gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.628
    Beğenilen Mesajlar:
    1.524
    Ödül Puanları:
    113

    Lehçe nedir?

    Konu, 'Bilmedikleriniz' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Lehçeler, bir dilin bilinmeyen, çok eski dönemlerinde ayrılmış kollarına denir. Başka bir deyişle, bir dilin birbirinden uzak bölgelerde, çeşitli nedenlerle, ses, söz dizimi ve söz varlığı bakımından değişikliğe uğramış biçimine lehçe (Alm: Dialekt; Fr: dialecte; İng: dialect) denir.

    Tanımlardan da anlaşılacağı gibi, ‘ağız’da genellikle ses ve söyleyiş farklılığı varken, lehçede ses ve söyleyiş farklılığıyla birlikte, dilin yapısı (söz dizimi) ve söz varlığı da değişmektedir. O kadar ki, bu farklılıklar zamanla lehçelerin birer dil olmasına bile yol açmaktadır. Söz gelimi, Latincenin çeşitli lehçeleri arasındaki farklılık zamanla o kadar büyümüştür ki, sonunda Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Rumence gibi diller ortaya çıkmıştır.





    6.jpg






    Adriyatik Denizi’nden Çin Denizi’ne kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada yaşayan Türkçe de birçok lehçelere ayrılmıştır: Batı Türkçesinin Anadolu, Azerî, Türkmen lehçeleri gibi ve Özbek lehçesi, Kazak lehçesi, Kırgız lehçesi…



    Lehçenin ayrı bir dile dönüşmesi olayına Türk dilinde de rastlanmaktadır. Yaşayan Türk lehçelerinden ikisi, bugün artık birer dile dönüşmüştür. Bunlardan biri, Sibirya’da Lena Nehri’nin iki yanında yaşayan Yakut Türklerinin konuştuğu Yakutça diğeri ise, Orta Volga bölgesinde Kama Irmağı’nın Volga’ya kavuştuğu yerde yaşayan Çuvaş Türklerinin dili olan Çuvaşçadır.



    Bir dilin lehçeleri arasındaki bağı ya da farklılıkları en iyi lehçeler sözlüğü ortaya koyar. Örneğin, W. Radloff’un “Türk Lehçeler Sözlüğü” bu nitelikte bir sözlüktür.





    Hüseyin Kâzım’ın “Büyük Türk Lugatı” da bu alanda hazırlanmış büyük bir eserdir.

    Türk lehçeleri hakkında ilk bilgileri veren eserse Kaşgarlı Mahmut’un ölümsüz eseri “Divanü Lugat-it Türk” ’tür.



    Türk dili bugün, yedi bağımsız Türk Cumhuriyeti’nde (Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan) Türkiye Türkçesi, Azerbaycan, Türkmen, Özbek, Kazak ve Kırgız Türkçesi adları altında devlet dili olarak konuşulmaktadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar tek bağımsız Türk devleti olan Türkiye’ye Ağustos-Aralık 1991 sürecinde Orta Asya Türk Cumhuriyetleri de eklenmiştir.




    Türk Cumhuriyetleri dışında Türk halkının yaşadığı, dolayısıyla Türkçenin konuşulduğu özerk cumhuriyetler ve bölgeler de vardır. Bunlardan; Tatar, Başkırt ve Çuvaş Türklerinin bulunduğu İdil-Ural Bölgesi, Doğu Sibirya’da Kuzey Buz Denizi ile Baykal Gölü arasındaki Yakutistan, Altay Dağları ile Baykal Gölü arasındaki Altay, Hakas, Tuva ve Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki Uygur Özerk Bölgesi en yoğunluklu nüfusa sahip olanlardır. Bunun dışında Balkan ülkeleri ile Polonya, Ukrayna, Moldavya ve Avrupa’da, başta Almanya olmak üzere pek çok ülkede Türk toplulukları bulunmakta ve bütün bu alan içinde Türk yazı dili kullanılmaktadır.




    1995 yılındaki verilere göre Türklerin dünyadaki toplam sayısı 190 milyona ulaşmıştır. Bu nüfusa göre, Türk dili, konuşanlarının sayısı bakımından bugün dünya dilleri sıralamasında Çince, İngilizce, İspanyolca ve Hintçenin ardından beşinci sırada yer almaktadır. Ancak, bu sıralamaların yapıldığı çalışmalara bir dereceye kadar güvenilebilir. Çünkü özellikle belli bölgelerde, politik nedenlerle, Türkçe konuşan nüfusun tespiti hiçbir zaman sağlıklı bir şekilde yapılamamıştır. Günümüzde Türk halkları genelde Latin, Kiril ve Arap alfabesi olmak üzere üç alfabe ile yazmaktadırlar. 1990’dan beri Türk dünyası için başlayan yeni süreç içerisinde özellikle bağımsızlığına kavuşan Türk Cumhuriyetleri’nden bazıları Latin alfabesine geçme kararı almışlardır. Bu ülkelerde yeni alfabeye geçiş kademeli olarak uygulamaya konulmuş ve 1991’de Azerbaycan, 1993’te Özbekistan ve Türkmenistan, 1994’te de Karakalpakistan bu kararı almıştır.



    11. yüzyılda Divanü Lugati’t-Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmut’tan başlayarak günümüze değin Türk dilinin pek çok gruplandırma denemesi yapılmıştır. Bu çalışmalarda başlangıçta bir dil gruplandırmasında yer almaması gereken ölçütler kullanılmışsa da giderek bu yöndeki çabalar, dillik ölçütleri de gündeme getirmiştir.

    İşte belli başlı Türk dil ve lehçeleri



    Çuvaş Türkçesi



    Eski Volga Bulgarlarının torunu olan Çuvaşlar, Çuvaş Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Ayrıca İdil-Ural Bölgesi’ndeki öteki cumhuriyetlerde de Çuvaş toplulukları vardır. Bugün için toplam nüfusu yaklaşık 4 milyondur.

    Türk lehçelerinin gruplandırılmasında en başta kullanılan ölçüt ‘r-z’ ve ‘l-ş’ denkliğidir. Bu denklikle ortak Türk dilinden Çuvaşça adıyla bir kol ayrılmaktadır. Buna göre bütün Türk lehçelerindeki /z/ ve /ş/ sesleri Çuvaşçada /r/ ve /l/’dir. Bu özelliği ile ortak Türk dilinden ilk önce koptuğu anlaşılan Çuvaşça bugün Türk lehçeleri arasındaki anlaşılabilirlik bakımından en güç olanıdır.


    Saha (Yakut) Türkçesi



    Yakutlar, Türk dünyasının en kuzey-doğusunda yaşayan Türk halkıdır ve nüfusu 1 milyon civarındadır. Yakut Türkçesi, Türk lehçeleri arasında anlaşılabilirlik bakımından Çuvaş Türkçesi ile beraber en düşük oranı kapsamaktadır. Bunun başlıca nedenlerinden biri, Yakutçada yüzde 50 civarında Moğolcadan geçen alıntı sözcük bulunmasıdır.



    Halaç Türkçesi


    1968 yılında Alman Türkolog Doerfer tarafından keşfedilen Halaçça Orta İran’da yaklaşık 18.000 kişi tarafından konuşulmaktadır. Türk lehçeleri arasında Ana Türkçeye kadar uzanan arkaik özellikleri en iyi şekilde koruyan Türkçe, Halaççadır.



    Güney-batı (Oğuz) Grubu Türk Lehçeleri



    Gagauz Türkçesi



    Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesi ile birlikte Oğuz grubu Türk lehçelerinin batı kolunu oluşturmaktadır. Hıristiyan olan Gagauzların büyük kısmı, eskiden Baserabya adı verilen bugünkü Moldavya Cumhuriyeti’nin Güney Bölgesi ile Ukrayna Cumhuriyeti’nin Odesa Bölgesi’nde yaşamaktadır.


    Gagauz Türkçesinde, Slav dillerinin etkisiyle cümle bilgisi bakımından Karay Türkçesi dışında öteki Türk lehçelerinde görülmeyen birtakım değişiklikler oluşmuştur.




    Türkmen Türkçesi


    lehce

    Güney-batı Oğuz grubu Türk lehçelerinin doğu kolunu oluşturmaktadır. Türkmence, bugün özellikle, Türkmenistan’da bunun dışında diğer Türk Cumhuriyetleri ile komşu ülkelerde yaklaşık 4 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.



    Azerbaycan Türkçesi


    Bu Türkçe, bugün Kuzey ve Güney Azerbaycan’da konuşulmaktadır. Ayrıca, Ermenistan ve Gürcistan’da da Azeri toplulukları bulunmaktadır.


    Türkiye Türkçesi



    Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve özellikle Balkan Devletleri ile Avrupa’daki Türk nüfus tarafından konuşulan Türkçedir. Bu Türkçe, Anadolu’da 13. yüzyılda yazılı ürünlerini vermeye başlamıştır. 1928’de Atatürk’ün gerçekleştirdiği harf devrimine kadar Türkiye Türkçesi, Arap harfleriyle yazılmıştır.


    Güney-doğu (Uygur) Grubu Türk Lehçeleri

    Özbek Türkçesi


    Büyük çoğunluğu Özbekistan Cumhuriyeti’nde yaşamakta olan Özbeklerin yazı dili Çağatay Türkçesinin devamı niteliğindedir. Bugün 19-20 milyon kişi tarafından konuşulan Özbekçenin birçok diyalekti vardır.


    Yeni Uygur Türkçesi

    Uygurların büyük kısmı Çin Halk Cumhuriyeti’nin Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşamaktadır. Bunun dışında diğer Türk Cumhuriyetleri’nde de Uygurlar topluluklar halinde bulunmaktadır. “Doğu Türkçesi” olarak da adlandırılan Uygur Türkçesi Özbekçe gibi Çağatayca’nın devamıdır.



    Kuzey-batı (Kıpçak) Grubu Türk Lehçeleri

    Kazak Türkçesi

    Yaklaşık 10 milyon kişi tarafından konuşulan Kazakça, 19. yüzyılın sonlarında yazı dili olmuştur. Dil özellikleri bakımından Kazakçanın diyalekti kabul edilen Karakalpak Türkçesi 1917’den sonra yazı dili yapılmıştır. Karakalpak Türkçesi, Özbekistan’a bağlı Karakalpak Özerk Cumhuriyeti’nde konuşulmaktadır. Kazak Türkçesini Kıpçak grubu Türk lehçelerinden farklı kılan özellik söz başı /y/ ünsüzünün /j/’ye değişmesidir. Bu gruptaki öteki Türkçelerde ise ortak Türkçe /y/ ünsüzü, bazı durumlarda korunmakta bazen de /c/’ye dönüşmektedir.



    Tatar (Kazan) Türkçesi


    Bu Türkçe, çoğunlukla İdil-Ural Bölgesi’nde Başkırt ve Çuvaşlara komşu olan Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde yaklaşık 7 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. 19. yüzyılın sonlarına kadar Çağatayca’yı yazı dili olarak kullanan Tatarlar (Kazan Türkleri) bu yüzyıldan sonra kendi lehçelerinde eser vermeye başlamışlardır. Tatar Türkçesi, ilk hecede geniş yuvarlak ünlüleri darlaştırması ve dar yuvarlak ünlüleri genişletmesi bakımından Başkırt Türkçesi ile benzerlik göstermektedir.


    Başkırt Türkçesi


    Sovyet Devrimi’nden sonra yazı dili olan Başkırt Türkçesini konuşanların nüfusu 2.5 milyon civarındadır. Başkırtça yoğunluklu olarak güney Urallar Bölgesi’ndeki Başkırt Cumhuriyeti’nde konuşulmaktadır. Başkırtçanın yukarıda ortak yönünü açıkladığımız Tatarcadan farkı sözcük ve ek başı /s/ foneminin /h/’ye dönüşmesidir.


    Nogay Türkçesi


    Türk lehçeleri arasında Kazak ve Karakalpak Türkçelerine yakın olan Nogay Türkçesi, genelde Kuzey Kafkasya’da Stavropol Bölgesi’nde ve Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi’nde konuşulmaktadır. Bugün 300.000 kişi tarafından konuşulan Nogay Türkçesi 1917’den sonra yazı dili olmuştur.



    Karaçay-Balkar, Kumuk Türkçeleri

    Karaçay Türkçesi bugün genelde Kuzey Kafkasya’daki Karaçay-Çerkes Özerk Bölgesi’nde 400.000 kişi tarafından konuşulmaktadır. Türkiye’de de küçük Karaçay toplulukları vardır.

    Dil özellikleri bakımından, Karaçay Türkçesine benzer başka Türk yazı dilleri Balkar ve Kumuk Türkçeleridir. Balkar Türkçesi, başlıca Kabardin-Balkar Özerk Cumhuriyeti’nde 200.000 kişi tarafından konuşulmaktadır. Genel olarak Dağıstan Özerk Cumhuriyeti’nde 600.000 kişi tarafından konuşulan Kumuk Türkçesi, Karaçay-Balkar Türkçeleri gibi Sovyet Devrimi’nden sonra yazı dili olmuştur.


    Karay Türkçesi


    Türk toplulukları arasında Hazarlar döneminden başlayarak Museviliği kabul etmiş olan Karay (ya da Karayim) Türkleri küçük gruplar halinde Litvanya ve Ukrayna’da yaşamaktadır.


    Kırgız Türkçesi


    Türk dili sınıflandırma çalışmalarının çoğunda Kuzeybatı grubunda değerlendirilen Kırgız Türkçesinin bu grup Türkçelerinden ayrılan önemli özellikleri vardır. 8. yüzyıl Orhun Yazıtları’nda adları sık sık geçen Kırgız Türklerinin çoğu Kırgızistan’da yaşamaktadır. Öteki ülkelerde yaşayan Kırgızlarla birlikte bu Türkçe bugün yaklaşık 3 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.


    Kuzey-doğu Grubu Türk Lehçeleri

    Tuva-Karagas Türkçesi


    Karagas Türkçesi, dil özellikleri bakımından Tuva Türkçesinin bir diyalektidir. Tuvaların çoğu, başkenti Kızıl olan Rusya Federasyonu’nun Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır. Bugün özellikle Kuzey Moğolistan ve Çin’in Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Tuvalarla birlikte bu Türkçeyi konuşanların sayısı 300.000’i bulmaktadır.



    Hakas Türkçesi



    Yakut, Tuva ve Altaylardan başka Sibirya’da yaşayan Türk halklarından biri de Hakaslardır. Hakas Türkçesi konuşanlarının toplam sayısı 150.000 civarındadır.

    Hakasça ile aynı grupta değerlendirilen bir başka Türkçe de Sarı Uygur Türkçesidir. Ancak, bu Türkçeyi konuşanlar Sibirya’da değil Çin’in Gansu Eyaleti’nde yaşamaktadır ve bugün için toplam sayıları 12.500’dür.


    Lehçelerden bazı örnekler

    Türkiye Türkçesi:

    Yakında bakkal var mı? Bana bakkaldan ekmek getirir misin? Bir kilo şeker istiyorum. Yarım kilo yemeklik yağ verin. Unun kilosu kaça?


    Azeri Türkçesi:


    Bu yahınlarda erzag dükkanı var mı? Dükkandan mene cörek getirersiniz mi? Hahis edirem bir kilo gend verin. Yarım kilo kere yağı istiyrem. Unun kilosu neceyedir?

    Türkmen Türkçesi:


    Golayda bakgal bar mı? Manga bakgaldan cörek getirip bilersing mi? Bir kilo seker isteyerin. Yarım kilo iymeklik yağ bering. Uning kilosı nece?


    Özbek Türkçesi:


    Yakında bakkal barı mı? Mange bakkaldan nan alıp gelesiz mi? Bir kilo şeker isteymen. Yarım kilo avkatlık yag bering. Unyng kilosu kanca?

    Uygur Türkçesi:


    Yakinda bakkal dukini barmu? Bakkalga berip manga nan ekilip biremsiz? Bir kilo seker isteymen. Yerim kilo tamaklik may bering. Uning kilosu kance?


    Kırgız Türkçesi:


    Cakın aynalada dukon barbı? Maga dukondon nan alıp kelesiz bi? Bir kilogram kant beringiz. Carım kilogram margarin bering. Undun kilogrami kanca?


    Kazak Türkçesi:


    Cakın cerde duken bar ma? Magan dukkennen bir nan alıp kekesing be? Bir kilogram kant kerek. Cartı kilogram tamak pisiratın may beringiz. Uning kilogramı kansa aksa?


    Tatar Türkçesi:


    Yakında kibit bar mı? Minga kibitten ipiy ipiy almassız mı? Ber kilo şeker alırga tılım. Yartı kilo usimlik mayi birigiz. Unning kilosi nice sum tura?

     
Lehçe nedir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. 22 Türk lehçesinde yeniyıl kutlaması!

    22 Türk lehçesinde yeniyıl kutlaması!

    -Yeni yılınız kutlu olsun (Türkiye Türkçesi) -Yeni iliniz mübarek olsun (Azeri Türkçesi) -Canga cılıngız kuttı bolsın veya Cana cılınız ben (Kazak Türkçesi) -Cangı cılıngız kuttu bolsun (Kırgız Türkçesi) -Yengi yılıngız mübarek bolsun (Özbek Türkçesi) -Teze yılınızı gutlayaarın (Türkmen Türkçesi) -Yengi yılıngızğa mübarek bolsun (Yeni Uygur Türkçesi) -Canga cılıngız kuttı bolsın...
  2. neden?

    neden?

    bu oyunda hayatımızdaki klişelere bi anlam vermeye çalışacaz alttakide kendince bi cvp verip yeni bi klişe söliyecek... ilk ben baslıyorum neden hep ilk adım erkeklerden beklenir
  3. Türk Lehçe ve Şiveleri Hakkında Bilgi

    Türk Lehçe ve Şiveleri Hakkında Bilgi

    Türk Lehçe ve Şiveleri Türk Lehçe ve Şiveleri Türk Milletinin Dili Reşid Rahmeti ARAT Milli bağ olarak Türk dilinin oynadığı rolü belki diğer dillerin hiçbiri oynamamıştır, denilebilir. Bir dereceye kadar belki Arap dili bu hususta Türk dili ile mukayese edilebilir. Fakat bu dilin rolü de gerek yayılış sahası ve gerek türlü şive şekilleri bakımından, Türk Dili yanında çok silik...
  4. Neden...!

    Neden...!

    Bu güzel sitede neden radyo yayını yok ...?
  5. Neyse...

    Neyse...

    Aldığın her nefesin sana beni hatırlatacak.... Gittiğini sanma yerin bende ebedi kalacak... Gözlerinin baktığı her yerde gözlerim olucak... Adını aşkta bir kez kanatmamış Sevişmelerine hiç duygu katmamış Zalim düş... Yokluğunu çağırıyorum iki ucu yanık kağıtlardan Bitmemişliğin tükenmişliği başladı artık Zaman dudaklarıma bant Ellerime halat bundan böyle. Adını yalan aşklarda dağlayacak...

Sayfayı Paylaş