gebe
  1. ßeLeN

    ßeLeN Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.973
    Beğenilen Mesajlar:
    1.316
    Ödül Puanları:
    113

    Melankoli nedir?

    Konu, 'Melek Sözlük' kısmında ßeLeN tarafından paylaşıldı.

    üzgün suratlar üzgün surat ifade ifadeler surat ifadeleri [​IMG] Ne kötü birşeydir bu melişler böyle..

    Melankoli derin bir keder içinde hüzünlü, acı çeken, yalnız, umutsuz bir insanın içinde bulunduğu durumdur. Melankolik mizaçlı kişiler mutsuzdur. Yalnızlığı, toplumdan uzaklaşmayı ve insanlardan soyutlanmayı tercih ederler. Diğer insanlarla yakın ilişkiler içine girmekten kaçarlar. Yaşamı boş ve anlamsız bulurlar. Keder, mutsuzluk ve değersizlik duyguları içindedirler. Melankoli depresyona dönüşebilir ve ağır depresyonlarda intihara gidilebilir. Depresyon duygusal çöküntü içine girmektir. “Depresif kişiliktekiler çöküntüye yatkındırlar. Özgüvenleri azdır, kötümserdirler, coşkusuzdurlar, insanlarla ilişki kurmazlar”

    “Depresyon genelde günlük klinik deneylere dayanan bir tanımlamadır. Depresyonun arka planını oluşturduğu sıklıkla görülen hüzün; olasılıkla yitirilen bir yakının, günlük yaşamdaki başarısızlıklar, insanlar arasındaki olumsuz ilişkiler sonucu ortaya çıkmaktadır”

    Duygusal çöküntü içinde olanlar hüzünlü bir yüz ifadesine sahiptir. “Gözleri ve ağzı aşağıya doğru sarkıktır. Bakışları boş ve omuzları düşüktür. Elemli ya da ifadesiz bir görünümleri vardır”

    Bu kişilerde durgunluk ve yetersizlik duygusu hakim olabilir. Hiçbir şeye ilgi duymama, rahat uyku uyumama, huzursuzluk, kararsızlık, umutsuzluk ve iştahın kaybolması, iç gerginlik gibi belirtiler olabilir. “ Bu özelliklerin hepsi bir kimsede gözlenmeyebilir. En belirgin özellik kişinin kendini değersiz ve yetersiz görmesidir. Diğer özelliklerden yaygın olanlar yaşama sevincini kaybetme, sürekli yorgun olma, her şeye karamsarlıkla bakmadır”

    Depresyon sonucu ortaya çıkabilen intiharın belirtileri de duygusal çöküntü, sessizlik, kendini beğenmeme, küçük görme, kendini suçlama, uyumsuzluk ve yaşamı anlamsız görmedir. Depresyonu normal üzüntülerden ayıran özellik karamsarlıktır. Kişi yaşantısının ve içinde bulunduğu durumun değişmeyeceğine inanır. Depresyon bir hastalık biçimidir ve tedavi edilebilir.

    Melankolik mizaçta olan kişiler ise bir olay sonrası hüzne ve kedere gömülmezler. Onların durumu ya doğuştan ya da toplumsal nedenler sonucudur. “Melankoli dışa vuran belirtileri nasıl olursa olsun insanın varoluşunu diğer insanlarla olan ilişkilerini irdeleyen bir yaklaşımdır. Melankoli dünyaya gelmesine, fırlatılıp atılmışlığına bir türlü anlam veremeyen dünya ve diğer insanlarla ilişkilerini sorgulayan ve bütün bunlardan acı çeken, korkan, varoluş konumundan sürekli güvensizlik duyan, bir türlü kendisi olamadığını duyumsayan ve düşünen insanın durumudur”

    Melankolik insan huzurlu olabilmek, sakin bir hayat sürebilmek için yalnızlığı seçer. Ancak yalnız olduğunda da hayatla ve insanlarla olan ilişkilerini sorgulaması ve sürekli düşünmesi, kendini suçlaması, varoluşunun nedenini araması gibi sebeplerden dolayı bir türlü dinginliğe ulaşamaz. Sıkıntıları ve bunalımları sona ermez.

    İçinde bulunduğu dünyaya ve topluma uyumsuz olduğunu hisseder. Bu durum bazen onu hüzünlendirirken bazen de memnunluk hissi verir. Olayların, yaşamın ve insanların içinde olmaktansa dışarıdan çıkarsız, amaçsız bir izleyici ve gözlemci olmayı tercih eder. Bitmeyen sıkıntısı, boşluk içinde oluşu ve hüznü onu içinden çıkamayacağı kederlere boğabilir. Hüznü bazen gülerek –Demokritos-, bazen ağlayarak-Heraklitos-, bazen de suskunluğuyla –Hölderlin- açığa çıkabilir. Melankolik kişi duyarlı bir yapıya sahiptir. İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak isteyebilir. Ancak doğal olmayan yapmacık ilişkiler sahte kimlikler, maskeler, incelikten yoksun düşüncesiz davranışlarla karşılaştıkça bundan vazgeçip içine kapanır. Bir gün doğal, içten, ruhuna kulak verip onu içinden dışarı yansıtan insanlarla karşılaşmayı ummak ister ama umutsuzdur çünkü insan içinde bulunduğu toplum düzeninde böyle bir şeye pek yatkın değildir. Birbirlerine güvenemeyen insanlardan oluşan toplumlarda maskeler takılmadan rahat edilemez.

    Melankolik kişi çelişkiler içinde kalır, kararsızdır. Bir yandan yalnızlığı seçmesinden hoşnuttur bir yandan da insanların içinde olamayışının hüznünü duyar. İnsanlarla ilişkilerinde hep bir sorun vardır. Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı , diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır. Toplumsallaşmaktan, bir yere bir kimseye bağlı olmaktan korkmak melankoliklerin tutumudur. Kendilerine duydukları saygı, kendilerine yönelik olmaları belirgin özelliklerindendir. O nedenle aylaktırlar.

    Melankolik mizaçlı kişilerde hayata karşı ilgisizlik, bezginlik bıkkınlık olabilir. Çökkün, yılgın ruh hali içinde görülebilirler. Geleceğe karşı umutsuzlukla birlikte çaresiz ve zavallı olduklarını hissedebilirler. Yaşamı kendi ellerinde tutamama, var oluşun amacını bulamayıp, kendini oluşturamama korkusu melankoliye neden olur. Kendini oluşturamayınca, bu kendi elinde olmayınca çaresizliğe düşer. Kendisiyle uğraşan, oynayan bir varlığın oyuncağı olduğu duygusuyla bilemediği şeylere kızar*. Ölümün kaçınılmazlığının, varolmanın karşıtı olan varolamamanın ya da hiçliğin bilincindedir. Ölüm hiçlik duygusunu yaratır. “Ölüm düşüncesi melankolik mizacın peşini bırakmadığı içindir ki dünyayı okumayı en iyi bilenler melankoliklerdir.”.

    “Ölümün kaçınılmazlığının arada bir fark edilmesini ya da boşluk, yalnızlık ve insanlardan soyutlanma duyguları içerir. Ancak kendi varlığının farkında olabilmesi için olaylarla etkileşimde bulunması gerekir. Bu etkileşim olmadan dıştan bakışta bir insan gibi görünse de diğer insanlar için hiçbir anlam taşıyamaz. Olaylarla iletişimi ve ilişkisi dış dünyadan soyutlanmamasını sağlar”

    Melankolik kişi yüreğini yiyip bitiren bir şeylerin varlığını hisseder. İçini kemiren bu şeye teslim olmak istemez ancak çaresizlik içinde onunla mücadele etme gücünü yitirir. “Uyum sağlamayı, boyun eğmeyi beceremez. Sürekli arayış içindedir. Tüm şeylerin hiçliğini keşfeder. İçinde kıpraşıp durduğu olumsuzlama boşluğunda güvensizliği tek olumluluk olarak kalır. Ama güvensizlik verimsizdir, tüm içsel kuvveti tüketir”

    Arayış olanaksız bir dünyaya doğrudur. Bu dünyada olmayan başkalıkların özlemi içindedir. Uyumsuzluğu ve kabullenemeyişi bundandır. Dünyanın zevklerini hor görür. Nietzsche’nin dediği gibi ‘sürülere özgü zevkler herkes için değildir’. Uyumsuzluk acı verse de, acıdan kıvransalar da kendilerini bir yere, bir tanıma yerleştirmek istemezler ve herkes gibi yaşamak onlara korkunç görünür.

    Yabani olmak, yalnız bir münzevi olmak, hırs içinde olmamak belirgin özelliklerindendir. Kendine kaçışları hem en güzel hem de en sıkıntılı anlarıdır. Güzeldir çünkü kendisini kendinden başka anlayacak biri daha yoktur. Sıkıntılıdır çünkü sorgulamaları, kendini suçlamaları, düşüncelere dalması onu içinden çıkamayacağı durumlara götürür. Melankolik kişi yanlış giden bir şeyleri sezer. Daha iyilerinin olabileceğini düşler ancak başarısızlığa uğrayınca acı çeker. Bu gerilimli ortam sanat ve yaratıcılığın da ortamıdır belki de. Melankolik insan da hep bir karşı koyuş ve başkaldırı görülmüştür. Özgürlüğü arar. İnançlardan uzaklaşınca da acı ve boşluk içine düşer.

    Aristotales ‘Sorunlar’ adlı kitabında melankoliye yer vermiş ve ‘Neden ister felsefede ya da politikada ister şiir ya da sanatta olsun olağanüstü kişilerin hepsi melankoliktir’ diye yazmıştır. “Sıradan insanlarda melankoli hastalığı görülürken doğaları gereği melankolik olanlar hasta değillerdir. Sırdan hastalardan farklıdırlar. Bu farklılık ve olağanüstülük olumlu anlamdadır. Melankolik mizaçlarda normal koşullarda baskı altında tutulan yetenekler ve yaratıcı güçler özgün koşullarda serbest kalır” (9). Hippokrat’a göre korku ve hüzün uzun sürerse melankolik durumdan söz edilebilir. Hippokrat melankoli üzerine çalışmalarda bulunmuştur. Melankoliyi çökkün, umutsuz, tüm cesaretini yitirmiş bir durum, acı içinde kıvranma, ışıktan insandan kaçma, karanlığı sevme ve konuşmaktan kaçma olarak tanımlamıştır. Melankoliklerde uykusuzluk, dalgınlık, korku, öfke, hüzün gibi durumlar görüldüğünü belirtmiştir.

    Melankolik insan her çağda içinde bulunduğu toplumsal koşullardan mutlu olmadığını, olamadığını, yaşama bir anlam veremediğini, topluma uyum sağlayamadığını, toplumsallaşamadığını, bunun içinde bir tür iç göçle kendi içine çekilerek ruhunun bir kısmını olsun kurtarmaya çalıştığını söylemiştir.

    Güzel bi anı düşünüp özlemek, o anı içine çekip hiç bırakmamaktır …

    Aynada, gülen yüzünün ağlayan yanını görebilmektir MelankoLi …

    ‘’ Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur ‘’ Victor Hugo


     
  2. benimm ben

    benimm ben Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Kasım 2010
    Mesajlar:
    857
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Benim yerim Onun yanı.. :)
    ben bir mükemmelliyetçi melankoliğim.kötü değil iyi bişi bence:raila:
     
  3. ßeLeN

    ßeLeN Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.973
    Beğenilen Mesajlar:
    1.316
    Ödül Puanları:
    113
    Her zaman deil ama bazen ii tamam ama bazende durup dururken hoş olmayan şeyler yaşanabiliyor .
     
  4. yasemin asu

    yasemin asu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Kasım 2010
    Mesajlar:
    388
    Beğenilen Mesajlar:
    24
    Ödül Puanları:
    0
    bnde tam şu an o durumdayım gerçi genelde böyleyim.iyi olmuyor pek ya yıkık dökk hissediyosn kndini hp:(
     
  5. waterlily

    waterlily Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Haziran 2011
    Mesajlar:
    19
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çektiğin acı sevdaya dahilse onu kalbinin derinliklerinde hissetmenin hüznünün yaşattığı garip mutluluktur... gitsin istemezsin çünkü bilirsin ki o hüzün giderse aşk tamamen gider...
     
  6. kaprisli

    kaprisli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    4.648
    Beğenilen Mesajlar:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    Polyannacılığın tezatı diyebiliriz. Bir nevi bardağın boş tarafını görmek biraz abarttım galiba ama aşağı yukarı böyle birşey. Gözlemlediğim kadarıyla bu insanlar sürekli yaşadıkları ve duydukları olaylar veya içinde bulundukları durum -örnekler çoğaltılabilr- karşısında hüzünlenecek içlenecek birşeyler bulabiliyorlar ve yine gördüğüm kadarıyla bu insanların çoğu da halinden memnun.
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2011
Melankoli nedir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sezen Aksu - Melankoli

    Sezen Aksu - Melankoli

    Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır. Anlayamam kederimi Bir ateş yakar derimi İçim dar bulur yerimi Gönlüm dağlarda bunalır. Ne bir dost ne bir sevgili, Dünyadan uzak bir deli Beni sarar melankoli Beni sarar melankoli... Ne kış ne yazı isterim Ne bir dost yüzü isterim Hafif bir sızı isterim Ağrılar sancılar gelir. Yanıma düşer...
  2. Melankoli

    Melankoli

    Melankoli, M.Ö. 4 üncü yüzyılda Hippokrat'ın tanımladığı dört delilik tipinden biriydi ve bunu izleyen 2000 yıl süresince akıl hastalıklarıyla ilgili bütün sınıflandırmalarda yer aldı. Oysa artık bu terim kullanılmamaktadır ve yerini onun kadar şiirsel olmayan «depresyon» terimi almıştır. Bugün melankoli terimi kullanıldığında, şiddetli veya psikotik depresyon mevcudiyeti anlaşılmalıdır. Bkz....
  3. Envolüsyonel Melankoli

    Envolüsyonel Melankoli

    1920'lerde ve 1930'larda, yalnızca orta yaşta baş gösteren belli bir depresyon tipi olduğu görüşü yaygındı: Envolüsyonel melankoli. Bu terim tanımlanırken, envolüsyonel melankolinin geliştiği hastaların daha önce depresyon geçirmedikleri ve hastalığın çok kere birkaç yıl sürdüğü, hattâ bazen bir demans durumuna doğru ilerlediği kabul ediliyordu. Karakteristikleri ajitasyon ve tuhaf...
  4. ne

    ne

    burçak tarlasının gerçek adı nedir
  5. Nükhet Duru'dan Melankoli Şarkısının Sözleri

    Nükhet Duru'dan Melankoli Şarkısının Sözleri

    Bu konu; Nükhet Duru melankoli şarkısının sözleri ile ilgili bilgiler vermektedir. Sevgili melekler, Türk pop müziğinin kraliçesi, yıllara meydan okuyan güzelliği ve fıkır fıkır oluşuyla tanıdığımız Nükhet Duru 'nun çok eskilerden beri dillere pelesenk olmuş bir şarkısının sözlerini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yaşı 30-40 arası olup ta Melankoli şarkısının bilmeyen var mıdır acaba ? İşte...

Sayfayı Paylaş