gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.234
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Isparta Yöresi Yemekleri

    Konu, 'Yöresel Yemekler' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    ıspartanın yöresel yemekleri ısparta yöresel yemekleri ısparta düğün yöresi Türk mutfağı dünyanın sayılı mutfaklarındandır. Beslenme, bir milletin yaşayış biçimini ve fiziksel yapısını da etkiler. Buna dayanarak,
    mutfağın folklor açısından yeri tartışılmazdır.

    Isparta yöresinde halk mutfağı çok zengin bir özellik göstermektedir. Sebze,
    et, tahıl kökenli yemek çeşitlerinin yanı sıra ekmek, börek ve tatlı
    çeşitleri de yöreye has bir özellikle yapılıp yenmektedir. Bunun yanında
    Türkiye'nin her yanında görebileceğimiz yemekler bu yörede de vardır. Yörede
    haşhaş ve üzümün yetiştirilmesi yemekleri de etkilemiştir. Zeytinyağı
    kullanılırmış. Yemeklerin, böreklerin içinde haşhaş yağını ya da
    kavrulduktan sonra ezilen halini görmek mümkündür. Pekmez de vazgeçilmez
    tatlı ve tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır.

    İl merkezinde yemeği evdeki kadın varsa yetişkin kızı veya gelini
    pişirirken, diğer yerlerde gelinler, kızlar yazın çoğunlukla tarlaya,
    bahçeye gittiği için evde kalan kimse -bu da genellikle kaynanadır- yemeği
    pişirme görevini yerine getirir. Kız çocuklarına 9-10 yaşlarından itibaren
    her türlü ev işlerinin yanı sıra yemek pişirmek de öğretilir. Çocuk,
    annesinin veya yemek pişiren kadının yanında durup görerek yemek pişirmesini
    öğrenir. Bununla birlikte Kız Meslek Liseleri'nde okuyan veya Halk Eğitim
    Merkezleri'nin açmış olduğu kurslara katılan kızlar, değişik yemek yapma ve
    pişirme şekillerini öğrenirler.

    Yörede düğün yemeklerini genellikle erkek aşçılar pişirirler. Bu kişiler
    yemek pişirmesini ustalarından veya yapanların yanında görerek, tecrübe
    edinme yoluyla öğrenirler. Düğün yemeklerini pişirenlerin yaşı 30 ila 60 yaş
    arasında değişmektedir.

    Yörenin hemen hemen her yerinde yemek genelde yerde "sofra bezi" veya
    "sofraltı" denilen bir örtü serilip üzerine "ayaklık", "kasnak" veya "tabla"
    adı verilen bir araç konulduktan sonra "sini" üzerinde yenir. Kalabalık
    ailelerde kadın ve çocuklar ayrı bir yerde yerken, küçük ailelerde
    kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın sofraya oturulur. Yemeğe başlamadan önce
    "besmele" çekilir. Evin en büyüğü veya reisi kimse yemeğe önce o başlar. Su
    içileceği zaman "su küçüğün, sus büyüğün" sözü ile su önce küçüklere takdim
    edilir. Buna riayet edilmediği de olunmaktadır. Yemekler bir tabaktan
    yenilir. Yemekler sabah kahvaltısı, öğlen ve akşam olmak üzere üç öğünde
    toplanmaktadır. Sabah kahvaltısı geç yapıldığında öğlen yemeğinin
    yenilmediği görülür. Yemekler köylerde genellikle avluda, kuzine sobalarda
    veya ocakta; ateş, üzerinde pişirilir.

    Isparta tarım ve meyvecilik yönünden zengin ve çeşitli bir yöre olduğu için
    yemek çeşitleri de oldukça fazladır. Yörede bilinen ve en çok yapılan
    yemekler şu şekilde sıralanabilir.

    *A) Çorbalar*

    *1. Pirinç Çorbası: *Pirinç et suyunda pişer. Et ile nohut haşlanarak bir
    tencerenin içinde yağ, salça, maydanoz ilavesi ile beraber pişirilir.

    *2. Top Tarhana: *Dövülmüş buğday dere otu ve tuz ile suda kaynatılıp
    şişirilir. Soğuduktan sonra yoğurt, nane, maydanoz ile yoğrulur. Bir bezin
    üzerine yumurta büyüklüğündeki parçalar halinde döşenir ve kurutulur.
    Pişirileceği zaman akşamdan ılık suya salınır. Ertesi gün haşlanmış nohut ve
    börülce ilave edilerek bir süre kaynatılır. Sonra kızdırılmış yağ ve salça
    eklenir.

    *3. Tutmaş: *Yumurta, su, un ve tuz ile hamur hazırlanır. Yufka şeklinde
    hamur açılır, çok ince tel şehriye tarzında kesilip kurutulur, yağ ve salça
    ile çorbası yapılır.

    *4. Oğmaş: *Tabağa biraz un ve su konur, su çok az olmalıdır. Un elde, tane
    tane oluncaya kadar ovalanır. Minik minik tanecikler oluşmuştur. Diğer
    taraftan, tencereye yarıya kadar su konur ve kaynatılır. Kaynayan suyun
    içine ovalanan un tanecikleri bırakılır. 15-20 dakika pişesiye kadar
    karıştırılır. Tencereye konulan suyun yarısı kadar süt ilave edilir. Biraz
    daha kaynatıldıktan sonra indirilir. Üzerine sos olarak yine küçük bir
    tavaya konulan yağa, kaymak yağı ilave edilir ve kızartılarak çorbaya
    dökülür. Sıcak olarak servis yapılır.

    *5. Toyga: *Et haşlanır, didilir. Pirinç, nane, maydanoz hepsi beraber
    piştikten sonra üzerine yoğurt dökülür. Sakız gibi olan çorbanın üzerine
    kızarmış yağ dökülür.

    *6. Arapaşı:* Kümes hayvanların etinden pişirilir. Ayrı bir kapta acı biber,
    salça, yağ ve tuz kavrulur. Kaynatılmış suyun içine biraz un dökülerek
    koyulaştırılır. Üzerine kızarmış yağ ve salça konularak etle birlikte yenir.
    En çok Senirkent yöresinde pişirilir.

    *7. Yayla: *Pirinç haşlanır ve üzerine ezilmiş yoğurt ile et suyu ilave
    edilir. Bir miktar böyle kaynatıldıktan sonra üzerine kızdırılmış yağ ilave
    edilir. Üzerine kuru nane veya maydanoz serpilir.

    *8. Sülüklü Çorba:* Kara mercimek ayıklanır ve yıkanır. Bir kapta haşlanır.
    Piştikten sonra içine elde yapılma uzunca kesilmiş makarnadan atılır.
    Makarna piştikten sonra ocaktan indirilir. Küçük bir dığana (tava), biraz
    kaymak yağı konup, kızartıldıktan sonra pişen çorbanın üzerine katılır. Tuz
    atıp karıştırıldıktan sonra sıcak olarak servis yapılır. Bu çorbaya "sakala
    sarkan" da denir.

    *9. İrmik Çorbası:* Çorbası yapılan irmik, helvası yapılan irmik değildir.
    Buğday pişirildikten sonra kurutulur. Kurutulan buğdayın kabukları bir
    dibekte dövülerek alınır. Buna "irmik" adı verilir. Keşkek ile karıştırmamak
    gerekir. Keşkek buğdayının kabuğu pişirilmeden soyulur. Bir miktar irmiğe,
    pastırma ve su ile bir tencerede iyice pişirilir. Pişirme işi bir çömlek
    içinde tandır ekmeklerinin yapıldığı yerde ya da fırında olursa daha güzel
    olur. Bahsedilen pastırma da bilinen Kayseri pastırması değildir. Pişen
    irmik çorbası bir kepçe ile dövülür. Daha sonra yağ ve salça ilave edilerek
    yenir.

    *B) Et Yemekleri*

    *1. Tandır Kebabı: *Kebaplık etler şişlere dizilerek toprak veya beton
    fırınların içine, kenarlara döşenir. Fırının ortasında yanan ateşin
    etkisiyle etler kızarır.

    *2. Yoğurtlu Et: *Nohutla et hoşlanır. Yoğurt bir kaşık nişastayla ezilerek
    haşlanmış ete dökülür. Birlikte biraz kaynatıldıktan sonra üzerine kızarmış
    yağ ve mevsime göre yaş veya kuru nane ekilir.

    *3. Tas Kebabı: *Kuşbaşı etle birlikte küçük soğan, patates, sarımsak,
    kimyon, kara biber, tuz ve salça bir tencereye doldurulur. Pişerken
    tencerenin üzerine, malzemenin üstüne kıpırdamasın diye havan bastırılır.
    Tencerenin içine yavaş yavaş su dökülerek pişirilir. Su çektikçe ilave
    edilir. Su çekilmediğinde piştiği anlaşılır.

    *4. Çömlek Kebabı: *Kuşbaşı eti çömleğin içine döşenir. Üzerine küçük soğan,
    dilimlenmiş patates veya patlıcan dilimler halinde konur. Üzerine kimyon,
    karabiber, kekik, domates ve yağ konularak çömleğin ağzı kağıtla bağlanır.
    Fırındaki ateşin ortasına konur ve zaman zaman silkelenerek pişirilir.

    *5. Tirit: *Ekmek ince dilimler halinde kızartılır, tabağa dizilir.
    Haşlanmış paça tirit gibi üzerine dökülür. Onun üzerine sarımsaklı sirke
    dökülerek yenir.

    *6. Banak: *Parça et haşlanarak suyu alınır. Yufka ya da pide küçük küçük
    bölünerek, etin suyu bu ekmek parçalarının üzerine dökülür. Sonra bunlar
    haşlanmış parça etin üzerine konularak yenir.

    *7. Yumurta Mıhlaması:* Kavrulmuş kıyma, soğan, yeşil biber, domates
    karabiber ve yağ birlikte bir müddet kavrulur. Daha sonra tencerenin içinde
    yumurtalar için küçük yuvalar açılarak yumurtalar kırılır ve kısık ateşte
    pişirilip yenir.

    *8. Kapama\Bütünet: *Kaburga etleri parçalar halinde but etleriyle birlikte
    kazanda suyla haşlanır. Kazanın üzerine saç konur. Daha sonra tabaklara pide
    doğranarak haşlanan etle birlikte yenir.

    *9. Kabine:* Et haşlandıktan sonra ufak ufak didilir. Halka halka doğranan
    soğan ilk önce tuz ve biberle ovulur ve bir tencerenin içine döşenir. Sonra
    soğanın üstüne et, etin üstüne ılık suda kabarmış pirinç döşenir. En üste
    temiz bir tabak kapanarak tabağın hizasına gelinceye kadar et suyu konur ve
    tencerenin kapağı örtülerek pişirilir.

    *10. Keşkek: *Büyükçe bir toprak çömleğin içine ilk önce pastırma konur.
    Sonra biraz don yağı ilave edilir. Üzerine bir gün önceden ıslatılmış keşkek
    konur ve ağzı kapatılır. Akşam mahalle fırınına götürülür. Fırında gün boyu
    yanmış olan odunların közleriyle sabaha kadar pişer. Arada bir fırıncı
    keşkeği karıştırır ve ilgilenir. Keşkek sabahleyin fırından alınır. Bir
    kepçeyle iyice karıştırılarak birbirine girmesi sağlanır ve tuzu ayarlanır.
    İsteğe göre üzerine yağ kızartılarak sos yapılır. Sıcak olarak yenir.

    Keşkek adının gelişi hakkında rivayetler vardır. Anlatılan bir rivayet
    şöyledir:

    Asıl adı Kutlugün olan Keşkek Baba, Orta Asya'dan göç edip anayurdumuza
    gelen Türk boylarından asil bir boya sahip kimsedir. Salur boyundan olan
    Kutlugün, kırk kişilik ailenin en gencidir. Yeni evlidir. Yollarda çok kişi
    ölmüş ve 4 yaşlarında yeğeni Eymir, hamile olan eşi Hacer'le tek başlarına
    kalmışlardır. Sırtlarındaki tek azık torbasıyla Eymir ırmağı kenarına
    gelebilmişlerdir. Üçü de çok perişan v açlıktan bitkin durumdadırlar.

    Eymir ve Salur civarlarında konaklayan üç kişilik göç kafilesi,
    alacakaranlıkta torbalarındaki son kalıntılarla açlıklarını giderebilmek
    için kırık çanaklarına ne varsa boşaltırlar ve Eymir suyundan içine katarak
    ateşe koyup, pişmesini beklerler. Hazırlanan yemeğin içinde ezilmiş buğday,
    bir parça kurumuş tuzlu et, bir miktar nohut, mercimek ve kuru fasulye
    bulunmaktadır. Hepsi de çok yorgun oldukları için oracıkta uyuyup kalırlar.
    Ertesi sabah gün doğduğunda Hacer uyanır. Ocaktaki yemeğin kabardığını görür
    ve hemen ağaçtan bir kabuk koparıp karıştırır. Sonra tadına bakar ve
    mırıldanır: "Aman Allah'ım, bu ne böyle, hepsi de mükemmel pişmiş, hılt
    haşgeş olmuş, keşkeş gibi" der. Hemen Kutlugün'ü kaldırır. Ağzından
    mırıltılarla çıkan sözleri ona söyleyerek: "Bey... bey... gel bak! Keşkek
    gibi olmuş. Hepsi iyiden iyiye pişmiş" der.

    Kutlugün uyanınca gerçekten de yemesi hoş olan bu yemeği çok beğenir ve
    karısına dönerek: "Benim melek hatunum. Bu güzel yemeği, Tanrının lütfuyla
    taam edelim ve adını senin dediğin gibi Keşkek koyalım. Bu bizim
    buluşumuzdur" der.

    Hacer "Olur beyim, yiğit beyim, bu buluş senindir. Madem ki senin adını da
    Keşkek Baba koyalım" diyerek fikrini belirtir. O günden bu güne kadar keşkek
    severek yenilmektedir.

    *11. Balık Doldurması:* Pirinç, soğan, maydanoz, nane, tarçın, fıstık, üzüm
    ve zeytinyağı maddeleri ile "iç" denilen bir malzeme hazırlanarak
    temizlenmiş büyük balıkların karnına doldurulur ve karın dikilir. Tepsinin
    içine döşenen balıkların üzerine salçalı yağ veya su gezdirilerek fırına
    verilir.

    *12. Kapama (Papaz Yahnisi):* Kızartması yapılmayan sazan balığının kuyruğu
    ve başı "kapama" denilen yemeğe malzeme olur. Bunun için soğan halka halka
    doğranıp zeytinyağda kavrulur. Biraz salça konularak sulandırılır. Bir veya
    iki yemek kaşığı sirke ilave edilir. Parçalanmış balıklar salçalı sirkeli
    suyun içine konularak pişirilir. Üzerine isteğe göre kuru nane veya limon
    suyu konularak yenilir.

    *13. Balık Kurması: *Eğirdir Gölü'nde tatlı su levreği, sazan ve ıstakoz
    çıkmaktadır. bu balıklardan bazı yöresel yemekler yapılmaktadır. Bunlardan
    bazıları şöyledir: "Sıraz" veya "Çiçek balığı" denilen balığın sümüksü
    tabakası, yüzgeçleri ve iç organları bıçakla temizlenir. Sırtının iki yanı
    bıçakla çizilir. Daha sonra içi kaya tuzu ile doldurularak toprak küplere
    veya tencerelere istif edilir. Üzerine bir ağırlık bastırılarak 40 gün
    bekletilir.

    *14. Av Hayvanları: *Yörede avlanan, tavşan, keklik, karabatak (daldanmeki),
    yaban ördeği gibi yaban ev hayvanları avlanarak yahnisi, çorbası ve eti
    haşlanıp yenir.

    *C) Sebze Yemekleri*

    *1. Uzun Kabak: *Yörede "Asma Kabağı" olarak da tanınan bu yemek için uzun
    kabaklar soyulur. Bir gün evvelden nohut etle haşlanır ve kabak küçük küçük
    kesilerek karıştırılır. Sonra domates, yağ ve soğan ilavesiyle pişirilir.

    *2. Şalgam Aşı: *Şalgamlar patates şeklinde soyulup, küçük parçalara
    ayrılır. Yağı soğan ve kıyma ile kavrularak bir gün önce ıslatılan
    börülceyle pişirilir.

    *3. Yatırtma: *Patlıcanlar tepsiye yatırıldığı için bu ad verilir. Patlıcan
    aralı olarak soyulur, kızartılır ve karnı yarılır. İçine bol soğan, kıyma,
    domates, yeşil biber, karabiber karışımı kavrularak doldurulur. Tepsiye uzun
    uzun yatırılarak pişirilir.

    *4. Oturtma: *Patlıcanlar halka halka doğranıp ortası çukurlaştırılır.
    İçine, kıyma, soğan, domates, nane, biber gibi şeyler hazırlanarak
    doldurulur. Hazırlanan katkıya "iç" ya da "harç" denilir. Sonra pişirilir.

    *5. Ispanak: *Yağ, soğan ve salça kavrulur. Kıyılan ıspanak, kırmızı biber,
    su ve tuz ilavesiyle hep birlikte pişirilir. Pişmeye yakın zamanda bir
    fincan pirinç atılır.

    *6. Sirken Otu: *Ispanak gibi pişer.

    *7. Bicibici Otu: *Ispanak gibi pişer.

    *8. Dolmalar: *Yörede patlıcan, biber, asma yaprağı, domates, kabak ve
    lahana gibi sebzelerin dolmaları yapılır. Soğan doğrandıktan sonra
    karabiber, tuz, nane, maydanoz, pirinç ve kıyma ile iç hazırlanır.
    Hazırlanan iç, sebzelerin içine doldurulur veya sarılır. Lahana ve asma
    yaprağı sarılmadan önce haşlanır.

    *D) Börekler *

    *1. Kuyruğu Sulu: *Un, tuz ve su ile hamur yapılır. Kıymanın içine biraz
    yumuşak olması için su, rendelenmiş soğan, karabiber, maydanoz ilave edilir.
    Hamur yumurta büyüklüğünde alınarak onbeş-yirmi cm. çapında oklava ile
    açılır ve yarısına bu içden konulur. İkinci yarısı üzerine kapatılır. Saçta
    pişirgeçle iki yüzü çevrilerek pişirilir. Üzerine yağ sürülerek sıcak yenir.
    Kuyruğu sulu denmesinin sebebi içine sulanmış kıyma konulması sonucu ilk
    defa ısırıldığında başta kalan ucundan su fışkırır ve "kuyruğundan su
    çıkıyor" denilir.

    *2. Saç Böreği: *Su, un, tuz ile hamur yoğrulur. Bezeler oklavayla yufka
    gibi ince açılarak içine daha önce hazırlanmış, kavrulmuş kıyma, soğan,
    karabiber ilave edilerek yufka kapatılır. Saçın üzerinde pişirilip yağlanır.

    *3. İnce Börek: *Un üç yumurta, tuz ve suyla yoğrulur. Onsekiz yufka açılır.
    Tepsi yağlanır ve açılan yufkalar tepsiye döşenir. Altı kat yufkada bir
    kıymalı veya peynirli iç konur. Yufkalar bitince en üstüne yumurta ile
    yoğurt karıştırılıp sürülür, fırında pişirilir.

    *4. Katmer: *Su, un ve tuzla hamur yoğrularak yufka gibi ince açılır. İçine
    tahin sürülüp çörek şeklinde katlanır. Tekrar yufka gibi açılır; fakat,
    birinci açılıştaki gibi ince olmayıp yarım cm. kalınlığında açılır. Saçta
    pişirilip iki yüzüne yağ sürülerek yenir.

    *5. Pişi: *Maya, un, tuz, su, yağ ve iki yumurta ile hamur yoğrulur. Hamur
    bir süre bekletildikten sonra kabarır. Hamur yumurta büyüklüğünde parçalara
    ayrılır. Bunlara "pazı" veya "beze" denir. Bezeler 10-15 cm. çapında
    açılarak tavada yağ ile kızartılır.

    *6. Nokul:* Pişideki gibi hamur hazırlanır. Bir parmak kalınlığında hamur
    açılır. İçine tahin, tarçın, dövülmüş ceviz veya ezilmiş haşhaş konularak
    dürülür. Sonra küçük parçalara kesilir ve üzerine susam basılarak yağlanmış
    tepsilerde fırında pişirilir.

    *E) Tahıl Yemekleri*

    *1. Pirinç ve Bulgur Pilavı:* Pirinç pilavında pirinç bir gün evvel
    ıslatılır. Nohut ilave edilmek istenirse bu da ıslatılır. Tencerede yağ,
    soğan ve salça kızartıldıktan sonra üzerine pirinç veya bulgur nohutla
    birlikte konur. Bir müddet sonra et suyu ilave edilir. Su çekilince piştiği
    anlaşılır.

    *2. Mercimekli Aş: *Yeşil mercimek haşlanır. Tencerede yağ, soğan, salça ve
    biber kızartıldıktan sonra mercimek bulgur ile pişirilir. Pişerken su ilave
    edilir.

    *3. Kuru Fasulye: *Fasulye bir gün evvel ıslatılır. Bir miktar kuşbaşı,
    soğan, tuz, salça ve su ilavesiyle pişirilir.

    *4. Karnı Kara\Börülce:* Kuru fasulye gibi pişer. Ancak bunu ıslatmaya gerek
    yoktur. Çünkü çabuk pişer. Kuru fasulyeden farklı olarak ateşten ineceğine
    yakın bir zamanda unun üzerine su serpilerek hazırlanan şehriye tarzında,
    "Oğmaş" denilen bir hamur yemeğe ilave edilir. Bir miktar daha kaynatılarak
    pişirilir.

    *5. Tatar: *Un, yumurta, süt, tuz ve yağ ilaveleriyle hamur yoğrulur. Hamur
    ince yufkalar halinde açılır. Yufkalar bir, bir buçuk santim kareler halinde
    kesilir. Bunlar kaynar suda haşlanır. Sonra sarımsaklı yoğurdun içine
    konulur. Üzerine salçalı kızarmış tereyağı ve kıyma ilave edilerek yenir.

    *6. Gölle: *Şekersiz aşureye denir.

    *F) Tatlılar*

    *a) Hamur Tatlıları*

    *1. Baklava: *Üç yumurta, su, un ve tuz ile hamur yoğrulur. Hamur iri ceviz
    büyüklüğünde "beze"lere ayrılarak bir bezin üzerine konurlar. Bezeler yufka
    halinde oklava ve nişastayla çok ince açılır. Tepsi yağlanır, yufkalar
    tepsilere döşenir. Kat kat arada yağlanarak on yufka üst üste serilir.
    Arzuya göre araya ezilmiş ceviz veyahut fındık, fıstık gibi kuru yiyecekler
    serpilir. Bitince baklava dilimler şeklinde kesilir. Sonra kızdırılmış
    tereyağı üzerinde gezdirilerek dökülür. Fırında piştikten sonra soğuk olarak
    şerbeti de dökülerek bir müddet bekletilir.

    *2. Peynir Baklavası: *Senirkent'te yaygındır. Ceviz vb. maddelerin yerine
    yufkaların arasına tatlı, tuzlanmamış taze peynir konulur. Baklavadaki
    işlemler yine burada da tekrarlanır.

    *3. Sarı Burma:* Baklava hamuruyla yapılır. İnce açılan yufkaların arasına
    iç malzeme konduktan sonra oklavaya sarılır ve çekilerek körük gibi yapılır.
    Sonra tepsiye dolandırılır. Üzerine kızgın yağ dökülerek bir gece
    dinlendirilir. Ertesi gün fırında pişirilir. Şerbeti biri sıcak biri soğuk
    dökülür.

    *4. Samsa:* Un, su ve tuz ile hamur yapılıp yufkalar açılır ve on cm.
    genişliğinde, şeritler halinde kesilir. Yufkanın bir köşesine ezilmiş ceviz,
    tarçın ve toz şeker veya pekmez konur. Sonra küçük kareler şeklinde katlanır
    ve ağzı bastırılarak yapıştırılır. Bir süre temiz bir çarşaf üzerinde nemi
    gidinceye kadar kurutulur. Kızdırılmış yağda üçü beşi bir araya getirilip
    şişe dizilerek kızartılır. Sonra şerbeti dökülür.

    *5. Lokma: *Yumurta, su, un, maya ve tuzdan hamur yoğrulur. Bir-iki saat
    sonra koyu bulamaç halindeki hamurdan kaşıkla bir parça alınır ve kızgın
    yağa atılır. Kızaran lokmalar soğuduktan sonra şerbetin içine atılır.

    *6. Tosman Kara: *Un yağla kavrulur. Üzerine kaynar pekmez dökülür. İçine
    istenirse ezilmiş ceviz de konabilir. Soğuduktan sonra elle yoğrulup
    parmaktan kalın rulolar halinde yuvarlanır ve parçalar halinde hazırlanır.

    *7. Şekerleme: *Bir çay bardağı pudra şekeri ve çiçek yağı, yedi-sekiz çay
    bardağı un, bir su bardağı yoğurt, bir tatlı kaşığı karbonat, bir yumurta
    ile yoğrulur. Sonra hamur küçük daireler şeklinde açılıp içine ezilmiş
    ceviz, tarçın ve toz şeker konularak kenarları kapatılır. Tepsiye döşenerek
    fırında pembeleşinceye kadar pişirilir. Üzerine pudra şekeri serpilerek
    yenilir.

    *8. Güllaç:* Hazır olarak satılan ve nişastada açılmış olan güllaç alınır.
    Yufkadan biraz daha küçük açılır. Başka yerlerde güllacın içine ceviz
    konduğu halde Yalvaç ve çevresinde süt kesiği konur. Süt yeterli miktarda
    kestirilir ve kesiğin içine biraz toz şeker atılarak hafif tatlanması
    sağlanır. Su ya da sütle ıslatılan güllaç yaprakları yumuşar. Hassas
    oldukları için hemen sarılması gerekir. Aynı sarma sarar gibi içine
    hazırlanan harçtan konulup küçük küçük sarılır ve tepsiye döşenir. Bir
    tencereye yarı yarıya şeker ve su konularak kaynatılır. Böylece şerbet elde
    edilmiş olur. Buna "mat" da denir. Bir kat hazırlanmış şerbet eşit şekilde
    dökülür. Tepsi ocağa konulur. Ocak yandıktan sonra tepsi çevrilerek bir süre
    pişirilir. Her tarafın eşit şekilde piştiğinden emin olduktan sonra
    indirilir ve soğumaya bırakılır. Eğer şerbet az gelirse, ikinci bir kat daha
    şerbet dökülebilir. Şerbetin ılık olmasına dikkat etmelidir. Tatlı,
    soğuduktan sonra servis yapılır.

    *b) Su ve Süt Tatlıları*

    *1. Sütlaş: *Pirinç sütle haşlanır. Şeker ilave edilerek muhallebi kıvamında
    kaynatılır. Üzerine tarçın ekilir.

    *2. Pelte: *Nişasta sulandırılmış pekmezle karılır ve duru ayran kıvamına
    getirilir. Az bir yağ, dığanda kızarınca, içine karıştırılarak dökülür ve
    bir miktar kaynatılır. Biraz koyulaştıktan sonra ocaktan indirilir. Sıcakken
    küçük tabaklara alınarak, soğumaya bırakılır. Üstü kaymaklanınca yenilir.

    *3. Su Peltesi: *Nişasta su ile pişirilir. Pelte kıvamına geldikten sonra
    kaselere dökülür. Küçük kareler şeklinde kesilir ve üzerine pekmez dökülerek
    yenilir.

    *4. Zerde:* Pirinç bir miktar suyla haşlanır. Yumuşayınca şeker ilave
    edilir. Aynı zamanda lezzet getirmesi itibarıyla et suyu ilave edilir.
    Pirinç bundan sonra koyulaşır. Daha sonra gül suyu veya vanilya, tarçın
    ekilerek yenir.

    *c) Diğer Tatlılar*

    *1. Aşure: *Kabuğu çıkarılmış buğday, nohut, fasulye, kuru üzüm ve incir
    gibi bazı yan besinler kaynatıldıktan sonra şeker veya pekmez ilavesiyle
    pişirilir. İçine fıstık, fındık, ceviz gibi yemişler katılarak yenir.

    *2. Haşhaş Helvası: *Bu tatlı için kavrulup ezilmiş haşhaş gerekir. Bir
    dığana biraz yağ konur. Hafif ısınan yağa bir kilo pekmez dökülür ve
    kaynayınca, yarım kilo ezilmiş haşhaş ilave edilerek sürekli karıştırılır.
    Karıştırılırken, iki üç kaşık un ilave edilir. İyice koyulaşınca ocaktan
    alınır ve karıştırılmaya devam edilir. Sıcak ya da soğuk yenir.

    *3. İrmik Helvası: *Yarım kiloşar irmik ve yağ Antep fıstığıyla
    pembeleşinceye kadar kavrulur. Bir kilo su ile bir kilo şeker kavrulan
    irmiğin üzerine şerbet halinde dökülür ve karıştırılır. Şerbetin iyi çekmesi
    için tencerenin kapağı kapatılır.

    *4. Kabak:* Sarı kabak dilimler halinde doğranır. Kabuğu soyulup tepsiye
    döşenir, şeker ve su ilavesi ile pişirilir. Sonra üzerine ezilmiş ceviz
    serpilir.

    *5. Sırma:* Bu tatlı bütün meyvelerle yapılabilir. Örnek olarak eriği
    seçecek olursak, erikler yıkandıktan sonra bir kazanda kaynatılır. İyice
    pişen erikler bir kevgire alınır ve kevgirden ezilerek geçirilir. Bir
    sininin üstüne elde edilen marmelat dökülür. Sinide iyice yayılır. Birkaç
    gün sinide duran erik marmeladı kurur. Siniden alınır ve parça parça
    kesilerek yenir. Dürüm yapılarak yenen sırmanın içine isteğe göre şeker de
    konulabilir.

    *G) Ekmek Çeşitleri*

    *1. Yufka:* Hamur sabah erkenden teknede yoğrulur. Ayran veya peynir suyu
    ile bir gün önceden ıslatılmış tuz, un birbirine katılır. Ayran veya peynir
    suyu kullanılmazsa unun özü kesilir ve ekmek iyi olmaz. Hamur iyice
    yumruklanarak karılır. Kadınlar bir araya gelerek pişirmeye başlanır. Hamur
    küçük parçalar halinde ayrılarak "Beze" denilen hale getirilir. Bir kişi
    oklava ile bezeleri büyük daire şeklinde, "Senit" denilen tahta tabla
    üzerinde açar. Diğer bir kişi saçın yanında tahtadan yapılmış "pişirgeç"
    denilen bir aletle saçın üzerinde pişen ekmeği çevirir. Saçın altındaki ateş
    çalı, çırpı veya talaşla yakılır.

    Yapılan ekmekler üst üste dizilir, gerektiğinde su serpilip yumuşatılarak
    yenir. Daha çok köylerde yapılan bu ekmek baharda ve sonbaharda yapılır.
    Gerektiğinde başka zamanlarda da yapılabilir. Ekonomik olmasıyla çok tercih
    edilen bir ekmek çeşididir.

    *2. Fırın Ekmeği: *Maya, un, tuz ve su yoğrulur. "Miniyet" denilen uzunca ve
    gözleri olan bir tahtanın içine mayalanan hamur parça parça konur. Fırına
    götürülerek pişirilir. İsteğe göre bezelerin üzerine susam, haşhaş taneleri
    serpilir.

    *3. Bazdırma\Bazırma:* Fırın ekmeği gibi hamur yoğrulur ve bezelere bölünür.
    Bezeler elle yirmi cm. çapında açılır. Saç üzerinde pişirgeçle pişirilir.

    *H) Kışlık Hazırlanan Yiyecekler*

    *1. Salça: *Domatesler yıkanarak doğranır. Süzgeçten geçirilerek püre haline
    getirilip, tuzlanıp güneşte kurutulur.Püre kıvamında kavanozlara doldurulur.

    *2. Turşu:* Her sebzenin turşusu yapılır. (Salatalık, domates, lahana,
    patlıcan, biber, fasulye...) Sebzeler yıkanıp ayıklanır, kavanoz veya
    küplere doldurulur. Üzerine sirke ve su ilave edilerek 20 gün bekletilir.
    Suyun bütün kaba yayılması ve koku vermesi için dere otu, nane sapları,
    defne dalı gibi otlar atılır.

    *3. Bulgur: *Yörede buğday ayıklanıp temizlenerek büyük kazanlarda
    kaynatılır. Sonra çarşaf üzerinde güneşte kurutulur ve yarılmak üzere
    değirmene götürülür. Değirmende buğdayların üzerine belirli oranda su
    serpilir. Bu işleme "Tavlama" denilir. Buğday su ile harman edilir ve elle
    ovulur. Tâ ki kepek denilen kabuk taneden ayrılıncaya kadar ovalanır. Sonra
    değirmende büyüklüğüne göre çekilir. Tekrar çarşaflara serilip güneşletilir.
    Bulgur rüzgarlı havada kalburlarla savrularak arta kalan kabuklardan
    temizlenir. Çekilen bulgur çeşitleri pilavlık, çorbalık, dolmalık, köftelik
    olarak ayrılır.

    *4. Erişte:* Un, su, yumurta ve tuzla hamur hazırlanır. Hamur yufkalar
    halinde açılır. Biraz gölgede kurutulur ve kesilecek hale getirilir.
    Yufkalar katlanarak ikişer mm. eninde üçer cm. boyunda kesilirler. Temiz
    çarşaflar üzerinde kuruyan malzemeye "Makarna" denilir. Bunun fırında
    tepsiler içerisinde kavrulmuş haline "Erişte" denilir.

    *5. Kurutma: *Her sebze kurutulabilir (Taze fasulye, kabak, biber, patlıcan,
    bamya...). Meyveler de kurutularak kompostosu yapılır (Erik, elma, dut, ayva
    üzüm...).

    *6. Pekmez: *Üzümler "Suluk" denilen tahtadan yapılmış araçlara dökülerek
    ezilirler. Suluğun ağzındaki delikten üzümün suyu kazanlara akar. "Pekmez
    Toprağı" denilen bir toz kazanlara dökülür. Bu toz üzümün suyunu tatlıya
    dönüştürür. Üzümün suyu bir süre bekletildikten sonra "Pekmez Ocağı" denilen
    ocaklarda kaynatılarak koyulaştırılır. Buna "Pekmez" denir.

    *7. Bulama: *Pekmez ocakta daha koyu kaynatılır. Soğuduktan sonra "Pekmez
    Tavası" denilen leğenlerin içinde üç-beş kişi tarafından elle çırpılır,
    dövülür. Bir süre sonra koyulaşan pekmez kesilerek katılaşır. Sarımsı bir
    renk alarak bulama olur.

    *8. Reçeller: *Her meyvenin reçeli olur. (Armut, erik, kayısı, vişne, çilek,
    şeftali, portakal, ayva, gül...) Belli oranlarda şeker ve meyve, su ilavesi
    ile kaynatılır. Koyulaşmaya yakın limon suyu ilave edilerek kavanozlarda
    saklanır.

    Geçiş törenleri içinde yer alan yemekler ailenin maddî durumuna göre
    değişmekle beraber genelde bulunması zorunlu olan yemekler ve yeniliş sırası
    şöyledir: Çorba (pirinç veya yayla çorbası), söğüş (domates, biber ve kuru
    soğan), kapama (bütün et) veya etli kuru fasulye ya da nohut, kabine, tatlı
    (irmik helvası, zerde). Yemekler yuvarlak çakılmış tahta masalarda yenir. On
    kişilik olan bu masalara "Bir Sofra" denilir. Yemekler yenmeden önce bir
    hoca, sabah erkenden gelip duâ eder. Buna "Kazan Açılma Töreni" denir.
    Duâdan sonra orada bulunanlara ilk yemek verilir.

    Üç aylarda ve kandil günlerinde irmik helvası, pişi veya nokul; Muharrem
    ayında aşure ve ölünün kırkıncı günü pişi yapılarak komşulara dağıtılır.

    *Kap-Kacaklar: *Tüplü ocakta yemek pişirenler genellikle bakır, çelik vb.
    mutfak araçları kullanırlarken, kuzine sobayı kullananların alüminyum
    kapları ve bakırı tercih ettikleri görülür. Kırsal kesimlerde hemen her evde
    kullanılan ortak araç gereçlerin bir kısmı şunlardır: Kazan, sini, kepçe
    (çomca), kevgir, tencere, haranı (küçük kazan), tava, ilistir, tas, sahan,
    tekne, leğen, saç, saçayağı, senit, helva kepçesi, toprak çömlek, aşma
    (bakraç), pişirgeç, süt güğümü, pekmez kaynatılan büyük bakır leğen....
    Bütün bunlar bakırdan yapılmıştır ve kilerde veya samanlıkta duvara veya
    tavana asılı olarak muhafaza edilmektedir. Yemek yemede kullanılan tabak ve
    taslar mutfak dolabında ya da raflarda muhafaza edilir. İl ve ilçe
    merkezlerinde ise; özellikle yeni yapılarda, modern mutfak kullanılır.

     
Isparta Yöresi Yemekleri konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Isparta Halk Oyunları

    Isparta Halk Oyunları

    ısparta halk oyunları videoları Yörede halk oyunları genellikle düğün zamanlarında gençler kendi aralarında eğlenirken ve askere uğurlama törenlerinde oynandıkları görülür. Bilinen halk oyunları genelde tek kadın ve erkek oyunları dizisinde oynanmaktadır. Ancak zaman zaman halkalı dizili oynandığı da görülmektedir. Bunun yanı sıra teke oyunlarının karşılamalı ve alacalı dizide oynandığı da...
  2. Isparta Tarihi eser Resimleri

    Isparta Tarihi eser Resimleri

    tarihi eserler resimleri ısparta tarihi eserleri eser resimleri ıspartanın eserleri ıspartanın yerleri
  3. Isparta Genel Bilgiler

    Isparta Genel Bilgiler

    bursadan ıspartaya giden otobüs firmaları GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 8.933 km² Nüfus: 434.771 (1990) İl Trafik No: 32 Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerinin kesiştiği Göller Bölgesi denilen noktada yer alan Isparta ili, Eğirdir, Kovada ve Gölcük gölleri, Kovada ve Kızıldağı Milli Parkları ile zengin bir fauna ve floraya sahiptir. İnanç Turizminin merkezi Yalvaç ilçesi Anadolunun...
  4. Isparta Yöresel Yemekleri

    Isparta Yöresel Yemekleri

    ısparta yöresel yemekleri ısparta yöresi nokul tarifi patlıcan ve kabakla yapılan yemekler tosmankara tarifi Isparta yöresi Yemekleri,Isparta Yemekleri,ısparta yöresel yemekleri,Isparta Yemek Tarifleri,ıspartanın meşhur yemekleri Isparta ilinde yapılan yöresel yemekler ve tariflerini paylaşıyorum kızlar.. Isparta'nın yemek ve yiyecekleri üzerine bugüne kadar yapılan araştırma ve...
  5. Harire Tatlısı - Mardin Yöresi

    Harire Tatlısı - Mardin Yöresi

    harire tatlısın nasıl yapılır tarifi reçetesi hakkında herşey burada. Mrb sevgili melekler; Geçenlerde bir programda görmüştüm ve gerçekten çok hoşa giden bir tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum. Malzemeleri her evde rahatlıkla bulunabilecek basit ama bir o kadarda lezzetli şeyler. Bu tatlının yanına da farklı birşeyler hazırlamak isterseniz sizlere kendi yapmış olduğum lezzetli böreğimi de...

Sayfayı Paylaş