gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.218
    Ödül Puanları:
    113

    İstanbul'un Kuruluşu

    Konu, 'Osmanlı Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    İ.Ö. 7 yüzyılda Bizans adlı birinin önderliğinde gelen Megare muhacirlerinin yerleşmeleriyle kurulmuştur. Bizans kenti daha küçük bir kent görünümünü sürdürürken[​IMG] 283-305 yılları arasında yaşamış olan Diocletianus İmparatorluğun başkentini Doğu'ya taşımayı düşünmüştü[​IMG] ancak gerçekleştirememişti. Roma İmparatorluğu 4 yüzyılın başında dışarıdan barbar saldırılara uğrarken içeride dağılmaya başlayan köleci düzenin ve özgür çiftçilerin başlattıkları devrimci bir dalga ile karşılaşmıştı. Bu[​IMG] imparatorları daha gelişmiş yönetim sistemlerinin yanı sıra ikametleri için de daha güvenli yerler seçmeye zorluyordu. Başkent Roma[​IMG] ekonomik sıkıntılarında etkisiyle başkent olma özelliğini iyice yitirmişti.

    Roma İmparatorluğu'nu Doğu ve Batı olarak ikiye ayıran Dioclatianus'un komutanlarından Constantius'un oğluydu Constantinus. Annesi ise gerçek haçı bulduğu için "azize" olarak nitelendirilen Helen'dir. Paganist olan Constantius[​IMG] ayaklanmaları oğlu ile bastırdıktan sonra 306'da ölünce oğlu Constantinus'u Batı Roma İmparatoru ilan etmiştir. Ancak egemenliğini perçinleyebilmesi için Roma'da imparatorluğunu ilan eden Maxentius'u yenmesi gerekti. Bir söylentiye göre ordusuyla Roma üzerine yürürken bir öğlen gökyüzünde parlayan ve üzerinde "Bununla kazan" yazılı bir haç gördü. Bu düşten sonra haçı askerlerinin kalkanlarına işletti. Maxentius'un ordusuyla Roma yakınlarındaki Milvian köprüsünde karşılaşan Constantinus büyük bir zafer kazanarak 312'de Batı Roma'nın tek hakimi oldu. 313'te Licinius ile bir araya gelerek Hıristiyanlara tapınma özgürlüğü veren Milano Fermanı'nı kabul etti.

    Ancak Constantinus'un Hıristiyanlara yasal statü sağlaması Romalıların hiç hoşuna gitmemişti. İmparator Contantinus 326'dan sonra Doğu'ya çekildi ve Roma'ya bir daha geri dönmedi. Constantinus'un Doğu Roma İmparatoru Licinius ile 324'de savaşmasından önce Roma İmparatorluğunun başkenti olan Bizantion[​IMG] bu galibiyetten sonra tek imparator olan Constantinus tarafından da başkent olarak tercih edildi. Ve adı değiştirildi. Bu tercihin başlıca sebeplerini şöyle sıralayabiliriz.

    a- Doğu'nun kimi Roma yöneticileri üzerindeki çekici etkisi. İmparatorluğun merkezini Doğu'ya taşıma isteği[​IMG] Jül Sezar'dan başlayarak görülür. Doğu'nun bu çekiciliğinin sebebini ise şöyle açıklayabiliriz: Roma'nın zenginliği savaşlarla[​IMG] işgallerle ele geçirilen taşra eyaletlerinin sömürülmesine dayanıyordu. Doğu eyaletlerinin imparatorluğa bağlanmasıyla illerin işgaller sona erecek[​IMG] iller sömürülemeyecek ve dolayısıyla ekonomik ağırlık merkezi bu kentlere dönecekti. Doğu'nun ekonomik üstünlüğü böylece[​IMG] başkentin taşınmasıyla onaylanmış[​IMG] yerleştirilmiş oldu.

    b- Kentin üç yanı denizlerle çevriliydi. Ayrıca karadan da güçlü surlarla korunuyordu. Düşmanların yaklaşması olanaksızdı.

    c- Contantinopolis Avrupa ile Asya arasındaki üstün jeopolitik konumu nedeniyle iki kıta arasında bir aracıydı. Bu konuda Auguste Baully "Bizans Tarihi" isimli kitabında ticaretin önemini "[​IMG]. bütün Akdeniz sitelerini ticaret gemileri yüklerini boşaltıyorlar ve Constantinopolis'ten ipekli[​IMG] tahıl[​IMG] baharat[​IMG] fildişi sanat eserleri[​IMG] kıymetli madenler alıyorlar[​IMG]. "şeklinde anlatırken Ayla Ödekan "Kentlerin Kraliçesi Constantinopolis" isimli makalesinde "kentin[​IMG] bu yüzyılda ticaretle ilişkisinin zayıf olması[​IMG] seçimin ticaret olanakları düşünülerek yapılmadığını kanıtlamaktadır. Nitekim I. Contantinus'un bayındırlık programına liman yapımı alınmamıştır" demesi bir çelişkiyi yaratıyor. Ancak yine de kentin jeopolitik önemi göz önünde tutulmalıdır.



    Kentin tüm bu özellikleri sonucunda bir de gelişebilir kentsel özelliğini yitirmez nitelikte olduğu ortaya çıktı ve nitekim tahminler sonuçsuz kalmadı. Constantinus yeni başkentin kurulmasının "Tanrının emri" olduğunu söylüyordu. Başkentin ilanından sonra artık sıra her konuda yapılanmaya gelmişti. Nüfusun ve yapıların hızla artığı yeni başkentte çok sayıda mimara[​IMG] ustaya ve işçiye gereksinim vardı. Mimar bulmak zordu. Kölelerin kent dışına çıkmalarına izin verilmiyordu ve yapı malzemesi her zaman azdı. Ancak imparator Constantinus Batı Roma'nın imparatoru iken çok sayıda yapı inşa ettirmişti.



    Constantinus[​IMG] yeni başkentine[​IMG] çoğunluğu Balkanlar'dan olmak üzere çok sayıda insan yerleştirmişti. Kentin nüfusu sürekli artmış ve 5. yüzyılda Constantinopolis 300 bin kişilik nüfusu ile Roma'dan daha kalabalık olmuştu. Bu nüfusu beslemek zordu. Constantinus döneminde Mısır[​IMG] Suriye ve Anadolu'dan ithal edilen buğday[​IMG] yağ ve şarap halka ücretsiz olarak dağıtılıyordu. Temel gıda buğdaydı. Constantinopolis artık bir Yunan kentinin devamı olmaktan çıkmıştı. O kadar büyümüştü ki doğal ardülkesi onu beslemeye yetmedi.

    Kuruluş aşamasında kentte Yakındoğu'nun Helenistik-Roma kentlerinde varolan gelişmiş bir endüstri yoktu. Fakat bir başkent olarak çekiciliği ve kalabalık nüfusu[​IMG] kenti büyük bir pazara dönüştürmüştü. Constantinus'un kenti "gelişebilirliği" nedeniyle tercih etmesi bir tahminden öteye gidip gerçekleşmişti.



    Constantinopolis bir Helenistik kentti. Kentin yapısında Doğu'lu ve Helenistik öğeler bir aradaydı. Din[​IMG] felsefe ve Yunan dili gibi. Ayrıca Constantinopolis Patrikliği bütün Trakya[​IMG][​IMG] Fatih[​IMG][​IMG] işlevsel ve simgesel olarak da anıtlara ihtiyacı vardı.

    Constantinus Roma'nın bütün görkemini yeni başkente taşımak istiyordu. Benimsenmeyen "Nea Roma-Yeni Roma" ismi bu isteğin bir göstergesidir. Öyle bir şehir olmalıydı ki[​IMG] görkemiyle Roma'yı geride bıraksın. Hatta bir efsaneye göre bizzat tanrı Sezar'a görünüp ona başkentin yerini göstermiştir.

    Constantinopolis 11 Mayıs 330'da resmi törenlerle kurulmuş ve bu olay her yıl aynı tarihte Encainia şenlikleriyle kutlanmıştır. İmparatorluğun bütün ileri gelenleri kenti donatmaya çağırmıştı. İmparatorluğun her köşesinden kente heykeller ve başka sanat yapıtları getirilmişti. Hatta Roma[​IMG] İskenderiye[​IMG] Efes[​IMG] Antakya ve

    Atina'yı soyup soğana çevirmişlerdir.Kentin resmen açılışından sonra anıtsal yapıların inşa edilmeye başlandığı dönemde imparatorun en büyük sorunu kente yerleşenlere konut sağlamaktı.

    Alınan bazı önlemler şunlardır:

    * İnşaat yapanları vergiden muaf tutma.

    * Kendi evlerini yapanlara bedava ekmek verme.

    * Anadolu'da mülkü olanlara[​IMG] Constantinopolis'te ev yapmayı zorlama.

    * Soylulara konut yapmalarında hazineden yardım sağlama
    Pontus ve Asya piskoposluklarını içine almıştır. Din adamları vergi vermemişlerdir. Kilisenin sonsuz bağış alma hakkı vardı. Kilise yetkililerini yerel yönetimde kullanma bir imparatorluk politikasıydı. Elde edilen verilen çerçevesinde Constantinus'un çizdiği kent topografyası hakkında bir yorum yapacak olursak; kent planının bugünkü Cibali Altımermer ve Etyemez'i de içine alan çapı 2.5 kilometrelik bir çember yayını kapsadığını söyleyebiliriz.Yeni kentin iskan faaliyetleri gün geçmeden başlatılmalıydı. Ayrıca yeni kentte çözülmesi gereken iki sorun vardı. Kentin insanlara

     
İstanbul'un Kuruluşu konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. ABD'nin Kuruluşu

    ABD'nin Kuruluşu

    abd nin kuruluşu ABD'nin Kuruluşu Amerika'nın 1492'de keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, bu kıtada toprak sahibi oldular. İngilizler, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler yerleştirerek koloniler kurdu. 18. yüzyıl ortalarında, bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi. Koloniler, ABD'nin temelini...
  2. Düzenli Ordunun Kuruluşu

    Düzenli Ordunun Kuruluşu

    batı cephesinde kuvayi milliye birliklerinin faaliyetleri batı cephesinde kuvayımilliye birliklerinin faaliyetlerini ve düzenli ordunun kurulması düzenli ordunun kurulmasına neden olan olay cephesinin ikiye ayrılması kurulmasının nedenleri Kuva-yı Milliye düşmanın ateşkes sonrasındaki haksız işgalleri karşısında yer yer etkili bir direniş göstermişti. Ancak günümüzün gerillası olarak...
  3. Romanın Kuruluşu

    Romanın Kuruluşu

    Aeneas soyundan gelen Rhea Silvia (Ilia) ile Mars'ın iki ikiz çocuğu doğar. Amcaları kral Amulius çocukların ileride kendi tahtına göz koyabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle Rhea Silvia'yı öldürür. Bebekleri ise boş bir tekneye bindirerek taşmak üzere olan Tiber nehrine bırakır. Nehrin taşması ile tekne karaya vurur ve parçalanır. Dişi bir kurt bebekleri bulur. Ve onları sütü ile beslemeye...
  4. İlk bankanın kuruluşu

    İlk bankanın kuruluşu

    İlk bankanın nasıl oluşturulduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum merak edenler için işte bankanın kuruluş aşamaları. Bugün size çeşitli hizmetleri olan bankanız, aslında iki temel amaçla çalışır. Bu amaçlardan biri tasarruf sahiplerinin paralarını almak ve aynı kişiler geri isteyinceye kadar muhafaza etmektir. İkinci amaç da belirli bir faiz ödemeyi kabul eden kimselere borç (kredi, istikraz )...
  5. Nevşehir Burs Veren Kuruluşlar

    Nevşehir Burs Veren Kuruluşlar

    Nevşehirde Burs veren kurumlar Nevşehir Burs Veren Kuruluşlar Merhaba Melek'ler ve Nevşehir'de burs almak isteyen tüm misafirlerimiz, sizler için bu sayfamızda Nevşehir'de burs veren kurumlar hakkında bilgi veriyoruz. Nevşehir'de Nerelerden Burs alabilirim? Nevşehirde burs bulabileceğiniz kurumlar ve adresleri; Nevşehir Eğitim Vakfı Tahmis cad. No:21 Tel: 2136071 Nevşehir Zafer...

Sayfayı Paylaş