı âlimlere göre, düğün gibi bazı ihtiyaç hallerinde de mukimken cem caizdir. Dolgu dişi olan Hanefi, hasta iken Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit ederek cem edebilir.



    7.jpg





    ŞAFİİ MEZHEBİNDE:

    Cem edilebilecek durumlar:

    1- Mubah olan seferde: Bir sıkıntı olmasa da takdim ve tehir caizdir.

    2- Arafat ve Müzdelife’de: Takdim ve tehirle kılınabilir.

    3- Şiddetli yağmurda: Sadece camide cemaatle cem-i takdim caiz, cem-i tehir caiz değildir.

    4- Hastalıkta: Takdim ve tehirle kılınabilir.

    Bu dört şarttan başka ihtiyarlıkta da takdim ve tehirle cem yapılabilir.


    Şafii’de cem-i takdimin şartları:
    1- Niyet: Birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek,

    2- Tertibe riayet temek: Öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak,

    3- Müvalat: İki farzı peş peşe kılmak. İki farz arasında sünnet kılınırsa cem caiz olmaz, fakat abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur.

    4- İkinci namaza başlayıncaya kadar yolculuğun devam etmesi.

    Şafii’de cem-i tehirin şartları
    1- Birinci namazın vakti çıkmadan, namazı cem-i tehir ile kılmaya niyet etmek.

    2- İkinci namazı da kılıp bitirinceye kadar yolculuğun devam etmesi.


    HANBELİ MEZHEBİNDE:

    Arafat ve Müzdelife’de, mubah olan seferde, hastalık, emzikli olmak, istihaza, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlü hallerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ olan, yer altında çalışıp da namaz vaktini anlamakta âciz olan, can, mal ve ırzından korkan, maişetine zarar gelecek olan da iki namazı cem edebilir. Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşam ile, evde de cem caiz, öğle ile ikindi caiz değildir.

    Hanbeli’de cem-i takdimin şartları:
    1- Niyet: Birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek,

    2- Tertibe riayet temek: Öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak,

    3- Müvalat: İki farzı peş peşe kılmak. Abdest almak ve ikamet okumak zarar vermez. Sünnet kılarsa cem sahih olmaz.

    4- Cemi gerektiren özrün, ikinci namaz tamamlanıncaya kadar devam etmesi gerekir.

    Ağzında dolgusu olan Hanefi, hastayken iki namazı cem için Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit etmesi gerekir; çünkü Maliki’de taklit imkânı vardır. Maliki’de taklit imkânı olmayınca Hanbeli taklit edilir.

    Hanbeli’de cem-i tehirin şartları:
    1- Birinci namazın vakti çıkmadan, namazı cem-i tehir ile kılmaya niyet etmek. Ancak vakit dar olursa bu takdirde ikinci namazı öne alarak birinciyle cem etmek caiz olmaz.

    2- Cemi gerektiren özrün, birinci vakitte yapılan niyetten, ikinci namazın vakti girinceye kadar devam etmesi gerekir.


    Şafii’de cem-i takdimin şartları
    Sual: S. Ebediyye’de, (Şafii mezhebinde, yağmur sebebiyle camide cemaatle cem-i takdim caizse de, yedi şartı vardır) deniyor. Orada bildirilmeyen bu yedi şart nelerdir?
    CEVAP
    Yağmur sebebiyle cem-i takdimin yani öne alarak cem etmenin yedi şartı şunlardır:
    1- Tertibe uymak:
    İkindiyi öğle vaktinde kılacaksa, önce öğleyi sonra ikindiyi kılmalı, yatsıyı da akşam vaktinde kılacaksa, önce akşamı sonra yatsıyı kılmalıdır.

    2- Niyet:
    Birinci namazda cem etmeye niyet etmelidir: Öğle ile ikindiyi cem-i takdimle kılacaksa, öğle vaktinde, öğleyi ikindiyle beraber kılacağına niyet etmelidir. Akşamla yatsıyı cem-i takdimle kılacaksa, akşam vaktinde, akşamı yatsıyla beraber kılacağına niyet etmelidir.

    3- Muvalat:
    İki farz namazı ara vermeden peş peşe kılmalıdır. Aralarında sünnet kılmak, caiz olmaz. Aralarına ezan, ikâmet ve taharet gibi fasılaların konulması caizdir. Meselâ öğle namazını kıldıktan sonra, ikindiyi kılmadan abdesti bozulan kişinin abdest alması, ceme zarar vermez.

    4- Uzaklık:
    Yağmur sebebiyle cem edebilmesi için, caminin uzakta olması da gerekir.

    5- Birinci vaktin çıkmaması:
    İkinci namazı kılana kadar, birinci namazın vaktinin çıkmaması gerekir. Mesela öğle ile ikindinin farzı kılınırken ikindi vaktinin girmemesi gerekir.

    6- Birinci namazın sahih olduğunu zannetmek:
    Meselâ birinci namaz Cuma namazı ise, cumanın şartlarının bulunmadığı için sahih olmadığını biliyorsa cem caiz olmaz.

    7- Namazı cemaatle kılmak: İmamın cemaate de niyet etmesi gerekir. Bu, Şafii’de yağmur sebebiyle cem etmenin şartıdır; yoksa seferde cem ederken cemaatle kılmak şart değildir.

    Seferi ise, ikinci namaza iftitah tekbiri alıp başlayıncaya kadar seferin devam etmesi şarttır. İkinci namaza başladıktan sonra sefer biterse, ceme devam edilir; ama ikinci namaza başlamadan önce sefer sona ererse, artık cem etmek sahih olmaz. Böyle durumlarda Hanbeli mezhebi taklit edilerek cem yapılabilir. Eğer bir özürle bu vakte bırakmışsa günah olmaz.


    Harac ve iki namazı cem

    Sual: S. Ebediyye’de, bir işte harac varsa, başka mezhebi taklit etmek caiz veya lazım olur deniyor. Harac nedir?
    CEVAP
    Harac, sıkıntı, meşakkat demektir. Mesela, yeniden gusletmek, bir namazı tekrar kılmak ve yeniden abdest almak birer haracdır.

    Bir kimse, kendi mezhebine göre yapamadığı veya güçlükle yaptığı bir işi, başka bir mezhepte yapılması kolaysa, o mezhebin şartlarına uyarak o mezhebe göre yapması caizdir. (Mizan, Hadika, Berika, S. Ebediyye)

    Harac varsa, zaruret olmasa da, hatta amelden sonra da, başka mezhep taklit edilir. (Redd-ül-muhtar)

    Kendi mezhebine uymayan işi yaptıktan sonra bile, taklit yapmak caiz olur. (Hadika)

    Başka mezhebi taklit ederken, o mezhepteki şartlara uymak zor; fakat kendi mezhebinde kolay olursa, bu işi yapmak sahih olur. İki mezhep, zaruri telfîk edilmiş olur. (S. Ebediyye)

    Bir işi yapmakta harac olursa, zayıf kavle uyulur. Buna uymakta da harac olursa, başka mezhebi taklit ederek yapılır. (İbni Abidin, Hadika, S. Ebediyye)

    Her Müslüman dört mezhepten dilediği mezhebe girebilir, ihtiyaç olunca bir mezhepten başka mezhebe geçebilir ve harac olduğu zaman, başka mezhebi taklit edebilir. (Mizan)

    Harac olan işlere bazı örnekler:

    1- Yolda insanların arasından giden veya kalabalık dolmuşa binen yahut pazarda alış veriş yapan Şafii mezhebindeki bir kimsenin, kadına dokunursam abdestim bozulur endişesiyle Hanefi veya Maliki’yi taklit etmesi caiz olur; çünkü S. Ebediyye’de deniyor ki:
    Yolda, nakil vasıtalarında ve alış verişte temas korkusu olan Şafii, Hanefi veya Maliki mezhebini taklit etmelidir. (s. 146)

    2- Hacda karşı cinse dokununca abdestin bozulmaması için Şafiiler, Hanefi’yi taklit ederler.

    3- Şafii bir genç, bir kızla kaçsa, kızın babası razı olmazsa, Şafii’de velisinin rızası olmadıkça evlenmesi caiz olmaz. Hanefi’yi taklit ederek velisiz de evlenebilir.

    4- Şafii’de zekat 8 sınıfa verilir, üç sınıfa verilse de caizdir. Ancak üç sınıfı bulmak da zordur. Hanefi taklit edilerek bir sınıfa verilir. Sadaka-i fıtır verirken de, buğday bulmak zorsa, Hanefi’yi taklit ederek altınla verebilir.

    5- Bir Hanefi’nin, evlendiği kızla sütkardeş olduğu ortaya çıkarsa, eğer bir iki kere emmişse, Şafii taklit edilip evliliğe devam edilir; çünkü Şafii’de sütkardeş olmak için ayrı zamanlarda 5 kere doya doya emmek gerekir.

    6- Şafii’yi taklit eden Hanefi, hacca gidince, kadınlara dokunursa abdesti bozulacağı için Hanefi’yi taklit etse telfîk olmaz; çünkü bunda zaruret vardır. Maliki’yi biliyorsa, bunu taklit etmesi daha iyidir; çünkü Maliki’de ağzın içini yıkamak gusülde farz değildir.

    7- Dolgulu dişten dolayı mezheb taklit edileceğini bilmeyen biri, 5 yıl önce hacca gidip gelse, o zaman sahih olmayan namazlar ve hac için (5 yıl önce yaptığım hacdaki gusülde, abdestte ve namazda da Maliki’yi taklit ettim) derse, namazları da, haccı da sahih olur.

    8- Hanbeli’de ağzında dolgu olan cünüptür. Bir harac olunca ve Hanbeli’den başkasını taklit imkanı da yoksa Hanbeli’de ağzın içini yıkamak farz olduğu halde, Hanbeli taklit edilerek, iki namaz cem edilir ve bu telfîk olmaz; çünkü başka çare yoktur.

    9- Hamam ve kaplıcalarda, tesettüre riayet edilmiyor. Kaplıcaya tedavi için giden tesettürlü bir Hanefi, yine mümkün mertebe başkalarına bakmadan Hanbeli mezhebini taklit etse, başkalarının dizden yukarı kısmını görmesi günah olmuyor. Tedavi için gidilen kaplıca, bir ihtiyaçtır. Harama düşmemek için, burada mezhep taklidi caiz oluyor.

    10- Maliki mezhebinde semavi özür olunca, bu özürlerin hiç birisi abdesti bozmuyor. Semavi özür olmasa; fakat bir Hanefi’nin, abdestliyken elini bıçak kesse, hemen Maliki’yi taklit etse, Maliki mezhebinin farzlarına ve müfsitlerine riayet ederek niyet ederse, namaz vaktini kaçırmamak için taklit edebiliyor. Burada semavi özür olmasa bile, namaz vaktini kaçırmamak için, kendi elimizle yaptığımız bir özürden dolayı da taklit caiz oluyor.

    11- Besmelesiz kesildiği için leş olmuş hayvanları yemek için, Şafii’yi taklit caiz ve lazım olur; çünkü Şafii mezhebinde, hayvan keserken Besmele çekmek farz değildir.

    12- Unutarak necasetli elbiseyle namaz kılan kimse, namazdan sonra hatırlarsa, bu namazı Maliki’ye göre kıldım derse, namazı sahih olur; çünkü Maliki’de, necaset namaza mani değildir. Yeniden namaz kılmak harac olduğu için caiz oluyor.

    13- Bir kimse, unutarak 4–5 gün veya daha fazla mestlerine mesh ederek namaz kılsa, sonra hatırlasa, bunları kaza etmesi harac olur. Bu namazları Maliki’ye göre kıldım derse. Namazları sahih olur; çünkü Maliki’de mestin mesh müddeti yoktur.

    14- Unutarak idrarlı bezle namaz kılan kimse, namazdan sonra hatırlasa, (Bu namazı Maliki’ye göre kıldım) derse, namazı sahih oluyor; çünkü Maliki’de necaset namaza mani olmuyor. Namazı yeniden kılmak harac olur.

    15- Özürlü olmayan; ama akıntısı olan kadın, abdestli durabilmesi için Maliki’yi taklit edebilir. Sırf abdestli durabilmek için, mezhep taklit edilmesi caiz hatta lazım olur.

    16- Gaz sıkıştırmasından rahatsız olan kimse, Maliki’yi taklit ederse, gaz sıkıştırması namazı mekruh etmez. Elde olmadan gaz çıkarsa, abdesti de bozulmamış olur.

    17- Basur sebebiyle Maliki’yi taklit eden bir kimse, kan akarken ve elbisesine fazla miktarda kan bulaşmışken namazlarını kılabilir. Kanlı çamaşırı her zaman temizlemek harac olduğu için, Maliki’yi taklit ederek, kan bulaşmış halde namaz kılmak caiz olur.

    18- Bir özürden dolayı, öğleyi vaktinde kılamayan kimse, İmam-ı a’zamın kavline uyarak, öğleyi asr-ı evvelde [birinci ikindide] kılabilir. (F.Bilgiler) kitabında diyor ki: (Kendi mezhebindeki kolay yolu gösteren ictihada uymak, harac olunca caiz olur.)

    19- Annesiyle, kızıyla, kayın validesiyle hürmet-i musahere olunca, Şafii veya Maliki mezhebi taklit edilerek nikahları yapılır ve evliliklerine devam edebilirler.

    Sual: Bir zaruret veya harac [zorluk] sebebiyle bir mezhebi, bir hususta taklit ederken, o husustaki o mezhebin bütün şartlarına da riayet etmek gerektiğini, şartlarına riayet etmeden bir mezhebin bir hükmünü almanın veya mezheplerin kolay olan hükümleri ile amel etmenin "Telfîk" olup haram olduğunu biliyoruz. Ancak taklit ettiğimiz bir mezhebin bir veya birkaç şartına elde olmadan uyamazsak, taklidimiz sahih olmaz mı? Mesela ağzında dolgusu olan Hanbeli’yi taklit edemez. Ama ibadeti kaçırmamak için, Hanbeli’yi taklit ederek iki namazı cem etmesi sahih olur mu?
    CEVAP
    Evet sahih olur. O zaman uyabildiği kadar bütün şartlarına uyar, uyamadıkları affolur. Çünkü başka çare kalmamıştır. Mukim iken de, namazları vaktinde kılmak bazen zor olabilir. Bunlardan bazıları yukarıda bildirildi.

    Bunlara benzer başka durumlar da olabilir. Böyle durumlarda iki namazı cem etmek, yani birleştirip bir vakitte kılmak caiz olur. Bunlar, namaz kılmanın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu ve namazı kaçırmanın ise, ne büyük günah olduğunu göstermektedir. (Düşman karşısında savaşırken bir farz namazı kılmak mümkün iken kılmamanın cezası, 700 büyük günaha bedeldir.) [Cami-ül fetava]

    Bir hadis-i şerif meali:
    (Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) [Beyheki]

    Hanbeli mezhebi taklit edilerek mukim iken de iki namazı cem ederek kılmak caizdir. Öğle ile ikindi, akşam ile yatsı birleştirilerek, bir vakitte kılınabilir.

    İki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeye niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. Kılarken, Hanbeli mezhebine de uymaya diye niyet edilir. İki farz arasında sünnet kılınmaz. Sabah namazı cem edilmez. Bu kolaylıktan faydalanmalı, kendini ve insanları sıkıntıya sokmamalı, İslamiyet’i kötülemek için din düşmanlarına fırsat vermemelidir.


    Mukimken iki namazı cem etmek

    Sual: Bir zaruret veya ihtiyaç halinde, mukim iken, Hanbelî’den başka iki namazı cem etmeyi caiz gören başka mezhep var mıdır?
    CEVAP
    Şafii ve Maliki mezhebinde de bazı durumlarda mukimken cem caizdir:

    Şafii mezhebinde:
    Şiddetli yağmurda, sadece camide cemaatle cem-i takdim caiz, cem-i tehir caiz değildir. Başka bir kavle göre de, münferit kılan da cem edebilir. Bir kavle göre, hastalık halinde de, cem etmek caizdir. Bir korku sebebiyle cem caiz olduğu gibi, önemli ihtiyaç halinde mukimken de cem caizdir.

    Maliki mezhebinde:
    Mukimken de önemli bir hastalıkta, ihtiyarlıkta cem edilebilir. Ayrıca, camide cemaatle kılarken, karanlıkla beraber şiddetli yağmur ve çamur olunca, takdimle cem caiz olur; fakat evde bu caiz olmaz. Cem edince, vitir vaktinde kılınır.

    Sual: Maliki mezhebini taklit ediyorum. Hanefi’de ve Maliki’de mukimken cem yapılmaz. Ancak ben yabancılarla toplantı yapıyorum. Mecbur kaldığım zaman, Hanbeli mezhebini taklit ederek, öğle ile ikindiyi yahut akşam ile yatsıyı cem etmek caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet, caiz olur. Doktorların, ebelerin ve askerlerin de ihtiyaç halinde cem etmeleri caiz olur. Maişet için Hanbeli mezhebinde, namazın takdim ve tehiri caizdir.

    Sual: Maliki mezhebinde, bir ihtiyaç olunca, seferde öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını cem etmek caiz olduğuna göre, 10 gün için sefere çıkan Hanefi, ihtiyaç halinde Maliki’yi taklit ederek cem edebilir mi?
    CEVAP
    Başka bir mezhebi taklit edenin, o mezhebin o husustaki diğer şartlarına da uyması gerekir. Maliki’de seferde cem etmek caiz ise de, giriş çıkış günleri hariç 4 veya daha fazla gün için sefere çıkan, Maliki’de seferi olmaz. 10 gün için sefere çıkan kimse de, Maliki’ye göre seferi olmayacağı için, Maliki’yi taklit ederek cem edemez. Hanbeli’de ise, mukimken de cem caizdir. Maliki’ye göre seferi olamayan, Hanbeli’yi taklit ederek cem eder. Mukim olacağı için de, cem ederken dört rekât olan farzları yine dört rekât olarak kılar.

    Mukimken harac olunca iki namazı cem
    Bir harac, yani bir sıkıntı, bir meşakkat olursa, iki namaz Hanbeli mezhebi taklit edilerek cem edilebilir; çünkü S. Ebediyye’de, (Namaz kılmak için işlerinden ayrılmaları mümkün olmayanların, Hanbeli mezhebini taklit ederek iki namazı cem etmeleri caizdir) diyor. Namaz kıldığı için maişetine zarar gelmese bile, siciline işlenebiliyorsa veya başka mahzurları varsa, onların gözleri önünde kılmamak için iki namazı, mukimken cem etmek caiz olur.

    Caiz olan durumlardan birkaç örnek verelim:

    1- Ebe doğumdaysa, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    2- Ameliyattaki doktorun namazı kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmesi caiz olur.

    3- Öğrenci sınavdayken namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    4- Abdest ve namaz kılmakta zorluk çeken hasta veya yaşlı, iki namazı cem edebilir.

    5- Uçakta abdest alıp namaz kılmak zor olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    6- Abdest veya namaz için yer bulunmazsa, iki namazı cem caiz olur.

    7- Abdest ve teyemmüm için zorluk varsa, iki namazı cem caiz olur.

    8- Güvenlik görevlisinin namaz kılma imkanı yoksa iki namazı cem etmesi caiz olur.

    9- Dağda, gurbette, kışta kalıp vakitleri anlamak zor olursa, iki namazı cem caiz olur.

    10- Yağmur, fırtına gibi sebeple namaz kaçacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    11- Namazı tuvalette bile kılma imkanı yoksa iki namazı cem caiz olur.

    12- Mescidi olmayan otel, restaurant, hava limanlarında, uluslararası toplantılarda, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmek caiz olur.

    13- Gayrimüslimlerin de katıldığı iftar yemeklerinde namaz kılmak, fitneye sebep olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    14- Önemli bir toplantıda bulunan bir memur, toplantıyı bırakırsa işine, maişetine zarar gelecekse, iki namazı cem caiz olur.

    15- Şehirlerarası yolculukta, otobüs durmayacaksa, yanında hastası varsa yahut ikinci otobüs için parası yoksa bunun gibi sebeplerle iki namazı mukimken de cem caiz olur.

    16- İstanbul gibi trafik problemi olan bir yerde, şehir içinde özel arabasıyla giderken trafik sıkışıp namaz kazaya kalacaksa, mukimken de cem caiz olur.

    17- Boğulacak olanı kurtarırken namaz vakti çıkacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    18- Namaz kılarken düşmanın, anarşistin veya eşkıyanın bir zarar verme ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

    19- Yeni Müslüman olmuş kimse, namaz kıldığı görülürse bir zarara uğrama ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

    20- Abdesti bozan özrü olan, mesela ishalini veya idrarını tutamayan, çıbanından, yarasından kan akan, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıkan, elde olmadan gaz kaçıran, ağız dolusu kusan, bunlar gibi abdesti bozan bir özrü olan kimsenin, iki namazı cem etmesi caiz olur.


    Sual: Mukim iken, iki namazı cem etmek gerektiği zaman, Maliki mezhebini taklit eden kimse, Hanbeli'ye göre, nasıl niyet eder?
    CEVAP
    Her iki mezhebe uyduğuna niyet eder. Mesela, öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ederken, öğleyi kılarken (Öğleyi, ikindi ile öğle vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir. İkindiyi kılarken de, (İkindiyi, öğle ile, öğle vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

    İkindi vaktinde öğleyi kılarken, (Öğleyi, ikindi ile ikindi vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir. İkindiyi, ikindi vaktinde kılarken de, (İkindiyi, öğle ile ikindi vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

    Akşam ile yatsı cem edilirken de, akşam ve yatsı denilerek aynı şekilde niyet edilir.

    Sual: Mukim iken, bir ihtiyaç sebebiyle iki namazı cem etmek, sadece Hanbeli mezhebinde vardır. Hanbeli'de dolgu dişi olanın guslü sahih olmuyor. Bu durumda, Maliki'yi diş dolgusu sebebiyle taklit eden, Hanbeli mezhebine göre iki namazı cem edebilir mi?
    CEVAP
    Başka çare olmadığı için, Hanbeli'yi de taklit etmekte mahzuru yoktur, yani telfîk olmaz.


    Seferde (yolculukta) cem

    Sual: Seferde namazı cem ederken o mezhebin şartlarına uymak şart mı?
    CEVAP
    Mezhep taklit ederken şartlarına uymak şarttır.

    Sual: Seferi olan, namazı cem etmek için ne zaman niyet eder?
    CEVAP
    Kılacağı zaman. Yola çıkmadan önce cem edilmez.

    Sual: Maliki’yi taklit eden bir kimse, seferde iki namazını cem edebilir mi?
    CEVAP
    Bir ihtiyaç, bir sıkıntı olmadan cem edemez.

    Sual: Yolculukta veya mukimken, bir ihtiyaçtan dolayı akşam vaktinde, akşamla yatsı cem edilince, vitri de cem etmek caiz midir? Bir de, İslam Ahlakı kitabında, (Maliki’yi taklit edenin, harac olunca, vitir namazını terk etmesi caiz olur) deniyor. Harac, zaruret demek midir?
    CEVAP
    Harac, zaruret demek değildir. Bir sıkıntı, bir güçlük olması demektir. Bir harac olmadan, iki namaz cem edilemez. Zorluk varsa, seferde, diğer üç mezhepten birini taklit ederek, akşamla yatsı cem edilebildiği gibi, mukimken de, Hanbeli taklit edilerek cem edilebilir. Fakat vitir cem edilmez, imsak vaktine kadar kılınır. Eğer bu vakte kadar da kılma imkânı olmazsa, bir özürle kazaya kaldığı için günah olmaz. İmameyne göre ve diğer üç mezhepte vitir sünnettir. Harac olduğu zaman, diğer üç mezhepten biri taklit edilirse, vitri kazaya bırakmak, hatta terk etmek de caiz olur. Yolculukta veya mukimken harac olunca, İmameynin kavline de uyularak vitir kazaya bırakılabilir veya terk edilebilir. Ancak bunlar, harac olmadan yapılmaz.

    Sual: İkindi vakti mukim olacağını bilenin öğle ile ikindiyi cem edip ikindi vaktinde kılması caiz mi?
    CEVAP
    Zaruretsiz tehir etmek günahtır.

    Sual: Seferi olan bir kimse cemaatle akşamı kıldıktan sonra hemen arkasından yatsıyı takdim ederek kılabilir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Otobüs yolcuğunda namazların kaçmaması için birleştirmek caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Seferde, ikindide namaz kılma imkanımız olmaz diye, Maliki mezhebini taklit ederek, öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ettikten [birleştirip kıldıktan] sonra, ikindide namaz kılacak vakit bulursak, ikindiyi tekrar kılmamız gerekir mi?
    CEVAP
    Namaz kılınmıştır, tekrar kılmak gerekmez. Ancak ihtiyata riayet etmek iyi olur. Belki cem etmeyi gerektirecek sebep olmayabilir veya iki namazı cem ederken gerekli şartlara uyulmamış olabilir. Bunun gibi sebeplerle cem sahih olmamış olabilir. Bu bakımdan (Vaktine yetişip de kılamadığım son ikindi namazının farzını kılmaya) diyerek bir namaz kılmak iyi olur. İkindi sahih olmuşsa bu kıldığımız kaza namazı yerine geçer. İkindi sahih olmamışsa onun yerine geçer.

    Sual: Bir yolcu, öğle ile ikindiyi, ikindi vaktinde cem etmeye niyet edip de, ikindi vakti girince mukim olsa, öğleyi kazaya bırakmış olacağı için, günaha girmiş olur mu?
    CEVAP
    Kasten kazaya bırakmadığı için günah olmaz. (Fetava-i fıkhiyye)

    Böyle durumlarda, Hanbeli’yi taklit ederek mukim iken de, cem edebilir. Cem ederken, öğleyi iki, ikindiyi de dört rekât olarak kılar.

    Harac olmadan cem edilmez
    Sual: Diş dolgusu veya başka bir sebeple Maliki mezhebini taklit eden, harac [meşakkat, zorluk, sıkıntı] olmasa da, seferde öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını cem ederek kılabilir mi?
    CEVAP
    Hayır, harac olmadan cem edilmez. Maliki’yi taklit eden kendi mezhebinden çıkmış sayılmaz. Harac olmadan, Hanefi mezhebine aykırı olan hükümlere uyulmaz.

    Maliki taklit edilmese de, harac olunca, o anda üç mezhepten biri taklit edilerek, cem edebilir. Cemin yapılabilmesi için harac şarttır.

    Sual: Misafir, seferde Şafii veya Maliki’yi taklit ederek iki namazı cem edebilir mi?
    CEVAP
    Evet edebilir, ama bir ihtiyaç olması gerekir. İhtiyaçsız cem edilmez.

    Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim ve tehirle kılar.

    Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyaç hasıl olmadan takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir ki, caiz olmaz.


    İş yerinde cem
    Sual: İşyerinde, askerde veya okulda namaz kılma imkanı olmayan kimse, namazı kazaya mı bırakmalı, yoksa öğleyle ikindiyi, akşamla da yatsıyı cem mi etmeli?
    CEVAP
    Namazı kazaya bırakmak, büyük günahtır. Önce kendi mezhebimize göre vaktinde kılmak için bütün imkanlar araştırılır. Hatta, tuvalette kılınır. Bu da, mümkün olmazsa, Hanbeli mezhebinde, böyle durumlarda, mukim iken de, öğleyle ikindiyi veya akşamla yatsıyı cem etmek caizdir. Öğleyle ikindi, öğle veya ikindi vaktinde cem ederek, yani birleştirilerek kılınabilir. Cem edince, iki namazın farzı peş peşe kılınır. Arada sünnet veya kaza namazı kılınmaz, başka bir şey yapılmaz, konuşulmaz.

    Öğle vaktinde kılınacaksa, öğle namazına dururken, öğle ile ikindiyi cem etmeye diye niyet edilir. Öğlenin farzı kılındıktan sonra, (Niyet ettim Hanbelî mezhebine uyarak, ikindiyle cem ederek, öğle vaktinde kılmaya) diye niyet ederek, ikindi namazı kılınır.

    Öğleyi, vaktinde kılma imkanı yoksa, öğle vakti çıkmadan önce, (İkindi vakti, ikindi ile cem ederim) diye düşünmeli. İkindi vaktinde kılınırken, (Niyet ettim Hanbelî mezhebine uyarak, ikindi vaktinde kılmaya) diye niyet ederek, öğle namazı kılınır. Sonra, ikindi namazı kılınır.

    Bir ihtiyaç olursa, mukim iken de, akşamla yatsı namazları da, akşam veya yatsı vaktinde, Hanbelî mezhebi taklit edilerek şöyle cem edilebilir:

    Akşam vaktinde kılınacaksa, akşam namazına dururken, akşamla yatsıyı cem etmeye niyet edilir. Akşamın farzını kılındıktan sonra, (Niyet ettim Hanbelî mezhebine uyarak, yatsıyı takdim ederek, akşamla cem etmeye) diye niyet ederek, yatsının farzı kılınır.

    Akşamı, vaktinde kılma imkanı yoksa, akşam vakti çıkmadan önce, (Yatsı vakti, akşam ile cem ederim) diye düşünmeli. Yatsı vaktinde kılınırken, (Niyet ettim Hanbelî mezhebine uyarak, akşamı tehir ederek, yatsı vaktinde yatsıyla cem etmeye) diye niyet ederek, akşam namazı, sonra, yatsı namazı kılınır.

    İkindiyle akşam cem edilmez. Sabah namazı da, yatsı veya öğle namazıyla cem edilmez, vaktinde kılmak gerekir.

    Vitir cem edilmez, imsak vaktine kadar kılınır. Eğer bu vakte kadar da kılma imkânı olmazsa, bir özürle kazaya kaldığı için günah olmaz. İmameyn’e göre ve diğer üç mezhepte vitir sünnettir. Harac [sıkıntı] olduğu zaman, diğer üç mezhepten biri taklit edilirse, vitri kazaya bırakmak, hattâ terk etmek de caiz olur. Yolculukta veya mukimken harac olunca, İmameynin kavline de uyularak vitir kazaya bırakılabilir veya terk edilebilir. Ancak bunlar, harac olmadan yapılmaz.


    Trafik problemi ve ruhsat
    Sual: Kış günü ikindiyi kılıp akşamı evimde kılarım diye yola çıkan ve yatsıya evine varamayan kimse, yolda arabasında namazını ima ile kılamaz mı?
    CEVAP
    Namazı cem etmek, arabada ima ile kılmaktan önce gelir. Eve gidince yatsı ile cem etme imkanı varsa, (namazı yatsı ile cem edeceğim) diye niyet eder ve eve gidince de cem eder. Yatsıya da eve gitme imkanı yoksa, o zaman mecburen araba içinde ima ile namaz kılınır.

    Sual: Bir yazıda, “İstanbul gibi trafik problemi çekilen bir yerde, arabası ile giderken trafik sıkışıklığından dolayı, evine ulaşamayıp yolda da, abdest alıp namaz kılacak yer bulamayan iki namazı cem edebilir” deniyor. Bu hareket, namaza önem vermemeyi ve namazı hafife almayı göstermez mi?
    CEVAP
    Tam tersine, namaza çok önem vermeyi gösterir. Çünkü namazı zaruretsiz kazaya bırakmak haramdır, büyük günahtır. İçki içmekten ve başka haramlardan daha büyük günahtır. Böyle bir günaha düşmemek için, hak olan başka bir mezhebi taklit etmek gerekir. Bu önemli ruhsattan da faydalanmak gerekir. Çünkü bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]

    Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
    (Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.) [Bekara 185]


    Öğle ile ikindiyi cem etmek
    Sual: Bazen zaruret olunca öğleyi kılamıyorum, ikindi vakti girince ikindi ile birleştiriyorum. İkindi ile birleştirebilmek için nasıl niyet etmem gerekiyor?
    CEVAP
    İkindi ile öğleyi birleştirebilmek için önce, öğleyi vaktinde kılamazsam, asrı evvelde kılarım, asrı evvelde de kılamazsam, asrı sanide ikindi ile cem ederim diye düşünmek gerekir. Sonra da öğleyi meşru bir sebeple öğle vaktinde kılamayınca, imam-ı azam hazretlerinin kavline uyarak asrı evvelde kılmaya çalışmalı, asrı evvelde de kılma imkanı yoksa, o zaman asrı sanide, Hanbeli mezhebi taklit edilerek ikindi ile cem ederek kılınır. Bugünkü öğle namazını cem ederek ikindi namazı ile kılıyorum diye niyet edilir.

    Akşamı da vaktinde kılamayan da, yatsı ile cem edebilmesi için böyle niyet eder. İkindide olduğu gibi yatsıda da iki vakit vardır. Buna İşa-i evvel ve İşa-i sani denir. [İşa, yatsı demektir.] İşa-i sani, işa-i evvelden, Eylülden Mart ayına kadar 10-12 dakika sonradır. Nisanda 12-14, Mayısta 14-18, Haziranda 18-19, Temmuzda 15-19, Ağustosta ise 12-15 dakika sonradır. Hem İmam-ı a'zam hazretlerinin, hem de İmameyn’in kavline uyabilmek için ikindiyi asr-ı sanide, yatsıyı da işa-i sani’de kılmak iyi olur.


    Cuma günü cem etmek
    Sual: Cuma günü, öğleyle ikindi namazını cem etmesi gereken kişi, nasıl cem eder?
    CEVAP
    Seferi ise, seferi olana Cuma kılmak farz olmaz, öğleyi kılması farz olur. Diğer üç mezhepten biri taklit edilerek, cumayı kılmayıp, öğleyle ikindi cem edilir. Mukimken cem etmek gerekince de, o günkü öğleyle ikindi, Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem edilir.


    İstihaza halinde cem
    Sual: Tam İlmihal’de diyor ki:
    (Hanbeli mezhebinde, seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya müstehaza olmasında, abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde ve a’mâ ve yer altında çalışan gibi, namaz vaktini anlamakta âciz olanın ve canından, malından ve namusundan korkanın ve maişetine zarar gelecek olanın, iki namazı cem etmeleri caiz olur.)
    Müstehaza halinde kadın niye namazlarını cem edebilir?
    CEVAP
    İstihaza halindeki kadına müstehaza denir. İstihaza ise, normal âdetinden sonra, kan gelmesi demektir. Böyle kadının her namaz vaktinde tekrar abdest alması sıkıntılı olur. Hem çamaşırını değiştirecek hem de ikinci vakitte tekrar abdest alma zorluğu vardır. Bu zorluktan dolayı iki namazı cem etmesi caiz olur. Zaten mezhep taklidi zaruret olduğu zaman değil, ihtiyaç, haraç, bir sıkıntı olduğu zaman yapılır. Zaruret olunca, başka mezhepte de kolaylık yoksa kendi mezhebi affeder. Eğer başka mezhepte bir kurtuluş varsa o taklit edilir. Diş dolgusu böyledir. Çünkü başka bir mezhepte kurtuluş yolu vardır. Hiçbir mezhepte kurtuluş yolu olmasaydı, o zaman kendi mezhebi onu affederdi, yani yaptığı şey caiz olurdu.

    Maliki mezhebini taklit eden istihazalı kadın için iki namazı cem etmeye lüzum yoktur. Çünkü istihaza hâli onun abdestini bozmaz. Aynı abdestle ikinci vakitteki namazı da kılabilir. Mezhep taklidi bir rahmeti ilahidir. Bu rahmetten faydalanmalı, taassuba [bağnazlığa] kapılıp da bu rahmetten kaçmamalıdır.


    İhtiyarlıkta cem
    Sual: S. Ebediyye’de, Mâlikî ve Şâfiî’de, sadece seferde değil, (Hastalıkta ve ihtiyarlıkta da iki namaz cem edilebilir) deniyor. Mâlikî'yi taklit eden mukimin, hasta iken namazlarını Hanbelî'ye göre değil de, Mâlikî'ye göre mi cem etmesi gerekir? İkincisi, hasta olmadan ihtiyarlar da mı cem edebiliyor?
    CEVAP
    Mâlikî'yi taklit eden kimse, Mâlikî’de cem mümkün olan yerde, Hanbelî'ye göre cem edemez. Çünkü Hanbelî’de de, gusülde ağzın içini yıkamak farzdır. Hanbelî'ye göre guslü olmadığı için Hanbelî'yi taklit edemiyor. Hastalıkta Mâlikî mezhebinde cem caiz olduğu için Hanbelî'ye lüzum kalmıyor. Ama mukim iken, başka bir mazeretle Hanbelî'yi taklit ederek cem edebilir. Çünkü cem için başka çare yoktur. Namazın kazaya kalmaması için hangi mezhepte cem caiz ise ona uyularak namaz kılınır.

    İhtiyarın açık bir hastalığı görülmese de, onun gücü kuvveti olmaz, ayakta zor durur, itelense yıkılır. Namaz kılarken bile yorulabilir. Abdest alması zor olabilir. Böyle durumdaki bir ihtiyar, seferi olmasa da, kendi evinde bile olsa, iki namazı cem edebilir.


    İki namazı cem
    Sual: Seferde öğleyi vaktinde kılma imkânı olmadığı için, cem etmek niyetiyle ikindi vaktine tehir etsek, gideceğimiz yere varınca mukim olsak, vardığımızda ikindi vakti de hâlâ çıkmamışsa, Mâlikî'ye göre, öğle ve ikindiyi cem ederken dört mü, yoksa iki mi kılmak gerekir?
    CEVAP
    Mukim olunca, artık Mâlikî'ye göre cem edilmez, Hanbeli’ye uyarak, öğle iki, ikindi dört rekât olarak cem edilebilir. Yahut öğle iki rekât olarak kaza edilip, ikindi de, dört rekât olarak kılınır. Öğle namazı, geçerli bir mazeretle kazaya kaldığı için günah olmaz.

    Cem ederken niyet
    Sual: Seferde akşamla yatsıyı, Şâfiî veya Mâlikî’ye göre takdim ederek akşam vaktinde kılacak olan kimse, akşam namazına başlarken cem niyetini unutan, daha sünneti kılmadan cem edeceğini hatırlasa, yatsının farzını kılarken niyet etse sahih olur mu?
    CEVAP
    Evet.

     
İki namazı hangi hallerde birleştirmek caizdir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. KisirlaŞtirma Hangİ Hallerde SuÇtur?

    KisirlaŞtirma Hangİ Hallerde SuÇtur?

    SORU: KISIRLAŞTIRMA HANGİ HALLERDE SUÇTUR? YANIT: Bir erkek ya da kadını rızası olmaksızın kısırlaştıran kimseye ceza verilir. Bu eylem kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kişi tarafından yapılırsa ceza artırımı uygulanır.
  2. İki eşi birleştirmek için yalan söylenebilir mi

    İki eşi birleştirmek için yalan söylenebilir mi

    Arkadaşlarım birbirine kırgın olan karıkocayı başırtırmak için yalan söylenir mi ? Hangi hallerde yalan sorun teşkil etmez dini bakımdan bilgi rica ediyorum.
  3. Sandalyede namaz kılmak caiz mi

    Sandalyede namaz kılmak caiz mi

    Sandalyede namaz kılmak caiz mi benim dizlerim çok ağrıyor ve sandalyede namaz kılabilir miyim acaba dini bilgileri olan arkadaşlarım cevap veriniz lütfen
  4. Namazdan Hangi Durumlarda Çıkarsak Caizdir?

    Namazdan Hangi Durumlarda Çıkarsak Caizdir?

    namazı bozan şeyler, namazı bozmayan şeyler, namazı bozan ve bozmayan durumlar Biz müslümanlar için 5 vakit farz kılınan ve buluğ çağından sonra kılınması gereken namazı bilerek bozmak haramdır. Lakin bazı zaruri durumlar da namazı bozmak ve terketmek caizdir. Hangi durumlarda namazon bozulup bozulmayacağı hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için gereken bilgiler sizlerle... Namazı...
  5. Hangi hallerde imam nikahı tazelenir?

    Hangi hallerde imam nikahı tazelenir?

    Sual: Nikâh nasıl tazelenir? CEVAP Nikâh tazelemek demek, yeniden nikâh kıymak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Yalnız birinin nikâhı tazelemesi yetişmez. Erkek ile hanımının, iki erkek veya bir erkekle iki kadın şahit yanında nikâhı tazelemeleri lazımdır. Kolaylık olmak için, nikâhını yenilemeye, hanımından vekâlet almalı. Nikâh tazelemek için hanımdan vekâlet aldıktan...

Sayfayı Paylaş