gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    İngilizlerden İlginç Tarihi Örnekler

    Konu, 'Dünya Tarihi' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    İNGİLİZ MEDENİYETİNDEN ÖRNEKLER 1500’lerde İngiltere’de insanların çoğu Haziranda evleniyordu çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziranda hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya çözüm için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyorlardı.

    Banyolar içi sıcak suyla doldurulma büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. İngilizcedeki banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın? (Don't a throw the baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir.

    Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce’deki kedi-köpek yağıyor? (It s raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir. Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.

    Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır. Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı thresh hold (saman tutan; Türkçe’si eşik) idi.

    Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur.

    Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı. Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna yağ çiğnemek (chew the fat) adı veriliyordu.

    Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bundan sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü. Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı. Çoğu zaman da tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında tabak ağzı (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu. Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.

    Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna uyanma nöbeti deniyordu.
    İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir kemik evine götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı. Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti "graveyard shift" denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ("saved by the bell") bazıları da ölü zilci (dead ringer) olurdu.

    İnsan hayatından 11 gün çalan akademi
    1752 yılında İngiliz akademisi, kilisenin şiddetli muhalefetine rağmen Gregorian takvimini kabul edince, hayatlarının 11 gününü çaldıkları iddiası ile, akademi üyelerinden bazıları, Londra sokaklarında, kışkırtılmış halkın hücumuna uğradılar.

     
İngilizlerden İlginç Tarihi Örnekler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kapatma tarihindeki ilginç tesadüf

    Kapatma tarihindeki ilginç tesadüf

    Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasıyla ilgili karar görüşmesi için belirlediği tarih Ergenekon iddianamesinin incelenmesi için verilen sürenin son gününe denk geldi. Anayasa Mahkemesi bugün gerçekleştirdiği toplantı sonunda AK Parti'nin kapatılma davasıyla ilgili karar görüşmesini 28 Temmuz olarak belirledi. Bu tarih, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan Ergenekon iddianamesinin...
  2. tarihin en ilginç olayı

    tarihin en ilginç olayı

    Fransız bir adamın trajikomik intihar vakası. 1998'de bir Fransız oldukca karmaşık bi intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bi ip bağladı, ipi de büyük bi kayaya bagladi. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ates etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam...
  3. İlginç Bir Mimari Örneği

    İlginç Bir Mimari Örneği

    ilginç tasarım mirari örneği modelleri hakkında merak edilen herşey burada. Mimar Jonathan Segal tarafından tasarlanmış ve daha önce terk edilmiş ve yaklaşık 20 yıl kadar boş olan bu ev yeni haliyle oldukça ilgi çekiyor. Farklı ve bir o kadar da modern dizayn edilen bu evin içini gezmek ister misiniz? İster güneşlenmek için ister spor için çok uygun ferah bir ortam hazırlanmış; Son derece...
  4. ilginç tasarım abajur örneği

    ilginç tasarım abajur örneği

    Abajur modelleri İlginç tasarım abajur örneği Tasarımcılar yine ilginç tasarım yeteneklerini konuşturmuş. Bu ayaklı abajur çok ilginç bir tasarım olmuş. Benim tarzım olmasada yinede değişik bir abajur modeli olduğundan dikkat çekiyor.
  5. İlginç bir sehpa örneği

    İlginç bir sehpa örneği

    Farklı sehpa tasaımları İlginç sehpa örnekleri eğer farklı tasarımlardan hoşlanıyorsanız bu bisiklet tekerlekli sehpa modeli ilginizi çekebilir meleklerim. Sanırım tasarımcısı tekerlekli sehpa fikrinden yola çıkmış. Tekerleği biraz büyüterek bu ilginç sehpayı tasarlamış:) Salon dekorasyonu için şık bir sehpa olacaktır.

Sayfayı Paylaş