gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.238
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Kocanızı romeo'ya dönüştürün

    Konu, 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    Kadınlar sık sık, eşlerinin ciddi bir ilişkiye girdikten ya da evlendikten sonra değiştiğinden şikayet eder.Kur yapma döneminde tam bir prens hatta Romeo gibi davranan erkek evlenince birden kurbağaya döner... Aşk dolu sözler, romantik yemekler bitmiştir, TV başından kalkmaz, konuşmaz, eskiden gözünüzün içine bakan adam, sizi artık görmez olur. Peki ne yapmalı da onu tekrar prense çevirmeli. İşte formüller:

    Bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 22'si ilişkileriyle ilgili şöyle düşünüyor: "Gün geçtikçe birbirimizle daha az konuşur hale geldik. Artık benimle hiç ilgilenmiyor..." Oysa erkekler, aşık oldukları ilk günlerde genellikle gerçek bir beyefendi gibi davranırlar. Aşkını ispatlayan küçük sürprizler yapar, eve ya bir çiçek ya da sizi akşam yemeği için restorana götürme teklifiyle gelirler. Bunlarla yetinmeyip, mutfakta bile size yardım ederler. Ancak evlilik ilerledikçe her şey değişmeye başlar. Eşiniz her geçen gün eve biraz daha geç gelir ve akşamları, hatta hafta sonları sürekli TV karşısında oturmayı tercih eder.

    Neden değişiyorlar?
    Eşinize, artık eskisi gibi olmadığını söylediğinizde, mutlaka "Ama benim de kafamı dinlemeye ihtiyacım var" der. Üstelik bir de sizden hizmet bekler: "Sevgilim, biraz fındık getirsene. Canım bir bardak su versene..." ve sonunda hayalinizdeki prens, yorgun bir kurbağaya dönüşür. Alman psikolog Michael Thiel, buna hiç şaşırmıyor:
    "Kadınlar sık sık, erkeklerin ciddi bir ilişkiye girdikten sonra garip bir değişim yaşadıklarından yakınıyor. Çünkü erkekler kur yapma döneminde tek bir hedefe kilitleniyor: Genlerini yeni kuşağa aktarabilmek için dişiyi kazanmak! Bunun temelinde de biyolojik bir motivasyon yatıyor. Kadın ise bu davranışı, erkeğin duyduğu sevginin göstergesi olarak yorumluyor ve hep öyle kalmasını istiyor. Erkek ise kadına egemen olduktan sonra, başka bir program işlemeye başlıyor. Sadece 'sorumlu aile reisi' görevini üstleniyor ve onun dışındaki her şeyi görmezden geliyor."

    Bu taktikleri kullanın
    Sevgili eşinizi o çok sevdiği koltuğundan uzaklaştırmak aslında hiç de kolay değil. Ama Thiel, bu zor görev için 3 'harekete geçirme' taktiği öneriyor:
    1) Televizyonunuzun arıza yapmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için bir televizyon tamircisinden yardım isteyin. Belki o zaman eşiniz, sizinle birlikte sinemaya gitmeyi ya da bir bisiklet turuna çıkmayı kabul eder.
    2) Göğsüne tabancayı dayayın, tabii ki mecazi anlamda. Ona, televizyonu kapatmasını yoksa tek başınıza dışarı çıkacağınızı söyleyin.
    3) Çekici iç çamaşırı ya da yaratıcı fantezilerle, o eski baştan çıkarma taktiğini uygulayın. Belki de bu şekilde oturduğu yerden kalkar.
    Tabii bütün bunların yanı sıra daha kalıcı çözümlere de başvurabilirsiniz. Ancak bunun için kadının, erkeğe odaklı ilgisini başka alanlara yönlendirmesi gerekiyor.

    Kendinizi ağırdan satın
    Kadın, dişiyle tırnağıyla kendini eşine ve evliliğine adarsa, erkek haklı olarak, ilişki için hiçbir çaba göstermek zorunda olmadığını düşünür. Kendini çok güvende hisseder ve ilgisiz davranır. Kadınlar kendilerini biraz geri çekmeli ve arada sırada kız arkadaşlarıyla da vakit geçirmeli.

    Onunla konuşun
    Soğuk algınlığı geçiren ilişkiler için en iyi ilaç, daha iyi bir 'iletişim'. Sadece bir şeylerin değişmesini ümit ederek beklemeyin. Sizi rahatsız eden şeyleri ve isteklerinizi kesin ve net bir dille ona anlatın.

    Asla söylenmeyin, erkekler bunu kaldıramaz Bu konuda önemli olan, vereceğiniz mesajların 'ben'li cümlelerden oluşmamasına dikkat etmek. "Hep televizyonun karşısında oturuyorsun" demek yerine, "Birlikte fazla vakit geçiremediğimiz için üzülüyorum. Seninle dansa gitmeyi çok özledim" diyebilirsiniz. Sözlerinizi bu şekilde ifade ederseniz, eşiniz bunları 'söylenme' olarak algılamayacaktır. Üstelik kendine saldırılmış olarak da hissetmez ve davranışını yeniden gözden geçirmeyi kabul eder.

    Onu bol bol övün
    Ne yazık ki kadın ve erkek, olayları hep farklı şekillerde yorumlar. Örneğin, sabahleyin özenerek yatağını yapan bir erkek, bunun kendisi için bir artı puan olduğunu düşünürken, bu arada alışverişe gidip gelmiş, evi temizlemiş ve bulaşığı yıkamış olan kadın "Nihayet o da bir şeyler yapıyor" diye aklından geçirir. Erkek, yaptığı şeyle gurur duyarken, kadın bunu zorunluluk olarak görür. Bu durumda orta noktayı bulmak gerekiyor, örneğin; erkek spor programını izlemek yerine bulaşık yıkıyorsa, sıkı bir övgüyü hak ediyor demektir. Deneyin, etkisini mutlaka gösterecektir.

    Annesi gibi davranmayın
    Erkekler kendileriyle ilgilenilmesinden hoşlanırlar. Ancak, olayı abartmayın. Onu şımartmaktan vazgeçin. Ne de olsa onun annesi değilsiniz. Atıştırmak için istediği şeyi, mutfağa gidip kendisi de getirebilir. Hem de bu arada biraz hareket etmiş olur. Her dediğini yapmaya kalkmayın.


     
Kocanızı romeo'ya dönüştürün konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Alfa Romeo'ya atama

    Alfa Romeo'ya atama

    Alfa Romeo ve Lancia Türkiye’nin direktörlüğüne Mayıs 2008 itibarıyla Arzu Çolakoğlu getirildi. 1972 doğumlu olan Arzu Çolakoğlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Profesyonel iş yaşamına Doğuş Otomotiv’de başlayan Çolakoğlu, sırasıyla Perakende Satış, Planlama / Lojistik ve Pazarlama departmanlarında yöneticilik yaptı. 2005 yılında Tofaş’ta Alfa Romeo Marka...
  2. Mutfak çilesini keyfe dönüştürün

    Mutfak çilesini keyfe dönüştürün

    Mutfak çilesini keyfe dönüştürün İşin ve evin sorumluluğu arasında dağılan kadınların yardımına teknoloji koşuyor. Yumurtalar rafadan mı olsun katı mı? Okula gitmek üzere kahvaltı masasına oturup rafadan yumurta isteyen afacanın önüne katı yumurta koydunuz mu kopacak gürültü bütün günün tadını kaçırabilir. Kırmızı yumurtayı, diğer yumurtalarla birlikte kaynatma kabına atıyorsunuz. Kabın...
  3. Çocuğunuzu kitap kurduna dönüştürün

    Çocuğunuzu kitap kurduna dönüştürün

    Çocuğunuzu bir kitap kurduna dönüştürün Araştırmalar doğumdan 8 yaşa kadar olan yılların okur-yazarlık gelişimi açısından en önemli yıllar olduğunu ortaya koyuyor. Erken yaşlarda okuma becerilerinin desteklenmesi çocuğun okumayı öğrenmeye hazırlıklı olması ve yaşam boyu süren bir okuma sevgisi kazanması açısından hayati önem taşıyor. Kitap okuyan ve kendisine kitap okunan çocuklar akademik...
  4. Eskiyen tişörtünüzü eteğe dönüştürün

    Eskiyen tişörtünüzü eteğe dönüştürün

    Yavaş yavaş dolaplardan yazlıkların çıkma vakti geldi artık.Bakın bakalım eskiyen yada artık giymekten sıkıldığınız tişörtleriniz olabilir.Peki bunları değerlendirelimmi arkadaşlar?Atmadan önce değerlendirmeyi seven hanımlarımız için eskiyen tişörtlerinizden yapabilecekleri,basamak basamak yapılışıyla hoş bir etek modeli.
  5. Kocanızı sevgilinizi romeo'ya dönüştürün

    Kocanızı sevgilinizi romeo'ya dönüştürün

    Kur yapma döneminde tam bir prens hatta Romeo gibi davranan erkek evlenince birden kurbağaya döner... Aşk dolu sözler, romantik yemekler bitmiştir, TV başından kalkmaz, konuşmaz, eskiden gözününüzün içine bakan adam, sizi artık görmez olur. Peki ne yapmalı da onu tekrar prense çevirmeli. İşte formüller: Bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 22'si ilişkileriyle ilgili şöyle düşünüyor:...

Sayfayı Paylaş