gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Kadın Haberleri 2003

    Konu, 'Kadın Haberleri' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    TÜRK KADINI DAYAK MAĞDURU... Resmi kayıtlara göre Türkiye'de kadınların yüzde 58'i dayağa maruz kalıyor. --------------------------------------------------------------------------------

    Ancak uzmanlar, gerçek rakamların bunun çok üzerinde olduğu görüşünde. Töreler ve geleneksel nedenler yüzünden gerçek rakamlar tam olarak belirlenemiyor.



    Ankara Tabip Odası'nca 16-17 Kasım 2002 tarihleri arasında düzenlenen ''Kadına Yönelik Şiddet ve Hekimlik Sempozyumu'' sonuç bildirgesine göre, kadına yönelik şiddet evrensel bir gerçek olarak kabul ediliyor.
    Türkiye'de kayıtlı verilere göre, kadınların yüzde 58'i dayağa maruz kalıyor. Ancak töreler ve geleneksel nedenlerle gerçek rakamlara ulaşılamıyor.
    Şiddete maruz kalan kadınlar kendilerini çaresiz hissediyor ve ne yapacağını bilemiyor. Bu nedenle şiddete maruz kalan kadınların hak arama sürecini başlatacak kurumlarla ilişkiye geçmesinin sağlanması gerekiyor.
    Kadına yönelik şiddet konusunda sağlık çalışanlarının yaklaşımı daönem taşıyor. Sonuç bildirgesine göre, özellikle, acil servis, adli tıp, kadın doğum gibi uzmanlık alanlarında eğitimin bu konuya da içerir şekilde yeniden biçimlenmesi gerekiyor. Hekimlerin, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimlerinde, ''cinsel şiddete uğrayan kadınlara hekim yaklaşımı'' konusunda eğitilmeleri büyük önem taşıyor.
    Zaman içinde sistemlerin ve kültürlerin etkisiyle kazanılmış bir rol ve erkekler şiddet uygulamayı, kendilerine yönelik şiddetle öğreniyor. Sünnet, futbol, askerlik gibi tüm erkeklik rituelleri şiddeti içselleştirmeye yönelik olarak kabul ediliyor. Bu nedenle şiddete karşı direnebilmek, erkeklerin kültürel erkeklik normlarına direnebilmeleriyle mümkün olacak.

    İŞYERİNDE CİNSEL TACİZ
    Bildirgeye göre, çalışma yaşamında da kadınlar haksız ve cinsiyet ayrımcı uygulamalarla karşılaşıyor, şiddete ve cinsel tacize maruz kalıyor. Ancak, işyerinde şiddete maruz kalan kadınlar işten atılma ve dışlanma korkusuyla sessiz kalıyor. Türkiye'de çalışma yaşamında cinsel şiddetin önüne geçecek politikaların geliştirilmesi, yasal düzenlemeler yapılması ve uygulamaya sokulması gerekiyor.


    KIZLIK ZARI İNCELEMESİ
    Sonuç bildirgesine göre, özerkliğin oluşmadığı durumlarda kızlık zarı incelemesi eğer sağlığı tehdit eden bir durum söz konusu değilse kadının ruhsal ve bedensel bütünlüğünü bozuyor, bu nedenle etik dışı bir uygulama olarak kabul ediliyor. Sorumlu hekim davranışı da bu uygulamayı reddediyor.
    Cinsel işkence konusunun da irdelendiği sempozyum sonuç bildirgesine göre, cinsel işkence, silahlı çatışma, gözaltı koşulları ve savaş hallerinde çok yaygın olarak kullanılıyor. Ulusal ve uluslararası hukuk açısından işkence faillerinin cezalandırılması, bunun bir insanlık suçu olarak kabul edilmesi, bu suçların zaman aşımına uğramaması yönünde yaptırımlar gerekiyor.
    (aa)

    Haber X 02.01.2003

    Av.Habibe Yılmaz Kayar
    İstanbul Barosu

     
  2. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003
    Anneyi kurşunlayarak, bebeği sokağa bırakarak öldürdüler

    Batman'ın Sason İlçesi'ne bağlı Geçitli Köyü'nde bir kadın, yasak ilişki nedeniyle bebeğiyle birlikte öldürüldü. Olaydan sonra öldürülen kadının kayınbiraderi ve oğlu tutuklandı.
    Edinilen bilgiye göre, Geçitli Köyü'nde oturan Sevide Uyanık (24), nikahsız yaşadığı korucu Mahmut Tiryaki'nin kaçakçılık suçundan yaklaşık 2 yıl önce tutuklanması üzerine, kuması Nazime Tiryaki ile birlikte kayınbiraderi Bahattin Tiryaki'nin evine yerleşti.
    Burada yaşayan ve yasak ilişkiden hamile kaldığı belirtilen Uyanık, 30 Aralık tarihinde yeni doğan çocuğuyla birlikte ölü bulundu.
    Aile fertlerinin intihar olarak yansıttığı olay, Sason Cumhuriyet Savcılığı'nca incelemeye alındı. İnceleme sonucu, Uyanık'ın vücudunda 2 kalaşnikof mermisinin izi bulundu. Uyanık'ın uzun namlulu silahla ateş edilerek öldürüldüğü ve 3 günlük bebeğinin de büyük olasılıkla soğukta bırakılması sonucu öldüğü belirlendi.
    Öldürülen kadının korucu olan kayınbiraderi Bahattin Tiryaki ile oğlu Burhan Tiryaki, olayın zanlıları olarak yakalanırken, ifadeleri alındıktan sonra sevk edildikleri adli mercilerce tutuklandı. Savcı Mehmet Fırat, çocuğun kime ait olduğu, nasıl öldüğü ve kadının kiminle ilişkiye girdiğinin DNA testi ile ortaya çıkacağını belirterek, bebekten alınan parçanın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini belirtti.
    Kadının hamileliği sırasında doktora giderek bebeği aldırmak istediği, ancak yanında refakatçi olarak kocası bulunmadığından kürtajın yapılmadığı da ileri sürüldü.
    Tutuklanan Bahattin ve oğlu Burhan Tiryaki'nin, verdikleri ifadelerinde suçlamaları kabul etmedikleri öğrenildi.

    Milliyet 7 Ocak 2003
     
  3. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    Koca dayağı öldürdü



    Kocaeli'nin Derince İlçesi'nde 2 çocuk annesi 28 yaşındaki Saime Örnek, eşi 30 yaşındaki Ferhat Örnek tarafından dövülerek öldürüldü. Gözaltına alınan Ferhat Örnek, ``Eşimin beni aldattığından şüpheleniyordum. Göğsüne demir çubukla vurduktan sonra üzerine çıkıp dizlerimin üzerinde tepinerek yumrukladım'' dedi.
    Olay, Derince İlçesi'nin Çenedağ Mahallesi'nde oturan Saime Örnek'in iki gün ortalıklarda gözükmeyip komşularının polise haber vermesiyle orta çıktı. Polis, genç kadının cesediyle karşılaşırken, otopside Saime Örnek'in cesedinin bulunmasından 20 saat önce, göğüs bölgesine sert bir cisimle vurulan darbe sonucu kaburga kemiklerinin kırılıp ciğerlerine batmasından kaynaklanan iç kanamadan öldüğü anlaşıldı. Polis genç kadının ölümünün cinayet olması nedeniyle yakınlarıyla birlikte eşi Ferhat Örnek'i gözaltına aldı.
    Önce suçlamayı kabul etmeyen Ferhat Örnek, daha sonra suçunu ağlayarak, ``Beni aldattığından şüpheleniyordum. Bu nedenle aramızda tartışma çıktı. Onu sırt üstü yere yatırdım. Önce göğsüne demir çubukla vurdum. Dizlerimle göğsünde tepinerek yumrukladım. Amacım öldürmek değildi. Daha sonra kendinden geçti'' dedi. Ferhat Örnek, eşinin öldüğünü anlayınca o gece evde birlikte kaldığı daha sonra çalıştığı oto kaportacıya gittiği anlaşıldı. Örnek'in daha önce de gasp suçundan hüküm giymiş Şartla Salıverme Yasası ile serbest bırakıldığı anlaşıldı.

    Radikal18/01/2003
     
  4. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    BİR TOPLU TECAVÜZ DAHA


    Turgutlu'da 16 yaşındaki ilkokul öğrencisi Z.K.'yi kaçırıp tecavüz ettikleri iddiasıyla 17 Ocak 2003'te 13 kişi gözaltına alındı. Sabah okula gitmek için evden çıkıp bir daha dönmeyen kızının bulunması için babasının yaptığı başvuru ile ortaya çıkan olay nedeniyle sanıkların 9'u tutuklandı, 4'ü serbest bırakıldı.

    MOR BÜLTEN den alınmıştır
     
  5. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003
    ÇOCUK TECAVÜZCÜSÜNE "MAHKEMEDE İYİ HAL? İNDİRİMİ


    Şimdilik bilinen 12 kız çocuğuna tecavüz eden ve 3 kız çocuğuna da tecavüze yeltenen Yaman Özçelik yargılandığı iki davada 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Özçelik'in cezası, mahkemedeki iyi hali ev samimi itirafı nedeniyle 6'da bir oranında indirildi.

    MOR BÜLTEN den alınmıştır
     
  6. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    ÖĞRETMEN DE TAHRİK OLURSA!


    Gebze Yahya Kemal Beyatlı İlköğretim Okulu öğrencisi 13 yaşındaki M.K. intihara kalkışınca öğretmeni Mustafa Kaplan'ın bir aydır tacizine uğradığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan Kaplan olayı doğruladı ve savunmasında "ama tahrik etti? dedi.

    MOR BÜLTEN den alınmıştır
     
  7. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003
    TECAVÜZDE ZAR FARKI!


    Sivas'ta kaçırdığı B.Ö.(14) ile cinsel ilişkiye girip hamile bıraktığı iddiasıyla yargılanan Yusuf Sertel'e verilecek ceza, BÖ nün bakire olması nedeniyle doğumun nasıl gerçekleşeceğine bağlı... BÖ sezaryenle doğum yaparsa Sertel'e verilecek ceza kızlık zarı bozulmadığı için daha hafif olacak.


    MOR BÜLTEN den alınmıştır
     
  8. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    ŞEMSİYE ALLAK HALA YOĞUN BAKIMDA


    Mardin'de aile meclisi kararıyla 7 kişi tarafından başı taşla ezilerek öldürülmek istenen Şemsiye Allak karnındaki bebeğini kaybetti. Şu anda yoğun bakımda bilinçsiz olarak yatan Allak'ın doktorları, beyin fonksiyonlarındaki ilerleme ve düzelmenin çocuğunu düşürdükten sonra durduğunu söylüyorlar. Kendisini gün aşırı bir kadın ziyaret ediyor. Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Komisyonu, yakında yapılacak duruşmada kadınlar olarak müdahale talebinde bulunacak.


    MOR BÜLTEN den alınmıştır
     
  9. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    İRAN'DA KORKUNÇ CEZA


    Tahran Mahkemesi, Razieh adlı 15 yaşındaki bir genç kızı 50 kırbaç, bir yıl hapis ve 3 milyon tümen para cezasına çarptırdı. İran Direnişi Kadın Komisyonu Ulusal Konseyi, 23 Ocak'ta yaptığı açıklama ile uygulamayı kınadı ve özellikle çocuk ve gençlere her türlü acı veren cezanın kaldırılması için acil eylem çağrısı yaptı. İran İslam Cumhuriyeti'nde, 15 yaşındaki bir genç kız, yetişkin kabul edildiği için yetişkinlere verilen her tür cezayı görebiliyor. (29 Ocak-Bianet)
     
  10. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    Erkek dövüyor, tecavüz ediyor

    Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü ile Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği'nin verilerine göre ise kadınların şiddete maruz kalma oranı yüzde 58...

    Aynı araştırmanın verilerine göre Türkiye'de erkeklerin yüzde 45'i, kadının kendisine itaat etmemesi halinde "dövme hakkı" bulunduğuna inanırken, yüzde 23'ü de eşine "tecavüz" ediyor.

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 19 ilde yapılan araştırmada, kadınların yüzde 45.8'inin hiç eğitim almadığı, yüzde 4.3'ünün ilkokul eğitimini yarıda bıraktığı, yüzde 33.5'nin 5 yıllık ilkokul eğitimin tam alamadığı belirlendi.
    (Bianet)
     
  11. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    Mülteci Kadınlar İki Kat Sorunlu
    Mülteci kadınlar, ülkelerinden kaçışlarından, sığınma talebinde bulundukları ülkeye geliş, mülteci olarak kabul edilmelerine kadar geçen süreç ve karardan sonraki süreç olmak üzere her aşamada farklı tehlikeler ve şiddet biçimleri ile karşı karşıyalar.



    --------------------------------------------------------------------------------
    TOPLUM VE HUKUK DERGİSİ
    14/03/2003 Av. Ayşe AKKAYA
    --------------------------------------------------------------------------------
    BİA (İstanbul) - Kadın ve çocuk mülteciler, mülteci hareketliliğinin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturmaktadır. Kadınlar da bütün mülteciler gibi baskı zulüm ve korku içinde oldukları için kaçarlar. Ancak kadınlar, erkeklerden farklı olarak cinsel ayrımcılık, sosyal ve kültürel ön yargılardan kaynaklanan baskı ve zulüm, kadının bedensel ve ruhsal sağlığını bozan geleneklerden kaynaklanan zarar verici uygulamalar, cinsel istismar, cinsel şiddet, aile içi şiddet gibi sadece cinsiyetlerinde dolayı uğradıkları zulüm ve baskıdan kaçmak amacı ile de ülkelerini terk etmek ve başka bir ülkeye sığınmak zorunda kalırlar.

    Kaçmak kurtarmıyor

    Kadınların zulüm ve baskıdan kaçmak amacı ile ülkelerini terk etmeleri onların sorunlarını sona erdirmemekte, gerek kaçış sırasında ,sınır kapılarında , geldikleri ülkede ya da yerleştirildikleri kamplarda da tehdit, istismar ve cinsel şiddet tehlikesi ile yüz yüze kalmaktadırlar. Fuhuş ve zorla cinsel ilişkiye zorlanabilmektedirler.

    Bu gerçekler uluslararası toplum tarafından ancak 1970'li yılların başından itibaren ele alınmaya başlanmıştır. Bugüne kadar bir çok gelişme sağlanmış olmakla birlikte bunlar kadınların uğradıkları mağduriyeti gidermeye yeterli değildir.

    B.M.'den tavsiye

    Birleşmiş Milletler Mültecilik Yüksek Komiserliği (BMMYK) İcra Komitesi, değişik tarihlerde aldığı kararlar ile kadınların cinsiyet nedeni ile uğradıkları baskı ve zulüm veya haklı bir korkudan kaynaklanan zulüm ve baskı ihtimali halinde uluslararası korumadan yararlanmaları gerektiği üzerinde ısrarla durmuş ve bunu sözleşmeye taraf tüm devletlere tavsiye etmiştir.

    Mülakat da sorunlu

    Kadın mülteciler mülteci statüsünün belirlenmesi ile ilgili işlemlerde daha güç ve farklı sorunlarla karşılaşmaktadırlar.

    Gerek kaçış sırasında, gerekse kaçmadan önce , geldiği ülkede cinsel şiddete maruz kalan kadın kendi ülkesinin gelenek ve kültüründe bu durum cezalandırılıyor veya toplumdan dışlanma tehlikesi ile karşı karşıya ise, yetkili ile yapılan mülakat sırasında da cezalandırılacağı korkusu, utanma,çekinme gibi nedenlerle uğradıkları cinsel şiddeti anlatmakta zorluk çekmekte ve bazen de bunu yetkililere hiçbir şekilde anlatmamaktadırlar.

    Ancak bunlar anlatılmadığında iltica talebinin haklılığının ispatı güçleşmekte, bu durum onların iltica taleplerinin kanıtlanması konusunda oldukça çok sorun yaratmaktadır.

    Mülakat yapanlara cinsiyet duyarlılığı

    BMMYK İcra Komitesi’nin değişik tarihlerde aldığı kararlar ile bu tip sorunlar ortadan kaldırılmaya yarayacak çözüm önerileri üretilmiş ve bu öneriler tüm taraf devletlere tavsiye edilmiştir. Bu önerilerden bazıları şöyle:

    . Gerek sözleşmeye taraf devletleri gerekse BMMYK bünyesinde çalışan özellikle görüşmeleri yapan görevlilerin cinsel duyarlılık kazandıracak eğitimler almalarını sağlamak ve teşvik etmek.

    . Mülteci statüsünün belirlenmesi işlemlerinde cinsel şiddete maruz kalan ya da kalmış olabilecek olan sığınmacılara duyarlı davranmak.

    . Sığınma arayan kadınların yanında aile üyeleri olduğu durumlarda da bu usullere gerektiği gibi ulaşmasını sağlamak.

    . Mülakat sırasında kadın sığınmacılarla görüşme yapan kişi ile tercümanın kadın olması konusunda hassas davranmak. Kadın sığınmacının bu yöndeki talebini dikkate almak ve görüşmecinin kendisini rahat hissedebileceği ve konuşabileceği ortamı yaratmak.

    . Mülteci statüsünün belirlenmesine ilişkin olarak çalışan kişilerin cinsiyet (gender) ve sığınma arayan ve uluslar arası güvenlikten yararlanmak isteyen kadınların kaçtıkları ülkenin kültürü, gelenekleri,toplumsal yapısı gibi konularda duyarlı hale getirilmesine yönelik eğitim programlarının oluşturulmasını sağlamak ve bu konuda sözleşmeye taraf devletleri teşvik etmek.

    Sığınmacı kadınlara destek

    Kadınlar dünyanın her yerinde cinsiyetçi bakış ve anlayış yüzünden değişik ezilme biçimlerine ve zulme maruz kalmaktadır. Bu durum mülteci kadınlarda katlanarak devam etmektedir.

    Mülteci kadınların ülkelerinden kaçışlarından, sığınma talebinde bulundukları ülkeye geliş,mülteci olarak kabul veya ret kararını almalarına kadar geçen süreç ve karardan sonraki süreç olmak üzere her aşamada farklı tehlikeler ve farklı şiddet biçimleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

    Zorla fuhşa itilme, tehdit ve vaatlerle cinsel ilişkiye zorlanma, her an cinsel, fiziksel şiddete maruz kalma ihtimali, yerel halkın onlara yönelik saldırgan ve ön yargılı tutumları, aile içi şiddetin daha da yoğunlaşması yaşadıkları sorunlarından sadece bir kaçını oluşturmaktadır. Bu sorunları daha ayrıntılı tartışmamız ve sorunlara çözüm önerileri üretebilmemiz ve sorunu gündemde tutmamız bizlerin mülteci ve sığınmacı kadınlara sunabileceği en önemli destek olacağını unutmamak dileğiyle.

    * Av.Ayşe Akkaya (İstanbul Barosu Mülteci ve Sığınmacı Hakları Çalışma Grup Üyesi)

    Toplum ve Hukuk Dergisi, Sayı 4. Kadın Mülteciler başlıklı yazıdan kısaltılmıştır.
     
  12. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    Bir töre cinayeti davasında, davacısız, tanıksız duruşma


    Mardin'in Yalımköy Beldesi'nde işlenen töre cinayeti davasına dair son haberleri okudunuz mu? (Radikal, 16 mart). Ayrıntılarının bir anlamı yok. Ailenin hamile kalan kızı ve ötesi...
    On çocuklu Hilal Açıl mezarda. Onun hamile bıraktığı Şemsiye Allak hastanede. Yörede herkes her şeyi biliyor. Ama mahkemede savcıdan gayri davacı ve şikâyetçi yok. Allak ailesi mensuplarının da sesi çıkmıyor, Açıl ailesiyle (aile'yi aşiret okuyabilirsiniz) aralarında anlaşmışlar. Ya töre uygulamasını haklı buldukları, ya da korkup çekindikleri için.
    Gazeteciler mahkemenin yanına sokulamıyor. Son celseye uzaktan gelen bir tanık, durumu görünce Adliye binasına girmekten vazgeçmiş.
    Savaşlar dehşet vericidir, ama başlar ve biter. Ben, sona erdirmeye hiç de niyetli görünmediğimiz bazı durumlardan söz ediyorum.


    Hakkı Devrim

    19/03/2003 Radikal Gazetesi
     
  13. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    V-Day'in Şiddete Karşı %1 Kampanyası Vagina Monologları oyununun yazarı Eve Ensler'in 1997 yılında feminist.com adlı eylemci bir kadın grubuyla birlikte başlattığı V-Day hareketi, ABD savunma bütçesinin %1'inin kadınların güvenliğine ayrılması için kampanya başlattı. V-Day hareketi, misyonunu tüm dünya çapında kadınlara yönelik şiddeti sona erdirmek olarak tanımlıyor ve politikacılardan şiddete daha fazla şiddetle karşılık verme geleneğini kırmalarını talep ediyor.
    V-Day hareketinin doğum günü 14 Şubat 1998 yani Sevgililer Günü... Hareket üç V harfine dayanıyor: Vagina, Violence (şiddet), Victory (zafer)... Sahnelenen oyunlar ve yapılan performanslardan toplanan gelirler, kadına yönelik şiddete karşı mücadelede kullanılıyor.

    Birçok ülkede şiddete karşı mücadele eden kadın gruplarına destek veren V-Day hareketinin son bütçeden %1 kampanyası, şiddetin kökleşmiş nedenlerini ortaya çıkartacak ve şiddetin artmasından ziyade geriletilmesini sağlayacak daha işler çözümler aranmasını talep ediyor. V-Day, kampanyasını şöyle tanıtıyor: "Bosna, Kosova, Filistin, İsrail ve Afganistan'da savaşın, masum insanların öldürülmesine ve şiddetin günlük hayatın içine işlemesine neden olduğunu birinci elden gördük. Bizi "korumak" adına askeri savunmaya ayrılan harcama ve dikkatle binlerce kadının saldırıya uğraması gerçeğine ayrılan arasında inanılmaz bir uçurum vardır. %1 kampanyası, ABD'nin savunma bütçesinin %1'inin kadınların güvenliğine ayrılmasını talep eden farklı kişi, grup ve organizasyonlardan oluşur. Eğer savunma bütçemizin - ki 4 milyar dolardır - %1'i kadınların güvenliğine tahsis edilecek olursa, kadınlar okullarda, sokaklarda ve yatak odalarında güven içinde olacaklardır. Amerikalı kadınlara eziyet eden bu terörü sonlandırmaktan daha büyük bir önceliğimiz ne olabilir? Bu şiddetin etkileri ve sürmekte olan tehdidini kadınlar hayatlarının her gününde yaşıyorlar. Liderlerimiz, ancak biz talep ettiğimiz takdirde şiddeti önlemeyi milli "yapılacaklar listesinin" en başına koyacaktır. %1 kampanyasını, tam da burada, evimizde bir barış sağlama ve sürdürme eylemi olarak düşünün!"

    Vagina Monologları kitabı, Türkiye'de Miron Yayınları tarafından yayımlandı.

    Haber Mor Bülten dan alınmıştır.
     
  14. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    İsveç'te anne olmak varmış..

    117 ülkede yapılan bir araştırmaya göre Türkiye, en iyi annelik koşulları sıralamasında 69'uncu. Anne olmak için en iyi ülke İsveç, en kötüsü Nijer

    "Save the Children-Çocukları Kurtarın" adlı uluslararası bir kuruluş, 'hangi ülkede anne olmanın daha avantajlı olduğunu' araştırmak için tam 117 ülkede bir araştırma yaptı. Türkiye, listenin kötüleri arasında 69'uncu sırada yer aldı. Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Moritanya, Bolivya, hatta Nikaragua dahi Türkiye'yi geride bıraktı. Bu yıl dördüncüsü hazırlanan ve önümüzdeki hafta açıklanacak listenin ilk sıralarını İskandinav ve Kuzey Avrupa ülkeleri alıyor. Amerika, 11'inci sırada. Son sıralarda ise Afrika ülkeleri geliyor.

    HER 130 ANNEDEN BİRİNİN DOĞUMDA ÖLME RİSKİ VAR
    Kuruluşun uzmanları 117 ülkedeki annelerin durumunu, doğum, ölüm, sağlıklı bakım alma, hastalıklar gibi konu başlıklarında değerlendirdi. Buna göre Türkiye'de her 130 anneden biri doğum sırasında ölme riski taşıyor. Kadınların sadece yüzde 38'i modern doğum kontrol yöntemlerini uyguluyor. Anemi hastası olan hamile kadınların oranı da Türkiye'de yüzde 74'e kadar çıkıyor.

    Ayrıca kadınların ulusal hükümette görev alma oranıysa sadece yüzde 4 olarak belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl hazırlanan listede Türkiye'nin durumu bu yıla oranla çok daha iyi görünüyor. Geçen yıl 59'uncu sıradaydık.

    TÜRKİYE'NİN DURUMU PEK PARLAK DEĞİL...
    'Çocukları Kurtarın' kuruluşunun uzmanları, benzer araştırmayı kadınların koşulları hakkında 122, çocukların koşulları hakkında da 163 ülke üzerinde gerçekleştirdi. Bu ikisinde de Türkiye, anneler listesindeki gibi parlak durumda değil. Kadınlar sıralamasında 74, çocuklar sıralamasındaysa 91'inci sırada geliyoruz. Bu listeler belirli kriterler temel alınarak hazırlanıyor.

    Kadınlar listesinin 6 önemli kriteri doğum sırasında ölme oranı/riski; modern doğum kontrol yöntemi kullanma oranı; eğitimli personelin gerçekleştirdiği doğum oranı; anemi hastası hamile kadın oranı; yetişkin kadınlardaki okuma-yazma oranı ve kadınların ulusal hükümete katılım oranı... Çocuklarla ilgili listeyse ölüm oranı, okula gitme oranı, temiz içme suyu alabilenlerin oranı ve 5 yaşın altında ciddi beslenme eksikliği çekenlerin oranı temel değerler alınarak hazırlanıyor.

    LİSTEDE İLGİNÇ VE ACI İSTATİSTİKLER VAR

    Hindistan'daki hamilelerin yüzde 88'i anemi hastası
    * Son sıradaki 10 ülkede her 7 çocuktan 4'ü okula gitmiyor.

    * Yetişkin her 4 kadından sadece biri okuma-yazma biliyor.

    * İlk 10 ülkedeki her yetişkin kadın okuma-yazma biliyor, bütün çocuklar okula gidiyor.

    * Son sıradaki 10 ülkede yaşayan kadınların çocuklarının birinci yaşına gelmeden ölme riski, ilk 10 ülkedekilerin tam 27 katı. Annenin doğumda ya da sonrasında ölme riskiyse 100 kat daha fazla.

    * İlk sıradaki İsveç ve son sıradaki Nijer arasındaki kıyaslama daha dramatik sonuçlar ortaya koyuyor İsveç'teki kadınların yüzde 72'si modern doğum kontrol yöntemi uyguluyor, 1000 çocuktan sadece 3'ü bir yaşına girmeden ölüyor, bütün doğumları eğitimli personel gerçekleştiriyor. Buna karşılık Nijer'de doğumların sadece yüzde 16'sına eğitimli personel giriyor, kadınların yüzde 4'ü doğum kontrol yöntemi uyguluyor, her 1000 çocuktan 156'sı birinci yaşını göremeden ölüyor...

    * Dünyanın en güçlü ülkesi olarak görülen Amerika, 11'inci sırada kaldı. Uzmanlar burada çocuk doğum oranının Avrupa ülkelerine göre daha yüksek olduğunu, her 3.500 anneden birinin öldüğünü, bu rakamın da ilk 10 ülkeye göre yüksek olduğunu söylüyor.

    * Afganistan, Gine, Sierra Leone ve Somali'de her 7 kadından biri doğumda ölüyor

    * Hindistan'daki hamilelerin yüzde 88'i anemi hastası.

    * Nİjer'deki kadınların sadece yüzde 8'i okuma-yazma biliyor.

    * Irak'taki bir annenin çocuğunun bir yaşına girmeden öldüğünü görme oranı, İsveç'tekinden 35 kat fazla.

    * Somali'de çocukların yüzde 86'sı okula gitmiyor.

    * Çad ve Etiyopya'da temiz içme suyu olmayanların oranı yüzde 70.

    Sabah Gazetesi 07.05.2003
     
  15. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Cevap: Kadın Haberleri 2003

    Eşlere el kaldıran yandı


    İngiliz hükümeti, eşleri ya da birlikte oldukları kadınlara karşı şiddet uygulayan erkekleri, tecavüz hükümlüleri ile aynı muamemeye tabi tutarak önce fişleyecek sonra teşhir edecek ve yeni ilişkilerinde de kadınları uyaracak.


    İngiliz hükümetinin aldığı karar, insan hakları kuruluşları tarafından, "yeni ilişkiye girdikleri insanlara neyi anlatıp anlatmayacaklarına insanlar kendi karar verir" gerekçesiyle şidddetle eleştirildi.

    ÜLKE İÇİ ŞİDDET YASASI

    İngiliz hükümeti, eşlerine fiziki şiddette bulunanları cinsel saldırı suçlularına uyguladığı yasaya dahil edecek.

    Tecavüz gibi cinsel suçlardan hüküm giyenler İngiliz yasalarına göre, fişleniyor ve liste halkın ulaşımına açılıyor.

    Cinsel suçlardan yargılanan ve hüküm giyenler, evlerinden taşınmaları durumunda da emniyete bilgi veriyor. Yeni taşındıkları yerde de aynı bilgilendirmeyi yapmak zorunda kalıyor. Suçlular ayrıca, 6 ayda bir yine emniyete gelerek ifade veriyor.

    YENİ EŞLER UYARILACAK

    Kadınlara şiddet uygulayan ve bu suçtan 6 ay ve daha üstü hüküm giyenler de aynı kanun esaslarına dahil edilecek. Dayakçı erkekler, yakın takip altına alınacak.

    Yeni ilişkilerinde de gerekli görülmesi halinde kadınlar sözlü olarak uyarılacak.

    6 AYLIK CEZAYA 7 YIL GÖZALTI

    Hükümetin planına göre kadınlara şiddet suçundan 6 ay ile 2.5 yıl arasında ceza alanlar 7 yıl boyunca takip altında tutulacak. 2.5 yıl ve fazla ceza alanlar ise öür boyu takip edilecek.



    (Hürriyetim) 27 Mayıs 2003
     
Kadın Haberleri 2003 konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kadın Haberleri 2002

    Kadın Haberleri 2002

    Basında Kadın İlköğretim okulunda "ped soruşturması" Pülümür'de, tuvalette bulduğu kirli pedin sahibini arayan okul müdiresi tuhaf yöntemlere başvurunca olay Tunceli Valiliği'ne yansıdı Tunceli'nin Pülümür İlçesi'nde, Dede Korkut İlköğretim Okulu'nun kızlar tuvaletinde bulunan "kanlı ped"in hangi öğrenciye ait olduğunu öğrenmek isteyen okul...
  2. Kadın Haberleri 2004

    Kadın Haberleri 2004

    "Kadını iz bırakmadan dövün" diyen imama 15 ay hapis Kadınların hassas bölgelerine vurmayın. İnce dal kullanıp el ve ayaklarına vurun... İspanyol mahkemesi, bu satırları yazan imama hapis ve ağır para cezası verdi. İspanya, kitabında erkeklere "kadınların nasıl dövüleceğini" anlatan bir imamı ve hakkında açılan davayı konuşuyor... "İslam'da Kadın" adlı...
  3. Kadın Haberleri 2005

    Kadın Haberleri 2005

    Kocalar Sırttan Vuruyor Komiser Ceylan'ın "kadın cinayetleri" araştırmasına göre kadınları en çok hayat arkadaşları "erkekler" öldürüyor. Kocalar daha çok sırttan, sevgililer göğüsten vuruyor. Cinayetler eşlerin bir arada olduğu hafta sonu ya da bayram tatillerinde yoğunlaşıyor. ---------------------------------------------------------------------- ---------- Uçan...
  4. Kadın Haberleri 2006

    Kadın Haberleri 2006

    Dayağa suç duyurusu: Banu Alkan'a İHD sahip çıktı RADİKAL - İSTANBUL - İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, eski sevgilisi Banu Alkan'a yönelik şiddet içeren görüntüler nedeniyle Murat Taşdemir hakkında suç duyurusunda bulundu. Keskin, dün yaptığı açıklamada, atv'de sabah yayımlanan ve şarkıcı Aydın'ın sunduğu programın bir bölümünde sinema oyuncusu Banu Alkan...
  5. Kadın Haberleri 2007

    Kadın Haberleri 2007

    Erkek döven KADINLAR 20 Aralık 2007 Perşembe 18:56 Bir örgüt kurdular, erkeklerin kabusu oldular. Korkmayın! Türkiye'de değiller. Hindistan’da her yıl yaklaşık 10 bin kadın namus cinayetine kurban gidiyor, onbinlerce kadın da şiddet görüyor ve tecavüze uğruyor. ‘Pembe Örgüt’ adı altında toplanan kadınlar, haklarını aramanın çaresini, polis de olsa tüm erkekleri sopalamakta buldu....

Sayfayı Paylaş