gebe
  1. Lamazi

    Lamazi Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    22 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.338
    Beğenilen Mesajlar:
    27
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    BURSA

    'leopar' aşkı bir kez tatmış

    Konu, 'Magazin' kısmında Lamazi tarafından paylaşıldı.


    Dizi sayesinde çok ünlendi kıvanç tatlıtuğ herkes ondan bahsediyor bütün kızlar ona hayran ama o bi kişiye aşık olduğunu söylüyor buyrun kıvançın kendi ağzından yazılanlar..


    [​IMG]



    KIVANÇ TATLITUĞ'DAN AŞK İTİRAFI: "BİR KEZ ÂŞIK OLDUM. ONUN DIŞINDA O İHTİRASI YAKALAYAMADIM."


    Kendisini leopara benzeten Kıvanç Tatlıtuğ, kalabalık ortamlara girdiğinde dizlerinin bağının çözüldüğünü söylüyor. Basketbol üzerine kariyer yapmayı
    planlarken kendini setlerde bulan Tatlıtuğ, “Plan yapmamayı öğrendim, artık her şeyi akışına bırakıyorum” diyor. Tepeye oynamayı sevdiğini ifade eden Tatlıtuğ, Marie Claire’den Berin Yavuzlar’la bir araya geldi ve çok özel açıklamalar yaptı.

    - 26 yaş itibarıyla hayatınızın en verimli döneminde olduğunuzu söyleyebilir miyiz?

    En verimli hissettiğim, performans olarak en iyiyi göstermeye çalıştığımbir dönemdeyim. ‘Aşk-ı Memnu’yla kariyerimin zirvesine çıktım, ama önce yaptığımişler de benim için çok önemli. Kendimi şanslı addediyorum.

    -Ya bir gün başarısız olursanız?

    Hayat bu, ne olacağını kimse bilemez! Tepeye koşmayı seven bir insanım, ama madalyonun diğer yüzü de var. Her yaptığın fenomen olacak diye bir şey yok.

    -Star’laşmak sizi korkutuyor mu?

    Kim hangi sıfatla seni star yerine koyuyor veya ‘star’ denilen kişilerin
    hangi vasıflara sahip olması gerekiyor, bunları bilmiyorum. Ben kaderi bir suya benzetiyorum. Su çok kuvvetlidir. Karşısında hiçbir şey duramaz. Her insanın bir kaderi var. Bunun önüne geçemezsin. Kaderimde büyümek
    varsa büyürüm. Bunun üstüne ne yaparımki daha da büyürümgibi
    bir amacımyok.

    -Kaderin akışını değiştirmek mümkün değil mi?

    Profesyonel basketbol oynuyordum. Sakatlığımoldu, bırakmak zorunda kaldım. Geleceğe dair bütün planlarımbunun üzerineydi. O noktada aklımın ucundan geçmezdi, ‘Ekranların önünde olayım, hayatımı insanlarla paylaşmak durumunda olayım’ diye. Burada kader devreye giriyor. Demek ki benim burada olmam gerekiyormuş.

    -Evliliğe nasıl bakıyorsunuz?

    Hayatımda tanımış olduğumilk kadın annem. İnsan karşısına biri çıktığı zaman ister istemez birtakım özelliklerinin hayatındaki ilk kadına benzemesini ister. Evlenmeyi istiyorum ama gelecekle ilgili hiçbir zaman plan yapmıyorum. Bugünü yaşayan biriyim. “Şu zamanda evlenmeliyim, bu zamanda film yapmalıyım” demiyorum. Hayat seni yönlendiriyor ve karşına
    çıkan insanla evleniyorsun.

    -Ayaklarının üzerin sağlambasan biri izlenimi yaratıyorsunuz.

    İnsanoğlu hata yapmak için vardır. Ben de hata yapıyorumve bundamutluluk
    duyuyorum. Beni bugüne getiren, beni ben yapan, yaşadığımkötü tecrübeler.
    İşin içinden çıkamadığım, “Dünyanın sonu geldi” dediğim durumlar... İyi ki onları yaşamışım. İnsanın mutlaka hata yapması gerekiyor. O zaman doğruyu yanlışı ayırt edebiliyorsun.

    -Peki yaşadıklarınızdan yola çıkacak olursak aşk tanımınız değişti mi?

    Hayır! Âşık olmak güzel bir şey. Hayatımda bir kez âşık oldum. Onun dışında o iletişimi, o ihtirası yakalayamadım.

    -Kendinizi güçlü bulur musunuz?

    Zaman zaman evet. ‘Yeter artık’ dediğimzamanlar da olabiliyor. Birkaç yıl önce öfkeli bir yapımvardı, şimdi duruldum. Yaşla, yaşamış olduklarınla; hayatın seni getirdiği nokta, duygusal yapın, seni hazırlayıp bir noktaya getiriyor. Ve şunu öğrenmeye başlıyorsun; her şeye tepki göstermek sana zarar verir. Kendini ya savunursun ya da bırakırsın. Ben bıraktım. “Böyle olması gerekiyormuş” deyip ertesi gün daha rahat bir şekilde gidebiliyorum. Eskiden kafaya takan bir insandım, şimdi kabulleniyorum.

    - Yoğun bir yaz geçirdiniz. Şu an nasılsınız?

    İyi durumdayım. Sadece şunu söyleyeyim; son günlerde magazin basınında çıkan şeylerin gerçeklikle hiçbir alakası yok. Çıkıp da açıklama yapmak bana düşmez. Magazin değeri olan bir insan değilim. Hakkımda çıkan haberlerin
    yüzde 90’ı asparagas. Hangi birini yalanlayayım? Ben hâlâ basın karşısına çıkınca ya da biri fotoğraflarımı çekince utanan, sıkılan bir adamım.

    -Kadınların en beğendiği erkek sizsiniz. Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

    Takip edilmek, insanların sevmesi beni çok mutlu ediyor. Kimi etmez ki? Ama
    nihayetinde iki elim, iki bacağım var, bu kadar basit. Narsist bir adam değilim.
    Gayet sıradan, kendi halinde, küçük bir çocuğum. Çıkıp da; ‘Ben süper yakışıklıyım, herkes bana hayran’ tarzında mı konuşmak lazım? Ben bulunmuş olduğum yere planlayıp programlayıp gelmedim, bu konuştuklarımda planlı bir şekilde çıkmıyor ağzımdan. Kim ne derse desin, ben hâlâ işten çıkıp evime gidiyorumve yine annemin babamın çocuğuyum. Böyle şeyleri ayırt edebilen bir insanım. Dışarıdaki yaşantımı evime sokmuyorum. Neysem oyum ve kendimi farklı gösterirsem mutsuz
    olurum.

    - Duygusal biri misiniz?

    Çok duygusal bir adamımama duygularımı belli etmem. Bu konuda biraz tutucuyum. Yaşadıklarımı içime atarım. Küçükken de böyleydim. Dışarıdan soğuk, kendini beğenmiş bir tip olduğumu söylerler. Aslında kalabalık bir ortama girdiğimzaman dizlerimin bağı çözülür. Kendimi leopara benzetiyorum böyle zamanlarda. Kendi alanına başkası girince ilk başta uzak durur, bir süre sonra yavaş yavaş yaklaşır.

    ‘Aşk hayatım çok sakin’

    Aşkı aramadığını söyleyen Kıvanç Tatlıtuğ: “Sakin, durgun geçiyor özel hayatım. Evimdeyim, bol bol kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Bir tane kedim var, 6 aylık. Bana çok iyi arkadaş oldu. Bir tane de kurt köpeğim var. Bol bol film seyrediyorum. Maket uçaklarla ilgileniyorum. Ayrıca yazmaya başladım. Aklıma geldikçe kendimle ilgili yazıyorum. Bazıları yapamıyor
    ama ben kendi kendine yetebilen bir insanım. Dostlarım var, ailem
    var. Tabii âşık olduğun, sevdiğin, iyi zaman geçirdiğin biri varsa da tadından yenmiyor.”


     
  2. perize

    perize Üye Üye

    Kayıt:
    9 Nisan 2009
    Mesajlar:
    380
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    18
    çok yakışıklı yaw.
     
'leopar' aşkı bir kez tatmış konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. yeni bir leopar türü

    yeni bir leopar türü

    Güneydoğu Asya’da bir ada olan Borneo’da daha önce keşfedilmemiş yeni bir leopar türü bulundu. Cenova merkezli Doğal Hayatı Koruma Derneği WWF, daha önceleri anakaradaki diğer benzer türlerle akrabalığı bulunduğu sanılan türün tamamen bağımsız, yeni bir tür olduğunu açıkladı.
  2. Tat

    Tat

    Rüyada tatlı bir şey yiyen sevinir. Acı yiyen kederlenir. Ekşi yiyen ise hileli, haram bir işe karışır.
  3. Farklı Bir Tat Kremalı İncirli Kek

    Farklı Bir Tat Kremalı İncirli Kek

    incirli kek, kremalı kek türleri, yapılışı, tarifi, malzemeleri nelerdir Kremalı incirli Kek'in tadına bakan var mı ? Doğrusu bende denemedim ama incirli kek kulağa hoş geliyor denemek lazım.. Hem tatlı hem de kek olarak sunabileceğiniz nefis kremalı incirli kek tarifi. Beş çayınız ve özel davetleriniz için güvenle hazırlayabilirsiniz. Malzemeler * 1 su bardağı çekilmiş ceviz içi...
  4. Agzınızda deirimsi bir tat varmı?

    Agzınızda deirimsi bir tat varmı?

    demir tadı agız kokusu Merhaba kızlar benimde ilk 3 ay hissettiğim bir durum agzım sanki parslı bir tat varmış gibi hissediyordumgebelik sırasında tükürük salgısının fazla miktarda mineral içermesine bağlı olarak yoğunluğunun artması sonucu ağızda metalik acı bir tat oluşmasıdır. Bu rahatsızlık gebeliğin ikinci veya üçüncü haftasında birden bire başlamasıyla karakterizedir. Gebeliğin ilk üç...
  5. Mandalinalı Tart Harika Bir Tat !

    Mandalinalı Tart Harika Bir Tat !

    Bu konu; mandalinalı tart tarifi ile ilgili bilgiler vermektedir. Sevgili melekler, yaz bitti bitecek derken sonbaharın ikinci ayına girdik bile. Gerçi havalar yazdan kalma gibi olsa da yavaş yavaş sıcaklılar düşmeye başlıyor. Kışın meyveleri olan mandalina ve portakala da çok yakında kavuşacağız. Hazır mandalina bollaşıyorken sizlere mandalinalı bir tatlı tarifi verelim istedik. Bu hafif...

Sayfayı Paylaş