gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    İş Dünyası - İyi Bir Konuşmacı Olmak

    Konu, 'İş ve Kariyer' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    ses kalınlaştırma yöntemleri ses tonu kalınlaştırma sesi kalınlaştırmanın yolları İyi Bir Konuşmacı Hangi Özelliklere Sahiptir? Bencilliği bırakıp, konuya böyle bir açıdan bakarsak, iyi bir konuşmacının bazı özelliklere sahip olması gerektiğini görürüz.

    İyi Bir Konuşmacı, Konusuna Hakimdirİster kalabalık bir gruba konferans veriyor, isterse arkadaş sohbetinde anısını anlatıyor olsun, ne söyleyeceğini bilir; kendine, bilgisine ve birikimine olan güvenini karşıya aktarır. Bunu sağlayabilmek için de çok yönlü bir ön hazırlık yapar. Kendisine yöneltilebilecek soruları yanıtlayabilecek, ya da en azından doğru yönlendirebilecek kapasitededir.Bilgi dağarcığının zenginliği, düşünsel yetkinliğini de arttıracak, neyi ne kadar söylemesinin daha uygun olacağına, dinleyicisini gözeterek, kolayca ve doğru olarak karar verebilecektir.Çünkü, konusuyla ilgili tüm ayrıntılar dinleyenleri ilgilendirmeyebilir. Bu durumda kişinin bir seçme yapması gerekecektir. Konusunun bütününe olan hakimiyeti, gerekliyi gereksizden ayırt edebilmesini, seçenek sunabilmesini ve anında değişim yapabilme esnekliğine sahip olmasını getirecektir.

    İyi Bir Konuşmacı, Titiz Bir Planlamacıdır
    Anlattıklarının dinleyiciyi yormadan kolayca kavranmasını isteyen konuşmacı, aktaracaklarının ilgi ve önemine göre bir sıralama yapar. Ancak bu sıralamayı yaparken, kişinin dikkati, konu-dinleyici ilişkisinin doğru olarak saptanması üzerinde yoğunlaşır. Diğer bir değişle konuşmacı, aynı konuyu farklı gruplara, farklı bir sıralamayla anlatır.Çünkü planlamayı belirleyen, dinleyenlerin nitelikleridir.Bu nedenle, bazen ana düşüncelerin, bazen de destekleyicilerin sıralamadaki yerleri değişebilir.

    İyi Bir Konuşmacı, İyi Bir Gözlemcidir
    Çevresinden algıladıklarını, duyguları ve birikimiyle harmanlayıp, eyleme dönüştürebilir. Kendini çevreleyen dünyaya, çevresindeki insanlara, olaylara ve durumlara karşı uyanıktır. Bunlarla ilgili gözlem ve bilgileri, konuşmalarını zenginleştirmek, somutlaştırmak ve etkileyiciliğini arttırmak için kullanır. Gözlem yeteneğini geliştirmek, konuşma eylemi sürerken dinleyicinin tepkilerini izlemesini ve bu tepkiler doğrultusunda gerekli değişimleri yapabilmesine olanak sağlar.

    İyi Bir Konuşmacı, Dinleyicisini Tanımaya Çalışır
    Karşılıklı konuşacağı ya da karşılarında konuşacağı kişilerin niteliklerini, alışkanlıklarını, tercihlerini ve eğilimlerini önceden bilmek, konuşmacının hazırlık aşamasında çok işine yarar. Bu bilgiler sayesinde konuşmasının öz-biçim dengesini kurarak, dinleyiciyle duygusal ve düşünsel birlikteliği sağlamaya çalışır. Çünkü, konuşulan kişilerin kültürel yapıları, eğitim durumları, sosyal konumları, siyasi eğilimleri, etik değerleri, milliyetleri, yaşları, hatta cinsiyetleri, hazırlık aşamasında olduğu kadar, konuşma sırasında da belirleyici olur; konuşmacı bu değerleri gözeterek eylemini sürdürür. Örneğin, aralarında bir kadın bulunan altı-yedi kişilik bir gruba, kadınları küçük düşüren bir fıkra anlatmak, o kadın dinleyiciyi rahatsız edebilir.Hele de bu konulara fazlasıyla duyarlı bir kişiyse, aşırı bir tepki verebilir.Dolayısıyla, güldürerek duruma egemen olmayı amaçlayan konuşmacı, tam tersine olumsuz, gergin bir ortamın oluşmasına yol açabilir.

    İyi Bir Konuşmacı, Sesini İyi Kullanır
    Ses kasının kapasitesini bilir ve konusunun gereklerine göre tonunu değiştirebildiği gibi, ses yüksekliğini de bulunulan yerin büyüklüğüne, grubun kalabalık olmasına ve niteliğine göre ayarlar. Sesinin tınısındaki özellikleri, akışın tekdüzeliğini kırmak için bilinçli bir biçimde kullanılabilir.Yeri geldikçe sesini inceltmesi, kalınlaştırması ya da ses tonunu yükseltip, düşürmesi dinleyenler üzerinde olumlu etkiler yapar. Konuşmacı bir anlamda zengin tınlayan bir ‘ konuşma ezgisi’ oluşturur.

    İyi Bir Konuşmacı, Heyecanını Denetler
    Konuşma sırasında soluk alıp verme dengesini iyi ayarlayarak, heyecanını denetim altında tutabilir. Denetimsiz heyecanın yol açtığı kesiklikleri, titremeleri, ses yetersizliklerini,düşünce boşluklarını, sözcük kayıplarını ve davranış bozukluklarını engelleyebilir. Hatta heyecanını, konuşmasının iç dinamiği biçimine dönüştürerek, etkileyici bir canlılık kazanır.

    İyi Bir Konuşmacı, Kullandığı Dili İyi Bilir
    Düşüncesini en iyi ifade edecek sözcükleri seçer, cümlelerin kuruluşuna özen gösterir, bunları fonetik(sesbilgisi) kurallarının gerektirdiği biçimde seslendirir. Harfleri boğumlandırırken, sözcüklerin doğru ve kolay anlaşılır olmasına çalışır. Dilin yapısal özelliklerini ve seslendiriliş biçimlerini etkileyici bir doğallıkla kullanır. Dile hakimiyetinin sağladığı inandırıcılık, güven ve saygınlığın, karşıya aktarmayı amaçladığı zengin olduğu için düşüncesini ifade etmekle zorlanmaz, konuşması sözcük aramakla bölünmez, düşünme payı sözcüklerini kullanma gereksinimi duymaz.

    İyi Bir Konuşmacı, Beden Dilini İyi Kullanır
    İçinde bulunduğu ortama göre sözlerini destekleyecek mimikleri,el-kol hareketlerini, beden açılarını, duruş ve oturuş biçimlerini karşısındakileri gözeterek ayarlar. Gerekli durumlarda bilinçli seçimler yapar. Göz temasını, dikkati besleyecek bir unsur olarak çekinmeden, ustaca kullanır. Vurgulamalarına jestlerle canlılık ve boyut katar, dinlemeyi ve anlamayı kolaylaştırır. İçeriğindeki önemli bölümleri beden diliyle destekleyerek, aklıda kalıcılığını arttırmaya çalışır. Yaptığı tüm mimik, jest ve davranışlar,kişiliğiyle uyumlu ve doğal olduğundan dinleyiciyi irkiltmez, özden koparmaz.

    İyi Bir Konuşmacı, Özeleştiri Yapmaktan Çekinmez
    Konuşmaları sırasında aldığı tepkileri değerlendirerek olumlu/olumsuz alışkanlıklarının ayırtına varmaya çalışır. Konuşma tekniğini geliştirmesine olanak sağlayacak fırsatları kaçırmamaya özen gösterir. Olumsuz alışkanlıklarını gidermek için sabırla mücadele eder. Uyanıklığının sürekli olmaması durumunda becerilerinin zamanla körelebileceğini, ya da olumsuz alışkanlıklara dönüşebileceğini çok iyi bilir. Dışarıdan gelecek uyarılara açıktır. Hem kendi yaptığı, hem de karşısındaki kişilerden aldığı saptamalar ve uyarılarla kendini bu konuda da eğitmeyi sürdürür.

    Kaynak: Sesler, Sözler, Etkiler, Müjgan Özçay, Günışığı Araştırma Kitaplığı

     
İş Dünyası - İyi Bir Konuşmacı Olmak konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. İş Dünyasındaki Altın Kurallar

    İş Dünyasındaki Altın Kurallar

    ! Yeni bir işe başladınız ya da yeni mezunsanız ve nasıl davranmanız gerektiği konusunda bilgiye ihtiyacanız varsa, iş dünyasındaki altın kurallar sizi aydınlatacaktır. Dünyanın heryerinde geçerli, alışkanlık haline getirebileceğiniz, başarılı olmanız için gereken kurallar. Kendinizi geliştirmek için de altın bir fırsat Ekip çalışması konusunda çok özenli olun. Farklılaşmaya çalışın ama...
  2. Şık bir İş Kadını olmak için

    Şık bir İş Kadını olmak için

    şık iş kadını kıyafetleri şık iş kıyafetleri kadınları şik kiyafetleri kadını olmak Şık bir İş Kadını olmak için Ünlü modacılar kıyafetlerini tasarlarken, iş kadınlarını da unutmamışlar. Son zamanlarda moda da yeni bir akım başladı; ofis şıklığı.. Ünlü modacılar kıyafetlerini tasarlarken, iş...
  3. İş dünyası 'krize odaklanın' dedi

    İş dünyası 'krize odaklanın' dedi

    TÜSİAD ve MÜSİAD, Türkiye'nin bir an önce gerçek gündemi olan ekonomiye odaklanması gerektiğini belirtti. TÜSİAD, yeni dönemde, yerel yöneticilerin, vatandaşlara hizmet odaklı, saydam, hesap verebilir, planlı çalışan, idari kapasitesini sürekli geliştiren bir yerel yönetim anlayışı içinde olmalarını temenni edildiği vurgulanan açıklamada, “Bu yerel seçim süreci, siyasi tarihte pek...
  4. İşimiz "İŞ" Olmaktan Çıkarsa...

    İşimiz "İŞ" Olmaktan Çıkarsa...

    Yetişkin dünyasının büyük bölümünü işgal eden çalışma yaşamı sadece kazanç elde ettiğimiz mekân değildir. Yaptığımız işe verdiğimiz anlam; aynı zamanda yaşamımıza verdiğimiz anlamı da gösteren değerli bir ölçüttür. Bunun yanında iş; kendimizi güvende ve işe yarar hissetmemizi de sağlar. Toplum içinde arzu edilir bir statüyü makamı; sadece “iş” yaparak elde etme şansımız vardır. İşimiz sıkıcı...
  5. Zor iş kadın olmak

    Zor iş kadın olmak

    Kadınca bir hayat için debelenip duruyoruz hepimiz. Hayatımız zor. Hayatımız çetrefilli. Erkek egemen bir toplumda erkekler ve kendimizle uğraşıp duruyoruz. Feminist değilim. Anaerkil bir düşüncem de yok açıkcası. Ataerkil bir hayattan gelen insan nasıl olur da feminist olabilir ki ? Sanki bize söz hakkı verdiler de konuşabildik. Hangimiz kadınca korkularımızdan sıyrılıp bütün cesaretimizle...

Sayfayı Paylaş