gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Kanun No: 4922-denİzde Can Ve Mal Koruma Hakkinda Kanun

    Konu, 'Mevzuat' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    ( Bu kanunun 4, 5, 6 ve 20 nci maddelerinde yazılı "Yola elverişlilik belgesi" terimi 29.6.1956 tarih ve 6763 sayılı kanunla "Denize elverişlilik belgesi" olarak değiştirilmiştir.)
    10 Haziran 1946
    (Resmî Gazete ile neşir ve ilânı: 14 Haziran 1946 - Sayı: 6333)
    3. t. Düstur, c. 27 - s. 1258

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Tarifler ve ticaret gemilerinin teknik nitelikleri

    MADDE l — Bu kanunun uygulanışı bakımından:
    A) Denizde kürekten başka âletle yola çıkabilen her araca, adı, tonilâto su ve kullanma amacı ne olursa olsun "Gemi";
    B) Menfaat sağlamak kasdiyle denizde kullanılan her gemiye "Ticaret Gemisi";
    C) On ikiden fazla yolcu taşıyan her ticaret gemisine "Yolcu Gemisi";
    D) Kaptan ve diğer gemi adamları, gemiyi donatan ve işletenin çoluk-çocuk ve hizmetçileri, donatan ve işletenin görev ile yolculuk eden adamı, temsilcisi ve memurları, taşınan hayvanların çobanları ve mücbir sebeplerden yahut kaptanın denizde can kurtarma ödevinden dolayı gemiye alınan kimseler dışında, gemide navlunlu-navlunsuz taşınan herkese "Yolcu"; Denir.

    MADDE 2 —
    A) Tekne, genel donanım, makine, kazan gibi esas kısımları;
    B) Yükleme durumu,
    C) Yakıtının ve kumanyasının yeterliği,
    D) Gemi adamlarının yeterliği ve sayısı;Bakımlarından tüzüklerince tesbit olunmuş nitelikleri haiz bulunmaması yüzünden, yapacağı yolculuğun normal rizikolarına karşı koyamıyacak durumda olan bir ticaret gemisi "Yola elverişli" sayılmaz ve böyle bir geminin yola çıkmasına izin verilmez. (*)

    MADDE 3 — Ticaret gemilerinin tahsis edildikleri işlere ve yapacakları yolculuklara göre tekne, makine, kazan, genel donatım, can kurtarma, yangından korunma ve yangın söndürme ve sair araç ve teferruatının tüzüğü gereğince haiz olmaları lâzımgelen durumları yılda en az bir defa denetlenir. Şu kadar ki, yolcu gemilerinden başka ticaret gemilerinin sualtı denetlemeleri iki yılda bir yapılabilir. (**)

    MADDE 4 — Denetleme sonunda durumu tüzüğe uygun olduğu anlaşılan ticaret gemisine süreli bir "Yola elverişlilik belgesi" verilir. Böyle bir belgesi olmıyan yahut belgesinin süresi bitmiş olan ticaret gemisinin yola çıkmasına izin verilmiyeceği gibi herhangi bir sebeple tüzüğünde gösterilen nitelikleri kaybetmiş olan ticaret gemisinin de belgesi battal edilir.
    Yola elverişlilik belgesinin süresi, yolculuğun devamı sırasında biten bir ticaret gemisi, yolculuğu bir Türk limanında bitiyorsa, yolculuğu bitirdikten sonra, denetle�*neceği limana dönmek ödevindedir. Böyle bir ticaret gemisi denetleneceği limana ka�*dar, yola elverişlilik belgesi varmış gibi ticarî işlem yapabilir.
    Belge süresi içinde, herhangi bir sebeple tüzüğüne uygun durumunu yolculuğun devamı sırasında kaybetmiş olan ticaret gemisi hiçbir ticarî işlemde bulunmaksızın onarılabileceği en yakın limana gidebilir.

    MADDE 5 — Milletlerarası tanınmış tasnif kurumlarından verilen ve hükmü olan bir belgeyi haiz yük gemilerine, belgesinde yazılı süre ve görev için, ayrıca denetleme yapılmadan, yola elverişlilik belgesi verilir. Ancak bu gibi kurumların tüzük ve kural�*larınca denetleme dışında bıraktıkları kısımlarının denetlenmesi bu kanun hükümleri�*ne göre yapılır.

    MADDE 6 — Yola elverişlilik belgesi olup da liman sınırlarım geçerek denize çıkacak her ticaret gemisi, yola çıkmadan önce, can kurtarma, yangından korunma, yan�*gın söndürme ve seyir donanımları, gemi adamları, kumanya ve yakıtı, yolcu sayısı, yükünün cinsi, istifi ve yükleme markası bakımlarından denetlenir ve bu durumlarda tüzüğüne uygun olmıyan ticaret gemilerinin yola çıkmasına izin verilmez.Liman sınırları içinde çalışan ticaret gemilerinin bu madde gereğince denetlenme�*leri, hal icabına göre zaman zaman yapılır.

    MADDE 7 — Ticaret gemilerinin, çeşitli resim ve harçlarının ödenmesinde esas olan tonilâtoları, tüzüğüne göre yapılacak ölçmelerle belirtilir. (***)

    (*) Bk. Bakanlar Kurulunun 22 Haziran 1966 tarih ve 6/6647 sayılı ve 24 Temmuz 1954 tarih ve 4/8435 sayılı Kararnamesiyle yürürlüğe konulan TÜZÜKLER.

    (**) Bk. Bakanlar Kurulunun 11 Şubat 1948 tarih ve 3/7040 sayılı Kararnamesiyle yürürlüğe konulan TÜZÜK.


    (***) Bakanlar Kurulunun 14 Mart 1966 tarih ve 6/6125 sayılı Kararnamesiyle yürürlüğe konulan TÜZÜK.


    İKİNCİ BÖLÜM
    Denizde yolculuk güveni

    MADDE 8 — Türk gemileriyle Türk liman ve karasularında yolculuk eden ya�*bancı gemilerin, denizde çatışmayı önlemek için taşıyacakları ve gösterecekleri fener ve alâmetler, verecekleri sadalı sis ve manevra işaretleri, gözetecekleri seyir ve idare kurallariyle tehlikeye düştükleri zaman yardım istemek için verecekleri ve gösterecekleri her türlü işaretler tüzükle belirtilir. (*)
    Her Türk gemisinde "Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü"nden bir tane bulunur. Gemilere parasız dağıtılacak olan bu tüzük, geminin esas belgelerinden sayılır.

    MADDE 9 — Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğüne riayet edilmemek yüzünden can veya mal zararına sebebiyet verilen hallerde, durumun hal ve şartları, tüzükten ayrılmayı katî olarak gerekli kıldığı mahkemede sabit olmadıkça, hâdise sırasında köprü üstünde vardiyada bulunan kaptan veya mevzuata göre yetkili güverte zabiti kusurlu sayılır.

    MADDE 10 — Çatışan gemilerin kaptanları, çatma yüzünden gemilere ve içinde�*ki kimselere gelecek zararları önlemek veya azaltmak için, kendi gemilerini ve içinde bulunan gemi adamlarını ve yolcuları ciddi bir tehlikeye atmaksızın mümkün olan her yardımı yapmakla ödevlidirler. Bundan ötürü çatışan gemilerin kaptanları, birbiri�*ne yardıma muhtaç bulunmadıklarına inanç getirinceye kadar, gemilerini hâdise ye�*rinde tutmağa mecburdurlar.
    Çatışan gemilerin kaptanları, gemilerini ve içindeki kimseleri ciddi tehlikeye at�*madan yapabilirlerse, yollarına devama başlamadan önce, gemilerinin adını, tanınma işaretini, bağlama, kalkma ve varma limanlarının adlarını öbür gemilerin kaptanlarına bildirmek ödevindedirler.
    Çatışan gemilerin kaptanları, olayın sebeplerini ve hangi hal ve şartlar altında baş gösterdiğini kazadan hemen sonra ve mümkünse, gemi jurnallarına yazarlar. Gemi jurnalındaki bu kaydın altı, kaptan, birinci zabit ve güverte tayfasından biri tarafından beraberce imzalanır.

    MADDE 11 — Yük veya yolcu taşıyan ticaret gemilerinin heriki bordası üzerine ve güverte çizgisi altına, tatlı ve tuzlu su bölgeleri ile mevsimlere ve kereste yüküne göre konulacak yükleme (Fribord) markasının yeri tüzüğüne göre tâyin olunur. (**)
    Bordrolarına yükleme markası konmamış ticaret gemilerinin yolcu veya yük taşı�*malarına veya bu markadaki yükleme çizgilerinin gösterdiğinden fazla yüklenmiş olan ticaret gemilerinin yolculuğuna izin verilmez.
    150 gros tonilâtodan ufak ticaret gemileri, çalışacakları deniz bölgelerine ve yapa�*cakları işlere göre, bu madde hükümlerinden dışarı bırakılabilirler.

    MADDE 12 — Aşağıda yazılı maddeler bu kanuna göre "Tehlikeli eşya" sayılır.

    A) Patlama bakımından tehlikeli olan maddeler:
    1- Patlama maddeleri ve bilhassa paralama ve atış malzemesi;
    (Paralama veya atış amaçlarına uygun nitelikte bulunmıyan, alevle, patlatılamı-yan ve vurma ve sürtünmeye karşı, dinitrobenzoldan daha hassas olmıyan maddeler patlama maddesi sayılmaz.)
    2- Cephane;
    3- Ateşleme malzemesi, havaî fişekleri ve benzerleri;
    4- Sıkıştırılmış veya sıvık haline getirilmiş gazlar;
    5- Suya dokununca yanan veya yanmayı kolaylaştırıcı gazlar çıkaran maddeler;

    B) Kendi kendine tutuşan maddeler;

    C) Yanıcı sıvılar ve kolay ateş alabilen katı maddeler;

    D) Zehirli maddeler;

    E) Yakıcı maddeler;

    F) Fizik ve şimik nitelikleri bakımından yukardakilere benzer başka maddeler;

    G) Hayvan, kereste ve zahire gibi istifleri bakımından tehlikeli yükler. Yukarıda yazılı eşyanın ticaret gemileriyle taşınması, tüzüğüne göre yapılır. (*)

    MADDE 13 — (Değişik: 6763-29.6.1956) Türk Ticaret Kanununun 982 ve 984 üncü maddeleri gereğince selâhiyetli mahkemeye deniz raporu tesbit ettirmekle mükellef her kaptan, bu raporun tasdikli bir suretini kazadan sonra uğradığı liman reisliği bu�*lunan ilk limanda liman reisliğine verir.

    (*) Bk. Bakanlar Kurulunun 22 Eylül 1965 tarih ve 6/5243 sayılı Kararnamesiyle yürürlüğe konulan TÜZÜK.

    (**) Bk. Bakanlar Kurulunun 22 Haziran 1966 tarih ve 6/6647 sayılı Kararnamesiyle yürürlüğe konu�*lan TÜZÜK.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Denizde can kurtarma

    MADDE 14 — Her kaptan, denizde can tehlikesine uğramış olarak rastgeldiği kimselere, düşman bile olsa, kendi gemisini, gemi adamlarını ve yolcusunu ciddi bir tehlikeye atmaksızın elinden gelen her yardımı yapmakla ödevlidir.

    MADDE 15 — Başka gemiden imdat işareti alan bir geminin kaptanı tehlikede bulunan kimselerin yardımına bütün hızı ile gitmek ödevindedir. Ancak kaptan bu türlü hareket etmeyi imkânsız görür veya içinde bulunduğu özel haller dolayısiyle mâkul veya faydalı görmez veya 17 ve 18 inci maddeler gereğince bu ödevden muaf tutulmuş ise yardım yapmıyabilir ve bu hali hemen, imdat işareti veren geminin kap�*tanına bildirmekle beraber kendisine yardıma gitmekten alıkoyan sebepleri gemi jur-nalına kaydeder.

    MADDE 16 — Tehlikede bulunan bir geminin kaptanı, imdat isteğine cevap ver�*miş olan kaptanlarla mümkün olabildiği kadar istişarede bulunduktan sonra, yardıma en elverişli gördüğü bu gemilerden birinden veya bir kaçından yardım istemek hakkı�*nı haiz olduğu gibi bu suretle kendisinden yardım istenen kaptan veya kaptanlar da bu isteğe uyarak bütün hızlariyle tehlikede bulunan kimselerin yardımına gitmek ödevindedirler.

    (*) Bk. Bakanlar Kurulunun 6 Nisan 1952 tarih ve 3/14831 sayılı kararnamesiyle.

    MADDE 17 —Telsizle imdat işareti alan bir kaptan kendisinden yardım isteyen başka bir geminin kaptanından veya eğer yardım istenen gemi birden fazla ise bu ge�*milerin kaptanlarından, yardım isteğinin yerine getirilmek üzere bulunduğu yolunda haber alacak olursa, 15 inci madde ile kendisine yüklenmiş olan yardım ödevinden kurtulur.

    MADDE 18 — Bir kaptan, tehlikede bulunan kimselerin yanma varan bir geminin kaptanından artık yardıma lüzum kalmadığını haber alırsa, bu kanunun 15 inci maddesiyle yüklenmiş olduğu ödevden ve eğer kendi gemisinden de yardım istenmemiş ise 16 ncı madde ile yüklendiği yardım ödevinden kurtulur.

    MADDE 19 — Tehlikeli buzlar, gemi leşleri, tropikal fırtınalar veya Beaufort mik�*yasına göre 10 kuvvetinde veya daha fazla rüzgâr yahut deniz yolculuğu güvenini doğrudan doğruya sarsan başka tehlikeler gören her gemi kaptanı, bunları, yakınında bulunan gemilere ve haberleşebileceği ilk kıyı noktasındaki yetkili makamlara, elinde bulunan bütün haberleşme araçları ile ve tüzüğü gereğince bildirmeyenler bir aydan bir yıla kadar denizde çalışmaktan alıkonulur.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Ceza Hükümleri

    MADDE 20 — Bu kanunda yazılı sebeplerle;

    A) Yolculuğuna izin verilmemiş,

    B) Yola elverişlilik belgesi almamış,

    C) Belgesi battal edilmiş,

    D) Belgesinin süresi geçmiş.
    Bir ticaret gemisini işleten özel donatan ve böyle bir gemiyi sevk ve idare eden f
    kaptan üç aydan bir yıla kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Bundan başka özel donatandan ayrıca 100 liradan 1.000 liraya kadar ağır para cezası alınır. Tekerrür halinde bu cezalar bir kat arttırılır.

    MADDE 21 —Yolcu taşımasına izin verilmemiş bir ticaret gemisiyle yolcu taşıdı-f ğı veya bu kanunun 11 inci maddesinde sözü geçen yükleme markası üzerindeki yükleme çizgilerinin gösterdiği hadden fazla yükle yolculuk yaptığı belirtilen kaptanlar bir aydan üç aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır ve her iki halde de altı aydan bir yıla kadar denizde çalışmaktan alıkonulur.
    Yetkili olmadığı halde yükleme markasının yerini değiştirenler üç aydan altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.
    Donatanın kanuna aykırı emrine uymuş olması, kaptanı sorumdan kurtaramaz.

    MADDE 22 —12 nci maddede yazılı tehlikeli eşyanın ticaret gemileriyle nasıl taşınacağı hakkındaki tüzük hükümlerine aykırı hareket edenlerden 50 liradan 250 liraya kadar ağır para cezası alınır.

    MADDE 23 — Tüzükle belirtilen yardım işaretlerini yerinde ve gereği gibi kullanmayanlarla bu kanunun 10 uncu maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkralarına, 13 üncü ve 20 nci maddelerine aykırı hareket eden kaptanlardan 50 liradan 250 liraya kadar para cezası alınır.

    MADDE 24 — Bu kanunun 10 uncu maddesinin l inci fıkrasiyle 14 üncü maddesine, 15 inci maddesinin l inci fıkrasına ve 16 nci maddesine aykırı hareket eden kaptanlar üç aydan altı aya kadar denizde çalışmaktan alıkoyma veya bir aydan üç aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Vahim hallerde her iki cezaya birlikte hükmedilir.

    MADDE 25 — Türk donanmasına bağlı harp ve yardımcı gemileriyle Türk ticaret gemileri arasındaki çatışmalar sonucunda, askerî kişiler hakkında yapılacak ceza kovuşturmalarında Askerî Ceza Muhakemeleri Usulü ve Askerî Ceza Kanunu uygulanır.

    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Türlü hükümler

    MADDE 26 — Bu kanunun 8 inci maddesi, Türk Donanmasına bağlı harb ve yar�*dımcı gemilerine ve 6 nci, 8 inci, 9 uncu, 11 inci ve 12 nci maddeleri hükümleri, Türk limanlarına gelen, bu limanlardan kalkan ve Türk kara sularında yolculuk eden ya�*bancı gemilere de uygulanır.

    MADDE 27 — (Değişik: 6768-29.6.1956) Türk Ticaret Kanununun deniz kazalarına ait faslının (çatma) ve (kurtarma ve yardım) kısımlariyle Belediye Kanununun 15 inci maddesinin 9 uncu fıkrası ve Umumî Hıfzıssıhha Kanununun gemilerin sağlık bakımından murakabesine ait hükümleri mahfuzdur.

    MADDE 28 — 2239 sayılı Denizyolları İşletme Kanununun 9 uncu ve 10 uncu maddeleri ve 22 Nisan 1301 tarihli (Deryada Men'i Müsademe Nizamnamesi) kaldırılmıştır.

    GEÇİCİ MADDE — Bu kanunda sözü geçen tüzükler, bu kanunun yürürlüğe girmesinden başhyarak en çok bir yıl içinde yürürlüğe konulacak ve o vakte kadar, bugünkü mevzuat uygulanacaktır.

    MADDE 29 — Bu kanun yayım tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 30 — Bu kanunu Bakanlar Kurulu yönetir.


     
  2. İzmirella

    İzmirella Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.617
    Beğenilen Mesajlar:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Kanun No: 4922-denİzde Can Ve Mal Koruma Hakkinda Kanun
    paylaşım için teşekkürler
     
Kanun No: 4922-denİzde Can Ve Mal Koruma Hakkinda Kanun konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çocuk Koruma Kanunu

    Çocuk Koruma Kanunu

    Kabul Tarihi : 03.07.2005 RGT: 15.07.2005 RG NO: 25876 Amaç MADDE 1. - (1) Bu Kanunun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2. - (1) Bu Kanun, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında...
  2. Kanun

    Kanun

    normlar hiyerarşisinde anayasanın altında, tüzüklerin üstünde yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “kanun” adı altında konulmuş hukuk kurallarıdır. İdare hukukuna kaynaklık eden pek çok kanun vardır. Bunlardan bir kaçı şunlardır: 6 Ocak 1982 tarih ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu, 6 Ocak 1982 tarih ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 6 Ocak 1982 tarih ve 2576 sayılı Bölge...
  3. MM. de kan grupları ..

    MM. de kan grupları ..

    Ewet canlarım benim ... aklıma bişe geldi ve hemen hayata geçirmek istedim.. hepimiz kan grubumuzu yazalım bellimi olur bakarsınız işimize bile yarar... o kadar hamiş meleğimiz var:esra: olurda kan lazım olur kimle kim aynı kandan bilgimiz olmuş olur. Bugün bu konuda bir olay yaşadım ve çok etkilendim bir yakınımıza kann aranıyor ve en yakınlarımızdan birinin kanı uydugunu bile bilmiyoruz...
  4. şehit yakınları ve gaziler kanunu hakkında bilgi

    şehit yakınları ve gaziler kanunu hakkında bilgi

    şehit yakınları ve gaziler kanununun içeriği nedir, bu kanunla ilgili bir yazı varsa paylaşın lütfen.
  5. Kan vermenin faydaları ve zararları

    Kan vermenin faydaları ve zararları

    Toplumsal dayanışma ve yardımlaşmanın en güzel örneklerinden biri olan kan bağışı, başkalarını sağlığına kavuşturmanın yanında, kan veren kişiye de önemli faydalar sunuyor. Peki, siz kan vermenin faydalarını biliyor musunuz? Vücudumuzda oksijen, besin ve hormon gibi maddelerin iletimini sağlayan kan, bağışıklık sistemimizin de en önemli parçasıdır. Kemik iliği, dalak ve karaciğerdeki kan...

Sayfayı Paylaş