gebe
  1. KızılÖtesi

    KızılÖtesi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.580
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38

    İkon olmak kolay değil şık giyinsekte ikon değiliz

    Konu, 'Magazin' kısmında KızılÖtesi tarafından paylaşıldı.

    aylin tahincioğlu nail tahincioğlu nail tahincioglu aylin kıyafetleri [​IMG]

    MAGAZİN BASINI TARAFINDAN GEÇTİĞİMİZ YAZ EDA TAŞPINAR’IN ARDINDAN “YENİ İKONCAN” İLAN EDİLEN IVANA SERT, “STİL İKONU OLMAK İÇİN, BİR ULUSUN SİZİ TAKİP EDİYOR OLMASI GEREKİR” DİYOR

    GEÇTİĞİMİZ yaz gerek giyimi gerekse verdiği pozlarla magazin gündemini epey işgal eden Ivana Sert “yeni ikoncan” ilan edilse de kendisini en azından şimdilik öyle görmüyor. Eski model Sert’e göre, “ikoncan”, stil ikonu demek, yeni bir şey getiren, yeni bir şey getirdiği için ikon olan, kopya olmayan biri. Sert, “Mesela biz güzel giyiniyoruz, ben, Eda, Deniz... Ama ben, ikonuz diyemem. Stil ikonu olmak için, bir ulusun sizi takip ediyor olması gerekir” diyor.

    Alnımda dikişlerle yarışmaya gittim

    Dört yıldır Yurdal Sert’le mutlu bir evlilik sürdüren Ivana Sert, yıllar önce Miss Globe adayı olarak Kıbrıs’ta düzenlenen yarışmaya giderken başına gelmeyen kalmamış. Önce bavulları kaybolmuş, ardından otel odasında kafasını çarpınca alnı yırtılmış


    Geçtiğimiz yaz, yeni ikoncan ilan edilen Yurdal Sert”in eşi, eski manken Ivana Sert, gerek giydikleri gerekse de güzelliği ile epey bir gündemi işgal etti. Bebek Oteli’nde buluştuğumuz Ivana Sert, Türkiye’ye ilk geldiğinde üst üste inanılmaz aksilikler yaşamış. “İkoncan” olarak nitelendirilse de, kendisini en azından şimdilik öyle görmeyen Ivana Sert, Eda Taşpınar’a özenen genç kızların bu konuda çalışması gerektiğini düşünüyor.

    En geriye gidelim. Çocukluğunuza...
    Üç, dört yaşlarındayım. Hep şarkıcı olmak istiyordum ve biliyor musun ne yaptım? Beş yaşında koroya girmeyi başardım! Sonra yarışmalara girdim, müzik ve dans okuluna devam ettim. Piyano çalmayı öğrendim. Şarkı söylemek benim hayatımdı ve zaten Yurdal’la tanışmadan önce de bir albüm projemiz vardı, her şey hazırdı, stüdyoya girecektik... Ama Yurdal’la tanışınca bıraktım.

    Kaç kardeştiniz?
    İki yaş büyük bir ablam var. Ben saçlarımı uzatıyor, elbiseler giyip aynanın karşısına geçiyordum, güzel olmak istiyordum. Annem zaten benim bu halimi gördüğü için “Elite Model Look’a fotoğraflarımı yollamış.

    Siz kaç yaşındasınız o zaman?
    15. Beni ilk ona seçtiler, ama o zaman portföy yapmak için bin mark istiyorlardı, vazgeçtik.

    Babanızla ilişkiniz nasıldı?
    İyiydi... Babam askerdi. Annemle babam ayrılmışlardı...

    Türkiye’ye gelmeye nasıl karar verdiniz?
    Ben Belgrad’da Miss Belgrad olmuştum ve beni Miss Globe için yolladılar.

    Sonra...
    Bakın bunu daha önce kimseye anlatmamıştım. İstanbul Havaalanı’na indiğimde, Miss Globe yetkilisi beni karşıladı. Çok heyecanlı, çok mutluyum... Bavullarımı bekliyoruz, bekliyoruz... Ve bavullarım hiçbir zaman gelmedi! Otele, yarışmadaki diğer kızların yanına geçtik mecburen, ama ben iki gün boyunca havaalanını arıyorum, haber bekliyorum... Üç gün geçti. Artık yarışma için Kıbrıs’a geçilecek. Odama, Miss Belgrad yazan şeridi almaya gittim. Kapı çaldı ve dönerken kafamı bir çarptım: Alnım yırtıldı! Kalktık hastaneye gittik ve alnıma tam dört dikiş atıldı!

    Aman Tanrım!
    Hiçbir kıyafetim olmadan ve alnımda dikişlerle Kıbrıs’a gittim. Bir yarışmacıdan elbise, ötekinden başka bir şey ödünç alıyordum. Gerçekten çok kötü durumdaydım. Ardından doktora dikişlerimi aldırtmaya gitmişiz, bu sefer de doktor bana sarkıntılık etmesin mi? Çok, ama çok kötü oldum. “Ben bir daha bu ülkeye gelmem” dedim! Çok üzgündüm.

    Ne oldu da kaldınız peki?
    Yarışma sırasında birçok ajanstan teklif aldım. Dört senedir Türkiye’de çalışan oda arkadaşım da, “Dinle, Türkiye çok güzel bir ülke. Hiçbir şey olmayacak, merak etme” dedi.

    Ve modelliğe başladınız...
    Sürekli çalışıyordum. Ve âşık oldum Türkiye’ye.

    Yurdal Bey’le nasıl tanıştınız?
    Kışlık Havana’da. Onun bir kız arkadaşı, benim de Belgrad’ta erkek arkadaşım vardı, ama Yurdal, beni görür görmez aşık oldu. O günlerde, vize için Belgrad’a dönmem gerekti. Yurdal, peşimden koşa koşa Belgrad’a geldi. Âşık oldu yani... Onu erkek arkadaşımla tanıştırdım. Yurdal, ona da, “Göreceksin, ben Ivana”yla evleneceğim!” diyordu da, Allah’tan, erkek arkadaşım İngilizce bilmediği için anlamıyordu.(Gülüyor)

    Hikâye heyecanlanmaya başladı...
    Erkek arkadaşım çok kıskançtı ve beni çok sıkıyordu. Ben ondan ayrılıp İstanbul’a geldim, ama Yurdal’la da hemen başlamadım. Zaman içinde gördüm ki çok doğru bir adam... Ve çok güzel oldu, mutluyum.

    Mutlu bir evlilik için, kadınlara ne önerirsiniz?
    Çok konuşmayın, rahat bırakın, Erkekler, biliyorsun çocuk gibidir. Oynamak lazım.

    Nasıl yani?
    Mesela bir şey mi almak istiyorsun, ben kocama “Kocacım, bir şey gördüm. Çok güzel. Hadi beraber gidip görelim” diyorum.
    (Gülüyor) “Bana bunu al, hemen hadi!” ile olmaz. Sadece alışveriş için değil, izin için de öyle. Bir de benim kocam bana güveniyor. Arada güven olması şart.

    Magazin basını sizi bu yaz keşfetti. Sizce ne oldu, neden şimdi?
    Bilmiyorum... Vallahi... Ben, eskiden de aynı stilde giyiniyordum. Bu sene ortaya çıkayım diye bir şey de yapmadım. Geçen sene hamileydim, çocuk büyütüyordum. Belki ondandır.

    Sizce “İkoncan” ne demek?
    Bana göre, “ikoncan”, “stil ikonu” demek. Yeni bir şey getiren, yeni bir şey getirdiği için ikon olan, kopya olmayan biri. Mesela biz güzel giyiniyoruz, ben, Eda, Deniz... Ama ben, “ikonuz” diyemem. Stil ikonu olmak için, bir ulusun sizi takip ediyor olması gerekir.

    Yani ikon olduğunuzu düşünmüyorsunuz...
    İnsanlar benim giyimimi sevebilirler, ama ben stil ikonu olduğumu düşünmüyorum. En azından şimdilik... Ama bir projem var. Şu anda sadece kafamın içinde... Farklı, kıyafetten daha çok, heykel gibi duran kıyafetler düşünüyorum.

    “İkoncan”lığı kabul etmiyorsunuz. Peki siz kendinizi hangi kelime ile tanımlıyorsunuz?
    Giyinmeyi ve kıyafetleri taşımayı bilen, stili olan bir kadın...

    Diyelim ki, bir maskeli baloya gidiyorsunuz. Kim olurdunuz?
    Kedi-kadın! Gözlerimden... Dar kıyafetleri, deriyi, korseyi seviyorum. Kedi-kadın olurdum.



    ‘Yaşlanmaktan korkuyorum’

    Güzelin dostu olmaz derler. Çekememezlik yaşıyor musunuz?
    Tabii oluyor. Kıskançlık falan oluyor, ama tabii ki olabilir! İstanbul’da, arkadan konuşma biraz problem...

    Yaşlanmak korkutuyor mu sizi?
    Evet! Sanırım bütün kadınlar aynı problemi yaşıyor. Öte yandan, yaşlanmak da doğal bir şey... Ben estetik ameliyatları da sevmiyorum...

    ‘Oğlum Hollywood yıldızı olsun’

    Oğlunuz Ateş’le ilişkiniz nasıl?
    Çok güzel. Onunla devamlı Sırpça konuşuyorum, Yurdal da İngilizce konuşuyor. Bakıcısı da var, ama bu aslında çok normal bir şey değil, biliyor musunuz? Bizim ülkemizde böyle bir şey yoktur. Anne kendisi büyütür ve büyükanne yardımcı olur. O kadar!

    Şimdi hayattan ne istiyorsunuz?
    Mutlu olmak istiyorum! Oğlum büyüsün, iyi okullara gitsin... İstiyorum ki Ateş, isterse tabii, Hollywood’da bir star olsun.

    Bu sizin isteyip de yapamadığınız bir şey miydi?
    Evet! (Gülüyor) Amerikan vatandaşı olduğu için orada okuyacak. Orada birçok ajans tanıyorum. Oğlum da isterse, seviyorsa yapacak.

    (Yazın mayoyla çekilmiş bir fotoğrafını gösteriyorum) Giydiğiniz mayo, pareo, kolye, bilezik, gladyatör sandaletler... O sıcakta, nasıl dayanıyorsunuz? Rahat mı bu kıyafetler?
    Ben bu kıyafeti çekim için giymiştim. Normalde böyle şeyler takmıyorum. Bunları güneşlenirken değil, beach-party zamanında giyiyoruz. Paparazziler de fotoğrafları parti sırasında çekiyorlar. Plajda böyle değiliz yani... Ben hayatta plajda böyle duramam! (Gülüyor)

    Eda Taşpınar ve Deniz Berdan”la arkadaşsınız. Onların giyimini nasıl buluyorsunuz?
    Çok beğeniyorum. Aylin Tahincioğlu’nun giyimini de çok beğeniyorum. O, tam stil!

    Bir keresinde; 19 yaşında, çalışarak ailesine destek olan bir genç kızın, “Bulamadık ki Eda Taşpınar gibi, bizi kollarının altına alacak bir Nurettin Hasman!” dediğine şahit olmuştum. Sizce o genç kızın bu kadar özendiği şey neydi?
    Eda ve Nurettin, çok güzel bir çift. Eda’nın yaşam stilini, güzel ve pahalı şeyler giymesini beğeniyor olabilir. Ama o kız, böyle birini bulmak istiyorsa çalışması lazım.

    Ne yapsın yani?
    Bu şans! Vallahi şans... Yazılı bir şey, kader!



    gecce.com


     
İkon olmak kolay değil şık giyinsekte ikon değiliz konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sezen Aksu - Kolay Değil

    Sezen Aksu - Kolay Değil

    Biraz daha sarıp sarmala beni Biraz daha dokun yalnızlığıma Biraz anla ne demek istediğimi Biraz dinle duygularımın dilini Biraz daha kalda düşün yeniden Biraz anla bendeki bu hüzün neden Biraz anla, biraz dinle, biraz daha sev Kolay değil, kolay olmaz o kadar Kolay değil, olursa bu bir olay İki insan sevgiyle bir arada Kolay değil olursa bu bir olay Bin bir defa ah şu kalbim kırıldı Bu...
  2. Orhan Gencebay - Kolay Değil

    Orhan Gencebay - Kolay Değil

    Kolay değilmiş seni severken,sana inanabilmek, Bazen bir sıcaklık bazen bir nefrettir,zordur anlayabilmek, Bazen bir ümüdin peşinde boşuna koşup yorulabilmek, Kolay değil,kolay değil, Sana katlanabilmek, Senin arzun budur zaten beni, Her an kahredebilmek, Aşk bir doğuştur aşk bir nefestir,zordur anlatabilmek, Bazen bir sıcaklık bazen bir nefrettir,zordur anlayabilmek, Bazen bir ümüdin...
  3. İstanbulûn 10 ikon magazası

    İstanbulûn 10 ikon magazası

    ikon beyoğlu dükkan creative tünel nişantaşı bebek mağazaları midnight express butik atıl kutoğlu butik Bunlar öyle mağazalar ki, alışveriş yapmasanız bile içeri girip havasını solumak, ürünlere ve dekorasyona göz atmak kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor. Bazı mağazalar özeldir. Farklıdır. Sadece içinde satılan ürünler değil, mağazanın kendisi de kalitesi, tarzı ve havasıyla her yerde...
  4. Cilveli Olmak Zor Değil!

    Cilveli Olmak Zor Değil!

    cilveli olmak Cilveli Olmak Zor Değil! Sevilen, beğenilen ve 'o bambaşka bir kadındır' denilen biri olmak aslında zor değil. Cilveli kadınları taklit ederek siz de onlardan biri olabilirsiniz. Peki cilveli kadınlar ne yapar? Neden erkekler onlardan gözlerini alamaz, onları yere göğe koyamaz. İşte, uzmanlara göre cilveli olmanın kuralları: - Öncelikle kendine sahip çıkar. Hayatını...
  5. öyle kolay değil

    öyle kolay değil

    Öyle kolay değil sevdiğim Ruhum hasretin işgalinde Sevda şarkılarında paramparça, Sensizliği dinlemek. Mazimin kırık penceresinde Hayalin Ve yalnızlığın hazan gözleri. Çıldırmak işten değil Dokunmak ister elleri Çaldırdık baharımızı yazımızı Ellerim! Ellerin üşüyor sevdiğim İnsafsız bu gözyaşları Bulutlardan teslim alıyorken Ayrılıkların acısına Bu gönül sevdasına Matem...

Sayfayı Paylaş