gebe
  1. GREY

    GREY Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    25 Aralık 2010
    Mesajlar:
    816
    Beğenilen Mesajlar:
    362
    Ödül Puanları:
    63

    Lohusalık Hüznü ve Depresyon

    Konu, 'Anne-Cocuk Sağlığı' kısmında GREY tarafından paylaşıldı.

    Gebeliğin başlamasıyla anne adayının bedeninde gelişen değişimler doğrultusunda kadın kendini yeni yaşamına hazırlamaya başlar. Ancak bebeğin dünyaya gelişiyle birlikte anne olmak, kadının yeni yaşamında bir takım sıkıntıları da beraberinde getirerek başlamıştır. Doğum sonrasında her kadının kendini; anneliğe, bebeğine ve zorlu sürec olan yeni yaşmına alışma süresine ihtiyacı vardır. Bedeninde de değişimler söz konusudur. İşte bu alışma ya da adaptasyon dönemine “lohusalık” denilmektedir.​
    Annelik – Lohusalık Hüznü (Post Partum Blues) Nedir?
    Bu durum doğum sonrasındaki ilk iki haftalık dönemde ortaya çıkar ve gebeliğin, doğumun doğal sonucu olarak kabul edilir. Kadınlar arasında sıkça gözlenen bir durumdur. Genelde doğum sonrası melankolisi, lohusalık hüznü, pospartum blues yada baby blues gibi tabirlerle ifade edilir. Annenin; bebeği ve kendisi hakkındaki endişeleri, mutsuzluk, uykusuzluk, sinirlilik, yorgunluk ve ağlama isteği gibi sorunlar gözlemlenebilir. Bu sürede ailenin ilgisi ve desteği, annenin dinlendirilmesi ve bebeğin bakımına yardımcı olunması gereklidir. Genelde bir-iki hafta içerisinde kendiliğinde geçer şayet geçmiyor daha uzun sürüyor ya da şiddetli hal alıyorsa mutlaka uzman bir psikiyatriste danışılmalıdır.

    Doğum Sonrası Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

    Depresyon, kısa süreli annelik hüznünden farklı ve daha ağır süreçtir. Doğum yapan kadınların yüzde beş yada onluk kısmında görülür. Doğum sonrasında ki ilk altı aylık dönemde ortaya çıkabilir. Belirtileri ise; uyku düzeninin bozulması -az yada fazla uyku isteği-, iştahındaki değişimler, mutsuzluk ve çökkünlük hissi, bebeğin yada kendisinin bakımında zorlanma, sinirlilik, tahammülsüzlük, endişe ve kaygı duyulması olarak sıralanabilir. Uzun süreceğinden bir uzman tarafından değerlendirilip annelik hüznünden farklı olduğu tesbit edilerek kontrollü tedaviye başlanmalıdır. Tedavi edilmediğinde düzelmesi uzun süreceğinden hayatı zorlaştırabilir. İlaç tedavisi uygulanabilir bu yüzden uzman görüşmeleri ile emzirmeye ara verilebilir.

    Doğum Sonrası Depresyonun Nedenleri Nelerdir?

    Depresyona birçok şey etken olabilir. Belirlenen bazı riskleri şöyle sıralanabilir: Önceki doğumunda depresyon geçirmiş olmak, zorlu gebelik süreci, doğumun zor ve uzun süreli olması, evlilikte yaşanan sorunlar, istenmeyen gebelik, kayıp ile sonuçlanan hamilelik, sosyal desteğin yetersizliği, anne-bebek ayrılığı, sosyo-ekonomik sorunlar ve doğum öncesi oluşmuş psikolojik sorunlar denilebilir. Ayrıca doğum sonrasındaki fiziksel ve biyolojik hızlı değişim, sosyal yaşantıdaki değişimler de depresyonu başlatan etkenler arasındadır.

    Doğum Sonrası Psikoz (Post Partum Psikoz) Nedir?

    Çok sık görülmese de ciddi bir durumdur. Yine doğum sonrasındaki ilk günlerde fark edilebilir. Düşünce sistemi bozukluğu ile gerçeği değerlendiremezler. Bebeğin kendisinin olmadığını düşünür,bebeğin sağlığına dair endişeye kapılır ya da bebeğin zarar görmesinden korkar. Böylece hem kendine hemde bebeğe bakamayacak duruma gelir.

    Bazen halüsinasyonlara da rastlanır, duygudurumunda dalgalanmalar, içe kapanma ya da taşkınlık oluşur, uyku düzeni ve beslenme de rahatsız edici boyutlarda bozulur. Annenin bebeğe ya da kendisine zarar verme gibi eğilimleri de görülebilir. Bu durumda aile yakınlarından bebeğin bakımını üstlenmeleri istenir ve annenin bir sağlık merkezine yatışı ile tedavi süreci başlatılır. Tedavinin başlamasıyla annenin davranışlarında değişim gözlense de tedaviye devam edilir, iyileşmesi uzun sürer.

     
Lohusalık Hüznü ve Depresyon konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. hamilelik ve lohusalıkta saç dökülmesi

    hamilelik ve lohusalıkta saç dökülmesi

    hamilelik saç dökülmesi lohusalıkta saç dökülmesi hamilelikte bebeklerin saçları ne zaman dökülür hamilelikte ne zaman başlar Saç dökülmesiyle karşılaşan bir kişi, kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak, bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Bu nedenle aşırı saç...
  2. Annelik hüznü depresyon nedeni!

    Annelik hüznü depresyon nedeni!

    Doğum yaptıktan sonra annelerin çoğu psikolojik çöküntü yaşayabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Berfu Günel Akbaş, bu durumun kadınların yüzde 80'inde görüldüğünü söyledi ve ekledi: "Annelik hüznü denilen bu sorun, doğumun ilk günlerinde başlar. Kolay ağlama, uykusuzluk, evham, neşe ve öfke gibi belirtilerle ortaya çıkan annelik hüznü, bir aydan uzun...
  3. Lohusalık Depresyonu...

    Lohusalık Depresyonu...

    lohusalık depresyonu, nedir, nasıl atlatılır, neler yapmalı, önlemler, tavsiyeler, ile iglili bilgileri burada bulabilirsiniz Sevgili melekler, 9 aylık bekleyişin ardından bebeğimizi kucağımıza aldığımızda herşey bitmiştir.Çekilen bütün acılar ve sıkıntılar..Ancak kimimizin bünyesi, anneliğin bu koşturmacalı günlerini kaldıramayabilir.Mutsuz oluruz,en ufak şey bizi ağlatır.Hem...
  4. Doğum yorgunluğu ve lohusalık

    Doğum yorgunluğu ve lohusalık

    doğum yorgunluğu nedir,doğum yorgunluğu neden olur,lohusalıkta yorgunluk,lohusalıkta halsizlik,lohusalık ve doğum yorgunluğu hakkında bilgiler Bebek doğduktan sonra annenin en büyük dileği, bebeğini hep yanında görmektir. Anne yavrusunun yakınlığım hissetmek, ağladığında kucağına almak, acıktığında emzirmek ihtiyacındadır. Ama eşinin ve eğer bu yaptığı ilk doğum değilse, bebeğinin...
  5. Lohusalıkta depresyona girenler

    Lohusalıkta depresyona girenler

    Kadınlar yaratılışları gereği çok daha duygusal, ani duygusal iniş çıkışlar gösteren, tepkilerini daha çok belli eden varlıklardır. Buna kadınlarda salgılanan çeşitli hormonlar neden olmaktadır. Bu hormonal değişikliğe bir de çevresel faktörler, yaşamlarındaki dönüm noktaları ve kimyasal faktörler eklenince kadın olmanın aslında ne kadar zor olduğu düşünülebilir. Ataerkil toplumda yaşayan...

Sayfayı Paylaş