gebe
  1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    Mezardan Gelen Sesler

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    mezardan gelen sesler mezardaki sesler kabirden gelen mezardan video Mezardan Gelen Sesler
    YAŞLI ADAM, eşinin kabrini ziyaret etmek için gittiği kabristanda, bir inilti duyarak yavaşladı. Sağa sola bakınarak kulak kesildi.
    Ortalıkta kimseler yoktu ama, o sesi işittiğinden emindi. Önce hızlı adımlarla kaçmak istedi. Fakat sanki büyülenmiş gibiydi. Korkudan olsa gerek ki, gücü zaten çok azalan ayakları tutulmuş, vücudu uyuşmuştu. Diz boyu otla çevrili mezarlar arasında, güçlükle ilerleyip o tarafa yöneldi. İnlemeyi bir kez daha duyunca, daha fazla yanaşmayıp yere oturdu. Tüylerini diken diken eden ses, birkaç metre ilerden geliyordu.
    Yaşlı adam, bazı velî zatların, kabirdeki insanlarla konuştuğunu duymuş, bunları da herkese anlatmıştı. Belki laf olsun diye:
    — Neden böyle inleyip duruyorsun? dedi. Bir derdin mi var?
    Derinlerden gelen bir erkek sesi:
    — Büyük bir azap çekiyorum!. dedi. Her kemiğim tek tek kırılmış sanki.
    Yaşlı adam, tâ iliklerine kadar ürperdi. Acaba kendisi de, evliya mıydı? Her ne olursa olsun, bu cevabı kesinlikle beklemiyordu. Güç bela toparlanıp:
    — Ne zamandır bu haldesiniz? diye sordu. Yani ne zaman öldünüz?
    — Vallahi bilmiyorum!. dedi mezarda yatan. Sanki dün yaşıyordum, hatta eğleniyordum. Arkadaşlarla birlikte biraz içki içmiştik, daha sonra ayrıldık. Bu arada, sanki yüksek bir yerden düştüm. Her halde ölmüşüm ki, şimdi bu mezardayım. Üstelik de büyük bir azap çekiyorum.
    — İçkinin haram olduğunu ve kabir azabına yol açtığını bilmiyor muydun? diye sordu dışardaki. Allah bilir, başka büyük günahlar da işledin.
    — Keşke ellerim kırılsaydı!. dedi, adam. Keşke kırılsaydı da, o büyük günahları işlemeseydim. Keşke dudaklarım yapışsaydı da, içki denilen zehri içmeseydim. Ne yazık ki her türlü işi yaptım, kumardan tut tâ hırsızlığa kadar. Şimdi öyle pişmanım ki hiç bilemezsin. Burada bu şekilde, bir saniyecik bile kalmaktansa, ömür boyu aç kalmaya razıydım. Ağzıma içki değil, gerekirse bir yudum su bile koymazdım. Başımı da babam gibi secdeden kaldırmazdım.
    — Demek baban dindar biriydi, dedi dışardaki. Neden onun yolundan gitmedin ki?
    — Namaz kılmak biraz güç geldi, dedi adam. Oruç tutmak da öyle. Günde beş kez seccadeye yatmayı, uzun yaz günlerinde, aç ve susuz kalmayı istemedim. Açıkçası, havam bozulur diye korktum. Oysa şimdi bu karanlık çukurda yatıyorum. Tertemiz bir havaya, yemeğe ve suya hasret şekilde. Üstelik de dayanılmaz acılar içindeyim.
    Yaşlı adam, biraz düşünceliydi. Acaba bu ölü için bir fatiha okusa, ya da dualar etse, faydası olur muydu? Bu konuda açıkçası çok ümitsizdi. Bir insan, kullarına verdiği sayısız nimetlerle merhametini ispatlayan ve kendisini en çok “Rahim” ve “Rahman” isimleriyle tanıtan Allah’ın azabına uğramışsa, âciz bir kul, o kişiye nasıl yardım ederdi?
    Sessizce yerinden kalkıp ilerleyince, henüz yeni açılmış bir mezar gördü. Sahibini bekleyen bu çukurun yanında, birkaç tane içki şişesi vardı. Bir tek de ayakkabı.
    Hemen o yana koştu. Boş mezarın içinde, üstü başı içki kokan bir adam yatıyordu. Ceketi de yüzüne dolanmıştı.
    Yaşlı adam, önce mezara inmeyi düşündü. Fakat ağrıyan beliyle bu işi yapamazdı. Uzunca bir dal koparıp tekrar yanaştı ve bunu cekete taktırıp, sırt üstü yatan sarhoşun yüzünü açtı. Mezardaki adam, ondan fazla korkmuştu.
    Yaşlı olan, bir anda rahatlayıp:
    — Demek konuşan sendin? diye tebessüm etti. Seni ölü sanmıştım.
    Mezardaki, derin derin nefes aldıktan sonra:
    — Ben de öyle zannetmiştim!. diye sevindi. Geçen akşam buralarda içmiştik. Kafayı bulduğumda, bu çukura düşüp kaldım her halde.
    Sarhoşun vücudu perişan bir haldeydi. Sırt üstü düştüğünde, üç beş tane kaburgası kırılmış, bir kez bile çalışmayan beyni sarsılmış, bütün gece o mezarda yatıp kalmıştı.
    Yaşlı adam, hemen bir ambulans çağırdı. Sarhoş, mezardan kurtulup sedyeye alınırken, başını ona doğru güçlükle çevirerek:
    — Sağ olasın amca!. diye teşekkür etti. İyileşir iyileşmez sana haber veririm. Bol mezeli bir çilingir sofrası düzenleyip, yeniden doğduğum günü kutlarız.

     
  2. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON
    Ce: Mezardan Gelen Sesler
    ppaylaşımın için saol arkadaşım benim
     
  3. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre
    Ce: Mezardan Gelen Sesler

    tskler canim benim,sevgiler
     
  4. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Mezardan Gelen Sesler

    emeğine sağlık
     
  5. cadi_91

    cadi_91 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.376
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ankara
    ah ah insanoğlu işte yine aynı tas aynı hamam hiçbir şeyden akıllanmıyoruz allah hepimizi doğru yola döndürsün inş emeğine sağlık
     
  6. Anlıyamıyoruz nedense

    çok doğru dediniz melek hanım
     
  7. ayşezeynep

    ayşezeynep Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2010
    Mesajlar:
    34
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    insanoğlu ne garip.gerçeklerle yüzleşmek için illla ki ölmemiz mi gerekiyor? bu dünyaya gelme sebebimizi hiç unutmayalım arkadaşlar.
     
Mezardan Gelen Sesler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. SeS.....

    SeS.....

    Kar yağıyordu.Şehir biran da-şehiri sehir yapan objeler bir kar kütlesiyle örtüldüğü için-bir dağa benzemişti.Mutluydum.Hep gitmek istediğim yer birden bire bahçeme gelmişti.Sorunsuz geçen bir gecenin ardından bahçeye çıkıp kara doya doya dokunuşum şimdi bile çok net bir şekilde aklımda.Hafızam beni yanıltmıyor ise,başımdan şöyle bir olay geçmişti o gün... Aslında pek ilginç bir olay...
  2. Baha uzaktan gelen sesi sarar seni geceleri

    Baha uzaktan gelen sesi sarar seni geceleri

    uzaktan gelen sesi sarar seni geceleri yanık bağrıma sarmalanan elleri gözleri gün biter sokulur yanıma yalnız gecenin uğultusu istediğim sadece gül yüzlüden gül kokusu zor gibi zor gibi zor gibi anlar kör gibi kör gibi kör gibi dudaklar böyle mı böyle mı böyle mı başlar aşklar... uzakta dostum susar duyulmaz sevincimin çığlıkları uzakta dostum susar demek ki birşeyler var aramızda...
  3. Ramazan:cenneten gelen ezan sesidir

    Ramazan:cenneten gelen ezan sesidir

    İnsanlık altın çağını yaşardı. Komşunun tavuğunun, komşuya kaz görünmediği yıllar. Anaların başı örtülü. Dostluğa uzuyor sakallar, kardeşliğe, ülke sevgisine. Din üzerinden siyasete açılmamış yollar. Erkekliğin en delikanlı zaman dilimi. Ekmekler bile bozulmamış daha. "Orucumu seninle açtım, hamdolsun verdiğin nimetlere." İftar sofralarında kulaklar radyolara açık, gönüller...
  4. ses

    ses

    sesin bir eneji türü olduğnu nasıl anlaız?
  5. Ses Kısıklığına İyi Gelen Bitkisel Öneriler

    Ses Kısıklığına İyi Gelen Bitkisel Öneriler

    bu konu ses kısıklığına karşı bitkisel tedavi yöntemlerine yer vermektedir. Ses kısıklığını zaman zaman hepimiz yaşarız. Ses modüllerini fazla kullanmaktan, mevsimsel değişiklikler ve gribal enfeksiyonlar sonucu ses kısıklığı yaşanabilir. Ses kısıklığına karşı bitkisel çözüm olan çay tarifini sizlerle paylaşıyoruz. Malzemeler • Zencefil • Nar çiçeği • Hibiskus • Adaçayı Hazırlanışı:...

Sayfayı Paylaş