gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.162
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Kurşun Dökmek

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    kurşun dökmenin faydaları kurşun döktürmenin faydaları Halkımız arasında “göz değmesi, göze gelme” diye adlandırılan bir “NAZAR” inancı vardır. Nazar isabet eden kimsenin kendisine, malına veya eşyasına bir zarar geleceğine inanılır. Bu nedenle nazarın isabetinden ve etkisinden korunmak üzere bazı tedbirlere başvurulmaktadır. Bunlar korunma ve kurtulma tedbirleri olmak üzere iki kısma ayrılır.
    Korunma tedbirleri olarak çocuklara, at, dana, inek, vb. hayvanlara, ev, dükkan, otomobil gibi eşyaya nazar boncuğu, at nalı, üzerlik otundan yapılan kolyeler takılmakta bazı yörelerimizde de özellikle çocuklara kurt, ayı, kartal, leylek gibi hayvanların diş, tırnak ve kemiklerinden yapılan nazarlıklar takılmaktadır. Böylece nazarın isabetinden korunulacağına inanılmaktadır. Ayrıca nazar muskalarının da kullanıldığı görülmektedir. Nazar isabetinden kurtulmak için ise, kurşun veya mum döktürülmekte, nefesi keskin (izinli denilen) hocalara okutulmaktadır.Bazı yörelerimizde de “tuz çatılmakta”, “un yakılmakta” , “üzerlik otu” yakılarak dumanı ile tütsülenilmektedir.

    En yaygın olan uygulama kurşun veya mum dökme adetidir. Bu iş şöyle yapılmaktadır:

    Nazar isabet eden hasta (genellikle çocuklar), kurşun dökücüsünün önüne oturtulur. Başı bir örtü ile kapanır. Çocuğun başı üzerinde tutulan ve içinde su bulunan kaba, ocakta eritilen kurşun dökülür. Kurşun döküldükten sonra oradakiler hep beraber;

    “Kem göz çatlasın

    Nazar eden patlasın”

    diye beddua ederler. Bazı yerlerde de yaygın olarak nazarlıkotu yakılır. Dumanı ile hasta tütsülenir. Bu esnada çabuk çabuk,

    “Üzerliksin havasın

    Her dertlere devasın

    Ak göz, kara göz,

    Mavi göz, ela göz

    Hangisi nazar etmişse

    Onların nazarını boz”

    denilmektedir. Şu tekerleme de söylenilmektedir:

    “Elemtere fiş

    Kem gözlere şiş

    Üzerlik çatlasın

    Nazar eden patlasın”(4).

    Bu konuda şunu ifade etmek isterim ki, nazardan korunmak veya kurtulmak için çeşitli nazar boncukları, diş, kemik, tırnak ve üzerlik otu gibi nesneleri takmak dinimiz açısından doğru değildir. Çünkü İslâmda fayda ve zarar Allah’ın takdiriyle tecelli eder. Bundan ayrılıp birtakım nesnelerden medet ummak yanlıştır, hurafedir. Zira Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.S), nazar boncuğu gibi birtakım nesneleri takarak, hastalıktan kurtulmaya irikad etmeyi men etmişlerdir.

    Allah Elçisi şöyle buyuruyor:

    “Efsun yapmak, nazar boncuğu takmak, kadınların kocalarına kendilerini sevdirmek için sihir yapmak, ŞİRK (Allah’a ortak koşmak)tır”(5).

    Ancak bir hususa değinmekte yarar görüyorum. Çünkü halkımız “nazar var mıdır, varsa İslâm’ın Bakış açışı nedir?” diye çok soru sormaktadır.

    Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyorlar: “Nazar haktır (gerçektir).”

    “Nazar insanı mezara, deveyi kazana koyar”(6) Öyleyse “İsabet-i ayn” denilen nazar vardır ve gerçektir. Peki mahiyeti ve İslâm’a göre korunma çaresi nedir? Bunu en yetkili merci olan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun, konuya ilişkin sorulan bir soruya verdiği cevaptan öğrenelim.

    “Mahiyeti ve nasıl olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, nazar veya göz değmesi, yani bazı kimselerin bakışları ile bazı olumsuz etkilerin meydana gelmesi dinen de kabul edilmektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de (Kalem Sûresi, Ayet: 51-52)

    “... İnkar edenler Kur’ân’ı dinlediklerinde, neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi” buyrulmaktadır.

    Hz. Aişe (R.A.)’nin naklettiği bir hadis-i şerifte de Hz. Peygamber (S.A.S) “Nazardan Allah’a sığının, çünkü nazar (göz değmesi) haktır.” (İbn Mâce, 2/1159 Hadis No: 3508) buyurmuştur.

    Resulullah (S.A.V)’ın nazar değmesine karşı, “Ayetü’l Kürsr ‘ ile ihlâs ve Muavvizeteyn (yani Felak ve

    Nas) Sûrelerini okuduğu ashabına da bunları okumalarını tavsiye buyurduğu (Tecrid tercemesi, 12/90, Hadis No: 3508) buyurmuştur.

    İslâm bilginleri, nazarın etkisinden korunmak veya nazar isabet etmiş ise kurtulmak için Kalem Sûresinin 51. ve 52. âyetlerinin okunmasını da tavsiye etmişlerdir.

    “Büyük velilerden Hasan Basri Hazretleri, nazara karşı Kalem Sûresi’nin 51. ve 52. âyetlerini okur ve nazardan etkilenen kimselere de okunmasını tavsiye ederdi”(7)

    Bu âyetlerle ilgili olarak “Esrar-ı Muhammediye” adlı eserde şöyle denilmiştir:

    “Bu âyet-i kerime (Kalem Sûresi 51. ve 52. âyetleri) de nazarın def’i içindir. İster yazmak suretiyle taşınsın, ister o âyetin okunduğu okunmuş suyla yıkanılsın veya o âyetin okunduğu sudan içilsin hep aynıdır. Nazarın etkisinden korunmak için tavsiye edilmiştir(8).

    Kalem Sûresinde adıgeçen âyetlerin okunuşu:

    “Ve in yekâdülleziyne keferû leyüzlikûneke biebsâ-rihim lemmâ semiu’z-zikre veyekûlûne innehü le-mecnun. Ve mâ hüve illâ zikrun li’l âlemin.”

    Âyetlerin anlamı: “Hakikat, o küfredenler zikri (Kur’ân ‘ı) işittikleri zaman az kalsın seni gözleriyle yıkacaklardı. Halbuki O (Kur’ân) âlemler için (ins-ü cin için)(mahzı) şereften (öğütten) başka birşey değildir” (9) (Kalem Sûresi, âyet: 51, 52).

    İnsan hoşuna giden birşeye bakarken nazarı değmemesi için “Maaşâallah, La kuvvete illâ billah” demelidir. Bu Peygamber Efendimiz’in okuduğu bir duadır.

    “Nazar değmemesi için çocuklara nazarlık veya boncuk takılması ise cahiliyet devri âdetlerindendir. (Yani batıl âdettir). Bu itibarla hiçbir faydası olmadığı gibi, dinen de caiz değildir.

    Hastalanan kimselere Cenâb-ı Hak’tan şifa umarak, Kur’ân-ı Kerim ve şifa ile ilgili dualar okumak caizdir. Halkı kandırmak, başkalarına zarar vermek, gaibten haber vermek, falcılık ve sihir yapmak... gibi işler ise dinen haramdır. Bu tür maksatlar için üfürükçülük yapmak dinen caiz olmadığı gibi, kanunen de suçtur. Bu itibarla, sihirbazlık ve sihirle ilgili üfürükçülüğü meslek ve sanat edinen ve böylece saf kimseleri kandırarak menfaat sağlayan kişilerin ilgili mercilere bildirilmesi gerekir”(10).


     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Kurşun Dökmek
    emeğine sağlık
     
Kurşun Dökmek konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kaza Kurşunu

    Kaza Kurşunu

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. gözyaşı dökmek

    gözyaşı dökmek

    Rüyada aglamak sevinçle yorumla-nir. Rüyada gözlerinden bol miktarda gözyasi akittigini görmek, olmasi çok uzak bir ihtimal içinde olan bir isin çok kolay halledildigine ve bunun da hayatinda önemli bir degisiklige sebep olduguna ve adeta bir bayram sevinci yasadigina delalet eder.
  3. Kurşun

    Kurşun

    : Kurşun Tüfek kurşunu görmek yerine ulaşan söze, elçiye yahut gıybata, Birinin kendine kurşun atması, o kimseden bir söz getirilmesine, birine kursun atmak, o kimseye adam göndermeye, Kurşunun dosdoğru gitmemesi, gönderilen kişinin yerine varamaamsına, Attığı kuurşunun durmaksızın sürekli gittiğini görmek dünya durdukça devam edecek ad ve şöhrete; Külçe halindeki kurşun mala, kurşun eritmek...
  4. Dökmek

    Dökmek

    Üzerine su yahut yemek dökmek sadaka vermekten kaçınıyor olmaya, nimetlere şütretmekte gevşek davranmaya delalet eder. ( Su dökücüsü için Bakınız; Su.)Rüyada yiyecek, içecek gib şeyleri dökmek tam tersi bolluk ve berekettir. Dökülen şeye göre de değişebilir.
  5. Kurşun Dökmek Caizmi?

    Kurşun Dökmek Caizmi?

    Halkımız arasında "göz değmesi, göze gelme" diye adlandırılan bir "NAZAR" inancı vardır. Nazar isabet eden kimsenin kendisine, malına veya eşyasına bir zarar geleceğine inanılır. Bu nedenle nazarın isabetinden ve etkisinden korunmak üzere bazı tedbirlere başvurulmaktadır. Bunlar korunma ve kurtulma tedbirleri olmak üzere iki kısma ayrılır. Korunma tedbirleri olarak...

Sayfayı Paylaş