gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    Kuva-i İnzibatiye ya da Hilafet Ordusu

    Konu, 'Cumhuriyet Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Sivas Kongresi'nde kurulduktan sonra hızla güçlenmesi ve yeni bir siyasal güç odağı olarak ortaya çıkması İstanbul'u ve Damat Ferit Paşa hükümetini telaşlandırmıştı. El altından desteklenen yerel ayaklanmaların sonuç getirmeyeceği ve Kuva-yı Milliye'yi bastıramayacağı anlaşılınca, düzenli bir askeri gücün oluşturulmasına girişildi. Bu askeri gücün adı 18 Nisan 1920 tarihli kararnamede Kuva-yı İnzibatiye olarak belirtiliyordu.Aynı kararname, Kuva-yı İnzibatiye'nin görevinin ve amacının Düzce, Hendek, Adapazarı dolaylarında Kuva-yı Milliye'ye karşı ayaklamış olanları desteklemek, bu bölgeleri İstanbul Hükümeti'nin etkisi altına alarak milli kuvvetleri (Kuva-yı Milliye) etkisizleştirmek olduğunu açıkça ortaya koyuyordu. Örgüt Harbiye ve Dahiliye vekaletlerine bağlı olacak, kolluk kuvvetlerine de yardım edecekti.Kuva-yı İnzibatiye, üç piyade alayı ve bir topçu taburundan oluşan bir tümendi. 4.000 kişilik bir askeri güce dayanan tümenin komutanlığına Süleyman Şefik Paşa atandı. Kuva-yı İnzibatiye, daha kuruluş aşamasında zaafa uğradı.Nisan 1920 sonunda karargahıyla birlikte İzmit'e gelen Süleyman Şefik Paşa, İstanbul Hükümeti'yle beraber hareket eden ve Adapazarı - Düzce yöresinin önde gelen Abhaza beylerinden Ahmet Anzavur'la anlaşmazlığa düştü. İstanbul Hükümeti bu çatışmada açık tutum belirlemedi. Bunun üzerine Süleyman Şefik Paşa zaten derme çatma bir birlik olan Kuva-yı İnzibatiye'nin başından ayrılarak İstanbul'a döndü.

    Bunun üzerine kendisine mirimiranlık (sivil paşalık) verilen Ahmet Anzavur Kuva-yı İnzibatiye'nin başına getirildi. Kuva-yı İnzibatiye, Kuva-yı Milliye'ye yönelik ilk harekatını Ahmet Anzavur komutasında Adapazarı'nda düzenledi.10 Mayıs 1920'de kenti işgal eden Anzavur kuvvetleri iki gün sonra da Kandıra'ya girdi.Amaç Geyve Boğazı'nı aşarak Eskişehir yolunu açmaktı.15 ve 17 Mayıs'ta Geyve'ye üst üste iki saldırı düzenleyen Anzavur, Ali Fuad Paşa komutasındaki 20. Kolordu birlikleri karşısında yenilgiye uğradı ve Adapazarı'na çekilmek zorunda kaldı.20. Kolordu birlikleri 23 Mayıs'ta bir karşı saldırı düzenleyerek Adapazarı ve Sapanca'yı Kuva-yı İnzibatiye'nin elinden aldı. 14 Haziran'da yeni bir saldırı düzenleyen Kuva-yi İnzibatiye gene yenilgiye uğradı.

    Bunun üzerine İstanbul Hükümeti Kuva-yı İnzibatiye'nin başarısızlığını kabul ederek İstanbul'a çekilmesini kararlaştırdı.25 Haziran 1920'de de Kuva-yı İnzibatiye'nin kaldırıldığı, birliğe bağlı askerlerin terhis edildiği açıklandı.


    Nutuk'tan


    Efendiler, İzmit'te de Süleyman Şefik Paşa komutasında, Hilâfet Ordusu adını taşıyan bir hain kuvvet yığınak yapıyordu. Bunun bir kısım kuvveti de, Bolu yakınlarında hurmay Binbaşı Hayri Bey komutasında âsîleri desteklemişti. Biz kuvvetle birlikteİstanbul'dan gönderilmiş birçok subay da vardı.

    Hilâfet Ordusu'nun, Süleyman Şefik Paşa'dan sonra, belli başlı komutanları, Süvari Tümgenerali Suphi Paşa ve Topçu Yarbaylarından Senaî Bey'di. İstanbul'da da özel olarak kurulmuş birkurmay hey'eti vardı. Bu hey'etin başlıca komutanları da, Kurmay Albay Refik ve Kurmay Yarbay Hayrettin Bey'lerdi.

    Suphi Paşa ile ilgili küçük bir hâtıramı anlatayım : SuphiPaşa'yı Selânik'ten tanırdım. Ben yüzbaşı (kolağası) iken, o daha o zaman tümgeneral ve süvari tümeni komutanı idi. Aradaki rütbe farkına rağrrıen, çok yakın arkadaşlığımız vardı. Meşrutiyet'in ilânında, ilk defa İştipdolaylarında Cumalı adında bir yerde süvari manevraları yaptırmıştı. Diğer bazı kurmaylar arasında beni de tatbikat ve manevrada bulunmaküzere davet etmişti. Kendisi Almanya'da yetişmiş çok usta bir biniciydi.Fakat askerlik sanatını anlamış bir komutan değildi. Manevranın sonunda, ben, yetkim ve rütbem elvermediği halde, Paşa'yı bütün subaylarınıönünde acı bir şekilde eleştirmiştim. Daha sonra "Osmanlı Ordugâhı" adlıküçük bir eser de yazmıştım.Suphi Paşa , gerek açıkça yaptığım üueleştirilerden ve gerek yayınlanan bu eserimden dolayı pek üzüldü. Kendisinin itirafına göre, maneviyatı kırıldı. Fakat, şahsen bana gücenmedi.Arkadaşlığımız devam etti. İşte Hilâfet Ordusu'na buldukları komutanbu Suphi Paşa'dır. Paşa, sonradan Ankara'ya geldi. Geziye çıkıyordum. İstasyonda büyük bir kalabalık içinde biribirimizle karşılaştık. Kendisine ilk sorum şu oldu : "Paşam niçin Hilâfet Ordusu Komutanlığınıkabul ettin?" Suphi Paşa, bir an bile duraklamadan : "Size yenilmek için" cevabını verdi.

    Bu cevabı ile anlatmak istiyordu ki, bu görevi özel bir maksatla kabul etmişti. Suphi Paşa , öyle bir duygu içinde bulunabilir. Fakat,gerçekte, komutayı üstüne aldığı zaman kuvvetleri zaten yenilmiş bulunuyordu.

    Bolu, IZüzce, Adapazarı ve İzmit dolaylarındaki bu isyan, bu defa Haziran 1920 tarihine kadar üç aydan fazla sürdü. Fakat bundan sonra,29 Temınuzda yeniden bir isyan oldu. Ancak, bundan sonra da, bu bölgede tamamen sakin kalınmış değildir. Bununla birlikte, sonuç olarak âsîlertamamiyle bozguna uğratılmış ve elebaşları, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kanunlarına teslim edilmiştir. Hilâfet Ordusu'nun Bolu yakınlarında bulunan kısmı da bozguna uğratıldı. Komutanı Binbaşı Hayrive sı ıbayları Yüzbagı A 1 i, 'Üsteğmen Şerefettin, Üsteğmen Hay rettin, Makineli Tüfek Subayı Mehmet Hayri , Tabur KâtibiHasan Lütfi , Cerrah İbrahim Ethem Efendiler'e de ötekiâsî elebaşılarına yapılan işlem uygulandı. Hilâfet Ordusu da, İzmit'tenİstanbul'a kaçmaya mecbur edildi.


    ALINTIDIR


     
Kuva-i İnzibatiye ya da Hilafet Ordusu konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ya Hİlafet Ya Şehadet

    Ya Hİlafet Ya Şehadet

    hilafet şiirleri Yasaklı suç oldu İslamî düşünmek Allah’ın nizami İslami öğrenmek Hilafettir ancak Müslüman’ın Devleti İmrendirirdi tüm dünya âlemi Lakin kaybetti Müslüman o cevheri Anlayamadan düşürdü elinden değeri Fakat tekrar kazanacaktır o kıymeti Elinde tutacaktır onunla artık o heybeti Tekrar hâkim olacak İslam devleti. Yeryüzünde...
  2. Ya Gözyaşım Ya da Sen..

    Ya Gözyaşım Ya da Sen..

    Denedim çok zorladım yine de geçmiyor Bu nöbetler çok zamansız, hiç bitmiyor... Bahar gelince kalp ağrılarım hep artıyor Ya da bu hasta yürek bunları abartıyor Bu gece de ağlıyorum Hem de hiç istemeden Tutamıyor engel olamıyor artık Gözyaşıma bu beden.. Uyuyamıyorum artık Sabahları görmeden Akıyor gidiyor içimden Ya gözyaşım ya da SEN ! [Alıntı]
  3. İyi ya da kötü olmak

    İyi ya da kötü olmak

    İçimizde iki benlik taşırız.İyi ve kötü.Bu ikisi birbiriyle devamlı savaş halindedir.Kötülerden kin vardır mesela kinimizi beslersek kin dolarız ama iyilerden umudu beslersek içimizde umudumuz kocaman olur.Bunun gibi bir şey yani.İy ya da kötü seçim sizin. Rivayet edilir ki; Kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı. Köpeklerden biri...
  4. Dekorasyonda Keşke ya da İyi ki Dediklerimiz...

    Dekorasyonda Keşke ya da İyi ki Dediklerimiz...

    gümüşlük için süs eşyaları gümüşlük süs eşyaları Bayanlar,evlerimize aldığımız dekorasyon ürünlerinin kullanışlı olup olmadığı,satın almaya değip değmeyeceği konusunu tavsiyelerle burada konuşalım.. Mesela çok şık görünüp de kullanışlı olmayan ürünler varsa burada paylaşalım.. Deri koltuk veya yatak başlığı alıp da pişman olan.. Temizliği çok zahmetli görünüp aslında hiç de öyle olmadığını...
  5. Hamam da ... Yeter ya!

    Hamam da ... Yeter ya!

    hamam hamamda çıplak kadınlar hamam fotoğrafları resimleri hamamlar İtirazım var kardeşim.. görüyosunuz değil mi bi hamam keyfide yaptırmıyorlar. Aslında şimdi tam burda öyle resimler paylaşırdım ki site kurallarına aykırı.. bu ne ya ben hamama gitmekistiyorum ama ! ama orda affedersiniz ama çıplak kadın görmek istemiyorum... Evet çıplak kadın ! Hanım abla soyunmuş baştan aşağı ; -hayırdır...

Sayfayı Paylaş