gebe
  1. LaViNYaM

    LaViNYaM >>>ιкιz αηηєѕι<<< Yetkili Kişi

    Kayıt:
    23 Kasım 2010
    Mesajlar:
    6.142
    Beğenilen Mesajlar:
    697
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Antalya

    kadınların En Büyük Kabusu: Doğum Korkusu....

    Konu, 'Kadın Haberleri' kısmında LaViNYaM tarafından paylaşıldı.

    Kadınların Korkusu Doğum Kadınların Doğum Korkuları



    Herhalde kadınların hayatta en çok korktukları ama en çok istedikleri şey doğum yapmaktır...Tabi ne de olsa doğanın kanunu aslında Allah onun kolaylığını veriyordur diye düşünüyorum...Her anne zaten bebeğini kucağına aldığında ne kadar acısı da olsa hepsini unutur gider diye düşünüyorum...Tabi her doğum acılı ağrılı olmuyor bu da zamanında yapılan egzersizlerin doğumu kolaylaştırıcı etkileri var tabii...Doğum korkunuzu nasıl yenersiniz hepsi burada...



    [​IMG]


    Kadınların kabusu: Doğum Korkusu


    Sezaryenle doğum yapmak için, normal doğuma engel geçerli bir sağlık sebebinizin olması gerekiyor!


    Yeni çıkan yasayla Türkiye'de sezaryenle doğum sağlık şartlarına bağlandı. Artık sezaryenle doğum yapmak için, normal doğuma engel geçerli bir sağlık sebebinizin olması gerekiyor. İşte bu şartlar arasında, önümüzdeki günlerde daha sık duyup konuşacağımız tokofobi yanı doğum korkusu da yer alıyor.
    Tarihi hiç unutmuyorum çünkü sevgililer günü: 14 Şubat 2007. Genelde şaşmayan reglim bir gün gecikmiş.

    Tesadüf bu ya, o sabah da randevusu önceden alınmış rutin jinekoloji muayenem var. California Üniversitesi Tıp Fakültesinin jinekoloji servisinde ilk defa muayene olacağım Doktor Vüchinich'in odasını buluyorum.

    Geçen ay korunmadığımı, hamile olabileceğimi söyleyerek muayene masasına uzanıyorum. "Bakarız" diyor, hafiften Mehmet Öz'ü andıran yakışıklı doktor.

    Muayenede bir şeyler hissediyor. Emin olmak istiyor, kan testi için hemşireyi çağırıyor.

    Kanı alan hemşire birkaç dakika sonra elinde bir kağıt parçasıyla dönüyor. Vüchinich önce kağıda, sonra bana bakıp gülümseyerek haberi veriyor: Hamilesiniz. Heyecanlandığımda, sevindiğimde hep olduğu gibi gözlerim doluyor. Hatta düpedüz ağlıyorum.

    Yaklaşık 7 ay sonra Vüchinich'in karşısında yine gözleri yaşlıyım. Bu kez sevinçten değil korkudan ağlıyorum. "Neden korkuyorsun" diyor, doktorum. "Her şeyden" diyorum.

    O aralar down sendromuna takmışım kafamı. Ya çocuğumda genetik bir bozukluk olursa? Doğum nasıl geçecek? İkimiz de sağ çıkacak mıyız doğum odasından?


    Çok canım yanacak mı?

    Vüchinich yine en cool haliyle gülümsüyor ve hiç aklımdan çıkmayan şu sözleri söylüyor: "Kaygılanmanız o kadar normal ki. Eğer benim hiç kaygım, korkum yok deseydiniz o zaman bir anormallik olduğunu düşünürdüm." Endişelerim, şimdi 5 yaşında olan oğlumu dünyaya getirene kadar devam ediyor ama her seferinde kendime bunun normal olduğunu söylüyorum.

    Bu bile beni sakinleştirmeye yetiyor.

    Yeditepe Üniversitesi'nden Yard. Doç. Dr. Berfu Akbaş, doğum korkusunun ve gebelikle ilgili takıntıların kadınların hemen hepsinde bir miktar bulunduğunu ancak klinik boyutları olan tokofobinin yüzde 6-10 oranlarında görüldüğünü söylüyor:

    "Bazı durumlarda kadınlar cinsellikten tamamiyle uzaklaşmaya varan ağır tablolar sergileyebilir. Cinsel isteksizlik, cinsel tiksinti bozukluğu, vajinismus gibi klinik durumların temelinde tokofobi olabilir.

    Bazı kadınlar bu nedenle abartılı doğum kontrol yöntemleri uygulayıp hap, spiral, prezervatifi bir arada kullanabilir. Hatta doğum korkusu gebeliği gebeliği sonlandırmaya kadar varabilir."


    KARNIMDAN NE ÇIKACAK?

    Tokofobi genellikle ilk gebelikte ortaya çıkıyor çünkü insan bilinmeyenden korkuyor.

    Sonuçta ağrılı ve kanlı bir olgu olan doğum, hiç doğum yapmamış bir kadında, "ne yaşayacağım, nasıl bir acıyla karşılaşacağım, her şey yolunda gidecek mi" gibi kaygı veren sorulara neden oluyor.

    Dr. Akbaş, kadınların bilinçaltında "ne doğuracağım" korkusunun da olduğunu söylüyor: "Daha eski yıllarda kadınlar kız mı olacak erkek mi, stresi yaşardı. Çünkü yaşanan çevreye göre belki kız olursa kocası üzerine kuma getirecek ya da kız bebek öldürülecek!

    Acaba sakat mı doğacak, daha ağır, psikotik formlarında ya içimden bir yaratık çıkarsaya kadar gidebilen bir spektrum sözkonusu. Nitekim doğadışı bir şey doğurmak bir çok korku filminde (Rosemary'nin Bebeği, Sinek, Alien) işlenen bir tema. Bu durum toplumsal bilinçaltımızı da yansıtır."

    Günümüz kadınında ise bozulacak gibi estetik kaygılar dışında, "bedenim parçalanacak", "kimse bana yardım edemeycek", "bebeğim içeride sıkışıp ölecek" gibi korkular daha ağır basıyor.

    Dr. Berfu Akbaş, sosyokültürel açıdan bakınca bir kuşağın filmlerde bağıra çağıra, kan ter içinde doğurmaya çalışan kadınlarla büyüdüğünü, "annem beni doğururken ölmüş" repliğinin bilinçaltımıza işlendiğini söylüyor:

    "Laurence Pernoud'nun Bir Çocuk Bekliyorum kitabından biliyoruz ki bazı ilkel Afrika kabilelerinde kadınların doğum yapacaklara kendi doğum hikayelerini anlatmaları yasak. Ve bu kabilelerde kadınlar çok rahat ve kolay doğuruyorlar."

    Aslında tokofobi yalnızca doğum sırasında yaşanacak zorlukları kapsamıyor. Bazı kadınlar çocuğun dünyaya gelme sürecini deyim yerindeyse "iğrenç" buluyor.

    Bu konuda en net açıklamaları yapan ünlü kişi, ergenliğinde okulda kendisine izletilen bir doğum videosu yüzünden travma yaşayan İngiliz aktris Helen Mirren.

    Mirren bu konuda verdiği röportajda "eğitim amaçlı izletilen o filmden sonra, doğumla ilgili her şeyden nefret ettim. Çocuk doğurmamaya o anda karar verdim. Hâlâ doğum hikayesi dinleyemiyorum, bu konuda bir şey izleyemiyorum."

     
  2. seda88

    seda88 Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    19 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    225
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Ödül Puanları:
    43
    ya ben eskiden o kadar korkardımki doğum yapmaktan ama şimdi yeterki bebişim olsun hamiş kalim tüm acılara razıyımmmm yeterki gelsin artık bebişimmmmm :hamile:
     
    LaViNYaM bunu beğendi.
  3. LaViNYaM

    LaViNYaM >>>ιкιz αηηєѕι<<< Yetkili Kişi

    Kayıt:
    23 Kasım 2010
    Mesajlar:
    6.142
    Beğenilen Mesajlar:
    697
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Antalya
    inşş cnm en yakın zamanda gelir
     
    seda88 bunu beğendi.
  4. esra2012

    esra2012 Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    140
    Beğenilen Mesajlar:
    76
    Ödül Puanları:
    28
    normal doğumdan korkuyorum ama razıyım yeterki bebeğim olsun
     
    LaViNYaM ve seda88 bunu beğendi.
  5. LaViNYaM

    LaViNYaM >>>ιкιz αηηєѕι<<< Yetkili Kişi

    Kayıt:
    23 Kasım 2010
    Mesajlar:
    6.142
    Beğenilen Mesajlar:
    697
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Antalya
    dünyanın en güzel şeyini dünyaya getireceğiz kızlar inşş Allahın izniyle bişicik olmaz
     
kadınların En Büyük Kabusu: Doğum Korkusu.... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Doğum korkusu

    Doğum korkusu

    Sağlıklı bilgi edinin:Doktorunuzla konuşun kafanızdaki soruları söyleyin Kendizize zaman ayırın:Doğum öncesi aylarda rahatlamak için kendinize sizi rahatlatan aktivitelere vakit ayırmaya çalışın.Bu aktiviteler stresinizi atmanıza yardımcı olur. Yardım alın:Doğum korkusu günlük yaşamınızı olumsuz etkilerse bunu bir psikolokla konuşun Fiziksel ve duygusal endişeleri birbirinden ayırt...
  2. Doğum Korkusu

    Doğum Korkusu

    Sağlıklı bilgi edinin: Doktorunuzla konuşun ve kafanızdaki soruları paylaşın. Fiziksel ve duygusal endişelerinizi birbirinden ayırt edin: Fiziksel sonuçlardan duyduğunuz endişeler; doğru ve güvenilir bilgi kaynaklarıyla normal düzeye çekilebilir. Ancak derinde yatan duygusal nedenlerden kaynaklanan doğum korkusu, doğuma dair doğru bilgilenmeyle giderilemeyebilir; psikolog...
  3. Doğum sonrasında vajinusmus kabusu

    Doğum sonrasında vajinusmus kabusu

    İlk cinsel deneyimde ortaya çıktığı sanılan vajinusmus yani cinsel ilişkiye girememe sorunu, doğumdan sonra da yaşanabiliyor. Kadınların; çirkinleşme takıntısı, kendini anneliğe fazla kaptırma gibi nedenlerle cinsellikten soğumasıyla vajinusmus yaşanıyor. Doğum sonrası yaşanan hormonal değişimler çiftlerin cinsel hayatlarını alt üst ediyor. Acıbadem Etiler Polikliniği'nden Cinsel İşlev...
  4. Kadınların en büyük giyim hataları

    Kadınların en büyük giyim hataları

    Sadece tayt giymek Evet taytlar birkaç sezondur çok moda ama eğer bacaklarınıza yeterince güvenmiyorsanız, asla taytı tek başına giymeyin. Uzun tunikler ve topuklu çizmelerle çok daha çekici görüneceğiniz kesin! Yerine göre giyinmemek Şık bir partiye salaş bir pantolonla, bir sokak festivaline gece kıyafetiyle katılamazsınız. Bu en basit görgü kuralıdır. Eğer rahatlığınızın ön planda...
  5. Kadının En Büyük Silahı: Özgüven!

    Kadının En Büyük Silahı: Özgüven!

    kadında özgüven silah sıkan kadınlar özgüvenli kadın bacağında silah olan kadın kadınlarda özgüven Kadının bir erkeğe karşı kullandığı en büyük gücü özgüvendir. Özgüveni olan kadın her zaman ne yaptığını ve ne yapacağını bilir ve en önemlisi karşısındaki erkeğe bunu hissettirir. Dik duruşu onu her zaman çekici kılar. Hepimiz kendimizden emin olmalıyız ilk önce biz varız ve istersek herşeyi...

Sayfayı Paylaş