gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    ikramdan kaçmayın

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    Misafire ikram hem dinimizde hem örf ve adetlerimizde çok önemlidir.Tanrı misafiri ne güzel bir tabirdir....Kısmetiyle gelen misafirlerin dualarını alalım:)

    Mutlu bir aileydiler. Bey kendine göre bir çevre edinmiş, mazbut dostlarıyla sık sık görüşüyor, onları zaman zaman da evine davet edip İslâmî konularda seviyeli sohbetlerde bulunuyorlardı.
    Ne var ki, hanım bu davetlerdeki hizmetinden memnun değildi. Nihayet bir gün son sözünü söylemekten çekinmedi:

    – Artık ben misafir falan istemiyorum. Senin dostlarının çayını hazırlamaya da mecbur değilim!

    Sakin ve edebli bey, her zamanki gibi sesini çıkarmadan düşünmeye başladı. Kendi kendine söyleniyordu:

    – Benim dostlarım kahve dostu değil ki. Her biri İslâm’a hizmetten başka derdi, meselesi olmayan kültürlü insanlar. Bunlarla bir araya gelmek, şöyle bir çay sohbetinde meselelerimizi konuşmak bir eğlence değil, bir hizmettir. Ne var ki bu hanımın hizmetle, misafire ikramın sevabıyla hiç alâkası yoktur. Rabbim bana sabırlar ihsan eyle!..

    Biricik kızı Mümine ise babasının hüznünü yüzünden okuyordu. Hemen atıldı:

    – Babacığım, neden üzülüyorsun? Anneme bakma sen. Misafir ağabeyleri her zaman çağırabilirsin. Senin bütün hizmetlerini tek başına ben görebilirim. Çayını da, hattâ gerekirse sofranı da ben hazırlayabilirim!

    Baba, çok etkilenmişti. Zaten çok sevdiği biricik kızını, daha da çok sevmeye başladı. Artık misâfirlerini rahatça davette bulunabiliyor, anneye rağmen küçük hanımın üzerine düşen hizmette hiç de kusur etmediği görülüyordu. Zamanında gelen berrak çaylarını yudumlarken de hizmetlerini konuşabiliyorlardı. Ne var ki Anne malum tutumunu yine devam ettiriyordu:

    – Senin misafirlerinden de bıktım! Sana ne falan öğrencinin perişan oluşundan, filanların hizmete muhtaç halde bulunuşundan. Çivisi çıkmış dünyayı sen mi ıslah edeceksin? Sen kendine bak, kendi işinle, gücünle meşgul ol!

    Hep sabır içinde şükreden bey, bir gün Eskişehir’den İstanbul’a gitmek zorunda kalmıştı. Arabasına hanımı ile kızı da bindiler. Yolda Cumayı münasip bir yerde edâ etmeyi düşünüyordu. Ne var ki, hanım yine itiraz etti:

    – Cumayı yolda kılmaya mecbur değilsin. Hızlı git, İstanbul’da kıl!

    Bu yüzden hızla yol alırken ansızın önlerine çıkan bir demir kasalı kamyonun altına girmezler mi! Tabii her şey bitmiş, her üçünün de hayatları sona ermişti. Haber duyulduğunda dostları koşuşmuş, ama ilahî takdiri kimse değiştirememişti.

    Her üçünü de defnettikten sonra masum bir yakınları bunları rüyada gördü. Öyle bir rüya ki, tesirinden bir türlü kurtulamayıp bir maneviyat büyüğüne şöyle anlattı:

    – Bey, hanımı ve kızı ile hacca gidiyorlardı. Sınır kapısına vardıklarında pasaport kontrolü başladı. Bey ile kızının bütün muameleleri gözden geçirildi. Eksik yoktu. Geçin, dediler. Hanımınkini kontrol ettiklerinde:

    – Bu hanım bu pasaportla hacca gidemez! Geri çevirin! dediler. Hanım feryadı bastı:

    – Ne münasebet! Biz bir aileyiz. Muâmelemiz aynı. İşte bu, beyim, bu da kızım. Bizi ayıramazsınız!

    Cevap kesindi:

    – Hayır! Senin muamelen onlarınkinden ayrı yapılmış. Sen giremezsin, çekil geriye bakayım.

    – Bu rüyanın tevili ne ki? diye sorulduğunda maneviyat büyüğünün cevabı şundan ibaret oldu:

    – Evladım, bunun tevile ihtiyacı yok ki, rüya açık!

    O günden bu yana bu olay ürperti ile anlatılıyor, ibretle dinleniyor. Bilmem size de bir şey söylüyor mu?

     
ikramdan kaçmayın konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çatışmalardan Kaçmayın, Yönetin

    Çatışmalardan Kaçmayın, Yönetin

    Çatışma; bireylerin birbirleriyle anlaşamaması, ortada bir sorunun olması durumudur. Her insan hayatının değişik zamanlarında; evde, işte, otoparkta, sokakta küçük de olsa bir çatışmayla karşılaşabilir.Bu durum okullarda da görülebilir. Özellikle ilköğretimin birinci kademesinde ve ergenlik dönemi çocuklarında çatışmalar daha fazla görülür. İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin gelişim...
  2. ikram kurabiye.........

    ikram kurabiye.........

    en güzel ikram tarifleri şamfıstıklı kurabiye ikram menüleri kurabiye tarifleri Malzemeler: 250 gr oda ısısında margarin 1 su bardağı pudra şekeri 1 paket vanilya, 1 çay kaşığı kabartma tozu 1 adet yumurta 2 su bardağı un Üzeri için file şamfıstık,file fındık,bal Arasına sürmek için çikolatalı krema,özellikle nutella marka olan önerilir.. Yapılış Bir kabın içerisine oda ısısındaki yumuşamış...
  3. Yalancı cips ( Çay İkramı)

    Yalancı cips ( Çay İkramı)

    çay yanına ikramlar cayin yanina ikram ikramlık tarifler çayın yanına ikramlar misafirlik çay saatlerinizde, çocuklarınız cips istediğinde ..güzel bir sunum yapmak istediğinizde çok hoş görünümü olan ayrıca çok lezzetli bir tarif....ben yapıp buzluğa atıyorum ..davetsiz bir misafir olunca hemen kızartıyorum çayın yanına süper oluyor 3 yufka (ince yufka olursa çok güzel olur) 3-4 adet...
  4. Herkes yediğini ikram eder...

    Herkes yediğini ikram eder...

    Yavuz Sultan Selim'e , İran Şahı kiymetli mucevherlerle suslu bir sandik hediye gonderiyor. Sandik aciliyor. Icinden cesit cesit degerli taslar, kiymetli atlas, kadife kumaslar cikiyor.Fakat bir de pis bir koku yayiliyor. Dehset bir koku, herkes burnunu tikiyor.En alttaki bohcadan insan pisligi cikiyor.. Yani Osmanliya çok kötü bir hakaret ! Cihan padisahi emir veriyor ve diyor ki ;...

Sayfayı Paylaş