gebe
  1. Ariza

    Ariza Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2009
    Mesajlar:
    1.432
    Beğenilen Mesajlar:
    85
    Ödül Puanları:
    0

    Mihribanin hikayesi - Abdurrahim Karakoc

    Konu, 'türkülerimiz ve hikayeleri' kısmında Ariza tarafından paylaşıldı.

    mihriban türküsünün hikayesi mihriban türküsünün öyküsü abdurrahim karakoç hikayesi şarkısının unutursun mihribanım Türkünün adi : Unutursun Mihribanim Türkünün yöresi : K.Maras
    Türkünün kaynagi & Mahalasi : Abdurrahim Karakoc

    Unutmak kolay mı deme
    Unutursun Mihriban'ım
    Oğlun kızın olsun hele
    Unutursun Mihriban'ım

    Zaman erir kelep kelep
    Meyve dalında kalmaz hep
    Unutturur birçok sebep
    Unutursun Mihriban'ım

    Yıllar sinene yaslanır
    Hatıraların paslanır
    Bu deli gönlün uslanır
    Unutursun Mihriban'ım

    Süt emerdin gündüz-gece
    Unuttun ya büyüyünce
    Ha işte tıpkı öylece
    Unutursun Mihriban'ım

    Gün geçer azalır sevgi
    Değişir herşeyin rengi
    Bugün değil yarın belki
    Unutursun Mihriban'ım

    Düzen böyle bu gemide
    Eskiler yiter yenide
    Beni değil sen seni de
    Unutursun Mihriban'ım




    Ne adı Mihriban, ne saçları sarı...

    O, Abdurrahim Karakoç’un Mihriban’ı...

    1960 yılında yaşadığı ölümsüz aşkı kelimelerle ebedi kılan Abdurrahim Karakoç’un gerçek adını gizleyip, Mihriban diye seslendiği o güzel Anadolu kızının hikayesi bu...

    Ya da, hayatlarını birleştirmek isterken, ümitsiz aşklarına ayrılık nikahı kıyan iki sevgilinin, ümitsiz, duygu yüklü hikayesi....

    Ayrılık tadında hüzünlü...

    Mihriban’a olan aşkı, Karakoç’a farklı bir olgunluk kazandırmış. Hani şu yürek genişliği denilen şey var ya, öylesine bir yaklaşımı var Karakoç’un...

    Mistik bir olgunlukla, “Son bir kez” diyor, “Son bir kez daha görmek istemezdim. O beni hayalindeki gibi yaşatsın, ben de onu hayalimdeki gibi... O aşk, masum bir aşktı. Güzel bir aşktı. Bırakalım öyle kalsın.”



    Bu eşsiz duygu yoğunluğu olan dizelerle aşkın gücünü anlatan şairimiz, Mihriban’dan aldığı “Unutmak kolay değil” başlıklı mektup üzerine, şiirin devamını yazıyor... Yazıyor ama, yarasını sarmış bir Yunus Emre olgunluğu ile de bilgeliğini dışa vuruyor.


    Unutmak kolay mı? deme,
    Unutursun Mihribanım.
    Oğlun, kızın olsun hele,
    Unutursun Mihrabınım

    ***

    Düzen böyle bu gemide,
    Eskiler yiter yenide.
    Beni değil, sen seni de,
    Unutursun Mihribanım.


    Nedir Mihriban’ın gerçek hikayesi?

    Bazıları “Gerçek mi” diyor. Gerçek diyorum. Ama adı Mihriban değil. O gençliğimde yaşanmış bir aşktı. Ama şimdi adını deşifre etmem, ayıp olur. Benim takmış olduğum sembol bir isimdir Mihriban.

    Masa başında yazılmış, hayal bir aşk, bu tadı ve lezzeti vermez. Yaşayacaksın ki, yazacaksın.

    O zamanlar elektrik yoktu. Lamba ışığı altında yazıyordum. Şiire başladığımda lambadaki alev titremeye başladı. “Lambadaki alev üşüyor” çıktı.

    -Hangi seneydi... ?
    1960...

    O aşkınıza kavuşamadınız...

    Yo olmadı. Seviyordum. Olmadı. Ayıp olur şimdi adını söylemem. Törelerimize aykırı. İkinci bir Mihriban şiirim var. Biliyorsunuz. “Unutmak kolay unutursun Mihriban” diye... O da öyledir. Bunlar hep gerçeğe dayalıdır.

    Güzel tertemiz bir sevgiydi, tertemiz de bir ayrılma oldu.


    Nerde olduğunu biliyor musunuz?
    Bilmiyorum. Zaten benim memleketlim de değildi...


    Yaşayıp yaşamadığını biliyor musunuz?

    Onu da bilmiyorum... Sivas’ta bir televizyona çıktım. Telefon bağlantısı var. Bir hanım çıktı, “Abi o yaşıyor mu” dedi. “Bilmiyorum” dedim. “Nasıl bilmiyorsun” dedi. “Bilmiyorum işte” dedim. O bayan, “Eğer yaşıyor da, bu türküyü dinliyorsa, Allah ona yardım etsin” dedi. Hanımların dayanışması işte! Yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum vallahi.

    Hâlâ seviyor musunuz?

    Bazen aklıma düşüyor. Ben unutursun diyorum ama, insan hiçbir zaman unutamıyor... O bir mektup üzerine yazılmıştır. Benim gönderdiğim bir mektuptan dolayı bir cevap aldım. “Unutmak kolay mı” başlığı mektubun. “Unutmak kolay mı deme/Unutursun Mihriban’ım” diyorum. “Düzen böyle bu gemide/Eskiler yiter yeni de/Beni değil, sen seni de unutursun Mihriban’ım” dedim...

    Allah o hallere düşürmesin, insan kendini de unutur...

    Mihriban’dan başka aşkınız oldu mu?
    Yok. Mihriban’dan başka aşkım olmadı.

    Mihriban nasıl biriydi?
    Valla ne bileyim, sıradan insanlara benzer birisiydi

    Çok mu güzeldi... Sarı saçlarına deli gönlümü/Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban diyorsunuz
    Saçı da sarı değildi...

    Belki bu şiirin bu kadar beğenilmesinin sebebi herkesin içinde bir Mihriban’ın olması...

    Gerçek yaşanıp, yazıldığı zaman okuyucu kendini bulur.
    Bu yüzden diyorum ki, ben herkesin hayatında bir Mihriban var...

    Bundan 7-8 sene önce Cebeci’de bir düğün salonunda, sanatçı Mihriban’ı okudu. Karşımızda yaşlı bir çift oturuyor. 80’inden yukarı ikisi de. Tanıyanlar, hocam çok güzel yazmışsınız falan deyince, ihtiyar teyze, “Oğlum bunu sen mi yazdın” dedi. “Evet” deyince de... “Hay diline sağlık, ne kadar güzel” dedi. Yanındaki ihtiyar amcayı gösterdi, “Evde birisi bu şarkı çalarken birşey söylesin, üstüne yürür. Öyle dalar gider, dinler dinler, gözlerinden yaş akar, oturur” dedi. “Bunun derdi ne” dedim. “Oğul oğul, herkesin gençliğinde bir Mihriban’ı vardır” dedi.. “Öyle yazmışsın ki, herkes Mihribanı’nı buluyor o türküde” dedi.


    Musa Eroğlu da çok güzel bestelemiş...
    Beste de güzel olup güfteyle örtüşünce daha bir güzel oluyor...

    Bunlar birbirini tamamlayan şeylerdir. Bestelendikten sonra herkes hayret etti. “40 senedir okuyorsunuz” dedim. Ama bestelenince daha güzel oldu.


    Bir gün Mihriban’ı göreceğinize inanıyor musunuz?

    Bilmiyorum, görmek de istemiyorum. Değişmiştir şimdi. Ben onun nazarında değiştim, o benim nazarımda değişti. Niye görelim? Öyle kalsın ya... İnsanların gönülde kalması, gözde kalması daha iyidir.

    Kaynak: platformdergisi


     
Mihribanin hikayesi - Abdurrahim Karakoc konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Musa Eroğlu  Mihriban

    Musa Eroğlu Mihriban

    Sarı saçlarını deli gönlüme Bağlamışım çözülmüyor mihriban mihriban Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmıyor mihriban Sevdiğim mihriban Yar değince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor Lambada titreyen alev üşüyor Aşk kağıda yazılmıyor mihriban Sevdiğim mihriban Tabiblerde ilaç yoktur yarama Aşk değince ötesini arama Her nesnenin bir bitimi var ama Aşka hudut...
  2. Mahsun Kırmızıgül - Mihriban

    Mahsun Kırmızıgül - Mihriban

    mihriban tab masumkırmızgul Sarı saçlarını deli gönlüme Bağlamışım çözülmüyor mihriban mihriban Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmıyor mihriban Sevdiğim mihriban Yar değince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor Lambada titreyen alev üşüyor Aşk kağıda yazılmıyor mihriban Sevdiğim mihriban Tabiblerde ilaç yoktur yarama Aşk değince ötesini arama Her nesnenin bir...
  3. Bahattin Karakoç kimdir kısaca bilgi verir misiniz

    Bahattin Karakoç kimdir kısaca bilgi verir misiniz

    Selam arkadaşlar sizden bir konuda yardım ve bilgi rica ediyorum acaba aranızda Bahattin Karakoç kimdir kısaca bilgi verecek olan arkadaşlarım var mı?
  4. Bahattin Karakoç Hayatı ve Biyografik Bilgileri

    Bahattin Karakoç Hayatı ve Biyografik Bilgileri

    Bahattin Karakoç hayatı Bahattin Karakoç biyografisi Sevgili melekler, bu yazımızda ülkemizin yetiştirdiği kıymetli şairlerden biri olan Bahattin Karakoç hayatı hakkında kisaca bilgiler vereceğiz sizlere.. :) 5 Mart 1930 tarihinde Kahramanmaraş'ın Elbistan İlçesinin, Ekinözü kasabasında dünyaya gelen Bahattin Karakoç ilk öğrenimini köyünde tamamlamıştır. Adana-Düziçi Köy Enstitüsü'nde...
  5. İşte Benim Stilim'e Mihriban Veda Etti !

    İşte Benim Stilim'e Mihriban Veda Etti !

    TV8'in reyting rekorları kıran dizisi İşte Benim Stilim eleme gecesine jüri Sima Şerafettinova olmadan çıktı. Peki 29 Mayıs İşte Benim Stilim eleme gecesinde bu hafta kim elendi? merak edilirken ayrıntılar netleşti. İşte Benim Stilim Final gecesine son 2 Yarışma kala Mihriban Akgül'ün arkadaşlarına beni söyleyin gitmek istiyorum demesi şaşırttı! İşte Benim Stilim Eleme Gecesinde Juri...

Sayfayı Paylaş