gebe
  1. Julieт

    Julieт Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Kasım 2009
    Mesajlar:
    577
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Cehennemin dibi

    Kesik çayır biçilir mi hikayesi

    Konu, 'türkülerimiz ve hikayeleri' kısmında Julieт tarafından paylaşıldı.

    Meram bağları, Meram çayırları tanıktır, böylesi yiğit her anaya kısmet olmaz. İnadına mertti, inadına yiğit, inadına yağızdı. Konya'nın valisi o yıl Meram'da otururdu hep. Meram o zamanlar da en saygıdeğer yeriydi şehrin, Mevlevi dedeleri Meram'daydı, çelebiler hepten Meram'daydı. Ve Vali paşanın yâveri, genç yâveri Meram'dan çok az inerdi Konya'ya. Bütün oralar bu genç adamı, o da bütün oraları tanırdı, iyi tanırdı.

    Yâver, fesini sola doğru devirdi. Güz demiydi. Serindi ama o yanıyordu. Korkmuyordu. Oysa Kocamış bir gece yollara düşmüştü "Dutlu"dan Meram'a doğru, akşam namazından sonra. Korkmuyordu.

    "Sırtıma sepken yağıyor."
    "Yanuben yorgun gelirim."

    demiş elin oğlu zamanında. Yâver işte bu hâl idi. Konya severdi bu delikanlıyı; O da Konya'yı. Ama Konya'dan daha çok sevdiği bir şey bir kişi, bir hatun kişi vardı. Meram'a ilk zamanlar sık gelirdi. Aslı Konaya'lı değildi.

    Sevdiceği bir Mevlevî çelebisinin kızıydı. Düşünün, Allah etmesin dile düşerlerse ötesi yoktu bu işin. Allah etmesin dile düşerlerse, Musalla mezarlığında selviler hüzzam makamından bir şarkıyla başlayıverirlerdi. Allah etmesin, gençti. Konya'nın delikanlısı zaten pek hayır okumuyordu adının üstüne. Allah etmesin. Ama yine de kotkmuyordu işte.

    Sevdiceği bir Mevlevî çelebisinin kızıydı. Gelirken- giderken bir şeyler olmuştu. Bir şeyler olmuştu çünkü. Loraslarından kalkan ebabil kuşları, kanatlarında "Günaydınlar" getirdilerdi bir gün. Ebabil kuşlarının gözleri kahverengiydi, sol ellerinin üstünde bir "Ben" vardı ebabil kuşlarının.

    Bu gece onunla buluşacaktı. İlk buluşmaları değildi bu şüphesiz. Ama Meram'ın o ördekbaşı ve şili çayırları o "incecik" çayırları tanık olsun ki en mutlusuna gidiyordu buluşmalarının.

    Yâver fesini sol yana devirdi ve bıyıklarını burdu. Eli-ayağı yanıyor gibiydi. Kerpiç duvarı aşmıya çalıştı. Ceketi tozlandı, aldırmadı, hemen şöyle silkiverdi eliyle, ince çayırlar ayağına dolaştılar aldırmadı.

    Çelebi kızı, Zerdalinin altına vardı. Gözleri apaydınlıktı, kahverengiydi.
    Yâver yanına gelince, oturuverirdi çayırların üstüne. Yâver o cesaretsiz elleriyle çelebi kızın elini tutacak oldu, edemedi. Oturdu.

    Konya pul pul dirildi gözbebeklerine. Yalnız Konya değil dünyalar onundu. Anasını hatırladı, bir zaman sonra, memleketini hatırladı, sonra kalkıp gitmek istedi, niye istedi bilmem, gidemedi.Oturdu.

    Derken efendim sekiz iklimden ipil ipil bir batı rüzgarının seranadı başladı. Kız konuşuyordu. Çelebi kızı. Derken efendim, Dere tarafından bir bülbülü vurdular, ne hacetti, kız konuşuyordu, yâver öldü öldü dirildi.

    Konuştular. Kızın elleri yâverin ellerinde serindi. Uzun uzun konuştular. Aşktı bu dost. Sevgiydi. Ne Konya vardı önlerinde, ne zerdali ağaçları, Ne Meram, ne paşa, ne çayırlar ve ne de sekiz taraflarından sekiz kara binayla onları gözetleyen sekiz Konya uşağı.

    Derken efendim, yâver "Haydi hoşçakalasız" diyecekti, diyemedi. Derken efendim sekiz karabina sekiz kurşun kuştu yâverin suratına. Derken efendim, yâver "gidem" dedi, gidemedi. Önce sallandı sağ ayağının üzerinde üç kez. Sonra sa yanına devrildi. Kıpırdayamadı bile. Sekiz Konya delikanlısı için sanki bir şey olmamıştı. Dere yöresine doğru "Konyalı" yı çağıraraktan yürüdüler.

    Sabah yakındı. Çelebi kızı ölü sevgilinin üstüne eğildi. Öylece kaldı.
    Gün ışığında ölü yâveri ve çelebi kızını "incecik" çayırların üstünde buldular.
    Paşa, vali paşa, yâverin anasına yanık künyesini gönderdi yarıntesi günü.

    "İnce çayır biçilir mi
    Sular ayaz içilir mi
    Bana yardan vaz geç derler
    Yâr tat'lolur geçilir mi"

    Sonra arkasından, mezar taşı olsun garibin diye bu türküyü yakıverdiler. "İnce çayır biçilir mi?" Biçtiler bile.

    "Aman ben yandım, paşam ben yandım,
    Ellerin köyünde vuruldum kaldım."

     
Kesik çayır biçilir mi hikayesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kesik Çayır Biçilir Mi?

    Kesik Çayır Biçilir Mi?

    Meram bağları, Meram çayırları tanıktır, böylesi yiğit her anaya kısmet olmaz. İnadına mertti, inadına yiğit, inadına yağızdı. Konya'nın valisi o yıl Meram'da otururdu hep. Meram o zamanlar da en saygıdeğer yeriydi şehrin, Mevlevi dedeleri Meram'daydı, çelebiler hepten Meram'daydı. Ve Vali paşanın yâveri, genç yâveri Meram'dan çok az inerdi Konya'ya. Bütün oralar bu genç adamı, o da bütün...
  2. kesik el

    kesik el

    Beni İsrail zamanında kıtlık oldu. bir fakir, bir zenginin kapısına gelip. - Allah rızası için bana bir parça ekmek veriniz, dedi. O fakir kimsenin istemesine dayanamayan zenginin kızı, taze bir ekmek çıkarıp verdi. Sonra zengin hışımla niçin taze ekmek verddin diye kızının elini kesti. Cenabü Rabbül Alemiyn o zenginin halini değiştirdi. Onu fakir kıldı ve fakirin eline düşecek duruma...
  3. çayır

    çayır

    Kendiliğinden yetişen yeşil otların kapladığı çayırlık din ve dünya güzelliğine, Çayırda oturmak yahut onu seyretmek yoksul için zenginliğe, zengin için bereketli kazanca, Çayır otlarını büyük çuvallarla bir yere taşımak yahut çayırdan çayıra geçtiğini ggörmek dünyalık yığmaya ve dünyalık kazanmak için her işe yeltenmeye, aşırı hırsa delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Çimen.)İşinizdeki...
  4. Halil Erkal - Kesik Çayır

    Halil Erkal - Kesik Çayır

    Kesik çayır biçilir mi Sular soğuk içilir mi Bana yardan geç diyorlar Seven yardan geçilir mi Ağam desinler desinler Şeker yesinler Şu kız şu oğlana Vurgun desinler Aman ben yandım Yandım yandım yandım Ellerin köyünde Aldandım kaldım Ağam desinler desinler Şeker yesinler Şu kız şu oğlana Vurgun desinler Ağam ben yandım Yandım yandım yandım Ellerin memleketinde Aldandım kaldım Ankara'nın...
  5. çayır Görmek

    çayır Görmek

    İş yaşamınızdaki olaylar sizi mutlu edecek ve bu durum sizin çevrenize mutluluk veren biri yapacak demektir. Bir çayırdan başka bir çayıra atlamak bir kimsenin dünya nimetlerine olan aşırı isteğine ve kazanç için durmadan çabalayacağına işarettir.Kurumuş çayır hayal kırıklığına uğrayacağınız anlamındadır. Çayır toplamak zengin olmaya işarettir.

Sayfayı Paylaş