gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    Millî Mücadele’de Eskişehir Kızılay (Hilali Ahmer) Hastanesi

    Konu, 'Cumhuriyet Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    eskişehir kızılay hastanesi milli mücadelede eskişehir kızılay dispanseri atatürk milli mücadele
    [​IMG]




    Millî Mücadele döneminde çok önemli çalışmalarda bulunan Kızılay (Hilali Ahmer) Cemiyeti, Yunanların Anadolu’yu işgalinden sonra, Batı Anadolu’ya sağlık heyetleri gönderdi. Akhisar, Nazilli, İzmir ve Alaşehir heyetleri çalışma alanları dâhilinde halka ve göçmenlere sağlık, iaşe ve giyim yardımında bulundular. Henüz düşman işgaline girmeyen yerlerde dispanser, revir ve hastaneler açıldı.

    28 Temmuz 1919 tarihinde kurulan ve “Dördüncü İmdadı Sıhhi Heyeti” de denilen Akhisar Heyeti, çalışmalarını 22 Haziran 1920 tarihine kadar sürdürdü. Doktor, idare memuru, aşçı, hademe ve hastabakıcılardan oluşan dokuz kişilik heyet, 1 Ağustosta Akhisar’a vardı. Öncelikle Soma, Kırkağaç kazalarıyla çevre nahiye ve köylerden gelen göçmenler için bir dispanser açıldı. Ayrıca Akhisar Belediye Hastanesinin yatak mevcudu ve hizmet alanı genişletildi. Halk arasında oldukça yaygın olan sıtma ve frengiyle mücadeleye önem verildi. Millî Kuvvetlerin karargâhı konumundaki Akhisar’da bunların tedavileriyle uğraşıldığı gibi Soma’da 20 yataklı göçmen hastanesinin idare, iskân ve sağlık masrafları heyet tarafından karşılandı. 11 Mart 1920’de Balıkesir’de açılan aşhanede 600 göçmene Balıkesir’in işgaline kadar günde bir öğün yemek verildi.

    Yunanların 22 Haziran 1920’de yeniden taarruza geçip Akhisar ve Balıkesir’i işgal etmeleri üzerine Akhisar Heyeti, eşya ve malzemelerini toplayamadan, önce Bursa’ya ve daha sonra Eskişehir’e geldi.

    Eskişehir Kızılay (Hilali Ahmer) Hastanesinin Kuruluşu ve İnönü Savaşları

    Eskişehir’e gelen Akhisar Heyeti, Eskişehir Kızılay Murahhaslığı deposundan temin ettiği eşya ve malzemelerle 15 Temmuz 1920’de 50 yataklı bir hastane açtı. Cepheden çok sayıda yaralının gelmesi ve Müdafaai Milliye Vekâletinin isteği üzerine yatak mevcudu artırıldı.

    Akhisar Heyetinde Temmuz 1919 sonlarında göreve başlayan ve daha sonra Eskişehir Hastanesi idareciliğinden Ankara Kızılay Murahhaslığı vezne memurluğuna atanan bir Kızılay görevlisi, Yunan taarruzu sonrasındaki gelişmeler hakkında şu bilgileri vermektedir: “Orada bir sene kadar ifâ-yı vazife ederek düşmanın nagâhanî taarruzu üzerine heyetimize aid bilcümle sarfiyat senedat ve vesaikler dağılmadan dağa kaçarak kurtulmak suretiyle bütün eşya-yı zâtiyemi Akhisar istasyonunda feda etmek mecburiyet-i elîmesinde kaldım. İşbu eşyam Cemiyet-i muhteremece şimdiye değin ne bulundurulmuş ve ne hiçbir veçhile tanzim edilmiş değildir. Akhisar, Soma, Balıkesir ve Bursa’nın sükûtu üzerine hepimiz Eskişehir’de vazifesine devam etmiş ve oldukça muntazam bir hastane vücuda getirerek idaresi İkinci İnönü Harbi’nden iki ay sonrasına kadar tahtımda kalmıştır.”


    İnönü Savaşları'nda Eskişehir Hastanesi büyük bir önem kazandı ve ordunun isteği üzerine yatak sayısı 150’ye çıkarıldı. Müdafaai Milliye Vekâleti Sıhhiye Dairesi Vekili adına 5 Nisan 1921’de Ankara Hilali Ahmer Murahhaslığına gönderilen yazıda, “Eskişehir Hilâl-i Ahmer Hastanesi kadrosunun yüz yatak olması ve ahvali dolayısıyla Eskişehir’in müzdehim bulunması hasebiyle kabil olduğu takdirde 50 yatak daha ilavesine müsadeleriyle işârını rica ederim.” deniliyordu. Ankara Hilali Ahmer Murahhaslığınca 6 Mayısta verilen cevapta “Eskişehir Hilâl-i Ahmer Hastanesinin 100 yataktan ibaret olan ahvali dolayısıyla kadrosunun bir aya mahsus olmak üzere elli yatak ilave, 150 yatağa iblağı evvelce karar verilerek” Hastane Başhekimliğine bildirildi.

    Cepheden gelen yaralılardan hafif olanların pansumanları yapıldıktan sonra diğer hastanelere naklediliyor, ağır yaralılar ise Kızılay Hastanesinde tedavi altına alınıyordu. Bundan dolayı istasyon yaralı sevkiyat merkezi özelliğine sahipti. Cephe Komutanlığı nezdinde yapılan teşebbüsle istasyonun bekleme salonu, istirahat yeri ve çayhane hâline getirilmişti. Kabul salonunda yaralılara çay ve çorba dağıtılırken pansumanları da değiştiriliyordu. Faaliyet süresince 2500 yaralının burada ilk tedavileri yapıldı.


    İkinci İnönü Savaşı’nda hastane görevlileri cepheden gelen yaralıların tedavileri için büyük bir fedakârlıkla çalışıyorlardı. Gönüllü olarak hastanede görev yapan Türk kadınlarının çabaları Ankara’da büyük takdirle karşılanıyordu.5 Ağır yaralıların tedavi edildiği hastaneden, Batı Cephesi Komutanlığının emriyle, diğer hastanelere doktor gönderilmek zorunda
    kalınması iş yoğunluğunu daha da artırıyordu. Baştabip Şemsettin Bey, ilk
    günlerde karşılaştıkları zorluklar ve hastane hakkında şu bilgileri vermekteydi:


    “İnönü Muharebesi’nin başlayıp, mecruhîn vürûdu (yaralıların gelmesi)üzerine ne vakitten beri söylediğim istasyon tesisi hakkındaki tesbitimi tekrar ettim, ehemmiyet verilmedi. İlk gelen mecruhîn kafilesi doğruca hastanemize geldi. Orada cümlesinin yaralarını sararak fakat izdiham ve binanın bu kadar mecruh almamasından mecruhînin istirahatleri layıkıyla temin edilemedi.

    Ertesi gün herhâlde gelen mecruhîni kabul edecek bir salon ve onlara çay ve
    çorba tevzii ve bir müddet istirahatlarını temin için bir yer ihzarı lüzumunu Operatör Emin Bey’e arz ettim. Kumandanlıktan müsaade alarak Eskişehir İstasyonu’nun intizar salonu derhâl tanzim edilerek kerevet, pansuman edevatı çay takımı vaz’ ve müteaddid pansumancılar tefrik ederek gelen mecruhîni orada istirahat ettirip çay ve çorba vererek yaralarını değiştirttim.

    Oradan hafifler otelde, ağırlar hastanemizde, mutavassıt yaralılar askerî hastanemize nakledilerek bir intizam dâhilinde sevkiyat yapıldı. Gelen mecruhîne istasyonda gündüz ve gece sabaha kadar nöbetçiler ikame edip pansuman ve çay hususunda muavenet temin ettim. Şimdiye kadar geçen mecruhların kaffesi çay ve çorba içmiş ve yaraları orada değiştirilmiştir.

    Pertev Bey, Garb Cephesi emriyle muvakkaten Kütahya’ya gönderilmiştir. Yüz elli yataklı hastaneyi ağır mecruhîne tahsis ettik. Sadi Bey ile beraber bunları müşkülâtla idare ediyoruz. Yüz elli yatağa iblağı için bir ay müsaade buyrulmuş ise de harekâtın devamı ve mecruhînin ağır olması bu müddet zarfında kadromuzu tekrar yüze tenzîl etmeğe müsaid olamayacaktır.

    …Hastanenin son zamanlarda hususatı mecruhînin fazla vürûdu üzerine çoğalmış ve tabib Safvet Bey hafif mecruh hastanesine, operatör Pertev Bey Kütahya Hastanesine memur edilmiş olduğundan Sadi Bey ve bendeniz hastanede çalışıyoruz.

    …Gönderilen ecza meyanında tenekenin birisinde alkol yerine benzin çıkmıştır. Gaz ihtiyacı pek fazladır. Yevmiye elli-altmış litre gaz sarfiyatı vardır. Süratle çok mikdarda gaz gönderilmesi istirham ve arz-ı ihtiram olunur.”

     
Millî Mücadele’de Eskişehir Kızılay (Hilali Ahmer) Hastanesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Eskişehir

    Eskişehir

    ESKİ350EHİR GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 13.652 km² Nüfus: 641.057 (1990) İl Trafik No: 26 İsa'dan önce birinci bin yılda Porsuk Nehri kıyılarında Frigyalılar tarafından kurulan Eskişehir Türkiye'nin en önemli yol kavşaklarından birisidir. Yunus Emre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişileri yetiştiren Eskişehir Lületaşı, çeşitli haslıklara iyi gelen sıcak su kaynakları ile de ünlüdür....
  2. Kızılay Haftası

    Kızılay Haftası

    AÇIKLAMA -1- Her yıl 29 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında Kızılay Haftası'nı kutlarız. Kızılay bir yardım kurumudur. Yardım insancıl bir duygudur. İnsanları yücelten bir düşüncedir. Bu düşüncenin yaygınlaşması, dünyamızı güzelleştirir. Barış içinde bir arada yaşamamızı sağlar. İnsanlar arasında birlik ve beraberlik duygularını geliştirir. Kızılay Haftası'nda, Kızılay Derneğinin kuruluş amacı...
  3. hilal

    hilal

    Ay.Rüyada görülen hilal, onu gören kimse için erkek ve iyi bir çocuga veya ona yöneltilecek bir memuriyete yahut ticaretinde görecegi kar ve faydaya isaret eder. Bir kimse rüyada bir yerde toplanmis bir takim hilalleri görse, o kimsenin hacc vazifesini yapacagina tabir edilir. Rüyada hilali kirmizi gören kimsenin hanimi, henüz hilkati tamamlanmayan çocugunu düsürmesine isaret eder. Rüyada...
  4. Kültürel ve Millî Kimlik

    Kültürel ve Millî Kimlik

    Millî kimlik, tarihî tekâmül içinde millî kültür unsurlarının şekillendirdiği kimlik tipidir. Millî kültür ise diğer toplumlardan farklılığı ortaya koyan -yani millî olan- karakterin meydana getirdiği kültürdür.[1] Bu değerlendirmelerde, millet kavramı saf bir ırktan ziyade ırk entegrasyonunu (racial integration) ifade etmektedir. Gökalp'e göre, millî kültür esasında hâkim kültür...
  5. Ahmer Arıman hayatı

    Ahmer Arıman hayatı

    ahmet arıman hayatı, kısaca hayatı, kimdir, hakkında bilgiler, biyografi, filmleri "Hababam Sınıfı" serisi filmlerinden tanıdığımız başarılı oyuncu Ahmet Arıman hakkında bilgiler sunacağız bu yazımızda sizlere Melek'ler. Ahmet Arıman; 1955 doğumlu müzisyen ve sineması oyuncusudur. Hababam Sınıfı'nda Hayta ismail rolündedir. Halen İstanbul'da çeşitli lokallerde müzisyenlik...

Sayfayı Paylaş