gebe
  1. ASİMELEK

    ASİMELEK Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    4.487
    Beğenilen Mesajlar:
    2.192
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    yüreğimin yüreği

    Kötü Haber Çocuklara Nasıl Verilmeli ?

    Konu, 'Çocuk Sağlığı ve Eğitimi' kısmında ASİMELEK tarafından paylaşıldı.

    kötü haber, nasıl verilir, nasıl davranılmalı, konuşma şekli, psikoloji, kötü haberi çocuklara nasıl vermeliyiz diyorsanız yazımıza buyrun arkadaşlar.

    [​IMG]

    Yaşamının bir bölümünde herkes sevinçlerin yanında üzüntü de yaşıyor. Sevinçli bir haberi vermekte kimse zorlanmıyor ama üzüncü haber vermek pek o derece kolay olmuyor.
    Uzmanlar özellikle kötü haberi çocuklara vermek için çok daha özenli davranmak gerektiğini belirtiyorlar. Kötü ve üzüntü verici olaylar stres nedeni oluyorlar. Bu da kişinin yaşamını altüst edebiliyor. Böyle olaylar çocukları derinden etkiliyor.


    Peki bu tür olayları çocuklara nasıl bildirmek gerekiyor?
    Kim Psikoloji’den Psikolog Emine İleri, yetişkinlerin bile özümsemekte zorlandıkları kaza, ölüm, ayrılık, boşanma gibi olayların çocuklara anlatılması için çok daha duyarlı olunması gerektiğini belirtiyor.

    ÇOCUKLARDA ÖLÜM ALGISI

    Psikolog Emine İleri, özellikle okul önceki yaştaki çocuklara kötü bir haberi verirken nasıl davranılması gerektiği konusunda şunları söylüyor:

    “Okul öncesi çocuklarda yaşları ve zihinsel gelişimleri itibariyle ölüm kavramı ve ölüm algısı yavaş yavaş oturmaya başlamıştır. Çocuk ölen kişinin bir daha geri gelmeyeceğini hemen algılayamasa da ölüm haberini öğrendikten sonra süreç içerisinde bunu sindirir ve kafasında bir daha geri gelmeyeceğini oturtur. Ancak yaş itibariyle hala çocuğun iç dünyasında ölen sevdiğini geri getirebilecek sihirli ya da özel bir güce sahip olduğu düşüncesi az da olsa devam eder. Genel olarak çocuğun içinde bulunduğu zihinsel süreç ve algı bu durumdadır.

    Öncelikle çocuğa kötü haber verirken seçtiğimiz ortamın sakin, sessiz ve çocuğun aşina olduğu bir yer olması gerekir. Konuya girmeden önce ön hazırlık yapılmalıdır. Örneğin, ’sana birazdan üzücü bir haber vereceğiz.’ Sonrasında çok fazla detaya girmeden haberi net ve doğru bir şekilde açıklamalıyız. ‘annen bir kaza sonucu öldü’. Bu noktada çocuğa ölümün kötü bir olay olmadığını aksine canlılar için doğal bir süreç olduğunu onun anlayabileceği bir dilde anlatmalıyız. Mesela; bir çiçeğin büyümesi, yeşermesi, sararması ve solmasını ölümü zihinsel açıdan sembolize ederek anlatmamız çocuğun bu konudaki korkusunu ve endişesini azaltmasına yardım edecektir. Ya da ‘insanlar yaşarken nefes alırlar, yürürler, konuşurlar, yemek yerler ama öldükten sonra artık bunları yapamazlar’ diyerek de açıklayabiliriz. Çocuğun haberi öğrendikten sonra verdiği her türlü tepkiye sakin kalmalı ve olağan karşılamalıyız. Ağlarsa susması için çabalamak yerine buna izin vermeliyiz. Ya da sessiz kalır veya hiçbir şey olmamış gibi davranırsa istediği zaman bu konuyu tekrar konuşabileceğimizi söyleyip onu rahat bırakmalıyız. Eğer ölen kişi anne ya da baba değil de çocuğun çok sevdiği yakın akraba veya arkadaşlarından biriyse bu haberi anne ve babanın birlikte vermesi en doğru olanıdır. Eğer tam tersi ölen anne ya da baba ise çocuğun en sevdiği kişilerden bir ya da ikisinin haberi çocuğa vermesi daha iyi olacaktır. Sadece ölüm değil çocuğu etkileyeceğini düşündüğümüz her türlü kötü olayda sonrasında en önemli nokta çocuğu ne kadar çok sevdiğimizi belirtmek ve her koşulda onun yanında olacağımızı söylememizdir. Yaşanan olayların sonucu üzücü olsa da her şeyin en kısa sürede düzene gireceğini belirterek çocuğun kaygılarını en alt seviyeye düşürmeye çalışmalıyız.”

    HASTALIĞI BİLDİRMEK

    “Hastalık söz konusu olduğunda da aynı yaklaşım içinde olmalıyız. Yine haber verilirken sessiz ve düzgün bir ortam seçilmelidir. Çocuğa olayla ilgili bilgiler en doğru şekilde ve yalansız bir şekilde verilmelidir. Ancak çocuğun ölüme dair kafasındaki şüpheleri arttırabilecek ayrıntılı açıklamalardan kaçınılmalıdır. Çocukta hastalığın ölüm ile sonuçlanma ihtimali yüksekse ya da ağır bir tedavi sürecinden geçecek ise şu şekilde bir açıklama yapılabilir; ‘Sahip olduğun hastalık sadece sana özel bir durum değil. Bugün birçok insan aynı hastalıktan tedavi görüyor. Bir kısmı uzun bir tedavi süresi yaşasa da iyileşti. Senin doktorların da onlar gibi iyileşmen için en doğru tedaviyi uygulayarak yeniden iyi olman için ellerinden geleni yapıyorlar. Biz de bu süreçte her zaman senin yanında olacağız.’ Bu tarz bir açıklama çocuğun var olan yüksek kaygısını ve ‘acaba ölecek miyim?’ gibi zihninde yer alan olumsuz düşünceleri en aza indirmeye yardımcı olacaktır. Aynı açıklamayı eğer çocuğun sevdiği yakın kişilerden biri yaşıyorsa onlar içinde çocuğa yapabiliriz.”

    AYRILIK, BOŞANMA OLAYLARI

    “Aile içinde ayrılık, boşanma durumu söz konusu olduğunda çocuğun yaş itibariyle hissettiği suçluluk ya da üzüntüden çok evden ayrılan ebeveyne karşı duyabileceği öfkedir. Boşanma süresi çocuklar ve ebeveynler için maalesef çok sancılı bir süreç olarak yaşanmaktadır. Bu sebeple çocuğa bu olumsuz durum anlatılmadan önce çiftlerin ayrılık kararını kesin olarak vermiş olmaları en önemli noktadır. Böyle bir karar verilmediği sürece çocuğa bu durumdan bahsetmek yanlış olacaktır. Çocuğa boşanma kararı açıklanacağı zaman anne ve babanın bir arada bunu çocuğa anlatması bir başka önemli noktadır. Genel hatlarıyla açıklama şu şekilde yapılabilir; anne ve baba olarak biz birbirimizi seviyorduk. Bu zamana kadar aynı evde yaşamaktan mutluyduk. Ama artık aynı evin içinde birlikteyken mutlu olamıyoruz. Bu yüzden ayrı evlerde yaşamaya karar verdik. Ancak annen ve baban olarak biz senden değil birbirimizden ayrılıyoruz ve seni eskiden olduğu gibi çok seviyoruz ve bundan sonra da sevmeye devam edeceğiz.’ Çocuğa açıklama yapılırken çiftler arasında yaşanan tartışmalar ve kendi içlerinde yaşadıkları çatışmalar kesinlikle çocuğa yansıtılmamalıdır. Çocuğa boşanma kararı söylenirken ayrıntılara girmeden durum anlatılmalıdır. Boşanma kararı açıklandıktan sonra çocuğa evden ayrılan ebeveynle ne sıklıkla görüşebilecekleri ve ev, şehir ya da okul değişikliği olacaksa bu durumlar da çocukla açıkça paylaşılmalıdır. Bu konuda çocuğa söylenecek bir yalan çocuğun ebeveynlere olan güvenini ciddi derecede sarsacaktır. Bu açıdan bu konuda dürüst olmak çok önemlidir. Yaşanan bu sıkıntılı sürecinde en kısa sürede sonlanacağını söyleyebilirsiniz. Yaşanan süreç içerisinde ev içerisinde çocuğun birlikte yaşadığı ebeveyninin çocuğa duygusal olarak destek vermesi ama bir taraftan da çocuğun ev içindeki düzenini eskiden olduğu gibi devam ettirmesi çocuğun süreçten en az şekilde etkilenmesine yardımcı olur. Çocuğa sevgi noktasında her iki tarafında doyurucu olması gerekir.”

    KÖTÜ HABERİN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

    “Çocuğa verilen kötü haberlerin etkileri farklı şekillerde görülebilir. Bunlardan bazıları;

    • Çocuğun yıkıcı davranışlarda bulunması
    • Uyku ve yeme bozukluklarının görülmesi
    • Öfke kontrolünde sorun yaşaması, kendine ya da etrafındakilere zarar vermesi
    • İçine kapanıp sessizleşmesi
    • Eğer anaokuluna gidiyorsa arkadaşlarıyla iletişimde bozukluk yaşaması.
    • Derslerinde performans düşüklüğü olması olabilir.
    Bu durumlardan biri ya da birkaçı yaşandığı takdirde ebeveynlerin yapacağı şey en başta çocuğa karşı sabırlı olmaktır. Bununla birlikte ebeveynler bu durumlarla tek başına mücadele etmekte zorlanacakları için bir psikologdan ya da pedagogdan yardım almaları hem çocuk hem de kendileri için çok faydalı olacaktır. Sadece yaşanan olayların sonrasında değil başlangıçta kötü durumları çocuğa açıklarken eğer aileler çocuğa açıklama yapmakta zorlanıyorlarsa bu noktada da profesyonel destek almaları çok önemlidir. Böylece yanlış bir adım atmadan en sağlıklı şekilde çocukla iletişime geçebilirler.

    Sonuç olarak; hayatın akışı içinde her an kötü durumlarla karşılaşabiliriz. Bu kaçınılmazdır. Ancak önemli nokta bununla nasıl ve ne şekilde mücadele edip altından kalkabildiğimizdir. Çocuklar da bu noktada en hassas grupta yer aldıklarından en dikkat edilmesi gereken gruptur. Bu nedenle kötü haberleri onlara açıklarken yetişkinler olarak iki kat özenli davranmalıyız. Unutmayalım ki yarının büyükleri olarak ruh sağlığı ve gelişimi düzgün çocuklar yetiştirmek ve onları yaşanan olaylardan en az hasarla çıkarmak gelecekte daha sağlıklı bireylerin yetişmesi noktasında da çok önemlidir.




     
Kötü Haber Çocuklara Nasıl Verilmeli ? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çocuklara Güven Duygusu Nasıl Verilmelidir?

    Çocuklara Güven Duygusu Nasıl Verilmelidir?

    Güven duygusu yeterli olmadan başarılara imza atabilmek öyle kolay bir şey değildir. Çocuklar ve gençler henüz yetişkin değillerdir. Psikososyal yönden erginliğe ve olgunluğa ulaşmış değillerdir. O, adı üzerinde çocuktur. Çocuk ile yetişkinlik arasında bir konumdadır. Bir erişkine çocuk denilse bu yerine göre hakaret kabul edilebilir. Çünkü çocuk tabii ki olgunlaşmamış, gelişmesi devam etmekte...
  2. kötü haber nasıl verilir

    kötü haber nasıl verilir

    Kötü haber nasıl verilir:D İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş; - ''Baba, merhaba Ben Lale''. - ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''. - ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''. - ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''. Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir; - ''N'ooldu kızım? anlatsana''. - ''Murat evi...
  3. sorumluluk duygusu çocuğa nasıl verilmeli

    sorumluluk duygusu çocuğa nasıl verilmeli

    sorumluluk nasıl gelişir Sorumluluk bireyin yas,cinsiyet ve gelisim düzeyine uygun olarak yüklendigi yüklenmek zorunda oldugu görevleri yerine getirmesidir.Bu duygu erken çocukluk devrelerinden itibaren çocukta gelisir. Iki buçuk yasindan itibaren,çocugun döküp saçacagini bile bile ona kendi basina yemek yeme firsat tanima,döktügü oyuncaklarini toplamasini bekleme,kendi odasi ve yatagini...
  4. Kötü  Haber Nasıl Verilir

    Kötü Haber Nasıl Verilir

    İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş;- ''Baba, merhaba Ben Lale''.- ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''.- ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''.- ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''. Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;- ''N'ooldu kızım? anlatsana''.- ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.- ''Ne evi...
  5. Çocuklara Sorumluluk Eğitimi Nasıl Verilmelidir?

    Çocuklara Sorumluluk Eğitimi Nasıl Verilmelidir?

    çocuklara sorumluluk kazandırma,çocuklara sorumluluk nasıl verilir,sorumluluk sahibi çocuklar yetiştirmek için ne yapmalıyız Okulların açılmasıyla birlikte, çocuğa ani sorumluluk yüklemesi de başlamış bulunmaktadır. Okul zamanına kadar bir kısım sorumlulukları almamış çocuklar, bu dönemde çok zorlanabilirler. Okuldan geldiğinde; çantasını ve kıyafetlerini düzenli yerine koymak, ödevleri...

Sayfayı Paylaş