gebe
  1. sılam_nisa

    sılam_nisa Hamiş Melek

    Kayıt:
    1 Ocak 2010
    Mesajlar:
    2.536
    Beğenilen Mesajlar:
    1.024
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    ''bebişini beklemede''

    Kordon kanı saklaması

    Konu, 'Anne-Cocuk Sağlığı' kısmında sılam_nisa tarafından paylaşıldı.

    Tıbbın bizlere sunduğu mucizevi şeylerden biri; kordon kanı saklanması.Kordon kanı saklanması ileriki yaşlarda evlatlarımız herhangi bir hastalıkla karşılaşması durumunda önemli bir tedavi seçeneği sağlamasıdır.Peki bu kordon kanının saklanması durumu nedir,nasıl olur bunları hep birlikte öğrenelim; [​IMG] KORDON KANI SAKLAMASI
    Rahim içindeki yaşamda bebek göbek kordonu ile plasentaya bağlıdır. Plasenta bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alış verişini sağlayan organdır. Bu organ doğumdan hemen sonra görevini tamamlayarak rahim dışına atılır.

    Doğumdan sonra bebeğin kordonu ile plasentası arasında kalan kana "kordon kanı" denir. Bu kanın özelliği bebeğin damarlarında dolaşan kandan farklı olması ve kan üretimde görev alan "kök hücreleri (stem cell)" içermesidir. Kök hücreler nakli (transplantasyonu) için kullanılan kök hücre kaynakları arasında plasenta dışında, kemik iliği ve kollarımızdaki kan (periferik kan) bulunmaktadır.

    Kök hücrelerin en önemli özelliği, belirli uygun ortamlar sağlandığında herhangi bir doku veya organa dönüşebilme yeteneğine sahip olmalarıdır.

    Kordon kanının alınarak saklanmasındaki amaç, çocuklarda yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek ve çoğu ağır seyirli hastalığın tedavisi için önemli bir seçenek oluşturmasıdır. Diğer belki de daha önemli bir amaç da ileride "kordon kanı bankaları"nın oluşturularak ihtiyacı olan kişilerin doku tiplerine göre -kök hücre sahiplerinin rızası alınarak -bu kanlardan yaralandırılmasıdır.

    Kordon kanının ne önemi vardır?
    İnsan kanı içinde temel olarak "plazma" adı verilen sıvı içerisinde üç ana tip hücre vardır. Bunlar; kırmızı kan hücreleri (eritrositler), beyaz kan hücreleri (lökositler) ve pıhtılaşma elemanları (trombositler, plateletler) dir.

    Esas olarak; eritrositler hücreler arasında oksijen ve karbondioksit taşımasında, lökositler organizmanın bağışıklık sisteminin çalışmasında, trombositler (plateletler) ise diğer pıhtılaşma faktörleri ile birlikte kanın pıhtılaşmasında görev alırlar.

    Bu üç hücre grubunun hepsi de kemik iliğinde bulunan ve kök hücre adı verilen bir tür hücrenin farklılaşması ile ortaya çıkar. Yani, kemik iliğindeki kök hücreler her türlü kan hücresini oluşturabilme yeteneğindedirler ve bu üretim sürekli devam eder.

    Çocukluk çağı lösemileri (kan kanseri) ile bazı kan ve bağışıklık sistemi hastalıklarının varlığında kemik iliği görevini sağlıklı olarak yerine getiremez.

    Öte yandan bu hastalıkların tedavisinde başvurulan kemoterapi ya da radyoterapi gibi uygulamalar kemik iliğindeki kök hücrelere zarar verir. Hastalığın ve tedavinin türüne göre bazı hastalarda kemik iliği nakli kaçınılmaz olur. Bu durumda hastanın kemik iliği ile uyumlu olan sağlıklı bir vericiden alınan sağlıklı kemik iliği ve kök hücreleri hasta kişiye verilerek sağlıklı kan hücrelerinin yeniden üretilmesi amaçlanır. Böyle bir durumda hastanın kendi akrabaları hatta kardeşleri arasında dahi uygun bir verici bulma olasılığı %25'ler civarındadır.

    Tarihsel Geçmiş
    1980'li yılların başlarında bilim adamlarının yenidoğan bebeklerin kordon kanında da kemik iliğindekine benzer kök hücrelerin bulunduğunu fark etmeleri ile birlikte kordon kanından elde edilen bu hücrelerin belirli hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır.

    Elde edilen kordon kanının belirli koşullar altında toplanıp dondurularak saklanabileceği ve daha sonra gerek duyulduğunda çözülerek kullanılabileceğini fark eden "Dr.David Harris" 1992 yılında oğlunun kordon kanını kendi laboratuarında dondurarak sakladı.

    Daha sonra bu uygulamayı halka açması ile 1994 yılında Dünyadaki ilk kordon kanı bankası ABD’ nde kurulmuş oldu.

    Takip eden yıllar içinde dünya üzerinde pek çok kordon kanı bankası kuruldu ve binlerce bebeğin kanı bu bankalarda koruma altına alındı.

    Kordon kanı saklamanın ne yararı vardır ?
    Kordon kanı bankalarında kanların saklanmasındaki amaç bebeğin ileride kemik iliği nakli gerektirecek bir hastalığa yakalanması durumunda kendine ait sağlıklı kök hücreleri kullanılarak tedavi edilebilmesi ve bu sayede uygun kemik iliği vericisi aranması gerekliliğinin ortadan kalkmasıdır. Bu sayede kemik iliği nakline gerek kalmayacaktır. Ayrıca bu şekilde doku uyum sorunu da yaşanmayacaktır.

    1994 yılından bu yana tüm dünyadaki kordon kanı bankalarında saklanmakta olan ve toplam sayısı 160.000 olduğu tahmin edilen otolog kordon kanlarının yalnızca iki tanesi otolog nakil amaçlı kullanılmıştır. Gerçekleştirilmiş olan bu iki nakilden birisi kök hücre naklinin bir komplikasyonu olan "kök hücrelerinin hastada çalışmaya başlamasındaki gecikme" nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmış ve hasta enfeksiyondan kaybedilmiştir. Diğer hastada ise başarı sağlanmıştır.
    Otolog transplantasyonun bu kadar nadir olarak uygulanmasının nedeni ise bebeğin ileride kordon kanı kullanılarak tedavi edilebilecek genetik bir hastalığa yakalanması olasılığının yaklaşık binde bir gibi bir oranında olmasıdır.
    Kök hücre saklamdaki diğer belki de en önemli amaç ise saklanan kordon kanları sayesinde çeşitli yerlerde "kordon kanı bankaları" oluşturularak, başkaları için de uygun görüldüğünde ve kan sahiplerinin rızası alınarak tedavi amaçlı kullanılabilecek olmasıdır. (Allojenik nakil)

    Belli bir süre sonunda, belki de kemik iliği transplantasyon merkezleri yerlerini, kordon kanı bankalarına bırakacaktır.

     
Kordon kanı saklaması konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kordon kanı ve bankası

    Kordon kanı ve bankası

    Kordon kanı nedir? Annenin karnındaki bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişi annenin rahim duvarına yapışmış kabaca bir damarsal ağ yapısı olarak tanımlanabilen plasenta (halk arasında bebeğin eşi olarakta isimlendirilir) denilen yapı tarafından sağlanır. Bebeğin göbek kordonu bu plasentaya bağlıdır. Doğumun tamamlanmasından sonra plasenta denilen bu yapının görevi bittiğinden,...
  2. Kordon kanı hakkında ne biliyorsunuz ?

    Kordon kanı hakkında ne biliyorsunuz ?

    KORDON KANI HAKKINDA NE BİLİYORUZ ? Son yıllarda çoğumuzun dilinden düşmeyen kordon kanı herkesin merak ettiği bir konu haline geldi. Kordun kanı, kök hücre çalışmalarının başlamasıyla birlikte gündeme geldi. Çünkü kordon kanı, "kök hücreler" bakımından oldukça zengin bir kaynak. İlk kordon kanı nakli 1988 yılında gerçekleştirildi. 1995 yılından beri de bu bağlamda kordon kanı...
  3. Kordon kanı hakkında

    Kordon kanı hakkında

    kordon kanı, kordon kanı nedir, kordon kanı nasıl alınır, kordon kanı saklama, kordon kanı saklanması Son yıllarda çoğumuzun dilinden düşmeyen kordon kanı herkesin merak ettiği bir konu haline geldi. Kordun kanı, kök hücre çalışmalarının başlamasıyla birlikte gündeme geldi. Çünkü kordon kanı, "kök hücreler" bakımından oldukça zengin bir kaynak. İlk kordon kanı nakli 1988 yılında...
  4. Kordon kanı nasıl alınır?

    Kordon kanı nasıl alınır?

    kordon kanı nedir,kordon kanının faydaları,kordon kanı ne için kullanılır,kordon kanı nasıl saklanır,kordon kanı ve kök hücre tedavisi,kordon kanı hakkında bilgiler Kök hücreler, insan vücudunda bulunan ve her türlü vücut hücresine dönüşebilen ana hücrelerdir. Nerede bir zedelenme veya onarım ihtiyacı varsa, oraya giderek gereken hücre tipine dönüşür ve hasarı onarırlar. Kalp krizi...
  5. Kordon kanı nasıl alınır?

    Kordon kanı nasıl alınır?

    Bebeğin göbek kordonu plasenta (bebeğin eşi) aracılığıyla anne ve bebek arasında kan yani besin ve oksijen alış verişini sağlar. Doğumdan sonra bebeğin göbek kordonu kesilir ve göbek kordonunun kalan kısmı ile plasenta dışarıya kendiliğinden yarım saat içerisinde atılır. Bebeğin göbek kordonu kesildiken sonra kordon içerisinde kalan kana kordon kanı diyoruz, bu kanı özel yöntemlerle alıp...

Sayfayı Paylaş