gebe
  1. @şK_MeLeĞ!.

    @şK_MeLeĞ!. Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.375
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    **kadınım**

    Konu, 'Kadınlar' kısmında @şK_MeLeĞ!. tarafından paylaşıldı.

    [​IMG]
    KADINIM





    Köhne bir yük katarı gibi ayak parmaklarımızı ezerek önümüz sıra geçen bu yorgun asır, bizim asrımız değildi.

    Korkarım, tozu dumana katarak pürtelaş gelen yenisi de, o imanla beklediğimiz ahengin asrı olmayacak.

    Raylar üstünde alelade bir tımarhane bu...

    ... tıklım tıkış vagonlarında vahşi bir itiş kakış; dumanında genzi yakan bir ihtiras kokusu...

    Şüphesiz zamanla bu cinnet de ufukta yitip gidecek; lakin bizim için başka katar yok ömrümüzün içinden geçecek.

    Görünen o ki kadınım, seninle biz, "hayat" denen bu metruk peronda, üzerinde adres yazmayan mektuplar gibi bekleşip, aşkımızı acılardan damıtarak yaşlanacağız.

    * * *

    Öyle bir çağdayız ki, insanoğlu geçen asır düşünü gördüğü "denizler altında 20 bin fersah" yolu kat edip, "arzın merkezine" yaklaştıkça, uzaklaştı insanlığından...

    Kalabalıklaştıkça arttı kayıtsızlığın ıssızlığı...

    Her bineni ise bulayan sefil bir trenle onun borsadan başka tapınak, paradan başka tanrı tanımayan son yolcuları, kainatın raylarındaki şiiri, ilhamı, aşkı ezip geçti.

    "Ah o gönül şarkıları" sustu önce...

    Sonra, sevdaların ömrü kısaldı; tadı kaçtı hasretin, şehvetin harı söndü.

    Sanal posta kutusu, mektubu öldürdü; bak, bir tek satır yok kalemimden sana kalacak.

    Silinip gidiyor telefondaki aşk mesajları; "seni seviyorum", -ki amentüsüdür itiraf gecelerinin- parfüm sıkılmış plastik bir gül dalının teybinde tutsak...

    Korkuyorum gülüm; "Seni seviyorum" desem sana, plastik kokacak.

    * * *

    A kadınım,

    A hüznümün bançesi!..

    Görmem mi sanırsın; sesi kısık gözlerinin nicedir... dudakların buselere sağır...

    Oysa ben, haykırmak için sesine, solumak için nefesine muhtacım.

    Bilsen neler verirdim bakışlarından o kederi silebilmek, sana itimadın hazzını yeniden verebilmek için...

    Lakin öyle bir tufana yakalandık ki, birbirimize kavuşmak için çekiştirdiğimiz kement boğuyor bizi...

    Mübadele garında saadet ülkesine kesilmiş iki biletle mecalsiz bekleşiyoruz.

    Kudretim olsa, seni bu harabe istasyondan kapar, koştukça yelelerinden takvim sayfaları uçuşan bir kısrağın terkisine attığım gibi, o çok sevdiğin ihtişam romanlarının mağrur asrına taşırdım.

    Soyunurduk bütün o delik deşik kostümlerimizden, boyası akmış maskelerimizden... mecburi rollerimizden...

    "Devamsızlık yüzünden" tarihten kovulmuş iki muzip çocuk gibi, azad olurduk kendimizden... Benim boynumda alıçtan kolyeler, senin tebessümünde sümbülden gamzeler; çözüp dudaklarımızın mührünü, iç çekişlerimizi toprağa gömer, her akşam ilk sana gülümseyen yıldızına ip dolayıp keyifle ayaklarımızı sallandırırdık dünyaya...

    Dilimizde, "kavuşmanın tadını/ayrılık feryadını" taşıyan bir şarkıyla...

    Uşşak makamında...




     
    Son düzenleme: 19 Eylül 2008
  2. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: **kadınım**
    paylaşım için saol canım emeğine sağlık
     
  3. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.382
    Beğenilen Mesajlar:
    394
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Wuppertal-Germany
    Cevap: **kadınım**

    Emeğine sağlık tatlım
     

Sayfayı Paylaş