gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    lütfen okuyun atatürkün ölümündeki sır

    Konu, 'Mustafa Kemal Atatürk' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    atatürkün sırları atatürk ün sırları atatürkün ölümündeki sır atatürk ün ölümündeki sır Atatürk sirozdan mı öldü ? Yoksa sanıldığının aksine farklı sebeplerden mi ? Bunu bu yazımızda öğreneceğiz. Üzücü ama gerçek bir yazıda... Bölüm 1
    Atatürk fani hayata veda edip gidiyor, herkes ellerini kavuşturmuş, büyük bir acz içinde duruyor, kimsenin elinden bir şey gelmiyordu...

    İşte son fotoğraflarından birisi sol altta, Ekim 1938 'de Atatürk'ün isteğiyle çekilmiştir.
    Atatürk artık karaciğersiz bir insan gibi büzüşmüş, karnı davul büyüklüğünde seyir etmişti. Bazı günler Yatına giderdi bir çocuk mutlu olmayı beklercesine oda orada öylece yatar ve içinden '' keşke iyileşsem '' der gibiydi..

    [​IMG]

    [​IMG]
    Atatürk'ün yanında onlarca emir kolu vardı. Atatürk'ün tek dayanakları onlardı. Kimse yanına koyulmazdı. Doktorları Atatürk'ü iyileştirmek için ellerinden geleni yapmışlardı...
    Atatürk'ü geç teşhisten yolcu eden doktorlardan bahsediyoruz...

    Ama onlarında ellerinden bir şey gelmiyordu. Belki de onu yolcu edenler doktorlar değildi?
    Belki de Atatürk siroz denen o mendebur hastalıktan ölmemişti? İşte olay burada başlıyor ya!

    Atatürk'ün Doktorları...
    Atatürkün tedavisinde sorumlu olan doktorlar müdavi ve müşavir olmak kaydıyla 2 çeşite ayrılıyordu. Müdavi doktorları Prof Dr. Neşet Ömer İrdelp, Prof Dr. Nigad Reşad Belgerdi. Müşavir doktorlarıda 5 hekimden oluşmaktaydı. Müdavi hekimler Atatürkün sağlık durumunu zamanı zamanına takip edenlerdi. Müşavirler ise Gerekli zamanlarda tedavi eden hekimlerdi.
    Atatürk'ün Hastalığı...
    Atatürk 1916 yılında Akciğer iltihabıyla yatağa düşüyor, 1918'de böbrek rahatsızlığıyla hastalanıyor, 1919'da Şişlideki evinde kulak ragatsızlığı baş gösteriyor. 1921 yılında Atatürkün sol yanağında çıban çıkıyor. 1921 yılında Ata binerken 3 kaburgası kırılıyor. 1923 yılında bilindiği gibi ufak - tefek kalp rahatsızlıkları geçiriyor. 1936 Kasım ayında üşütme olayı geçiriyor. Asıl öldürücü hastalık 1936 Sonunda başlıyor...
    Son dokuz saat... Koca bir tarih göçüyor bu diyardan...
    10 Kasım 1938 Perşembe saat: 00:05'te sonda ile 140 cc'lik idrar boşaltıldı. Saat 02,00'de yarım balon oksijen verildi. Saat 02,45'te 1.cc'lik Huile de Camphree şırınga edildi. Saat 3,30'da koltuk altından ateşi alındı(Ateşi normaldi) Aralıklarla oksijen verimi devam etti. Saat 06,25'te solunum yüzeyselleşti ve hırıltı azaldı. Saat 07,45'te 37,7 cc, nabız 124 olarak kaydedildi. Saat 8.00 glikozlu serum verildi. Saat 8.00'i geçerken Atatürk'ün yüzü daha da soldu. Sapsarı oldu. Ve birden gırtlağından '' Hi, Hi, Hi...'' diye sesler çıkmaya başladı. Bu sırada oradaki doktorlardan Kamil Berk gözleri yaşlı ve eli karyolaya dayalı olarak diğer elindeki ıslatılmış pamukla Atatürkün ağzına su verme çabasındaydı. Prof. Dr. Süreyya Hidayet ile Dr. Abravaya Marmaralı, tabanla ilgili refleksleri kontrol etmektedit. Saat: 8,05'te 1 cc Huile Camphree ve 500 cc glikozlu serum yapıldı. Saat: 08,25'te toplar damar için 1/8mgr ouabaine şırınga edildi. Saat 8,30 da 500 cclik glikozlu serum tekrarlandı. Saat 09,00... Nabız 130... soluk alıp verme 34...Atatürkün gözleri kapalı ğöğsü sık sık inip çıkmakta. Başta bulunduğu oda olmak üzere, bütün dolmabahçe sarayı derin bir sessizlik içinde...
    Saat 09,05, Atatürk birden gözlerini açtı, başını sert bir hareketle sağ tarafa çevirdikten sonra tekrar önceki durumuna getirdi. Son nöbet defterine şu yazıldı:
    Saat: 09,05 vefat etmişlerdir...
    Hastalığın teşhisi nasıl yapıldı? Kim yaptı?
    Atatürke ilk teşhisi koyan Prof. Dr. Nihat Reşat Belgerdir.
    ''Atatürk geceyi teram oteldeki apartmanında geçirdi. Ertesi sabah otelde, kendine mahsus olarak yaptırılan banyo dairesine girdi ve beni çağırdılar. Şikayetlerini bana bildirdi. Kaşıntıya çare bulmasını istiyordu''
    Doktor Atatürkü teşhis eder. Atatürk ''kaşınıyı buldunuzmu nedir?'' diye sorar. Doktor, evet efendim. Kaşıntınızın tek nedeni karaciğer rahatsızlığıdır. Karaciğeriniz sertleşmiş ve biraz büyümüştür. Atatürk birden şaşkına döndü..Ama ne çare...Her doktor farklı teşhis koyuyordu. Kimine göre ise Karınca ısırmasıdır...
    Atatürk, gerçekten alkole bağlı sirozdan mı ölmüştür?
    Bu konudaki en büyük eksiklik Atatürk otopsisinin yapılmamaış olmasıdır. Uzun yıllar görev yapan doktorlar bile bunun alkoldenmi olduğunu kestiremiyorlardı.
    Atatürk'ün ölümüne yönelik iftiralar tümüyle deli saçmasıdır. Diğer iftira, yalan, uydurmalarında olduğu gibi ciddiye alınacak yanı yoktur.
    Biz, ana amaç olarak, bu saçmalıklara yanıt vermeyi değil, sözü edilen konularda bilgilendirmeyi esas alıyoruz. Kişiler; doğrularla, gerçeklerle donatılsın ki bu saçmalara kapılmasın diyoruz. Atatürk tarafından bedava kazanç yolları kapatılan din tacirlerinin tabanı haline gelinmesin istiyoruz.




    ALINTIDIR
    2. bölümüde var bekleyin



     
lütfen okuyun atatürkün ölümündeki sır konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Lütfen Okuyun,

    Lütfen Okuyun,

    silahsız 33 erimizin şehit edilişi LÜTFEN BU İSİMLERİ BAŞTAN SONA KADAR OKUYUN LÜTFEN.... İbrahim ERTEN (Konya) Mustafa YILMAZ (Konya) Erkan KAÇAN(Konya) Mevlüt ÖZKAN (Konya) Hilmi ŞAHİN (Konya) Ali ARAR (Konya) İlyas UYAR(Konya) Hüseyin ÇELİK (Denizli) Ahmet APAK (Denizli) Ercan ÇOBANOĞLU (Denizli) Mustafa KOÇANOĞLU (Denizli) Baki UMUTLU (Denizli)...
  2. lütfen okuyun arkadaşlar

    lütfen okuyun arkadaşlar

    arkadaşlar sizden bir ricam olacak nişanlım şuan hakkari otlucada asker dün gece ölümden kurtulmuş.. bunu duydugumdan beri çok kötüyüm belkide onu benim duaların kurtardı. onu o kadar çok seviyorumki ona zarar gelmesinden korkuyorum. lütfen arkadaşlar bütün askerlerimiz için bol bol dua edelim ve kuran bilenimiz varsada onlar için okuyalım. dualarımız onlardan esirgemeyelim. ilginiz için...
  3. Okuyunuz lütfen

    Okuyunuz lütfen

    Konu: OZELLIKLE SONUNU OKUYUNUZ LÜTFEN Sadece bu sabah için, içimden aglamak geldigi halde yüzünü gördügümde gülümseyecegim. Sadece bu sabah için, ne giymek istediginin seçimini sana birakacagim, gülümseyerek ne kadar yakistigini söyleyecegim. Sadece bu sabah, çamasirlari yikamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gidecegim. Bu sabah bulasiklari lavaboda birakip, bulmacanin...
  4. Lütfen okuyun........

    Lütfen okuyun........

    Beş yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu . Çocukluk iste, -Aman babaanne dedim. - Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi? Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. -Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi. - Hiç...
  5. lütfen okuyun

    lütfen okuyun

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...

Sayfayı Paylaş