gebe
  1. Monera

    Monera Forum Okuru

    Konya Şehir Tanıtımı

    Konu, 'Çöplük' kısmında Monera tarafından paylaşıldı.

    konya tanıtımı konyayı tanıt konya şehrinin tanıtımı konyanın şehri
    KONYA TARİHİ

    Konya'da ve çevresinde yerleşik düzen Prehistorik (Tarih Öncesi) çağdan başlar[​IMG] Bu çağ içinde Neolitik - Kalkolitik - Erken Bronz Çağ kültürlerini görürüz[​IMG]
    Bu çağın iskan yeri olan Höyükler, Konya il sınırları içindedir[​IMG] Neolitik Devreye (MÖ[​IMG] 7000-5500) ait buluntular, Çatalhöyük'teki arkeolojik kazılarda meydana çıkmıştır[​IMG]

    Bugün Konya'nın bir semtinin içinde kalan Karahöyük'te Hitit iskanı görülmektedir[​IMG] Senelerdir sürdürülen arkeolojik kazılar bu çağı anlatan buluntular vermektedir[​IMG]

    Anadolu'da Hitit egemenliğine son veren Freygler Trakya'dan Anadolu'ya göç etmiş kavimlerdir[​IMG] Alaeddin Tepesi ve Karapınar, Gıcıkışla, Sızma'dan elde edilen buluntular MÖ VII[​IMG] yüzyıla aittir[​IMG] Frygyalılardan sonra Konya (Kavania) Lidyalılar ve İskender'in istilasına uğramıştır[​IMG] Daha sonraları Anadolu'da Roma hakimiyeti sağlanınca Konya İkonium olarak varlığını korumuştur[​IMG] (MÖ 25)

    Antalya'dan Anadolu'ya çıkan Hristiyan azizlerden St[​IMG] Paul Antiochia (Yalvac'a) sonra İkonium'a (Konya'ya) gelmiştir[​IMG] Bu devirde Hatunsaray Lystra-Derbe ve Leodica (Ladik Halıcı) ve Sille önemli Bizans yerleşim yeridir[​IMG] İslamiyetin Anadolu'da yayılması ile Bizans'a (yani İstanbul'a) Arap akınları başlamıştır[​IMG] Emeviler, Abbasiler, Konya üzerinde akınlar yapmışlardır[​IMG]

    1071 tarihindeki Malazgirt Meydan Savaşı'ndan sonra Anadolu'nun büyük bir kısmı ile beraber Konya'da, Selçuklular tarafından Bizanslıların elinden alınmıştır[​IMG]




    Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah 1076 tarihinde Konya'yı başşehir yapmıştır[​IMG] 1080 tarihinde başkent İznik'e nakledilmiştir[​IMG] Kılıç Aslan I[​IMG] 1097 tarihinde başşehri Konya'ya taşımıştır[​IMG] Konya 1097 tarihinden 1277 tarihine kadar aralıksız Anadolu Selçuklularının başşehri olmuştur[​IMG]

    Konya 1277 tarihinde Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından zaptedilerek Karamanoğulları devletinin egemenliğine geçmiştir[​IMG] Osmanlı Padişahlarından Murad II[​IMG] 1442 tarihinde Konya'yı zaptederek Karamanlı hakimiyetine son vermiştir[​IMG]

    Konya Osmanlı Devleti zamanında şöhret ve itibarını devam ettirmiştir[​IMG] Osmanlı sultanlarından Yavuz Sultan Selim, Mısır ve İran seferleri sırasında Konya'da konaklamıştır[​IMG] Kanuni Sultan Süleyman İran, Murad IV ise Bağdat seferi sırasında Konya'da kalmışlardır[​IMG]

    Cumhuriyet döneminde Konya, yüzölçümü bakımından ülkenin en büyük ili oldu[​IMG] 1989 yılında çıkarılan bir yasayla Ayrancı, Ermenek ve Kâzımkarabekir ilçelerini de içeren Karaman ilinin Konya'dan ayrılmasına rağmen, il bu özelliğini korumuştur[​IMG]

    39[​IMG]000 km2 Orta Anadolu yaylası üzerinde Ankara, Niğde, Aksaray, İçel, Antalya, Isparta, Afyon, Eskişehir ve Karaman ile komşu olan Konya, 36o 22' ve 39o 08' kuzey paralelleri ile 31o 14' ve 34o 05' doğu meridyenleri arasında yer alır[​IMG] Trafik numarası 42'dir[​IMG] 1875'te kurulan Konya Belediyesi, 1984'te çıkarılan 3030 sayılı yasa gereğince "Büyükşehir" statüsüne kavuşmuş olup 1989'dan beri belediye hizmetleri bu statüye göre yürütülmektedir[​IMG]

    2 Bucak ve 29 Köyün bağlı bulunduğu Karatay ilçesinin 1990 sayımına göre toplam nüfusu 169[​IMG]000, merkez nüfusu 142[​IMG]678'dir[​IMG]

    3 Bucak ve 35 Köyün bağlı bulunduğu Meram ilçesinin toplam nüfusu 213[​IMG]664, merkez nüfusu 182[​IMG]444'tür[​IMG]


    2 Bucak ve 29 Köyü bulunan Selçuklu ilçesinin toplam nüfusu 202[​IMG]154, merkez nüfusu 188[​IMG]244'tür[​IMG]

    Konya ilinin toplam nüfusu 1990 sayımına göre 1[​IMG]750[​IMG]303 olup İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana'dan sonra 5[​IMG]sırada yer almaktadır[​IMG]

    Alâeddin Tepesi, altında 4000 yılın kalıntılarını saklayan bir höyüktür[​IMG] Bir zamanlar yerleşim alanı olarak değil tarih, kültür ve tabiat zenginliklerinin korunduğu, halkın dinlenme ihtiyacının karşılandığı bir mekan olarak dikkati çekmektedir[​IMG] Tepenin kuzeyinde Alâeddin Camii, yıllar süren onarım çabalarından sonra cemaatine kavuşmanın sevincini yaşamaktadır[​IMG]

    Alâeddin Keykûbad başta olmak üzere 8 Selçuklu Sultanının sandukalarını barındıran türbe, caminin avlusundadır[​IMG] Tepenin doğusunda Şehitler Abidesinin yanında durursanız, karşınızda uzanan çift yönlü caddenin bitim noktasında yeşil kubbesiyle gözalan Mevlâna Dergâhını göreceksiniz[​IMG] 1926'dan beri müze olarak kullanılan dergâhın sağında Osmanlı padişahlarından II[​IMG]Selim tarafından yaptırılmış Sultan Selim Camii'nin minarelerini de görebilirsiniz[​IMG]

    Toplu taşımacılıkta temiz ve ekonomik bir araç olan tramvay, saat 06'dan 24'e kadar günde 300 sefer yapan vagonuyla 65[​IMG]000 yolcuyu 10,5 km'lik bir güzergahta taşımıştır[​IMG] Vagon sayısının 41'e, sefer sayısının 450'ye, hat uzunluğunun 18,5 km'ye çıkarılmasıyla yolcu kapasitesi 120[​IMG]000'e yükselmiştir[​IMG]

    Konya, tarihi eserleri ile bugün açık hava müzesi görünümünde bir şehirdir

    M[​IMG]Ö[​IMG] 7000'li yıllardan itibaren çeşitli medeniyetlere sahne olmuş, tarihi açıdan önemli bir merkezdir[​IMG]


    Hititler, Lidyalılar, Persler, Selevkoslar ve Romalıların hakimiyetinde bulunan Konya, 7'inci yüzyılın başlarında Sasaniler, ortalarında da Emeviler tarafından işgal edilmiş olup, 10'uncu yüzyıla kadar Bizans eyaleti olarak varlığını sürdürmüştür[​IMG]


    1071 yılında, Malazgirt savaşından sonra Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış ve Büyük Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Sultan Süleyman Şah tarafından da Konya fethedilmiştir[​IMG]


    1074 yılında kurulan ve başkenti İznik olan Anadolu Selçuklu Devleti 1'inci Haçlı Seferi sonunda İznik'i kaybedince, Başkent Konya'ya taşınmıştır[​IMG] Başkent olduktan sonra günden güne gelişen ve pek çok mimari eserle süslenen kent, kısa zamanda Anadolu'nun en gelişmiş şehirlerinden biri haline gelmiştir[​IMG]


    1097 yılından 1308 yılına kadar 211 yıl boyunca, Anadolu Selçuklu Devletinin egemenliği altında kalan Konya, Selçuklu Devletinin yıkılışını takiben Karamanoğulları Beyliğinin hakimiyeti altına girmiştir[​IMG]


    1465 yılında Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından Karamanoğulları Beyliği ortadan kaldırılmış ve Konya Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine alınmıştır[​IMG]


    Fatih Sultan Mehmet, 1470 yılında 4'üncü Eyalet olarak Karaman eyaletini kurmuş, merkezini de Konya şehri yapmıştır[​IMG] 17'inci yüzyılda Karaman eyaletinin sınırları genişlemiş, Tanzimat döneminde de ismi değişerek Konya Eyaleti adını almıştır[​IMG] Konya şehrinin nüfusu o tarihlerde 1[​IMG]825 olup, Türkiye'nin 11'inci ve dünyanın da 69'uncu büyük şehriydi[​IMG]


    İstiklal Savaşı yıllarında da Konya üzerine düşen görevi yapmış, Batı Cephesi Karargahı Akşehir'de kurulmuştur[​IMG]


    Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra, Konya İtalyanlar tarafından işgal edilmiş ise de, 20 Mart 1920 tarihinde işgalden tamamen kurtarılmıştır[​IMG]



    [​IMG]


    [​IMG]


    MevLana TürbeSi


    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]
    EĞİTİM


    İlk ve Orta Öğretim


    İlde modern anlamda okullaşma Vali Avlonyalı Ferit Paşa zamanında başlamıştır[​IMG] Mahalle Mekteplerinin yanı sıra ilkokullar (mektebi iptidailer), Konya Rüştiyesi, Konya Lisesi, Erkek Sanat Enstitüsü gibi okullar bu dönemde açılmıştır[​IMG] Cumhuriyetin ilanı ile birlikte her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da büyük atılımlar yapılmıştır[​IMG] Cumhuriyetin ilk yıllarına ait ilin eğitim ve okullaşma durumunu gösteren kesin bilgiler bulunmamaktadır[​IMG] Mahalle mektepleri, medreseler ve azınlık okulları 1924 tarihli Tevhidi Tedrisat Kanunu ile kapatıldıktan sonra Türk gençliğinin yeni eğitim anlayışı ve modern eğitim teknikleriyle yetiştirilebilmesi için hızlı ve yaygın bir okullaşma dönemine geçilmiştir[​IMG]Yeni harflerin kabulünden sonra okuma-yazmaya karşı büyük bir ilgi uyanmış ve genç cumhuriyetimizin her bölgesinde olduğu gibi Konya' da da “Millet Mektepleri” adı altında dersaneler açılmıştır[​IMG]Bugün için, il dahilinde ilköğretimde 902 okulda 297[​IMG]495 öğrenci, orta öğretimde ise 210 okulda 62[​IMG]025 öğrenci eğitim görmektedir[​IMG] Bu bağlamda ilk ve ortaöğretim kurumlarına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir[​IMG]


    Tablo : Konya İli İlk ve Orta Dereceli Okullar Durumu Dağılımı


    Okul Türü Okul Sayısı Derslik Sayısı Öğretmen Sayısı Öğrenci Sayısı
    Okul Öncesi Eğitim*
    284 36 324 5[​IMG]363
    İlköğretim Okulu 902 8[​IMG]294 11[​IMG]328 297[​IMG]495
    Genel Liseler 99 1[​IMG]467 1[​IMG]960 42[​IMG]801
    Meslek Liseleri 111 1[​IMG]010 2[​IMG]050 19[​IMG]224
    Çıraklık Eğitim Merkezi 12 0 197 10[​IMG]539
    Halk Eğitim Merkezi 31 0 74 21[​IMG]642
    TOPLAM 1[​IMG]439 10[​IMG]807 15[​IMG]933 397[​IMG]06



     
  2. Monera

    Monera Forum Okuru

    Cevap: Konya Şehir Tanıtımı

    * (Anasınıfı ve Bağımsız Anaokulu)



    2001 yılında İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen projelerden ilk ve orta öğretime ait 346 derslik bitirilerek hizmete açılmış olup 2002 yılında da yaklaşık 528 derslik üzerinden yatırımlara devam edilmektedir[​IMG] İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel ilköğretim okullarında 2001-2002 öğretim yılında okuyan 297[​IMG]495 adet öğrenciden ( 6-14 yaş grubu ) 4[​IMG]543 adet öğrencinin okullarına sürekli devamlılığı sağlanamıyor[​IMG]Bu konuda ilgili yerel yöneticilerin okul çağındaki çocukların derhal okula kaydı için talimatları verdikleri, sürekli devamsız duruma düşen öğrencilerin de devam etmeme nedenleri araştırılmaya başlanmış olupbunların okullarına devamları için gerekli gayret gösterilmektedir[​IMG]


    Yükseköğretim


    Konya ilinde yükseköğretim alanında, Selçuk Üniversitesi eğitim-öğretim faaliyetinde bulunmaktadır[​IMG] Üniversite, Konya şehir merkezinde Alaaddin Keykubat Kampüsü, Meram Eğitim Kampüsü ve Meram Tıp Fakültesi Kampüsü ile çevre il ve ilçelerde bulunan fakülte ve yüksekokullarda eğitim-öğretime devam etmektedir[​IMG]1975 yılında 2 fakülte ile eğitim-öğretim faaliyetine başlayan Selçuk Üniversitesi, halen 16 Fakülte, 5 Yüksekokul, 25 Meslek Yüksek Okulu, 1 Devlet Konservatuarı, 4 Enstitü ve 13 Araştırma Uygulama Merkezi ile bu faaliyetini devam ettirmektedir[​IMG]Üniversitenin akademik personel sayısı 2[​IMG]468 kişidir[​IMG] Akademik personelin, 248'i profesör, 138'i doçent, 462'si yardımcı doçent, 420'ü öğretim görevlisi, 111'i okutman, 1[​IMG]030'u araştırma görevlisi, 59'i ise uzman' dır[​IMG] Selçuk Üniversitesi'nin, 2001-2002 Eğitim öğretim yılı öğrenci sayısı 60 bindir[​IMG] 2002-2003 öğretim yılında bu rakamın 70 bin olması beklenmektedir[​IMG] Fiziki mekan ihtiyacı 626[​IMG]798 m2 olan üniversitenin yapılaşmasına 1983 yılında başlanılmıştır[​IMG] Bugüne kadar hizmete açılan alan 473[​IMG]383 m 2 olup 111[​IMG]415 m2 lik alanın inşaatına devam edilmektedir[​IMG]Selçuk Üniversitesi, 60[​IMG]000'e ulaşan öğrencisiyle ülkemizin sayılı üniversiteleri arasında yer almaktadır[​IMG] Toplam öğrenci mevcudunun 44[​IMG]000'i Konya merkezindeki fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görmektedir[​IMG] Oldukça fazla olan bu öğrenci mevcuduna sağlıklı şartlarda barınma imkanının sağlanması büyük önem arz etmektedir[​IMG] İlde yükseköğrenim gören öğrencilerin barındıkları Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait yurtlar ve bunların kapasitelerini gösteren tablo aşağıya çıkarılmıştır[​IMG]


    Tablo : Konya İlinde Kredi ve Yurtlar Kurumuna Bağlı Yurtlar ve Kapasiteleri




    Yurdun Adı Öğrenci Kapasitesi
    Kız Erkek Toplam
    Selçuk Kız Yurdu 758 0 758
    Meram Kız Yurdu 1[​IMG]518 0 1[​IMG]518
    Alaaddin Yurdu 820 1[​IMG]632 2[​IMG]452
    Mevlana Kız Yurdu 1[​IMG]062 0 1[​IMG]062
    CumhuriyetKızYurdu 852 0 856
    Selçuk Erkek Yurdu 0 758 758
    Çumra Yurdu 144 104 200
    Akşehir Yurdu 312 208 520
    Seydişehir Yurdu 250 312 562
    TOPLAM
    5[​IMG]716



    Tabloda görüldüğü gibi Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarda 5[​IMG]716'sı kız, 3[​IMG]014'ü erkek olmak üzere toplam 8[​IMG]686 öğrenci barınmaktadır[​IMG] Bu bağlamda üniversite öğrencilerinin %73'ünün barınma problemi bulunmaktadır[​IMG]


    KONYANIN COĞRAFİ KONUMU


    Konya ili Anadolu Yarımadası'nın ortasında bulunan İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde, şehrin kendi adıyla anılan Konya bölümünde yer almaktadır[​IMG]


    İlimiz topraklarının büyük bir bölümü, İç Anadolu'nun yüksek düzlükleri üzerine rastlar[​IMG] Güney ve güneybatı kesimleri Akdeniz bölgesine dahildir[​IMG] Konya, coğrafi olarak 36041' ve 39016' kuzey enlemleri ile 31014' ve 34026' doğu boylamları arasında yer alır[​IMG] Yüzölçümü 38257 km2 (göller hariç)'dir[​IMG] Bu alanı ile Türkiye'nin en büyük yüzölçümüne sahip olan ilidir[​IMG] Ortalama yükseltisi 1016 m'dir[​IMG] İdari yönden, kuzeyden Ankara, batıdan Isparta, Afyonkarahisar, Eskişehir, güneyden, İçel, Karaman, Antalya, doğudan, Niğde, Aksaray illeri ile çevrilidir[​IMG]


    Konya ili, doğal açıdan kuzeyinde Haymana platosu, kuzeydoğuda Cihanbeyli Platosu ve Tuz Gölü'ne, batısında Beyşehir Gölü'ne ve Akşehir Gölü'ne, güneyinde Sultan Dağları'ndan başlayan Karaman ilinin güneyine kadar devam eden, Toros yayının iç yamaçları önünde bir fay hattı boyunca oluşmuş volkanik dağlara, doğusunda ise Obruk platosuna kadar uzanır[​IMG]


    İlin uç noktalarını kuzeyinde Kulu'nun Köşkler Köyü, batısında Akşehir'in Değirmen Köyü, güneyinde Taşkent'in Beyreli Köyü, doğusunda ise Halkapınar'ın Delimahmutlu Köyü uç noktalarını oluşturmaktadır[​IMG]


    Konya il sınırları içerisinde kalan alan, Türkiye'nin Ana Tektonik Üniteleri'nden Orta Anadolu Birliği'nin güney kesimi ile Toros Birliği'nin orta kesiminde kalmaktadır[​IMG] Toros Birliği farklı çökelme ortamlarını yansıtan ve geç Kretase Paleosen (ikinci zaman sonu dördüncü zaman başlangıcı) döneminde gelişen sıkışma kuvvetleri ile üstüste bindirilmiş kütlelerden meydana gelmektedir[​IMG] Konya il sınırları içine giren alanda bunlardan Bozkır Geyikdağı ve Aladağ kütleleri gözlenmektedir[​IMG] Gerek Toros Kuşağı'nda, gerekse Orta Anadolu birliğinde yörede yüzeyleyen en yaşlı kayaçlar olarak Paleozoik (birinci zaman) yaşlı kayaç birimleri Bozkır, Hadim, Seydişehir, Akören, Ahırlı, Beyşehir, Doğanhisar, Kadınhanı yörelerinde ortaya çıkmaktadır[​IMG] Genellikle Paleozoik yaşlı birimlerin bir devamı niteliğinde olan Mesozoik (ikinci zaman) yaşlı kayaçlar ise yaygın olarak Ereğli, Bozkır, Seydişehir, Ahırlı, Akören, Altınekin, Kadınhanı, Beyşehir, Akşehir, Ilgın, Doğanhisar yörelerinde yüzeylemektedir[​IMG] Mesozoik sonunda kapanan okyanusun sıkışması ile ortaya çıkan dağ oluşumu evresinde Toroslarda kütleler meydana gelirken okyanus kabuğu parçaları olan ofiyolitler bu kütlelerin arasında, özellikle Konya Meram, Ereğli güneyi, Bozkır güneyi, Karapınar ve Cihanbeyli civarında gözlenir konuma gelmiştir[​IMG]


    Tersiyer'de (üçüncü zaman) denizin ve gölsel sedimanların yanısıra yaygın volkanik faaliyetlerle daha yaşlı birimlerin üzeri örtülmüştür[​IMG] Denizel sedimanlar Ereğli ve Çumra civarında gözlenir[​IMG] Konya ve çevresi Geç Miyosen (10 milyon yıl) Pliyosen döneminde blok faylanmalarla çökmeye başlamış daha sonra bu ortamda bugün de kalıntılarını gördüğümüz (Akgöl ve Hotamış gölü) büyük bir göl oluşmuştur[​IMG] Bu göl, karasal ve gölsel sedimanlar ile doldurularak bugünkü ovalardan Ereğli, Karapınar, Cihanbeyli, Kulu, Sarayönü, Kadınhanı, Konya merkez ve çevre ilçeler ile Çumra Ovaları oluşmuştur[​IMG] Bu dönemde meydana gelen volkanik faaliyetler ile Karapınar, Çumra, Akören, Selçuklu kesiminde Takkeli dağ, Acıgöl, Meke Gölü gibi volkanik yapılar ve tüfler ortaya çıkmıştır[​IMG] Aynı zaman aralığında Ilgın civarında meydana gelen bir fay ile bugün kaplıca olarak kullanılan sıcak su çıkışları meydana gelmiştir[​IMG] Bütün bu birimler Kuvaterner yaşlı genç karasal sedimanlarla örtülmüştür[​IMG] Özellikle Konya Ovası ve bunun devamı niteliğindeki Ereğli ve Cihanbeyli Ovaları'nda, çok kalın alüvyal depolar bulunmaktadır[​IMG]


    Konya ili sınırları içerisinde Türkiye'nin en büyük alüminyum (boksit) ve magnezit yataklarının yanısıra, kömür, kil, çimento hammaddeleri, kurşun-çinko, barit madenleri ile önemli oranda yer altı suyu rezervleri bulunmaktadır[​IMG] Alüminyum (boksit) yatakları Seydişehir ilçesi güneyinde Üst Kretase zaman aralığında karasal ayrışmalarla meydana gelmiştir[​IMG] Magnezit yatakları ise Meram ilçesi sınırları içerisinde olup tek başına hem Konya'nın hem de dünyanın en büyük rezervli (80 milyon ton) magnezit yatağıdır[​IMG] Yunak civarında Magnezit ve az miktarda lüle taşı yatakları bulunmaktadır[​IMG] Ilgın (Haremi Kurugöl), Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinde Pliyosen yaşlı toplam 750 milyon ton rezervli linyit kömürü yatakları bulunmaktadır[​IMG] Beyşehir, Selçuklu ve Ilgın civarında önemli miktarlarda kil yatağı vardır[​IMG] Ayrıca Bozkır'da barit, Hadim (Kızılgeriş) ve Bozkır'da (Küçüksu) kurşunçinko yatakları bulunmaktadır[​IMG] Ayrıca Konya'nın birçok yerinde çimento hammaddelerinden kil, kalsit, jips, tras, kireçtaşı ve dolomit gibi hammaddeler bulunmaktadır[​IMG] Konya ve çevresindeki Çumra, Ereğli, Cihanbeyli, Akşehir, Yunak ovalarında yaklaşık 20-100 metreler arasında yer altı suyu bulunmakta ve bazı yerlerde bu su artezyen yapmaktadır[​IMG]


    Konya ilinde en fazla alana sahip yeryüzü şekli ova ve platolardır[​IMG] Ovaların tabanlarında yer alan çukur kısımlarında kapalı havzalar oluşmuştur[​IMG] Yükseltiler az yer tutar, genellikle ilin güneyinde toplanmıştır[​IMG] Ovalar, platolarla birbirinden ayrılmıştır[​IMG] Platolar akarsular tarafından fazla derin parçalanmamıştır[​IMG] Açık havza kısımları da vardır[​IMG]


    Dağlar :
    Dağlar İlin kuzey kısmında yeralan yükseltiler genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanır[​IMG] En önemlisi Bozdağlardır[​IMG] Bozdağlar üzerinde yer yer tepeler yükselir, bu tepelerin en yükseği Bozdağlar'ın batısındaki Karadağ Tepe'dir[​IMG] (1919 m)[​IMG] Bu tepeler arasında da geçitler yer alır[​IMG]
    Konya'nın batısında yeralan sıra dağlar kuzeyden güneye doğru uzanırlar[​IMG] En kuzeyinde Sultan Dağları (2169), Aladağlar (2339), Loras (2040), Eşenler (1951) yer almaktadır[​IMG] Bölgenin güney kısmı Toros dağlarıyla sınırlanmıştır[​IMG] Bu kuşakta ise Geyik (3130), Bolkar dağları (3134), Aydos dağları (3240) yer almaktadır[​IMG]


    Bu alanda volkanik kütlelerin ve arazilerin önemli bir yeri vardır[​IMG] Karapınar Ovası'nın güneyinde yer alan Karacadağ (2025), Konya'nın güney batısındaki Erenler Dağı (2319) batısında Takkeli Dağ (1400) yer almaktadır[​IMG]


    Belirtilen volkanik dağların dışında Karapınar yakınlarında kül konilerine rastlanır[​IMG] Bunlar genç volkanik faaliyetler sonucunda oluşturulmuş küçük konilerden ibarettir[​IMG] İl sınırları içinde yer alan volkanik dağlar İç Anadolu Bölgesinin diğer volkanik dağları ile karşılaştırıldığında yükselti ve alanlarının daha az olduğu görülür[​IMG]


    Konya'nın ormanları ve su kaynaklarının büyük bölümü buradaki yükseltilerde yer almaktadır[​IMG] Bölgenin güneyindeki kireç taşlarından oluşmuş yükseltilerin bulunduğu yerlerde mağaralar oluşmuştur[​IMG] Bunlardan Çamlık mağaralar ve Seydişehir'de bulunan Tınaztepe mağarası , milli park olmaya namzet mağaralarımız[​IMG]


    Platoları
    Yöredeki Obruk ve Cihanbeyli Platoları ortalama 1000 m[​IMG] yükseltiye sahip geniş düzlüklerden oluşurlar[​IMG]
    Tuz gölünün batısında Cihanbeyli platosu, güneyinde ise Obruk platosu yer alır[​IMG]


    Obruk platosu üzerinde kireç taşı tabakaları üzerinde gelişmiş karstik şekillerden olan obruklara rastlandığından bu isim verilmiştir[​IMG] Bunların en büyüğü Kızören obruğudur[​IMG] Konya'nın kuzeydoğusunda yer alan bu obruk kireç taşlarının çözülmesi ile oluşmuş yaklaşık 300 m[​IMG] çapında 145 m[​IMG] derinliğindedir[​IMG] Obruk içerisine suların dolması ile aynı ismi alan bir de göl oluşmuştur[​IMG] Göl tabanından fazla suları boşalttığından suları tatlıdır[​IMG]
    Obruk platosu yörenin en çukur yeri olan Tuz Gölü ile Konya ve Ereğli ovalarını birbirinden ayıran bir eşik görünümündedir[​IMG]


    İlin kuzeyini kaplayan Cihanbeyli Platosu genel olarak kireçtaşı tabakaları ile kaplıdır[​IMG] Bu plato akarsular tarafından az parçalanmış dalgalı bir yüzeye sahiptir[​IMG]


    Zengin bozkırlarla kaplı olan bu platolar, il hayvancılığı ve tarımı açısından önemlidir[​IMG]


    Ovalar : İl sınırları içerisinde ovalar platolardan sonra en fazla alanı kaplar[​IMG] Buradaki ovalar, genel olarak buraya yerleşen bir gölün ortadan kalkması ve göl tabanında alüvyonların depolanması ile ortaya çıkmıştır[​IMG] Obruk platosunun kuzeyindeki en çukur alanda Tuz Gölü yerleşmiş, güneyde ise Hotamış bataklığı ile İvriz bataklıkları burada oluşan eski göl kalıntıları olarak yer almıştır[​IMG]
    Konya ve Ereğli ovaları yörenin en geniş ovalarıdır[​IMG] Bu ovalar Konya ve Ereğli arasında geniş düzlükler şeklinde uzanırlar[​IMG] Konya ili bu ovaların batı ucunda kurulmuştur[​IMG] Bu dizi içerisinde, Çumra Ovası ve Karapınar'ın bulunduğu Karapınar ovasında eski Konya Gölü tabanının kum depoları rüzgar erozyonuna da imkan vermiştir[​IMG] Bozdağların kuzeyinde Altınekin, Sarayönü ve Kadınhanı ovaları bulunur[​IMG] Ilgın (Çavuşçu) gölü ve Akşehir gölünün yerleştiği çanakta bir çöküntü hendeğidir[​IMG] Ilgın ve Akşehir ovaları, bu çöküntü hendeği içerisinde oluşmuş ovalardır[​IMG] Bu ovalar dışında; Beyşehir ovası, Seydişehir ovası, Doğanhisar ovası ile Yukarı Sakarya ovalarının güney ucunu oluşturan Yunak ve Akgöl ovalarıdır[​IMG]


    Akarsular :


    Konya ili sınırları içerisinde daha çok mevsimlik ve sel rejimli akarsular yer alır[​IMG] Buradaki akarsuların boyları kısadır[​IMG] Konya ilinin geniş sahaları, kapalı havza olması sebebiyle akarsular ova tabanlarındaki bataklıklarda kaybolur[​IMG] Bölgedeki akarsular kar ve yağmur suları ile beslenirler[​IMG] Konya'daki yağış rejimi düzensiz olduğu için bu akarsuların rejimi de düzensizdir[​IMG] Bir çoğu, yaz aylarında kururlar; ancak ilkbahar ve yaz aylarında kısa süreli sağanak yağışlar ile sel baskınlarına sebep olabilmektedir[​IMG] Sel baskınları tarım alanlarında büyük zarara neden olur[​IMG] Bundan dolayı bölgede erozyonla mücadele çalışması yapılmaktadır[​IMG] Bu çalışmalar en fazla sel gelen dereler üzerine barajlar kurularak sürdürülmektedir[​IMG] May ve Apa barajları buna örnektir[​IMG]


    Konya'da akarsuların su toplama havzaları farklı yönlere akış gösterirler[​IMG] Bunlardan Yukarı Sakarya Nehri'ne ulaşan Gökpınar Deresi ile Karadeniz'e, Göksu Nehri'nin kuzey kolu olan Hadim Çayı, Manavgat Nehri'nin yukarı havzası çevresindeki dere ve çaylar açık havza niteliğinde olup sularını Akdenize ulaştırırlar[​IMG]


    Bunlardan Tuz Gölü, Çavuşçu Gölü, Beyşehir Gölü, Ereğli Ovasındaki Akgöl, Hotamış Bataklığı çevresindeki yükseltilerden kaynağını alan dereler ise kapalı havza şeklindeki bu alanlara akış gösterirler[​IMG]
     
  3. Monera

    Monera Forum Okuru

    Cevap: Konya Şehir Tanıtımı

    Bölgenin güneyindeki kapalı havzanın merkezinde Konya ve Ereğli ovalarında kuraklık nedeniyle göl oluşmaz ve buradaki yükseltilerden kaynağını alan dereler ovada kaybolurlar[​IMG]


    Konya'da yer alan en büyük ve en önemli akarsu Çarşamba Suyu'dur[​IMG] Kaynağını Bozkır ilçesindeki yükseltilerden alır[​IMG] Beyşehir Gölü'nün ayağı ile birleşerek Çumra Ovası sulama şebekesini oluşturur[​IMG] Çarşamba Suyu üzerinde kurulan Apa Barajı hem selleri önlemek hem de Konya Ovasının bir bölümünde sulama yapmak için kurulmuştur[​IMG]


    Konya ilinde Meram Çayı, Sille Deresi, May Deresi, İvriz, Bolasan, Çiğil, Doğanhisar İnsuyu, Göksu, Adıyan, Engilli, Çavuşköy, Karasu Çayları da önemli akarsulardandır[​IMG] Şehrin içme ve kullanma suyu olarak kullanılan Hatıp, Çayırbağı, Mukbil ve Dutlu Suyu ve Hotamış Bataklığı çevresindeki çeşitli kaynaklarda önemlidir[​IMG]




    Göller :



    Konya ili sınırları içerisinde pek çok tabii göl ve bataklık bulunmaktadır[​IMG] Bunların kimilerinin suları acı ve tuzlu, bazılarının da suları tatlıdır[​IMG] Oluşum yönünden de birbirinden farklılıklar gösterirler[​IMG]


    Tuz Gölü : Tuz Gölü kapalı havzasının merkezinde Tuz Gölü oluşmuştur[​IMG] Ankara, Konya, Aksaray sınırlarının kesiştiği yerde olup bir kısmı Konya ili sınırları içerisinde yer almaktadır[​IMG] Tuz Gölü Türkiye'nin yüzölçüm olarak ikinci büyük gölüdür[​IMG] Derinliği 12 m[​IMG] civarındadır[​IMG] Yaz mevsiminde buharlaşmanın etkisi ile alanı oldukça küçülür[​IMG] Kuruyan kesimlerde tuz tortulları meydana gelir[​IMG] Türkiye'nin tuz ihtiyacının bir kısmı buradan temin edilir[​IMG] Sulama ve su ürünleri için kullanılamaz[​IMG]


    Beyşehir Gölü :



    Konya ilinin batısında Konya-Isparta sınırı üzerinde yer almaktadır[​IMG] Beyşehir Gölü, yurdumuzun 3[​IMG] büyük gölüdür[​IMG] Aynı zamanda en büyük tatlı su gölüdür[​IMG] Tektonik-Karstik olaylarla meydana gelmiştir[​IMG] Aynı zamanda Türkiye'nin en önemli milli parklarından biridir[​IMG] Milli park alanı içerisinde aynı anda su sporları, dağ sporları ve av sporları yapmak imkanı vardır[​IMG] Su ürünleri açısından ekonomik değeri yüksektir[​IMG] Gölün iki plajı, 22 adası ve pek çok kayalığı bulunmaktadır[​IMG] Göl Ornitolojik bakımdan önemli bir kuş üreme, barınma, beslenme ve konaklama merkezidir[​IMG] Bu yönü ile de turizm açısından önem taşımaktadır[​IMG]


    Akşehir Gölü :



    Konya ilinin kuzey batısında Konya-Afyonkarahisar il sınırında yer alır[​IMG] Suyu tatlıdır[​IMG] Tektonik olaylarla meydana gelmiştir[​IMG] Su ürünleri açısından ekonomik değer gösterir[​IMG] Sulama suyu olarak kullanılmakta olup kamış üretimi de yapılmaktadır[​IMG]


    Suğla Gölü :
    Konya ilinin güneybatısında yer alır[​IMG] Oluşumu tektoniktir[​IMG] Yağışlı yıllarda alanı iyice genişlemekte kurak yıllarda ise göl kurumakta ve alüvyonlu göl tabanı ortaya çıkarak, iyi bir tarım alanı oluşturmaktadır[​IMG] Suları tatlıdır[​IMG] Su ürünleri ve sulama açısından önemi büyüktür[​IMG]


    Ilgın (Çavuşçu) Gölü :


    Konya ilinin kuzeybatısında yer alır[​IMG] Oluşumu tektoniktir[​IMG] Suları tatlıdır[​IMG] Su ürünleri açısından önemlidir[​IMG] Ayrıca bir ayağı ile Atlantı ovaları sulanmaktadır[​IMG]


    Ereğli Akgöl :


    Ereğli ilçesinin batısındadır[​IMG] Eski göl tabanıdır[​IMG] Çok sığ bir özelliğe sahiptir[​IMG] Tatlı sulara sahiptir[​IMG] İvriz deresinden gelen sularla beslenir[​IMG] Akgöl sazlıklarında 200'ün üzerinde kuş türü yaşamaktadır[​IMG] Bu yüzden tabiatı koruma alanı olarak kabul edilmiştir[​IMG]


    Yunak Akgöl :


    Yunak ilçesi yakınlarında küçük bir göldür[​IMG] Suyu tatlıdır[​IMG] Çoğu yeri bataklık halindedir[​IMG] Göl Gökpınar Deresi ile Sakarya Nehrine boşalmaktadır[​IMG]
    Bunların dışında Konya ilinin karstik sahalarında, karstik şekillerden olan obrukların sularla dolması ile çok ufak göller meydana gelmiştir[​IMG] Bunlar Kızören obruğu, Timraş obruğu, Obruk gölü, Çiralı gölü, Meyil gölü de vardır[​IMG] Obruk göllerden bazıları sulama amaçlı kullanılırken bazı obruk gölleri de turistik değer taşır[​IMG]


    Volkanik olaylarla da göller meydana gelmiştir[​IMG] Volkan konilerinin çevresinde volkanizmanın etkisi ile daire şeklinde çanaklar oluşmuştur[​IMG] Bu çanaklara suların dolması ile küçük maar gölleri meydana gelmiştir[​IMG] Bunlar Acıgöl Maarı ve Meke Gölü'dür[​IMG]


    Karapınar ilçesi sınırları içerisinde bulunan bu krater göllerinin içerisinde magnezyum sülfat çözeltileri vardır[​IMG] Bu nedenle suyu çok acıdır[​IMG] İçinde canlı yaşamaz[​IMG] Oluşumdan kaynaklanan özellikler nedeniyle Meke Gölü etrafındaki volkanik malzeme biriket yapımı ve benzer amaçlarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir[​IMG] Meke Gölü, Kültür Bakanlığı, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından "1[​IMG] Doğal Sit Alanı" ilan edilmiştir[​IMG]


    Yeraltı Suları :


    Konya ilinde Çumra, Ereğli, Cihanbeyli, Akşehir, Yunak ovalarında yaklaşık 20 ila 100 m[​IMG] arasında zengin yer altı suyu bulunmaktadır[​IMG] Bazı yerlerde bu su artezyen yapmaktadır[​IMG] Bunun yanında binlerce adi kuyu kazılmıştır[​IMG] Genellikle tarım amaçlı olarak pek çok sondaj kuyusu da açılmıştır[​IMG] Konya çevresinde genellikle paleozoik mermerler, mesozoik kalkerler, neojen kalkerleri ve Alüvyonlar su taşıyan formasyonlardır[​IMG]





    ULAŞIM
    Konya, tarih boyunca belli başlı yollar üzerinde yer almıştır[​IMG] Tarihi İpek Yolu'nun en önemli ticaret ve konaklama merkezlerinden biridir[​IMG]


    Karayolu Ulaşımı Konya İli ülkemizin ana ulaşımını sağlayan doğu-batı ve kuzey-güney yönlerinde uzanan karayolu bağlantıları ile önemli bir kavşak noktası halindedir[​IMG] İlin, kuzey komşusu olan Ankara ile bağlantısı, Konya'dan başlayan ve Cihanbeyli ile Kulu İlçe merkezlerinden geçerek başkente ulaşan yol ile sağlanmaktadır[​IMG] Uzunluğu 258 km[​IMG]dir[​IMG] Konya İlini güney kıyılarına en kısa mesafeden bağlayan Konya-Seydişehir-Antalya yolunun (323 km[​IMG]) 1996 yılında trafiğe açılmasıyla, ilin trafik yükünde önemli artışlar meydana gelmiştir[​IMG]


    Konya ilinin diğer illerle bağlantıları ve uzaklıkları ise; Konya-Karaman-Mut-Silifke-Mersin 343 km[​IMG], Konya-Karapınar-Ereğli-Ulukışla-Pozantı-Adana 356 km[​IMG], Konya-Obruk-Aksaray-Nevşehir-Kayseri 327 km[​IMG], Konya-Kadınhanı-Ilgın-Akşehir-Çay-Afyon 223 km[​IMG], Konya-Beyşehir-Ş[​IMG]Karaağaç-Isparta-Antalya 401 Km[​IMG]'dir[​IMG]


    Demiryolu Ulaşımı Güney ve Güneydoğuyu Batıya ve İstanbul'a bağlayan demiryolu, Konya ilinden geçer[​IMG] Her gün karşılıklı olarak Konya-Haydarpaşa arası Meram Ekspresi, Ereğli-Konya-Haydarpaşa arası İçanadolu Mavi Treni, haftanın üç günü (Salı, Perşembe, Pazar) ise Haydarpaşa-Konya-Gaziantep arasında Toros Ekspresi sefer yapmaktadır[​IMG] Bu ekspres trenlerin yanı sıra karşılıklı olarak hergün; Konya-Karaman-Ulukışla-Niğde arasında Ray Otobüsü, Konya-Eskişehir arasında Karma Yolcu Treni ve Eskişehir-Konya-Diyarbakır arasında Posta Treni sefer yapmaktadır[​IMG]


    Havayolu Ulaşımı Konya'da hava ulaşımı askeri ve sivil havaalanlarından sağlanmaktadır[​IMG] Halen Konya-İstanbul arası hergün karşılıklı olarak uçak seferi yapılmaktadır
    Hazret-i Mevlana'nin Hayati


    Mevlana'nin asil adi Muhammed Celaleddin'dir[​IMG] Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir[​IMG] Efendimiz manasina gelen Mevlana ismi O'na daha pek genç iken Konya'da ders okutmaya basladigi tarihlerde verilir[​IMG] Bu ismi, Semseddin-i Tebrizi ve Sultan Veled'den itibaren Mevlana'yi sevenler kullanmis, adeta adi yerine sembol olmustur[​IMG] Rumi, Anadolu demektir[​IMG] Mevlana'nin, Rumi diye taninmasi, geçmis yüzyillarda Diyar-i Rum denilen Anadolu ülkesinin vilayeti olan Konya'da uzun müddet oturmasi, ömrünün büyük bir kisminin orada geçmesi ve nihayet türbesinin orada olmasindandir[​IMG]



    Dogum Yeri ve Yili


    Mevlana'nin dogum yeri, bugünkü Afganistan'da bulunan, eski büyük Türk Kültür merkezi Belh'tir[​IMG] Mevlana'nin dogum tarihi ise 30 Eylül 1207 (6 Rebiu'l-evvel, 604) dir[​IMG]



    Nesebi (Soyu)


    Asil bir aileye mensup olan Mevlana'nin annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kizi Mümine Hatun; babaannesi, Harezmsahlar (1157 Dogu Türk Hakanligi) hanedanindan Türk prensesi, Melike-i Cihan Emetullah Sultan'dir[​IMG] Babasi, Sultanü'l-Ulema (Alimlerin Sultani) ünvani ile taninmis, Muhammed Bahaeddin Veled; büyükbabasi, Ahmet Hatibi oglu Hüseyin Hatibi'dir[​IMG] Eflaki'ye göre Hüseyin Hatibi, ilmi deniz gibi engin ve genis olan bir alim idi[​IMG] Din ilminin üstadi ve alimlerin büyüklerinden sayilan, güzel siirler söyleyen Nisaburlu Raziyüddin gibi bir zat da talebelerindendi[​IMG] Kaynaklar ve Mevlana'nin sevgi yolunda gidenler eserlerinde Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'in nesebinin, anne cihetiyle ondördüncü göbekte Hazret-i Muhammed'in torunu Hazret-i Hüseyin'e, baba cihetiyle de onuncu göbekte Hazret-i Muhammed'in seçilmis dört dostundan ilki Hazret-i Ebu Bekir Siddik'a ulastigini kaydediyorlar[​IMG]



    Babasi Bahaeddin Veled Hazretleri'nin Sahsiyeti


    Bahaeddin Veled, 1150'de Belh'de dogmus, babasi ve dedesinin manevi ilimleriyle yetismis; ayrica Necmeddin-i Kübra (? - 1221)'dan feyz almistir[​IMG] Bahaeddin Veled bütün ilimlerde esi olmayan, olgun mana sultani idi[​IMG] Ilahi hakikatler ve Rabbani ilimlerden meydana gelen uçsuz bucaksiz bir deniz gibi olan Bahaeddin Veled, Horasan Diyarinin, en güç fetvalari halletmede, tek üstadi idi ve vakiftan hiçbir sey almazdi; devlet hazinesinden kendisine tahsis edilen maasla geçinirdi[​IMG] Kaynaklarin ittifakla rivayetine göre, devrinin alimleri ve ulu müftüleri, Hazreti Muhammed'in manevi isaretiyle, Baheddin Veled'e Sultanü'l- Ulema ünvanini vermislerdir[​IMG] Bundan sonra da Bahaeddin Veled bu ünvanla yad edilmistir[​IMG] Bu ünvanin verilisi Türklerin adetiyle de izah edilebilir[​IMG] Türkler, yüksek kabiliyet ve fazilet sahiplerinin taninmadan kaybolup gitmesine, unutulmasina razi olmazlardi[​IMG] Onlari halkin gözünde belirtmek, halki ilim ve irfana yöneltmek için o gibi büyüklere layik olduklari birer unvan verilirdi[​IMG] Bu anane, Türklerin ilme, fazilete karsi saygi duygularini gösteren parlak bir delildir[​IMG] Hatta anane geregince imzalarin üstünde bu ünvanlari kullanmaya mecburdurlar onlar kazandiklari bu ünvanlari kendileri için manevi bir rütbe yayarlar, nefisleri için bundan asla gurur duymazlardi[​IMG] Alimler gibi giyinen Bahaeddin Veled, adeti üzere, sabah namazindan sonra, halka ders okutur; ögle namazindan sonra dostlarina sohbette bulunur; pazartesi günleri de bütün halka va'z ederdi[​IMG] Va'zi esnasinda umumiyetle, Yunan filozoflarinin fikirlerini benimseyenlerin görüslerini reddeder ve "Semavi (Allah'dan olan ilahi) kitaplari arkalarina atip, filozoflarin silik sözlerini önlerine alip itibar edenlerin nasil kurtulma ümidi olur" derdi[​IMG] Bu arada Yunan felsefesini okutan ve savunan Fahreddin-i Razi'ye ve ona uyan Harezmsah'in aleyhinde bulunur; onlari bidat ehli (dinde, peygamber zamaninda olmayan, yeniden begenilmeyen seyleri çikaranlar) olarak görür ve söyle derdi: "Muhammed Mustafa'nin yürüyüsünden dahi iyi yürüyüs, yolundan daha dogru bir yol görmedim"



    Hazret-i Mevlana'nin Babasi ile Belh'ten Çikislari ve Konya'ya Gelisleri


    Esasen tasavvuf ehline iyi gözle bakmayan ve bunlarin Harezmsah katinda saygi görmelerini çekemeyen Fahreddin-i Razi, Bahaeddin Veled'in açikça kendi aleyhine tavir almasina da çok içerlediginden onu Harezmsah'a gammazladi[​IMG] Bahaeddin Veled'in de gönlü Harezmsah'tan incindi ve Belh'i terk etti[​IMG] Ancak arastiricilar, Bahaeddin Veled'in Belh'ten göç etmesine sebep olarak, Mogol istilasini gösterirler[​IMG] Sultanü'l-Ulema, aile fertleri ve dostlariyla Belh sehrini 1212-1213 tarihlerinde terk ettikten sonra Hacca gitmeye niyet etmisti[​IMG] Nisabur'a ugradi[​IMG] Göç kervaniyla Bagdat'a yaklastiginda, kendisine hangi kavimden olduklarini ve nereden gelip nereye gittiklerini soran muhafizlara Sultanü'l-Ulema Seyh Bahaeddin Veled su manidar cevabi verir: "Allah'dan geldik, Allah'a gidiyoruz[​IMG] Allah'dan baska kimsede kuvvet ve kudret yoktur[​IMG]" Bu söz Seyh Sehabeddin-i Sühreverdi (1145-1235)'ye ulastiginda: "Bu sözü Belhli Bahaeddin Veled"den baskasi söyleyemez" dedi, samimiyetle ve muhabbetle karsilamaya kostu[​IMG] Birbirleriyle karsilasinca Seyh Sühreverdi, katirindan inip nezaketle Bahaeddin Veled'in dizini öptü, gönülden hürmetlerini sundu[​IMG] Bahaeddin Veled, Bagdat'ta üç günden fazla kalmadi ve Kufe yolundan Kabe'ye hareket etti[​IMG] Hac farizasini yerine getirdikten sonra, dönüste Sam'a ugradi[​IMG] Bahaeddin Veled, yaninda biricik oglu Mevlana oldugu halde, göç kervaniyla Sam'dan Malatya'ya, oradan Erzincan'a, oradan Karaman'a ugradilar[​IMG] Karaman'da bir müddet kaldiktan sonra, nihayet Konya'yi seçip oraya yerlestiler[​IMG]



    Göç Yolunda Hazret-i Mevlana'ya Teveccühte Bulunan Mutasavviflar


    Seyh Attar Hazretleri: Belh'i terk ettikten sonra Bagdat'a dogru yola çikan Bahaeddin Veled, Nisabur'a vardiginda ziyaretine gelen Seyh Feridüddin-i Attar (1119-1221;1230) ile görüsüp sohbet eder[​IMG] Sohbet esnasinda Seyh Attar, Mevlana'nin nasiyesindeki (alnindaki) kemali görür ve ona Esrar-name adli eserini hediye eder ve babasina da; "Çok geçmeyecek ki, bu senin oglun alemin yüregi yaniklarinin yüreklerine atesler salacaktir[​IMG]" der[​IMG]


    Seyh-i Ekber Hazretleri: Sultanü'l-Ulema, Hac farizasini yerine getirdikten sonra dönüste Sam'a ugradi[​IMG] Orada Seyh-i Ekber Muhyiddin Ibnü'l-Arabi (1165-1240) ile görüstü[​IMG] Seyh-i Ekber, Sultaü'l-Ulema'nin arkasinda yürüyen Mevlana'ya bakarak: "Sübhanallah! Bir okyanus bir denizin arkasinda gidiyor" demistir[​IMG]



    Hazret-i Mevlana'nin Evlenmesi


    Karaman'da bulunduklari 1225 tarihinde Mevlana, babasinin buyrugu ile itibarli, asil bir zat olan Semerkantli Hoca Serafeddin Lala'nin, huyu güzel, yüzü güzel kizi Gevher Banu ile evlendi[​IMG] Mevlana dünya evine girdiginde onsekiz yasindadir[​IMG]
    Hazret-i Mevlana'nin, Konya'ya Yerlesmeleriyle Ilgili Yorumu: "Hak Teala'nin Anadolu halki hikkinda büyük inayeti vardir ve Siddik-i Ekber Hazretlerinin duasiyla da bu halk bütün ümmetin en merhamete layik olanidir[​IMG] En iyi ülke Anadolu ülkesidir; fakat bu ülkenin insanlari mülk sahibi Allah'in ask aleminden ve deruni zevkten çok habersizlerdir[​IMG] Sebeplerin hakiki yaraticisi Allah, hos bir lutufta bulundu, sebepsizlik aleminden bir sebep yaratarak bizi Horasan ülkesinden Anadolu vilayetine çekip getirdi[​IMG]


    Haleflerimize de bu temiz toprakta konacak yer verdi ki, ledünni (Allah bilgisine ve sirlarina ait) iksirimizden (altin yapma hassamizdan) onlarin bakir gibi vücutlarina saçalim da onlar tamamiyla kimya (bakisiyla, baktigi kimseyi manen yücelten olgun insan); irfan aleminin mahremi ve dünya ariflerinin hemdemi (canciger arkadasi) olsunlar[​IMG]"



     
  4. Monera

    Monera Forum Okuru

    Cevap: Konya Şehir Tanıtımı

    Hazret-i Mevlana'yi Yetistiren Mutasavviflar


    Sultanü'l-Ulema Seyh Bahaeddin Veled Hazretleri


    Önceki bahislerde sahsiyetini belirtmeye çalistigimiz Bahaeddin Veled, Mevlana'nin ilk mürsididir[​IMG] Yani Mevlana'ya Allah yolunu ögretip, tasavvuf usulunce hakikatleri ve sirlari gösteren tarikat seyhidir[​IMG] Bütün Islam aleminde yüksek itibar ve söhrete sahip olan Bahaeddin Veled, Selçuklulularin Sultani Alaaddin Keykubat'tan yakin alaka ve sonsuz hürmet görür[​IMG] Bahaeddin Veled, 3 Mayis 1228 tarihinde Selçuklularin bas sehri Konya'yi sereflendirip yerlestikden kisa bir süre sonra, son derece samimi dindar olan Sultan Alaaddin Keykubat (saltanat müddesi 1219-1236), sarayinda Bahaeddin Veled'in serefine büyük bir toplanti tertip etti ve bütün ileri gelenleriyle birlikte onun manevi terbiyesi altina girdi[​IMG] Sultaü'l-Ulemaya gönülden bagli olan Sultan Alaaddin onu hayranlikla söyle över; "Heybetinden gönlüm tir tir titriyor, yüzüne bakmaktan korkuyorum[​IMG] Bu eri ördüke, gerçekligim, dinim artiyor[​IMG] Bu alem, bendem korkup titrerken ben, bu adamdan korkuyorum, ya Rabbi, bu ne hal? Iyice inandim ki o, cihanda nadir bulunan ve esi benzeri olmayan bir Allah dostudur[​IMG]" Dünya sultanina hükmeden, essiz Allah dostu mana ve gönül sultani Bahaeddin Veled, 24 Subat, 1231 tarihinde Cuma günü kusluk vaktinde ebedi alemde göçtü[​IMG] Geriye Muhammed Celaleddin gibi bir hayirli ogul ile Maarif gibi bir eser birakti[​IMG] Sultanü'l-Ulema, sadece duygu ve düsüncelerini açikladi söhret pesinde kosmadi[​IMG] Etrafindakilerini yetistirdi ve onlari daima aydinlatti[​IMG]


    Seyyid Burhaneddin Hazretleri


    Bahaeddin Veled'in irtihalinde Mevlana yirmidört yasinda idi[​IMG] Babasinin vasiyeti, dostlarinin ve bütün halkin yalvarmalari ile babasinin mak----- geçti, oturdu[​IMG] Mevlana, babasindan sonra, Seyid Burhaneddin'i buluncaya kadar bir yil mürsidsiz kaldi[​IMG] 1232 tarihinde babasinin degerli halifesi Seyyid Burhneddin-i Muhakkik-i Tirmizi, Konya'ya geldi[​IMG] Mevlana onun manevi terbiyesi altina girdi[​IMG]


    Seyyid Burhaneddin, mertebesi çok yüksek bir kamil mürsid idi[​IMG] Maarif adli eseri irfaninin delilidir[​IMG] Kendisine, daima kalblerde bulunan sirlari bilmesinden dolayi, Seyyid Sirdan denirdi[​IMG] Seyyid Burhaneddin, ta çocukluk yillarinda bir lala gibi omuzlarda tasiyip dolastirdigi Mevlana'ya dedi ki: "Bilginde esin yok, seçkinsin[​IMG] Ama baban hal (manevi makam) sahibiydi, sen de onu ara, kalden (sözden) geç[​IMG] Onun sözlerini iki eline kavramissin; fakat benim gibi onun haliyle de sarhos ol[​IMG] Böylece de ona tam mirasçi kesil; cihana isik saçmada günese benze[​IMG] Sen zahiren babanin mirasçisisin; ama özü ben almisim; bu dosta bak, bana uy[​IMG]" Mevlana babasinin halifesinden bu sözleri duyunca samimiyetle onun terbiyesine teslim oldu[​IMG] Mevlana candan, samimiyetle, Seyyid Burhaneddin'i babasinin yerine koydu ve gerçek bir mürsid bilerek gönülden, tam dokuz yil ona hizmet etti[​IMG] Bu zaman zarfinda, o kamil mürsidin kilavuzlugu ile mücahede (nefsi yenmek için gayret sarfederek) ve riyazetle o kamil arifin feyizli sohbet ve nefesleriyle pisti, olgunlasti, bastan ayaga nur oldu; kendinden kurtuldu, mana sultani oldu[​IMG] Nitekim, Mesnevi'sindeki su iki beyit, pistiginin, kamil insan mertebesine ulastiginin ifadesidir; "Pis, ol da bozulmaktan kurtul[​IMG][​IMG][​IMG] Yürü, Burhan-i Muhakkik gibi nur ol[​IMG] Kendinden kurtuldun mu, tamamiyle Burhan olursun[​IMG] Kul olup yok oldun mu sultan kesilirsin[​IMG]"



    Hazret-i Mevlana'nin Konya Disina Seyahati


    Halep ve Sam'a Gidisi: Mevlana, yüksek ilimlerde daha çok derinlesmek için, Seyyid Burhaneddin'in izniyle Haleb'e gitti[​IMG] Halaviyye Medresesi'nde, fikih, tefsir ve usul ilimlerinde üstün bir alim olan Adim oglu Kemaleddin'den ders aldi[​IMG] Mevlana, Halep'teki tahsilini bitirdikten sonra Sam'a geçti[​IMG] Burada, ilmi incelemeler yapmak için dört yil kaldi[​IMG] Bu zaman zarfinda Sam'daki alimlerle tanisip, onlarla sohbet etti[​IMG]



    Sam'da Sems-i Tebrizi Hazretleri ile Bir Anlik Görüsme


    Eflaki'ye göre Mevlana, Sam'da Semseddin-i Tebrizi ile görüsmüstür; fakat bu görüsme kisa bir müddettir ve söyle cereyan etmistir[​IMG] Semseddin-i Tebrizi, bir gün halkin arasinda, Mevlana'nin elini yakalayip öper ve ona "Dünyanin sarrafi beni anla!" diye hitap eder ve kaybolur[​IMG] Iste bu sohbet veya bir anlik görüsme tarihinden takriben sekiz sene sonra Sems, Konya'ya gelecek ve Mevlana ile içli disli sohbet edecektir[​IMG]



    Hazret-i Mevlana Kamil Bir Mürsid

    Yedi yil süren Halep ve Sam seyahatinden sonra Konya'ya dönen Mevlana, Seyyid Burhaneddin'in arzusu üzerine birbiri arkasina, candan istekle ve samimiyetle, üç çile çikardi[​IMG] Yani üç defa kirkar gün (yüzyirmi gün) az yemek, az içmek, az uyumak ve vaktinin tamamini ibadetle geçirmek suretiyle nefsini aritti[​IMG] Üçüncü çilenin sonunda Seyyid Burhaneddin, Mevlana'yi kucaklayip öptü; takdir ve tebrikle, "Bütün ilimlerde esi benzeri olmayan bir insan, nebilerin ve velilerin parmakla gösterdigi bir kisi olmussun[​IMG][​IMG][​IMG] Bismillah de yürü, insanlarin ruhunu taze bir hayat ve ölçülemiyecek bir rahmete bog; bu suret aleminin ölülerini kendi mana ve askinla dirilt[​IMG]" Dedi ve onu irsad ile görevlendirdi[​IMG] Seyyid Burhaneddin, daha sonra, Mevlana'dan izin alip Kayseri'ye gitmis ve orada ebedi aleme göçmüstür (1241-1242)[​IMG] Türbesi Kayseri'dedir[​IMG] Mevlana Seyyid Burhaneddin'in Konya'dan ayrilisindan sonra, irsad (Allah Yolunu gösterme) ve tedris (ögretim) mak----- geçti[​IMG] Babasinin ve dedelerinin usullerine uyarak bes yil bu vazifeyi basari ile yapti[​IMG] Rivayete göre dini ilimleri tahsil eden dört yüz talebesi ve on binden çok müridi vardi[​IMG]



    Hazret-i Mevlana'nin Dostlari, Halifeleri; Kendisine ilham Kaynagi Olan Mutasavviflar


    Sems-i Tebrizi Hazretleri
    Bu zatin adi, Semseddin Muhammed olup dogumu 1186 dir[​IMG] Tebrizli Melekdad oglu Ali'nin oglu olan Sems, tahsilini bitirdikten sonra, zamaninin yegane seyhi olarak gördügü Tekbirzi Seyh Ebu Bekir Sellebaf'a (sele ve sepet örücüsüne) intisap etti ve onun terbiye ve irsadiyla yetisip olgunlasti[​IMG] Sems, ulastigi manevi makama kanaat etmediginden daha olgun mürsidler bulmak arzusuyla seyehate çikti[​IMG] Senelerce takati tükenircesine bir çok bir çok yerler dolasti, zamaninin arifleriyle görüstü[​IMG] Bu arifleri, mana alemindeki uçusunda kinaye olarak Sems'e, Sems-i Perende (Uçan Günes) adini vermislerdir[​IMG] Sems, ta çocuklugundan itibaren fikren ve ruhen hür bir dervis, kendinden geçercesine ilahi aska dalarak yasayan bir sahsiyetti[​IMG] Sems, kendisini ruhen tatmin edecek seviyede bir Hak dostu bulamayan ve hep kendi mertebesinde bir sohbet arkadasi arayan bir kamil velidir[​IMG] Yana yakila, kendisine muhatap olabilecek, sohbetine dayanabilecek bir dost arayan Sems'in bir gece karari elden gitti, heyecan içinde idi[​IMG] Allah'in tecellilerine gömülüp mest olmus bir halde münacatinda "Ey Allah'im! Kendi, örtülü olan sevgililerinden birini bana göstermeni istiyorum" diye yalvardi[​IMG] Allah tarafindan, istediginin, Anadolu ülkesinde bulunan, Belhli Sultanü'l-Ulema'nin oglu Muhammed Celaleddin oldugu ilham edildi[​IMG] Bu ilham ile Sems, 29 Kasim 1244 yili Cumartesi sabahi Konya'ya geldi[​IMG]



    Hazret-i Mevlana ile Hazret-i Sems'in Bulusmalari


    Mevlana ile sems, bu iki kabiliyet, bu iki nur, bu iki ruh, nihayet bulustular, görüstüler[​IMG] Bu tarihte Sems, altmis, Mevlana, otuz sekiz yasinda idi[​IMG] Bu iki ilahi asik, bir müddet yalnizca bir köseye çekilerek kendilerini tamamiyle Hakk'a verdiler ve gönüllerine gelen ilahi ilhamlarla sohbetlere koyuldular[​IMG] Sultan Veled der ki: "Ansizin Sems gelip ona ulasti; ona masukluk (sevilen, sevgili olmanin) hallerini anlatti, açikladi[​IMG] Böylece de sirri yücelerden yüceye vardi[​IMG] Sems, Mevlana'yi sasilacak bir aleme çagirdi, öyle bir aleme ki, ne Türk gördü o alemi ne Arap[​IMG]"
    Hazret-i Mevlana'nin Masukluk Mertebesine Erismesi: Bu hususu Sultan Veled söyle açiklar, "Alemdeki erenlerin derecelerinden üstün bir derece vardir ki o, masukluk duragidir[​IMG] Aleme bu masukluk duragina dair haber gelmemis, bu durakta bulunanlarin ahvalini hiçbir kulak isitmemisti[​IMG] Tebrizli Semseddin zuhur edip, Mevlana Celaleddin'i asiklik ve erenlik mertebesinden, bu zamana kadar duyulmamasi olan, masukluk mertebesine eristirmistir[​IMG] Esasen Mevlana, ezelde, masukluk denizinin incisiydi, her sey döner, aslina varir[​IMG]"


    Kim, kimi aradi? Hatirlara gelebilecek, "Sems mi Mevlana'yi aradi, Mevlana mi Sems'i" sorusuna söyle cevap verebiliriz: Sems, Mevlana'yi, Mevlana'da Sems'i aramistir[​IMG] Sems Mevlana'ya asik ve taliptir, Mevlana'da Sems'e asik ve taliptir[​IMG] Çünkü asik, ayni zamanda masuk, masuk ayni zamanda a******[​IMG] Mevlana der ki: "Dilberler (gönlü alip götürenler, manevi güzeller), asiklari, canla basla ararlar[​IMG] Bütün masuklar, asiklara avlanmislardir[​IMG] Kimi asik görürsen bil ki masuktur[​IMG] Çünkü o, asik olmakla beraber masuk tarafindan sevildigi cihetle masuktur da[​IMG] Susuzlar alemde su ararlar, fakat su da cihanda suzuslari arar[​IMG]"



    Hazret-i Mevlana'nin Manevi Yolculugundaki Safhalari


    Mevlana, manevi yolculugunu, olgunluga ermesini, su sözünde toplamistir[​IMG] "hamdim, pistim, yandim[​IMG]" Mevlana'nin pismesi, babasi Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled ve Seyyid Burhaneddin'in feyizli nefesleriyle, yanmasi da Sems'in nurlu aynasinda gördügü kendi güzelliginin ask atesiyledir[​IMG]



    Hazret-i Mevlana ile Sems Hakkinda


    Mevlana, Sems ile Konya'da bulustugu zaman tamamiyle kemale ermis bir sahsiyetti[​IMG] Sems, Mevlana'ya ayna oldu[​IMG] Mevlana, Sems'in aynasinda gördügü kendi essiz güzelligine asik oldu[​IMG] Diger bir ifadeyle Mevlana, gönlündeki Allah askini Sems'te yasatti[​IMG] Mevlana'nin Sems'e karsi olan sevgisi, Allah'a olan askinin miyaridir (ölçüsüdür)[​IMG] Çünkü Mevlana, Sems'te Allah cemalinin parlak tecellilerini görüyordu[​IMG] Mevlana açilmak üzere bir güldü[​IMG] Sems ona bir nesim oldu[​IMG] Mevlana bir ask sarabi idi, Sems ona bir kadeh oldu[​IMG] Mevlana zaten büyüktü, Sems onda bir gidis, bir nesve degisikligi yapti[​IMG] Sems ile Mevlana üzerine söz tükenmez[​IMG] Son söz olarak söyle söyleyelim, Sems, Mevlana'yi atesledi, ama karsisinda öyle bir volkan tutustu ki, alevleri içinde kendi de yandi[​IMG]
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 3 Temmuz 2008
  5. RoCCo

    RoCCo Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.477
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Konya Şehir Tanıtımı

    konu tekrarı janim:D
     
  6. beklenenbebis

    beklenenbebis Forum Okuru

    çoookkkk tşkkk güzelll paylaşımmmmm
     
  7. ferdam

    ferdam Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2012
    Mesajlar:
    6
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    konya
    Gez dünyayı gör konyayı.......
     
Konya Şehir Tanıtımı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Konya Ili Tanıtım

    Konya Ili Tanıtım

    konya beyşehir kaç km konya beyşehir arası kaç km ili akşehir yunak arası KONYA İLİ TANITIM Genel Bilgiler Yüzölçümü: 38.183 km² Nüfus: 2.192.166 (2000) İl Trafik No: 42 İnsanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve tarihi akışı içerisinde birçok medeniyetin izlerini bağrında taşıyan Konya, adeta bir müze şehir hüviyetindedir. Sayısız tarih, kültür ve doğal zenginliklerine sahip...
  2. konya il tanıtımı

    konya il tanıtımı

    dedenin yeri çayırbağı dedenin yeri konya çayırbağı konya konyayı tanıtan yazı Topraklarının büyük bir bölümü İç Anadolu Bölgesinde, bir bölümü de Akdeniz Bölgesinde bulunan Konya, Türkiye’nin yüzölçümü itibari ile en büyük ilidir. Konya’nın doğusunda Niğde, güneyinde İçel ve Antalya, batısında Isparta ve Afyonkarahisar, kuzeybatısında Eskişehir, kuzeyinde de Ankara illeri yer almaktadır....
  3. Karaman İli Şehir Tanıtımı

    Karaman İli Şehir Tanıtımı

    karaman ili karaman şehir merkezi şehri nerededir nerde 70 KARAMAN ( Kod : 338 ) Vali Fatih ŞAHİN Valilik 213 10 12 İl Emn. Md. 213 10 79 İl Jn. Kom. 212 95 00 Bld. Bşk. 213 88 88 İlçe Sayısı 5 Belediye Sayısı 16 Köy Sayısı 158 Yüzölçümü 9.163 Nüfusu 243.210 Dil Seç Choose the tongue GENEL BİLGİLER Karaman, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde, Konya-İçel-Antalya illeri arasında...
  4. Nevşehir İli Şehir Tanıtımı

    Nevşehir İli Şehir Tanıtımı

    nevşehir tanıtım nevşehir ili tanıtımı nevşehirin tanıtımı ilinin özellikleri Genel Bilgiler Yüzölçümü: 5.467 km² Nüfus: 309.914 (2000) İl Trafik No: 50 Nevşehir, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi ile Türkiye’nin eşsiz turizm...
  5. Osmaniye Şehir Tanıtımı

    Osmaniye Şehir Tanıtımı

    osmaniye şehri osmaniye şehir merkezi tanıtımı osmaniyenin tanıtımı Yüzölçümü: 974 km²Nüfus: 154.629Yukarı Çukurova’da, Ceyhan Nehri’nin doğu yakasında yer alan, alabildiğine geniş hinterlandıyla Osmaniye; Ceyhan Nehri, Hamıs, Karaçay, Kesiksuyu ve Sabun Çayları nedeniyle sulak, hem de Çukurova’yı doğuya bağlayan yolların kavşağında olması nedeniyle işlek bir bölgededir. Çukurova'ya has...

Sayfayı Paylaş