gebe
  1. eylül

    eylül Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Eylül 2007
    Mesajlar:
    199
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    MehmetÇİk Ve AtatÜrk

    Konu, 'Mustafa Kemal Atatürk' kısmında eylül tarafından paylaşıldı.

    Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, zaferle beraber medeniyet nurlarını da taşıyan kahraman Türk Ordusu sadece silah zoruyla değil, sahip olduğu yüce değerlerle çağ açmış , çağ kapamış, üç kıtaya egemen olmuştur. Türk Ulusunun evladı olan Mehmetçik, bu yüce değerlerin temel unsuru olup , ulusal varlığımızın güvencesidir. ATATÜRK diyor ki; "Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin en büyük payı senindir."

    Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün muharebe meydanlarındaki başarılarının sırrı Mehmetçik’le bütünleşmesinde aranmalıdır.

    Büyük Taarruzu başlattığımız 25/26 Ağustos 1922 gecesi... Yunan Ordularının Başkomutanı General Hacı Anesti, İZMİR’de kuştüyü yastıklarda sabahlarken; Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, KOCATEPE’de Mehmetçik’le omuz omuzadır. Tıpkı Mehmetçik gibi, kaputunu üstüne çekerek, öylece sabahlar.

    Büyük Taarruzdan tam bir yıl önceki SAKARYA Meydan Muharebesinde de, göz yaşartan nice öyküler yaşanmıştır. İşte bunlardan sadece birisini, Garp Cephesi Kurmay Başkanı (Rahmetli Orgeneral) Asım GÜNDÜZ’den aktaralım:

    "YENMEYEN TAVUK"

    O gün Duatepe’de düşmanın iniltisini sevinç gözyaşları ile kutluyorduk. Mürettep Kolordumuzun Kurmay Başkanı Hayrullah Bey, bir akşam yemeği hazırlamıştı. Ancak, ortada bir cılız tavuk ile, dört beş dilim siyah ekmekten başka bir şey yoktu.

    Dünden beri ağzımıza en ufak bir lokma girmemişti. Gazi Paşa, İsmet Paşa, Ben, Kazım Bey, sofraya bağdaş kurduk. Hayrullah (Fişek) Bey, Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey, Salih (Bozok) Bey biraz uzaktaydılar.

    ATATÜRK, Kolordu Komutanı Kazım Bey’e dönerek:

    Erlere yiyecek ne verebildiniz? diye sordu.

    Kazım (Özalp) Bey şaşırdı, durakladı, Kurmay Başkanı’na dönerek:

    - Hayrullah Bey, erlere ne verebildik? diye sordu.

    - Efendim, dün sabah tedarik ettiğimiz buğdayı, kavurmaları için birliklere dağıtmıştık...

    - Mustafa Kemal Paşa, biraz durakladıktan sonra ayağa kalktı ve tavuğa el sürmeden çadırına doğru yürüdü... Biz de onu takip ettik. Ne tavuk, ne de bir dilim ekmeğe el sürebilmiştik. O akşam hepimiz yine aç yattık...

    BÜYÜK TAARRUZ VE BÜYÜK ZAFERDEN GÖRÜNTÜLER

    Topçularımızın 26 Ağustos sabahı Saat:4.30’da açtığı ateşle Büyük Taarruz başladı. İlk hamlede, Yunan Ordusunun elindeki tahkimli mevziler ele geçirildi ve 27 Ağustos’ta AFYON Kenti işgalden kurtarıldı. Yenik düşman, 27 Ağustos gecesi İZMİR’e doğru çekilmek istedi. Fakat, Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki süvarilerimiz düşmanın gerilerine sarkarak, çekilme yollarını kesmişti. 30 Ağustos günü, beş Yunan Tümeni DUMLUPINAR kuzeyinde çepeçevre kuşatılarak imha edildi. Bu çemberden kaçıp kurtulmayı başaran General Trikupis, 2 Eylül günü, UŞAK civarında yakalandı. Süvarilerimiz düşmanın haberleşme imkanlarını ve demiryolu bağlantısını kesmişti. Bu nedenle, Trikupis Hacı Anesti’nin görevden alınarak kendisinin "Küçük Asya Ordusu" Başkomutanlığına atandığını esir düştüğü birliğin komutanından öğrendi.

    Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Mareşal rütbesine henüz terfi etmiş bulunan Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa ve Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa 3 Eylül günü UŞAK’ta iken, esir Yunan Generalleri Trikupis ve Diyenis 1’nci Ordu Komutanı Nurettin Paşa ile 4 ncü Kolordu Komutanı Kemalettin Sami (GÖKÇE) Paşa’nın arasında, Gazi M. Kemal Paşa’nın huzuruna getirildi. ATATÜRK esirlere yer gösterip, kahve ısmarladı ve sonra; "Nasıl oldu, anlatın?" diyerek, düşman tarafında yaşananları sorguladı...

    General Trikupis, Büyük Taarruzun başladığı gece AFYON da bir baloda eğlendiklerini; bir ucu KÜTAHYA’da, diğer ucu AFYON’daki Türk Taarruzunun Yunan mevzilerini süratle ezip geçtiğini; sele kapılmış gibi MURAT Dağı eteklerine sürüklendiklerini ve KIZILTAŞ Deresi yamaçlarında kapana kıstırıldıklarını, bütün çıplaklığı ile anlattı.

    Bundan sonrasını bizzat General Trikupis’ten dinleyelim:

    "Durumu anlamaya, telgraf hatlarımızı kullanmaya ve İZMİR’deki Başkomutanımızla bağlantı kurmaya dahi vakit bulamadık. (30 Ağustos gününe kadar) Toplarımızı az çok kullanarak, geri çekiliyorduk. Fakat, sırtımızı o yamaca (KIZILTAŞ yamaçlarına) dayadıktan sonra, kıpırdamaya dahi mecalimiz kalmadı... Öğleden sonra, topçumuzu da kullanamaz duruma düştük. Ancak tüfeklerimizi kullanabiliyorduk. Bir an geldi ki, tüfeklerimizi dahi ateşleyemeyecek şekilde, bir darlığa sıkıştırıldık... İşte o zaman, süngüleriniz parıldamaya başladı. Arkamız, önümüz, her yanımız süngü. Artık, sonumuz gelmişti. Atımı bile bulamadım. Ormanların içinde, yaya olarak yollara düştüm."

    Esir Yunan Generali, bozgunu böylece anlattıktan sonra, Gazi’ye sorar:

    "Peki, siz bu savaşı nereden yönetiyordunuz?

    ATATÜRK yanıt verir: "İşte, tam o süngülerin parladığı yerden"

    Trikupis şaşırır, müthiş bir heyecana kapılır ve saygı ile doğrulur; "Savaş böyle kazanılır" der. "Yoksa, yüzlerce kilometre uzaklıktaki bir yattan, harita üzerinde pergelle ölçüp biçerek, savaş yönetilmez"...

    ÖZETLEYECEK OLURSAK;

    Büyük İskender, Sezar, Napolyon gibi tarihte ün kazanmış nice liderler ihtişam içerisinde, göz kamaştırarak baş olmuşlardır. Ancak, onların başarıları kalıcı olmamış ve yaşamları hüsranla sonuçlanmıştır. ATATÜRK ise, tıpkı Mehmetçik gibi kibirsiz bir kahramandır. Bir anlamda O’da bir Mehmetçik’tir. O hem Mehmetçik ve hem de Ulusumuzun Ebedi Başkomutanıdır

     
MehmetÇİk Ve AtatÜrk konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. MehmetÇİk

    MehmetÇİk

    Esaret zincirini kanlarla kıran Mehmet, Hürmetle eğilmede huzurunda bu millet, Kan verdin şu toprağa ebedi şan aldın sen. Öldünde savaşlarda yaşatmak için yurdunu, Çoştunda savaşlarda azgın düşmanlar durdu. Bütün dünya milleti o azgın düşmanlar ki, Memleketi istila edeceklerdi sanki. Düşündüler mi onlar üç kıtanın fethini, Düşündüler mi onlar şanlı tarihini. Çoştun da bir zamanlar...
  2. Mehmetçik dağda pilav ve döner yiyebilecek

    Mehmetçik dağda pilav ve döner yiyebilecek

    2 yıl raf ömrü olan soğuk-sıcak yenebilen yemekler dağda görev yapan askerlerin kullanımına sunuluyor. Uyar Şirketler Grubu, hazır yemek, tekstil, savunma elektroniği, termal ve gece görüş sistemleri konusunda çalışmalar yürüten üç şirketiyle Abu Dabi'de gerçekleştirilen IDEX fuarına katılarak ürünlerini tanıttı. Grubun Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Erzurumluoğlu, Gebze Organize Sanayi...
  3. Atatürk sözleri ve anlamları

    Atatürk sözleri ve anlamları

    Ulu önder Atatürk'ün söylediği sözler ve bu sözlerin anlamlarını sizlere vermek istiyoruz arkadaşlarım. Bağzı eski kelimelerle karşılaşabilirsiniz bunun için google size iyi bir kaynak olacaktır diye düşünüyorum. Zaten bütün sözlerin şu anda kullanıldığını da göreceksiniz. Zorlandıklarınızın anlamlarını bizlere sorabilirsiniz. Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle...
  4. Atatürk ve Matematik

    Atatürk ve Matematik

    atatürkün matematik alanında yaptığı yenilikler nelerdir Atatürk ve Matematik Atatürk'ün Matematiğe Verdiği Önem Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün metematik sevgisi ve yenilikleri hakkında neler biliyorsunuz bilmiyoruz ama eminiz ki bu yazımızdan sonra herşeyi bileceksiniz Melek'ler. Çünkü Atatürk ve metematik hakkında bilgiler paylaşıyoruz. Ilkokullar da ögretildigi gibi Atatürk’ün...
  5. mehmetçik

    mehmetçik

    türk kara ordusu bilgi

Sayfayı Paylaş