gebe
  1. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.236
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları

    Konu, 'Cilt Hastalıkları' kısmında kördügüm tarafından paylaşıldı.

    Aktinik Keratozlar halk arasında çok bilinmememekle birlikte biz dermotologların özellikle yaşlı popülasyonda çokça rastladığı bir sorundur. Genellikle 40-50 yaşları sonrası güneşe maruz kalan yüz, boyun, saçsız kafa alanları, el sırtlarında kızarık zımpara kağıdı görünümlü, üzerindeki skuam kaldırıldığında çabuk kanayan lezyonlardır. Güneş hasarının olduğu alanlarda yerleşimi fazladır. Meslek icabı dış alanlarda çalışan, gemici, çiftçi, yol işçilerinde çok daha sık olarak rastlanmaktadır. Açık renk tenli, açık renk gözlü, açık ya da kızıl saçlı olan kişilerde (yani güneş hasarına yatkın) sıklığı fazladır. Türkiye ‘de istatistiksel çalışmalar yeterli olmadığı ve az sayıda çalışma bulunduğu için aktinik keratozla ilgili verileri USA kaynaklarına dayanarak vermeye çalışırsak hastalığın sıklığı ve önemi daha iyi anlaşılacaktır.
    Amerika’da her yıl 900.000 - 1.200.000 yeni deri kanseri olgusuna rastlanmaktadır. Deri kanserlerinin çoğunluğu BCC (Bazal Hücreli Kanser) denilen türdendir. Sonuç olarak heryıl 200.000 yeni SCC(Skuamöz Hücreli Kanser)vakası görülmektedir.
    Özellikle 1300 ile 2300 arasında kişi melanoma dışı deri kanserlerinden (özellikle :):):):)staz yapmış SCC)hayatını yitirmektedir.
    Bu rakamlar aktinik keratozları tekrar gündeme getirmektedir. Çünkü epidemiyolojik ve moleküler düzeydeki çalışmalar aktinik keratozların SCC’nin erken evresi olduğunu göstermektedir.
    Aktinik kerotozlar, yatkınlığı olan kişilerde uzun süre güneşe maruz kalmakla oluşan yaygın bir sorundur. Amerika’da yapılan bir çalışmada dermatoloji kliniğine başvuru yakınmaları arasında 3.sırayı aldığı gösterilmiştir.
    Başka bir çalışmada ise 1990-1994 yılları arasında dermatoloji kliniklerine başvuran 127 milyon hastanın 14.6 milyonu (%11.5) aktiniz keratoz teşhisi almış ve tedavi görmüş hastalardan oluşmaktadır. Deri kanserleri ise dermatoloji poliklinik ziyaretlerinde %7.6 lık oranla 4. sırayı almaktadır(1.sırada akne=sivilce, 2.sırada=ekzama, 3.sırada=aktinik keratoz).
    Tüm aktinik keratozlar SCC oluşumuna yol açmazlar, fakat hangilerinin SCC oluşturacağıda bilinmemektedir. Aktinik keratozların %0.1 - %10′u SCC oluşumuna neden olmaktadır.
    Güneşte çabuk yanan, bronzlaşmayan, çil oluşumuna yatkın olan kişiler aktinik keratoz geliştirmeye müsaittirler. Kişilerin bu yatkınlıklarının yanı sıra toplam güneşte kalma süreleri de çok önemli bir faktördür. Yaşlanma ile birlikte aktinik keratozların sayısında da artış olmaktadır. Cinsiyet açısından değerlendirildiğinde erkeklerde daha fazla görüldüğü anlaşılmaktadır. Bir çalışmada 16-49 yaşları arasındaki kişilerde erkeklerin %27’sinde bayanlarınsa %13′ünde aktinik keratoza rastlanmıştır. Yaş ilerledikçe erkek ve kadın oranı birbirine yaklaşmaktadır. Aktinik keratozların görüldüğü bölgeler güneş enerjisine en fazla maruz kalan alanlardır. En sık %80 oranıyla üst dudakta, baş ve boyun bölgesinde yerleşim göstermektedirler.
    Aktinik keratozların dermatoloji polikliniklerinde sık rastlandığı ve halkımız tarafından pek bilinmediği görülmektedir. Bu lezyonlar deri kanserlerinin bir çeşidi olan SCC’nin erken evresi olarak kabul edilmektedir. Tüm aktinik keratozlar üzerinde SCC gelişmemektedir. Fakat hangilerinin üzerinde SCC gelişeceği önceden bilinmediği için aktinik keratozların tedavilerinin mutlaka yapılması ayrıca aktinik keratoz geliştirme riski olan kişilerin kendilerini güneş ışınlarına karşı korumaları önerilmektedir.

     
Kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. aktinik keratoz yaşlılarda kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları

    aktinik keratoz yaşlılarda kanserleşebilen cilt kalınlaşmaları

    Aktinik Keratozlar halk arasında çok bilinmememekle birlikte biz dermotologların özellikle yaşlı popülasyonda çokça rastladığı bir sorundur. Genellikle 40-50 yaşları sonrası güneşe maruz kalan yüz, boyun, saçsız kafa alanları, el sırtlarında kızarık zımpara kağıdı görünümlü, üzerindeki skuam kaldırıldığında çabuk kanayan lezyonlardır. Güneş hasarının olduğu alanlarda yerleşimi fazladır....
  2. Cilt

    Cilt

    İnsanın cilt ve derisi örtüsüne, geride bırakacağı mal ve dünyalığa; güçlüklere sabır göstermeye, metanet ve dayanıklılığa, cesaret ve güce, Hastanın derisinin yüzülmesi vefat etmesine, sağlıklı ise yoksullaşmaya, Cildinin pürüzsüz ve vücudunun sağlam vee şişman olduğunu görmek din ve iman gücüne, Teninin kırmızı olduğunu görmek üzüntüden kurutulmaya, kırmızı-beyaz olması şeref ve itibara,...
  3. Cilt Tipleri : Yağlı Cilt

    Cilt Tipleri : Yağlı Cilt

    Yağlı cilt yağ bezlerinin normalden fazla çalışması sonucu cildin aşırı yağlanmasıdır . Cilt yüzeyinde yağlı bir parlaklık görülür. Alın, burun ve çene etrafında gözenekler iridir. Yer yer sivilceler görülür. Bu cilt tipinde cildin salgıladığı yağlar normal kimyasal özellikte değillerdir. Buna bağlı olarak koruyucu asit manto tabakası azalır ve çeşitli enfekte sivilceler ortaya çıkabilir....
  4. kalp kapaklarında kalınlaşma polis olmaya engelmi

    kalp kapaklarında kalınlaşma polis olmaya engelmi

    kalp kapaklarında kalınlaşma polis olmaya engelmi ? selam akradaşlar benim kalp kapaklarımda kalınlaşma var acaba kalp kapaklarında kalınlaşma polis olmaya engelmi
  5. Ayak tırnağının kalınlaşma nedenleri

    Ayak tırnağının kalınlaşma nedenleri

    Ayak tırnağının kalınlaşması, ayak sağlığının bozulduğunun bir göstergesi olmasının yanı sıra estetik açıdan da ciddi bir sorundur. Ayakların aşırı terlemesi sonucu oluşan nemli ortam, çıplak ayakla toprağa basmak, sterilizasyonu yapılmamış aletlerle manikür ve pedikür yaptırmak ve dar ayakkabı giymek tırnak kalınlaşmasının oluşmasına neden olan faktörlerdir. Ayak tırnağı kalınlaşması...

Sayfayı Paylaş