Mersin Şehri Tanıtımı özellikleri güzellikleri

Konu, 'Akdeniz Bölgesi' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

  1. mersin şehri mersinin tanıtımı mersin özellikleri tanıtımı in özellikleri
    Mersin, Türkiye'nin güneyinde Akdeniz'e kıyısı bulunan Antalya ve Adana'nın ortasında yer alan il.
    Mersin'in tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlamaktadır. Bu dönemde henüz bir köy olan bölge, göçmen bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapar ve adını da bu aşiretten alır. Özellikle Amerika iç savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla Çukurova’da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866’da demiryolu ağına bağlanması, Mersin'in kaderini değiştir. Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova’nın tarım ürünlerinin ihraç edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir.
    Türkiye'nin en yüksek gökdeleninin bulunduğu Mersin, 3 büyük kentten sonra Devlet Opera ve Balesi'nin bulunduğu 4 üncü kenttir.
    Uzun yıllar İçel adıyla bilinen il son yıllarda merkez ilçesi olan Mersin'in adını almıştır.
    Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur. Mersin ve çevresinde, tipik Akdeniz sıcak ve ılıman iklimi hakimdir. Yaz ayları sıcak ve aşırı nemli, kış ayları ise ılık ve yağışlıdır.
    Kendine özgü yemeği olan tantuni ile tatlıları cezerye ve kerebiç çok meşhurdur. Ayrıca, kuş gözü, telatür, eğe (kaburga) dolması, bandırma, yüzük çorbası, keşkek, övelemeç ve batırık özel yöresel yemeklerdendir.
    Coğrafya
    Coğrafi Durumu : İl yüzölçümünün % 87'si dağlıktır.
    En yüksek tepesi : Medetsiz Tepesi (3.584 m)
    Önemli geçişleri : Sertavul, Gülek Boğazları
    Belli Başlı Akarsuları : Berdan Çayı (268 km) Göksu (90 km)
    İl'de bulunan belli başlı ovalar ve yüzölçümleri şu şekildedir. Tarsus Ovası 85.000 hektar, Berdan Ovası 40.000 hektar, Anamur Ovası 5.660 hektar.
    Mersin ili 36-37° kuzey enlemleri ve 33-35° doğu boylamları arasında bulunmaktadır. İlin kara sınırı 608 km, deniz sınırı 321 km olup, yüzölçümü 15.953 km2’dir. Mersin ilinin büyük bir kısmını oldukça yüksek, engebeli ve kayalık Batı ve Orta Toros Dağları oluşturmaktadır. Ovalık ve hafif eğimli alanlar ise bu dağların denize doğru uzandığı il merkezi, Tarsus, Silifke gibi alanlarda gelişmiştir. Bunun dışında kalan düzlük veya hafif eğimli alanlar, kuzeyde dağların arasında veya yüksek kesimlerinde görülmektedir.
    Orta Toros dağları Mersin ilini İç Anadolu Bölgesi'nden ayırmaktadır. Mersin il sınırları içinde kalan en yüksek kesim Bolkar Dağları’ndaki Medetsiz Tepesi’dir(3585 m.) Kuzeydoğudan, kuzeybatıya ve güneye doğru yükseklikler azalmaktadır. Bolkar Dağları’ndan batıya doğru, Kümpet Dağı (2473 m.), Elmadağı(2160 m.), Alamusa Dağı(2013 m.), Büyük Eğri Dağı (2025 m.), Kızıldağ (2260 m.), Naldöken Dağı (1754 m.), Kabaklı Dağı (l675 m.) önemli yükseltilerdir. Ayrıca Karaziyaret Dağı, Tol Dağı, Sunturas Dağı, Balkalesi, Ayvagediği, Makam Tepesi ve Kaşkaya Tepesi güneye doğru uzanan diğer önemli yükseklikleridir. Mersin’i kuzeydoğudan Gülek Boğazı (1050 m) ile ve kuzeybatıdan Sertavul Geçidi (1610 m) İç Anadolu'ya bağlamaktadır.
    Toros Dağları’nın üst kısımlarında akarsuların, derelerin, atmosferik koşulların ve bölgede bulunan fayların etkisiyle çeşitli düzlükler oluşmuştur. Bu düzlüklerin yüksekliği 700-1500 m. arasında değişmektedir. Belli başlı yaylalık alanlar; Mersin: Aslanköy, Gözne, Fındıkpınarı, Soğucak, Bekiralanı, Mihrican, Ayvagediği ve Güzelyayla Tarsus: Namrun(Çamlıyayla), Gülek ve Sebil;Erdemli: Sorgun, Küçük Sorgun, Toros, Küçükfındıklı ve Güzeloluk; Silifke: Balandız, Uzuncaburç, Gökbelen ve Kırobası; Anamur: Abanoz, Kaş ve Beşoluk; Bozyazı: Elmagözü ve Kozağaç; Gülnar: Bardat, Tersakan ve Bolyaran; Mut: Kozlar, Çivi, Dağpazarı, Söğütözü ve Sertavul Yaylası’dır.
    Mersin ve çevresinde yer alan ovaların büyük bir kısmı Toros Dağları’nın güney eteklerinde akarsular tarafından ve yamaç eğimine bağlı olarak taşınan tortularca oluşturulmuştur. Tarıma oldukça elverişli olan bu alanlar, Mersin-Adana sınırından başlayıp Silifke’ye kadar, dağlara paralel, şerit şeklinde uzanmaktadır. Bunlar yerleşim alanlarına bağlı olarak; Yenice, Tarsus Mersin, Erdemli ve Silifke Ovaları olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizin en mümbit ovalarından olan Çukurova’nın batı uzantısı İlimizdedir. Bunların dışında yine dağların eteklerinde Aydıncık, Anamur ve Bozyazı ovaları gibi birbirinden ayrı küçük düzlüklerde gelişmiştir. Dağların arasında Mut ilçesi çevresinde yer alan düzlük alanlar Göksu Irmağı’nın etkisiyle gelişmiştir.
    Mersin ilinin en büyük iki akarsuyu Göksu Irmağı ve Tarsus (Berdan) Çayı’dır. Bunun dışında Akdeniz’e dökülen çok sayıda irili ufaklı çay ve dere yer almaktadır. Bunlardan bazıları; Mersin’de: Mezitli Deresi, Tece Deresi, Müftü (Efrenk) Deresi, Deliçay Deresi; Anamur’da: Anamur Çayı, Sultan Çayı, Melleç Deresi; Aydıncık’da: Menekşe, Gözsüzce Deresi; Bozyazı’da: Siniçay Deresi, Aksaz Deresi; Erdemli’de: Alata Çayı, Lamas Çayı’dır.
    Mersin ilinde yer alan doğal göller; Silifke’de: Akgöl, Keklik Gölü, Paradeniz Gölü; Gülnar’da: Aygır Göl, Kamışlı Göl, Uzun Göldür. Bunlara ek olarak, yörede Gezende ve Berdan Baraj gölleri ve çok sayıda sulama amaçlı yapılmış göletler bulunmaktadır. Kıyılar: Mersin ilinde yerleşim genelde Mersin körfezi çevresinde gelişmiştir. Burası doğuda Karataş burnundan başlayarak batıda İncekum burnuna kadar uzanır . Arada kalan kısımlarda, kayaç türlerine ve akarsulara bağlı olarak çok sayıda irili ufaklı koy gelişmiştir.
    Tarih
    Antik Çağlar'da Kilikya olarak bilinen bölge için gezgin Coğrafyacı Strabon: "Coracesion'dan (Alanya) Kilikya-Suriye kapısına kadar uzanan Küçük Asya'nın güneydoğu kıyılarına verilen bir bölgedir" diye sözeder.
    Herodot; bölgenin Hypachoea diye adlandırıldığını, Fenikeli Age-nor'un oğullarından Cilix'in buraya gelip yerleştiğini ve onun adından dolayı bölgenin Kilikya adını aldığını nakleder. Fakat Kilikya adı ilk kez, "Chilakka" şeklinde Asurca yazıtlar üzerinde görülmüştür. Bu nedenle bugün Kilikya adının Asur kaynaklarında özellikle Dağlık Kilikya için kullanılan "Chilakka" kelimesinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Aynı Asur kaynaklarında Ovalık Kilikya ise Que olarak adlandırılmaktadır.
    (Kilikya kapıları) ile Anadolu ile Suriye ve Mezopotamya arasında ulaşımı sağlayan Gülek ve SertavulBelen (Suriye kapısı) gibi önemli geçitler nedeniyle stratejik önem taşıyan bölgenin, doğu ve batı kesimleri yeryüzü şekilleri bakımından farklı özellikler gösterir. Bu nedenledir ki Hellenler, batı kesimini Cilicia Tracheia (Dağlık Kilikya), doğu kesimini Cilicia Pedias (Ovalık Kilikya) olarak anmışlardır. Romalılar ise Dağlık Kilikya'ya Cilicia Aspera, Ovalık Kilikya'ya Cilicia Campestris adlarını vermişlerdi. Dağlık Kilikya kabaca bugün Alanya ile Mersin arasında kalan, Ovalık Kilikya ise Mersin'den İskenderun Körfezi'ne kadar uzanan kesimlerdir. İki Kilikya'yı ise Lamas (Limonlu) çayının birbirinden ayırdığı kabul edilir. Günümüzde Dağlık Kilikya Taşeli yarımadası, Ovalık Kilikya ise Çukurova olarak adlandırılır.
    İlde İnanç Turizmi açısından önemli olan iki merkez vardır. Birincisi Hz.İsa'nın Havarilerinden St. Paul'un Tarsus'ta bulunan Evi ve Kuyusu Vatikan tarafından Hac Yeri ilan edilmiştir. Diğeri Müslüman ve Hıristiyan alemince önemli olan ve Silifke/Taşucu'nda yer alan erken Hıristiyan devrinde Hac Yeri olarak kabul edilen Azize Aya Tekla (Meryemlik) önemli dini ziyaret merkezleridir. Ayrıca dini açıdan önemli ziyaret yerlerinden olan Tarsus Ashabı Kehf Mağarası da il sınırları içerisinde bulunmaktadır.
    Tarihi ve turistik açıdan görülmesi gereken başlıca yerler; Kızkalesi , Yumuktepe, Kanlıdivane (Neapolis), Anamuryum Harabeleri , Viranşehir ( Soli), Tarsus- Aziz St.Paul Kilisesi, Silifke-Uzuncaburç, Karaduvar, Ayaş, Namrun Kalesi (Lampron), Alahan (Alacahan) Manastırı, Narlıkuyu,Zeus(Jupiter) tapınağı,Cennet Cehennem mağaraları, Çukurpınar Mağarası, Korikos Kalesi, Mamure kalesi, Aslanköy Kaya Mezarları, Adam Kayalar,Tarsus-Ulu Cami, Tarsus-Eski Cami Büyükeceli Kaya mezarları sayılabilir.
    Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kızkalesi, Taşucu, Susanoğlu, Ayaş, Yemişkumu, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyükeceli ve Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.
    Yaz aylarında aşırı nemden ötürü insanlar Toroslardaki çeşitli yaylalara göç etmektedirler. Mersin'de Gözne, Ayvagediği, Kızılbağ, Soğucak, Bekiralanı, Fındıkpınarı, Mihrican, Çamlıyayla, Namrun, Sebil, Tarsus'ta, Gülek, Erdemli'de, Sorgun, Güzeloluk, Küçükfındık,Silifke'de, Balandız, Gökbelen, Kırobası,Mut`ta Sertavul ve Kozlar,Gülnar'da Bardat, Tersakan ve Kozağaç Yaylaları, Mersin nüfusunun büyük bir bölümünün yaz aylarında konakladığı yerlerdir.
    Ekonomi
    Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye’nin Akdeniz’deki en büyük limanı olma özelliğini taşımaktadır.
    Kentin ticari açıdan önemi göz önüne alınarak, Türkiye’nin dört serbest bölgesinden birisi burada kurulmuş. 785.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Mersin Serbest Bölgesi, başta tekstil firmaları olmak üzere yaklaşık 250 şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, Mersin–Adana karayolu üzerinde cam, soda, gübre, tekstil, meyve suyu gibi sektörlerde faaliyet gösteren birçok önemli fabrika da bulunmaktadır.
    Yat turizminin Doğu Akdenize kaydırılması amacıyla, uluslararası standartlara uygun yat limanı projesi geliştirilmektedir. 500 yat kapasiteli Mersin Ana Yat Limanı inşaatının altyapısı tamamlanmış olup yap-işlet-devret ihalesi yapılma aşamasına gelmiştir. Şehrin kendi adıyla anılan üniversitesi,Mersin Üniversitesi,1992 yılında açılmıştır. Şu an bünyesinde 11 adet fakülte ve 11 adet meslek yüksekokulu barındırmakta olup, gelişmekte olan bir üniversitemizdir.

    Yüzölçümü:
    15.853 km²Nüfus:
    1.266.995 (1990)Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır.

    Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.
    [​IMG]
    Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir.
    Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.

    İLÇELER:

    Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyaka, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur.

    Çamlıyayla: Çamlıyayla, tarihi Namrun Kalesi eteklerinde kurulmuş en büyük en eski yayla yerleşimidir. Toros dağlarının ormanla örtülü yamaçları pitoresk özelliğini koruyan yayla evleri bol güneşli yeşil ortamı, serin havası ile çok sayıda doğal güzelliği bünyesinde barındırır. En önemli tarihi kalıntısı ilçenin kuzey yamacında yükselen tepe üzerinde Namrun Kalesi (Lampron)dir.

    Erdemli: Mersin'e 37 km uzaklıkta bulunan Erdemli ilçesi Kanlıdivane (Neapolis) antik kenti ile ünlüdür. Kanlıdivane, kule, bazilikalar, nekropol alanı ve sarnıçları ile etkileyici tarihi bir alandır.

    Silifke: Silifke ilçesi, Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulmuştur. İlçedeki gezilecek yerler; Silifke Kalesi, Meryemlik, Hagia, Thekla Bazillikası, Kubbeli Kilise, Uzuncaburç, Korykos, Kız Kalesi ve Narlı Kuyu'dur.

    Gülnar: Gülnar ilçesi, Roma Kenti olan Gilindire ve Meydancık Kalesi ile ünlüdür.

    Mut: Mut ilçesi, Mersin'e 160 km. uzaklıktadır. Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Mut Kalesi, Karamanoğulları özelliklerini taşımaktadır. Alahan (Alacahan) Manastırı, V. yy yapıtıdır.

    Mersinin Meydanları :D:D
    Mersin Büyük Şehir Belediyesi Tarafından Yaptırılmıştır.

    Galatasaray Meydanı

    [​IMG]

    [​IMG]


    [​IMG]







    Fenerbahçe Meydanı

    [​IMG]


    [​IMG]


    Beşiktaş Meydanı

    [​IMG]

    [​IMG]
    1 kişi bunu beğendi.
  2. Cevap: Mersin Tanıtımı

    Tarihi yer Eshab-ı Kehf-Kehf hadisesi Kur'anı Kerim' de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü badel mevt ( Yeniden dirilme ) inancının delilleri arasında gösterilir. Buna göre;
    Efsus ya da Yarpuz denilen bir şehirde Dakyanus ( Dakyus ) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine ve putlarına taptırırmış. Allah' ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyruğu dışına çıkarlarmış.
    Bunu haber alan Dakyanus' tan kaçan gençler, kendileri gibi inançlı bir çobana rastlarlar. Çoban ve Kıtmir adındaki köpeği de onlara katılır. Çobanın bildiği ve ​
    [​IMG]yanında su olan bir mağaraya sığınan Eshab-ı Kehf-Kehf burada uykuya dalarlar Kralın vezirleri mağarayı bulurlar. Ancak korkularından içeri giremezler. Eshab-ı Kehf-Kehf, burada ise çıkamayıp helak olsunlar diyerek mağaranın ağızını ördürürler.
    Bunu haber alan Dakyanus' tan kaçan gençler, kendileri gibi inançlı bir çobana rastlarlar. Çoban ve Kıtmir adındaki köpeği de onlara katılır. Çobanın bildiği ve yanında su olan bir mağaraya sığınan Eshab-ı Kehf-Kehf burada uykuya dalarlar Kralın vezirleri mağarayı bulurlar. Ancak korkularından içeri giremezler. Eshab-ı Kehf-Kehf, burada ise çıkamayıp helak olsunlar diyerek mağaranın ağızını ördürürler.
    Eshab-ı Kehf-Kehf, bir rivayete göre 309 sene bu vaziyette kalırlar. Uyandıklarında, acıktıklarından bahisle içlerinden Yemliha' yı şehire ekmek almaya gönderirler.
    Şehirde, Dakyanus zamanından kalma para ile alışveriş yapmak isteyen Yemliha' dan şüphelenen halk, onu mahkemeye çıkartır. Mahkemede halini anlatan Yemliha, delil için kalabalığı mağaranın olduğu yere getirir. Ancak, mağarada kendisini bekleyen arkadaşlarının korkabileceğinden bahisle, içeriye yalnız girip onlara durumu anlatacağını söyleyerek ayrılır ve sır olup gider. Bu olay, zalim Dakyanus' tan yüzyıllarca sene sonra Allah' a inanmakla beraber ahirete ve yeniden dirilmeye inanmayan halk için müthiş bir mucize olur. Devrin kralının duaları da böylece kabul olmuş olur.
    [​IMG]


    MAĞARA ARKADAŞLARI

    Kur'an'ı Kerimde yer alan Kehf suresin'de mağara arkadaşlarının durumuna değinilmiş ancak ayrıntılı bilgi verilmemiştir.Kehf suresinin 9.ayetinde "Sen Eshab-ı Kehf'i ve Rakimi keramatlerimizden biri mi sandın "sözleri ile Hz. Peygambere seslenildikten sonra,mağara arkadaşları ile ilgili bilgi verilmeye başlanmaktadır.
    (Bazı kimseler):” Onlar üçtür,dördüncüleri köpekleridir” diyecekler bunlar.(bazıları da):”onlar
    beştir altıncıları köpekleridir”diyecekler.bunlar gaybı taşlamaktır.(bazıları ise):”Onlar yedidir,sekizincileri köpekleridir” diyecekler. Der ki:”Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır”. O halde onlar hakkında,(sana bildirilen) açık deliller dışında bir münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma(Kehf suresi 22)
    Hiçbir şey için “Bunu yarı yapacağım”deme! (Kehf suresi 23)
    Ancak “Allah dilerse (yaparım)” (de). Bunu unuttuğun taktirde Rabbini an ve, “Umarım ki Rabbim, beni bundan daha yakın olan bir yola iletir”de!(Kehf suresi 24)
    Onlar mağaralarında üç yüzyıl kaldılar. Buna dokuz yıl daha ilave etmişlerdir.(Kehf suresi 25)
    Kur’an’ı Kerim de yedi uyurların isimleriyle ilgili herhangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri şöyledir: Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayuş ve köpeklerinin ismi Kıtmir’ dir. Taberi’ ye göre mağara arkadaşlarının reisi Mekselina idi. Diğerlerinden üçü Dakyanus’un (Decius) sağ kolu diğer üçü ise sol kolu idiler. Kefeştatayuş ise yolda onlara katılan çoban olup Kıtmir de onun köpeğidir.
    Selçuklular devrinde Eshab’ ül Kehf mağarasının Afşin yakınlarında olduğuna kesin şekilde inanılıyordu. Bunu 13. yy ın birinci yarısında Selçuklu devleti’ nin Maraş valisi Nusreteddin Hasan Bey’ in buraya bir tekke, mescid ve bir de medrese yaptırmasından anlıyoruz. Mescid incelendiğinde mağaranın önündeki küçük kilisenin mescide katıldığını kolaylıkla anlayabiliyoruz.
    Kilisenin burada bulunması bizi önemli gerçeklere götürmektedir. Selçuklular devrinde külliyenin yapılması esnasında burada kilisenin bulunması Anadolu Hıristiyanları’ nın da mağara arkadaşlarının burada uyuduklarına inandıklarını gösterir.
    Eshab' ül Kehf in Afşin’ de bulunduğu inancı Selçuklulardan sonra Dulkadiroğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti zamanında da buranın ihya edilmesini sağlamıştır.
    Kaldı ki Kur’ an’ ı Kerim’ deki Kehf suresinde yer alan 17. ayette ‘Güneşi, doğduğu zaman mağaralarının sağına eğilirken, battığı zaman da sol taraftan onları keser geçerken görürsün. Onlar mağaranın geniş bir köşesinde idiler.....’ şeklindeki ibare incelendiğinde ve Afşin’ de bulunan mağarayla karşılaştırıldığında birebir uyum gösterdiği bariz bir şekilde görülür.
    Mağara arkadaşlarının Afşin’ de bulunan mağarada uyudukları kanıtlar tarafından gösterilmekle birlikte bizim asıl vurgulamak istediğimiz; bu gençlerin Allah’ a olan muhabbetidir.

    HIRISTİYANLIK’TA ESHAB-I KEHF

    Roma hükümdarı Decius Hırıstiyanlığı takip etmeye ve hırıstiyanları öldürmeye başlayınca asil bir aileden olan yedi kardeş dinlerini terk etmelerini isteyen Efesos valisinin aldırış etmediler ve yanlarında köpekleri de olduğu halde bir mağaraya sığındılar.Onları açlıktan öldürmek isteyen Hırıstiyanlık karşıtları mağaranın girişini duvar örerek kapattılar.Ancak bu iş sona ermeden önce bir hırıstiyan olayın içeriğini anlatan bakır levhayı yedi uyurların sığındığı mağaranın içine attı.
    Aradan 158 veya 197 yıl geçtikten sonra,408 veya 447 yılında uyandılar.Bu inançlı kişiler bir gece uyuduklarını düşünüyorlardı.Yedi kardeş içlerinden birini yiyecek malzemeler almak üzere şehre gönderdiler.Dışarıya çıkan kardeş kapılardaki haç işaretlerini görünce çok şaşırdı.Elinde Decius döneminden kalma paralarla gezen bu genç halk tarafından ilgi ve hayretle karşılandı.
    Efes Piskoposu, bu ilgi çekici olayı görmeleri için İmparator II. Teodosius ile imparatoriçeyi davet etti.
    Hep beraber mağarada onları ziyaret ettiler.Bu inançlı kardeşler insanların dirileceklerini ispat ettikten sonra tekrar uykuya daldılar.
    Yediuyurlar Hıristiyanlarca aziz olarak görülür.Şu anki durumunu bilmemekle beraber daha önce27 Temmuz’da Latin kiliselerince anılırlardı.Ortodoks kilisesine göre Yediuyurlar 4 Ağustos’ta mağaraya saklanmışlar, 22 Ekim’de de uyanmışlardır.Bu günlerde dini ayinler yapılır ve yortular arasında yer alırdı.Yediuyurların Latince adları şöyleydi; Maximianus ,Malchus(marhus) ,Martinianus, Constantinu, Dionysius,Iohannes,ve Serapio.
  3. Mersinin Sahil Şeridi arkadaşlarım

    Mersin Sahili bakalım güzelmi :D
    [​IMG]


    [​IMG]This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 650x487.[​IMG]



    [​IMG]This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 650x487.[​IMG]

    [​IMG]This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 650x487.[​IMG]

    [​IMG]This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 1024x768.[​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
  4. İçel Mağaraları

    MAĞARA TURİZMİ
    İçel Mağaraları

    Yalan Dünya Mağarası

    Yeri: İçel
    Anamur-Silifke yolunda Aydıncıktan sonra Gülnar yol ayrımından itibaren 13 km. mesafede Sele Mahallesinin yaklaşık olarak 1 km. mesafede, kuzeybatısında Yalandünya tepesi mevkiindedir.
    Özellikleri: Kısmen yatay, kısmen dikey tipindedir. Mağaranın içinde güzel görünümlü sarkıt, dikit ve kolonlar vardır. Bol miktarda mağara incileri de gözlenmektedir. Giriş kısmındaki büyük salonda dağınık biçimde seramik parçaları bulunmuştur.
    Mağara karstik kalkerlerde açılmış olup iki giriş ağzı vardır. Giriş ağızları arasında mesafe yaklaşık 100 m. kadardır. Giriş ağızlarından biri kubbe şeklindeki bir örtünün üzerinde 8x6 m. ebadında büyükçe pencere gibi bir açıklık olup içeriye 17 m.lik iniş ancak özel merdivenle yapılabilmektedir.
    İniş doğrudan doğruya, kalınlığı 30 m. kadar olan ebuli üzerine olmaktadır. Ebulinin eğimi yaklaşık olarak 40 derece kadardır. Buradaki büyük salon 92 m. uzunluğunda 67 m. genişliğindedir. 10 m. yükseldikten sonra küçük bir salona girilir. Bu salon 30 m. derinliğindeki kuyunun dibine kadar ulaşılmaktadır.
    Cennet Obruk Mağarası
    Yeri: İçel
    İçel'in 63 km. güneybatısında Silifke ilçesine 22 km. uzaklıktadır. Obruka İçel-Silifke sahil yolu üzerindeki Narlıkuyu koyuna 1800 m.lik asfalt yolla ulaşılır.
    Özellikleri: Çeşitli jeolojik hareketler ve yeraltı sularının aşınması sonucu ortaya çıkan obru İçel'de en ilgi çeken doğal oluşumlardan biridir.
    Miyosen devrine ait kalkerler içinde alttan bir yeraltı deresine yaptığı erozyonla tavanın çökmesi sonucu oluşmuştur. Takriben 275x125 m. çapında ve en derin noktası kenarlarından itibaren 135 m. dir. Cennet obruğu güneye doğru meyilli bir kuyu halinde alçalır ve en aşağıda mağara şeklini alarak son bulur. Bu kusumda yeraltı suy seviyesinin yüksek olduğu sıralarda ortaya çıkan geçici göl yazın kurur.
    Cennet ve Cehennem Obrukları aynı yeraltı mağara sisteminin üst kısmının çökmesiyle meydana gelmiş iki bacaya tekabül eder. Obruğa Romalılar döneminden kalma merdivenli bir patika ile inilir. Batı uçta Bizanslılara ait kilise kalıntıları vardır.
    Cehennem Obruk Mağarası
    Yeri: İçel
    İçel'in 63 km. güneybatısında, Silifke İlçesine de 22 km. uzaklıktadır. Cennet Obruğunun 75 m. kadar doğusundadır.
    Özellikleri: Miyosen devrine ait kalkerler içinde attan bir yeraltı deresinin yaptığı erozyonla tavanın göçmesi sonucu oluşmuştur. 50x75 m. boyutlarında, elips biçimindedir. Cennet Obruğuna nazaran daha dar ve diktir. Tavanın göçmesi sonucu Obruğun dibine yığılan molozlar, batıdan doğuya doğru yaklaşık 30 derecelik bir eğimle alçalmaktadır.
    Cennet ve Cehennem Obrukları aynı yeraltı mağara sisteminin üst kısmının çökmesiyle meydana gelmiş iki bacaya tekabül eder.
    Narlıkuyu Mağarası Yeri: İçel Silifke-İçel karayolunun Narlıkuyu Köyü içinden ayrılan asfalt yolla mağaraya ulaşılır. Özellikleri: Miyosen kireçtaşları içinde gelişmiş bir mağaradır. Cennet mağarasının 300 m. kadar batısında olup, giriş ağzı denizden 160 m. yükseklikte bulunmaktadır. 20 m. kadar yer yer dikey kısımları ihtiva eden dar bir girişten sonra mağara doğu-batı istikametinde devam eden geniş salonları ihtiva eder. Bu salonlarda çok miktarda sarkıt ve dikitler, kolonlar bulunmaktadır.
    Mağara dışında otopark ve bekçi kulubeleri vardır. Mağara 1987 yılında turizme açılmıştır.


    Mağara Turizmi
    Mağara Araştırmaları
    MTA Jeoloji Etütleri Dairesi bünyesinde kurulan Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi, ekonomik potansiyele sahip mağaraların, bölge koşullarında kullanım alanlarını tespit etmek üzere çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar; Turizm Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Tarım
    Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Üniversiteler, Valilik, Belediyeler ve özel şahıslar tarafından desteklenmektedir. Bazı mağara araştırmaları Mağaracılıkla İlgili yurtiçi ve yurtdışı Kulüp ve Dernekler tarafından da yapılmaktadır.
    Bu çalışmalarda mağaralar jeolojik, jeomorfolojik, hidrolojik-hidrojeolojik, meteorolojik ve biyolojik özellikleri ile incelenerek önemlerine göre 1/100 - 1/2500 ölçekli haritaları (plan ve kesitleri) çizilerek ekonomik olarak kullanım alanları belirlenmektedir. Daha sonraki aşamada ise turizme açılacak mağaraların mimari, elektrik ve çevre düzenlemelerinden oluşan Koruma ve Uygulama Projesi hazırlanmaktadır. Ayrıca mağaralardan geçen yeraltı nehirleri, hareket yönleri ilişkili oldukları yeraltı ve yerüstü akarsu havzaları, kirlenme odakları ile koruma yöntemlerine yönelik çalışma yapılmaktadır.


    Mağara Turizmi
    Mağaraların her biri farklı oluşumlara sahip. Durum böyle olunca her mağara size farklı bir dünya sunuyor. Zaman zaman sarkıt ve dikitler, zaman zaman göletler ve yer altı nehirleri, insanı heyecanlandıran derinlikler, on binlerce yıl önce insanlığa barınak olmuş ve bugünde izlerini bulabileceğiniz geçmişin izleriyle tanışabileceğiniz mağaralar... Bugün ise hala yarasalara ev sahipliği yapıyor bu insanı şaşırtan olağanüstü oluşumlar. Sizi yeryüzünün karanlık derinlikleri ile tanıştıran mağaralar açısından ülkemiz "Mağara Cenneti Ülke" durumunda.
    TÜRKİYE'DE ÖNEMLİ BATIKLAR VE SU ALTI MAĞARALARI KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR
    Türkiye sularındaki önemli batıklar ve su altı mağaraları dalgıçlar tarafından keşfedilmeyi bekliyor.
  5. Mersin Sahilinden Gece Manzaraları

    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]

Sayfayı Paylaş

Meleklermekani.Com misafirleri bu sayfayı şunları arayarak geldiler :

  1. mersin özellikleri

    ,
  2. mersinin özellikleri

    ,
  3. mersin tanıtımı

    ,
  4. mersin şehri,
  5. mersin şehri tanıtımı özellikleri güzellikleri,
  6. mersini anlatan yazi ,
  7. mersini tanıtan yazı,
  8. mersin yöresinin ozellikleri,
  9. mersinin ozellikleri kisaca,
  10. mersinin en önemli özellikleri,
  11. mersinin yöresel özellikleri,
  12. mersin'in özellikleri,
  13. mersinin tarihi guzelliklerini anlatanslayt,
  14. içel tanıtımı,
  15. mersinin en çok bilinen özellikleri