gebe
  1. fırtına

    fırtına Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenilen Mesajlar:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    Lütfen okuyun........

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında fırtına tarafından paylaşıldı.

    Beş yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü.
    Babaannem eğildi,
    aramaya başladı.
    Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .
    Çocukluk iste,


    -Aman babaanne dedim.
    - Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
    Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
    -Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.
    - Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.
    Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
    Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.



    Aradan yıllar geçti.
    Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
    Alain'in proposlarini okuyorum.
    Birden irkildim.
    Babaannemi hatırladım.
    Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa
    karşı ihanet etmiş olur diyordu.
    İlave ediyordu.
    Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın
    teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.


    On dokuz yıl evveldi.
    Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim.
    Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin
    lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
    'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın,
    yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç
    çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
    Doğrusu hayretler içinde kaldım.
    Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
    Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
    İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
    jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,
    gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.


    İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
    'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
    Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,
    kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
    kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla
    ağaç ziyanına engel olun.'


    Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
    Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş,

    hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir..
    Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
    Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
    Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
    Zamanın başbakanı meclisi toplar.
    Kürsüye çıkar.
    Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;


    -Şu andan itibaren der,

    -Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden,

    pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
    -Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
    Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
    Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun
    bütün kesimlerini, tek istisna olmadan
    kapsadığını söylemeye gerek yok.
    Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
    Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak...



    *Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta,

    gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla,
    yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?


    *Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.

    Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
    İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.

    Bir mıh bir nalı kurtarır.
    Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,
    Bir komutan bir orduyu,
    Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..


    Maddi durumumuz ne olursa olsun,
    ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
    Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.


     
  2. gurbet kuşu

    gurbet kuşu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.087
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Lütfen okuyun........
    kesinlikle doğru bencede bazı şeylerin önemsiz olduğunu düşünmeyelim ülkemizin geleceği bizim ellerimizde çocuklarımıza güzel yarınlar vermek istiyorsak onlara tutumlu olmayı kıymet bilmeyi öğretmeliyiz bu güzel paylaşım için teşekkürler canım...
     
Lütfen okuyun........ konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Lütfen Okuyun,

    Lütfen Okuyun,

    silahsız 33 erimizin şehit edilişi LÜTFEN BU İSİMLERİ BAŞTAN SONA KADAR OKUYUN LÜTFEN.... İbrahim ERTEN (Konya) Mustafa YILMAZ (Konya) Erkan KAÇAN(Konya) Mevlüt ÖZKAN (Konya) Hilmi ŞAHİN (Konya) Ali ARAR (Konya) İlyas UYAR(Konya) Hüseyin ÇELİK (Denizli) Ahmet APAK (Denizli) Ercan ÇOBANOĞLU (Denizli) Mustafa KOÇANOĞLU (Denizli) Baki UMUTLU (Denizli)...
  2. Lütfen sesli okuyun :D:D

    Lütfen sesli okuyun :D:D

    I run each teen me? A wet each team. I run each make is tea your sun each. Higher team in each team. Catch bar duck each teen? On bar duck each team. Why high one why!
  3. lütfen okuyun arkadaşlar

    lütfen okuyun arkadaşlar

    arkadaşlar sizden bir ricam olacak nişanlım şuan hakkari otlucada asker dün gece ölümden kurtulmuş.. bunu duydugumdan beri çok kötüyüm belkide onu benim duaların kurtardı. onu o kadar çok seviyorumki ona zarar gelmesinden korkuyorum. lütfen arkadaşlar bütün askerlerimiz için bol bol dua edelim ve kuran bilenimiz varsada onlar için okuyalım. dualarımız onlardan esirgemeyelim. ilginiz için...
  4. Okuyunuz lütfen

    Okuyunuz lütfen

    Konu: OZELLIKLE SONUNU OKUYUNUZ LÜTFEN Sadece bu sabah için, içimden aglamak geldigi halde yüzünü gördügümde gülümseyecegim. Sadece bu sabah için, ne giymek istediginin seçimini sana birakacagim, gülümseyerek ne kadar yakistigini söyleyecegim. Sadece bu sabah, çamasirlari yikamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gidecegim. Bu sabah bulasiklari lavaboda birakip, bulmacanin...
  5. lütfen okuyun

    lütfen okuyun

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...

Sayfayı Paylaş