gebe
  1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Kalansız BöLünebilmek

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    Bilmediğim bir dilde yazmaya başladım sanırım bilmediğimiz dillerde yaşadığımız gibi ...

    Sayı saymayı öğrenmişim şimdi çıkarken unuttuğum basamakları bir bir hatırlıyorum... ekliyor..çıkarıyor..bölüyorum... adımı koymadılar henüz bilinçsiz bir aşk hali diyorlar şimdilik; varsa daha ötesi... çarpıyorum bir de iki yokluğu yan yana getirdiğimde... Anlamlar mı dediniz?...Yok şimdilik onları düşünmüyorum... Kalansız bölünebilen bir o vardı değil mi?



    "Sırtım üşüdüğü zaman yerimde yatmadığımı işaret ediyordu uyku halleri elimin bir köşesinde asılı kalmış bir kumanda ve devamlı başa saran senaryonun fiili oyuncuları ekranın mecburi istikametinde mesailerine devam ediyorlar. Pencereyi yarım bırakılmışlığından kurtardıktan sonra düşe kaldığın yerden devam etmek kolay aslında... Işıklar kapansın... sesler kesilsin... gecenin kopan iki yarısı uçlarından fiyonklanarak birleştirilsin... Düş yolu açık.. azami hız saatte bir kaç bin kilometre... Uykuyla uyanıklık arası belki de ancak bu kadar uzak olabiliyorum kendime..."



    Bazen bacaklarının isyanını duymayacak kadar çok yürür insan özellikle kendini kalabalığın dalgakıranı olarak düşündüğü zamanlarda... Şehir adımlarına dayanabilecek kadar büyükse zaman bir o kadar kıskanç ve homurtuludur belki de o an içerisinde bir kez bile düşünülmediğini farkettiğinde... En güzel bestelerini yapar belki sokak aralarında gezindikçe oturup bir kaç damla kızıllığın içinde iki şekeri erittiğinde bir kaç satır okuduğunda kendinden önceki yaşamlara ve aşklara dair... Sonra sayfalar kapatılır yudumlar tamamlanır; bir kaç deklanşör sesinde geçiştirilmiş yaşamlar soluklanır...



    "Kalbim üşüdüğü zaman aslında hiç yerli yerinde olmayan bir aşkı işaret ediyordu heyecan halleri. İçimin bir köşesinde büzüşüp kalmış sesler ve devamlı aynı nakaratı tekrarlamak zorunda olduğunu düşünen notalarla birlikte. Yarım kalmışlığımı savuşturduktan sonra aşka kaldığın yerden devam etmek kolay aslında... İçindeki tüm caddelerin lambaları yansın; sokak şarkıcıları mızıka eşliğinde nağmelerken geceyi dans etsin kızıla boyalı kadın benliğin karşı kıyıları çengelli iğneyle tutturulsun tekrar yaşama... Düş yolu açık.... azami hız saatte bir kaç bin nefessizlik... Kimsesizlikle varoluş arasında bu kadar nefes alınabiliyor sadece..."



    Bilmediğim bir dilde ağlamaya başladım; bilmediğim mevsimlerin bulutlarını avuçlarımda sıkıyormuş gibi


     

Sayfayı Paylaş