gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.367
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113

    İşte Ergenekon iddianamesinden çarpıcı notlar

    Konu, 'Güncel Haberler' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    Alınan bilgiye göre, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, iddianame üzerindeki incelemelerini tamamladı. İddianameyi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun (CMK) 170. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı yönünde inceleyen heyet, iddianamenin kabulüne karar verdi. Buna göre, 86 şüpheli hakkında düzenlenen, 441 klasör ekleri bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan iddianame ile açılan dava, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi`nde görülecek.

    İddianame, 14 Temmuz 2008 tarihinde mahkemeye sunulmuştu.

    ``Ergenekon`` soruşturması kapsamında 86 sanık hakkında hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk duruşma tarihini 20 Ekim 2008 olarak belirledi.

    Alınan bilgiye göre duruşmalar, Beşiktaş`taki İstanbul Adliyesi yerine Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kompleksi içindeki adliye binasında görülecek.

    Buna göre, 20 Ekim 2008 pazartesi günü başlayacak ilk duruşma, 47`si tutuklu 86 sanığın sorguları tamamlanıncaya kadar devam edecek.

    Bu arada, dosyayı inceleyen mahkeme heyeti, halen tutuklu bulunan 47 sanığın bu hallerinin devamını kararlaştırdı.

    ``Ergenekon Davası``nda 86 sanık, ``silahlı terör örgütüne üye olmak``, ``silahlı terör örgütüne yardım etmek``, ``cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik``, ``patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve bu suçları azmettirmek``, ``Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek``, ``devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek``, ``askeri itaatsizliğe teşvik``, ``halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik`` ve benzeri suçlamalar kapsamında yargılanacak.

    Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin bulunduğu Beşiktaş Adliyesinde görev yapan İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından bir yılı aşkın süredir yürütülen ``Ergenekon`` soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin 14 Temmuz 2008 günü UYAP sistemi üzerinden otomatik olarak yapılan tevzi işlemi sonucu düştüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesiyle birlikte dava açılmış oldu.

    -KABUL EDİLEN İDDİANAME-

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, 14 Temmuz 2008 günü Beşiktaş`taki İstanbul Adliyesinin bahçesinde yaptığı basın açıklamasında, ihbar üzerine 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye`de bir evde ele geçirilen patlayıcı maddelerle ilgili olarak soruşturma başlatıldığını hatırlatmıştı.

    Başsavcı Engin, soruşturmanın önemli bir bölümünün tamamlandığını ve tamamlanan bölüme ilişkin soruşturmayı yürüten 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlendiğini kaydetmişti.

    Engin, Cumhuriyet Savcılarından aldığı bilgilere göre, soruşturmanın çok kapsamlı olması ve şüpheli sayısının fazlalığı, teknik ve fiziki takipler ve aramalarda elde edilen yüz binlerce sayfa belge ve dokümanların yeni operasyonları gerektirmesi, bunların incelenmesi ve tasnifi, elde edilen belgelerle ilgili olarak yazışma yapılan kurumlardan cevapların beklenmesi, özellikle yeni CMK hükümleri gereğince iddianamenin düzenlenmesi için soruşturmaya esas teşkil eden tüm delillerin toplanmasının gerekli olması, bu belge ve delillerin değerlendirilmesinin uzun süreleri kapsaması ve 441 klasör ekleri bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan bir iddianamenin tanzimi ve yazılması gibi zorunlu sebeplerle davanın açılmasının uzadığını dile getirmişti.

    Başsavcı Engin, iddianamenin 86 şüpheliyi içerdiğini ve ``silahlı terör örgütüne üye olmak``, ``silahlı terör örgütüne yardım etmek``, ``cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik``, ``patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve bu suçları azmettirmek``, ``Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek``, ``devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek``, ``askeri itaatsizliğe teşvik``, ``halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik`` ve benzeri suçlardan düzenlendiğini bildirmişti.

    Engin, haklarında dava açılan şüphelilerden her birine bu suçların tamamının isnat edilmediğini vurgulamıştı. Engin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2205. maddesinde yer alan ``örgüt yöneticileri örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır`` hükmü dikkate alınarak, örgütte yönetici olarak nitelendirilen şüphelilerin tüm bu suçlardan da cezalandırılmalarının, yönetici konumunda olmayan diğer şüphelilerin ise sadece eylemlerine uyan suçların vasıf ve mahiyetlerine göre cezalandırılmalarının talep edildiğinin anlaşıldığını dile getirmişti.

    Engin, soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadeleri alınan 36 kişi hakkında ise kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini kaydetmişti.

    Örgüt isminin, soruşturmayı yapan savcılar tarafından konulmuş bir isim olmadığını dile getiren Başsavcı Engin, Cumhuriyet Savcılarının yaptıkları soruşturmalarda herhangi bir isim konulmadığını, böyle bir uygulamanın söz konusu olmadığını belirtmişti.

    Engin, iddianamede yer alan ve kamuoyunda ``Ergenekon`` olarak vasıflandırılan ismin, bir örgütün yapılanmasında örgüt mensubu olduğu iddia edilen kişilerin kendilerinin örgütlerine verdikleri isim olduğunu kaydetmişti.

    -DOSYALAR İÇİN ÖZEL BÖLÜM-

    Davanın görüleceği İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin başkan ve heyet üyelerinin bulunduğu katın koridoruna, soruşturmaya ilişkin ve 441 klasör olan dosyaların konulması amacıyla özel bir bölüm yaptırılmıştı.

    Mahkeme Başkanı`nın odasının yanında yapılan küçük bir oda şeklindeki bölümde dosyaların konulması için raflar hazırlanmıştı.

    -47 TUTUKLAMA-

    İstanbul Cumhuriyet Savcıları Öz, Pekgüzel ve Taşkın tarafından yürütülen ``Ergenekon`` soruşturması kapsamında, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, İP Genel Sekreteri Nusret Senem, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, avukat Kemal Kerinçsiz, Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ, emekli Binbaşı Fikret Emek, emekli Astsubay Oktay Yıldırım, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, eski Yüzbaşı Zekeriya Öztürk, emekli Yüzbaşı Gazi Güder, emekli Astsubay Mahmut Öztürk, emekli Astsubay Orhan Tunç, eski uzman çavuş Muhammet Yüce, Bekir Öztürk, Murat Çağlar, eski polis memuru Aydın Yüksek, yazar Ergün Poyraz, ``Susurluk davası`` hükümlüsü Sami Hoştan, Doç. Dr. Ümit Sayın, Doç. Dr. Emin Gürses, gazeteci Vedat Yenerer, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, Ulusal Kanal Yönetim Kurulu üyesi Adnan Akfırat, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, Ulusal Kanal İzmir Temsilcisi Hayati Özcan, Hayrettin Ertekin, Mehmet Demirtaş, Muzaffer Şenocak, İsmail Yıldız, Mete Yalazangil, Ayşe Asuman Özdemir, Hüseyin Gazi Oğuz, Kahraman Şahin, Erol Ölmez, Erkut Ersoy, Hüseyin Görüm, Oğuz Alpaslan Abdülkadir, Abdullah Arapoğlu, Ümit Oğuztan, Vatan Bölükbaşoğlu, Muammer Karabulut, Abdülmüttalip Tonçer, Selim Akkurt, Hikmet Çiçek, Ali Kutlu, Rasim Görüm, Behiç Gürcihan ve Kuddusi Okkır tutuklanmıştı.

    Bu kişilerden, sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine karar verilen Kuddusi Okkır, tedavi gördüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hayatını kaybetmişti. Ayşe Asuman Özdemir`in sağlık sorunları nedeniyle tahliyesinin ardından da tutuklu sayısı 47`ye düşmüştü.

    -DEVAM EDEN SORUŞTURMA-

    Soruşturmaya ilişkin son operasyonda gözaltına alınanlardan Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve Ankara Ticaret Odası(ATO) Başkanı Sinan Aygün ile emekli Albay Hasan Atilla Uğur, Osman Gürbüz, Barbaros Hayrettin Altıntaş, İbrahim Özcan, Birol Başaran, Durmuş Ali Özoğlu ve Kemal Aydın tutuklanmış, bu kişilerden Aygün ile Altıntaş, avukatlarınca yapılan itirazın ardından serbest kalmıştı.

    Son operasyonun ardından adliyeye sevk edilen Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi, İP Öncü Gençlik Genel Başkan Yardımcısı Tunç Akkoç, Prof. Dr. Ercüment Ovalı, yazar Erol Mütercimler ile Türkiye Gençlik Birliğinin önceki Genel Başkanı Adnan Türkkan`ın da bulunduğu 11 kişi ise savcılık ya da mahkemeden serbest bırakılmıştı.

    Soruşturması süren şüphelilere ilişkin ek iddianame düzenlenebilecek.

    ERGENEKON İDDİANAMESİ`NDEN NOTLAR

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen ``Ergenekon`` davası iddianamesinde, Danıştay 2. Dairesi üyesi Mustafa Yücel Özbilgin``maktul`` olarak yer alıyor.

    İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Nihat Taşkın ve Mehmet Ali Pekgüzel tarafından hazırlanan ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 2 bin 455 sayfalık iddianamede, Özbilgin dışında aynı dairenin Başkanı Mustafa Birden, üyeleri Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Çobanoğlu da ``mağdurlar`` olarak sıralanıyor.

    İddianamede, ``ihbar eden`` olarak da Şevki Yiğit`in adı geçiyor.

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinin ``soruşturmanın özeti`` bölümünde, soruşturmanın başlangıcı ve Ümraniye`de el bombalarının ele geçirilmesi yer alıyor.

    İddianamede, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı`nın 156 hattını gizli numaradan arayarak, isim ve kimliğini belirtmeyen bir kişinin, ``Ümraniye Çakmak Mahallesi Muhtarlığı`nın karşısındaki tek katlı binanın (önünde büfe var) çatısında, elektrik direğinin yanında el bombası ve C-4 patlayıcı madde bulunduğu, patlayıcı maddeyi Mehmet Demirtaş isimli şahsın sakladığı, bu patlayıcıları bir astsubayın temin ettiği, adres olarak Mithatpaşa Caddesi ile Samanyolu Caddesi`nin birleştiği sokakta bulunan tek katlı bina`` şeklinde ihbarda bulunduğu belirtildi.

    İddianamede, bu ihbarın önce İstanbul İl Jandarma Komutanlığına, sonrasında da İstanbul Emniyet Müdürlüğüne intikal ettirildiği kaydedildi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, ihbarda belirtilen yerin Ümraniye İlçesi Çakmak Mahallesi Samanyolu Caddesi Güngör Sokak`taki bir gecekondu olduğunun 12 Haziran 2007 tarihinde tespit edildiği belirtilen iddianamede, Ümraniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararına istinaden burada arama yapıldığı dile getirildi.

    Aramada, belirtilen ikametin çatısında, ihbarda belirtilen elektrik direğinin yanında üzeri siyah renkli naylonla örtülmüş, yeşil renkli, her iki tarafında taşımak için halattan ip bulunan ahşap kasa şeklindeki sandıkta 27 adet savunma ve taarruz tipi el bombası bulunduğu belirtilen, ev sahibi Mehmet Demirtaş ile evde daha önceden kiracı olarak oturduğu anlaşılan yeğeni Ali Yiğit`in şüpheli olarak yakalandığı kaydedildi.

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinde, soruşturmada amacı ve faaliyetleri açısından bilinen terör örgütlerinden önemli farklılıklar gösteren, daha önce bir ceza davasına konu olmamış ``Ergenekon`` isimli terör örgütüne ulaşıldığı belirtilerek, ``Örgütün yakın amacının, ülkede yönetim zaafiyeti oluşturacak derecede eylemler yapıp, kamu düzenini bozacak kargaşa ortamı meydana getirmek, nihai amacının da oluşacak kargaşa ortamı ile yönetime karşı yapılacak hukuk dışı bir müdahalenin kamuoyunda kabulü ve haklılığını temin edip, hukuk dışı bir müdahale ile yönetimi ele geçirmek olduğu tespit edilmiştir`` denildi.

    İddianamede, soruşturmaya 12 Haziran 2007`de alınan bir telefon ihbarı üzerine başlanıldığı, ihbar değerlendirilerek İstanbul`un Ümraniye ilçesindeki bir evde 27 adet el bombası ele geçirildiği, el bombaları ile tespit edilen kişilerin yakalandığı belirtildi.

    Yakalanan kişilerden bazılarının başta Cumhuriyet Gazetesi`ne el bombası atılması ve Danıştay saldırısı olarak bilinen eylemler olmak üzere, daha önce meydana gelen bazı adli olay ve olay failleri ile de bağlantılarının kurulması üzerine soruşturmanın genişletildiği ifade edilen iddianamede, ``Bu kapsamda iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması, yeni bağlantıların tespit edilmesi ve bunlar üzerine yapılan yeni yakalama, arama işlemleri, aramalarda ele geçen doküman ve dijital verilerin incelenmesi, ilgili kişilerin ifade içerikleri ve süreç içerisinde alınan ihbarlar, tanık ve gizli tanık ifadeleri üzerine elde edilen yeni deliller ilgili kurumlar ile yapılan yazışmalar ve tüm bunların analizi ile devam ettirilmiştir`` denildi.

    İddianamede, soruşturmada Emniyet Genel Müdürlüğünün her yıl güncellenen terör örgütleri listesinde yer almayan örgütlenme biçimi, amacı ve faaliyetleri açısından bilinen terör örgütlerinden önemli farklılıklar gösteren, daha önce bir ceza davasına konu olmamış ``Ergenekon`` isimli terör örgütüne ulaşıldığı vurgulandı.

    İddianemede ``Ergenekon`` örgütüne ilişkin şu bilgilere yer verildi

    ``Türk tarihine ait önemli bir kavram ve bilinen Türk Destanının da adı olan Ergenekon ile terör örgütü kelimelerinin iddianamede yan yana getirilmesi Cumhuriyet Başsavcılığımızın tercihi olmayıp, sözü edilen örgütün ele geçen yazılı dokümanlarında `Ergenekon` olarak adlandırılmasının zorunlu bir sonucudur.

    Soruşturma kapsamında ele geçen `İstanbul 29 Ekim 1999 Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma, Yönetim ve Geliştirme Projesi`` isimli dokümandan ve soruşturma evrakı genelinden Ergenekon terör örgütünün bu dokümanın yazım tarihi olan 1999 yılından da öncesine dayanan, gizli örgütlü faaliyet içerisinde bulunduğu, yönetici ve üyelerinin örgütü `derin devlet` kabul edip dışa karşı da bu şekilde gösterdikleri anlaşılmıştır.``

    -``SÖZDE DEVLET ADINA...``-

    ``Yasal dayanağı bulunmayan, esasen bir hukuk devletinde yasal olarak bulunması da mümkün olmayan bu örgütlü yapının, anayasal kurumların yetki ve sorumluluklarını hiçe sayarak sözde devlet adına, devlet ve millet yararına hareket ediyormuş görüntüsü vermeye çalıştığı`` ileri sürülen iddianamede, şöyle devam edildi

    ``Bu yöntemle kamu kurumlarını baskı altına alıp, devlet yönetiminde etkili olmayı, sivil toplum kuruluşlarını da örgüt amaçları doğrultusunda yönlendirmeyi amaçladığı belirlenmiştir. Ergenekon terör örgütünün gizli bir yapılanması olduğu, legal ve illegal alanlarda örgütlendiği, deşifre olan örgüt üyesinin öldürülmesi derecesinde katı hiyerarşik kurallarının bulunduğu, askeri birimler dahil her türlü kamu kurumunun örgütün faaliyet alanında olduğu, bütün kamu kurumlarının kontrollerinin ele geçirilmesini amaçladığı, siyasal amaçları doğrultusunda da sözde devlet ve millet yararına olduğu kabulü ve hemen herkesçe itiraz edilmeyecek milli değerlerin istismarı, propagandası ile kasten öldürme dahil yasalarda suç olarak tanımlanan her türlü eylemin gerçekleştirilebileceği anlayışına sahip olduğu ve bu kapsamda da bir çok eylemi de gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.``

    -ÖRGÜTÜN YAKIN AMACI-

    İddianamede, ``örgütün yakın amacının, ülkede yönetim zafiyeti oluşturacak derecede eylemler yapıp, kamu düzenini bozacak kargaşa ortamı meydana getirmek, nihai amacının da oluşacak kargaşa ortamı ile yönetime karşı yapılacak hukuk dışı bir müdahalenin kamuoyunda kabulü ve haklılığını temin edip, hukuk dışı bir müdahale ile yönetimi ele geçirmek olduğu tespit edilmiştir`` denildi.

    -İDDİANAMEDE OLAYLAR NASIL ANLATILDI-

    İddianame soruşturmanın, kronolojik gelişimine uygun şekilde gelişen olayların, elde edilen delillerin ve delillerden şüphelilere ulaşılması aşamasının, örgüt dokümanlarının, örgütün yapısının ve bağlantılarının, örgütün gerçekleştirdiği ve gerçekleştirmeyi tasarladığı eylemlerin açıklanması sistematiğinde düzenlendiği anlatıldı.

    Metnin oldukça uzamasının çeşitli sakıncalarının da göz önüne alındığı belirtilen iddianamede, hazırlama sürecine ilişkin şu bilgiler yer aldı

    ``İddianamenin ve 420 klasör 3 DVD`den oluşan soruşturma evrakının mahkeme tarafından incelenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesiyle her bir şüpheliye hangi suçun yüklendiğinin, savunmalarının, elde edilen delillerin, örgüt irtibatlarının, tanıklar ve diğer şüpheli beyanlarının ve tüm bunların değerlendirilmesi sonucu elde edilen kanaate göre tayin edilen hukuki durumun başlıklar halinde açıklandığı müstakil bölümlere yer verilmiştir.

    Anlatımda, örgütün yapısını ortaya koyan önemli dokümanlar hacimli olmaları nedeni ile özetlenerek iddianame metnine aktarılmıştır. Soruşturma evrakına ekli örgüte ait bazı dokümanlarda açık ve anlaşılır bir şekilde kişilere ait isimler, özel hayata ilişkin istihbari yazı ve fişleme tarzı notlar, haklarındaki örgütsel değerlendirmeler yer almakta ise de bunların ismi geçen kişilere hakaret konusu olabileceği veya hedef gösterilebilecekleri değerlendirilmesi ile zorunlu olmadıkça iddianame metnine yazılmamıştır.

    Yine soruşturma kapsamında ele geçen, gizlilik dereceleri ilgili resmi kurumlardan sorularak tespit edilen,bazılan soruşturma evrakına ekli, bazıları ise adli emanette muhafaza edilen dokümanlara aynısı ile iddianame metninde yer verilmeyerek, hukuki nitelendirmelerine yetecek derecede içerik ve mahiyetlerinin özetlenmesi yolu tercih edilmiştir.``

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinde, sanık Fikret Emek`ten ele geçirilen silah ve patlayıcı maddelere ayrıntılı olarak yer verildi.

    İddianamenin ``soruşturmanın özeti`` bölümünde, şüpheli Muzaffer Şenocak`ın yapılan sorgulamasında, söz konusu gizli askeri belgeleri, daha önceki yıllarda Ankara`da birlikte özel güvenlik şirketi çalıştırdıkları ``Şamil`` binbaşı olarak bildiği, emekli Binbaşı Fikret Emek adlı kişinin bilgisayarından kopyaladığını, bu bilgilerin Aydın Yüksek adlı kişiye kendisinden geçtiğini beyan etmesi üzerine, şüpheli Fikret Emek`in Eskişehir`de yakalandığı belirtildi.

    Fikret Emek`in ikamet ettiği annesine ait Eskişehir`deki Hayriye Mahallesi Dumruloğlu Sokak`taki evde yapılan aramada uzun namlulu silahlar, el bombaları, patlayıcı maddeler, bomba düzenekleri ile birçok askeri mühimmat ve malzemenin ele geçirildiği kaydedilen iddianamede, bunlar şöyle sıralandı

    ``1 adet Kanas marka silah ve dürbünü, 1 adet Kalaşnikof marka otomatik silah, 1 adet 7,65 mm çapında Lama marka tabanca ve susturucusu, 1 adet el yapımı kesik eski tüfek, çeşitli çap ve markalarda bol miktarda fişek, 12 adet savunma ve taarruz tipi el bombası, 2 kilogram orijinal kutusunda C-3 plastik patlayıcı, 210 gram ağırlığında 12 adet TNT kağıdına sarılı vaziyette malzeme, 6 adet yabancı menşeli 1`er librelik TNT, 3 adet 1`er librelik TNT, 1 adet teneke kutu içerisinde 1360 gram ağırlığında üzerinde 3 adet ateşleme yuvası bulunan tahrip kalıbı, 1 adet 17 cm metalden mamul imha kiti (içerisi patlayıcılı), 1 adet 13 cm imha kiti (içerisi patlayıcılı) ile birçok CD.``

    İddianamede, yine şüpheli Fikret Emek`in Ankara Çankaya Cevizlidere Caddesi`ndeki adresinde yapılan aramada da bilgisayar, silah ve muhtelif örgütsel doküman ele geçirildiği ifade edildi.

    -``KUVVA-İ MİLLİYE TEŞKİLATI``-

    İddianamede, şüpheli Oktay Yıldırım`dan ele geçirilen dokümanlarda ve soruşturma aşamasında ölen Kuddusi Okkır`ın beyanlarında ``KMT teşkilatı`` olarak ifade edilen kuruluşun, ``Kuvva-i Milliye Teşkilatı`` olduğunun belirlenmesi ve bunun Ergenekon terör örgütünün yerin üstündeki legal kurumu olarak vasıflandırılması üzerine, İstanbul İl Başkanlığını Oktay Yıldırım`ın yaptığı Kuvva-i Milliye derneklerinde yapılan aramalarda, Ankara dernek başkanı Bekir Öztürk`ün bilgisayarında ele geçirilen bilgi ve belgelerde, şüpheli Tuğrul Derme`nin, Ergenekon-Lobi dokümanına uygun olarak gençleri örgütlediğinin anlaşıldığı anlatıldı.

    Şüpheli Bekir Öztürk`ün bilgisayarında yapılan incelemede, yapılan örgütlenmenin anlatıldığı e-maildeki ifadeler iddianamede, şu şekilde yer aldı

    ``Merhabalar Kuvvai Milliye, her şeyden önce size çok rahatsız olduğum ve üzüldüğüm bir konuyu belirtmek isterim. Sayın Ümit Sayın`a acil ulaşmam gerekirken, Ümit Sayın`dan halen cevap alamamış bulunmaktayım. Bu durumu bilgilerinize arz eder ve en yakın zamanda kendisine ulaşmak dileğimi yinelerim. Bir rahatsızlığımı daha özenle belirtmem gerekir ise sürekli belirttiğim halde, bu tip hareketlerde bana aktif görev verilmemesi beni derinden sarsmıştır. Kuvva-i Milliye`ye katılmak istememin elbette birçok sebebi vardır, ancak bunların arasında en baskını şüphesiz, ülkemi ve kendisi de emekli bir Hat Komutanı olan değerli TSK personeli babamı çok sevmemdir. Bu hareketin Balıkesir kanadını, tamamen gizli bir şekilde aktif olarak yürütmek istiyorum. Gizli olmasının sebebi, Balıkesir`in küçük ve tehlikeli bir şehir olmasıdır. TSK`ya ve sayın Ümit Sayın`a da halen sunmak için beklediğim GTA hareketi ile Kuvva-i Milliye`nin içinde 18`li Gençler olarak ayrılmak isteğime cevap beklemekteyim. Aktif, ancak gizli liderliğimde gençleri toplayabilecek bir hücre, yani bir toplantı odasına da sahibiz. İlgilerinize arz eder ve heyecan ile cevabınızı beklerim.``

    İddianamede, e-mail`de şüpheli tarafından, Kuvva-i Milliye Teşkilatı Başkanı şüpheli Bekir Öztürk`e örgütlenmenin yapısının anlatıldığı, bu yapılanmanın şüpheli Habip Ümit Sayın`ın yönlendirmeleriyle yapıldığının açıkça anlaşıldığı kaydedildi.

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinde, devlete ait çok gizli belgelerin ele geçmesi ile suikast planları da yer alıyor.

    İddianamede, Ankara`da bulunan Kuvva-i Milliye Derneğinin Genel Merkezi`nde yapılan aramada elde edilen, şüpheli Bekir Öztürk`e ait dizüstü bilgisayarda kayıtlı dosya içerisinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan veya AK Parti`den herhangi birinin Cumhurbaşkanı olması durumundaki simülasyonda; şok suikastlar olarak Fener Patriği Bartholomeos`un, Ermeni Patriği Mutafyan`ın ve İshak Alaton`un öldürülmesi konularını içerir, Fuat Ermiş Sesar imzalı belgenin bulunması sonucu son zamanlarda meydana gelen farklı dinlere mensup kişilerin öldürülmesi olayları ile doğrudan irtibatlı ve hedef gösterici yazı olması sebebi ile bu yazıyı yazan şahısların da tespit edildiği belirtildi.

    İddianamede, yazıyı ``Sesar`` isimli sitenin sahibi Bülent kod isimli İsmail Yıldız`ın yazıp kendi sitesinde yayınladığı, aynı yazıyı Kuvva-i Milliye Derneği üyesi olan Fuat Ermiş`in de kendi ismi ile ``kuvvaimilliye.net.com`` isimli, şüpheli Bekir Öztürk`e ait internet sitesinde, Bekir Öztürk`ün muvafakatıyla yayınlandığının tespit edildiği kaydedildi.

    Yazı içeriği ve önceki dini içerikli cinayetler göz önüne alınarak bu yazıyı yazan ve yayınlayan şüpheliler ve Tuğrul Derme hakkında mahkemelerden alınan arama kararlarına istinaden yapılan aramalarda şüpheli İsmail Yıldız`ın ev ve iş yerinde Oktay Yıldırım`dan ele geçirilen ``ERGENEKON LOBİ`` dokümanındaki gibi Ergenekon`un sözde istihbarat örgütü yapılanması içerikli belge ve şema ile illegal olduğu anlaşılan istihbari raporlar ve bu raporları yazan kişilerin özgeçmişlerinden müteşekkil raporların ele geçirildiği dile getirilen iddianamede, Şüpheli İsmail Yıldız`ın bilgisayarlarında yapılan incelemelerde Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığına ait çok gizli belge ve bilgilerin bulunduğunun tespit edildiği anlatıldı.

    Şüpheli Hayrullah Mahmut Özgür`ün Sesar sitesinde yayınlanan, birçoğunda ``Ergenekon`` terör örgütünü övücü nitelikte yazılar ile kişisel verilere ilişkin bilgi ve ses kayıtlarının ele geçirildiği dile getirilen iddianamede, şüpheli Tuğrul Derme`den, Bekir Öztürk ve Habip Ümit Sayın`la yaptığı görüşmelerden bahsettiği, gençlerin örgütlenmesine ilişkin olarak hazırlandığı anlaşılan, ``GYP Kanunu, GTA Hareketi`` gibi illegal gençlik oluşumlarının kuruluş ve faaliyetlerinin düzenlenmesine ilişkin belge ve dokümanların bulunduğu, bu belgenin ``ERGENEKON-LOBİ`` dokümanında anlatılan örgütün sivil örgütlenmeyle alakalı gençlik teşkilatlarının örgütlenmesine yönelik hazırlandığının anlaşıldığı belirtildi.

    İddianamede, şüpheli İsmail Yıldız`dan elde edilen bilgiler üzerine şüpheliler Kemal Şahin, M. Murat Yücel, Feridun Refik Nuhoğlu ile yine aynı şüpheli ile irtibatlı ve bir zamanlar Sesar sitesinde çalışan şüpheli H. Behiç Gürcihan`ın bilgisayarından elde edilen bilgiler ve bazı orijinal kitaplara ait olup yayınlanmadan önce şüpheliye verildiği anlaşılan yazı ve bilgilerin Ergün Poyraz`a ait olduğunun anlaşılması ve diğer şüphelilerden ele geçirilen dokümanların incelenmesi sonucu Ergün Poyraz`ın bu oluşumun içinde olduğu, yakın ilişki kurduğu askeri şahıslardan elde ettiği gizli bilgi ve belgeleri diğer şüphelilere aktarmak suretiyle örgütün hareket ve stratejisinin oluşumuna katkı sağladığı, bu sebeple İsmail Yıldız`daki gizli bilgilerin Ergün Poyraz`da da bulunabileceği değerlendirildiğinden, şüpheli Ergün Poyraz`ın da ev ve iş yerlerinde mahkeme kararlarına istinaden aramalar yapıldığı belirtildi.

    Aynı iddianamede, aramalarda ``K.K. İstihbarat Arşivi`` isimli dosya klasörü ile Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait bir çok gizli bilgi ve belgeler ile birçok kamu görevlisi memur, milletvekili, bakan ve hatta başbakanlara ait gizli fişleme bilgileri ile notların bulunduğu CD ve bilgisayar dosyalarının ele geçirildiği kaydedildi.

    İddianamede, şüpheli ``Zafer`` kod adlı Muzaffer Tekin`in beyanları doğrultusunda gözaltına alınan Mehmet Zekeriya Öztürk ve ``İsmail Paker`` kod ismini kullanan şüpheli İsmail Eksik`in yakalandıkları, yapılan aramalarda Mehmet Zekeriya Öztürk`de ``Devletin Yeniden Yapılanması``, ``ERGENEKON-LOBİ`` ve ``ERGENEKON`` dokümanlarının benzeri olan ``Mafianın Yeniden Yapılanması (reorganizasyonu)`` dokümanı ile birçok örgütsel içerikli dokümanın ele geçirildiği ve bu şüphelide insan kaçakçılığı ve Alevilerle alakalı raporlar ve gizli istihbari notların bulunduğu dile getirildi.

    İsmail Eksik`in bilgisayarlarında da diğer şüphelilerde olduğu gibi sahte olarak tanzim edilmek üzere bilgisayarlara taranmış sürücü belgesi ve kimlik resimlerinin bulunduğu, ayrıca Muzaffer Tekin`in beyanları doğrultusunda şüpheli Rafet Arslan`ın da beyanlarının alındığı kaydedilen iddianamede, bu şüpheli de de ``derin devletle`` alakalı yazıların ele geçirildiği, daha sonra yapılan operasyonlar sonucu şüpheliler Mete Yalazangil ile buna bağlı grupta faaliyet gösteren şüpheli Saipir Debzlelvidze, şüpheli Tuncay Hacıbektaşoğlu ve şüpheli Zeki Yurdakul Çağman`ın yakalandıkları, bu şüphelilerin hem Muzaffer Tekin hem de Mehmet Zekeriya Öztürk`e bağlı olarak faaliyet yürüttüklerinin anlaşıldığı belirtildi.

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinde, emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi(İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek`in 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

    İddianamede, emekli Tuğgeneral Veli Küçük`ün ``kişiyi yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmeye azmettirmek`` ve ``cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek`` suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi.

    Veli Küçük`ün ``Kişiyi yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmeye teşebbüse azmettirmek`` suçundan 4 mağdur için ayrı ayrı cezalandırılması istenen iddianamede, Küçük`ün bu suça ilişkin olarak toplam 52 ile 80 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor. İddianamede, Küçük`ün diğer suçlamalara ilişkin 194 ile 435 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

    -İP PARTİSİ GENEL BAŞKANI PERİNÇEK-

    İddianamede, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek`in de ``Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek`` suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

    Perinçek`in TCK`nın 220. maddesinde yer alan ``Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır`` hükmü uyarınca ``Kişiyi yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmek`` suçundan da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Perinçek`in diğer suçlamalara ilişkin olarak da 192 ile 417 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

    İddianamede, Küçük ile Perinçek`e ilişkin sevk maddeleri arasında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu`nun 73. maddesi ile Telsiz Kanunu`nun 32. maddesinin de bulunması dikkat çekiyor.

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinde sanık Muzaffer Tekin`in ikamet ve iş yerindeki aramalarda, ``Devletin yeniden yapılanması için öneriler (Master Plan Ön Çalışması)`` ibareli kitap kapağı şeklinde dizayn edilmiş doküman ile Milli Güvenlik Kurulu öncesi kuvvet komutanlarının kendi aralarında yapmış oldukları ``gizli`` ibareli toplantılara ait askeri ve siyasi gizli bilgiler içeren birçok belgenin bulunduğu bildirildi.

    İddianamede ``Soruşturmanın özeti`` başlığı altında bağlantılı kişilerin yakalanması ve örgüte ait belgelere ulaşılması konusu anlatıldı.

    İddianamede, evindeki arama sırasında Mehmet Demirtaş`ın bombaların Oktay Yıldırım`a ait olduğunu şifahi olarak bildirmesi üzerine, bu şüphelinin de yakalandığı, mahkeme kararlarına istinaden ev ve iş yerlerindeki aramalarda Yıldırım ve Demirtaş`ta ruhsatlı, Ali Yiğit`in evinde de ruhsatsız silah ve mermiler ile Yıldırım`ın evinden sustalı bıçak, kasatura türü kesici aletlerin ele geçirildiği belirtildi.

    Şüphelilere ait bilgisayarlar ve diğer evraklara el konulup mahkemeden alınan kararlar çerçevesinde teknik olarak incelemesinin yapıldığı ifade edilen iddianamede, sorgulama sırasında Demirtaş`ın susma hakkını kullandığı, Yıldırım`ın ise suçlamaları kabul etmeyerek, bombalarla ilgisinin olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

    İddianamede sanık Ali Yiğit`in ise bombaların Oktay Yıldırım`a ait olduğunu, bu evde geçici olarak ikamet ettiğini, daha sonra babası Şevki Yiğit`in bir gün evin çatısında tahta ararken bombaların bulunduğu sandığı gördüğünü ve kendisine sorduğunu, bunun üzerine Demirtaş`ın sandığı Yıldırım`ın getirdiğini söylediği belirtildi.

    Yiğit`in ifadesinde Oktay Yıldırım ve Mahmut Öztürk`ün sürekli Mehmet Demirtaş`a ait LPG istasyonu ve manava geldiklerini, özel olarak gizli görüşmeler yaptıklarını dile getirdiği anlatılan iddianamede, Yiğit`in, bir gün ``Kuvva-i Milliye ne demek`` diye sorduğunda Yıldırım`ın kendisine ``Kuvva-i Milliye`nin devletin çıkarlarını koruyan bir dernek olduğu, devleti yönetenlerin gerçek yönetici olmadığını ve devlet içerisinde başka şeylerin döndüğü`` şeklinde cevap verdiğini söylediği belirtildi.

    İddianamede, Yiğit`in ayrıca Demirtaş`ın ``çatıda askeri bir sandık var ve içinde el bombaları var, bu malzemelere bir şey olursa başınız belaya girer`` diyerek kendisini uyardığını öne sürdüğü kaydedildi.

    İddianamede, Yiğit`in sorgusunda bu olayı öğrenmesinden sonra başka eve taşındığı, bombaları da muhtemelen babasının yaptığını söylediği vurgulanarak, ayrıca Yiğit`in Muzaffer Tekin olarak bildiği şahsın bir araba ile manav dükkanın önüne gelip durduğunu gördüğünü söylediği kaydedildi.

    -MUZAFFER TEKİN`İN GÖZALTINA ALINMASI-

    Bu ifade ve Zafer kodlu Muzaffer Tekin`in el bombaları ile ilgili medyada bombaların hurda olduğunu, çalışmadığını ve çöplükten Oktay Yıldırım tarafından toplanmış olabileceğini beyan etmesi üzerine Tekin ile Mahmut Öztürk isimli şahısların da olayla bağlantılı olabilecekleri değerlendirilerek gözaltına alındıkları ve ikamet ve iş yerlerinde mahkeme kararıyla arama yapıldığı anlatılan iddianamede, şu ifadelere yer verildi

    ``Şüpheli Zafer (kod) Muzaffer Tekin`in ikamet ve iş yerinde yapılan aramalar sonucunda iş yerinde masasının üzerinde `Devletin yeniden yapılanması için öneriler (Master Plan Ön Çalışması)` ibareli kitap kapağı şeklinde dizayn edilmiş dokümanın bulunduğu, ayrıca evinde yapılan aramada Emniyet Müdürlüğünce 16 nolu CD olarak adlandırılan CD içerisinde; Genelkurmay Başkanlığının bilgisayarlarından çıktığı anlaşılan, Milli Güvenlik Kurulu öncesi kuvvet komutanlarının kendi aralarında yapmış oldukları gizlilik ibareli toplantılara ait askeri ve siyasi gizli bilgiler içeren bir çok belgenin de bulunduğu, aynı CD içerisinde bulunan şifreli word belgesinin açılmasıyla şüpheli Muzaffer Şenocak`a ait olduğu anlaşılan resimler ile bazı bilgi ve belgelerin yanı sıra internet çıktıların bulunduğu, ayrıca Muzaffer Tekin`in bilgisayarında ``ERGENEKON-LOBİ`` dokümanının bulunduğu anlaşılmıştır.``

    -ELE GEÇİRİLEN DOKÜMANLAR VE GİZLİ BİLGİLER-

    Bunun üzerine Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş, Ali Yiğit, Muzaffer Tekin ve Mahmut Öztürk`ün sevk edildikleri nöbetçi mahkemelerce tutuklandıkları hatırlatılan iddianamede, ayrıca şu görüşler aktarıldı

    ``Tekin`den elde edilen örgütsel dokümanlar ve devlete ait gizli bilgiler; `Devletin yeniden yapılanması için öneriler (master plan ön çalışması)` isimli 23 sayfalık örgütsel dokümanın incelenmesinde `devletin ele geçirilmesi için yer altında ve yer üstünde yapılanmanın gerektiği ve bu yapılanmanın gizliliğinin zorunlu olduğu, PYK (Planlama Yürütme Kurulu)`nun bu gizli yapılanmanın en üst birimi olduğu, AK`nin de alt kurul olduğu` anlaşılmıştır.

    `Süreçler (5)` başlığı altında, `Sızma ve denetim süreci` alt başlığı içeriğinde `1-Mevcut Devlet işleyişinin analizini yapmak`, `2-Mevcut kadrolara alternatif adaylar temin etmek`, `3-Sızma stratejileri geliştirmek (Yargı, Emniyet, Eğitim, Sağlık, İstihbarat, Ordu, Sivil yer altı Örgütleri (Mafya), medya, camiler ve tarikatlara sızmak ve denetim mekanizmaları oluşturmak` şeklinde ilkeler konulduğu görülmektedir.``

    Tekin`in beyanları doğrultusunda mahkeme kararlarına istinaden yapılan operasyonda, 20 Haziran 2007 tarihinde şüpheliler ``Milli Irgat`` (Kod) soruşturma aşamasında ölen Kuddusi OKKIR ve Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK`ün yakalandığı anımsatılan iddianamede, Okkır`ın bilgisayarında ``Devletin Yeniden Yapılanması`` dokümanından başka Danıştay eylemi ve Atabeyler operasyonu ile ilgili istihbari bilgiler ve çeşitli kişilerin özel yaşamları ile alakalı bilgi ve belgelerin bulunduğu bildirildi.

    İddianamede, bu bilgi ve belgelerin örgütün alt üyelerince temin edilip şüpheli Gazi Güder`e gönderildiği, Güder`in de bunları örgütün üst biriminde görev yapan Okkır`a gönderdiği ve Okkır`ın da bilgisayarında bu bilgilerin depolandığı, şüpheli Ayşe Asuman Özdemir`in de bu bilgileri çeşitli yerlerden toplayıp örgütün üst kademelerine ulaştırdığının anlaşıldığı kaydedildi.

    Özdemir, Güder ve Halil Behiç Gürcihan`ın da yakalandığı, bu şüpheliler ile ilgili arama ve bilgisayar incelemelerinde hiyerarşik yapı içerisinde Okkır`da bulunan bilgi ve belgelerin bu şahısların bilgisayarlarında da bulunduğunun tespit edildiğine işaret edilen iddianamede, aramalarda şüpheli Mehmet Zekeriya Öztürk`ten ``ERGENEKON-LOBİ`` ile ``Gladio ve mafyanın Türkiye`de yeniden yapılanması`` dokümanlarının ele geçirildiği anlatıldı.

    İddianamede, Tekin`in önce bu CD`nin nereden geldiğini bilmediğini beyan ettiği sonrasında ise evinde bulunan gizli askeri bilgiler içeren CD`yi arkadaşı Mete Yalazangil vasıtasıyla eski bir polisin getirdiğine ilişkin beyanda bulunduğu vurgulanarak, şu görüşler bildirildi

    ``CD üzerinde yapılan incelemede şifreli dosyanın açılması sonucu Polis Memurluğundan atılmış olan Aydın Yüksek ile kendisini Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli subay olarak tanıtan şüpheli Muzaffer Şenocak`ın 21-22 Haziran 2007 tarihinde yakalandıkları, yapılan aramalar sonucunda her iki şüpheliden de Muzaffer Tekin`de ele geçirilen 16 nolu CD olarak adlandırılan ve Genelkurmay Başkanlığı bilgisayarlarından çıktığı tespit edilen Milli Güvenlik Kurulu öncesi kuvvet komutanlarının kendi aralarında yapmış oldukları gizlilik ibareli toplantılara ait askeri ve siyasi gizli bilgileri içeren CD ile bir çok belgenin de bulunduğu, ayrıca şüpheli Muzaffer Şenocak`tan patlayıcı yapımında kullanılan kimyasal sıvı maddeler ile dinamit lokumu parçasının ele geçirilmiş, bu şüpheliler de sevk edildikleri nöbetçi mahkemece tutuklanmışlardır.``

    ``Ergenekon`` davasının iddianamesinde, İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Emekli Tuggeneral Veli Küçük, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin ve avukat Kemal Kerinçsiz`in de aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar ile Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi(İÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu`nun da aralarında bulunduğu tutuksuz sanıklara ilişkin iddialar tek tek yer alıyor.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 2 bin 455 sayfalık iddianamede, tutuklu sanıklardan Doğu Perinçek ``silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek``, ``zorlu hükümeti ıskata teşebbüs``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik``, ``Açıklanması yasak belgeleri temin etmek``, Veli Küçük ``silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik``, ``zorla hükümeti ıskata teşebbüs``, ``kasten öldürmeye azmettirmek``, ``korku ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde atmaya azmettirmek``, ``mala zarar vermeye ve ruhsatsız patlayıcı bulundurmaya azmettirmek``, Muzaffer Tekin ``silahlı terör örgütü yöneticisi olmak``, ``zorla hükümeti ıskata teşebbüs``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik``, ``devletin güvenliğine ilişkin belgeleri bulundurmak``, ``tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurmak``, ``mala zarar vermek``, ``kasten öldürmeye azmettirmek``, korku ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde atma suçlarına azmettirmek``, avukat Kemal Kerinçsiz de ``silahlı terör örgütüne üye olmak``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik``, ``devletin güvenliğine ilişkin bilgileri bulundurmak`` ve ``hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`` ile suçlanıyor.

    -DİĞER TUTUKLU SANIKLAR VE SUÇLAMALAR-

    İddianamede yer alan diğer tutuklu sanıklar ve haklarındaki suçlamalar ise şöyle

    ``-Oktay Yıldırım, `silahlı terör örgütüne üye olmak``, `Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik`, ``silahlı terör örgütlerine silah sağlamak, `mala zarar vermek`, `korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma suçuna yardım etmek`,

    -Mehmet Demirtaş, ``silahlı terör örgütüne üye olmak`` ve ``silahlı terör örgütüne silah sağlamak``

    -Mehmet Adnan Akfırat, Mahmut Öztürk, Ümit Oğuztan, Oğuz Alpaslan Abdülkadir, Selim Akkurt, Vatan Bölükbaşoğlu, Kahraman Şahin, Erol Ölmez ve Abdullah Arapoğulları, `silahlı terör örgütüne üye olmak`,

    -Gazi Güder, ``silahlı terör örgütüne üye olmak`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`

    -Halil Behic Gürcihan, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `yasaklanan bilgileri temin etmek`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`, `adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs` ve `açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek`,

    -Ergün Poyraz, `silahlı terör örgütüne üye olmak``, `açıklanması yasak belgeleri temin etmek, açıklamak`, `devletin güvenliğine ilişkin belgeleri çalmak, bulundurmak`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`, `TC Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik` ve ``6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu`na muhalefet`,

    -Hayrettin Ertekin, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı isyana tahrik`, `halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik`, `tutuklu, hükümlü veya suçu bildirmeme`, `açıklanması yasak bilgileri temin`, `suç üstlenmeye azmettirme`, `2813 sayılı kanuna muhalefet`, `2863 sayılı kanuna muhalefet`, `6136 sayılı Kanuna muhalefet`,

    -Bekir Öztürk, `silahlı terör örgütüne üye olmak``, `TC Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik`, ``askerleri itaatsizliğe teşvik etmek``,

    -Mete Yalazangil, `silahlı terör örgütüne üye olmak``, ``devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek ve tahsis edildiği amacı dışında kullanmak`,

    -Aydın Yüksek, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek ve tahsis ettiği amacı dışında kullanmak`, `sahtecilik`, `6136 sayılı Kanun`a muhalefet` ve `2863 sayılı Kanun`a muhalefet`,

    -Muzaffer Şenocak, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `devletin güvenliğine ilişkin bilgileri çalmak, bulundurmak`, `tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak`,

    -Sevgi Erenerol, `silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek`, `TC Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek``,

    -Mehmet Zekeriya Öztürk, `silahlı terör örgütüne üye olmak``, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`, `örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek`,

    -Sami Hoştan ve Vedat Yenerer, `silahlı terör örgütüne üye olmak` ve `6136 sayılı Kanun`a muhalefet`,

    -Ferit İlsever, Orhan Tunç, Emin Gürses ve Serhan Bolluk, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `TC Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik etmek`,

    -Habip Ümit Sayın, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `TC Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik etme`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek``,

    -Hikmet Çiçek, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, ``açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etmek``, ``hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`,

    -Hayati Özcan, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `devletin güvenliğine ilişkin belgeleri çalmak veya tahsis edildiği yerden başka yerde kullanmak`, `açıklanması yasak belgeleri bilgileri temin etmek``,

    -Nusret Senem, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme`, `açıklanması yasak belgeleri temin etmek`,

    -Abdülmuttalip Tonçer, `silahlı terör örgütüne üye olma` ve `suç üstlenme`,

    -Mehmet Fikri Karadağ, `silahlı terör örgütü kurma veya yönetme`, `Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik`, `zorla hükümeti ıskata teşebbüs``, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme`, `halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme veya aşağılama``, `tutuklu, hükümlünün yerini bildiği halde yetkili merciye bildirmeme`,

    -Hüseyin Görüm, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `askerleri itaatsizliğe teşvik etmek`,

    -Erkut Ersoy, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme`,

    -Muhammet Yüce, `Silahlı terör örgütüne üye olma`, `tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme``,

    -Hüseyin Gazi Oğuz, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `6136 sayılı yasaya muhalefet etmek`,

    -Rasim Görüm ve Ali Kutlu, `silahlı terör örgütüne üye olmak`

    -Murat Çağlar, `silahlı terör örgütüne üye olmak` `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme`, `6136 sayılı kanuna muhalefet`

    -Fikret Emek, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `devletin güvenliğine ilişkin belgeleri çalma, bulundurma`, `tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma`, `silahlı terör örgütüne silah sağlama`, `mala zarar verme` ve `açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme`,

    -İsmail Yıldız, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `askeri itaatsizliğe teşvik`, `devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek`, `tahsis edildiği amacı dışında kullanma ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme`,

    -TUTUKSUZ SANIKLAR VE SUÇLAMALAR-

    İddianamede, tutuksuz sanıklardan İlhan Selçuk``silahlı terör örgütü kurma, yönetme``, ``zorla hükümeti ıskata teşebbüs``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik``, Kemal Alemdaroğlu``silahlı terör örgütü kurma, yönetme``, ``Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik etmek``le suçlanıyor.

    İddianamede, diğer tutuksuz sanıklar ve haklarındaki suçlamalar ise şöyle

    ``-Güler Kömürcü, İhsan Göktaş, İbrahim Benli, Coşkun Çalık, Ayhan Çelik, Erdal İrten, Raif Görüm, Yusuf Görüm, Tuğrul Derme, Ali Yasak, İsmail Eksik, Hayrullah Mahmud Özgür, Rafet Aslan, Zeki Yurdakul Çağman, Tuncay Hacıbektaşoğlu, Rusya vatandaşı Saipir Debzlelvidze `silahlı terör örgütüne üye olma``,

    -Ayşe Asuman Özdemir, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`, `adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs`,

    -Kemal Şahin, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek` ve ``6136 sayılı Kanun`a muhalefet``,

    -Mehmet Murat Yücel, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek` ve `6136 sayılı Kanun`a muhalefet`,

    -Ferudun Refik Nuhoğlu, `silahlı terör örgütüne üye olmak`, `hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek`,

    -Fuat Ermiş, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik etme`, `askerleri itaatsizliğe teşvik etme`,

    -Muammer Karabulut, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik etme`,

    -Emin Caner Yiğit, Tanju Okan, Yaşar Arslanköylü, Mahir Çayan Güngör, Recep Gökhan Sipahioğlu, Asim Demir, Yusuf Tunçer ve Aydın Gergin, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `6136 sayılı Kanun`a muhalefet`,

    -Yusuf Beşirik ve Murat Özkan, `silahlı terör örgütüne üye olma`, `örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme`,

    -Fuat Turgut ve Satılmış Balkaş, ``silahlı terör örgütüne üye olma`, `Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti`ne karşı silahlı isyana tahrik etme`,

    -Atilla Aksu, `silahlı terör örgütüne üye olma``, ``örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme``, ``görevi kötüye kullanma``,

    -Ali Yiğit, `suçu bildirmeme``.

    Ayrıca, başka bir dava kapsamında tutuklu olan bu davanın tutuksuz sanıkları Sedat Peker ve Semih Tufan Gülaltay da ``silahlı terör örgütüne üye olmak``la suçlanıyor.

    ``Ergenekon`` davası iddianamesinde Ergenekon örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı(MİT) ile ilgisinin bulunmadığı belirtildi.

    İddianamenin birinci bölümünde ``soruşturmanın özeti`` başlığı altında ``Ergenekon örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri ve MİT ile ilgisi`` irdelendi.

    Şüpheliler (Zafer) kod adlı Muzaffer Tekin, Oktay Yıldırım ve Milli Irgat(kod) adlı soruşturma aşamasında ölen Kuddusi Okkır`dan ele geçirilen ``Lobi-Ergenekon`` dokümanı ile Okkır ve Tekin`de çıkan ``Devletin Yeniden Yapılanması`` dokümanlarından yola çıkılarak araştırma yapıldığı belirtilen iddianamede, şu görüşlere yer verildi

    ``(Lobi) adı verilen bu `gizli örgütsel` çalışmaya esas olarak hazırlanan `Lobi` dokümanının Genelkurmay Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde bulunup bulunmadığı hususları Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Müsteşarlığına resmi yazı ile sorulmuş olup, MİT Müsteşarlığından alınan 31 Ekim 2007 tarih, 165328607 sayılı cevabi yazıda böyle bir yapılanmanın MİT Müsteşarlığı ile alakasının olmadığı belirtilmiştir.

    Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliğinin 24 Eylül 2007 tarih ve 3050-635-07-O.Ö. sayılı cevabi yazılarında aynı konuyla alakalı olarak böyle bir oluşumun Türk Silahlı Kuvvetleri ela alakasının bulunmadığı belirtilmiştir.``

    -TUNCAY GÜNEY`DEN ELDE EDİLEN BELGELER-

    ``Tuncay Güney`den elde edilen belgeler`` başlığı altında, konuyla alakalı geçmişte herhangi bir soruşturma yapılıp yapılmadığının İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yazı ile sorulduğu belirtilen iddianamede, İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürlüğünce verilen yanıta da yer verildi.

    İddianamede, şöyle devam edildi

    ``Başka bir suç sebebiyle 2001 yılında gözaltına alınan Tuncay Güney`in bilgisayarında yapılan incelemelerde dosyada suretleri bulunan Aralık-1999 tarihli `Ergenekon-Lobi` yazılı doküman ile İstanbul 29 Ekim 1999 tarihli Ergenekon Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesi (Ergenekon`un reorganizesi yeniden yapılandırılması), 25 Kasım 1999 tarihli `Devletin Yeniden Yapılandırılması Üzerine` adlı doküman, Aralık1999 tarihli `Oluşum` adlı Alaattin Çakıcı ve Korkmaz Yiğit ile alakalı istihbari rapor şeklindeki doküman, 30 Mart 2000 tarihli `Türk ve Kürdü Birlikte Örgütleme Tasarımı` yazılı doküman, İstanbul7 Nisan 2000 tarihli `İşçi Partisi`nin Türk ve Kürdü birlikte örgütleme tasarımı` analiz başlıklı doküman, İstanbul 27 Haziran 2000-06 tarihli `Birleşik Komün Girişim` başlıklı doküman, İstanbul 29 Ekim 2000 tarihli örgütün `AraştırmaGözlemAnalizTeori` birimlerince hazırlandığı anlaşılan, `Kemalist Model Ulusal Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği Kuvayı Milliye Cephesi` isimli belge, İstanbul 9 Aralık 2000 tarihli `Dinamik Anti Tez`, İstanbulAralık 2000 tarihli `Ulusal Medya 2001` başlıklı doküman, `Secutrity A.Ş.`, `Protokol A.Ş` başlıklı örgütsel içerikli dokümanlar ve bu dokümanlar haricinde birçok istihbari nitelikli belgenin bulunduğu tespit edilmiştir.

    Özel Kuvvetler Komutanlığınca yazılmış gibi gösterilen, ancak Genelkurmay Başkanlığınca Özel Kuvvetler Komutanlığının istihbari raporlarının yazım teknik ve şekillerinin taklit edilmesi suretiyle hazırlandığı anlaşılan dönemin bakan ve bazı ünlü kişileri hakkında yazılmış istihbarat raporlarının da bulunduğu anlaşılmıştır.``

    -``KURALLARI `ERGENEKON-LOBİ` DOKÜMANI İÇERİYOR``-

    İddianamede, bulunan bu doküman ve belgeler ile ``Ergenekon-lobi`` dokümanının birbirlerinin devamı niteliğinde belgeler olduğu, örgütsel yapının aldığı kararların deklare edilmesi ve örgütün stratejilerinin üyelerine duyurulması için belirlenmiş kuralları içerdiğinin anlaşıldığı belirtildi.

    İddianamede, hepsinin belli şablonlar üzerine yazılmasından yola çıkılarak dosyada yeniden yapılan inceleme sonucunda, şüpheli Mehmet Zekeriya Öztürk`ten elde edilen ``Octobus (State Organized Crime) Mafia(La Cosa Nostra) İstanbulEylül 2000`` isimli 30 Sayfadan oluşan doküman, ``Mafia`nın Yeniden Yapılanması``, ``Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberg Çetesi`` başlıklı doküman ile şüpheliler Halil Behiç Gürcihan, İsmail Yıldız ve Ayşe Asuman Özdemir`den elde edilen ``Yeni Milis`` başlıklı örgütsel içerikli belge ve yine Halil Behiç Gürcihan ve şüpheli Bekir Öztürk`ten elde edilen ``2023 Platformu`` yazılı örgütsel içerikli belgenin yazılım şeklinden bilgisayar ortamındaki karakter ve şekil yönüyle birbirlerine çok benzedikleri belirtildi.

    Tüm bu dokümanların örgütün üst kademelerine hitaben yazıldığı ve ``saygılarımla`` ibareleriyle bittiği anlatılan iddianamede, şunlar kaydedildi

    ``Bunların, ilk aşamada tutuklanan şüphelilerden elde edilen tüm belgelerle şüpheliler Kuddisi Okkır, Muzaffer Tekin ve Mehmet Zekeriya Öztürk`te ele geçirilen `Devletin Yeniden Yapılanması` belgesi ve yine Okkır`dan çıkan `Yeniden Müdafai Hukuk ve Milli Güçbirliği Tüzüğü` belgelerinin de tamamının aynı örgüte ait, örgütün stratejilerini belirleyen dokümanlardaki emir ve prensiplere göre hazırlandığı ve örgütün amaçlarının güncellenmesine ve kararların hayata geçirilmesine yönelik belgeler olduğu anlaşılmıştır.``

    Dokümanlardan en önemlisinin ise Tuncay Güney`in kendisine şüpheliler Veli Küçük ve Doğu Perinçek`in yazdırdığını söylediği ``Ergenekon Yeniden Yapılanması (reorganizesi)`` başlıklı 29 Ekim 1999 tarihli dokümanın olduğu ifade edilen iddianamede, ``Diğer belgelerin bu belgede belirlenen örgütün amaç ve stratejilerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmıştır`` denildi.

    -VELİ KÜÇÜK VE ÖRGÜTÜN DEŞİFRESİ-

    İddianamede, ``Veli Küçük ve Mehmet Fikri Karadağ-Kuvayı Milliye Derneği(1919) ve Milli Güç Birliği`` konusu da ele alındı.

    Bu dokümanlarda, Ergenekon terör örgütünün amaçlarına ulaşabilmek için örgüt üyelerine verilen görevler gereği devletin ele geçirilmesi ve kendi amaçları doğrultusunda yönetilmesinin temini için herkese görev vererek, ayrı ayrı yapılanma ve yayılma planlarının yapıldığı anlatılan iddianamede, bu belgelerin örgüt tarafından kabul edilmesini müteakip uygulamaya konulduğu kaydedildi.

    Dokümanların sayısından ve farklı alanlara hitap edip aynı amaca ulaşmayı hedeflediklerinin anlaşılması üzerine, örgütün diğer bölümünün çökertilmesi için mahkemelerden teknik takip kararları alınarak soruşturmanın derinleştirildiği vurgulanan iddianamede, ``Toplanan delillerden de örgütsel dokümanlara uygun örgüt yapılanmasının gerçekleştirilerek, faaliyetlerini sürdürdükleri yönünde kuvvetli şüphelerin oluşmasının ardından yapılan çalışmalarda şüpheli Veli Küçük`ün ve arkadaşlarının örgütsel bağlantılarının deşifresi yönünde çalışmalara başlanmıştır`` denildi.

    -``GENİŞ BİR ALANA YAYILDI``-

    İddianamede, şöyle devam edildi

    ``Yakalanan şüphelilerin beyanları ve ele geçirilen örgütsel dokümanların değerlendirilmesi sonucu örgütsel yapının geniş bir alana yayıldığı, bu alanda örgütün aldığı kararlar çerçevesinde birçok dernek ve platformun oluşturulduğu, bu derneklerin örgütün tabanını genişletmek ve istihbari yapılanmayı güçlendirme amacında olduklarının anlaşılması üzerine örgütün deşifresine yönelik mahkemelerden değişik tarihlerde alınan dinleme ve teknik takip çalışmaları sonucunda örgütün hiyerarşik yapısına ve amaçlarına ilişkin birçok eylem ve faaliyetlerde bulunduklarının anlaşıldığı, şüpheliler örgütün kararlarına istinaden kurulan Kuvayi Milliye 1919 Derneği`nin istihbarat toplama ve mevcut güvenlik kuvvetlerini tanımayıp alternatif bir ordu oluşturma amacıyla hareket edip, milli hassasiyetleri kullanmak suretiyle halkın iyi niyetini suiistimal ederek topladıkları paraları örgütün illegal faaliyetlerinde kullandıkları tespit edilmiştir.``

    -``ERGENEKON DOKÜMANININ ORİJİNALİ VELİ KÜÇÜK`TE``-

    Örgütün çökertilmesi, üyelerinin yakalanması ve delillerin elde edilmesi amacıyla mahkemeden arama kararları alındığı belirtilen iddianamede, 22 Ocak 2008`de yapılan aramalarda şüpheliler Veli Küçük, Sami Hoştan, Ali Yasak, Mehmet Zekeriya Öztürk, Güler Kömürcü, Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz, Ümit Oğuztan, Mehmet Fikri Karadağ, Özer Korkmaz, Abdullah Arapoğulları, Erdal İrtem, Hüseyin Gazi Oğuz, Kahraman Şahin, Erkut Ersoy, Recep Gökhan Sipahioğlu, Oğuz Alparslan Abdülkadir, Raif Görüm, Hüseyin Görüm, Yaşar Arslanköylü, Tanju Okan, Muhammet Yüce, İlhan Göktaş, Atilla Aksu ve Asim Demir`in yakalandığı anımsatıldı.

    Yapılan aramalarda şüpheli Veli Küçük`te; ``Ergenekon`` dokümanının orijinali, Ergenekon terör örgütünün yapılanmasına ilişkin Tuncay Güney`den elde edilen dokümanların orijinal metinleri ile Tuncay Güney`de bulunmayan, ama Ergenekon terör örgütüne ait olduğu anlaşılan birçok örgütsel içerikli dokümanın ele geçirildiği belirtilen iddianamede, ayrıca aramalarda şüpheli Asim Demir`den 1 kuru sıkıdan bozma tabir edilen (6136 Sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikli) tabanca, şüpheli Sami Hoştan`dan 1 ruhsatsız tabanca, 2 kuru sıkıdan bozma ruhsatsız tabanca, 2 şarjör 59 fişek, şüpheli Ali Yasak`tan 1 tabanca (eşi Sena Yasak üzerine kayıtlı ancak ruhsat süresi geçmiş), 2 şarjör ve 40 fişek, şüpheli Hüseyin Gazi Oğuz`dan 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör, 10 fişek, şüpheli Raif Görüm`den 1 av tezkeresiz pompalı tüfek, 1 boş kovan, 9 av fişeği, şüpheli Emin Caner Yiğit`ten 1 ruhsatsız tabanca, 2 şarjör, 5 fişek, şüpheli Yaşar Arslanköylü`den 1 şarjör, 5 fişek, sustalı tabir edilen 18 santimetre bıçak, şüpheli Tanju Okan`dan 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör, 8 fişek, şüpheli Recep Gökhan Sipahioğlu`ndan 55 fişek, 1 boş kovan ele geçirildiği bildirildi. İddianamede, bu kişilerden birçok örgütsel içerikli yazışma, CD ve el konulan bilgisayarlarda örgütsel içerikli belge, bilgi ve e-mail kayıtlarının bulunduğu anlatıldı.

    -``KİLİSE`DE NELER ELE GEÇTİ``-

    İddianamede, Sevgi Erenerol`un basın sözcülüğünü yaptığı ve örgütsel içerikli toplantıların yapıldığı Türk Ortodoks Kilisesinde ele geçirilenler şöyle sıralandı

    ``Yunanistan`a ait olduğu anlaşılan çok sayıda hisse senedi, bono ve değerli kağıt türünde belgelerin bulunduğu, ayrıca kilisedeki kasanın içinde Sevgi Erenerol`un abisi Paşa Ümit Erenerol`a ait olduğunu iddia ettiği bir ruhsatsız tabanca ile yine bir gaz tabancasının bulunduğu, yine Sevgi Erenerol`un kullandığı alanda başkası tarafından getirilip bırakıldığını iddia ettiği `Derin Ergenekon` dokümanı ve bazı üniversitelerdeki öğretim üyeleri ile ilgili `kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin` fişlemelerin yapıldığı `Selçuk` isimli word belgelerini içeren CD ele geçirildiği, `Derin Ergenekon` belgesi içeriği incelendiğinde Ergenekon`un gizli yapılanması ve gizliliğin derecesi, yer altı yapılanmaları ve tarihsel gelişimiyle, Alpler Alperenler olarak adlandırılan örgütsel konumdaki kişilerin Türk Ordusuna sızmaya çalıştıkları ve gizlilik gereği bazı şeylerin açıklanmamasının gerektiği, Özel Kuvvetler Komutanlığının Ergenekon`un göz bebeği olduğu, hatta daha da ileri gidilerek Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk`ün dahi kendi örgütlerinin tarikatvari ve dini yapısının içerisinde olduğu ancak bunun henüz açıklanmasının zamanı gelmediğinden açıklanmaması gerektiği şeklinde ibarelerin bulunduğu görülmüştür.``

    -``GİZLİ ASKERİ BİLGİLER``-

    Şüpheli Veli Küçük`ten ele geçirilen ve daha önce diğer şüphelilerden elde edilemeyen birçok farklı örgütsel içerikli belgenin bulunduğu belirtilen iddianamede, bu belgelerin hemen hemen bir çoğunun Ümit Oğuztan`dan elde edilen disketlerde de word belgesi olarak yer aldığına işaret edildi.

    İddianamede, şöyle devam edildi

    ``Şüpheli Kemal Kerinçsiz`in `Büyük Güç Birliği` ve `Büyük Hukukçular Birliği` isimli derneklerdeki görevleri Sevgi Erenerol`la arasındaki hiyerarşik örgütsel ilişki sebebiyle, bu derneklerin bulunduğu yerler ile birlikte Kadıköy`de bulunan Kuvayı Milliye Derneği (1919) ile diğer illerde bulunan şubelerinde de yapılan aramalarda, şüpheli Kemal Kerinçsiz`de örgütsel içerikli belgeler ile (Zafer kod) Muzaffer Tekin`den ve Fikret Emek`ten elde edilen gizli askeri bilgilerin CD`deki bilgilerin bilgisayarda üzerindeki gizlilik şerhleri kaldırılmak suretiyle yazdırılıp dosyalanmış halinin ve birçok örgütsel irtibatlarını gösterir bilgi ve belgeler ele geçirilmiştir.``

    -``ŞOK SUİSAT VE CİNAYETLER...``-

    Şüpheli Paşa (kod) M. Fikri Karadağ ve Hüseyin Görüm`ün yönetimindeki Kuvayı Milliye Derneği (1919) etrafında örgütlenen grubun da Türkiye`de şok suikast ve cinayetler planladıklarının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, şu görüşlere yer verildi

    ``Bu konuda yapılan telefon görüşmeleri ve daha sonra ifadesi alınan Coşkun Çalık`ın beyanlarından da bazı ünlü kişilerin öldürülmesiyle alakalı kendilerine örgüt tarafından bazı talimatlar verildiği ve taahhütlerde bulunulduğu, buradan da Ergenekon terör örgütünün amaçları içerisinde bulunan `siyasileri dize getirmek için suikast yapılması` şeklindeki ilke kararının uygulamaya konulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu gruptan da iddianamemizin ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak belirttiğimiz birçok örgütsel içerikli belge, CD, fotoğraf ve bazı şüphelilerden ruhsatsız silahlar ele geçirilmiştir.``

    -``FABRİKATÖR...``-

    Daha önce gözaltına alınıp tutuklanmayan ve teknik takiplerde şüpheli Güler Kömürcü ile irtibat halinde olup bu irtibatını diğer örgüt üyeleriyle devam ettiren Mehmet Zekeriya Öztürk`ün bilgisayarlarında da yine örgütçe alınmış bazı kararların ve provokatif eylemlere ilişkin belgelerin bulunduğu anlatılan iddianamede, şunlar kaydedildi

    ``Daha önce bu şüpheliden elde edilen ancak kapak sayfaları bulunmayan bazı örgütsel içerikli belgelerin Veli Küçük, Ümit Oğuztan ve Tuncay Güney`den çıkan örgütsel dokümanlarla aynı olduğu ve şüpheli beyanında bu belgeleri İşçi Partisine danışmanlık yaptığı dönemde aldığını beyan etmesi ve Veli Küçük`ten çıkan `Fabrikatör` isimli belgenin içeriğinde Doğu Perinçek`in `Fabrikatör` olarak nitelendirdiği, `Fabrikatör` tanımının da Amerika`da olmayan olayları varmış gibi gösterip kamuoyunda bu tür yayın yapan kişilere bu adın verildiği ve bu konuda ayrıntılı bir çalışmanın yapıldığı ve Doğu Perinçek`in de Veli Küçük grubuyla irtibatlı olduğu, ayrıca `Ulusal Medya 2001` isimli dokümanın Veli Küçük ve Ümit Oğuztan`tan çıktığı ve belge içeriğinde Cumhuriyet Gazetesi`nin reorganizasyonu, bu konuda İlhan Selçuk`la yapılan görüşmelerin açıkça ifade edilmesi ve Tuncay Güney`in bu konudaki beyanları üzerine de İlhan Selçuk`un da örgütle irtibatının bulunması sebebiyle bu şüp

     
İşte Ergenekon iddianamesinden çarpıcı notlar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ergenekon iddianamesinde iki şifre

    Ergenekon iddianamesinde iki şifre

    İlk bakışta savcının iddianamede yer vermesi manasız görünen bazı olay ve isimler, yazar Avni Özgürel'e göre aslında iddianamenin şifreleri ve bilinçli konuldu: Nihayet açıklandı ve fal üzerine yorum yapmaktan kurtulduk. Savcının ‘Ergenekon’ derken neyi kastettiği, kimi neyle suçladığı artık belli. Geçmişte hayli hacimli ve iddialı çok iddianame ve yargılama sonunda o iddialarla...
  2. Ergenekon İddianamesinde 50 ünlü ismin telefon kayıtları

    Ergenekon İddianamesinde 50 ünlü ismin telefon kayıtları

    ergenekon telefon kayıtları Ergenekon İddianamesi eklerinin kamuoyuyla paylaşılmasıyla, işadamından sütçüsüne, aile üyelerinden taksicisine, siyasetçisinden sanatçısına, davayla tanık ya da sanık olarak dahi ilgisi olmayan binlerce insanın özel hayatı adları, soyadları ve telefon numaralarıyla afişe edildi. Bu kişilere ait özel bilgiler, Ergenekon İddianamesi’nin 297 numaralı delil klasöründe...
  3. Ergenekon iddianamesinde hangi AKP'li milletvekiller fişlendi

    Ergenekon iddianamesinde hangi AKP'li milletvekiller fişlendi

    Ergenekon soruşturması kapsamında açılan davanın iddianamesinin eklerinde yeralan ilginç bir belge AKP’li milletvekillerinin fişlendiğini de ortaya çıkarttı. Ergenekon davasının sanıkları arasında yeralan Halil Behiç Gürcihan’ın dosyaları arasında yeralan belgede, 22. dönem AKP’li tüm milletvekilleri için seçim bölgesi, isim, özgeçmiş ve notlar yeralıyor. Fişlenen 57 milletvekilinden 23'ü...
  4. Sınır ötesi Ergenekon iddianamesinde

    Sınır ötesi Ergenekon iddianamesinde

    Sınır ötesi 'Güneş operasyonu' harekat planları, Ergenekon iddianamesinde yer aldı. Balbay'ın notlarına göre Irak'ta 6 ay kalınması planlanmış. Ergenekon iddianamesine, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Şubat 2008'de PKK'ya karşı gerçekleştirdiği, sınır ötesi Güneş operasyonunun ilk planlamalarına ilişkin notlar da girdi. Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a ait olduğu öne...
  5. notlarım

    notlarım

    itiraf ediyorum notlarımı düşürdüm onları hemen toplamam lazım of offfffff aglamak istiyorum yaa:hasta:

Sayfayı Paylaş