gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.628
    Beğenilen Mesajlar:
    1.524
    Ödül Puanları:
    113

    Kalpte atım bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Konu, 'Herşeyin başı sağlık !' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Kalbin normal elektriksel aktivitesi sinüs nodu denen bölgenin elektriksel aktivitesi sonucu olmaktadır. Kalp atımlarını düzenleyen elektriksel uyarıların düzgün çalışmaması sonucunda kalbinizin çok hızlı, çok yavaş ya da düzensiz atmasına neden olur. Bu duruma aritmi denir. Kalp kaslarının düzenli şekilde çalışmasını sağlayan etken, bir elektrik sinyalidir. Kalpte normal olarak bu elektrik akımını doğuran belli bir odak ve onu ileten belli yollar vardır. Belli bir rota izleyerek dağılan bu düzenli akım sayesinde kalp normalde dakikada 60-80 civarı düzenli kasılma yapar ve kan pompalar. Bu akımın doğuşunu veya iletilişini engelleyen her türlü etken ritm bozukluğuna neden olabilir. Bu etkenler kalbin kendisinden de kaynaklanabildiği gibi kalpte hiçbir sorun olmadığı halde dış faktörlerden de kaynaklanabilir. Ritm bozukluğu kalbin normalden daha hızlı, daha yavaş veya düzensiz çalışması gibi şekillerde ortaya çıkabilir. Normal olarak kabul edilen dakikada 60-80 olan nabız değeri 100'ün çok daha üstüne çıkabilir ve/veya düzensizleşebilir.

    Kalpte Ritm Bozukluğunun Belirtileri
    -çarpıntı hissi,
    -göğüs kafeslerinin içinde bir şey atlıyor veya bir kuş kanat çırpıyormuş hissi,
    -kalp atışlarında tekleme,
    -kalbin duraklayıp tekrar çalışıyormuş hissi vermesi,
    -nefes alamama,
    -fenalık hissi,



    01.jpg






    Daha seyrek olarak ritm bozukluğuna bağlı baş dönmesi, göz kararması, bayılma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Ritm bozukluklarının tehlikeli bazı türleri, özellikle kalbin yapısal sorunlarıyla bir araya geldiğinde ani ölüm sebebi de olabilmektedir.
    Nabız Atışı İçin Normal Kabul Edilen Değerler
    Nabzın normal değeri istirahat halindeki bir insanda dakikada 60-80 iken, bazı insanlarda sürekli 50 gibi biraz aşağıda veya 90-100 gibi biraz yukarıda olması mutlaka bir hastalık veya sorun olduğu anlamına gelmemektedir. Bazı insanlar yapısal olarak böyledir ve eğer eşlik eden başka yakınmalar yoksa, bu değerler olağan değer olarak kabul edilir.
    Ayrıca nabzın uykuda 40’lı değerlere inmesi gibi; heyecan ve stresle 100’lü değerlerin üzerine çıkması, hatta yorucu hareketlerle 150 civarı değerlere ulaşması da olağan olarak yorumlanır.
    Düzensiz Vuruşlar (Ekstrasistol) Hastalık Belirtisi Midir?
    Zaman zaman sağlıklı insanlarda da atriyum veya ventrikül gibi değişik kalp boşluklarından kaynaklanan düzensiz vuruşlar (ekstrasistol) olabilmektedir. Bu tip belirtirlerin hastalık boyutunda bir ritm bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.
    Ekstrasistol denilen düzensiz vuruşlara, eğer kalp yetersizliği veya benzeri yapısal kalp sorunları eşlik etmiyorsa, genellikle herhangi bir tehlike arz etmezler ve rahatsızlık veren bir çarpıntı hissine neden olmadığı sürece tedavi gerektirmezler.

    Ritm Bozukluğu Farklı Türlerde Görülebilir
    Ritm bozukluğu diye tek bir hastalık yoktur. Ritm bozukluklarının onlarca farklı türü ve her türün de farklı önemi bulunmaktadır.
    Ritm bozukluklarının kalpte başka hiçbir sorun olmaksızın,
    -sadece stres,
    -uyku bozuklukları,
    -çay-kahve-alkol tüketiminin fazla olması,
    -tiroid bezinin fazla çalışması,
    -ciddi kansızlık,
    -kullanılan bazı ilaçlar
    gibi dış etkenlerle tetiklenen zararsız türleri olmakla birlikte, hayati tehlikeye neden olan türleri de bulunmaktadır.

    Birçok şey aritmiye neden olabilir;
    -Bir anda meydana gelen bir kalp krizi
    -Bir önceki kalp krizinden dolayı kalp dokusundaki bozukluk
    -Kardiyomiyopati gibi kalp yapısındaki değişiklikler
    -Koroner arter hastalığı
    -Yüksek kan basıncı
    -Diyabet
    -Aşırı aktif tiroid bezi (hipertiroidi)
    -Sigara içme
    -Çok fazla alkol veya kafein içme
    -Uyuşturucu
    -Stres
    -İlaçlar
    -Diyet takviyeleri ve bitkisel tedaviler
    -Elektrik şoku
    -Hava kirliliği

    Ritm Bozukluğunda Yapısal Faktörler
    Dış etkenlerin yanı sıra kalpte ritm bozukluğuna neden olan yapısal sorunlar da bulunmaktadır.
    Kalpte, kapak, damar veya kas sorunları gibi çoğunlukla sonradan edinilen hastalıklar olabildiği gibi, ailesel geçişli yani genetik kökenli ritm sorunları da görülmektedir.
    Genetik geçişli ritm sorunları arasında, doğumdan itibaren var olan fakat belirti vermeyen, spor, ani stres veya heyecan durumunda ortaya çıkabilen, sibutramin içerikli zayıflama ilaç kullanımlarında, bazı allerji, mantar hastalığı ilaçları ve antibiyotiklerin kullanımı sonrasında kalp durması nedeniyle ani ölüme yol açabilen türleri bulunmaktadır.
    Bu nedenle, özellikle kitlesel sorumluluk taşıyan pilotluk veya ağır vasıta şoförlüğü gibi yüksek riskli mesleklere başlayacak kişiler ile, sportif aktiviteye başlayacak gençlerin bu gözle incelemeden geçirilmeleri mutlaka gerekmektedir.


    Dış faktörler olarak belirtilen çay, kahve, kola, uykusuzluk ve stres gibi tetikleyici unsurlardan kaçınmanın yeterli olmadığı hastalarda, altta yatan nedene göre doktor tarafından farklı medikal tedaviler uygulanmaktadır. Kalbin atış hızının fazla azaldığı ya da kalp kasılma sorunlarının olduğu hastalarda kalp pilleri (Pacemaker) kullanılmaktadır.
    Atriyal Fibrilasyon denilen ritm bozukluğu kanın kalp içinde iyi hareket edemeyip koyulaşarak pıhtılaşmasına, bazı durumlarda da pıhtıdan kopan parçaların farklı damarları tıkamasına neden olabilmektedir. Bu risklere karşı doktor tarafından medikal tedaviye ek olarak kan sulandırıcı ilaçlar kullanılmaktadır.

    Stres Ritm Bozukluğunu Tetikler
    Ritm bozukluğunun asıl sebebi ne olursa olsun, stres tüm ritm sorunlarını olumsuz etkilemektedir. Stresle başa çıkma, olaylara tepki verme alışkanlıklarının değiştirmesi, zihinsel ve bedensel gevşeme teknikleri konusunda eğitimlerin alınması ve uygulanması, ritm bozukluğunun pek çok türünde olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır.
    Stres ve olaylara abartılı tepki verme konusundaki yanlış zihinsel alışkanlıklar, çarpıntı ve ritm bozukluklarında çok önemli bir etkin olarak gözlemleniyor. Değerlendirme sırasında ritm sorununun altında psikolojik faktör de tespit edilmişse tedaviye mutlaka bu yönden de yaklaşmak gerekmektedir.

    Ritm Bozukluğu Teşhisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?
    Ritm bozukluğu tek başına belli bir anlam veya tehlike ifade etmez. Bunun türü, sıklığı, kalpte buna neden olan veya eşlik eden başka bir sorun (kalbin kasları, kapakları veya damarlarında) olup olmadığı gibi noktalarla beraber değerlendirilmesi gerekir. Yaklaşım ve tedavi de ritm bozukluğunun türüne göre değişir. Özellikle şikayet esnasındaki kalp elektrosunun (EKG) çekilebiliyor olması hastalığın teşhisi için çok önemlidir.Diğer tetkiklerle beraber, özellikle Ritm Holteri tanıda yardımcı olmaktadır. Ritm Holter, hastanın koluna veya kemerine takılın, 24-48 saat süreyle üzerinde kalan, bu süre zarfında kalp atışlarını takip ve kayıt eden, anormalliklerin dökümünü veren bir sistemdir.
    Daha seyrek olan ritm bozuklukları için Transtelefonik EKG yöntemi uygulanmaktadır. Şikayet sırasındaki kalp ritminin tespitinde kullanılan bu yöntemle, hasta şikayet esnasındaki kalp elektrosunu bir cihazı göğsüne değdirip düğmesine basmak suretiyle çekebilir ve ilgili merkeze telefon yoluyla gönderip dökümünü sağlayabilir. Çok daha seyrek olan ritm bozukluklarının tespit edilebilmesi ve o sırada olan bir düzensizliğin saptanabilmesi için cilt altına yerleştirilen, aylarca duran ve hastanın ritmini takip eden "Event Recorder" denilen mini cihazlar da kullanılmaktadır.

    Elektrofizyolojik Yöntem
    Bazı ritm bozukluklarında, elektriksel düzensizliği üreten kalp içi odağı bulmak için Elektrofizyolojik uygulama yöntemine (EPS) başvurulmaktadır.
    Anjiyografi işleminde olduğu gibi kasık damarlarından girilerek kalp içindeki değişik bölgelere ilerletilen elektrodlarla, tıpkı bir elektrikçinin kontrol kalemiyle tesisatı kontrol edişindeki gibi, sorunlu elektriksel odağın tespiti yapılır. Sorunlu odak tespit edilince "Ablasyon" yöntemine yani radyofrekans enerjisi veya soğuk uygulayarak bu odağı ortadan kaldırmaya sıra gelir. Bu yöntemle ritm bozukluklarının türüne göre değişen başarı oranları söz konusudur. Kalp pillerinin veya ihtiyaç olduğunda elektroşok yapmak suretiyle ritm bozukluğunu düzeltmesi için göğüste ciltaltına yerleştirilen "AICD" isimli mini cihazların kullanıldığı bazı özel ritm bozukluğu türleri de vardır.

    Tanı:
    Aritmilerin tanısında hastanın öyküsü oldukça önemlidir. Aritmileri ve nedenlerini teşhis etmek için yapılan testler şunlardır:
    1.Elektrokardiyografi (EKG)
    2.Holter: Uzun süreli EKG kaydı
    3.Efor Testi
    4.Ekokardiyografi
    5.Kardiyak kateterizasyon
    6.Elektrofizyoloji çalışması (EPS)

    Tedavi:
    Aritminin çeşidi ve ciddiyetine bağlıdır. Tedavide öncelikle nedenin ortadan kaldırılması gereklidir. Etken tedavi edilemiyor veya mevcut ritm iletim bozukluğu hayatı tehdit ediyorsa veya belirti veriyorsa tedavi gereklidir. Burada öncelikle istirahat, sakinleştirme, bazı özel manevralar gibi saptanan soruna uygun genel tedbirlerin alınması ve bunlar yeterli olamıyorsa ilaç tedavisi veya girişimsel (Pacemaker/ ablasyon/aritmi cerrahisi gibi) tedavilerin uygulanması önerilmektedir. Kalp hastalığı olmayanlarda gözlenen ve hastada yakınmaya neden olmayan ekstra atımların ilaç ile tedavisi önerilmemektedir.

     
Kalpte atım bozukluğu nedenleri ve tedavisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kalp Ritim Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

    Kalp Ritim Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

    Kalbin normal atışını düzenleyen elektriksel uyarıların gerektiği gibi çalışmamaları sonucu kalbin çok hızlı, çok yavaş veya düzensiz atmasına ritim bozukluğu denmektedir. Ritim bozuklukları kalpte var olan sorunlar nedeniyle ortaya çıkabileceği gibi dış etkenlerle de oluşabilmektedir. Kalpte çarpıntı en belirgin kalp ritim bozukluğu belirtisidir. Çarpıntıdan sonra en sık görülen belirtiler,...
  2. Çocuklarda duruş bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Çocuklarda duruş bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Zamanının büyük bir bölümünü bilgisayar, TV karşısında geçiren çocuklar, oturuş ve duruş bozukluğundan kaynaklı gelişimsel sorunlar yaşayabiliyor. Göğüs veya bel bölgesinde, duruş şekillerinden kaynaklı omurganın yana doğru eğilmesi ile meydana gelen duruş bozukluğu, ebeveynler tarafından tespit edilebilir. Okul sıralarının çocukların boyuna uygun olmaması, bilgisayar karşısında uzun vakit...
  3. Koku alma bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Koku alma bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Anosmi, koku alma duyusunun tamamen yok olması, en sık rastlanılan koku duyusu bozukluğudur. Kaynaklandığı sebebe bağlı olarak geçici veya kalıcı olabilir. Polip ve tümörlerin neden olduğu, koku duyusu kaybı tıkanıklık açıldığında iyileşirken, yaşlanma ve beyin tümörü gibi nedenlere bağlı koku alamama kalıcı olabilir. Koku alamama doğrudan sağlık için bir sorun teşkil etmese de yemeklerden...
  4. Tat alma bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Tat alma bozukluğu nedenleri ve tedavisi

    Tat alma duyusu; çinko ve bakır eksikliğinden uzun süreli ilaç kullanımına, vücutta demir oranının yükselmesinden gebeliğe kadar pek çok nedenle kaybolabilir. Koku alma ve tat alma birbiriyle bağlantılı olduğu için koku almada meydana gelen kayıplarda ağız tadının değişmesine, tat almanın duyusunun zayıflamasına yol açabilmektedir. Tat alma bozukluklarının pek çok çeşidi ve derecesi...
  5. Kalbinizin ritmine dikkat edin

    Kalbinizin ritmine dikkat edin

    Kalbin normalden hızlı ya da yavaş çalışması olan ritim bozukluğu; tedavi edilmezse kişide panik atak, ölüm korkusu, depresyon gibi problemlerin yanı sıra ani ölümlere de yol açabiliyor. Ölümle sonuçlanabilen bu hastalıkta erken müdahale büyük önem taşıyor. Ritim bozukluklarının teşhisinde son dönemde yaygın olarak elektrofizyolojik çalışma (EPS) ve ablasyon tedavisi uygulanıyor. Hastalara...

Sayfayı Paylaş