gebe
  1. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON

    karadenizin gözbebeği trabzon

    Konu, 'Çöplük' kısmında esena tarafından paylaşıldı.

    ***** gelinlik trabzon sultan gelinlik trabzon ***** karadenizin tatlıları karadenizin düğünleri
    Çok eski geçmişe sahip olan Trabzon, 1461 yılında Fatih Sutan Mehmet tarafından fethedilerek Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.
    Yavuz Sultan Selim'in Valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın doğduğu Trabzon, 1868 yılında Vilayet olmuştur.
    Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün 3 kez ziyaret ettiği İlimiz, bugün de sosyal, ekonomik ve kültürel bir merkez konumundadır.

    DEYİMLERİMİZ
    Trabzon'un çeşitli yörelerinde söylenen kendine has anlam ifade eden deyimler ve yine bölgeye göre değişkenlik gösteren fakat genel anlamda atasözleri çerçevesinde ele alınan hoş sözler vardır :

    Ağzı var dili yok ...
    Burnu büyümek ...
    Çomak sokmak ...
    Ekmek elden su gölden ...
    Elin ağzında sakız olmak ...
    Hayıflanmak ...
    Ağzını yoklamak
    Attan enup eşeğe binmek
    Sokma akıl yedi adım gider
    Ander gaybana
    Kesene bereket
    Sırtı kalın
    Maldan saymak
    Kulağı çınlamak
    O da kim oliy
    Kan ağlamak
    Abat mı oldun
    Köpek yediği kapida afkur

    DÜĞÜN
    Çoğu zaman gençler birbirini ya düğünde, ya yaylada, ya bir şenlikte ya da çarşı pazarda görür ve “gönlüne düşürür”. Aile büyükleri devreye giren yengeler görücü olur. Kız da, oğlan da beğenilme aşamasında birbirini tanımaya çalışır. Ama en son söz aile büyüklerinindir. Kararı aile meclisi toplanır verir. Ama ailenin “rıza”sı kimi zaman tam değildir. Karar olumsuzdur. Birbirlerini seviyorsa gençler, ortaya bölgemizde halen geçerli olan “kız kaçırma” olayı çıkar. Evlenecek olan gençler birbirlerini ne kadar sevse de son sözü aile büyükleri söyler. Kız istemek için ailenin büyükleri, annesi, babası, ağabeyi, ablası, akrabalarından amcası, dayısı veya bir başka büyüğü kızın evine gider. Ön konuşmalar ve genel sohbetlerden sonra laf bir şekilde esas konuya getirilir ve kızın ailesinden “Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” denir. Kız tarafı da hemen tamam demez. “Nasipse, kısmetse, bakalım bir düşünüp karar verelim” deyip, işi ağırdan alarak kendini “naza çeker”. Erkek tarafı “he, tamam, olur” cevabını alabilmek için kız tarafının kapısını biraz aşındırmak zorunda kalır. Kız tarafı sonunda razı olunca “söz kesilir.” Bir küçük bahşiş sonunda kızın nüfus kağıdı ailenin o andaki en büyüğüne işlemeli mendile veya özenle hazırlanmış bir zarfın içene koyularak verilir. Hayırlısı olsun temennisiyle kız tarafının ikramlar yendikten sonra evden ayrılınır. Söz kesme olayından sonra sıra “nişan”a gelmiştir. Nişanda kız ve erkek tarafı karşılıklı olarak birbirlerine gelin ve damat adayına hediyeler alır. Bu arada düğün tarihi için karar verilir. Yeni evlilere alınacak eşyanın kim tarafından ne alınacağına karar verilir. Düğün zamanı gelince “ağırlık görme” ye gidilir.

    Cuma günü, kızın çeyizi oğlan evine götürülerek yerleştirilir. Komşular düğüne davet edilir. Cumartesi gününün gecesi kız evinde yapılan ve sabaha yakın sona eren şenliğe ise “kına gecesi” denir. Eskiden kına gecesi Çarşamba günü akşamı yapılır, Perşembe günü, düğün olur. Cuma günü de “Cumalık” yapılırdı. Kına gecesi, kadınlar ve genç kızlar gelin evine toplanmaya başlarlar. Bu gecede, kadınlar ve genç kızlar gelin evine toplanmaya başlarlar. Çeşitli çalgılar çalınmak ve oyunlar oynanmak suretiyle eğlenilir ve kız ağlatılır. Gelini ağlatmak için kızlar maniler, türküler ve ilahiler söylerler.

    Düğün günü (Perşembe veya Pazar) erkek tarafı kalabalık bir grup halinde öğleye doğru, tabanca - tüfek ata ata, yaya ve atlı olarak gelin evine gidilir. Hemen kızı alıp dönmek isterler. Ancak kız tarafı misafirlere yemek ikram ederler. Yemekten sonra, kızın bir erkek kardeşi, o da yoksa dayısı, erkek tarafından bahşiş alır ve kızı ata bindirilir. Yine silah atıla atıla erkek evine doğru yollanılır. Eve varıldığı zaman kız attan indirilerek evin içine alınır. Daha sonra erkekler ve kadınlar ayrı ayrı yerlerde düğüne devam ettirirler. Düğün şenliklerinde horon tepmek vazgeçilmez bir adettir. Akşam olunca gelin ve güvey yan yana durdurularak her ikisine de şerbet ikram edilir. Daha sonra köyün hocası getirilerek dini nikahları kıyılır. Gelin evinden en son kızın çok yakını olan iki kadın ayrılınca düğün bitmiş olur.

    Ertesi gün ise Cumalık yapılır. Kadınlar çeşitli oyunlar oynarlar ve geline hediyeler verirler. Düğünden bir hafta sonra ise, erkek tarafı kız evine “yedi” ye gider. Damat büyüklerin elini öper, sini ve sofraya davet edilir. Sofrada önüne, üstü kapalı üç tabak koyulur, birinde yumurta, birinde sütlaç ve birinde de su vardır. Damattan yumurtayı bulması beklenir. Geç saate kadar kızın babasının evinde kalınıp, güzelce ağırlandıktan sonra geriye dönülür. Günümüzde bu adetlerin büyük bir kısmı “salon düğünleri” nedeniyle yaşatılmaz olmakla birlikte, köylerimizde geleneksel düğün törenlerine rastlamaktayız.

    YEMEKLERİMİZ
    Trabzon yemekleri denince akla hemen, mısırdan, lahanadan, hamsiden, fasulyeden, patatesten, pidelerden, turşudan meydana gelen yüzlerce yemek tarifi gelir. Trabzon mutfağı zengin bir mutfaktır. Kim sevmez karalahana çorbasını, kim istemez kıymalının, peynirlinin damakta kalan tadını. Hani derler ya hamsinin kırk çeşit yemeği yapılır Trabzon'da... Doğrudur, hamsi kışın sofraların baş tacı yazın da yaylalarda, köylerde soğuk suların başında tuzlamasıyla aranan yiyeceğidir... Hamsi denince akla Trabzon, Trabzon deyince de akla hamsi gelir...

    Trabzon'un yemeklerinin başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz : Mısır sarması, etli lahana sarması, içli tava, hamsili pide, hohollu pide, pazı burmalısı, hamsili pilav, kuymak, su böreği, yufka tatlısı, laz böreği, gulya, turşu kavurması, pazı plakisi, lahana kavurması, kaygana, hamsi kuşu, mısır çorbası, ısırgan çorbası, hamsili pilav, hamsili ekmek, etli mısır sarması, Trabzon kebabı, Hamsiköy sütlacı, zumur, kaz kaldıran, hoşmeli, tomara kaygana, hamsi plaki, sütlü kabak, lapa, borani, hamsi çıtlaması, hamsi ızgara..




    YEMEKLERİMİZ
    Trabzon yemekleri denince akla hemen, mısırdan, lahanadan, hamsiden, fasulyeden, patatesten, pidelerden, turşudan meydana gelen yüzlerce yemek tarifi gelir. Trabzon mutfağı zengin bir mutfaktır. Kim sevmez karalahana çorbasını, kim istemez kıymalının, peynirlinin damakta kalan tadını. Hani derler ya hamsinin kırk çeşit yemeği yapılır Trabzon'da... Doğrudur, hamsi kışın sofraların baş tacı yazın da yaylalarda, köylerde soğuk suların başında tuzlamasıyla aranan yiyeceğidir... Hamsi denince akla Trabzon, Trabzon deyince de akla hamsi gelir...

    Trabzon'un yemeklerinin başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz : Mısır sarması, etli lahana sarması, içli tava, hamsili pide, hohollu pide, pazı burmalısı, hamsili pilav, kuymak, su böreği, yufka tatlısı, laz böreği, gulya, turşu kavurması, pazı plakisi, lahana kavurması, kaygana, hamsi kuşu, mısır çorbası, ısırgan çorbası, hamsili pilav, hamsili ekmek, etli mısır sarması, Trabzon kebabı, Hamsiköy sütlacı, zumur, kaz kaldıran, hoşmeli, tomara kaygana, hamsi plaki, sütlü kabak, lapa, borani, hamsi çıtlaması, hamsi ızgara..


    ATATURK KÖŞKÜ
    [​IMG]


    AYASOFYA MÜZESİ
    [​IMG]

    SÜMELA MANASTIRI
    [​IMG]

    UZUNGÖL
    [​IMG]

    ÇALKÖY MAĞRASI
    [​IMG]
     
  2. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre
    Ce: karadenizin gözbebeği trabzon

    emegine saglikkk,hic daha trabzona gitmedim ama cok istiyorum burdada 2arkadasim trabzonluydu cok iyilerdi ,,,ama sen daha iyisinnn,paylasim icin cok sagoll
     
  3. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON
    Ce: karadenizin gözbebeği trabzon

    sende sağol nisanım
     
karadenizin gözbebeği trabzon konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. trabzon ilanları

    trabzon ilanları

    trabzon iş ilanları trabzonda iş ilanları trabzon 2009 Trabzon'da yayınlanan haftalık "Trabzon Yeni Haber" gazetesinden 3 ilan Önce satılık ev ilanı: -Sahibinin amca oğlundan, 3+1-2*2 , 1 mutfak, Yaylacık Mahallesinde, fırına iki adım, otobüs durağına 50 metre uzaklıkta. Ara sıra güneş gören daire satılıktır, olmadi kiralıktır. Tel:................ Şimdi eleman ilanı : -...
  2. Göktan - Gözbebeğim

    Göktan - Gözbebeğim

    Her şiirde gözlerin Her nefeste hasretin var Her durak senden önce Her saat sana çalar Kalbimin en güzel yerindesin Sen benim herşeyimsin Ayırmasın bizi hiçbir şey Sevgilim birtanemsim Her mevsim kalbimde kır çiçeğim benim Dualarım sana gözbebeğim benim Ölsemde vazgeçmem tek dileğim benim Sen benimsin ben de senin Sonsuza kadar yemin ederim
  3. Yaşar - Hoşçakal Gözbebeğim

    Yaşar - Hoşçakal Gözbebeğim

    Bülbülde gam ben de hazan Selvi endam sendeydi güzel Ah bu ne gam bu ne siyah Seyr-ü sefalar sendeydi güzel Ellerimdin benim Kollarımdın sen ah Simdi ben neye neyle sarılacağım Hoşçakal gözbebeğim Hoşçakal gözbebeğim Hoşçakal yaz güneşim Hoşçakal Öbür yaza kadar Lay la la lala la li li la Çıktı ay
  4. Trabzon Hasırı

    Trabzon Hasırı

    trabzon hasirlari trabzon hasırları . hiç sevmem ama bir kenarda durmalı:D
  5. Gözbebeği iltihabı ve tedavisi

    Gözbebeği iltihabı ve tedavisi

    göz bebeği iltihabı göz bebeği hastalıkları gözbebeği iltihabı Meleklerim gözbebeği iltihaplanmasının nedenlerine bakalım:) İtiris:Gözbebeği iltihabı diğer adıyla itiris gözün renkli kısmı olan gözbebeğinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan hastalığa verilen addır. İtiris belirtileri:Hasta ışığa fazla bakamaz .Gözlerinde veya gözlerinin üst kısmına gelen bölgede şiddetli ağrılar...

Sayfayı Paylaş