Kahraman Türk Kadınları!!

Konu, 'Tarih' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye

    kurtuluş savaşında kahraman türk kadınları kurtuluş savaşında mermi taşıyan kadınlar savaşındaki kahraman türk kadınları kadınlarının isimleri savaşı sırasında orduya cephane erzak taşıyan ünlü ''Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkan yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim" diyemez.''

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

    Onlarda bizlerle aynı kanı taşıyan kadınlar! İşte Türk Kadınları!! Vatanı ve milleti için yaşamış-ölmüş kadınlar!


    NENE HATUN
    1857-1955
    Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperler Köyü’nde dünyaya gelen Nene Hatun,henüz 20 yaşında bir gelinken 1877-1878 yılları arasında yapılan Türk-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyası’nı sopayla,taşla, kazma, kürekle savunanlara katılarak cesurca savaştı.Daha sonra oğlunu Çanakkale Savaşı’nda şehit verdi. 1954 yılında 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Nurettin Baransel Paşa’nın gayretleriyle kendisine “3. Ordunun Nenesi” ünvanı verilip, cüzi de bir maaş bağlandı ve 1955 yılında anneler gününde “Yılın Annesi” seçildi. Erzurum manevraları sırasında Amerikan Generali Ridgway bu yüce insanın elini öptü. Nene Hatun bir kahramanlık ve analık sembolü olarak 98 yaşına kadar yaşadı.

    HALİDE ONBAŞI (EDİP ADIVAR)
    (1884-1964)
    1919'da Sultanahmet Meydanı'ndaki mitingde halkı işgallere karşı uyandırmak için yaptığı etkili konuşma sonrası hakkında tevkif kararı çıktı.1920'de Anadolu'ya kaçarak Kurtuluş Savaşı'na katıldı.İstanbul Hükümeti tarafından Mustafa Kemal ile birlikte hakkında ölüm kararı verilen altı kişiden biriydi. Mustafa Kemal onu Garp Cephesine tayin etti. Kendisine önce “onbaşı” , sonra da “üstçavuş” rütbesi verildi. Savaşı izleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Fırkası ve Atatürk ile siyasal görüş ayrılığına düştü. 1917'de evlenmiş olduğu ikinci kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye'den ayrıldı. 1939'a kadar dış ülkelerde yaşadı. 1939'da İstanbul'a dönen Adıvar 1940'ta İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi Kürsüsü Başkanı oldu, 1950'de Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili seçildi. 1954'te istifa ederek evine çekildi ve 1964'te öldü. Değerli kahramanımız Kurtuluş Savaşını ve Türk kadınlarının mücadelesini anlatan ve Türk klasikleri arasına giren pek çok esere imza atmıştır.




    NEZAHAT ONBAŞI
    Eşini yitiren 70. Alay Komutanı Hâfız Hâlid Bey, 8 yaşındaki kızı Nezahat'ı kimseye emanet edemeyip, yanına almıştı. Küçük Nezahat Çanakkale cephesinde muharebe havasına alışmış, Alay İzmit'e nakledildiğinde talimlere katılarak mükemmel at binmesini, silah kullanmasını öğrenmiş ve 12 yaşında "onbaşı" rütbesini almıştı. Babasının yanında cepheden cepheye koşmuş, çarpışmalara girmiş ve 100'den fazla düşman askeri öldürmüştü.
    Nezahat Onbaşı 30 Ocak 1921 yılında T.C.’nin İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilen ilk vatandaşıdır ve bu öneri TBMM’ de hararetle kabul edilmiş, ancak Kurtuluş Savaşı’nın hengamesi içinde işleme konulamamış, daha sonra da kararın yerine getirilmesi unutulmuştu. TBMM’nin “Şükran Belgesi’ne” 65 yıl sonra 78 yaşında bir nine iken kavuşmuştu.



    ŞERİFE BACI
    1921 yılı Kasım ayında İnebolu'ya önemli miktarda savaş malzemesi gelmişti. Malzemenin bir an önce Kastamonu'ya iletilmesi gerekti. Cepheye gidemeyip de köylerinde kalan yaşlılar sakatlar, kadınlar, Menzil komutanlığının malzeme taşınması haberi üzerine kağnılarla yola çıktı. İnebolu'dan kağnılara yüklenen cephaneler Kastamonu'ya doğru yol aldı. Bu cephane kollarında hep kadınlar vardı. Bunlardan biri de Şerife Bacıidi. Şerife Bacı top mermileri ıslanmasın diye kazağını mermilerin üzerine örtmüş, yavrusu ölmesin diye üzerine abanmış ve soğuktan ölmüştü, ama ölene kadar vücut sıcaklığını yavrusuna vermişti. Bugün Kastamonu'da şanına layık güzel bir anıtı var (yandaki resim_ Şehit Şerife Bacı Anıtı). Kastamonulular şehit Şerife Bacı’nın adını her yerde yaşatıyorlar.





    FATMA SEHER ERDEN
    (ERZURUMLU KARA FATMA)
    1888’de Erzurum’da doğdu. Subay Suat Derviş Bey ile evlenip Balkan Savaşı’na katıldı.I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesine gitti.1919'daki Kongre günlerinde, Mustafa Kemal'le bizzat görüşebilmek için Sivas'a gitti.Bu görüşmenin ardından, Milis Müfreze Komutanı olarak Batı Cephesinde görevlendirildi. 300 kişiyi aşkın birliği ile Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Mehmetçikle birlikte destanlar yazdı. Büyük Taarruz’un ilk günlerinde General Trikupis‘in birliğine esir düşmüşse de, kaçarak yeniden müfrezesinin başına geçmişti.Kahraman kadın Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “üstteğmen” rütbesi ile emekli oldu. Emekli maaşını Kızılay’a bağışladı. 1954 yılında TBMM kendisine yeni aylık tespit etti.



    HALİME ÇAVUŞ (KOCABIYIK)
    Kastamonulu Halime Çavuş, uzun yıllar Halim Çavuş zannedildi. Kurtuluş Savaşı’na giderken erkek kılığına girdi, erkek gibi traş oldu, saçını kazıttı ve kimseye kadın olduğunu söylemeden Türk askerinin arasına karıştı. Gün geldi savaş bitti, ancak o ne asker üniformasını çıkardı ne de her sabah traş olmaktan vazgeçti. Savaş sonrası Mustafa Kemal Paşa tarafından Ankara’ya çağrıldı. O’nun “ Seni yollamıyorum, bizim kızımız ol” önerisine “Annem babam beni bekler” şeklinde cevap veren Halime Çavuş, “Ben ana-babaya itiatli evlada saygı duyarım” diyen Mustafa Kemal Paşa tarafından çeşitli hediyeler verilerek tekrar evine yollandı ve kendisine maaş da bağlandı.



    HAFIZ SELMAN İZBELİ
    Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolu kurucularından ve Kastamonu’da ilk kadın meclisi üyesi, sıkı bir Atatürk hayranı ve kendi deyimiyle bir “Cumhuriyet kadını” idi…Kurtuluş Savaşı sırasında Kastamonu’ daki kadınları toplamış, asker için çorap, kazak, fanila ördürüp cepheye göndermişti. Asker Kastamonu’ya geldiğinde hepsini yolda karşılayıp doyurmuştu. Mustafa Kemal’in Kastamonu’ya geldiği sırada İzbeli Konağı’nı ziyaret ettiği ve karşılıklı kahve içtikleri söylenmektedir.



    GÖRDESLİ MAKBULE HANIM
    1921’de eşi Ustrumcalı Ali Efe ile birlikte Milli Mücadelede çete savaşlarına katılmıştı. 17 Mart 1922’de Akhisar Sungurlu hududu üzerinde bulunan Koca Yayla’da elinde silah düşmanla en ön safta savaşırken başından vurularak şehit edilmişti. Henüz 21 yaşındaydı.




    ÇETE EMİR AYŞE
    Yunan askeri Aydın’a doğru geldiğinde iki arkadaşı ile birlikte Menderes’in diğer tarafına geçmeye çalışan Emir Ayşe, arkadaşlarının kayıktan düşüp boğulması sonucunda geri dönmüş ve Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek almış, dağa çıkmış, Yörük Ali Efe’ye katılmıştı. Aydın’ın kurtuluşu olan 7 Eylül tarihine kadar Yunanlılarla savaşmıştı. Savaş sonrası Atatürk İstasyon Meydanı’nda Çete Emir Ayşe’nin de aralarında bulunduğu kahramanlara İstiklal Madalyası takmıştı. “Savaştım Yunana karşı, elimde kalan en değerli şey Atatürk’ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyasıdır” demişti.



    TAYYAR RAHMİYE
    Adanalı Rahmiye Hanım 9.Tümenin 1920 yılında Fransızlar ile yaptığı muharebeye müfrezesiyle katılmıştı. Başlıca görevi, keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı. Osmaniye yakınındaki demiryolu tünelini o patlatmıştı ve bölgedeki düşmanın cephane ikmalini büyük sekteye uğratmıştı. 1920’de Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada askerlerde bir duraksama olunca “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” demiş ve aynı muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında şehit olmuştu.



    TARSUSLU KARA FATMA (ADİLE ONBAŞI)
    Asıl adı Adile olan, Adile hala, Adile Onbaşı diye bilinen kahraman silah arkadaşları arasında “Kara Fatma” olarak anılırdı. 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşı’na katılmış, Tarsus’un kurtarılmasında da büyük yararlılıklar göstermiştir.



    KILAVUZ HATİCE
    Adana’da Fransızlar’a karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de milli kuvvetler Pozantı’da taarruza başladığında, kritik bir duruma düşen Fransızları kandırarak kılavuzluk etmişti. Hatice, kılavuzluk yaptığı Fransızlar’a yanlış yol göstererek Karboğazı’ na sokmuştu. Boğazda sıkışan Fransızlar, Türk askerine esir düşmüştü.




    SAİME HANIM
    Milli Mücadele döneminde 15 Mayıs 1919’da Kadıköy’de düzenlenen mitingde yer almış, mitingden sonra tutuklandıysa da kaçarak mücadeleye katılmış, yaralanmış ve İstiklal Madalyası almıştı. Savaştan sonra İstanbul Lisesinde edebiyat öğretmenliği yapmıştı
    .


    YİRİK FATMA
    Gaziantep’te Fransızlara karşı verilen savaşta (1920/1921) çete teşkilatına katılmak isteyen Yirik Fatma gelmesini istemeyenlere karşı «Benim kanım, sizinkinden daha mı şirindir?» cevabını vermiş ve çetecilerle birlikte yola çıkmıştı.



    NACİYE HANIM
    20 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul Üsküdar’da düzenlenen mitinge katılan ve söz alan kahramanımız bu mücadelede kadınların da erkeklere yardım edeceği konusunda teminat vermişti.



    FAİKA HAKKI
    1919’un Kasım ayında Erzurum Kız Lisesi Müdiresi Faika Hakkı, Muradiye Camii’nde toplanan kadınlara hitaben yaptığı konuşmada, onları etkin protestolarda bulunmaya çağırmıştı. Onun teklifi ile İstanbul’u işgal etmiş olan İtilaf kuvvetleri temsilcilerine ve ABD Senatörlerine tepki telgrafları çekilmişti.



    SULTAN HANIM
    Adana bölgesinde çarpışan partizan müfrezesi geçici olarak Toros Dağlarından geri çekilirken, inekleriyle beraber onlara katılmış, çete dağda kaldıkça ineklerinin sütüyle onları beslemişti. Müfrezedekiler onu sevgiyle “anne” diye çağırmıştı.



    SÜREYYA SÜLÜN HANIM
    Van doğumlu Süreyya Hanım Erek kasabasında 500 kişilik bir çeteye katılmış, 1,5 aylık bir çatışmadan sonra yaralanınca Erzurum’a dönmüştü.


    NAZİFE KADIN
    9 Mart 1922’de Çanakkale Bigadiç civarını kuşatan Yunan ordusu Komutanı Nazife Kadın’dan bilgi istemiş, ancak o bilmediğini, bilse bile asla söylemeyeceğini ifade etmiş, bunun üzerine Yunanlılarca fırına atılarak şehit edilmişti.




    DOMANİÇLİ HABİBE
    Kurtuluş Savaşı sırasında cahil evladının düşmana yol gösterdiğini duyunca İnegöl’e inmiş, bir kurşunla oğlunu yere serip ardına bakmadan geldiği dağlara geri dönmüştü.


    SATI ÇIRPAN
    Millet mekteplerinde okuma yazmayı öğrenen Satı Hanım, Kurtuluş Savaşı’nda cepheye sırtında mermi taşımıştı. 1934 yılında Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesiyle meclise giren ilk 18 kadın milletvekilinden biri olmuştu.



    BİTLİS DEFTERDARININ HANIMI
    Kahramanmaraş’ta düşmana karşı verilen mücadelede en fazla yararlılık gösterenlerin arasında bulunmaktaydı. Kayabaşı Mahallesi’nde 8 düşmanı öldürmüş, daha sonra erkek elbisesi giyerek milis kuvvetlerine katılmıştı.
    İnönü Savaşlarına Katılan ve Madalya Alan 12 Kadından İsimleri Tespit Edilenler:Ali kızı Alime, Hacı Osman kızı Fatma, Besim kızı Şükriye, Musa kızı Fatma, Veli Onbaşı kızı Ayşe, Molla İbrahim kızı Fatma, Ali kızı Ayşe, Molla Hasan kızı Fatma…



    VE…
    Cepheye kimi zaman kağnısı ile kimi zaman sırtında erzak,giyecek ve mermi taşımış, yaralı askerlerin tedavisini üstlenmiş , bir taraftan mitinglere, protestolara katılıp halkı işgal kuvvetlerine karşı harekete geçirmeye çabalamış, yeri gelmiş eline tüfeği alıp mücadeleye katılmış belgelerde adına rastlanmayan daha binlerce eli öpülesi, kahraman Türk kadını…



     
  2. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye

    Ce: Kahraman Türk Kadınları!!
    ellerine sağlıkk
     
  3. nisan

    nisan Yeni Üye

    Ce: Kahraman Türk Kadınları!!
    emegine saglik canim,paylasim icin tsklerrrrrr
     
  4. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye

    Ce: Kahraman Türk Kadınları!!
    teşekkür ederim kızlar :kiss:
     
  5. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

    bnm

    ne diyim gzl yani ellerine sağlık
     
  6. gzl misafir melek

    gzl misafir melek Forum Okuru

    bnmkiiiiii

    vala gzl ypmışlr aferin o kadınlara demi ama =)
     
  7. Misafir yaren

    Misafir yaren Forum Okuru

    ellerinize sahlık çok güzel olmuş
     
  8. Misafir yaren

    Misafir yaren Forum Okuru

    güzel

    ellerinize sahlık çok güzel olmuş
     
  9. onur

    onur Forum Okuru

    sevinç

    beğendim aga çok güzel
     
  10. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    bu araştırmama çok yardımcı olcak
     
  11. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    çok iyi ödeve çok yardımcı oldu
     
  12. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

  13. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    türk kadınları

    bunlar çok güzellllllllllllll
     
  14. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    bence süpper ve üstelik araştırma burada
     
  15. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    bayıldım bu türk kadınlarının yerinde olup savaşmak savaşı o heyecanla görmek isterdim
     
Kahraman Türk Kadınları!! konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Keskin Nişancı Türk Kadınları

    Çanakkale Savaşları'nda Türk kadınları cephe gerisinde Mehmetçiğe destekte bulunurken, bazılarının da siperlerde düşman askerlerine büyük kayıplar verdirdiği belirtildi. Kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları'nda Türk kadınlarının sanıldığının aksine sadece cephe gerisinde değii, siperlerde de düşmana karşı Mehmetçiklerin yanında göğüs göğüse çarpıştığı ortaya çıktı. Keskin...
  2. Kahraman Türkler...

    [IMG] [IMG] [IMG] [IMG] [IMG] [IMG]
  3. Kahraman astsubay

    Teröre karşı canını hiçe sayarak mücadele eden Mehmetçiklerin, içlerindeki vatan sevgisinin büyüklüğü bir kez daha gözler önüne serildi. Şırnak'ın Silopi İlçesi kırsalında geçtiğimiz hafta PKK'lı teröristlerle girilen çatışmada şehit düşen Jandarma Komando Astsubay Onur Bakbak'ın, yaralanmasına rağmen saatlerce çatışmayı sürdürdüğü ortaya çıktı. Astsubay...
  4. Hadise -Türk kadınları belçikalılardan güzel dedi ve ekledi

    'TÜRKLER BELÇİKALILAR'DAN GÜZEL' ŞARKICI HADİSE, ÖNCEKİ GÜN CEBIT BİLİŞİM FUARI’ NDAKİ TURKCELL STANDINDA HAYRANLARIYLA BULUŞTU. İki şarkılık repertuvar hazırlayan Hadise, fuar alanını dolduran ziyaretçileri coşturdu. Stand alanında ilginç açıklamalar da yapan seksi şarkıcı, “Türk kadınları Belçikalılar’dan daha güzel. Mesela Sibel Can’ın vücuduna bayılıyorum. Balık etli olabilir ama...
  5. Türk kadınları ve ilkler

    leyla gencer Bizim türk kadınlarımız öyle işlere imza atmışlar ki ; Türk Kadınları-İlkler buyrun Melekler.. Avukat: Süreyya Ağaoğlu Bakan: Türkan Akyol Büyükelçi: Filiz Dinçmen Çevirmen ve Roman Yazarı: Fatma Aliye Hanım Danıştay Başkanı: Fürüzan İkincioğulları Dekan: Nüzhet Gökdoğan Diş Hekimi: Ferdane Erbek Doktor: Safiye Ali Emniyet Müdürü: Feriha Sanerk Gazeteci: Elma Rıza Gök Bilimci:...
  6. Türk Kadınları Yanlış Korunuyor!

    İstenmeyen gebelik için, bir çok korunma yöntemi vardır ve bu yöntemler arasında mutlak süretle biri uygulanır, bebek istemeyen kadın tarafından... Zira yapılan araştırmalara göre Türk kadınlarının yanlış korunduğu saptanmıştır Melek'ler... [IMG] Korunan Kadın Bilinçli Kadın sloganıyla yeni bir bilinçlendirme kampanyası başladı. korunan bilinçli kadın kampanyasıTürkiye’de, her yıl 1,9...
  7. En kıskanç kadınlar Türk kadınları

    kıskançlık,kıskançlık testi,kıskançlık tedavisi,kıskanmak,kıskanma,kıskanırım Türk kadınları kıskançlık konusunda bütün hemcinslerini geçti! Kaynak : yorumla.net - En kıskanç kadınlar Türk kadınları çıktı! ABD`de yapılan bir ankete göre; her 10 Türk kadınından 4`ü eşini deli gibi kıskanıyor. Hatta anketlere cevap veren her 100 Türk kadınından 40`ı zaman zaman kıskançlık krizine...
  8. kahraman türk kadınları

    kahraman türk kadınları ?
  9. Kahraman Türk Kadınlarımız

    Onlar ne zorluklar gördüler, canları pahasına neler cektiler meleklerim .. KAHRAMAN TÜRK KADINLARI NENE HATUN Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperler Köyü’nde dünyaya gelen Nene Hatun,henüz 20 yaşında bir gelinken 1877-1878 yılları arasında yapılan Türk-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyası’nı sopayla,taşla, kazma, kürekle savunanlara katılarak cesurca savaştı.Daha sonra...
  10. Türk Medeni Kanunu’nda evlenme ve boşanmada kadınları koruyan hükümler

    Türk Medeni Kanunu’muzla (TMK) evlenme ve boşanmada kadınları koruyan pek çok hüküm bulunmaktadır. Artık kadınlarımız daha eşit haklara sahiptir. Bunlara kısaca değinmek gerekirse; Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder (TMK. 188). Koca artık ailenin reisi değildir. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti...

Sayfayı Paylaş