gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.628
    Beğenilen Mesajlar:
    1.524
    Ödül Puanları:
    113

    Kıl dönmesi ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeliyim?

    Konu, 'Herşeyin başı sağlık !' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    kıl dönmesi nedir,kıl dönmesi neden olur,kıl dönmesinin belirtileri,kıl dönmesi ameliyatı,kıl dönmesi tedavisi,kıl dönmesi hakkında bilgiler


    Tıp dilinde ‘pilonidal sinus’ veya ‘pilonidal kist‘ olarak da adlandırılan kıl dönmesi, vücuttan kopan kılların ciltte bir yol bularak deri altında toplanması ve bu şekilde bir yuva oluşturmasıyla meydana gelir. Bu kıl yuvası genellikle kuyruk sokumunda oluşur ve kıl dönmesi daha çok erkeklerin başına gelen bir rahatsızlıktır. Genellikle söz konusu bölgede bakteriler nedeniyle enfeksiyon meydana gelene kadar herhangi bir belirti dikkat çekmediğinden ancak enfeksiyon oluştuktan sonra şişlik, kızarıklık ve ağrılarla birlikte kıl dönmesi fark edilir. Enfeksiyon sonucu irin dolu bir apse meydana gelebilir ki bu durumda apsede akıntı, pis koku, ateş ve titreme gibi başka belirtiler de ortaya çıkabilir. Kıl dönmesinden şüphelendiğiniz an doktora başvurmanız önemlidir çünkü zaman ilerledikçe enfeksiyon ve ağrıların kötüleşmesinin yanı sıra rahatsızlık kronikleşebilir.



    Vücutta saç veya gövdeden kopan kıllar bazı kişilerde kuyruk sokumunda, derideki mikroskobik diyeceğimiz kadar küçük ter bezi deliklerinden içeri doğru girer ve kıl yumağı oluşturur. Daha çok 15 ila 30 yaş arasında görülür. 40 yaşından sonra derinin de kalınlaşmasına bağlı olarak çok daha nadir rastlanır. Her ne kadar çoğunlukla şikayetler kuyruk sokumu bölgesini işaret etse de göbek deliği, yüz ya da kol altı gibi vücudun diğer bölgelerinde de kıl dönmesine rastlanabilir. Kıl dönmesi tedavisi, rahatsızlığın ne kadar ilerlemiş olduğuna bağlı olarak ameliyatla ya da ilaçla yapılabilir.
    Kıl dönmesinin nedenlerine detaylı olarak değineceğiz ama kıl dönmesini engellemek için kişisel temizliğe ve özellikle de kuyruk sokumu bölgesinin temizliğine özen göstermek gerektiğini hemen belirtelim. Her daim temiz iç çamaşırlarıyla dolaşmak, kuyruk sokumunda ter ve nemi önlemek, biriken kılları temizlemek gerekir. Kıl dönmesi bulaşıcı ya da doğuştan gelen bir rahatsızlık değildir.


    Kıl Dönmesi Nedenleri
    Kıllı vücutlarda kıl dökülmesi oranı daha fazla olacağından, kıllı bir vücuda sahip olmak kıl dönmesinin ortaya çıkma riskini arttırır. Kuyruk sokumu bölgesinde biriken kılların burada birikmesini önlemek için sık sık duş almak iyi bir tedbir olabilir. Duştan sonrada iyice kurulanmayı ihmal etmeyin.
    Dökülen kılların kuyruk sokumunda biriktiğinden söz ettik. Bu noktada oturma şekli kılların deri altına yürümesine neden olabileceğinden büyük önem taşıyor. Uzanarak oturmak veya oturduğunuz yerde kaykılmak (arkaya doğru yaslanıp yayılarak oturmak), ileri geri hareket ederek oturmak, uzun saatler oturmak, yine uzun süreler boyu araba kullanmak kıl dönmesi riskini arttırır.
    Uzun süreler boyu yürümek veya bisiklete binmek gibi sürekli tekrarlanan hareketler de kılların deriye girmesini kolaylaştırır. Bu saydığımız hareketlerde kuyruk sokumu bölgesinin gerilmesi, baskıya uğraması ya da kaba etlerin birbirine sürtünmesi sonucu kıl dönmesi için zemin oluşur.
    Fazla kilolar pek çok sağlık sorununa yol açtığı gibi kıl dönmesi için de bir risk faktörü oluşturur. Aşırı kilolu, obez kişilerde hem hareketsiz bir yaşam sürdürmelerine bağlı olarak hem de kuyruk sokumuna fazla ağırlık nedeniyle baskı olması yüzünden kıl dönmesi riski fazlalaşır. Üstelik kilolu kişilerin daha çok terlemesi de yine riski arttırır. Terleyen deri yumuşar, terle birlikte kılların deri altına ilerlemesi kolaylaşır.
    Son yıllarda pantolonlardan tişörtlere dar giysiler özellikle de gençler arasında daha çok tercih ediliyor ama bu şıklık aynı zamanda kıl dönmesi riskini de arttırıyor. Terlemenin kötü etkisinden az önce bahsettik buna bir de dar kıyafetlerin sürtünme yoluyla kılların deri altında ilerlemesini kolaylaştırdığını eklersek, risk ortada.
    Kıl dönmesi doğuştan gelen bir rahatsızlık olmamasına karşın bazı kişilerin cilt ve kıl tipi, kıl dönmesi oluşumuna genetik olarak daha yatkın olabilir.
    Kıl Dönmesi Ameliyatı Sonrası
    Kıl dönmesi ameliyatı, bu rahatsızlığın bir daha tekrarlamayacağı anlamına gelmez. Ameliyat sonrası tavsiyelere ve uyarılara harfiyen uymakta yarar var. Aşağıda kıl dönmesi ameliyatı ve sonrasına dair bazı genel bilgileri bulabilirsiniz. Ancak her şeyden önce bu maddeleri ve ameliyat sonrası yapılacakları ve kaçınılacak durumları doktorunuza danışmalısınız.
    Kıl dönmesi ameliyatı 20 dakika ila 1 saat arasında bir uzunlukta sürebilir.
    Ameliyattan sonra bir gece hastanede kalmak gerekebilir.
    Ameliyattan sonra iyileşme süresi 2 hafta ile 2 ay arasında değişebilir.
    Ameliyattan sonraki birkaç gün, ameliyatlı bölgede akıntı ve ağrı olabilir.
    Ameliyattan sonra doktorun uygun gördüğü andan itibaren kuyruk sokumu bölgesindeki kılların belli bir süre alınmasında fayda var. Ayrıca bu bölge mutlaka temiz tutulmalı, temiz iç çamaşırı giyilmeli, düzenli olarak duş alınmalı, bu bölgenin terli ve nemli kalması engellenmelidir.
    Kıl dönmesi ameliyatından sonra, rahatsızlığın tekrarlamayacağını düşünerek hareket etmemeli dolayısıyla uzun saatler boyu oturmamaya dikkat etmelisiniz.
    Eğer kişisel temizliğe dikkat edilmez ve kuyruk sokumunda kıl birikmemesine dikkat edilmezse, rahatsızlık tekrarlayabilir. Kuyruk sokumunu sık sık kurulamak, duşta kuyruk sokumunda biriken kılları temizlemek ve banyo sonrası havlu ile bu bölgeyi iyice kurulamak gerekir.

     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 25 Şubat 2016
Kıl dönmesi ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeliyim? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kürtaj sonrası nelere dikkat etmeliyim?

    Kürtaj sonrası nelere dikkat etmeliyim?

    kürtaj sonrası ne zaman yemek yerim,kürtaj sonrası kanama,kürtaj sonrası ağrı,kürtaj sonrası halsizlik,kürtajdan sonra yaşanan durumlar hakkında bilgiler İstenmeyen gebelikleri önleyebilmek için öncelikle modern aile planlaması yöntemleri etkin bir şekilde uygulanmalı ve her şeye rağmen istenmeyen bir gebelik ortaya çıkmışsa son çare olarak kürtaja başvurulmalıdır. Kürtaj, gebelik...
  2. İdrar kesesi ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeli?

    İdrar kesesi ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeli?

    İdrar Kesesi Ameliyatı, İdrar kesesi, böbrekler tarafından hazırlanan idrarın dışarı atılmadan önce biriktirildiği bir kesedir. İdrar kesesinde 400 ml. kadar idrar birikebilir. Kese içindeki idrar miktarı 280 ml'ye eriştiğinde idrara çıkma hissi uyanmaktadır. İdrar kesesi "Küçük pelvis" boşluğu içinde içinde bulunur. İdrar kesesinin dört yüzü vardır. Bunlar arka-taban yüzü, üst yüz...
  3. Lasik ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeliyim?

    Lasik ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeliyim?

    Birinci tercihimiz LASIK’tir ancak bazı kişilerin kornea tabakası ince olup LASIK için uygun değildir. Ayrıca LASIK olanların LASIK ameliyatı oldukları dikkatli göz doktoru muayenesiyle anlaşılır. LASEK te ise anlaşılması çok defa mümkün değildir. Ameliyat olduğunun anlaşılmasını istemeyenler LASEK tercih etmektedirler. Görmem ne zaman netleşir? Genellikle birçok aktivite 1-2 gün içinde...
  4. Mide tüpü ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeli?

    Mide tüpü ameliyatı sonrası nelere dikkat etmeli?

    Tüp mide ameliyatı, obezite tedavisinde kullanılan ve hastaların kilo vermesi amacı ile uygulanan bir operasyondur. Bu ameliyata dahil olan kişiler bu ameliyattan sonra beslenme tarzlarına ve yaşamlarına olabildiğince dikkat etmelidirler. Tüp mide ameliyatının da diğer bütün ameliyatlarda olduğu gibi bazı riskleri vardır. Tüp mide ameliyatında midenin, 2/3 kadar kısmı iptal edilmekte...
  5. Bademcik ameliyatı olanlar neler yiyebilir?

    Bademcik ameliyatı olanlar neler yiyebilir?

    Vücudun en önemli organlarından birisi olan bademcikler dilin arkasında, boğazın iki kısmında bulunur. Görevi vücuda giren zararlı mikropları tutarak filtrelemektir. Vücuda giren mikrop ve zararlı organizmalar ile savaşabilmek için antikor üretir. Bu mikropların fazlalaşması bademciklerin ürettiği antikor miktarını artırır. Bakterilerin artması ile bademcikler şişmeye başlar. Bir süre sonra...

Sayfayı Paylaş