gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.162
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    İman ve şüphe (Tevhid) İslam dini akılla çelişmez

    Konu, 'Ramazan özel bölüm' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    islamda şüphe imandan şüpheleri atmak İslam'ın temelini Tevhid oluşturur. İnsanlık tarihi boyunca bütün peygamberler, insanları Allah'ın birliğine inanmaya, yani Tevhid'e çağırmışlardır. İmanın en temelinde Tevhid vardır. Allah'ın varlığına ve birliğine inanan insanlar, öldükten sonra dirilmeye de, peygamberlik kurumuna da inanırlar. Kur'an, insanoğlunu bilerek inanmaya ve bilerek yaşamaya çağırmaktadır. Müslüman insan, neye niçin inandığını, neyi niçin yaptığını çok iyi bilmek durumundadır. İman, birtakım ön kabullere bilinçsizce inanmak anlamına gelmemektedir. İman, her şeyden önce üst seviyede bir bilinçlilik durumunu gerektirmektedir. Bu bilinçlilik, sağlam bir bilgi temeli üzerinde yükselir. İman, insana, sağlam ilkelere, bilgi ve belgelere dayalı bir güven sağlar. Kur'an, Hz. Muhammed'in bir "belge"ye dayandığını; fakat insanların onu yalanladığını bildirir (En'am, 57). Hz. İbrahim'in, Tanrı'yı arayış serüveni, "yakinen bilenlerden olma" çabasıdır (En'am, 75). Doğru bilgi olmadan güven olmaz. "Doğru sözlü iseniz bana bilgiye dayanarak cevap verin." (En'am, 143) Kur'an, Allah katından "belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir" (En'am, 157). İman, akıl ve hür irade olamadan gerçekleşmez. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed, "Aklı olmayanın dini de yoktur" buyurarak, bu bilinçlilik halinin dinle olan irtibatını açıkça ortaya koymuştur.

    Şüphe imanı olgunlaştırır

    İman, daha çok gençlik döneminde ortaya çıkan birtakım şüphe krizleri ile olgunlaşır. Kişiliğini bulma savaşı veren genç insanın başını ağrıtan problemlerin bir kısmı dinle, imanla ilgilidir. Genç insanın dine ilgisi doğal olarak bir hayli yüksektir. Çünkü, "insanın ayaklarının yere basmaya" başlaması, din anlayışının berraklaşması ile doğru orantılıdır. Genç insan, haklı olarak, inancının ve davranışlarının mantıki temellerini bilmek, öğrenmek istemektedir. İşte bu arzu, beraberinde birtakım şüpheleri getirmektedir. Pek çok kimse, şüphelerden korkmakta, bazen de ne yapacağını şaşırmaktadır. Pek çok genç, bu tür kaçınılmaz şüpheler içerisinde kıvranmakta, dışa fazla bir şey yansıtmamaya çalışmaktadır. Daha çok da gençlerin içini, günah korkusu ve dinden çıkma korkusu kemirmektedir. Şu gerçeği öncelikle belirtmekte yarar vardır: Şüphe, daha doğru olanı bulmak için bilinçli üretiliyorsa, hangi konuda olursa olsun, bir sağlık belirtisidir. Düşünmekle, ne günaha girilir; ne de dinden çıkılır. Dinden çıkmak, bilinçli inkarı gerektirir.

    İslam dini akılla çelişmez

    Doğrulara, güvenilir ve sağlıklı bilgiye ulaşmak isteyen her insan, doğruları yakalayabilmenin yolunun bilinçli/metodik şüpheden geçtiğini iyi bilir. Sağlıklı imana ulaşabilmenin yolu da büyük ölçüde şüpheden geçmektedir. Şüphe basamak yapılarak gerçek imana ulaşmak mümkündür. Başka bir deyişle, mü'min insan, bilinçli bir şekilde şüphe basamağını geçerek, "araştırmaya dayalı imana" ulaşır. Sağlıklı şüphenin korkulacak bir tarafı yoktur.
    "Din" denildiği zaman akla ilk gelen de ister istemez "iman" olmaktadır. Sağlıklı şüphe, araştırmaya dayalı sağlıklı imana götürür. İslam, insanın yaratılışına uygun bir dindir. İslam'da akla aykırı herhangi bir şeyin olması mümkün değildir. Müslüman insan, neye niçin inandığını iyi bilmek, attığı adımı bilerek atmak durumundadır.

    (alıntı)

     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: İman ve şüphe (Tevhid) İslam dini akılla çelişmez
    ellerine emeğine sağlık
     
  3. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    iman

    imandan bilrmeden çıkma varmıdır eğer çıkma varsa nasıl girilir lütven soyleyin alh rızası için
     
İman ve şüphe (Tevhid) İslam dini akılla çelişmez konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Dini İslami sözler ve msjlar

    Dini İslami sözler ve msjlar

    islami sözler islami sözler facebook facebook dini dini güzel “ibadetlerin en kolayı ve en çok faydalısı, az konuşmak ve iyi huylu olmaktır. Hadîs-i Serîf” • “Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz. Hazret-i Ali “Radıyallahü anh” br> • “Kul, bir şey varken hamd ederse, Allahü teâla ondan hoşnut olur. Hadîs-î Şerif • “Hesaba çekileceğini bildiği halde,...
  2. İman ve islam hakkında ışık tutan hadis-i şerifler

    İman ve islam hakkında ışık tutan hadis-i şerifler

    hadis i şerifler hamilelere oruç farzmı hamilelerle ilgili hadisler iman ile ilgili hadisi şerifler hadis üç kişi hep namaz kılacağım hep oruç tutacağım İman ve islam hakkında bilmemiz gereken ve bizlere ışık tutacak hadis-i şerifler arkadaşlar... İMAN VE İSLAM HAKKINDA Resulullah (sav) Selman`la Ebu`d-Derda (ra)`yı kardeşlemişti. Selman bir defasında Ebu`d-Derda`yı ziyaret etti. Evde,...
  3. 2014 İslami Dini Gifler

    2014 İslami Dini Gifler

    2014 dini gifler, 2014 islami gifler, dini gif Hareketli dini gifler arayanlar için en yeni seçmiş olduğumuz birbirinden güzel ve değerli islami gifleri sizlerle paylaşıyoruz.
  4. İmamı Azam Ebu Hanife ve İslam ı Anlayışı

    İmamı Azam Ebu Hanife ve İslam ı Anlayışı

    Bugün sizlere Hanefi mezhebinin kurucusu olduğu bilinen, İmamı Azam Ebu Hanife’nin nasıl bir düşünceye sahip olduğu ve insanları hangi noktalarda aydınlatmak isteyip, onlara adeta doğrunun şifrelerini hayatı boyunca vermeye nasıl çalıştığını, bazı özel düşüncelerinden yola çıkarak, belki de hiç bakılmayan bir pencereden bakmaya çalışacağım, Allah yanıltmasın. Hayatını okuduğunuzda kendisinin...
  5. İmanın ve islamın şartı bildiğimizden farklımı?

    İmanın ve islamın şartı bildiğimizden farklımı?

    Hz. Ömer (ra) anlatıyor: Biz Allah’ın Resulü (asv) ile birlikte oturuyorduk. Derken, üzerinde bembeyaz elbiseleri bulunan, simsiyah saçları olan bir kimse çıkageldi. Fakat üzerinde yoculuk izleri hiç yoktu, bununla beraber bizden hiç kimse onu tanımıyordu. Nihayet gelip Hz. Peygamber (a.s.m)’in yanına oturdu, dizini dizine dayandırdı, ellerini de kendi dizlerine koydu ve - “Ya Muhammed! Bana...

Sayfayı Paylaş