gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Mavi Yolculuk - Tarihçe

    Konu, 'Tekne Gezileri, Mavi Yolculuk' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Bir Mavi Yolculuk Öyküsü ... Halikarnas Balıkçısının Mavi Yolculuğuna Merhaba :

    Mavi Yolculuk aslında tamamlanmamış bir öyküdür.. Öykümüzün baş kahramanı
    Cevat Şakir !! ... Bu öyküye başlamadan evvel kendisinin ilginç hayat hikayesini kısaca okuyalım. Abdülhamit dönemi devlet adamlarından Şakir Paşanın oğludur.
    1886'da Girit'te doğar.

    Çocukluğunun bir bölümünü babasının büyükelçi olarak bulunduğu Atina'da daha sonra İstanbul'da Büyükada Mahalle Mektebi ile Robert Kolejde okumuştur (1904)

    Üniversiteyi İngiltere Oxford Üniversitesi'nde "Yeni Çağlar Tarihi" okumuştur (1904). Daha sonra yurda döndükten sonra çeşitli dergilerde tercüme, karikatür, öykü ve çeşitli yazılar yazmıştır.

    Cevat Şakir'in Resimli Hayat dergisinde yayımlanan "Hapishane İdama Mahkum Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Giderler?" başlıklı yazısı "Asker kaçaklarının yargılanmadan kurşuna dizildiklerini" öne sürdüğü gerekçesiyle İstiklâl Mahkemesi'nce sakıncalı görülmüş ve Cevat Şakir üç yıl Bodrum'da "kalebentliğe" mahkum edilmiştir (1925).

    Oldukça uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra jandarma onu Bodrum'a getirir. İstiklal Mahkemesi'nin elinden idam edilmeden kurtulmak her kula nasip olmadığı için, Cevat Şakir burada ilgiyle karşılanır. Kaymakam onu ilçe sınırları içinde serbest bıraktığı gibi, ev tutmasına bile yardımcı olur. Cevat Şakir arkadaşlık kurduğu halkın arasındaki balıkçılar, süngerciler ve bodrumlulara çok kısa bir süre içinde uyum sağlar ve kendisini o andan itibaren Halikarnas Balıkçısı diye tanımlar ...

    Yazmış olduğu yazıların tamamında doğayı-yeşili- temizliği, maviyi-denizi- berraklığı, insanları-balıkçıları-saflığı konu almıştır.

    Ufacık teknesi " Yatağan " ile koy koy Gökova'yı dolaşmış, gördüğü doğa güzelliklerini, tarihi zenginlikleri, denizin berraklığını çevresine anlatmaya başlar.

    Halikarnas Balıkçısından kısa açıklamalar :

    " Bodrum doğusunda Gökova Körfezi 45 deniz mili içerlere doğru uzanır. Orası Nis'ine, Monte Karlo'suna, Dalmaçya kıyılarına taş çıkartır. Her ufak koyu Mersin ve başka kokulu ağaçlarla çevrili erimiş bir zümrüt parçasıdır. Denizlerinde uçan balıklar uçar. Dağlarında her biri 18 bin portakal veren portakal ağaçları yükselir. Dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan Buhur ( Liquid Amber Styraxiflua ) ormanları buradadır. "

    " 1100 metreden denize tepe takla inen uçurumlar mı istersiniz, irili ufaklı ada kümeleri mi istersiniz, altın renkli plajlar mı istersiniz ? Ne isterseniz vardır burada. "

    " < İtalya'yı gör de öl > derler. Yok a canım; Bodrum'la kıyılarını gör ve yaşa ... "

    " Kıyı boyu zümrüt fıskiyeler gibi hurmaların arasındaki küçük lokantalarla noktalanmıştır. Bura aşçıları mitolojik suratlı Orfoz balıkları,renk renk Skaros ve başka balıkları pişirmekte ustalar ustasıdırlar. Hele bir ahtapot pilavı pişirsinler, pilavı gören midye dolmaları utançtan kıpkırmızı kesilirler. "

    Böylelikle ilk " Mavi Yolculuk " gezisi şekillenmeye başlar.

    Mavi Yolculuk Tarihi :

    Bilinenin aksine ilk olarak 1945 yılında Kuşadası'ndan başlayıp Bodrum'da sona erdi. Bu geziye Eyüboğlu kardeşler yani Sabahattin Eyüboğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sabahattin Ali, Fuat Ömer Keskinoğlu gibi aydın ve sanatçılar katıldı. Bu ilk gezi " Macera " isimli küçücük bir tekne ile her türlü konfordan yoksun idi. Teknenin üst güvertesinde yatılıyor, yemek ve bulaşıklar sıraya göre pişirilip sonrada yıkanıyordu. Tuvalet ihtiyacı doğada gideriliyordu.

    Kuşadası'ndan güneye seyir edilirken özellikle Samos Adası ile Samsun dağları arasındaki rüzgarlar ve dalgalar yüzünden katılımcıların çoğunu deniz tuttuğu için bundan sonraki Mavi Yolculuğun Bodrum'dan yapılmasını kararlaştırıyorlar.

    1950'li yıllarda Bodrum'dan çıkan bu geziler daha çok Gökova Körfezine yapıldı. Bu körfezin rüzgardan ve dalgalardan daha korunaklı olması, bitki örtüsünün yeşile bol ve gür olması, yüksek dağlarla çevrilmiş olması ve Sedir Adasının kumu yani söylenceye göre Mısır kraliçesi Kleopatra'nın bu adayı çok sevmesinden dolayı Romalı Mark Antonius Mısır'dan gemiler dolusu özel Mısır kumunu buraya getirtmiş ve boşaltmış.

    1960'lı yıllarda Sabahattin Eyüboğlu önderliğinde " Hürriyet " isimli tekne ile mavi yolculuk serüveni devam etmiş.

    Yapılan tüm mavi yolculukların hedefi eğlenceden çok, Ege kıyılarını ve kıyılardaki ilkçağ uygarlıklarını tanıtmak, doğadan kopan insanı doğaya geri döndürmek, doğayla yeniden buluşturmak idi. Ayrıca doğanın sunmuş olduğu cömert coğrafyaya bu kıyıların yüzyıllar içinde yoğurduğu tarihsel ve kültürsel hazineleri birlikte özümsemekti.

    Tatil geçirmek üzere denizi seçmenin pek çok nedeni vardır. Bir kere, deniz zevkin ta kendisidir… Dalgaların, rüzgârın ve yelken açmanın yarattığı iç rahatlığının birbirlerine karışımı bir başkadır; tekbaşınalık ve kendine yeterlilik duyguları, doğayla başbaşa iletişim, arkadaşlarla bir arada olmak ve kişinin kendi kendineliği, deniz üstünde doruğa ulaşır. Tekneyle gezinmek için, taptaze esen rüzgârın, pırıl pırıl suların ve bol güneşin olduğu pek çok güzel yer vardır. Peki, öyleyse neden ille de Türkiye'nin Ege kıyıları seçilir? Nedeni, yalnızca tekneyle gezmek değildir, çünkü dünyanın pek çok kıyısında bu zevk tadılabilir; ancak, demir atıldıktan sonra yaşanılanlar önemlidir. Ege kıyıları boyunca koyların ıssızlığı, köylülerin samimiyeti, görülmesi gereken tarihsel yerler… Tüm bunlar Türkiye'yi deniz yoluyla dolaşmayı çok özelleştirir.
    ntik kalıntıların anayurdu ve en eski çağlarda en ünlü kişilere tanık olmuş Ege'nin Türkiye kıyılarındaki denizinin dünyada eşi benzeri yoktur. Bilindiği gibi, tarih boyunca eski Yunanlılar bu kıyılarda bir çok medeniyet kurmuşlardır. İskender ve lejyonları, dünyanın bu en zengin şehirlerini yağlamak üzere buralarda durakladılar. Bodrum yakınlarında, bir yanda Sezar donanmasını toparlarken, diğer yanda da Antonyo ve Kleopatra, ait kıyılarda keyif sürmekteydiler. Aziz Pol (St. Paul) sık sık buraya gelerek, Asya'nın yedi kilisesini kurdu. Bu arada John da Hz. Meryem'i ıslah olmak üzere Kuşadası'nın yukarısındaki dağlarda bulunan son barınağına gönderdi. Kanuni Sultan Süleyman, orduların Marmaris'te düzene sokarak, güçlü Rodos kalesindeki Haçlı şövalyelerine saldırdı. Aynı sularda, General Nelson, Mısır'dan geri çekilen Napolyon'u kovaladı.

    Deniz taşımacılığından yararlanılarak; ticaret, ticari ilişkiler ve medeniyet gelişti, kültür arttı ve bu topraklar tarih boyu orduların uğrak yeri oldular. Bir zamanlar, kara yolculukları kervancılıktan biraz daha geliştiğinde, denizaşırı ticaretin boyutları, tarihi Ege kıyılarındaki bir çok şehrin kurulmasını ve korunmasını gerektirdi.

    O zamanlar yük gemileri, bugünkü keyfi gemi yolculuklarının rotalarında, kıyıya iyice yakın seyrediyorlardı ve rüzgâr çıktığında, rahatlıkla koylara sığınabiliyorlardı. Bu yörede tarih boyunca şehirler kurularak, denizciler barındı. Özellikle de Knidos, bugünün Datça'sının yakınlarından, Lorima Yarımadası'nın ucunda bulunan geçen gemilerin mecburen ikmal yaptıkları ve kıyıdan yukarılara doğru yelken açmadan önce, şiddetli kuzey rüzgârının dinmesini bekledikleri bir noktaya taşındı. Zamanla, yaşamlarını deniz ticaretinden sağlayan sayısız Helenistik şehrin bütün direnmelerine karşın, kıyılar dolarak sığlaştı, bu sitelerin önemleri ve deniz ticaretleri giderek azaldı.

    15-25 metrelik ticaret gemilerinin çağı yakın zamanlarda sona ermiştir. 25 yıl kadar önce ticari taşımacılığın çoğu böyle yerli yapı ahşap teknelerle sürdürmekteydi. Yol boyunca zevkle seyredilen manzaralardan dolayı, bu deniz yolculuğunun adına modern bir Türk deyişle "Mavi Yolculuk" denilmektedir.

    Bugün, yerel kıyı trafiğini yalnızca gezinti tekneleri oluşturur. Büyük yük gemileriyse, açık denizlerde seyreder. Ara sıra inşa edilen balıkçı teknelerinin dışında, yüzlerce tersanede, gezinti tekneleri inşa edilmektedir. İdeal iklim koşulları, davet edici sular ve her biri kendine özgü güzellikte birçok sayıda eski liman, koy ve kıyılar, başka birçok hoş ve çekici özellikler, modern Türkiye'nin misafirperverliği ile Ege'nin Türkiye kıyıları, Akdeniz üzerindeki deniz yolculuğunu çok çekici hale getirmekte ve bu seyir cennetine özel bir isim verdirmektedir: Turkuvaz kıyılar.

    Turkuvaz kıyılar, kuzeyde Kuşadası'ndan güneyde Antalya'ya kadar yaklaşık 350 deniz milidir. Birbirine karışmış kıvrım kıvrım kıyılar, uzunluğu iki kez artırır. Hem körfezin karşısında ve her burnun etrafında ya yeni bir koy uzanır veya küçük bir köy, ya da antik bir site yer alır.

    Bodrum'dan çevreye kalkan gezi amaçlı tarifeler çok çeşitlidir. Bodrum yarımadasının kuzey ucundaki ıssız Güllük Körfezi'nde, düzinelerde metruk koy boyunca gümrah ormanlar kayalık kıyılara doğru alçalır. Ziyaretçiler, sayısız metruk koyun ağaçlıklı yamaçlarında otlayan keçi sürülerinin boyunlarındaki çanların seslerini duyar. Güllük Körfezi'nden yalnızca bir kaç kilometre içerilerde antik Didim harabeleri ve Iasos yer alır. Doğuştan denizci konuklar buralardaki harabelerin arasında demir atar, yerel denizcilerin yakaladığı balıkları birer birer tadarlar.

    Bodrum'dan güneydoğuya doğru, Güllükten daha çok tanınan Gökova Körfezi yeralır. Gökova'nın sayısız koyları, birer birer, kendilerine has keyiflerin türlerini sunarlar. Deniz kenarındaki köy ve tavernalar daha kalabalık ve canlı birer atmosfere sahiptirler. Gökova'nın içindeki bir ada üzerinde kurulu antik Keramos şehri kalıntıları da ayrıca ünlüdür. Kleopatra kumsalının, Kleopatra ve sevgilisi Antonyüs için Mısır'dan getirtildiği rivayet edilir. Gökova'nın güneybatı ucunda, bir zamanların en büyük şehri ve antik çağın en büyük heykeltıraşı Preksiteles'in vatanı olan Knidos'un kalıntıları yer alır. Bugün Knidos'a ancak deniz yoluyla ulaşılır; binlerce yıl öncesinde de olduğu gibi, bu tarihi liman yatları barındırır.

    Gökova Körfezi'nin ardında güneyde Antalya'ya doğru kıyı 200 mil uzanır. Datça Yarımadası'nın uzun burnunun altındaki Hisarönü Körfezi'nde, doğuştan denizci konukların keşfedebilecekleri yüzlerce koy ve ada bulunmaktadır. Hisarönü'nün ardında yer alan ünlü Marmaris'in geniş koyunda, Türkiye Ege'sinin en büyük otelleri ve marinası yer alır.

    Marmaris'ten Antalya'ya kadar uzanan kıyı, olağanüstü güzellikleri gözler önüne serer. Karetta Kaplumbağaları'nın son yuvalandıkları yer olan İztuzu kumsalı yemyeşil Dalyan'ı korur. Nehrin ağzındaki kumsalın karşısında bulunan küçük teknelerin getirdikleri konuklar ünlü Kaunos harabelerini ziyaret ederler. Körfeze iyice sokulmuş Göcek Köyü ile gürültülü Fethiye Limanı, Fethiye Körfezi'nin içindedirler. Fethiye'nin güneyindeki Ölü Deniz'in çakıllı kumsalı, benzeri görülmemiş güzellikteki küçük limanı korur. Küçük birer köy olan Kalkan ve Kaş'I ziyaret edenler, batık şehri ve Osmanlı Kalesi'ni görme şansını elde ederler. Mavi yolculuğun son durağı Antalya'dır. Konuk tekne burada eski kasabanın gölgesine demir atar. İçindeki ziyaretçiler de Türkiye'nin en büyük ve en ünlü yazlık şehirlerinden birinin gece yaşamından ve eğlence türlerinden örnekler yaşarlar. Bir çok uğrak limanının büyüleyici ve pırıl pırıl güzelliğinin yanı sıra, Mavi Yolculuk sırasında, gulet tipi özel yapıdaki tekne ile pek çok yer gezilip görülebilir. İtalyanca'daki "Gouletta" sözcüğünden gelen "Gulet"ler, geleneksel Akdeniz yelkenli teknelerinin çağdaş uyarlamalarıdır. Ege çamından yerel olarak inşa edilen guletin, geniş kaburgalı bir güvertesi ve geniş hacimli kabinleri vardır. Kaptan, aşçı ve tayfadan oluşan mürettebatı ve doğaya uyumlu görüntüsüyle guletler, turkuvaz kıyıların keyfini çıkartmak için idealdir.

    Denizi yüzlerinde hissetmek için yaratılmış deneyimli veya acemi denizciler, bu turkuvaz suların keyfini çıkartabilmek için, kıyılardaki Kuşadası, Bodrum, Marmaris veya Antalya gibi belli başlı limanlardan; yat, üstü açık tekne, filotilla ve gulet gibi çeşitli türde tekneler kiralayabilirler.

    Ege'nin Türk kıyıları, doğası, tarihi ve konukseverliği ile, benzer yörelerden farklıdır. Buralara kolayca gelinebilir. Geldikten sonra da, modern dünyanın dert ve kederlerinden uzaklaşılır. Antik tarih, tenha koylar ve zamanın dışında kalmış köyler… Şehirlerin itiş kakışından ve telaşlı sayfiyelerden yalnızca kısa bir mesafedeki bu yerler, en yorgun konukların bile, biraları gelerek keşfetmelerine fırsat verir. Mavi Yolculuk, bir başka yerde asla görülemeyecek keşifler yapılacağını garanti eder.

    mavi-yolculuk.com


     
Mavi Yolculuk - Tarihçe konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Günümüzde Mavi Yolculuk

    Günümüzde Mavi Yolculuk

    ali kemal denizaslanı Günümüzün Mavi Yolculuğuna Merhaba : Özellikle 1940'lı yılların başında Bodrumlu Ziya Güvendiren ustanın başlatmış olduğu ahşap yapımı balıkçı tekneleri, Piyadeler, Tirhandiller ve Aynakıç ve Guletler ile Bodrum el yapımı ahşap yatlar yapımında sadece Bodrum ve Türkiye'ye değil uluslararası bir üne kavuşmuştur. Ziya Usta'nın yetiştirmiş olduğu ve bugün hala Gulet...
  2. Mavi Yolculuk için Pratik Bilgiler

    Mavi Yolculuk için Pratik Bilgiler

    Mavi Yolculuk için Pratik Bilgiler : Deniz üzerinde zaman nasıl geçer ? Sabah kahvaltısında sonra demir alınır ve gidilecek koya ulaşılır. Denize girilir, yüzülür. Öğle yemeğinden sonra güzellik uykusuna dalınır. Akşam konaklanacak koya hareket edilir. Akşam yemeğinden önce karaya çıkılıp yeni bitkiler, hayvanlar, patikalar keşfedilir. Akşam Barbeküsü ile geçenin geç vaktine kadar sohbet...
  3. Mavi Yolculuk Yaparken Dikkat!

    Mavi Yolculuk Yaparken Dikkat!

    MAVİ YOLCULUK YAPARKEN, TEKNEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER: -Su depoları sınırlı olduğu için, su kullanımına dikkat edin, işiniz bitince muslukları kapattığınıza emin olun. -Teknenin kamaralı bölümünde sigara içmeyin. -Tuvaletlere yabancı madde atmayın. -Kaptana veya yakınlarınıza haber vermeden tekneden uzun süre ayrılmayın. -Motor durmadan veya manevra tamamlanmadan denize atlamayın; sürat...
  4. Mavi Yolculuk - Mavi Tur

    Mavi Yolculuk - Mavi Tur

    MAVİ YOLCULUK MAVİ TUR Doğayla baş başa kalmak, ıssız koylarda, turkuaz bir denizle bütünleşmek ve kafanızdaki bütün sıkıntıları atıp, yemyeşil bitki örtüsünü seyre dalmak istiyorsanız; aradığınız tatil türü mavi yolculuk olabilir. 1950’li yıllarda, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın öncülüğünde, Türk aydınları, yurt gezilerine çıktılar. Edebiyatımızda büyük yeri olan Sebahattin...
  5. Mavi Yolculukta Yanınıza Almanız Gerekenler

    Mavi Yolculukta Yanınıza Almanız Gerekenler

    tatilde yanımıza almamız gerekenler tatilde yanınıza almanız gerekenler tatile giderken yanımıza almamız yolculukta geziye giderken neler almalıyız Mavi Yolculuğa çıkarken yanınıza almanız gerekenler; * Mavinin ve yeşilin binlerce tonunu , tarihle iç içe Ege ve Akdeniz kıyılarının doyumsuz güzelliğini ancak fotoğrafla kare içine sığdırabilirsiniz. Yanınıza fotoğraf makinanızı mutlaka...

Sayfayı Paylaş