gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Kırklareli Şehir Tanıtımı

    Konu, 'Marmara Bölgesi' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    kastro kaç km istanbul kastro kaç km kırklareli tanıtım kırklarelinin tanıtımı kırklareli tanıtımı
    KIRKLARELİ'NİN SÜRPRİZLERİ​



    Kıyıköy, İğneada, Dupnisa Mağarası, Yıldız Dağları, sayısız göl ve dereleri, saklı koyları ile Kırklareli, doğal ve tarihi güzelliklerini paylaşmaya hazır.

    Kendinden pek söz ettirmez Kırklareli. Trakya'nın bir ucunda, Türkiye'nin Bulgaristan sınırında kendi halinde bir kent görüntüsündedir. Öyledir de zaten, ama gösterdiğinden çok daha fazlasını bünyesinde barındırır. Doğa ve tarihten gelen birçok güzelliğe sahip Kırklareli'nde yerin altı da, üstü de değerlidir, önemli ve görülmeye değerdir. Kırklareli koruma altına alınmış doğal alanları, ormanları, denizi ve mağaralarıyla huzur arayanların coğrafyasıdır.

    İĞNEADA'NIN ALTIN KUMSALI


    Tabiat Kırklareli'nden bereketini esirgememiş. Yıldız (Istranca) Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçları sık bir orman örtüsü ile kaplıdır. Ağırlık kayın ağaçlarındayken, kaynağını buradan alıp Kıyıköy'de denize dökülen akarsuların açmış olduğu vadiler Çoruh meşesi (Quercus dschorochensis), Macar meşesi (Quercus frainetto) ve saçlı meşe (Quercus cerris) ile kaplıdır. İğneada'nın doğusunda ve güneyinde kıyı kumulları ile nemli alüvyal tabanları kaplayan 'longoz' denilen orman topluluğu da bulunuyor. Yöre sulak alanlar bakımından da alabildiğine bereketli. Bir tarafta Mert, diğer yanda Erikli gölleri İğneada'ya değer kazandırıyor. Koruma altına alınan göl sayısı iki taneyle sınırlı değil, beş tane daha bulunuyor; Hamam, Pedina, Saka, Sülüklü ve Ramana ile İğneada, Bolu Yedigöller'e rakip haline geliyor.
    Söz artık İğneada'ya geldi. Yöre yaklaşık 50 metre genişliğinde, 10 kilometre uzunluğunda ince kumlu bir sahile sahip. Bölgenin, kuzey rüzgârlarına kapalı, yaz aylarında sakin ve dalgasız, 150 metreye kadar sığ denizi bulunuyor. Sahil hakkında kumların arasında altın zerrecikleri olduğunun tespit edildiğine dair rivayetler de eksik değil. İğneada'ya gidecekler bu altın kumsalda güneşlenme ayrılacağına sahip.
    Tabii gireceğiniz suyun Karadeniz olduğunu, sakin görüntüsünün altında bıçkın bir delikanlı ruhu taşıdığını ve kimi zaman hiç şaka yapmadığını unutmayın. Bu yüzden İğneada ve Kıyıköy sahillerindeki görevlilerin tecrübeli gözleri, denizdeki ufak işaretleri okuyarak gereken zamanda denizden çıkılması uyarısını yapıyorlar. Gelen dalgaların kıyıya vurduktan sonra yarattığı anaforların zemindeki kumlarda derin oyuklar açması olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

    DUPNİSA MAĞARASI


    Demirköy ilçesinin Sarpdere köyü yakınlarındaki Dupnisa Mağarası iç içe geçmiş birkaç mağaradan oluşuyor, Sulu ve Kuru Mağara olarak ikiye ayrılıyor. İçinde yapılan yürüyüşte sarkıt ve dikitlerin büyüsüne kapılmamak elde değil. Mağara 2003 yılında turizme açıldı. Yeraltı nehrinin ve derin göllerin bulunduğu bölümleri, macera ve doğa sporları tutkunu olan ve özellikle mağaracılık donanımına sahip kişilerin yoğun ilgisini çekiyor.

    KIYIKÖY, HER MEVSİM GÜZEL


    İmparator Neron'un, Trakya Valisi olduğu yıllarda tatil için geldiği, geçmişin Salmidores'i Kıyıköy, Pabuçdere ve Kazan dere arasında, tepe üzerine kurulmuş, antik çağlardan kalan bir yerleşim yeri. Derelerin her ikisi de birinci derece doğal SİT alanı olarak tescilli. Alabalık, sazan ve kefal balıklarını barındırıyor, motorla ya da kayıkla gezinti yapılmasına olanak sağlıyorlar. Bir zamanlar Midye adını da almış yöre kıyısı, hırçın Karadeniz'in oyduğu alanlar, geçmişte korsanlar tarafından kullanılan mağaralar ve ilginç biçimli anıt kayalarla bezeli. Beldenin girişindeki Bizans'ın Saray Kapısı ile nehir kıyısındaki kayaya oyulmuş Aya Nikola Manastırı 3. yüzyılda yapılmış kolon kabartmaları, işlemeli sütunları ve kubbesiyle görülmeye değer. Kıyıköy'ün çevresinde hem kolay hem zorlu, çeşitli uzunluklarda yürüyüş parkurları da bulunuyor.

    MÜKELLEF BİR BALIK SOFRASI


    Karadeniz kıyısında olması ve zengin su kaynaklarının varlığı, Kırklareli ziyaretçisine mönü olarak en güzel balıkları sunuyor. Akarsu ve göletlerde olta balıkçılığı yapılırken, alabalık, kefal, miryana ve sazan en sık avlanan türler. Alabalık, özellikle Dereköy, Balaban, Dolapdere, Karadere, Kula, Çağlayık, Kazan ve Pabuçdere'deki doğal ortamlarda bol miktarda bulunuyor. Saka Gölü Longozu 'Yaban Hayatı Koruma Sahası', Kazandere ve Pabuçdere'nin yukarı kısımları ise doğal alabalık üretiminin artması, avlanmanın kontrol altına alınması amacıyla 'Alabalık Koruma Sahası' olarak tespit edilmiş.
    Yöre balıkçıları da denizden barbun, kalkan, lüfer, istavrit, hamsi, mezgit, kırlangıç, tekir gibi balıkları ve pavurya, midye gibi kabukluları da mevsiminde yakalayıp sofralara taşıyor.
    Özellikle İğneada ve Kıyıköy, mükellef bir balık sofrası için kusursuz ortam sunuyor. İğneada'da hemen denizin kıyısında, Kıyıköy'de ise tepede bulunup Karadeniz'i yukarılardan seyreden, kır gazinosu havası taşıyan balık restoranları oldukça keyifli.

    SAKLI KOYLAR


    Kıyıköy'ün çevresinde küçük ve güzel koylar bulunuyor. Kalabalıkla kirlenmemesi için adı pek dillendirilmeyen, tropikal ormanları anımsatan bir yeşilliğin içinden geçilerek ulaşılan, bir kilometrelik koya kurulu, kumsalı İğneada'ya dek uzanan Panayır Sahili bunlardan birisi. Bir diğeriyse ağaçların denizle birleşecek kadar sık ve yayılmış olduğu Kastro. Kırklareli'nin son sürprizi Çamlıkoy ise göz alabildiğine uzanan kumsalı ve zengin bir bitki örtüsü ile şaşırtıcı. Ladin, dişbudak ve çam ağaçlarıyla çevrili, nilüferlerle kaplı durgun dere koyu süslüyor. Derenin ortasında bulunan ince uzun ada ile sahilden biraz açıktaki ada, manzarayı tamamlıyor.
    Her üç koyda da konaklamak için kamp alanları bulunuyor. Otel, pansiyon aramayın. O imkânlar sadece İğneada ve Kıyıköy'de mevcut. Kamp yapmak Kırklareli insanın en sevdiği etkinlerin başında geliyor. Özellikle kent halkı yazın neredeyse tamamını burada geçiriyor. Aralarına karışıp, güzelliklerini pek de fazla lanse etmeyen Kırklareli'nin sürprizlerini tatmak ise sadece harekete geçmeye bakıyor.

    YAZI: ERDEM KABADAYI

     
  2. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.382
    Beğenilen Mesajlar:
    394
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Wuppertal-Germany
    Ben daha çok küçükken babamın tayini kırklareli ye çıkmış bir yılı aşkın orda kalmışız fakat ben hatırlamıyorum:D:D
     
  3. perize

    perize Üye Üye

    Kayıt:
    9 Nisan 2009
    Mesajlar:
    380
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    18
    kırklareli güzel bir şehir.
     
  4. Kıyıköy, İğneada, Dupnisa Mağarası, Yıldız Dağları, sayısız göl ve dereleri, saklı koyları ile Kırklareli, doğal ve tarihi güzelliklerini paylaşmaya hazır.

    Kendinden pek söz ettirmez Kırklareli. Trakya'nın bir ucunda, Türkiye'nin Bulgaristan sınırında kendi halinde bir kent görüntüsündedir. Öyledir de zaten, ama gösterdiğinden çok daha fazlasını bünyesinde barındırır. Doğa ve tarihten gelen birçok güzelliğe sahip Kırklareli'nde yerin altı da, üstü de değerlidir, önemli ve görülmeye değerdir. Kırklareli koruma altına alınmış doğal alanları, ormanları, denizi ve mağaralarıyla huzur arayanların coğrafyasıdır.

    İĞNEADA'NIN ALTIN KUMSALI


    Tabiat Kırklareli'nden bereketini esirgememiş. Yıldız (Istranca) Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçları sık bir orman örtüsü ile kaplıdır. Ağırlık kayın ağaçlarındayken, kaynağını buradan alıp Kıyıköy'de denize dökülen akarsuların açmış olduğu vadiler Çoruh meşesi (Quercus dschorochensis), Macar meşesi (Quercus frainetto) ve saçlı meşe (Quercus cerris) ile kaplıdır. İğneada'nın doğusunda ve güneyinde kıyı kumulları ile nemli alüvyal tabanları kaplayan 'longoz' denilen orman topluluğu da bulunuyor. Yöre sulak alanlar bakımından da alabildiğine bereketli. Bir tarafta Mert, diğer yanda Erikli gölleri İğneada'ya değer kazandırıyor. Koruma altına alınan göl sayısı iki taneyle sınırlı değil, beş tane daha bulunuyor; Hamam, Pedina, Saka, Sülüklü ve Ramana ile İğneada, Bolu Yedigöller'e rakip haline geliyor.
    Söz artık İğneada'ya geldi. Yöre yaklaşık 50 metre genişliğinde, 10 kilometre uzunluğunda ince kumlu bir sahile sahip. Bölgenin, kuzey rüzgârlarına kapalı, yaz aylarında sakin ve dalgasız, 150 metreye kadar sığ denizi bulunuyor. Sahil hakkında kumların arasında altın zerrecikleri olduğunun tespit edildiğine dair rivayetler de eksik değil. İğneada'ya gidecekler bu altın kumsalda güneşlenme ayrılacağına sahip.
    Tabii gireceğiniz suyun Karadeniz olduğunu, sakin görüntüsünün altında bıçkın bir delikanlı ruhu taşıdığını ve kimi zaman hiç şaka yapmadığını unutmayın. Bu yüzden İğneada ve Kıyıköy sahillerindeki görevlilerin tecrübeli gözleri, denizdeki ufak işaretleri okuyarak gereken zamanda denizden çıkılması uyarısını yapıyorlar. Gelen dalgaların kıyıya vurduktan sonra yarattığı anaforların zemindeki kumlarda derin oyuklar açması olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

    DUPNİSA MAĞARASI


    Demirköy ilçesinin Sarpdere köyü yakınlarındaki Dupnisa Mağarası iç içe geçmiş birkaç mağaradan oluşuyor, Sulu ve Kuru Mağara olarak ikiye ayrılıyor. İçinde yapılan yürüyüşte sarkıt ve dikitlerin büyüsüne kapılmamak elde değil. Mağara 2003 yılında turizme açıldı. Yeraltı nehrinin ve derin göllerin bulunduğu bölümleri, macera ve doğa sporları tutkunu olan ve özellikle mağaracılık donanımına sahip kişilerin yoğun ilgisini çekiyor.

    KIYIKÖY, HER MEVSİM GÜZEL


    İmparator Neron'un, Trakya Valisi olduğu yıllarda tatil için geldiği, geçmişin Salmidores'i Kıyıköy, Pabuçdere ve Kazan dere arasında, tepe üzerine kurulmuş, antik çağlardan kalan bir yerleşim yeri. Derelerin her ikisi de birinci derece doğal SİT alanı olarak tescilli. Alabalık, sazan ve kefal balıklarını barındırıyor, motorla ya da kayıkla gezinti yapılmasına olanak sağlıyorlar. Bir zamanlar Midye adını da almış yöre kıyısı, hırçın Karadeniz'in oyduğu alanlar, geçmişte korsanlar tarafından kullanılan mağaralar ve ilginç biçimli anıt kayalarla bezeli. Beldenin girişindeki Bizans'ın Saray Kapısı ile nehir kıyısındaki kayaya oyulmuş Aya Nikola Manastırı 3. yüzyılda yapılmış kolon kabartmaları, işlemeli sütunları ve kubbesiyle görülmeye değer. Kıyıköy'ün çevresinde hem kolay hem zorlu, çeşitli uzunluklarda yürüyüş parkurları da bulunuyor.

    MÜKELLEF BİR BALIK SOFRASI


    Karadeniz kıyısında olması ve zengin su kaynaklarının varlığı, Kırklareli ziyaretçisine mönü olarak en güzel balıkları sunuyor. Akarsu ve göletlerde olta balıkçılığı yapılırken, alabalık, kefal, miryana ve sazan en sık avlanan türler. Alabalık, özellikle Dereköy, Balaban, Dolapdere, Karadere, Kula, Çağlayık, Kazan ve Pabuçdere'deki doğal ortamlarda bol miktarda bulunuyor. Saka Gölü Longozu 'Yaban Hayatı Koruma Sahası', Kazandere ve Pabuçdere'nin yukarı kısımları ise doğal alabalık üretiminin artması, avlanmanın kontrol altına alınması amacıyla 'Alabalık Koruma Sahası' olarak tespit edilmiş.
    Yöre balıkçıları da denizden barbun, kalkan, lüfer, istavrit, hamsi, mezgit, kırlangıç, tekir gibi balıkları ve pavurya, midye gibi kabukluları da mevsiminde yakalayıp sofralara taşıyor.
    Özellikle İğneada ve Kıyıköy, mükellef bir balık sofrası için kusursuz ortam sunuyor. İğneada'da hemen denizin kıyısında, Kıyıköy'de ise tepede bulunup Karadeniz'i yukarılardan seyreden, kır gazinosu havası taşıyan balık restoranları oldukça keyifli.

    SAKLI KOYLAR


    Kıyıköy'ün çevresinde küçük ve güzel koylar bulunuyor. Kalabalıkla kirlenmemesi için adı pek dillendirilmeyen, tropikal ormanları anımsatan bir yeşilliğin içinden geçilerek ulaşılan, bir kilometrelik koya kurulu, kumsalı İğneada'ya dek uzanan Panayır Sahili bunlardan birisi. Bir diğeriyse ağaçların denizle birleşecek kadar sık ve yayılmış olduğu Kastro. Kırklareli'nin son sürprizi Çamlıkoy ise göz alabildiğine uzanan kumsalı ve zengin bir bitki örtüsü ile şaşırtıcı. Ladin, dişbudak ve çam ağaçlarıyla çevrili, nilüferlerle kaplı durgun dere koyu süslüyor. Derenin ortasında bulunan ince uzun ada ile sahilden biraz açıktaki ada, manzarayı tamamlıyor.
    Her üç koyda da konaklamak için kamp alanları bulunuyor. Otel, pansiyon aramayın. O imkânlar sadece İğneada ve Kıyıköy'de mevcut. Kamp yapmak Kırklareli insanın en sevdiği etkinlerin başında geliyor. Özellikle kent halkı yazın neredeyse tamamını burada geçiriyor. Aralarına karışıp, güzelliklerini pek de fazla lanse etmeyen Kırklareli'nin sürprizlerini tatmak ise sadece harekete geçmeye bakıyor.
     
Kırklareli Şehir Tanıtımı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kastamonu Şehir Tanıtımı

    Kastamonu Şehir Tanıtımı

    GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 13.108 km² Nüfus: 423.611 (1990) İl Trafik No: 37 Eski bir yerleşim merkezi olan Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde bir çok eski eser ziyarete açıktır. Belli başlıları Araç, Taşköprü, Küre, Abana ilçeleri sit alanı kapsamındadır. Taşköprü'de Zımbıllı Tepe (Pompeipolis), İnebolu'da Abeş Kalesi, Geriş Tepesi, Çatalzeytin'de Ginolu Koyu, Cide İlçesinde...
  2. Niğde İli Şehir Tanıtımı

    Niğde İli Şehir Tanıtımı

    niğde şehir merkezi niğde şehri ili tanıtımı niğdenin tanıtımı Yüzölçümü:7312 km² Nüfusu:331.677 İl Trafik No.:51 Telefon Alan Kodu:388 İlçeleri :Niğde (merkez), Altunhisar, Bor, Çamardı, Çiftlik, Ulukışla. Başlıca Dağları :Demirkazik tepesi, Hurç tepesi Sıcaklık:En düsük -27,5 C en yüksek 38,6 C Yağış Oranı:Yillik ortalama 347 mm. İlgi Çekici Yerleri:Güzelyurt, Çiftehan ve Ziga Kaplıcaları,...
  3. Karaman İli Şehir Tanıtımı

    Karaman İli Şehir Tanıtımı

    karaman ili karaman şehir merkezi şehri nerededir nerde 70 KARAMAN ( Kod : 338 ) Vali Fatih ŞAHİN Valilik 213 10 12 İl Emn. Md. 213 10 79 İl Jn. Kom. 212 95 00 Bld. Bşk. 213 88 88 İlçe Sayısı 5 Belediye Sayısı 16 Köy Sayısı 158 Yüzölçümü 9.163 Nüfusu 243.210 Dil Seç Choose the tongue GENEL BİLGİLER Karaman, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında...
  4. Nevşehir İli Şehir Tanıtımı

    Nevşehir İli Şehir Tanıtımı

    nevşehir tanıtım nevşehir ili tanıtımı nevşehirin tanıtımı ilinin özellikleri Genel Bilgiler Yüzölçümü: 5.467 km² Nüfus: 309.914 (2000) İl Trafik No: 50 Nevşehir, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi ile Türkiye’nin eşsiz turizm...
  5. Osmaniye Şehir Tanıtımı

    Osmaniye Şehir Tanıtımı

    osmaniye şehri osmaniye şehir merkezi tanıtımı osmaniyenin tanıtımı Yüzölçümü: 974 km²Nüfus: 154.629Yukarı Çukurova’da, Ceyhan Nehri’nin doğu yakasında yer alan, alabildiğine geniş hinterlandıyla Osmaniye; Ceyhan Nehri, Hamıs, Karaçay, Kesiksuyu ve Sabun Çayları nedeniyle sulak, hem de Çukurova’yı doğuya bağlayan yolların kavşağında olması nedeniyle işlek bir bölgededir. Çukurova'ya has...

Sayfayı Paylaş