gebe
  1. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0

    Kabirde olan hayat

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında mislinay tarafından paylaşıldı.

    kabirde yaşam kabirdeki melekler sorgu melekleri ne sorar sorgu melekleri ne zaman gelir kabir hayatıyla başlayan ahiret yaşamının bölümleri Kabir hayatı âhiret hayatının ilk durağıdır Dünyadan başlayıp kabre, haşre ve ebede kadar uzanıp giden beşer yolculuğunun ilk istasyonudur1 Kabir istasyonundan sonra yolculuk da devam ediyor, hayat da! Hayat devam ediyor; çünkü ruh bâkîdir Kabirde insan ceset bakımından ölmüştür; fakat rûhen hayy’dır, yani hayattadır, yani yaşıyor
    Kabir suâli haktır Kabir azabı haktır Kabir saadeti haktır Kabirden sonra ruhun cesetle birlikte yeniden dirilişi haktır Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “İnsan diyor ki: ‘Öldüğüm zaman gerçekten diri olarak (kabrimden) çıkarılacak mıyım?’ İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?”2
    Kabirde azabı ruh çeker, saadeti de ruh görür Fakat ceset hissesiz de kalmaz! Kabir hayatı açısından ceset ölmüştür; fakat rûha gelen darbelerin veya mutlulukların çok da uzağında değildir Çünkü günahlarda ruhun irâde beyanı ve şer tercihi her ne kadar ön plânda idiyse de; cesedin fiilî rolü ve bizâtihî iştirâki göz ardı edilebilir mi? Meselâ, koğuculuğu isteyen ve teşvik eden rûhî kuvveler ise de, bilfiil icrâ eden dil değil mi? Meselâ, hırsızlığa yönlendiren rûhî güçler ise de, hırsızlıktan fiilen beslenen ve faydalanan beden değil mi? Meselâ, içkiye sürükleyen rûhî temâyüller ise de, içkiyi tadan, haram eğlenceden beslenen ve keyif alan beden değil mi?
    Bunun aksi sevap ve hayır noktasında da düşünülebilir Hayra yönlendiren kalbin duyarlılığı ise de, hayır için çok çilelere katlanan bedenden başkası değildir Meselâ, namaz için camiye gitmeye yönlendirdiğimiz ayaklarımızın hakkından geçebilir miyiz? Bir ihtiyaç sahibinin elini tutmakta kullandığımız ellerimizin hakkını görmezden gelebilir miyiz? Haramlardan yana sevk etmediğimiz ve helâl dâirede terbiye ettiğimiz bedenimizin muhtelif organlarının mükâfâtı hak etmediğini söyleyebilir miyiz?
    Hiç şüphesiz asıl cismânî lezzet de, cismânî azap da “ba’sü ba’de’l-mevtten” sonra, yani dirilişi müteâkip kurulacak mîzandan sonra, yani mahşerden sonra hayatın Cennet ve Cehennem şeklinde tecellîsi çerçevesinde görülecektir Ve kabir hayatı genel itibariyle ruhânîdir Fakat bir takım tecellîlerden cesedin de hissesini alacağı anlaşılmaktadır
    Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurmuştur: “Kabir, âhiret konaklarından ilkidir Eğer insan ondan kurtulursa, gerisi kolaydır! Şâyet kurtulamazsa, gerisi daha ağırdır”3
    Ebû Hüreyre (ra) anlatmıştır: Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurdu:
    “Ölen kişi defnedildiği zaman ona siyah ve mavi gözlü iki melek gelir Bunlardan birine Münker, öbürüne de Nekir denir
    “Melekler sorarlar: ‘Bu zât için ne demiştin?’
    “Adam, ölmeden önce söylediğini aynen söyler: ‘O, Allah’ın kulu ve Resûlüdür Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ederim’
    “Melekler: ‘Senin bunu söylediğini esasen biliyorduk!’ derler
    “Sonra onun kabri yetmiş metre kare olarak genişletilir, içi onun için aydınlatılır Sonra ona: ‘İstirahat et!’ denir
    “O da öyle sevinir ki: ‘Âileme dönüp onlara haber vereyim mi?’ der
    “Melekler: ‘Gelin-güvey gibi uyu’ derler
    “Onları âilesinden en çok sevdiği kişi uyandırır! O kişi, Allah onu yatağından mahşerde kaldırıncaya kadar rahatça istirahat eder
    “Şâyet ölen münâfık ise, meleklerin sorusuna: ‘İnsanların ona Peygamber dediklerini işitirdim! Ve ben de aynı şeyi söylerdim! Fakat hakikat mıdır, bilemiyorum!’ der
    “Bunun üzerine melekler: ‘Senin böyle söylediğini esasen biliyorduk!’ derler
    “Sonra toprağa: ‘Onun üzerine eğil!’ denilir Toprak onun üzerine eğilir Yan kaburga kemikleri yerlerinden oynar Ve Allah onu yatağından mahşerde kaldırıncaya kadar, böylece toprakta devamlı olarak azap içinde kalır”4 Yâ İlâhenâ, Rabbimiz sensin Bizi kabir azabından, âhiret azabından ve Cehennem ateşinden muhafaza eyle Âmîn Dipnotlar:
    1- Sözler, s 27
    2- Meryem Sûresi, 19/66, 67
    3- Tirmizî, Zühd, 3
    4- Tirmizî, Cenâiz 70

     
    renesme bunu beğendi.
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Kabirde olan hayat
    amin emeğine sağlık
     
Kabirde olan hayat konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kabir Hayatı-Kabir Azabı

    Kabir Hayatı-Kabir Azabı

    kabir hayatı ile ilgili videolar kabir azabını kıyamete kadar kaldıran dua Bilirler, Akıl ederler, Duyarlar, "Hiç şüphe yok ki, ölü defnedilip arkadaşları, yanından ayrıldıkları zaman; yanından ayrılırken cenazesini kaldırıp kendisini ahirete yolcu edenlerin ayak seslerini işitir. (6) Peygamber efendimiz (s.a.v) Bedir'de öldürülen kâfirlerin içi taşlarla örülmemiş bir kuyuya...
  2. Kabir Hayatı

    Kabir Hayatı

    kötü ruhlar kabir alemi Dünya hayatından sonra, ahiret hayatından da önce fakat ahiret hayatı içinde ele alınması gereken bir başka hayat daha vardır ki o da kabir hayatı veya "Âlem-i Berzah"denilen hayattır. Berzah,* asıl manasında iki şey arasında bulunan engel, ayırıcı sınır demektir. Bu kelime Kur'an'ın "el-Mü'minûn, 23/100; er-Rahmân, 55/20; el-Furkan, 25/53"...
  3. Kabir Hayatı Berzah Alemi

    Kabir Hayatı Berzah Alemi

    berzah alemi kabir ve berzah kabir ve alemi video kuranda BERZAH ALEMİ Dünya hayatının sona erdiği ölüm ile ebedi ahiret hayatının başladığı zaman arasında, Kur’ân’ın “Berzah” adını verdiği bir dönem bulunmaktadır. Berzah, "engel", "perde" anlamlarına gelir. Kuran’da şöyle buyuruluyor: حتى اذا جاء احدهم الموت قال رب ارجعون لعلى اعمل صالحا فيما تركت كلا انها كلمةهو قائلها...
  4. Ölüm ve Kabir Hayatı İle İlgili Bilgiler

    Ölüm ve Kabir Hayatı İle İlgili Bilgiler

    bu konu ölüm ve kabir hayatı hakkında bilgiler içermektedir. Allah'ın yarattığı her canlı kendisine bahşedilen ömürün vakti bittiği zaman ölümü mutlaka tadacaktır. Kimse bu dünya da baki değildir. baki olan yalnız ve yalnız yüce Allah'dır. Ölümün ne zaman ve nerede, nasıl geleceğini kimse bilemez . Allah öncelikle hepimize temiz ve hayırlı ölümler nasip etsin diyerek sizlere M.Yaşar...
  5. Her ölüye kabir sorusu sorulurmu?

    Her ölüye kabir sorusu sorulurmu?

    İbni Sebeci bir tanıdığım, (Kabir azabı olmaz. Bu, mahkemeye çıkmadan karakolda, dayak atmaya benzeyen yargısız infazdır. Hem de çürüyüp toprak olmuş ölüye kabir azabı olmaz) dedi. Başka bir tanıdık da, (Mumyalanan veya yanıp kül olan ölüye de kabir suali ve azabı olmaz) dedi. Kabir suali ve azabı hak değil midir? CEVAP Sapık fırkalardan Mutezile kabir azabına inanmaz. İbni Sebeciler de,...

Sayfayı Paylaş