gebe
  1. *GüMüŞ*

    *GüMüŞ* Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Şubat 2008
    Mesajlar:
    3.733
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    Insanlar Neden Yaratildi ?

    Konu, 'Biyoloji bilimi' kısmında *GüMüŞ* tarafından paylaşıldı.

    İNSANLAR NEDEN YARATILDI ? İNSAN VAROLUŞU GEREĞİ kendi varlığını, çevresini sorgulayan ve sorgulamalarına bir cevap bulamadığı sürece tatmin olamayan bir yaratılışa sahiptir. Kendisini varlık âlemine gönderen Zât’ı tanıdığı ve varoluşunu tanımlayabildiği ölçüde bir huzura kavuşabilir. “Nereden geliyorum, nereye doğru gidiyorum?” gibi temel sorgulamalarındaki veriler çevredeki varlıkların var oluşuyla örtüştüğü için cevaplanması ve ispatlanması bir derece daha kolaydır. Ancak, kendi varlığına özgün kalan “Ne için varım? Varlğımı anlamalandıran gerçek nedir?!” sorgulamasında çevresel verilerden yoksundur. Bu soru kendi içerisinde açıklanması gereken bir sorunsaldır. Bu tarz sorgulamalarda vahiy yol gösterse de, genellikle aklı devre dışı bırakacak derecede aşikar cevaplar vermez. Çünkü, İstenen cevap sorgulamanın içerisinde gizlidir. Aşikar cevaplar ise sorgulamanın önünü kapatacaktır. Bu evrendeki her bir nesnenin varoluşuna dair etraflıca ve derinlemesine bir irdeleme yapıldığında iki temel gerçekle yüzleşme yaşanır:
    Birinicisi, bir yaratıcı kesinlikle vardır. Bu yaratıcı, kainatta görerek muhatap olduğumuz icraatlarından anlaşıldığı üzere ve kendi vahyî kelâmı olan Kur’ân’ın vasıflandırdığı kesinlikte, sıfatlarına bir sınır konulamayacak, nesnel bir tanımlama yapılamayacak derecede müteâldir, yücedir. Sıfatlarında ne bir sınır vardır, ne de bir çirkinliğin yerleşmesi tasavvur edilebilir. Her bir mahluku aracısız bizzat kendisi yaratmaktadır. Bu yaratmalarda icraatına vasıtalık yapan ve yapabilecek olan hiç bir şey bulunmamakatadır. İkinicisi ise, bu yaratmalarda daima bir maksat gözetilmektedir. Bu maksatlar yine yaratıcının sıfatları ile uygunluk gösteren bir kudsiyet içerisindedir. Yani maksatlar dahi müteâldirler.
    Doğan güneşten yağmur damlasına, gezegenlerin mevkilerinden çekirdeğin zarına kadar mahlukatın tümünün yaratılışında gözetilen maksatlardaki müteâliyetin, mahlukatın efendisi, Allah’ın yeryüzündeki halifesi olmaya aday insanın yaratılışında gözetilmemiş olması tasavvur edilemez. Aynı zamanda, kainatın nihayetinde yaratılan, tüm esma-i ilahiyeye ayna ve muhatap olması cihetiyle küllî bir küll olan insanın var edilmesindeki maksat, bir ağacın meyvesinin ağaçta kendini gösteren hakikatlerin tümünü bünyesinde barındırması gibi, kainatın tamamında kendini gösteren maksatların tümünü buluşturacak kadar müteâl olmak durumundadır.
    Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah’ın kendine muhatap olabilir bir istidatla yarattığı insanın kainattaki durumu diğer varlıkların tümünden daha ileri ve daha risklidir. İçerisinde yaşadığı âleme nazarını salan akl-ı selim bir insan, en mutlu yaşayanların ve başarıya zorlanmaksızın ulaşanların, önce bitkiler, sonra da hayvanlar olduğunu görecektir. Mutsuz bir bitki veya bir hayvan yoktur, bu dünyaya mutlu ve başarılı bir yaşam sürmeleri için gönderilmişlerdir. Donanımları da böyle bir yaşam için oldukça uygundur. Meleklerin durumu da farklı bir açıdan hayvanların durumu gibidir. Onların da huzurlarını bozacak nefisleri, benlikleri, kavga sebebi olabilecek hazıra yönelik yoğun istekleri yoktur.
    İnsan ise ne melek, ne de hayvandır. İkisinden de aldığı yönler olmakla birlikte, huzurunu ve lezzetini bozacak farklı donanımları da vardır. Melek ve hayvan karışımı olarak yaratılmak bile yeter derecede bir problem iken; ayrıca, ikisinden de çok farklı olarak akıl ve enaniyet gibi soru ve isyan sebebi olabilecek özelliklerle donatılarak yaratılmıştır. Hazır lezzetinin içerisine geçmişin elemleri ve geleceğin kaygıları katılan insanın, gerçek bir lezzeti tatması, yaşadığı kaygılar ve elemler sebebiyle imkansızlaşır. Bu imkansızlıklar içerisinde ne ibadet, hamd ve senâ cihetiyle meleklere yetişebilir, ne de lezzet ve faydalanma cihetiyle hayvanları geçebilir.
    Diğer taraftan insanın zemini meleklerin bulunduğu zemine oranla kaygan ve sislidir. İnsanın yaşamsal zemini hayrın ve şerrin karışımından oluşturulmuştur. Üstelik bir de lezzetlere aşk derecesinde meftun bir yoldaşı vardır insanın. Bu nedenle, lezzetlere aşık bir nefis sahibi mahluk olarak insanın günahlara düşmeden yaşaması, istisnalar hariç mümkün olamamıştır. Yaratıcının varlığının doğrudan hissedilmediği bir vasatta, sahiplenmeye şiddetle meyilli bir benlik sahibi oluşu, nefsin verilişi, nefis sahibi bir varlık olarak insanın hayır ve şer denkleminde yaratılışı birlikte düşünülünce açıkça görülmektedir ki, insan günahsızlık mertebesine erişebilmesi için yaratılmamıştır. Meleklerde nedereyse kaçınılmaz bir şekilde açığa çıkan ibadete karşılık, insan ibadetini, kendi iradesini kullanarak gerçekleştirebilir. Bu durum da insanın ibadetlerindeki verimi düşürmektedir.
    Öyle ise, meleklerin mükemmel ibadetlerine karşılık, sönük ve hatalarla dolu bir ubudiyetten başka birşey elinden gelmeyen insan neden yaratılmıştır? İbadetleri mükemmel bile olsa inasanın yaratılmasına neden ihtiyaç duyulmuştur? Yaratılmasına ihtiyaç duyuldu ise, bu durum, Yaratıcının yaratılmışa bağımlı olması gibi bir çelişkiyi ortaya çıkaracaktır. İhtiyaç duyulmadıysa, yaratılamasının arkasındaki gerekçe ne olabilir?

     
Insanlar Neden Yaratildi ? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hollywood In 2037, bakınn ne hale gelicekler

    Hollywood In 2037, bakınn ne hale gelicekler

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. INSAN ÖLÜNCE NELER OLUYOR(ibretlik)

    INSAN ÖLÜNCE NELER OLUYOR(ibretlik)

    ölüm ibretlik insanlar insan ölünce ne olur mezarda çürüme ölünce ne olur INSAN ÖLÜNCE NELER OLUYOR OKUYUN DA GÖRÜN Ölüm aninda ruh,bu dünyadaki insanlarin içinde yasadiklari boyuttan ayrilirken,geride cansiz bedenini birakir.Deri degistiren canlilar gibi,bu dünyadaki bedenini geride birakir ve asil hayatina dogru ilerler. Ancak geride kalan bedenin karsilasacaklari da ibret...
  3. Kuşum Aydın ın yüzüne ne oldu?

    Kuşum Aydın ın yüzüne ne oldu?

    Kuşum Aydın ın yüzüne ne oldu? Gördünüz mü sabanın programında adamın yüzü bir garip olmuş melekler ben gördüm ama ne olduğunu öğrenemedim acil çıktım :S
  4. Insan..

    Insan..

    "Hayata tepeden bakarsan insanların sadece tepesini görürsün. Hayata daima insanlarla aynı mesafeden bak. O zaman insanların hem yüzünü, hem kalbini görürsün. Mühim olan yükseklere çıkıp hayata tepeden bakmak değildir; mühim olan ne kadar yükselsen de her şeye eşit mesafeden bakabilmektir. Hayatta her şey olabilirsin. Fakat mühim olan hayatın içinde "İNSAN" olabilmektir. Güzel...
  5. yeşilay ın kuruluş tarihi nedir

    yeşilay ın kuruluş tarihi nedir

    lütfenn hemen şimdi cevap lazımmmmmmmm nooooooolur

Sayfayı Paylaş