gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.565
    Beğenilen Mesajlar:
    1.516
    Ödül Puanları:
    113

    İslamda 40 çıkarma diye bir ayet varmı?

    Konu, 'Kadın Ve İslam' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Lohusalıkla ilgili ülkemizde yer etmiş çok sayıda adet mevcut. Bu adetlerin bir kısmı annenin sağlığı açısından faydalı olsa da birçoğu hurafeden öteye geçemiyor. Bunların başında da yeni doğum yapmış annenin ve bebeğinin 40 gün evden dışarı çıkmamaları geliyor Bu konuda ne bir ayet ne de bir hadis mevcut değildir. Şimdi bu inanışlardan birkaçına detaylıca bakalım. Bazı yerlerde bebek doğduktan sonra anneye bebeğini üç ezan süresince emzirmemesi söylenir. Bunun sonucunda bebek 9-12 saat aç kalacak demektir. Oysa bebeğin Hipoglisemi''ye girmemesi için doğar doğmaz emzirilmesi şarttır.



    k.jpg


    Anneye Al basması olmasın diye altın takılır, kırmızı bezler bağlanır. Bunun zararı yoktur ama son derece gereksizdir. Al basması denilen durumun tıptaki karşılığı lohusa humması adı verilen mikrobik bir durumdur. Antibiyotikler sayesinde son yıllarda neredeyse hiç görülmemektedir.

    Yine bazı yerlerde geleneğe bağlı olarak ilk süt yani adına ağız sütü denilen kolostrum bebeğe verilmeden toprağa atılır. Bunun bereketi artıracağına inanılır. Oysa bu ağız sütünün çok güçlü antioksidanlar içerdiği ve bebekler için inanılmaz bir koruyucu olduğu tıbben kanıtlanmış durumda.


    kk.jpg

    Bir de kırk uçurmak denilen kırk çıkarma durumu var. Kırk uçurmak ve kırklamak ise eski bir şaman geleneğidir. Göktürk uygarlığında bazı kırk çıkartma törenlerinde güneş ve ayı sembolize eden semboller ve 40 taş kullanılırdı. Bu gelenek o günlerden bugüne taşınmış ve bazı bölgelerimizde sanki dini bir gelenekmiş gibi kabul edilmiş, uygulanmaya devam ediliyor. Suyun içine atılan kırk adet taş, nazar boncuğu ve altın ile önce bebek, sonra anne banyo yaptırılarak kırk çıkarma işlemi gerçekleştiriliyor. Buna "Yanlış ve sakın yapılmasın!" diyemeyiz ancak dini bir zorunluluk olarak kabul edilmemeli. Eğer ille yapılacaksa bir gelenek olduğu bilinci ile yapılmalı...

    Lohusalık, ürkütücü ve ciddi önlemler gerektiren bir durum değildir. Doğumdan hemen sonra başlayan ve ortalama altı hafta kadar süren, annenin kendini toparlama, hamilelikten önceki durumuna dönme sürecidir. Lohusalık dönemi Hanefî ve Hanbelilere göre en fazla kırk gün, Malikî ve Şafiilere göre ise altmış gün sürebilir. Bu süreç annenin yalnız bedenen değil, yaşadığı değişimler ve artık hayatına, tamamen kendisine bağımlı bir bebeğin de katılması sebebiyle psikolojik olarak da etkilenmesinden kurtulma, yeni durumlara alışma ve toparlanma sürecidir. Anne hamilelik ve zorlu doğum sürecinde kaybettikleri yüzünden lohusalığında bir zaaf ve aşırı hassaslık dönemi yaşar. Ağrıları ve sancılarına yorgunluk, uykusuzluk, yeni doğan bebeğin bakımı da eklenince desteğe, yardıma çok fazla ihtiyaç duyar. Her kadın aynı olmadığı gibi her hamilelik ve doğum da birbirinin aynısı değildir. Kolay, zor, normal, sezaryen derken doğumlardaki farklılıklar gibi annelerin kendilerini toparlama süreçleri de farklılık gösterir. Bazısı bir haftada kendini toparlayabilirken kimi anne için bir ay, kimisi için bundan biraz daha uzun bir zaman gerekebilir. İşte bu süreçte anne kendini toparlayana kadar yanında birilerinin bulunması ve ona yardımcı olması, ağır iş asla yapmaması, kendine dikkatle bakması gerekmektedir. Kırk gün evde kalması geleneği de bu ihtiyaca binaen ortaya çıkmış, annelerin durumlarına göre fayda sağlayabilecek bir gelenektir.

     
İslamda 40 çıkarma diye bir ayet varmı? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. 40 ayette mutlulugun formülü

    40 ayette mutlulugun formülü

    40 Ayette Mutluluğun Formülü İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma. Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma. Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma. Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme. Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları...
  2. İslamda ruh çağırma diye bir şey varmı?

    İslamda ruh çağırma diye bir şey varmı?

    Sual: Ruhun mahiyeti nedir? Ruh uykuda, ölünce olduğu gibi bedenden ayrılır mı? CEVAP Ruhun mahiyetini bilmek imkânsızdır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir: (Ruh hakkında soranlara de ki: Ruh Rabbimin işlerindendir, size az bilgi verildi.) [İsra 85] Aklın erdiği bilgileri anlayan, his organlarından beyne gelen duyguları alan, bedendeki bütün kuvvetleri, hareketleri idare eden, kullanan...
  3. İslamda kısmet kapalılığı diye bir durum varmı?

    İslamda kısmet kapalılığı diye bir durum varmı?

    Her şey takdir iledir. Kaderin, iyisi, kötüsü, tatlısı, acısı, hep Allahü teâlâdandır. Kader, Allahü teâlânın, olacak şeyleri ezelde bilmesidir. Kaza, kaderde bulunan şeyleri, zamanı gelince yaratmasıdır. Kısmet beklemelerde yanlış yorumlardan uzak kalınmalıdır. Bazı kimselerde yanlış bir kısmet bağlama anlayışı görülmektedir. Evham ve su-i zanna kapılan bu kimseler tereddüt etmeden...
  4. İslamda cimri zekatı diye bir kavram varmı?

    İslamda cimri zekatı diye bir kavram varmı?

    (Kırkta bir zekât, cimri zekâtıdır. Zekâtta limiti kaldırmalı) deniyor. Bu limiti bildiren Resulullah'ı cimrilikle suçlamak caiz midir? Resulullah'ın koyduğu ölçüyü hangi reformcunun değiştirme yetkisi vardır ki? CEVAP Kırkta bir zekâta cimri zekâtı demek, Resulullah'a yapılan çok çirkin bir hakarettir. Kur'an-ı kerimde namazların nasıl kılınacağı, zekâtın nisabı bildirilmemiştir. Bunlar,...
  5. Dinimizde uğursuzluk diye bir şey var mıdır?

    Dinimizde uğursuzluk diye bir şey var mıdır?

    Uğur, iyilik getiren şey veya belirti, hayır, iyilik, bereket. Uğursuz, kötülük ve zarar getirdiği sanılan şey. Uğursuzluk, bir şeyi veya bir olayı kötüye yorumlamak. Bir şeyin, bir günün veya bir yerin uğursuz sanılması, Yahudilikte vardır. Hristiyanlıkta da, 13 rakamının uğursuzluk getirdiğine inanılır. Dinimizde ise, bir şeyi uğursuzluğa yormak yoktur. Fakat, (Şu iş veya şu ev bana uğursuz...

Sayfayı Paylaş