gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Mitoloji Sözlüğü

    Konu, 'Eski Uygarlıklar' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    A
    Abas – Mezanize’nin oğlu,su içmesiyle alay ettiği için Demeter, onu kertenkele yaptı, Kalkanında büyüleyici güç varmış.
    Abaris – İskitya’lı Apollon rahibi, Tanrı, ona kahinlik de öğretmişti. Hiç yemek yemeden yaşar. Apollon’un attığı altın bir oka biner, dünyayı dolaşırdı.
    Abderos – Trakya’da Nestos (Karasu) nehrinin Ege’ye döküldüğü yerdeki Abdera kentinin kahramanı.
    Abidos – (Abydos) – Çanakkeli boğazında, Anadolu kıyısında “Maydos”un tam karşısına düşen bir yerde önemli bir şerhin adı.
    Absyrtos – (Apsyrtos) – Kolkhi (Gürcü) Kralının oğlu ve Medea’nın kardeşi.
    Acacallis – (Akakallis) – Minos’un kızlarından biri. Hermes ve Apollon, bu kıza gönül vermişlerdi.
    Acamas – (Akamas) - Thèseus ile Phedre’nin oğlu.
    Achilles – Akhilleus. Latince.
    Admetos – Thessalia’da Phère şehrinin Kralı Alkestis’in babası.
    Admète – Eurysthèe’nin kızı.
    Adonis – Güzelliği ile meşhur bir delikanlı, bunun hakkında çeşit çeşit rivayetler vardır. Bir rivayete göre, Paphos Kralı bulunan Cinyros’un kızı Myrrha, gece karanlığında özbabası ile birleşti… Ve Adonis doğdu.
    Adrasteia – Girit adasında yaşayan bir peri kızı. Bunu, nifak Tanrıçasa (Nemesis) ile karıştırırlar.
    Adrasteia – (Bildiğinden şaşmaz), Nemesis’e yakın bir kader Tanrısı.
    Adrastos – Argos Kralı, (Adraste).
    Adrogos – Grit Kralı Minos’un oğullarından biri.
    Aeakos - Aeakid’ler.

    Adrogos – Girit Kralı Minos’un oğullarından biri.
    Aeakos - Aeakid’ler – (Bak. Aiakos)
    Aedon – Bülbül. Bir Attika efsanesine göre Aedon yahut Prokne, Atina krıla Pandion’un kızıydı.
    Acetes – (Aietes) Kafkas dağları ile Karadeniz arasındaki bir bölgenin Kralı. Sihirbaz Circe (Kirke)’nin kardeşi ve güneşin oğlu.
    Aegee – (Aige) – Ege, Theseus’un babası ve Athena Kralı.
    Aegeus – (Bak Aigeus)
    Aegina – (Aigina) – Irmak Tanrısı Asopos’un kızı.
    Aegis – (Bak. Aigeus).
    Aegyphtos - (Bak. Aigisthos).
    Aegyptos – Aegyptiad’lar. (Bak. Egyptos – Aigyptos).
    Aeneas – (Bak. Aeneias).
    Aeneis – Vergilüs’un ünlü destanı Aeneas (Aineias)’ın başından geçenler.
    Aèolia – Ailoia adası.
    Aeolos – (Bak. Aiolos).
    Aeson - (Aison) – Thessalia Kralı Pelias’ın kardeşi ve Jason’un babası.
    Aesculapius – (Bak. Asklepios).
    Aethra – (Bak Aitra)., Trezene Kralının kızı. Theseus’un anası.
    Aetna – (Yun. Aitne), Etna Yanardağı. Gigan’larla yaptığı savaşta Zeus, Etna dağını kaldırıp Typhon yahut Enkelados’un üzerine fırlattı. Şair filozof Empedokles’in de kendini Etna yanardağının ağzına atarak intihar ettiği söylenir.
    Aetolia – (Bak. Aitolia).
    Agamedes - Ünlü heykeltraş ve mimar, Delphoi’deki Apollon tapınağını yaptı.
    AgamemnonYunan Krallarının en önemlilerinden biri. Troia savaşında, Yunan ordularının başkomutanı.
    Agamei – Eski Anadoluda bir şehir, Troia’nın batı kıyısında, şimdiki (Yenikale) civarında idi.
    Aganippe – İlham perilerinin yani Musa’ların Helikon dağındaki mukaddes kaynağı.
    AgapenarYunan kahramanlarından biri.
    Agathodaimon – (Rumca Agathos iyi, daimos ise cin, peri anlamına gelen kelimelerden yapılmış.) Toprağa bereket, şehirlere bolluk veren, Lûtuf Tanrısı.
    Agathon – Atinalı ünlü bir trajedi yazarı.
    Agave – (Agarie) – Kral Kadmos’un kızı. Dionysos’un annesi Semele’nin kızkardeşi. Semele, hakkında uydurma haberler yaydığı iin Dionysos’un kimini uyandırmıştı ve bir gece çıldırarak, kendi öz oğlunu parçalamıştı. Euripides’in (Bakkhalar)ı bu konuda yazılmış en güzel bir trajedidir.
    Agaue – (Bak. Agave, Autonone).
    Agdistis – (Angisis de derler) Eski Anadolu Tanrıçalarından. Adını (Sivrihisar) bölgesindeki Agdos dağından almıştır. Pausanias’in anlattığına göre, Zeus bir rüya görüyor ve tohumu yeryüzüne saçılıyor, bu tohumlardan kendisinde hem erkeklik hem dişilik vasfı bulunan Agdistis yaratılıyor, Tanrılar bu tuhaf mahlûku yakalıyorlar. Erkeklik uzvunu kesiyorlar. Kesilen uzvun yerinden bir badem ağacı çıkıyor. Sangarios (Sakarya) nehrinin kızı, bu ağaçtan bir badem koparıyor, göğsüne tutuyor ve gebe kalarak Attis’i dünyaya getiriyor. Attis, çok güzel bir delikanlı oluyor. O sırada, erkekliğini kaybettiği cihetiyle, yalnız kadınlık vasfını muhafaza eden Agdistis, bu güzel genci seviyor. Fakat Attis, bir Kral kızı ile evleneceği sırada, Agdistis düğüne gidiyor ve kıskançlık yüzünden, gelin ile Kral ve Attis’i deli ediyor. Kral ile Attis, kendi elleriyle kendilerini hadım ediyorlar. Attis, yarasının tesiriyle ölüyor. Fakat Zeus, onun vücudunu çürütmüyor.
    Agenor – Finikeliler soyunun atası İo’nun torunu Telephassa ile evlendi. Europa adlı bir kızı ile Kadmos, Phoeniks, Kiliks adlarında üç oğlu oldu. Troia surları dibinde öldürülen Theano ile Antenor’un oğlunun adı da Agenor’dur. Bazı mitologlar, Agenor’un Poseidon ile adını kuzey Afrika’da Libya’ya veren Lybye adında bir perinin oğlu olduğunu söylerler.
    Aglaia – (Aglea) – Üç Kharit’lerden biri.
    Aglaures – (Agraulos) – Kekrops’un kızı.
    Agon – Belirli zamanlarda, dini törenlerle spor ve edebiyat müsabakalarına verilen ad. Ve bu oyunları koruyan ruh. Bu oyunların en meşhurları Olympio, Pythia, Nemeia Agonları idi.
    Agron – Kos – (İstanköy) adasında, Byssa ve Meropis adlarındaki iki kız kardeşle beraber yaşayan bir delikanlı. Bu üç kardeş toprak Tanrıçasından başka bir Tanrıya saygı göstermedikleri için ceza olarak kuş şekline sokuldular. Meropis baykuş oldu, Byssa martı oldu, Agron ise yağmur kuşuna çevrildi. Bu üç kardeşin babaları olan Eumelos ise bir kargaya çevrildi.
    Agyieus – Yolların, sokakların, meydanların Tanrısı olarak Apollon’a verilen adlardan biri.
    Aia - (yahut Aea) – Eski devirlerde birçok şehir ve adalara verilen ad. Kirke’nin adası.
    AiakosZeus ile Aigina’nin oğlu ve Telamon’un babası. İyi kalpli ve adaletsever olduğundan öldükten sonra yeraltı ülkesinin yargıcı oldu. Minos ve Rhadamantys onun yargıç arkadaşlarıydı.
    Aiaks – (Aiax) – Aias’ın latince adı.
    Aias – (Latincesi): Ajax) – Troia savaşına karışmış iki kahramanın adı: I – Aias, Salamis Kralı Telamon’un oğlu. İlias’ta Akhilleus’dan sonra en yiğit güzel bir kahraman olarak anılır. II – Aias: Lokris’li oğlu kırk gemi ile Troia’ya gitti. Çok hızlı koşardı.
    Aides – (Bak. Aidoneus).
    Aidoneus – Yeraltı dünyasının Tanrısı Hades’in bir adı.
    Aigae – Ege Denizi.
    Aigeus - (Lat. Eegeus, Fr. Egee) – Atina Kralı Theseus’un babası. Theseus Minotauros’a karşı kazandığı zaferden dönerken, gemisine zafer işareti olarak beyaz yelken çekmediği için, babası oğlunun yenildiğini zannederek kendini denize attı, intihar etti. O günden beri bu denize Ege Denizi dendi.
    Aigina – (Lat. Aegina) – Ada.
    Aigipan – (Lat. Ageis) – (Bak. Aigis).
    Aigis – Keçi derisi anlamına gelen bu kelime genel olarak Zeus’un kalkanına verilen addır. Zeus bu kalkanı Athena’ya bağışladı.
    Aigisthos – (Fr. Egisthe – İng. Aigisthus) Kral Thyestes’in kendi öz kızı Pelopia’dan kazandığı oğlu. Baba ile kızı arasındaki bu iğrenç sevginin meyvesi olan bu çocuk, halkın ayıplamasından utanıldığı için doğruca ormana bırakılmıştı. Çobanlar, keçi sütü ile bunu beslediler. Sonradan amcası Atreus’u öldüren ve Trobia savaşına giden (Agamemnon)‘un karısını ayartan, bu bahtsız delikanlı, Agamemnon’u da öldürdü. Fakat kendisi de Orestes tarafından öldürüldü. Bir çok şair, bu acıklı olaylardan ilham alarak eserler yazdılar. Bunlar arasında Aishylos vardır.
    Aigle – Haliades’lerden, yani, Phaeton’un kız kardeşlerinden birinin adı. Öbürlerinin adları şöyledir. Phaethusa, Lampetiè. Bir söylentiye göre; bir gün Helios’un oğlu Phaeton, güneşin arabasını, bir tek gün için sürmeyi babasından rica etti. Helios razı oldu. Fakat Phaeton ateşli atları tutamayıp gökyüzü yolculuğunda, dünyanın çok yakınına sokulduğundan büyük bir felaket oldu: Dağlar tutuştu. Libya kuruyup çöl oldu. Habeşliler, yanıp karardılar. Nil nehri kaynaklarını gizledi. Bunun üzerine Zeus bir yıldırımla Phaeton’u vurup öldürdü. Phaeton alevler içinde yanarak Eridanos nehrine düştü. Aigle, Phaethusa, Lampetie, Phaeton için çok ağladılar. Gözyaşları donup kehribar, kendileri de birer kavak ağacı oldular.
    Aineias – (Aeneas) – Kral Ankhises ile Aphrodite’nin oğlu, Troia kahramanlarından biri Aineias, Latin Şairi Vergilius’un şaheserlerinin konusu oldu ve bu Anadolulu prens, Roma’nın milli kahramanı ve imparator Augustus’un atası sayıldı. Aineias, zaptedilen ve yakılan Troia şehrinden, hasta babasını sırtında taşıyarak önce İda (Kazdağı)nda gizlendi. Uzun ve dolambaçlı yollardan Kartaca’ya, oradan da İtalya’ya geldi. Orada yeni bir vatan kurdu.




     
  2. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü
    Aiolos – (Fr. Eoel – İng. Aeolos) – Rüzgarların Tanrısına verilen ad. Bunu, bazıları Zeus’un, bazıları Hipotes ile Menalippe’nin oğlu sayarlar.
    Aisa – Kader Tanrısı Moira’nın başka bir adı.
    Aison – (Aeson) – İolkos şehrinin Kralı. Pelias’ın ağabeyi, İason’un babası.
    Aisyetes – Adı İlias’da geçen Troia’lı.
    Aithalides – Hermes’in oğlu, Arganaut’lar seferine haberci olarak katılmıştı. Efsaneye göre babası ona, öldükten sonra mezarda bil eher şeyi hatırlayacak bir hafıza vermişti. Pythagoras, kendi vücuduna Aithalides’in ruhunun girdiğine inanır.
    Aither – Hava.
    Aithiopia – Habeşistan.
    AithraKral Pitteheus’un kızı. Theseus’un anası. Aithra, Dioskur’lar tarafından kaçırılmış, köle olarak Helena’ya verilmişti. Helena ile Troia’ya gelen Athira, Troia’nın düşmesi üzerine torunları tarafından kurtarıldı.
    Akaman – Alkmanion ile Kallirhoe’nin oğlu.
    Aitolia (yahut Aetolia) – Yunanistan’da Korinthos körfezinin kuzeyine düşen bir bölgeye eskiden verilen ad. Batısında akan Akheloos ırmağı ile Akaraia’dan ayrılmakta idi.
    Akakallis – Girit Kralı Minos’un kızı. Deione adı ile çağırılırdı.
    Akarnania - İthaka ile Leukas’ın karşısına düşen batı Yunanistan kıyıları, doğuda Akheloos ırmağıyla Aitolia’dan ayrılır.
    Akastos – Pelias’ın oğlu Medeia’nın kardeşi.
    Akhaeus - (yahut Akheus) – İon’un kardeşi, Hellen, yeğeni. Akhai’lilerin babası sayılmaktadır.
    Akheion – Eski Anadolu’da, Troia bölgesinde ve bugünkü Çandarlı körfezinde bulunan, iki eski liman adı.
    Akharaka – Eski Anadolu’da, Karıa bölgesinde kutsal yerin adı. İçinden kükürtlü gazlar çıkan bu yer, Cehennemin kapısı sayılırdı. Hastalar tedavi için buraya gelirlerdi.
    Akhates – Aineias’ın sağdık dostu. Troia’dan kaçarken onu yalnız bırakmadı. “Fidus Akhates” deyimi sadık dost anlamına atasözü olmuştur.
    Akheles – (Akeles) – Herakles ile Omphale’nin oğullarından biri.
    AkheloosYunanistan’da Epir bölgesinde akan bir nehrin adı. Okeanos ile Tethys’in üç bin oğlunun en büyüğü.
    Akheron – Cehennem ırmağı. Akherus bataklığından çıkan ve İonia (Yunan) denizine dökülen katranlı bir nehir. (Acılar ırmağı)
    Akherusia – Cehenneme giden yolun ağzı sanılan, göllere, uçurumlara, büyük mağaralara verilen ad. Zonguldak Ereğlisi’nde (Heraklia) (Bababurnu)’nda, Cehenneme giden bir yoldu. 1838’de keşfedilen bu inden, Herakles, Kerberos’u çalmak için Cehenneme inmişti.
    Akheus – Poseidon ile Larides’in oğlu, Pleasgos ile Phtius’un kardeşi. Basitliği ile ün kazanmıştı. Bir gün yastık yerine kullandığı ve başının altına koyduğu toprak bir güveci, sert bulduğundan, başının rahat etmesi için, içine saman doldurmuştu.
    Akhilleus – (Achilles) – Homeros’un İlias’i ile başka epopelerde adı geçen ünlü Yunan kahramanı Peleus ile Tethys’in oğlu idi. Tanrılar soyundan olan annesi, onu ölümsüz kılmak istedi, doğunca tılsımlı bir ateşe tuttu, fakat kocası Peleus’un ansızın gelmesi üzerine işi yarıda kaldı. Akhilleus’un kaderinde iki hayattan biri vardı: Ya kısa, fakat şan ve şeref dolu bir hayat, yahut uzun, fakat silik sönük bir yaşama. Bir rivayete göre: annesi onu (yaralanmaz) bir hale koymak için, topuğundan tutarak (Styks) ırmağına daldırdı. Bu sebepten kahramanın, suya batmamış olan topuğundan başka, hiçbir yerine ok işlemez, kılıç kesmezdi. Onu Kentor Khiron terbiye etti. Khiron ona ok atmasını, yara tedavisini öğretti. Onu cesur, atılgan bir kahraman yapmak için, arslan iliği ile besledi. Bu yüzden o, altı yaşına basınca, arslanları öldürmeye, koşan geyikleri yakalamaya başladı. Homeros’a göre o, Yunanlıların en büyük kahramanıdır.
    Akhiroe – (Akhirroe) – Ares’in torunu olan güzel bir kızın adı.
    Akhlys – Karanlıklar Tanrıçası, zaten Aklus Rumca karanlık manasına gelir. Hesidos’a göre Akhlys, felaket ve ümitsizlik Tanrıçasıdır.
    Akıs – (Acıs – Asis) – Faunus ile Nympha Symaethis’in oğlu olan Akis, çok güzel bir çobandı, Galateia, Kyklops Polyphemos’a yüz vermeyip de bu güzel çobana gönül verince Polyphemos ona düşman kesildi. Fakat Akis ırmak dolu canını kurtardı.
    Akmonia – Eski Anadolu’da Phtygia bölgesinde bir şehir adı. Harabeleri, Kütahya ile Uşak arasında, Akkaya deresi üzerindedir.
    Akontios – Keos adasında bulunan fakir, güzel bir delikanlının adıdır. Kydippe adında zengin bir Atinalı kadın görerek delicesine aşık olmuştu. O, bir elmanın üzerine şu sözleri yazarak, kadının ayakları altına yuvarlamıştı: “Ey güzel kadın!.. Artemis üzerine yemin ederim ki, senden başkasına gönül vermeyeceğim.” Bu hile ile zengin kadın, fakir delikanlıyı sevdi ve onunla evlendi.
    Akrepheus – Apollon’un oğlu. Boitoia’da, Akrephia şehrine kendi adını vermişti.
    Akragos - Zeus ile Okeanos’un kızlarından Astepore’nin oğlu.
    Akropolis – (Yunanca, Akros, yüksek; Polis, şehir demektir) – Umumiyetle Eski Yunan şehirlerinin kaleleri bulunan yüksek mahallelerine bu isim verilirdi. Bu kaleler, bütün şehre hakim yüksek tepeler ve kayalıklar üzerinde kurulurdu. Atina şehrinin Akropolis’i çok meşhurdu. Bugün Atina Akropolis’i Yunan dehasını isbat eden ve zamanın tahribatından kurtulabilen güzel eserlerle dolu bir müzedir.
    Akteon – (Aktaion, Aktaeon) – Aristeos ile Kadmos’un kızı Autonoe’nin oğlu, meşhur avcı Artemis’in çıplak gördüğü için geyiğe çevrildi.
    Aktor – Poseidon’un oğlu – Herakles’in arkadaşlarından birinin adı da Aktor idi.
    Akuilon – Eos ile Ailos (Eole)’un oğlu, yaşlı bir adam şeklinde tasavvur edilir. Bu ihtiyarın saçları hep bembeyazdır. Yılandan bir kuyruğu vardır.
    Akus – Hephaistos ile letafet Tanrıçalarından en genci, Agaia’nın oğlu.
    Alabanda – Eski Anadolu’da Karia bölgesinde Çine suyu Marsias) üstünde kurulmuş eski bir şehir.
    Alala – Pindaros’a göre savaşın kızı. Kişileştirilmiş bir savaş.
    Alalkomenes – Boiotia’da bir şehrin adı. Tanrıça Athena’nın sütannesinin babası bu şehre kendi adını vermişti.
    Alalkomenis – Thebai Kralı Ogyges ile Thebe’nin kızı. Telksine ve Aulis’in kızkardeşi. Üç kızkardeş Tanrıça Athena’ya süt anne oldular.
    Alba Longa (Albano) – Aineas’ın oğlu Askanios’un kurduğu Krallık. İtalya’da eski bir şehir adı.
    Albion – Poseidon’un oğlu olan mütşih bir dev. Kardeşi Bergion ile beraber Herakles’e kafa tutmuşlardı. Herakles, bunları mağlup edemeyince Zeus onların başına taş yağdırdı.
    Albunea – (Albuna – Albula) – Bir peri kızının adı, buna Tibur yöresinde, bir orman, bir mağara ve bir çeşme ayırmışlardı.
    Alekto – Uranos kanadından yaratılmış olan Eriny’lerden biri. Öç Tanrıları olan Eriny’lerin adları şöyledir. Alekto (Barışmaz öfke), Tisiphone (Kan gütme), Megaira (Nazar değdiren kıskançlık).
    Aleksandros – Kahraman Paris’in bir lakabı.
    Alektryoman – Eia – Eski Yunanlıların horozlardan faydalanarak fal bakmalarına verilen ad.
    AlektryonYunanca horoz demektir. Vaktiyle Ares’in hizmetçisi olan güzel bir delikanlı. Sonradan horoza çevrildi.
    AletidesKral İkaros’un kızı Erigone şerefine Atina’da yapılan bayramlara verilen ad.
    Algos – (Kötülük) Mecazi Tanrılardan.
    Alkaios – Perseus’un üç oğullarından biri. Öbürleri şunlardır: Elektryon, Sthenelos.
    Alkaius – (Alcee) – Midilli’de yaşamış ünlü Yunnan şairi, şiirlerinde aristokratları eleştirdi.
    Alkamenos – Eski Yunan heykeltraşlarından biri.
    AlkandrosTanrıların gözüne girmiş ünlü bir kahin.
    Alkathoos – Pelops ile Hippodamie’nin oğlu. Kendi kayın babası olan Megara Kralı, Megareus’den sonra Kral oldu. Megara şehrinin duvarları yapılırken Apollon ona yardım etti. Apollon, Kral Alkathos’a ırgatlık ederken o günden sonra bu kaya, rüzgarlar estiği zaman güzel sesler çıkartmaktadır.
    Alkestis – (Alceste) – Apias ile Anaksibia’nın kızı ve Kral Admestos’un karısı.
    Alkides – Herakles’in soyadı.
    Alkimake – “Savaşta güçlü olan” anlamına gelen bu kelime zeka Tanrıçasının lakabıdır.
    Alkimedon – Troia surlarına merdiven dayayan kahraman. Laerkeus’un oğlu. Akhilleus’un adamlarından biri. Dionysos’un yunus balığına çevirdiği bir kahramanın adı da Akkimedon’du.
    Alkinoe – Korinthos Kralı Polybos’un kızı ve Amphilokos’un karısı. Bir örücü kadını, ücretlerini vermeden savdığından ötürü, örücülerin hamisi olan Athena, Alkinoe’yi cezalandırdı. O, deli gibi birisini sevdi, sonra utancından intihar etti.
    Alkinoos – Korfo adasının eski adı olan Scheria, adasında yaşayan Phaiak’lar Kralı. Son bir fırtınaya tutulan Odysseus’u dostça karşılamıştı. İason ile kaçan Medea’yı da o korumuştu.
    Alkithoe – Minyas’ın kızı. Leukippe ile Arsippe’nin kızkardeşi, Şarap Tanrısı adına yapılan ayinlere katılmadıklarından bu üçü çıldırdılar. Şarap Tanrısı bunların karşısına bazen azgın bir boğa, bazen arslan, bazen de bir panter olarak çıktı. Tanrı Artemis, bunlara acıdı. Bunları birer yarasaya çevirdi.
    Alkmaion – (Bak. Alkmeon) - Epigon’ların başı.
    Alkmanos – Lydia’lı eski bir şair. Milattan yedi asır önce yaşamış.
    Alkmene – Mykena Kralının kızı. Kral Amphitriyon’un karısı. Herakles’in anası.
    Alkmeon – (Alkmaion) – Amphiaros ile Eriphyle’nin oğlu. Babasını Thebai şehrine karşı yapılan yedi şefler muhaberelerine sürükleyerek ölümüne sebep olduğu için Alkmeon annesini öldürdü.
    Alkon – Herakles’in arkadaşlarından, ok atmada çok usta bir yiğit. Bir gün azgın bir yılan, Alkon’un oğlunun vücuduna sarılmıştı. Usta okçu, okunu o kadar mahirane atmıştı ki, oğluna zarar vermeden yılanı öldürmüştü.
    AlkyonEfsanevi bir kuş. Yuvasını denizde, dalgalar üstünde yapar, yumurtlar, kuluçkaya yatar, yavru çıkarırmış. Bütün bunlar on beş günde olurmuş. (Bak Alkyone).
    Alkyone – (Halkyone) – Rüzgarların Tanrısı (Ailos – Eole)’nin kızı ve Keyk’ın karısı. Ovidius ve Vergilius’a a göre Keyk, bir deniz kazasında boğulunca karısı Halkyone, kocasının yokluğuna dayanamadı. O da kendisini kaldırdı, denize attı. Tethys, birbirine bağlı olan bu eşlere acıdı, onları Halkiyon adı verilen bir çift deniz kuşuna çevirdi.
    Alma – Besleyen ve hayat veren anlamına gelen bu kelime ile Romalılar, Ceres (Demeter), Venüs (Aphrodite) gibi Tanrıçaları kastederlerdi.
    Aloeus – (Gök) ile (Yer) in oğlu olan bir Titan’ın adı. Bu ünlü titan İphimedia adında güzel bir kadınla evlenmişti. Fakat Poseidon, bu kadını sevmiş ve ondan Otos, Ephialtes adında iki çocuğu oldu. Bunlara Aloadlar derler. (Bak. Aload’lar)
    Aload’lar - Poseidon ile İphimedia’nın ikiz çocuklrına verilen ad. Bunlar Ares’i bile aylarca esir tutacak kadar kuvvetli ve yiğitlerdi. Ossa Dağı’nı Olympos Dağı’na, Poseidon Dağı’nı da Ossa üzerine koyarak gökyüzüne saldırmak istediler. Fakat apollon, her ikisini de öldürdü. İkiz kardeşlerin adları şöyledir: Ephialtes ve Otos.
    Alope – Korkyon’un kızı. Poseidon’dan Hippothous adında bir oğlu olmuştu.
    Alpheios – Peleponnesos’de akan Arkadia ve Elis bölgelerini suladıktan sonra Olympia şehri harabelerinden Yunan denizine dökülen bir nehrin eski adı. (Bugün bu nehre Rufiye derler) Rivayete göre Alpherios, Avcılık yapan yakışıklı bir delikanlı idi. Günün birinde Arethusa adında bir peri kızına aşık oldu. Gece gündüz onu takip etmeye başladı. Artemis, peri kızını, bu vurgun avcının takibinden kurtarmak için onu Sicilya yakınlarındaki Ortygia adasında bir çeşmeye çevirdi. Peri kızının aşkından yanan, yakılan avcıya da acıdı onu da sularını Yunan denizine döken bir nehre çevirdi. Arethusa’ya aşık olan Alpheios, sularını denize döküyor. Fakat orada, dağılıp kaybolmuyordu.
    Alphesibea - Arkadia Kralı Phegeus’un kızı. Bu prenses annesi Eriphyle’yi öldüren Alkmeon ile evlenmişti.
    Alphos – Sicilya’da yaşayan korkunç bir dev. Bir çok kolu vardı. Saçları yüz tane zehirli yılandan ibaretti. Yolcuları pusuya düşürür, kayalar altında ezer, sonra onları yerdi. Dionysos, bu korkunç devi öldürdü.
    Althaia – Meleagros’un annesi. Bunun erkek kardeşlerine Thestiad’lar adı verilir. Onlar Pleuron Kralı Thestios’un oğulları idi.
    Althala – Kalydon Kralı Pneeus’un karısı ve ömrü bir odun parçasının yanıp kül olmasına bağlı bulunan Meleagros’un oğullarından idi.
    Althemenos – Girit Kralı Kreteus’un oğlu. Bu bahtsız prens, kaderin bir cilvesi olarak yanlışlıkla babasını öldürdü. Sonra yer tarafından yutuldu.
    Altis – Olympia şehri civarında Zeus’a tahsis edilmiş kutsal bir orman. Meşhur heykeltraş, Phidias’ın atölyesi bu ormanın içindeydi.
    AmaltheiaZeus’un süt annesi olan keçi. Onun Girit Kralının Melissus’un kızı olduğunu söyleyenler olduğu gibi, bir peri kızı sayanlar da vardır.
    Amarvalia – Eski Roma’da 29 Mayıs’ta Savaş Tanrısının hiddetini yatıştırmak, bol mahsul vermesi için toprak Tanrısını sevindirmek için yapılan bayram.
    AmataKral Latinus’un karısı Lavinia’nın annesi. Kızının Ene ile evlenmesine üzülerek intihar etti.
    Amathus – Herakles’in oğlu, Kıbrıs adasında bir şehre adını vermişti.
    Amazonlar – Eski Anadolu’nun kuzeydoğusunda Karadeniz kıyısına çok yakın bir yerde yaşanan ve müthiş savaşçı olan kadınlara verilen ad. Aralarında hiç erkek bulunmayan bu kadınlar, müstakil bir devlet kurmuşlar, Thermodon (Terme Çayı) kıyısında Themiskyra şehrinde bir Kraliçenin idaresi altında yaşıyorlardı. Bunlar harp Tanrıçası Ares’e taparlardı. İyi ok atabilmek için sağ memelerini keserlerdi (Amazon kelimesi Yunanca, “Memesizler” demekmiş.) Amazonlar, komşuları olan Gargaros’ları senede bir defa ziyaret ederler, onlardan döl alırlardı. Doğurduklarında çocukların yalnız kız olanlarını yanlarında alıkoyarlar, erkek çocukları babalarının yurtlarına gönderirlerdi… Herakles ve Theseus bunlarla savaşmışlardı.
    Ambarvalia – Roma’da Mars şerefine yapılan tören.
    Ambrosia – Olympos Tanrılarının yiyeceği baldan dokuz defa tatlı, kokusu çok latif idi. Bu gıdadan tadanlar artık ölüm bilmiyorlardı.
    Amantes – Hades’in lakabı.
    Ammon - Kırbır’ın Kralı Kynros’un oğlu, Myrrha’nın kocası. Rivayete göre Adonis’i, Ammon’un karısı doğurdu. Ammon, Adonis ile birlikte Mısır’a gitti.
    Amnon – Güneşin sembolü. Yunanlılar bir Mısır Tanrısı olan Amnon’u, Zeus’un sembolü sandılar, ona (Zeus Ammon) dediler.
    Amoniak – Amnon, baş Tanrı Zeus’un lakabı idi. Bizim amonyak dediğimiz gazın, vaktiyle Libya’da Zeus Amnon tapınağının civarında etrafa yayıldığı için bu gaza Amonyak adı verilmişti.
    Amor – yahut Kupidon – Aphrodite’nin oğlu Eros’un latince adı.
    Ampelos – Üzüm kütüğü, asma demektir. Şarap Tanrısının sevdiği bir delikanlının adı.. Bir Sastyros ile bir peri kızının oğlu. Bir asmadan üzüm salkımı koparırken düştü, öldü. Dionysos sevdiği genci bir yıldız burcuna çevirdi.
     
  3. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    AmphiarosZeus ve Apollon tarafından korunan bir kahin. Oikles ile Hypermestra’nın oğlu. Argonautlar seferine katıldı. Thebai şehri savaşına da sürüklendi. Periklymesun ile yaptığı çetin bir bücadelede sıkışan Amphiaros’u Zeus atlarıyla beraber yeraltına kaçırdı. Bu mahalde kahraman namına müzikli festivaller yapılırdı.
    Amphikttyon – Deukalion ile Pyrrha’nın oğlu. Yunanlılar, Amphiksiyony denilen ve bir nevi dini konfederasyonları, bunun kurduğunu söylerler.
    Amphilokhos – Amphiaraos ile Eripyle’nin oğlu. O da babası gibi bir kahin idi. Troia savaşına katıldı. Troia dönüşünde kahin Mopsus ile beraber Kilikya’da bugünkü Seyhan bölgesinde Mallos, şehrini kurdu.
    AmphionZeus ile Antiope’nin oğlu Niobe’nin kocası. Zethos’un kardeşi.
    Amphissus – Apollon ile Dryoge’nin oğlu. Çok kuvvetli idi. Oeta dağı üstünde bir şehir kurdu.
    Amphitrite – Denizler Tanrısı Poseidon’un karısı. Nereos ile Dois’in kızı.
    Amphitrion – (Amphitriyon) – Tirynthe Kralı Alkaios’un oğlu. Alkmene’nin kocası. Alkmene, Zeus’dan gebe kalarak Herakles’i doğurdu.
    Amphitriyonidler – Herakles’in soyundan gelenlere bu ad verilir.
    Amulius – Albe adasının efsanevi Kralı ve Prokas’ın oğlu.
    Amyklai – (Lat. Amyklae) – Apollon Tapınağının bulunduğu, eski bir şehir. Bu şehirde, Apollon bir yarışta disk atarken kaza ile sevgilisi Hyakintshos’u öldürmüştü. Ölünün, yere akan kanından fışkıran koyu renkli uğursuz çiçeğe yani sümbüle Yunanlılar o güzel delikanlının adını vermişlerdir.
    Amykles – Eski Yunanistan’da bir şehrin adı.
    Amyklos – Apollon’un istemeyerek vurup öldürdüğü ve sonra sümbül çiçeğine dönüştürdüğü güzel delikanlı, Hyakinthos’un babası ve Amikles şehrinin Kralı.
    Amykos – Poseidon’un oğlu. Eski Anadolu’da Bithynia bölgesinde yaşayan Bebryk’ların Kralı. Vahşi tabiatlı idi. Boks ile yumruk atarken ele giyilen kurşunlu eldiveni o icat etti. Ülkesinin sahillerine gelen yabancıları, yumrukla vurup öldürüyordu. Argonaut’lar, onun memleketine geldikleri zaman Amykos ile karşılaştılar. Pollüks yahut Polydeukes onunla yumruklaştı ve onu yendi.
    Amymone – Donaus’un elli kızından birinin adı. Bir gün Amymone kırda, su aramaya çıkmış, yorulmuş, uyumuştu. Çapkın Satyr onu gördü, zorla elde etmek istedi. Kız, acı acı bağırdı. Deniz Tanrısı onun yardımına koştu ve onu kurtardı. Fakat ona aşık oldu. Sevgilisi için Lerne suyunu fışkırttı. Onların sevişmeleri neticesinde Nauplios adında yiğit doğdu.
    Anaksarte – Kıbrıs’lı çok güzel fakat duygusuz, kalpsiz bir kız. İphis adlı bir delikanlı, bu kıza delicesine aşık olmuş, fakat Anaksarte tarafından sevilmediğinden dayanamamış, kendini kızın penceresi önünde asmıştı. Kız, bu olaydan hiç üzülmemiş, cenaze merasimini pencereden duygusuzlukla seyretmişti. Bütün şehir bahtsız İphis için ağlarken, hiç üzülmeyen bu kalpsiz kıza Aphrodite kızmış, onu taştan bir heykele çevirmişti.
    Anadyomene – Aphrodite’nin lakabı. Anadyomene kelimesinin anlamı “su yüzüne çıkan” demekmiş. Bundan başka Aphrodite’ye, ilk defa Kypros yani Kıbrıs adasında karaya ayak bastığı için, “Kıbrıslı” anlamına gelen Kypris lakabını takmışlar.
    Ananke – (Zaruret) – İnsan şeklinde düşünülen bir kader Tanrısı.
    Anchises – (Bak. Ankhises).
    Ancilia – Roma’nın ikinci Kralı Numa zamanında, gökten yere düşen efsanevi bir kalkan. Roma’nın kaderinin ona bağlı olduğuna inanılır, on iki rahip tarafından muhafaza edilirdi.
    Androgeos – Girit Kralı Minos’un oğlu. Güzel bir delikanlı idi. Bir zaferden dönerken pusuya düşürülüp, öldürülmüştü. Babası Minos, oğlunun ölüm haberini; bir bayram töreni yapılırken duymuş, başından tacını atmış, matem elbisesi giymişti.
    Androklos – Ephes şehrinin kurucularından. Rivayete göre, bir gün ormanda yemek için balık kızartılıyordu. Balık sıçradı, ormana düştü; orman yandı. Ormandan bir domuz çıktı. Androklos, onu öldürdü. Tanrıların işareti ile o yerde Ephes şehrini kurdu.
    Andromakhe – Hektor’un karısı ve bugünkü Edremit civarında bulunan Thebae Campus bölgesinin prensi Eetion’un kızıydı. Bu kızın babasını ve yedi kardeşini, Akhilleus, Edremit civarında ele geçirdiği zaman öldürmüştü. Yüksek bir fiyatla satın alınan annesini de sonradan kesmişlerdi. Andromakhe’nin, Troia prensi Hektor’dan olan oğlunun da Yunanlılar tarafından öldürüldüğünü görmesi, bahtsızlığını büsbütün artırmıştı. Kahraman kocasın da savaşta can vermişti. Troia’ya giren azgın Yunanlılar, bu Asya şehrini yakıp yıktıkları ve sağ kalanları da esir olarak götürdükleri zaman, bahtsız Andromakhe, Akhilleus’un oğlu, Neoptolemos’un hissesine düşmüştü. Babasının ve kocasının, yedi kardeşinin katili olan birisinin oğluna metres olmak ne kadar acıdır. Tragedya yazarları, bu zavallı kadının hayatını eserlerinde canlandırmışlardır.
    AndromedaKral Kepheus ile Kassiope’nin kızı.
    Anios – Delos’da hüküm süren Apollon’un oğlu.
    Ankhises – Troia kahramanlarından biri. Kapsy ile Themiste’nin oğlu. İda dağında (Kazdağı), sürüsünü otlatırken Aphrodite bu güzel çobana aşık oldu ve Frigia Kralının kızı kılığına girerek geldi, Ankhises’le sevişti. Sonra kendisinin Tanrıça olduğunu itiraf etti ve çobandan hamile kaldığını da haber verdi. Fakat bu sırrı kimseye söylememesin sıkıca tembih etti. Zeus duyarsa, doğacak çocuğu öldürebilirdi. Aphrodite’nin Ankhises’den hamile kalarak doğurduğu çocuğun adı Aeneas (Enee) idi.
    Ankhores – Phirigia Kralı Midas’ın oğlu. Bir uçuruma düşerek can verdi.
    Anna Perenna – Roma’da 15 Martta yapılan bahar bayramı. Toprak Tanrıçası şerefine kim fazla şarap içerse, içtiği kadeh sayısınca Tanrıçanın, ona ömür seneleri bağışladığına inanılırdı.
    Antaios – (Anteos) – Poseidon iel Gaia (Yer)’in oğlu, Libyalı dev.
    Anteia – Tiryns Kralı Poritos’un karısı.
    Antenor – Troia Kralı Priam’ın arkadaşı, Yunanlılarla gizlice anlaşmış olup Troia’ya ihanet ettiği söylenir.
    Antheos – Bodrum’lu bir delikanlı. Kral soyundan olan bu delikanlı Biletos tiranının yanında rehin olarak kalıyordu. Tiranın karısı buna gönül vermişti. Ondan karşılık göremeyince delikanlıyı hile ile öldürdü.
    Anteia – Stheneboia’nın başka adı.
    Anteros – Aphrodite’nin Ares’ten olan oğlu. Eros’un kardeşi. Anteros “seveni bahtlı eden, karşılıklı sevgi” anlamına gelir.
    Antigone – Oidipus’un kızı.
    Antiklea – Diokles ya da Autolykok’un kızı, Odysseus’un anası. Antiklea, oğlunun öldüğünü sanarak, ümitsizliğe kapılmış, kendini asmıştı. Söylendiğine göre, Antiklea, Laertes’le evlenmek üzere iken Sisyphos tarafından kaçırılmıştı. Sonra çok güzel olduğu için herşeye rağmen Laertes onunla evlendi. Bu sebeple Odysseus’un asıl babasının Sisyphos olduğuna inananlar var.
    Antiklos – Tahta atın içine saklanan bir kahraman. Bağırmak isteyince Troia’lılar duymasın diye, Odysseus tarafından boğazı sıkılarak öldürüldü.
    Antilokos – Nestor ile Eurydike’nin oğlu. Hektor tarafından öldürüldü. Troia savaşında Paris tarafından öldürülen bir Antilokos daha vardı ki o, Herakles’in oğludur.
    Antinoe – Kepheos’un veya Polias’ın kızı.
    Antinoos – Penelope’ye talip olanlardan biri. Ziyafet masasında Odysseus onu öldürdü. Bir Antinoos daha vardı ki Anadolumuzun İzmit bölgesinde Bithynia’da yaşamış, güzelliği ile imparator Adrien’i büyülemiştir. Bu güzel delikanlı bir nehirde boğulunca Adrien çok ağladı. Onu Tanrılaştırdı. Adına bir tapınak yaptırdı, oraya rahipler tayin etti.
    Antiope – Amazon Hippolyte’nin kızkardeşi, hem de Hippolyte’nin başka adı.
    AntiopeZeus tarafından sevilen güzel kız. Nikteos’un kızı.
    Anios – Delos’da hüküm süren Apollon’un oğlu.
    Anubis – Mısır ölüler Tanrısı.
    Antiphates – Laistrygon’lar Kralı. Sicilya adasının hayali halkı olan Laistrygon’lar, dev cüsseli idiler ve insan eti yerlerdi.
    Antiphus – Priamos’un oğullarından biri olup, Agamemnon tarafından öldürüldü.
    Apathe – Hile Tanrısı.
    Aphareus – İdas ile Lynkeus’un babası İdas çok kuvvetli oluşuyla, Lynkeus’da gözlerinin keskinliği ile tanınmışlardı. Lynkeus’un bakışı, ağaçları ve kayaları deler geçerdi.
    Aphidna – İdas ile Lynkeus’un babası. İdas çok kuvvetli oluşuyla, Lynkeus’da gözlerinin keskinliği ile tanınmışlardı. Lynkeus’un bakışı ağaçları ve kayaları deler geçerdi.
    Aphidna – Attika’da ünlü bir kale.
    Aphrodite – (Lat. Venüs), aşk ve güzellik Tanrıçası.
    Apollodoros – Milattan 140 sene önce yaşamış, Atinalı bir yazar.
    Apollon – Latinler buna Phebus derler.) Zeus ile Leto’nun oğlu, Artemis’in kardeşi, güneş ve güzel sanatlar Tanrısı.
    Apsyrtos – (Bak. Argonautlar).
    Arachne – (Arakhne) – (Bak. Arakne).
    Arai – Beddua Tanrısı. Eriyn’lerin başka bir adı olarak da kullanılır.
    Arakne – Lydya’lı güzel bir kızın adı. Kendini, Tanrıça Athenadan üstün gördüğü için örümceğe çevrildi.
    Ardolos – Hephaistos ile Aglae’nin oğlu.
    Areion – Adreste’nin atının adı.
    Areopag – Kan davalarına bakan mahkemeyi Ares’in kurduğu sanılır.
    Ares – (Lat. Mars) – Savaş Tanrısı. Zeus ile Hera’nın oğlu.
    Arete – Phaiak’lar Kralı, Alkinoos’un karısı.
    ArethusaYunanistan’da akan Alpleis nehrinin perisi. Bu peri kızı bir gün nehirde yıkanırken nehir Tanrısı, onun güzelliğine hayran oldu. Onu yakalamak istedi. Güzel peri, Artygia adasına kadar koştu. Orada yakalanmak üzere iken Tanrıça Artemis’in yardımını istedi. İffetin koruyucusu olan Tanrıça onu bir çeşmeye dönüştürdü. Arethusa’nın akışı güzel, suyu berrak olduğundan, onun kirli ve tuzlu suların altından koşarak Ortygia adasına geldiği halde, temizliğini ve saflığını korumasına hayret edilirdi. (Bak. Alpheios).
    Arge – Bir peri kızı olan Arge’yi güneş dişi bir geyik yaptı.
    Argeiphontes – Argos öldüren anlamına gelen bu kelime Apollon’un lakabıdır.
    ArgeiphontesZeus ile Maia’nın oğlu Hermes’in adlarından biri.
    Argennos – (veya Argynnos) – Leukon’un kızı. Psidike’nin oğlu. Argennos, çok güzel bir delikanlı idi. Bir gün Beotia’da, Kopais gölünde yıkanırken bu güzel delikanlıyı Agamemnon gördü ve ona aşık oldu. Genç ve faziletli delikanlı, onun kirli arzusunu kabul etmedi. Ondan kaçtı. Agamemnon, onu yakalamak üzere iken kendini nehre attı ve boğuldu. Agamemnon, kendi yüzünden intihar eden bu delikanlı için bir mabet yaptırdı.
    Argo- Argonaut’lar’ın gemisini yapan ustanın adı Argo’ydu. Elli kürekle çekilen bu gemiye de, yapanın adı verildi.
    Argonautlar – Kolkhis (Gürcistan)’deki, altın postu getirmek için Argo gemisine binip yola çıkan elli kahramana verilen ad.
    Argos – 1. Zeus ile Niobe’nin oğlu. 2. Her şeyi gören yüz gözlü dev. 3. Argolis bölgesinin baş şehri 4. Argo gemisini yapan ustanın ve yaptığı geminin adı.
     
  4. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    Argyra – Eski Yunanistan’da, Arkadia’da aynı adı taşıyan bir çeşmenin perisi. Bu peri kızı Selemnos adındaki, genç ve güzel bir çobana gönül verdi ve onu uzun seneler mesut yaşattı. Fakat zamanla, çobanın güzelliği kaybolunca, Argyra, ondan yüz çevirdi, artık ona görünmez oldu. Çoban, ayrılık ateşine dayanamadı, yok oldu. Aphrodite, aşk uğruna can veren çobana acıdı. Onu bir ırmak haline sokarak sevgilisine doğru koşturdu. Gerçekten bir ırmak olan Selemnos, acı acı haykırarak başını, taşlardan, taşlara vurarak, bazen hıçkırıyor, bazen kederini içinde saklayarak sessizce akıyor, sevgilisini arıyordu. Bir çok dağları deldi geçti, bir çok vadilere aktı; fakat sevgilisini bulamadı. Bu yüzden feryat ediyor, ağlaması ve inlemesi gittikçe artıyordu. Nihayet, aşk Tanrıçası yine onun yardımına koştu. Ona her şeyi unutmak ve unutturmak hassasını verdi. Bu yüzdendir ki Selemnos’un suyundan içenler ya da onda yıkananlar, aşk hatıralarını kaybediyorlar ve bütün kederlerini unutuyorlardı.
    Ariadne – (ya da Ariane) - Dionysos’un karısı, Theseus’un sevgilisi.
    Ariane - (ya da Ariadne) – Girit Kralı Minos ile Pasiphane’nin kızı.
    Arimasplar – Tek gözlü efsanevi, hayali millet. Altını koruyan yarı kuş, yarı arslan bir hayvan olan Gryps’lerle, bitmek bilmeyen savaş içinde yaşıyorlardı.
    Arion – Hayatı efsaneleşmiş Lesbos’lu bir çalgıcı. Arion, denizde seyahat ederken, malına göz koyan tayfalar onu denize atmak isterlerken, onlardan sonra bir defa bir lir çalması için müsaade istemişler, o kadar güzel o kadar dokunaklı çalmış ki, yunus balıkları dahi onu dinlemeye gelmişler. O da bir yunus balığının üstüne atlayarak Tenare burnuna kaçmış.
    Arion – Poseidon ile Demeter’in birleşmelerinden doğan bir Atinalı (Bak. Demeter).
    Aristaios – Orpheus’un karısı Eurydike’ye aşık olan genç. Apollon ile Kyrene adlı bir perinin oğlu. Aristaios çobanlığın, zeytin yetiştirmenin ve arıcılığın Tanrısı. Aristaios’un bir gün bütün arıları öldü. O da, arıların dirilmesi için annesine başvurdu. Annesi onu, deniz Tanrılarından Proteus’a gönderdi. “O, senin arılarını yeniden diriltir” dedi. “Ancak, onu yakalayıp sımsıkı bağlaman lazımdır.” Menelaos, Troia’dan dönerken Proteus’la boğuşup onu bağlamıştı. Sonra onu söyletmiş, yolda başına gelenleri ondan öğrenmişti. Proteus’u bağlamak kolay değildir. Deniz Tanrısı, durmadan kılık değiştirir. Aristaios annesinin sözünü dinleyerek Pharos adasına gitti. Orada Proteus’u buldu, söyletmek için onu yakaladı ve bağladı. Deniz Tanrısı, arıcıyı hayli uğraştırdı. Sonunda istediklerini ona söyledi. Proteus arıcıya “Tanrılara, birkaç hayvan kurban et. Hayvanların ölenlerini dokuz gün kesildikleri yerde bırak. Dokuzuncu günün sonunda git, bak bütün arılarını hayvanların pıhtılaşmış kanından tekrar üremiş ve dirilmiş bulacaksın”. Dediğini yaptı. Aristaios böylece tekrar arılarına kavuştu ve arıları bir daha ölmedi.
    Aristeas – Arimaspes adlı şiirin şairi. Yarı efsanevi yarı tarihi bir şahsiyet.
    Aristeos – (Bak. Aristoios).
    Aristodemus – Messenia Kralı olup yurdunun istiklali uğruna yirmi sene Ispartalı’larla çarpıştı. Rivayete göre, Tanrılar bu Kraldan kendilerine bir bakire kız kurban etmesini istedikleri zaman, vatan aşkıyla yanan Kral, çekinmeden kendi öz kızını kurban etmişti. Fakat Ispartalılara yenileceğini anlayınca, esir düşmektense ölmeyi tercih ederek kızının mezarı başında kendini öldürdü.
    Arkadia – Artemis’in mukaddes ili – Hermes ve Pan’ın yurdu. Peloponnesos adasının, ortalarına düşen dağlık bölge.
    ArkasZeus ile peri kızı Kallisto’nun oğlu. Arkadia’lıların atası ve Erato’nun sevgilisi. Arkas’ın anası Kallisto önceleri Artemis’in yanında bulunan perilerdendi. Yıkanırken Artemis Kallisto’nun gebe kaldığını görmüş ve onu bir dişi ayıya dönüştürmüş. Zeus da güzel bir su perisiyken dişi ayıya çevrilen Kallisto’yu göğe çıkarmış yıldız yapmıştı. Büyükayı yıldızına eski Yunanlılar “araba” derlermiş. İşte bu arabanın sürücüsü Zeus ile Kallisto’nun oğlu Arkas’tı.
    Arkhelaos – Temenos’un oğlu. Herakles’in torunu.
    Arkhemoros – Hyripyle’nin İason’dan olan oğlu. Onu bir yılan sokarak öldürdü.
    Arkiron – Bir Kentauros’un adı.
    Arkturos – (Ayı Çobanı) – Büyükayı yıldızı yakınında bulunan bir yıldız. (Bak. Bootes).
    Artemis – (Lat. Diane). – Zeus ile Leto’nun kızı, Apollon’un kızkardeşi.
    Askanios – Aeneas ile Kreuse’nin oğlu.
    Askalabos – Demeter, kaçırılan kızını ararken; Attika’da Misme adında bir kadın, yorgun ve susamış Tanrıçaya su vermişti. Demeter suyu bir nefeste içtiği için, Misme gülmüştü. Bu terbiyesizliğe kızan Tanrıça, kapta kalan suyu Misme’nin küçük oğlu Askalabos’un yüzüne serpince çocuk, benekli bir kertenkele oldu.
    Askalaphos – Akheron’un oğlu Tanrıça Demeter’i kızdırdığı için kocaman bir kayanın altına kapatılmıştı. Herakles, bu delikanlıya acıdı, onu işkenceden kurtardı ve baykuş’a çevirdi.
    Asklepios – (Lat. Esculope) – Sağlık, iyi etme, hekimlik Tanrısı.
    Asia - (Asie) – Irmak Tanrısı.
    AspalisZeus ile Otheris’in oğlu, arılar tarafından beslenmiş, Thesselia’da Melitea şehrini kurmuştu.
    Asphodelos Çayırları – Hades’de, ölülerin gölgeler halinde dolaştıkları solgun, hüzünlü çayırlar.
    Assaon – Niobe’nin babası. Kendi öz kızıyla birleşmek istedi. Niobe, bu kirli arzuya uymayınca Assaon, kızının yirmi çocuğuna bir ziyafet verdi ve acımadan torunlarını diri diri yaktı. Zavallı Niobe, kendini kayalık bir sahilden denize attı. Assaon da çıldırdı, kendini öldürdü.
    Asteria – Titan Khoeos ile Phebe’nin kızı. Zeus, bu kıza gönül verince onun elinden kurtulmak için bir bıldırcın oldu. Kendini denize attı. Yüzen bir ada Ortygia adası oldu.
    Asterion – Girit adası Kralı. Europa’nın Zeus’dan olan Minos ve Rhadamantys adındaki iki oğlunu Asterion büyüttü ve Krallığını minos’a bıraktı.
    Astraios – Yıldızlar anlamına gelen Astraios, Eos yani şafak kızıllığının kocasıdır. Eos Selene’nin kız kardeşiydi. Eos, kocası Astraios’a bağlı kalmadı. Birçok sevgililer edindi. Keplasos, Orion, Tithonos onun sevgilileriydiler.
    AstreaZeus ile Themis’in kızı. İnsanlara fazilet ve adalet ilham eder. Mesut devirlerde insanlar arasında yaşıyordu. Ahlaksızlık artınca, o gökyüzüne çıktı, bir burç oldu.
    Astyanaks – Hektor ile Andromakhe’nin oğlu. Troia zaptedilince Odysseus, onu kale duvarından aşağı atarak öldürdü.
    Atalante – Arkadialı güzel avcı kız. (Bak. Artemis).
    Ate – Hata ve günah Tanrıçası. İnsanların basiretini bağlar.
    Athamas – Phtiksos’un babası. İno’nun kocası.
    Athenai – Atina şehri.
    Athena – (Lat. Minerva) – Zeka Tanrıçası. Bir adı da Pallas’tır.
    Atlantide – (Bak. Atlantis).
    Atlantis – (Atlantide) – Batmış bir ülke. Eflatun’un Kritias ve Tiamos adındaki eserlerinde anlattığına göre, denize gömülüp yok olmuş büyük bir ada.
    Atlas – (Kuvvetli hammal) – Titan İapetos ile deniz kızlarından Klymene’nin oğlu. Menoetios, Prometheus’un kardeşi. Titanların, Tanrılara karşı giriştikleri savaşa yenilince Atlas dünyayı, gökkubbeyi omuzlarında taşımak cezasına çarptırıldı. Pleiad’lar, Hyad’lar, dünyanın batı ucundaki Tanrı bahçelerinde altın elmaları bekleyen Hesperid’ler, Pleione, Hesperis ve Dione onun kızlarıdır. Hyas ile Hesperos da onun oğullarıdır.
    Atreus – (Fr. Atrèe) – Atreus, Pelops ile Hippodameia’nın oğludur. Thyestes ile Nikippe’nin kardeşidir. O, önce Kleola ile evlendi ve bu evlenmeden Pleisthenes doğdu. Aradan zaman geçti, Atreus dul kalan gelini Aerope ile evlendi. Bu ikinci evliliğinden Agamemnon ile Menelaos adlı iki oğlu ve Anaksibia adında bir kızı oldu. Başka bir söylentiye göre Atreus ile kardeşi Thyestes, babalarının daha çok sevdiği kardeşleri Khrysippos’u öldürüp baba bedduası aldılar. Sonra Argos Krallığını ele geçirdiler. Ama Thyestes hükümdarlığın sembolü olan altın kuzuyu çaldı. Atreus’un karısı Aerope’yi ayarttı. Suçu ortaya çıktı, kaçtı. Kaçarken Atreus’un oğlu Pleisthenes’i de beraber götürdü ve kendi oğlu gibi büyüttü. Oğlan büyüyünce Thyestes onu Atreus’u öldürmeye yolladı. Oğlu bilmeden öz babasını öldürmek isterken, öz babası da kim olduğunu bilmeden kendi oğlunu öldürdü. Öldürdüğünün kendi öz oğlu olduğunu sonradan anladı; fakat olan olmuştu, kaderin çizdiği yolda yürümekten başka ne yapabilirdi? Atreus Krallığı bölüşmek vaadi ile ne yaptı yaptı, sefalet içinde dolaşıp duran kardeşi Thyestes’i çocuklarıyla beraber yanına getirtti. Sonra bir yolunu buldu. Thyestes’in oğullarını gizlice kestirdi. Barışma ziyafetinde babalarının önüne yemek diye koydu. Hiçbir şeyin farkında olmayan Thyestes oğullarını yedikten sonra Atreus oğlunun pişirilmemiş uzuvlarını lanetler savurarak, küfürler ederek, masayı devirdi. Duyduğu dehşetten nefretten Güneş bile üzüldü, şaşırdı, gökteki yolunu tamamlamadan geri döndü. (Dikkat: Bu konuda çeşitli söylentiler vardır. Theyestes maddesini de okuyunuz.)
    Atrides – (Atrida) – Atreus’un soyundan gelenler, bilhassa Agamemnon ile Menelaos’a verilen ad.
    Atropos – Bildiğinden şaşmaz, üç Monoira’dan biri. (Park’lardan).
    Attika – Athena’nın mukaddes ili. Theseus’un, Daidalos’un yurdu.
    Attis - Eski Anadolu Tanrılarından biri. Adonis kadar güzel bir delikanlıydı. Bu yüzden Anadolu Tanrılarının anası olan Kybele, temiz bir aşkla bu delikanlıya bağlandı. Onu her zaman görebilmesi için, mabedine bekçi olarak aldı. Ancak delikanlı afif kalması şartıyla onu sevdi. Fakat Sakarya nehrinin perisi Sagaritis de Attis’i seviyordu. Güzel delikanlı, peri kızının aşkına dayanamadı, onunla buluştu. Kybele kızdı. Peri kızının hayatını bağlı bulunduğu bir ağacı devirdi. Attis’i de delirtti. Bir çılgınlık anında güzel delikanlı, kendi erkeklik uzvunu kesti. Derler ki, erkekliğini kaybeden Attis’i, Kybele affetti ve mabedine aldı.
    Auge – (Augia) – Aleus’un kızı, Herakles’den Telephos adlı bir oğlu olmuştu. Telephos’u doğurduktan sonra Mysia’ya kaçtı. Orada Kral Teothras’ın manevi evladı ya da karısı oldu. Daha sonra kim olduğunu bilmeden, kendi öz oğlu ile evlendi, trajedi yazarları bu olaydan faydalanmışlardır.
    Augias – Elis bölgesinin efsanevi Kralı. Üç binden fazla sığırının bulunduğu ahırlar, otuz yıldan beri temizlenmemişti. Herakles temizledi.
    Aulis – Bir Yunan limanı.
    Aura – Phrygia’lı güzel bir kız. Rüzgar gibi çevik. Artemis’in av arkadaşı. Dionysos; buna aşık oldu, fakat yakalayamadı. Aphrodite, bu kızın aklını başından aldı. Sarhoş Dionysos’dan ikiz çocukları olduysa da deli anne, onları parçaladı. Sangarios (Sakarya) nehrine attı. Zeus bu deli anneyi bir kaynağa çevirdi.
    Aurora – Eos’un Latince adı (Şafak Hanım). Şafak Tanrıçası. Gül renrkil parmaklara sahip, güzel ve gönül alıcı bir bakireydi. Her sabah doğu tarafından göğün kapılarını açarak güneşe yol verirdi.
    Auson – Odysseus ile Kalypso’nun oğlu. Latinos adında bir oğlu vardı. Bu yüzden Latinlerin babası sayılır.
    Autokhthon’lar – (ya da Aborigin’ler) – Bir memleketin ilk insanları, yerlileri, ilk ahalisi.
    Autolykos – Akhilleus’un arabasını kullanan kahraman.
    Autonone – Kadmos’un kızı, Aktaion (Aakteon’un anası, Dionysos onu delirttiğinden kız kardeşi, Agaue ile birlikte Pentheus’u parçaladı.
     
  5. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü
    B

    Baal
    – Asur Tanrısı.
    Bacchus – Dionysos.
    Bakkha’lar – (Bak. Bakkhant)
    Bakhos – (İakkhos – İobakkhos) gibi Dionysos’un çeşitli lakaplarından.
    Bakkhos – Dionysos’un Latince adı.
    Bakkhanad’lar - (Bakkhanalia) – Dionysos şerefine yapılan bayram.
    Bakkhant’lar – Bakh’lar – Bakha’lar – Mainad’lar, Thyiad’lar adlarıyla anılan Bakkhant’lar, Dionysos şenliklerinde Tanrının yanında dolaşan kadınlar.
    Bakkhus – (Bacchus) – Dionysos’un Latince adı.
    Bakis – Konuşucu anlamına gelen bu kelime, bir çok kahine verilen isimdir.
    Balios – Akhilleus’un adlarından biri.
    BasileiaKraliçe manasına gelen Basileia Ouranos’un kızı, Rhea ve Titan’ların kız kardeşidir. Kardeşi Hyperion ile evlendi ve Selene (Ay) ile, Helios (Güneş)’u doğurdu.
    Bassareus – Dionysos’un Latince adı.
    Bassarid – Dionysos Şenliklerinde Tanrının yanında dolaşan tambur çalan ve kaplanları sevkeden kadınlar.
    Battso – Apollon’un öküzlerini çalan Hermes’e yardım eden ihtiyar.
    Baubo – (ya da İambe) – Neşeli bir hizmetçi kız. Persephone için ağlayan Demeter’i güldürmeye çalışırdı.
    Baukis – (Baucis) – Philemon’un karısı.
    Bebryk’lerAnadolu’da Bitihynia’da yaşayan halk. (Bak. Amykos).
    Bellerophon – Korinthos’un kurucusu Glaukos’un oğlu.
    Bellona – Romalı’ların zafer Tanrıçası.
    BellosYunanlılar, Asur Tanrısı Baale bu adı vermişler, onu bir Tanrı olarak değil, Danaid’lerin atası saymışlar.
    Bendis – Thrakia’lıların ay Tanrıçası.
    Berekynthia – Kybele’nin adlarından biri.
    Berenike – Ptolmece Evergete’nin karısı ve kardeşi. Kocasının zaferi için saçlarını adamıştı.
    Beroe – Aphrodite ile Adonis’in kızı. Poseidon, onunla evlenmek istedi; fakat o, Dionysos ile evlendi.
    Bia – Dev Pallas ile Styks’in kızı. Şiddet anlamına gelen Bia, Nike (Zafer)’nin kardeşidir. Zeton (kızgınlık); Kratos (kudret) Bia’nın erkek kardeşleridir.
    Bianna – Kızlık yüzünden Girit adasından kaçan genç bir kız. Adını Viyana şehrine verdi.
    Bianos – Troialı bir komutan. Agamemnon tarafından öldürüldü. Thesus tarafından tepelenen Kentaur’lardan birinin adı da Bianor’dur.
    Bias – Amythaon’un oğlu. Melampous’un kardeşi.
    Biton – Kydippe’nin oğlu. (Kleobis – kelimesine bakınız).
    Boarmia – Pallas’ın bir lakabı. Öküzlerden faydalanmayı öğretmişti. Sığırlara da bu ad verilir.
    Bona Dea – İyi bir Tanrıça anlamına gelen Bona – Romalılar, Faunus’un kızı veya karısı bildikleri bu Tanrıçaya taparlardı.
    Bootes – Öküz çobanı anlamına gelen Bootes, Büyükayı’nın yakınındaki bir yıldız.
    Boread’lar – Özellikle kuzey rüzgarının çocuklarına verilen ad.
    Broes – Kuzey rüzgar Tanrısı, poyraz. Bu Tanrı, Yunanistan’a nazaran, soğuk bir iklime sahip olan Thrakia’da otururdu. Broeas, Şafak Tanrısı Eos’un oğluydu.
    Bormos – Titias’ın oğlu. Çok güzel bir delikanlı olan Bormos’u derin bir su kaynağında gören periler kaçırdılar.
    Bosphoros – Sığır geçidi anlamına gelen İstanbul Boğazı’nın eski adı.
    Botres – Eumelos’un oğlu, Botres Tanrı Apollon’un takdim edilen kurbanın beynini yediği için babası tarafından öldürüldü. Aeropos adında hüzünlü bakışlı anlamına gelen bir kuşa tahvil edildi.
    Brankhid’ler – Apollon’un gözdesi Branklos’un soyundan gelenlere verilen ad.
    BrankhosAnadolu’da Miletos’lu çok güzel bir delikanlı. Bir gün dağda sürüsünü otlatırken Apollon, onu gördü, aşık oldu. Tanrı, ona kahinlik sanatını öğretti. Miletos şehrinin güneyinde Didyme (Karataş adaları)’nda onun gaipten haber verme tapınağı vardı.
    Brauron – Attika’nın doğu kıyısında, bir Artemis tapınağı olan eski bir şehir.
    Briareos – Yüz kollu devler olan Briareos’lar ‘Hekatonheir’ler.) Katthosile Gyes, Titan’lar savaşında Tanrıların safında savaştılar.
    Briseis – Asıl adı, Hippodamie olan Briseis, Troia civarında eski bir Anadolu şehri olan Lyrnessos şehrinin rahibinin kızı idi. Talih onu, babasının katili olan Akhilleus’un sevgilisi yaptı.
    Brises – Briseis’in babası.
    Britomartis – Girit’li bir Tanrıça, Zeus ile Karme’nin kızı. Bu Artemis’in av arkadaşı bir bakire idi. Kral Minos bunu sevdi, dokuz ay onu takip etti, elde edemedi. Nihayet bir gün onu yakalayacağı sırada güzel kız kendisini kayalık bir sahilden denize attı. Denizde balıkların ağlarının içine düşerek kurtarıldı. Bu yüzden ona Diktinna (yani Balıkçı ağlarının kızı) lakabı verildi.
    Brithynoos – Apollon’un adlarından biri.
    Bromios – Dionysos’un adlarından biri.
    BrontesGökle yerin oğlu, Kyklop’lardan biri.
    Brotheus – Yanardağlar Tanrısı ile zeka Tanrıçasının oğlu olduğu söylenir. Çok çirkin bir çocuk olduğundan alemin maskarası olmasın diye kendini Etna yanardağının içine attı.
    Brykhia – Aphrodite’nin bir adı.
    Bryte – Ares’in kızı. Minos’un sevgilisi.
    Buphonle – Bouphonie – Atina’da Zeus şerefine kutlanan ve bolca sığır kesilen bir bayram.
    Busiris – (Buseiris) – Zalim bir Mısır Kralı. Herakles tarafından öldürüldü.
    Byblis – Miletos’un kızı. Erkek kardeşi Kaunos’u, günah sayılan bir aşkla sevdi. Kız kardeşinden korkan ve onun kirli aşkından iğrenen Kaunos, kendi vatanı olan Milet şehrinden kaçtı ve Karia bölgesinde Kaunos şehrini kurdu. Byblis, ümitsiz aşkının ateşiyle deli oldu, dağlara düştü. Bütün Anadolu’yu dolaştı. En sonunda, bu tahammül edilmez hayata son vermek istedi. Kendisini yalçın bir kayanın üzerinden aşağı attı. Fakat bu kederli kıza acıyan periler onu; genç kızın hiç kurumayan gözyaşları gibi çağlayan bir pınara çevirdiler. Kaunos (Bugünkü Ilıca).
    Byrsa – Kartaca hisarı.
    Byzas – Poseidon’un oğlu. Annesi Zeus ile İo’nun kızıydı. Sonradan Byzans adını alan şehre yakın bir yerde doğmuştu. Byzas, sonradan kendi adın verilen Byzans şehriin kurarken Apollon ve Poseidon’dan yardım gördü. Rivayete göre Thrakia Kralı bir savaşta Byzas, düşmanlarını yendi ve onları Thrakia’nın içlerine kadar izledi. Kralın yokluğundan faydalanmak isteyen İskyitler’in Kralı, Odrynes, Byzans’ı muhasara etti. Byzas’ın karısı Phidaleia, şehirde bulunan diğer kadınların yardımıyla, düşmanlarının üstüne çok miktarda yılan atarak onları yendi.
     
  6. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    C

    Cacus – Bir devin adı. Herakles, Geryoneus’un sığırlarını çalmış, getirirken, yolda Cacus’a rastlamıştı. Sığırların bir kısmını çalan bu devi Herakles öldürdü.
    Caeculüs – Vulcain’in oğlu.
    Caelus – (Gök)- Yunanlıların, Ouranos’unun Latince karşılığı.
    Camene – Camanea’lar – Eski Roma’da çeşme perileri. Bunları Yunanlıların ilham perilerine benzetirler.
    Camilla – Volskiler Kralı Metabus’un Amazonlara benzeyen kızı.
    Camenta – Romalı. Doğum Tanrıçası.
    Carmenta – Ladon ırmağının efsanevi kızı. Gaipten haber vermesini biliyordu.
    Carna – Roma civarında Tiber nehri kenarlarında yaşayan bir peri kızı.
    Catanitus – Ganymedes’e, latinlerin verdikleri ad.
    Centimani’ler – Yüz kollu devler. (Hekatonkkhirler).
    Ceres – 1. Romalıların toprak ve ürünler Tanrıçası Demeter’e verdikleri ad. 2. Giritli bir kadın.
    Ceyks – (Bak. Keyks).
    Clio – Kahraman destanı (Epos) ve tarih Musa’sı Kleio’ya Latinlerin verdikleri ad.
    Concordia – Romalıların barış Tanrıçası.
    Consus – Eski Roma Tanrılarından biri. Adı, “Condere” gizlemek, örtmek. Consus’un mabedi, bir vadide üstü toprakla örtülü olarak dururmuş.
    Cubido – Cupid- Eros’a latinlerin verdikleri ad. Amor da derlerdi.
    Cumae – İtalya’da eski Yunan kolonisi Kyme’ye Romalıların verdikleri ad.
    Curtius – Milattan dört yüz sene önce Roma Forum’unda büyük bir yer yarılması, bir uçurum meydana geldi. Roma’nın en büyük serveti feda edilirse, bu uçurumun kapanacağı söyleniyordu. Curtius adındaki bir kahraman en büyük servetin bir Romalı için yiğitlik olduğuna inanarak silahlarını kuşandı, atına binip uçurumdan aşağı atladı. Böylece o, halkının geleceği için kendini feda edince uçurum kapandı.
     
  7. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü
    D

    Dada – Namusu uğruna kendini öldüren Girit’li bir kadın.
    Daedalion – Sabah yıldızı (Eoshoros)’un oğlu ava ve savaşa çok düşkündü. Khione adlı çok güzel bir kızı vardı. Bu kıza, Hermek ve Apollon aşık oldular. Fakat güzel kız gurura kapıldı, kendini Artemis’ten de güzel buldu. Tanrıça bir okla onu öldürünce Daedalion çok kederlendi, Tanrı Apollon, bu kara bahtlı babayı, bir akbabaya çevirdi.
    Daidala – Boiotia’da Hera şerefine yapılan bir şenlik.
    Daidalos – (Bak. Dedalos).
    Daimon – (Daemon) – Kendinde ilahi bir kudret bulunduğu sanılan, adeta Tanrılaşmış, dahi insanlara verilen ad.
    Daimos – (Korku) – Ares’in yardımcısı.
    Daktylos’lar – (Daktyl’ler) – Anadolu’da İda (Kaz) dağında oturan ve madenleri işlemesini bilen becerikli cinler. Daktylos kelimesi (parmaklar) anlamına gelmektedir. Bir rivayete göre, bunları Rhèia doğurmuş. Diğer bir rivayete göre de Zeus’un süt annesinin parmaklarından sıçrayan tozlardan doğmuşlardır. Tarihin en eski devirlenirde Marmara Bölgesi’ndeki Kazdağı’ndan maden çıkarıldığının ve işlendiğinin bir işareti olsa gerek.
    Damaster – (Polypemon) – Poseidon’un oğlu.
    Damokles – Syrakusa, Tiranı Dionysos, saadetini öven Damokles’e; saadetten onun da yararlanacağını bildirdi. Kral Damokles’i mutluluklara boğdu. Fakat onun başının üstünde keskin bir kılıç sallandırdı. Bu kılıç bir kıl ile tavana bağlanmıştı. Maddi saatedin tehlikeli olduğunu anlatmak için bu hikayeyi anlatırlar.
    Dammaneus – Daktylos’lardan biri.
    Danae – Argos Kralı Akrisios’un kızı.
    Danaid’ler – Danaos’un elli kızına verilen isim.
    Danaos – Belos’un iki oğlundan biri. Bir çok kadından elli kızı olmuştu.
    Daphne – Apollon’un aşık olduğu peri kızı. Defne ağacına çevrildi.
    Daphnis – Çoban şiirlerin mucidi. Sicilya’lı bir çoban.
    DardanosZeus’un oğlu. Troia kalesini o inşa etti. Çanakkeli boğazı, eski adını Dardanos’dan aldı.
    Dedalos – (Daidalos; Lat. Deadalus) – Yunanlılarca heykeltraşlığın ve mimarinin piri sayılan efsanevi bir şahsiyet. Adı (Ustaca çalışmak) anlamına gelen Dedallein’den alınmıştır. Testereyi, baltayı ve diğer bazı aletleri o icat etti. Oğlu İkaros ile beraber Girit’de suni kanatlar takarak uçtuğu için, uçan ilk insan sayılmaktadır.
    Deimos – “Korku” anlamına gelen Deimos, Ares’in en yakın arkadaşıdır. Bundan başka savaş Tanrısının Enyo “Felaket”; Phobos “Dehşet”; Eris “Kavga” ve savaştaki ölümün korkunç Tanrıları olan Kerler de Ares’in yanından hiç ayrılmazdı.
    Deioneus – Dia’nın babası. İksiyon onu kızgın kömür dolu bir hendeğe atmış, yakmıştı.
    Deiphobos – Priamos’un oğlu. Hektor’un kardeşi.
    Dejanira – (Deianira) – Herakles’in karısı.
    Delos –Apollon ile Artemis’in doğduğu ada.
    Delphoi – Gelecek olaylardan haber verme yeri. Kehanet tapınağı.
    Demeter – (Lat. Ceres) – Toprak ve ürün Tanrısı.
    Demiphon – Thrakia’da Khersonèse’de (Gelibolu Yarımadası) bulunan eski bir şehrin Kralı. Bölgeye bela olan hastalık salgınını önlemek için, Tanrılardan aldığı emir üzerine her sene, asil bir ailenin bakire kızını kurban kesiyordu. Mastousion adındaki bir baba bu emre uymak istemedi. Kral da kendi kızını kurban verirse buna razı olacağını söyledi; fakat Kral zorla Mastousios’un kızını öldürttü. Kızın babası, Kraldan öç almak için, bir gün Kralı ve kızlarını bir kurban ziyafetine davet etti. Genç kızlar, ziyafete önce geldiler. Mastousios, Kralın kızlarını boğazlattı ve kanlarını bir kupa içine topladı ve şarapla karıştırarak babalarına sundu. Kral Demiphon kendi öz kızlarının kanının şarapla karıştığını anlayınca, Mastousios’u elindeki kupa ile beraber denize attı. Bundan sonra o deniz Mastousios Denizi dendiği gibi, elindeki şarap kupası da gökyüzüne çıktı ve Kova Burcu oldu.
    Demodike – Kretheus’un karızı Phriksos’un kaynanası.
    Demodokos – Homeros’un Odisseia’sında adı geçen ünlü bir halk şairi, gözleri kördü, fakat şarkılarıyla gönülleri mestediyordu.
    Demophon – Theseus ile Phedra’nın oğlu. Elpèor ile Troia savaşına katıldı.
    Despoina – Demeter’in Poseidon’dan olan kızı. Persephone’nin başka bir adı.
    Deukalion - Tufan
    Deukalion – Prometheus ile Klymene ya da Kelaeno’nin oğlu Pyrrha’nın kocası tufan bunun zamanında oldu. Bir yıldız ile, başk abir kahramanın adı da Deukalion’dır.
    Diana – Diane – Artemis’in latincesi.
    Dido – (Didon) – Karthaca Kraliçesi Aineias’ı sevdi, karşılık bulamayınca kendini öldürdü.
    Didyme – Brahkhid’lerin kahinlik tapınağı.
    Dielem – Hindistan ırmaklarından biri.
    DikeZeus ile Themis’in kızı. Adalet sembolü.
    Dikte – Girit’te bir dağ.
    Diktynna ile Britomatris – Artemis’in yerini Girit’te bu iki Tanrıça tutuyordu.
    Diktys – Seriphos adasında yaşayan bir balıkçı. Perseus ile anası Danae’yi denizde bulmuştu.
    Dimoetes – Diometes, Arazen’in kardeşiydi ve onun kızı Euopis ile evlenmişti. Halbuki aldığı kadın, kendi öz kardeşiyle sevişiyordu. Dimoetes bunun farkına varınca Euopis, sırrını açığa vurana beddua ederek kendini astı. Çok sonra Dimoetes, sahilde çok güzel bir kadın cesedine rastladı ve cesede aşık oldu. Onunla çiftleşti. Ceset zamanla çürümeye ve dağılmaya başlayınca, muhteşem bir törenle onu defnetti. Fakat bir na’şın aşkına dayanamadı, onun mezarı başında kılıcı ile kendi kendini parça parça etti.
    Diomedes – 1. Troia savaşında ün salan yiğitlerden biri. Tydeus’un oğlu. 2. İnsan eti yiyen atlarıyla meşhur Thrakia Kralı.
    Dione – Okeanos’un kızı.
    Dionysos – (Lat. Bakkhus – Bakkhos) Şarap Tanrısı.
    Dioskur’larZeus’un oğulları olan Kastor ile Polydenkes’e (Lat. Polluks) verilen ad. Anneleri Leda kız kardeşleri Helena’ydı. İkiz kardeş olan Dioskur’ları gemiciler tehlikeye düştükleri zaman yardıma çağırırlardı. Onlar da yıldız şeklinde ışıldarlardı.
    Dirke – Epopeus’un karısı.
    Dodona – Epiros’un eski zamanlarda, mevcut olan bir şehrin adı. Burası aslında önemli bir yer değildi. Fakat o ünlü mabadi, Zeus’a danışma yeri olduğu için önemliydi. Dodona’da Tanrılara danışma ve cevap alma keyfiyetinin birçok usulü vardı: Oradaki kutsal meşe ağaçlarına tüneyen güvercinlerle, yüksüklerle tapınağın avlusundaki, bronz havuza seslenerek ve bilhassa meşe ağaçlarının fırtınalı havalarda sallandıkça dallarının çıkardıkları seslerle, uğultularla Zeus, sorunlara cevap verirdi.
    Dalionlar –Marmara Bölgesi’ndeki Kapıdağ’da yaşayan eski bir halk topluluğu. Kyzikos bunların Kralı; Kleite de Kraliçeleriydi.
    Dolon – Troia’lı bir genç, çok güzel bir vücudu vardı. Hızlı koşardı. Casus olarak Yunanlılar arasına girdi. Fakat yakalandı. Diomedes tarafından öldürüldü.
    Dalonie – troia’lıların casus Dolon’un Odysseus ile Diomedes tarafından yakalanışını hikaye eden, ilias (İlyada) destanının onuncu bölümüne Dolonice adı verilir.
    Doris – Okeanos ile Tetnys’in kızı. Kardeşi Nereos ile evlendi. Ondan elli kızı oldu ki, onların hepsine birden nereid’ler adını verdiler. (Doris kelimesi, Latin şairleri tarafından bazen “Deniz” anlamında kullanılır.)
    Doros – Apollon ile Phthie’nin oğlu.
    Dryad’lar – Ormanlarda yaşayan ağaç perilerine verilen isim. Bunların per birinin hayatı, bir ağacın varlığına bağlıydı. Yani ormanda bulunan her ağacın bir Dryad’ı vardı. Bunlar, ağaçların ruhu gibiydiler. Bunları, Hamadryad’lardan ayırdetmek gerekir. Çünkü Dryad’lar, ağaçlara ebedi olarak bağlanmış kalmış, ağacın içine hapsolmuş değillerdi. Bunlar ağaçlara bakmakla vazifelendirilmiş perilerdi. Ağaçlar kesildikten sonra yaşayabilirlerdi. Ağaçların etrafında dolaşırlar, mehtaplı gecelerde dansederler, hatta istedikleri zaman fani insanlarla evlenebilirlerdi. Meşhur kahraman ve lirik şiirin babası sayılan Orpheus’un karısı Eurydike, bir Dryad’dı.
    Dryas – Ares’in oğullarından birinin adı.
    DryopeKral Dryops’un biricik kızı. Oeta Dağında babasının sürülerini otlatırdı. Ağaç perileri olan Hamadryad’lar bu güzel çobanı oyun arkadaşı olarak alıyorlar, ona şarkı ve Tanrıların danslarını öğretiyorlardı. Apollon, bir gün Dryope’yi gördü ve ona gönlünü kaptırdı. Ona yaklaşmak için, bir kaplumbağa oldu. Genç kız onunla oynamaya başladı ve onu kucağına aldı. O zaman kaplumbağa bir yılan şekline girdi ve kızla birleşti. Dryope korktu ve eve kaçtı fakat durumdan kimseyi haberdar edemedi. Dryope, o aralık Andraemon ile evlendi ve bir oğlu oldu. Ona Amphissos adını verdiler. Bir gün Dryope, eski oyun arkadaşları olan ağaç perilerine kurban takdim etmeye gitmişti. Peri kızları, onu kaptılar, kendi aralarına aldılar, Drope’nin perilere karıştığı yerden büyük bir kavak ağacı çıktı ve güzel bir kaynak fışkırdı. Ovidius, bu miti başka türlü anlatır: Rivayete göre Dryope, bir gün, berrak sulu bir gölün kenarına geliyor, erilere orada kurban kesmek istiyor; fakat orada parlak çiçekleri olan bir ağaç görüyor. Küçük çocuğu Amphissos’a vermek için o ağacın çiçeklerinden koparmak istiyor. Bilmiyor ki, o ağaç peri kız Lotis’in ta kendisi… Çiçekli bir dal koparılınca ağaçtan kan fışkırıyor. Canı yanan peri kızı, Dryope’yi de kendisi gibi bir ağaca dönüştürüyor. O sırada Dryope’nin yanında bulunan başka kızlar da bu değişmeyi gördükleri için onlar da birer çam ağacına çevriliyorlar. Onlar siyah ve mahzun ağaçlardır.
    Dryops – Apollon ile Dia’nın oğlu. Bunun kızı. Arkadia’da bir peri idi. Bu peri Hermes’e sevgili, Pan’a da ana oldu.
     
  8. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    E

    EakosZeus ile peri kızı Egine’nin oğlu. Dindarlığı ile ün salmıştı.
    Echidna – (Bak. Ekhidna).
    Echo – (Bak. Ekho).
    Eetion – Eski Anadoluda Mysia bölgesinde bir şehrin Kralı. Andromak’ın babası.
    Efes – (Bak. Ephesos)
    Efhialtes – Gaia ile Uranus’un oğlu olan bir dev.
    Ege – (Bak. Aegae denizi).
    Egee – (Bak. Aigeus)
    Egeria – Romalıların doğum Tanrıçası.
    Egestes – (Akestes: Sicilya’da Krimisos ırmağının Tanrısının oğlu.
    Egeus – Atina Kralı, Theseus’un babası. Theseus, Minotaure’e karşı kazandığı zaferden dönerken gemisine zafer alameti olan beyaz yelken çekmediği için, babası, oğlunun yenildiğini zannederek, kendisini denize attı ve intihar etti. O günden beri bu denize Ege Denizi denir.
    Egina – Asopas ırmağı Tanrısının kızı. Zeus tarafından kaçırıldı.
    Egisthe – (Bak. Aigisthos)
    Egisthos – Thyeste’nin oğlu.
    Egypios – Antheus ile Boulis’in oğlu. Tinamdra adında bir dul kadını seviyordu. Bu kadının oğlu Neophron, annesini iğfal eden Egypios’dan intikam almak için onun annesi Boulis’i elde etmişti. Bir gece Egypios’a sevgilisi yerine öz annesi Boulis’i takdim etti. Bu iğrenç birleşmeden ötürü bu aile intihar etmek istedi. Zeus’ Egypius ile Neophron’u kartala, Boulis’i karabatağa, Timendra’yı atmacaya çevirdi.
    Egyptos – Mısır’ın ünlü kahramanlarından, Poseidon ile Nil Nehri’nin oğlu, Mısır’a adını koydu.
    Eidothea – Proteus’un oğlu. Babasına akıl danışmaya gelen Menelaos’a yardım etti.
    Eileithyia – Doğum ağrıları Tanrısı. Bu Tanrı, doğumlarda kadınlara yardım edermiş. Ayrıca Hera ile Artemis’in lakapları da Eileithyia idi.
    Eirene – Barış sembolü, Horalar’dan biri.
    Ekhemos – Aeropos’un oğlu.
    Ekhetos – Epir Kralı, zalimliği ile ün salmıştı.
    Ekhidna – (Lat. Echidna) Gövdesi kadına, kuyruğu yılana benzeyen bir ejder. Tartaros için Kerberos Khimaera Skylla, Nemea aslanı Lerna Hydrası denilen yılanı doğurdu.
    Ekhion – Kadmos’un ektiği dragonun dişlerinden hortlayan beş adamdan biri.
    Ekho – Ormanlarda, dağlarda dolaşan yankı (aks-i sada) perisi. İlham perisinden ders aldığı söylenir. O, her yerde yalnızlığı arıyor, insanlardan ve Tanrılardan kaçıyordu. Aşkına mukabele etmediği için Pan, çobanları onun aleyhine kışkırttı. Çobanlar bu güzel peri kızını param parça ettiler ve dünyanın her tarafına onun parçalarını dağıttılar. Bu yüzden her yerde onun sesi dinlenmektedir. Diğer bir rivayete göre, Ekho, Narkissos adında güzel delikanlıya gönül vermiş, fakat karşılık görmemişti. Duyduğu derin aşkın acısına dayanamadı ve öldü. Hala onun feryadı, dağlarda ve ormanlarda inlemektedir.
    Elektra – Agamemnon ile Klytaimestra’nın kızı. Okeanos ile Tethys’ın kızlarından birinin de adı Elektra’ydı.
    Elektryon – Perseus’un üç oğlundan biri. Öbürlerinin adları şunlardır: Alkaios, Sthenelos.
    Eleusis – Atina’nın batısında bir kıyı şehri. Bu şehrin kahramanı olan ve aynı adı taşıyan Eleusis, Hermes’in oğluydu.
    EleutheriosZeus’un lakabı.
    Elis – Endymion’un kızı ile Poseidon’un oğlu. Ellis şehrine adını verdi.
    Elysion – Yeraltı cennedi.
    Elpenor – Odysseus’un arkadaşlarından biri. Kirke, onu domuza çevirmişti, sonra insan şekline döndü.
    Empusa – Hekate’nin, insanları korkutmak için yarattığı bir canavar. Her çeşit kılığa girebilirmiş. Özelikle kadınlara ve çocuklara görünürmüş. Bir ayağı tunçtanmış, insan etiyle beslenirmiş. Çoğunlukla, çok güzel bir kadın şekline girerek kurbanlarını avlarmış.
    Endymion – Ay ışığı (Selene)’nin aşık olduğu çok güzel bir delikanlı.
    Ene – (Aineias Acneas).
    Enyalios – Savaş Tanrısı Ares’in adlarından biri.
    Enyo – Ares’in en sadık arkadaşlarından olan Enyo felaket anlamına gelir. Deimos (korku), Phobos (Dehşet) onun kardeşleri sayılır.
    Eolos – (Aiolos – Eole) Rüzgarların bekçisi.
    Eolia – Rüzgarların bekçisi Eolos’un oturduğu ada.
    Eos – (Lat. Aurora) Şafak.
    Epaphos – (Epeos) Zeus’un oğlu. Troia savaşına otuz gemiyle gelmişti.
    Epeios – Panopeus’un oğlu, meşhur atlet, surları yıkmak için kullanılan aleti icad eden. Troia savaşında tahta atı yapan becerikli mühendis.
    Ephesos – (Ephes - Efes) Anadolu’nun Ege sahilinde eski devirlerin en meşhur şehhri. İzmir’e 60 kilometre mesafede bulunan Ehpesos’da milattan 620 sene önce yapılmış bulunan Artemis Tapınağı çok meşhurdur. Yunanistan’dan ve Anadolu’nun her tarafından burayı ziyarete gelirlerdi. Bu tapınak Dünyanın sayılı yedi eserlerinden biri idi. Gerek zenginliği gerekse ihtişamıyla dillere destan olmuştu. 129 metre uzunluğunda, 66 metre genişlikte, 122 direk üzerinde duruyordu. İçinde, bir köşede altından yapılmış muhteşem bir Artemis heykeli vardı. Burada Artemis şaşılacak bir kılıktaydı. Bir ana gibi kabarmış memeleri vardı. Bu heykel Paulus zamanında bile o kadar saygı görüyordu ki, halk “Efeslilerin Artemis’i kuvvetlidir” diye bağırarak, Artemis’e tapanları hıristiyan dinine davet eden havarinin vazına karşı ayaklanmışlardır. Bu meşhur tapınağa iğdiş edilmiş rahiplerle, rahibeler bakıyordu. Mihraba yalnız rahibeler girebilirdi. Milattan 356 yıl önce bu ünlü tapınak Erostratos tarafından yakıldı ve aynı modelde tekrar yapıldı.
    Ephialtes – (Efhialtes – Gaia ile Uranos’un oğlu olan bir dev.
    Epidauros – Asklepios’un en meşhur tapınağının bulunduğu yer. Orada onunla birlikte kızı sağlık Tanrıçası Hygieia’ya da tapınılıyordu.
    Epigon’lar – Thebai’ye karşı yedilerin oğullarına Epigon’lar denir.
    Epikaste – Odyssei’da İokaste’nin adı.
    Epimelides – Sürüleri bekleyen peri kızlarına verilen isim. Bir gece çobanlar, ay ışığında sürülerin yanında danseden bu güzel peri kızlarıyla alay ettiklerinden birer ağaca çevrildiler. O ağaçların oyuklarından çoban sesleri çıkarmış.
    Epimenides – Girit’li bir şair ve kâhin. Atina’yı veba salgınından kurtarmıştı. Milattan altı asır önce yaşamış bulunan Epimenides çocuk yaştayken çobanlık yapıyordu. Otlattığı koyunlardan birisi kayboldu, onu ararken yorulmuş bir mağaraya girerek uyumak istemişti. Yorgun çocuk, uykuya daldı. Bu uyku tam elli sene sürdü. Uykudan uyanınca her şeyin değişmiş olduğunu gördü. Köyündeki adamları tanımaz oldu. Kendi küçük kardeşini ihtiyarlamış buldu. Şaşırıp kaldı. Zavallı kendisinin ihtiyarladığının farkında değildi.
    Epimetheus – Prometheus’un kardeşi.
    Epione – Aksklepois’un arkadaşı ya da karısı.
    EpiphaniaTanrıların insan şeklinde ya da başka şekilde maddi olarak görünmesi.
    Epiros – (Bak. Epeiros).
    Epiros – Ekhion’un kızı. Epir’e adını o verdi.
    Epopeus – Bir kahraman’ın adı. Poseidon’un oğlu olduğu söylenir. Antiope, Zeus’tan olan çocuklarını doğurmak için babasının evinden kaçtığı zaman Epopeus, ona yardım etmişti.
    Erato – Dokuz ilham perisinden biri. Zeus ile Minèmosyne’nin kızı. Aşk ve lirik şiir perisi.
    Erebos – Karanlık yeraltı dünyasının sembolü. Khaos ve Nyks (gece)’nin oğlu.
    Erekhteion – Erekteous’un kurduğu tapınak.
    Erekhtous – Atina’nın ünlü kahramanı. Bu kahramanın kurduğu tapınak çok meşhurdu.
    Erginos – Beotia bölgesinde Orkhomenos Kralı.
    EridanosEfsanevi bir nehir adı. Okeanos ile Tethys’nin oğlu.
    Erigone – Atina’lı, İkaros’un kızı. Dionysos’un sevgilisi.
    Erikhthonios – Bunu Erekhtheus ile karıştırırlar. Homeros bu ad ile bir kişi tanırken Platon ik iayrı kişi olduklarını yazmıştır. Erikhthonios Hephaistos’un oğluydu. O, Hephaistos’un yere saçılan tohumlarından meydana gelmiş yarı insan, yarı yılan bir çocukken Athena yerde çırpınan bu acayip yaratığa acımış, onu almış bir kutunun içine koyarak Kekrops’un üç kızına vermiş, onlara kutuyu açmamalarını söylemişti. Kızlar Tanrıçanın sözlerini dinlemeyip kutuyu açmışlar Erikhtonios’u görünce çıldırarak kendilerini Akropolis’den aşağı atarak intihar etmişlerdi. Erikhthonios büyüyünce akıllı bir insan oldu ve Atina Krallığı’nı ele geçirdi. Kendi adıyla anılan torununun çocukları İkinci Kekrops, Prokris, Kreusa, Oreithya meşhur kişiler olmuşlardır.
    Erinona – Namus ve temizliği ile ün salmış Kıbrıslı bir kız. Zeus bile ona aşık olmuştu. Hera bu aşka engel olmak için Adonis’i Erinona’ya bela etti ve onu kirletti. Kızlığını kaybeden Erinona, tavuş kuşuna çevrildi.
    Eriyn’ler – (Lat, Furiae – Diae) İntikam saçan Tanrıçalar, bunlara Eumenid’ler de denir.
    Eriphyle – Argos Kralı Talaos’un kızı ve Adraste’nin kızkardeşi.
    Eris – Nifak, anlaşmazlık sembolü. Ares’in eşi ve arkadaşı sayılmaktadır. Istırab (Ponos); unutma (Lethe); açlık (Limos); keder (Algos) onun çocuklarıdır.
    Eros – (Lat. Amor – Cupido - Cupid) Aşk Tanrısı. Ares ile Aphrodite’nin oğlu, oklarıyla yaralanan aşık olur.
    Erotlar – Eros’un mucizeleriyle meydana gelen sevgi Tanrıları.
    Erymanthos – Kuzeydoğu Arkadia’da bir dağ. Kallisto’nun yurdu. Herakles, Erymanthos domuzunu bu dağda yakaladı.
    Erymanthos – Apollon’un oğlu olup Adonis’le buluşmak için hamamda yıkanan Aphrodite’yi çıplak gördüğü için Tanrıça tarafından gözleri kör edilmişti. Apollon intimak alması için kör oğlunu yaban domuzuna dönüştürdü. O da Adonis’i öldürdü.
    Erysikhthon – Thessaba Kralı Tiopas’ın oğlu. Dinsiz ve zalim bir adamdı. Tanrılardan korkmuyordu. Demeter’e ait bir ormanı tahrip edince Tanrı cezalandırmak için müthiş bir açlıkla onu kıvrandırdı.
    Eryks – Aphrodite ile Poseidon’un oğlu. Adını Sicilya’da bir dağa verdi.
    Erytos – Güzel kız İole’nin babası. Ok atmada kendisini geçene kızını vereceğini vadetmişti. Herakles ok atmada onu geçtiği halde sözünde durmadı. O yüzden Herakles tarafından öldürüldü.
    Eskulape – Sağlık Tanrısı. Asklapios’a Latinlerin verdikleri ad.
    Eteokles – Thebai kahramanlarından biri. Oidipus ile İokaste’nin oğlu.
    Ethemea – Cos adasında Merops adında bir Kral vardı. Artemis, kendi etrafındaki periler arasından ayrılıp giden Ethemea’yı oklarıyla delik deşik etti. Kocası bu hale çok üzüldü. İntihar etmek istedi. Hera, Krala acıdı, onu kartala, sonra bir yıldıza çevirdi.
    Etna – (Lat. Aetna – Yun. Aitne)
    Euadne – Esir düşen kocası Kapancus yakılırken, kendini ateşin içine atıp yakan fedakar kadın.
    Euandros – Arkadia’lı bir kahraman, yurdundan ayrılıp İtalya’da bir koloni kurdu.
    Euboia – Egriboz adası. En ünlü şehri Khalkis’tir.
    Eukhenor – Korinth’li kahin Polydos’un oğlu. Babası ona iki çeşit ölümden birini tercih etmesini söyledi; ya evinde kalıp rahatça döşeğinde can vermek ya da savaşta çetin fakat şerefli bir ölüm. O, Troia savaşında yiğitçe öldü.
    Eumaios – Odysseus’un sadık çobanı.
    Eumenid’ler – Özellikle Attika’da Eriyn’lere (İntikam Tanrıçaları) verilen ad. İyi kalpliler anlamına gelmektedir. Uğursuz varlıklar kendi adları ile anılırsa zararı dokunacağından korkulduğu için onlara güzel adlar verirlerdi.
    Eumolpos – Poseidon ile Khione’in oğlu. Herakles’e ders verdi.
    Eumolpid’ler – Eieusis, rahipleri olan Attika’nın kibar sınıfı. Efsanelere göre, dedeleri, Poseidon’un oğullarından Eumolpos, Demeter, Mysteria’lıların kurucusu sayılır.
    Euneos – İason ile Hypsiplye’nin oğlu.
    Eunike – Bir deniz perisi. Nereos ile Doris’in kızı – Eski Anadolu’da Askanius (İznik çayı) ırmağının perisinin adı da Eunike idi.
    Eunomia – Hora (Saat)’lardan biri – Okeanos’un kızı. Letâfet perilerinin annesi.
    Eunomos – Arkhiteles’in oğlu – Herakles tarafından öldürüldü.
    Euphemos – Argonaut’lardan biri. Poseidon’un oğluydu. Babasının verdiği bir vasıfla su üzerinde batmadan yürürdü.
    Euphorbos – Troia’lı bir kahraman, Pantheos’un oğlu. Patroklos’a öldürücü darbeyi o vurdu. Sonra Menalaos onu öldürdü ve kalkanını alarak Argos’a götürüp, Hera Tapınağına koydu. Meşhur filozof Pythagoras, kahraman Euphorbos’un ruhunun, önceleri kendinde yaşadığına inanırdı.
    Euphorion – Akhilleus, ölümden sonra Helena ile Mutlularadası’nda yaşıyordu. Orada Euphorion adında bir çocukları oldu. Zeus, bu çocuğa aşık oldu. Çocuk ondan kaçtı. Melos adasında ona kavuştu ve onu yıldırımla vurdu, öldürdü. Adada bulunan peri kızları Euphorion’un naşını toprağa gömdükleri için, Zeus tarafından kurbağaya çevrildiler.
    Euphrates – Fırat nehrine adını veren Euphrates’in Aksurtas adında bir oğlu vardı. Bu delikanlı bir gün annesinin yanında uyuyordu. Euphrates, kendi öz oğlunu bir yabancı zannederek, öldürdü. Sonra hatasını anladı ve kendisini Medos ırmağına attı. O günden beri Medos ırmağının adı Euphrates oldu.
    Euphrosyne Zeus ile Okeanos’un kızı. Eurynome’nin üç kızı olan Kharit’lerden biri. Öbürlerinin adları Aglaaia ve Thalia’dır.
    Europa – (Europe) – Finike Kralı Agenar ile Telephassa’nın kızı. Boğa şekline giren Zeus tarafından kaçırıldı. Europa’nın başTanrıdan, Minos, Sarpedon, Rhadamanthys adlarını taşıyan üç oğlu oldu.
    Euros – Güneybatı rüzgarı. Eos (Şafak) ile Astraeos’un oğlu. Zephyros ile Boreas onun kardeşleridir. Hesiodes, onu Argestes diye çağırır.
    Eurotas – Lokonia’da akan bir nehir. Sparta’lılar bu nehirde yıkanır, genç kızlar ve delikanlılar bunun kenarında spor şenlikleri yaparlardı.
    Euryale – Grai’lerin üç korkunç kızkardeşleri olan Gorgan’lardan birinin adı. Öbürlerinin adları: Sthenno ile Medusa’dır.
    Euryalos – Enee (Aeneas)’in arkadaşlarından güzelliğiyle ün salmış bir delikanlı. Nisus ile olan aşkı meşhurdur.
    Eurybie – Astraeos’un anası (yer) ile (deniz)’in kızı.
    Eurydike – Orpheus’un karısı. Aristeos’dan kaçarken, otlar arasında bir yılana bastı ve zehirlendi.
    Eurygania – Oidipus’un karısı.
    Eurykleia – Odysseus’un süt annesi.
    Eurylokos – Odysseus’un arkadaşı ve kızkardeşinin kocası.
    Eurymakos – Odysseus’un karısına göz koyanlardan biri. Bir dilenci kılığına girerek gelen Odysseus’a hakaret ettiği için öldürüldü.
    Eurymeda – Oeanos ile Althea’nın kızı. Kardeşi Meleağros’un ölümüne çok ağladığından meleagrid denilen kuşa çevrildi.
    Eurymedon – Prometheus’un babası. Hera; Zeus ile evlenmeden önce Eurpmedon ona gönül vermiş ve onu kirletmişti. Titanlarla Tanrılar arasında yapılan savaşta Zeus tarafından uçuruma atıldı.
    Eurynome – Okenos ile Tethys’in kızı. Zeus tarafından sevildi ve üç Kharit’leri (Letafet Perileri) doğurdu.
    Eurynomos – Yeraltı Tanrılarından biri. Yere gömülen ölülerin etlerini yer, kemiklerini bırakırdı.
    Euryphaessa - Hyperion’un karısı. Helios (güneş); Selene (ay); Eos (şafak) Euryphaessa’dan doğdular.
    Eurypylos – Birkaç tanınmış kahramanın adı. En tanınmışı Patras’lı bir yiğit. – Poseidon’un oğlu olduğu da söylenir.
    Eurysakes – Telamon’un oğlu Aiaks, Troia önünde Tekmassa adındaki, esir bir kızla, (Phirikia) Kralının kızıyla evlenmişti. Bu evlenmeden Eurysakes doğdu.
    Eurystheus – İlham perileri olan Musa’lardan biri, flüt çalmasını öğretir.
    Eurytion – Kentaur’lardan biri. Hippodamia’yı kaçırmak istediği için Lapith’ler ile Kentaur’lar savaştılar.
    Eurytos – Herakles’e yay bükmesini öğreten ünlü bir Kral. İola’nın babası.
    Euthymos – Temesa şehrini kurtaran ünlü bir kahraman.
    Evadne – Poseidon ile Pitane’nin kızı.
    Evandros – Sarpedon’un oğlu, Lykia’lı bir yiğit. Troia’lılara yardıma gelmişti.
    Evenos – Etolia Krallarından biri. Ares ile Demonike’nin oğlu. Marpassa adındaki kızına talip olanları öldürüyor, başlarıyla Poseidon mabedini süslüyordu. Marpassa’yı İdas kaçırdı. Apollon da ona gönül verdi. Evenos İdas’ı takip etti; fakat yetişemedi, çünkü İdas’a Poseidon kanatlı bir araba armağan etmişti. Evenos arabanın atlarını okla öldürünce İdas; Lykormas ırmağına düştü, o günden sonra bu ırmağın adı Evenos oldu.
    Evippe – Odysseus, karısını almak isteyenleri öldürdükten sonra, Tanrılara danışmak üzere Epir’e gelmişti. Orada Kral Tyrimmas’a misafır oldu. Fakat onun kızı Evippe’yi ayarttı. Sonra geçti, gitti. Kitletilen prensesten Euryalos adında bir çocuk oldu. Çocuk büyüyünce, anası çocuğun boynuna üstünde “Minnetarlık İşareti” yazılı bir levha asarak Odysseus’un memleketine gönderdi.
    Evohe – (Evohe – Evan) “Oğlum, cesaret oğlum…” anlamına gelen bu kelime Dionysos’un lakabıydı. Çünkü devlerle yapılan savaşta Zeus onu arslana çevirmiş ve savaş sırasında onu teşvik için “oğlum cesaret” diye bağırmıştı. Dionysos şerefine yapılan ayinlerde “Evohe” diye bağırmak adet olmuştu.
     
  9. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    F

    Fama – Halkın sesinin sembolü olan Fama, Yer’in kızıdır. Sayısız gözü ve ağzı vardır. Çok hızlı uçar. Ovidius’a göre bu Tanrıça, dünyanın tam ortasında, binlerce ses deliği bulunan tunç bir sarayda otururdu. En hafif bir fısıltı bile ona ulaşırdı. Herşeye kanma, Korku, Yalan, Neşe, Dehşet, Cazibe onun arkadaşlarıdır.
    Fames – Açlığın sembolüdür. Heriodes’in Limos dediği açlık, Nifak (Eris)’in kızıydı.
    Faturn – Talih Tanrısı.
    FaumaTanrı Faunus’un karısı.
    Faunus – Latinlerin ıssız doğa Tanrısı. Yunanlıların Pan’ını hatırlatır.
    Fautulus – Tiber nehri kenarında Romus ile Romulus’u bulan çoban.
    Febris – Hararet ve Sıtma Tanrıçası.
    Ferentina – Bir Latin perisi, bir kaynağın Tanrıçası.
    Feronia – Çeşmelerin ve ormanların Tanrıçası.
    Fides – Verilen sözde durma Tanrıçası.
    Finike – Kadmos’un, Europa’nın, Dido’nun, Agenor’un yurdu.
    Flora – Yetişen bitkilerin, çiçek açan ağaçların Tanrıçası.
    Fons – Fontus – Kaynaklar Tanrıçası.
    Fornaks – Ekmek pişiren fırınların Tanrısı.
    Fors – Tesadüf Tanrıçası.
    Fortuna – (Yun. Tykhe) Kader Tanrıçası. Bütün olaylarda rolü olan bir Tanrıça. Kendi hevesine göre iyi, kötü herşeyi fanilere takdir ederdi. Kel, kör ve iki ayağı kanatlı olarak gösterilirdi.
    Fraude – Hile Tanrıçası. Güzel çehreli bir insanın başının altında, belden aşağısı hoş, renkli bir yılan, kuyruğu da akrepten ibarettir.
    Furiler – Yeraltı cehenneminin korkunç devleri. Bunlar Tanrıların intikam memurlarıydı. Bunlar Poseidon’un kanından oluşmuş Yer’in kızlarıydı. Günahkar insanların kalplerine korku ve vicdan azabını bunlar getirirlerdi. Tisiphone, Megere, Alekton adında üç kızkardeşlerdi.
    Furina – Hırsızların Tanrısı.
    Furrina – Tiber nehri kenarında bir kaynağın ve bir ormanın Tanrıçası.
     
  10. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    G

    Gaia – Toprak, bütün Tanrıların soylarının çıktığı, en eski ilk Tanrıça. Kocasız olarak Uranos’u doğurdu. Onun hem annesi, hem karısı oldu.
    Galateia – Güzel bir peri kızı. Kyklop Polyphemos, ona aşık olmuştu.
    Galates – Herakles’in bir prensesten olan oğlu.
    Galeotes – Apollon ile Themisto’nun oğlu.
    Galinthias – Herakles’in annesi. Alkmene’nin arkadaşı, Hera’nın emri ile doğum Tanrıçaları, Alkmene’nin doğurmasına engel olurlarken Galinthias, hile ile onları lohusanın başından uzaklaştırdı. Herakles, doğdu fakat Galinthias da bir hayvan, bir gelincik oldu.
    Ganges – Bir peri kızı olan Kalauria ile İndos’un oğlu ve Ganj nehrinin Tanrısı. Bu delikanlı sarhoşken, istemeyerek öz annesi ile birleştiği için; aklı başına gelince utancından kendini Khliaros ırmağına attı ve o günden sonra bu ırmağın adı Ganj oldu.
    Ganymedes – Troia Kralı Toros’un çok güzel oğlu. Zeus, onu çok sevdi, kaçırdı. Olympos’da saki oldu.
    GeGea – (Bak. Gaia) Ge, Yunanca Toprak anlamına gelir.
    Geantes – Yer (Gaia)’in çocukları. Kocası Uranos’un yarasından akan kanlardan yaratıldılar. (Bak. Titan’lar)
    Genius – Roma Tanrısı. Herkesin, her mevkiin kendine özel bi Genius’u vardı. İnsan, hayata kendi Genius’unun gelişiyle başlar ve Genius ömür boyunca insanı terkedemezdi.
    Gerena – Pygme’ler, bir nevi cüceler soyundan bir kadın. Tanrılara yüz vermediği için turna kuşuna çevrildi. Turna kuşuna çevrilmeden önce Gerena’nın Mopsos adında bir oğlu olmuştu. Zavallı anne turna olduktan sonra, boş yere evine gitmeye uğramıştı. Fakat Pygme’ler ile turnalar savaş halinde olduğu için giremedi.
    Geras – İhtiyarlık Tanrısı. Herakles bütün insanların yaşlandıkları zaman başlarına bela olan Geras’ı mağlup etti.
    Geryoneus – Üç başı ve üç kocaman vücudu olan korkunç dev. Herakles tarafından öldürüldü.
    Gigant’lar – Uranos’un, kesilen üreme organının kanlarından yaratılmış devler. Tanrılar bunlardan nefret ederlerdi. Dağ gibi gövdeleri, yılandan kuyrukları vardı. Toprağın oğulları sayılan bu korkunç devler, Titan’lar gibi, büyük kayalar ve ağaç gövdelerini ellerine alarak Olympos’a saldırdılar. Fakat Herakles pek çoğunu tek başına yenerek Vezüv yanardağının altına hapsetti. Mitologlar bu savaşa Gigantomakhia derler.
    Gigantromakhia – (Bak. Gigant’lar)
    Glaukia – Phriygia’da akan Skamandre Menderes suyunun kızı.
    Glaukos – Sisyphos’un oğlu. İnsan eti yiyen atları tarafından parçalandı. Mitologlar başka Glaukos’lardan da bahsederler. Onu Deniz Tanrılarından sayar ve Pontiuos lakabını verirler. Anlattıklarına göre Glaukos, Deniz Tanrısı olmadan önce Anthedon şehrinde balıkçılık yaparmış. Bir gün denizden çıkardığı balıkları kıyıda otlar üzerine atıyormuş. Bir ara, otlar üzerine bıraktığı balıkların dirildiklerini ve zıplayarak denize düştüklerini görmüş. Balıkları tekrar canlandıran hassanın otlarda olduğunu anlamış, oradan birkaç ot koparmış ve yemiş. Halbuki bu otlar Kronos’un ektiği sihirli otlarmış. Ondan tadınca balıkçı, fani insanlıktan kurtulmuş ve bir Deniz Tanrısı olarak kendisini denize atmış. Glaukos, denize dalınca, kendisinde bulunan beşeri vasıfları kaybetti ve Tanrılaştı, şekli değişti. Belden aşağısı uzadı, kuvvetli ve büyük bir balık kuyruğu oldu. Yanakları tunç rengine dönüştü ve yeşil ışıklar saçan ince bir tüyle örtüldü.
    Glyphios – Bu delikanlı Tiresias adında bir kadına, hamamda yıkarınken saldırmak istemiş ve kadın tarafından öldürülmüştü. Fakat Glyphios, Poseidon tarafından seviliyordu. Bu sebeple Tanrı, Tiresias’ı tekrar tekrar yeryüzüne getirdi.
    Gordias – Phrygia’da, bugünkü Eskişehir bölgesinde Kral’dı. Gordion şehrini o kurmuştu. Arabasının çözülmez döğümünü, Büyük İskender kılıcıyla kesmişti. Kral Gordias, Anadolunun en büyük toprak Tanrıçası Kybele ile evlenmiş, ondan Midas adında bir çocuğu olmuştu.
    Gorgon’lar – Phorkus ile Keto’nun üç kızına verilen ad. Saçları yılandan, korkunç bakışlı ifritler. Bunlara bakan taş kesilirmiş. Sthèno, Euryale ve Medusa adlarını taşıyan Gorgon’ların en azılısı Medusa idi.
    Grazia’lar – (Graces) – Letâfet perileri Kharit’lerin Latincesi.
    Gree’ler – (Graiai) – İhtiyar kadınlar anlamına gelen Gree’ler; Phorkus ile Keto’nun kızları olduğundan bunlara Phorkid’ler de denir. Enyo, Peyhredo ve Dino adlarını taşırlar. Bunlar doğdukları zaman saçları bembeyazdı.
    Griffon’lar – Arslan gövdeli, kartal başlı efsanevi kuşlar. Bunlar Apollon’a tahsis edilmişlerdi. Hazinelerin bekçiliğini yapıyorlardı.
    Gryps’ler - Gryphus’lar – (Bak. Arimasp’lar)
    GuraGyaraGyarus – Ege Denizinde fakir, küçük kayalıklı bir ada.
    GygesGyes – Titan’lardan biri. Uranos ile Gaia’nın oğlu. Yüz kolu, elli başı vardı.
     
  11. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    H

    Hades – (Lat. Pluton) Kronos’un oğlu. Cehennemlerin, karanlık yeraltı aleminin, ölüler diyarının Tanrısı ve öteki dünyanın adı.
    Haemon – (Haimon) – Kreon’un oğlu, Kral Oidipus’un kızı. Antigone’nin nişanlısı. Babası, nişanlısını ölüme mahkum edince, Haemon intihar etti.
    Haemos – (Haimos) – Boreas’ın oğlu, Thrakia Tiranlarından biri.
    Hagno – Lykea kaynağının perisi, kuraklık zamanlarında ona yalvarırlardı.
    Halia – Rodoslu bir kız. Poseidon ile evlenince altı oğlu, bir de kızı oldu. Rhodos adını taşıyan kızı, Rodos adasını’na adını verdi. Güzel Halia’nın altı oğlu Aphrodite’nin etkisiyle kendi öz annelerine şehvani bir aşkla bağlandıkları için Poseidon tarafından öldürüldüler. Bahtsız anne de kederden kendini denize attı, intihar etti.
    Halirrhotios – Poseidon’un oğlu. Ares’in kızı Altippe’yi kirletmek istediği için Ares tarafından öldürüldü. Poseidon da oğlunun katilinin yargılanması için Tanrılar mahkemesine başvurdu. Tanrılar (Ares Tepeleri)’nde toplandılar, katil Tanrıyı mahkum ettiler.
    HalkyoneKral Keyks’in karısı.
    Hamadryad’ler – Ağaç perileri. Bir ağaçla beraber doğan ve onunla beraber ölen periler. Fırtına bir ağacı devirince ya da insafsız bir oduncunun baltası bir ağacı kesince, o ağacın perisi de hemen ölürdü. Bunlar, ağaçların ruhları gibiydiler.
    Harmonia – Kadmos’un karısı. Ares ile Aphrodite’nin kızı. En güçlü bir Tanrı ile en güzel bir Tanrıçanın kızı olan Harmonia’nın anlamı, tam bir uyuşma, ahenk ifade etmektedir. Kadmos ile Harmonia sonunda birer yılan oldular.
    Harpalyke – Thrakia Kralı Harpalykos’un kızı. Annesini çok küçük yaşta kaybettiği için babası onu kısrak sütü ile besledi ve bir erkek gibi yetiştirdi.
    Harminna – Irmak Tanrısı Asopos’un kızı. Ares ile seviştiler. Oenomaos adındaki kahraman doğdu.
    Harpyi’ler – Büyükelçiler anlamına gelen Harpyi’ler, Thaumas ile Elektra’nın kızlarıydı. Siren’lere benzeyen bu kanatlı ifritler, fırtınaların ve ölümün sembolü sayılırlardı. Adları Aello, Akypete olan bu iki korkunç kızkardeşlerin Typhaon ile Poseidon’un kızları olduğunu söyleyenler de vardır.
    Hebe – Gençliğin ve güzelliğin sembolü olan Hebe, Zeus ile Hera’nın kızıdır.
    Hecuba – Hekuba – (Bak. Hekabe)
    Heirmarmene - (Pepromene) – Bunları Theologlar ve filozoflar sık sık kullanırlar. Moira’ya yakın bir kader Tanrısı.
    Hekabe – (Lat. Hebuba) – Troi karlı Priamos’un karısı. Hektor, Paris, Polyksena’nın annesi. Hekabe’nin sonradan köpeğe çevrildiğini söyleyenler vardır. Çanakkale civarında Kynossema (Köpek mezarı) dağında Hekabe’nin mezarı olduğunu söylerler.
    Hekate – Artemis’in yardımcısı, iyiliksever bir Tanrıça. Bir Titan olan Perses ile Astreria’nın kızıydı. Darda kalanlara yol gösterirdi.
    Hekatonkheirler – Bunlara Centimain’ler de denir. Uranos ile Gaina’nın oğulları. Bunların her birinin elli başı, yüz kolu vardı. Kottos, Briareos, Gyges adlarını taşıyan bu korkunç devlerin en azgını Briareos idi.
    Hegeleos – Herakles’in torunu. Omphale ile Herakles’den olan Tyresenos’un oğlu. Hegeleos’un babası; muharebelerde çalışan trompeti icat etti.
    Hektor – Troia’lıların en büyük kahramanı, Akhilleus tarafından öldürüldü.
    Hekuba – Hecuba, Hekabe’nin Latince adı.
    Helena – Menelaos’un karısı. Troia prensi Paris, onu kaçırdığı için Yunanlılar Troia’ya savaşmaya geldiler. Çok eski zamanlarda Helena’yı Zeus ile Leda’nın kızı sayarlardı.
    Helenos – Priamos’un oğlu. Troia’lıların kâhini. Yunanlılara tahta atı yapmalarını söyleyerek yurduna ihanet etti.
    Heliades’ler – Helios ile Klymene’nin kızları. Phaeton’un kızkardeşleri. Sayılarını yediye çıkaranlar vardır. Bunlar erkek kardeşleri Phaeton, öldülürünce, onun ölümünden o kadar çok üzüldüler, o kadar ağladılar ki, Tanrılar bu vefalı kadınlara acıdılar, onları kavak ağacına çevirdiler ve bu güzel kızların kardeşleri uğruna döktükleri gözyaşları da “amber” oldu.
    HelikeZeus’u küçükken besleyen iki peri kızından biri. Zeus’u besledikleri için Kronos tarafından Büyük ve Küçük Ayı yıldızlarına dönüştürüldüler. Helike Büyük Ayı’ya çevrildi.
    HelikonYunanistan’da Boiotia’da, ünlü bir dağın adı. Yunanistan’ın en güzel, en şairane olan dağı. İlham perileri olan Musa’ların kutsal dağı sayılır.
    Helios – Her şeyi gören güneşin Tanrısı. Hyperion ile Theia’nın oğlu. Eos (Şafak) ile Selene (Ay)ın kardeşi Helios, deniz perilerinden Perseis ile evlendi, bir çok çocukları oldu. Kirke, Aeetes, Pasiphae, bunlar hep Helios’un çocuklarıdır. Helios’u genç, güzel, kuvvetli, sarı saçlı bir delikanlı olarak gösterirler.
    Helle – Phriksos’un hemşiresi. Eskilerin Helles Pontos dedikleri Çanakkale Boğazı, ilk adını Helle’den aldı. (Bak. Hellespontus)
    Hellen – Deukalion’un oğlu olan Hellen Bütün Yunanlıların atasıdır. Yunanlılara bu sebeple Hellenler derler.
    Helles Pontos – (Helle denizi demektir) Orkhomenos Kralı Athamas’ın Nephele adındaki karısından Helle isminde bir kızla, Phriksos adında bir oğlu dünyaya gelmişti. Kralın İno adındaki ikinci karısı Kral Athamas’ı üvey oğlu Phriksos’u Zeus’a kurban etmesi konusunda kandırdı. Fakat çocuk kurban edileceği sırada BaşTanrı, Hermes ile altın yapağılı bir koç gönderdi. Bu hayvan insan gibi konuşur ve havalarda uçardı. Nephele, oğlu Phriksos ile kızı Helle’yi koça bindirdi ve koç havalandı, doğuya doğru yol aldı. İki çocuk, onun tüylerine sımsıkı sarılmıştı. Az sonra korkuları kalmadı. Aşağı baktılar, gördükleri manzaraya hayran oldular, ne yazık ki, tam Propontis (Marmara)yı Ege Denizi’ne bağlayan boğazın üzerine geldikleri zaman Helle, aşağı düştü. Şimdi bizim Çanakkale Boğazı dediğimiz yere düştüğü için, o zaman onlara Helles Pontos denildi. Phriksos’a gelince; o, Kolkhis’e vardı. Koçu kurban edip, postunu Kral Aeetes’e verdi.
    Hellen – Adını bütün Yunan ırkına veren Hellen; Deukalion’un oğludur.
    Hemera – Gündüz, Nyks (gece)nin kardeşi – Uranos, yani gök’ün kapısından sıra ile girip çıkan Hemera ile Nyks, iki kardeş oldukları halde bir türlü babalarının muhteşem sarayının tunç kapısında birbirleriyle karşılaşamazlar. Birisi çıkar, öteki girer, bunlar adeta birbirlerini kovalarlar. Hemera, fani insanlara ışık getirir, halbuki Nyks, Thanathos (ölüm)ün kardeşi olan Hypnos (uyku)yu getirir.
    Hemera – Eos’un lakabıdır. Çiğ taneleri de Eos’un gözyaşlarıdır.
    Hemikynes – Köpek gibi ses çıkaran ve başları da köpeğe benzeyen muhayyel bir hayvan. Pont – Euksin – (Karadeniz kıyısında yaşarlarmış.
    Heosphoros – (ya da Eosphoros) Şafağın meşalesi anlamına gelen Heosphoros, sabah yıldızının adıdır. Eos (Şafak)ın oğludur.
    Hephaistos – Ateş Tanrısı. Latinler buna Vulcain derler.
    HeraZeus’un karısı ve kardeşi. Latinler Junon diyor.
    Herai’ler – Samos adasındaki Mykenai yakınında bulunan bir yer. Burada Hera’nın en ünlü tapınağı varmış.
    Herakles – (Lat. Hercules) Zeus’un oğlu, kuvvet Tanrısı.
    Herakliad’ler – Herakles’in neslinden gelenlere verilen soy adı.
    HerkulesHercules – Herakles’in Latince adı.
    Hermaphroditos – Hem dişiliği, hem de erkekliği kendisinde toplayan, hünsa bir varlıktır.
    Herme’ler – Yolların koruyucusu sayılan Hermes adına, yol ve sokak kenarlarına dikilen ufak anıtlara verilen ad.
    Hermes – (Lat. Mercurius) Tanrıların ulağı, habercisi.
    Hermione – Menelaos ile Helena’nın kızı.
    Hero – Leandros’un sevgilisi olan rahibe.
    Heros – (Herolar) – Önçağda, ölmüş büyük kahramanlara bu ad verilirdi. Onlar bahtlılar adalarında yaşıyorlardı. Halk, özellikle onların mezarlarına giderek onlara taparlardı.
    Herse – Kekrops’un üç kızından biri. Küçük Erikhthonios’u Athena, bu üç kızkardeşe emanet etmişti. Herse, emanet edilen sepetin açılmanısa sebep olduğu için Athena tarafından aklı başına alındı da, Akropolis’ten kendini aşağı atarak intihar etti.
    Hesione – Troia Kralı Laomedon’ın kızı.
    Hesperia – Eski devirlerde İtalya’ya bu isim verilirdi.
    Hesperid’ler – (Hesperides) – Güneşin battığı yerin perileri. Gecenin, yani Nyks’ın kızları. Bazıları onları Zeus ile Themsi’nin ya da Atlas’ın kızları sayarlar. Onlar, Bahtiyarlar adalarında yaşıyorlar, Tanrı bahçelerinde altın elmayı bekliyorlardı.
    Hesperos – Akşam yıldızı. Atlas’ın oğlu, yıldızlara bakmak için dağa çıkmış, fakat fırtına kopmuş. Hesperos kaybolmuş. İyiliği sever bir genç olduğundan Tanrılar onu akşam yıldızına çevirmişler. Hala insanlara yol göstermekte, iyilik etmektedir.
    Hestia – Romalıların Vesta dedikleri aile ocağı Tanrıçası. Kronos ile Rea’nın kızı.
    Hiera – Herakles’in oğlu Telephos’un karısı. Yunanlılar, Troia savaşı münasebetiyle Anadolu’ya ilk çıkarma yaptıkları zaman, Hiera, kadınlardan oluşan bir müfrezenin başına geçmiş, işgalcilere karşı yurdunu korumuştu. Hiera’nın Helena’dan daha güzel olduğunu söyleyenler vardır.
    Hieraks – Hermes, güzel İo’yu bir ineğe çevirip, kaçırmak istediği zaman Hieraks, gevezelik etmiş, bu olayı etrafa yaymıştı. Bu sebepten o, bir doğan kuşuna çevrildi.
    Hierodolos – Apollon tapınağında görevli bir köle.
    HierodyellerTanrıların, tapınakların malı olan kadın ve erkek köleler. Özellikle Aphrodite mabedinde bulunan fahişeler.
    Hieros Gamos – Kutsal evlenme. Özellikle Zeus ile Hera’nın evlenmesi.
    Hilaeira – Leukippid’lerden biri. Phoebe’nin karısı.
    Hilebie – Güney Anadolu’da eski Karia bölgesi Krallarından birinin kızı. Lyrkos adında bir Yunanlı gençle evlendi. Kocası, buna ihanet ettiği halde, bu Anadolulu güzel gelin, iffetli bir örnek zevce olarak kaldı.
    Himalia – Bir peri kızı. Rhodos adasında Zeus, bol bir yağmur halinde yağarak onunla birleşti. Üç çocukları oldu. Bu üç oğlan, buğdayın geçirdiği safhaları ifade eder: Spartaeos (tohum eken); Kronios (Buğday yetiştirici); Kytos (Ekmekçi).
    Himeros – Aşk isteğinin sembolü. Aphrodite’nin yanında gidenler arasına katılır, Eros’a arkadaşlık eder.
    Hippe – Kentaur, Khiron’un kızı. Hellen’in oğlu Eole (Ailos) tarafından iğfal edilmiş ve gebe bırakılmıştı. Babasının korkusundan Pelion dağına kaçtı. Çocuğunu orada doğurmak istedi. Babası onu takip ediyordu. Hippe, bu zor durumdan kendisini kurtarmaları için Tanrılarına yalvardı. Onlar da onu at şeklinde bir burca çevirerek göğe aldılar.
    Hippios – Poseidon ile Athena’nın lakapları.
    Hippo – Skedasos’un iki kızından birinin adı. Molpia adındaki karısıyla beraber Ispartalı iki genç tarafından kirletildikleri için intiharettiler.
    Hippodameia - Pisa Kralı Oinomaos’un güzel kızı olan Hippodameia’yı Pelops kanlı ve hileli yollardan yürüyerek kendine zevce olarak aldı. Bu birleşme sonucunda hippodameia, Arteus ile Tyestes adlı iki çocuk doğurdu. (Sözlükte bu kelimelere bakını. Peirithoos ile Polydektes’in eşlerinin adları da Hippodameia idi.
    Hippodameia – Prithoos’un karısı, Polydektes’in karısı da aynı adı taşır.
    Hippo Kampos – Yarısı at, yarısı balık olan deniz aygırı. Nereid’lerin binek hayvanları.
    Hippokrene – kanatlı at Pegasus’un, ilham perilerinin dağı olan Helikon dağına attığı bir çifte ile fışkıttığı kaynak, “At çeşmesi” demektir.
    Hippogypes – Ay’da oturdukları sanılan hayali insanlar.
    Hippolokhos – Bellerophon ile Troia’lı Antenor’un oğulları aynı adı taşır.
    Hippolyte – Amazonlar Kraliçesi, Ares’in kızı olduğu söylenir. Herakles tarafından öldürüldü.
    Hippolytos – theseus’un Amazonlar Kraliçesi Atiope’den olan oğlu.
    Hippomedon – Thebai’ye karşı savaşan yedilerden biri. Dev cüsseli bir kahramandı.
    Hippomenes – Megereos ile Merope’nin oğlu. Atalante ile evlenmek istiyordu, altın elmalar atarak koşuda onu yendi ve onunla evlendi.
    Hippotes – Heraklid’lerden biri.
    Historis – Kahin Tiresias’ın kurnaz kızı. Herakles’e hamile Alkmene’ye Hera’nın korkusundan doğum Tanrıçası yardım edemiyordu. Historis, hile ile doğuma mani olan Tanrıçayı ordan uzaklaştırdı da Alkmene kolayca doğurdu.
    Hora’larZeus ile Themis’in üç kızı. Adları şöyledir: Eunomia (disiplin); Dike (adalet); Eirene (barış). Bunlar, zamanların ve mevsimlerin Tanrıçalarıdır.
    HorkiosZeus’un lakabı.
    Hyad’lar – Atlas’ın kızları. Bir rivayete göre, bunlar yedi kadındı. Zeus’u Dodon’da büyüten onlar olduğu gibi, Dionysos’u Nysa dağına onlar götürdüler, İno’ya teslim ettiler. Medea tarafından gençleştirilen bu bakireleri Zeus bir takım yıldız halinde göğe aldı. Diğer bir efsaneye göre de Hyad’lar, Hyas’ın kızkardeşleriydi. Hyas, avlanırken ölünce kardeşleri kederden yaşayamadılar, bir kısmı kendi kendilerini öldürdü. Zeus bunları göğe aldı ve birer yıldız yaptı. Sağ kalanlar sonradan Pleiad’ların kızkardeşi oldular.
    Hyakinthides – Vatanın selameti için kurban edilen genç kızlara verilen isim.
    Hyakinthos – Amiklas ile Diomede’nin oğlu. İlham perilerinden Klio ile Pieros’un oğlu olduğunu söyleyenler de vardır. Çok güzel bir delikanlıydı. Thamyris isminde bir erkek ona aşık olmuş ve böylece erkekler arasındaki gayri ahlaki aşkı ilk o bulmuştu. Apollon da ona gönül vermişti.
    Hybris – Hayasızlığın, ölçüsüzlüğün sembolü. Annesi Koros (tıkabasa tokluk)’tu. Hybris’in cezası acılarla çekilir. Her şeyde iftira görmek, Hybris’in ağına düşmek demekti.
    Hydne – Skyttis’in kızı. Baba ile kız çok usta dalgıçtılar. İran hükümdarı Serhes’in gemilerinin halatlarını keserek onların parçalanmasını temin etmişlerdi.
    Hydra – Lerna bataklığında sayısız başkalır olan, tüyler ürpertici bir yılanın adı.
    Hyettos – Karısı ile zina yapan bir genci yakalayıp feci bir şekilde öldüren ve aldatıldığının farkına varan ilk koca. Öldürdüğü adamın adı Molouros idi.
    Hygieia – Sağlık Tanrıçası ve Asklepios’un kızlarından biri.
    HylasKral Theiodamas’ın oğlu. Herakles, Hylas’ın babasını öldürdükten sonra onu uşak olarak yanına almıştı. Çok güzel bir delikanlı olduğu için onun yanından ayırmamış. Arganaut’lar seferine bile yanında götürmüştür. Argonaut’lar, Gemlik Körfezi’ne geldikleri zaman, Herakles gemilerine kürek yapmak için o civarda bir ormana girmiş, ağaç kesiyormuş. Hylas da eline bir testi almış, içme suyu aramak için ormana dalmıştı. O civarda akan bir ıkmağın ya da Askanios gölünün (İznik Gölü) perileri bu çok güzel delikanlıyı görünce şaşırdılar, dayanamadılar ve onu yakalayıp suun dibine doğru sürükleyerek kaçırmışlardı. Hylas ve Herakles ile beraber karaya çıkan Polyphelos, delikanlının kaybolduğunun farkına varınca, bağırmaya başladı. Herakles ile beraber ikisi, uzun uzun “Hylas! Hylas!” diye boş yere haykırıp durdular. Marmara denizinde fırtına başlamak üzereydi. Rüzgar Tanrısını Boreas’ın tavsiyesiyle Argonaut’lar, Herakles’i ve arkadaşını almadan hareket ettiler. Polyphemos, sonradan Bursa adını alan Klos şehrinin temelini attı. Bursalılar, senenin belirli bir gününde de Olympos (Uludağ)’a doğru tırmanarak Hylas diye üç defa bağırır, güzel delikanlıyı ararlarmış.
    Hyllos – Herakles ile Dejanire’nin oğlu. Rivayete göre Lydie’de akan Hermos (Gediz Çayı)’nın kollarından birinin adı. Herakles’in bu dev cüsseli oğlunun adını taşıyordu: (Lyllos – Bugünkü Kum Çayı)
    Hylonome – Kentaur Kyllaros’un karısı. Kocası öldürülünce, ondan sonra yaşamak istemedi, kocasını öldüren aynı oku kendi kalbine sapladı ve öldü.
    Hymenaios (Hymen – Ymene) – İlham perilerinden birinin oğlu. Gençlik ve evlendirme Tanrısı. Düğünlerde söylenen türküleri o ilham eder. Bir rivayete göre de Hymenaios, kız gibi güzel bir delikanlıydı. Kendisi orta halli bir aileden olduğu halde, asil bir aileden güzel bir kıza gönül vermişti. Onunla evlenemediği için, çok ümitsizdi. Sevdiği kızı, her yerde uzaktan takip ediyordu. Bir gün Athena’nın genç kızları Demeter’e kurban takdimine gidiyorlardı. Haydutlar bu güzel kızı yakaladılar. Onu da bir kız sandılar, esir ettikleri kızların arasına kattılar, uzun bir yürüyüşten sonra haydutlar uyuyunca Hymenaios, onları öldürdü ve kızları kurtardı. Böylece sevdiği kızı alabildi.
    HymnosAnadolumuzda Phrygia’da yaşayan bir çoban. Artemis’in arkadaşlarından Nikaea adında bir peri kızına delice aşık olmuştu. Peri kızı ona yüz vermiyordu. Hymnos, bir ün peri kızına ilanı aşk edince, peri kızdı, bir ok atarak onu öldürdü. Bu güzel çobanın ölümüne herkes ağladı, hatta kalbini daima kapalı bulunduran Artemis bile onun için gözyaşı döktü.
    Hyperbore’ler – Eski zamanlarda uzak kuzey tasavvur edilen, bahtiyar insanların ülkesi. Orada iklim çok mutedildi. Seneler altı ay gündüz, altı ay gece olarak geçerdi. Efsaneye göre, Apollon, kış aylarını orada geçirirdi.
    Hyperion – Titan’lardan biri. Uranos ile Gaia’nın oğlu. Kızkardeşi Heia ile evlenerek Helios (Güneş), Selen (Ay) ve Eos (Şafak)’un dünyaya gelmelerine sebep oldu.
    Hypermestra – Danaos’un elli kızından biri. Zorla evlendirilen elli kız, düğün gecesi kocalarını hançerledikleri zaman, Hypermestra, kocası Lynkeus’u öldürmedi.
    Hypnos – Uyku Tanrısı. Erebos (karanlık ile Nyks (gece)nin oğlu. Thanatos (ölüm) onun kardeşidir. Hypnos, güzel delikanlı Endymion’a aşık olmuştu. Onu daima gözleri açık olarak uyutuyordu. Böylece sevgilisinin gözlerini ara vermeden seyrediyordu.
    Hypsikreon – Batı Anadolu’da eski ve ünlü bir şehir olan Miletus şehrinde oturan Hypsikreon’un Naksos adasında Promedon adında bir dostu vardı. Bir gün Promedon, misafir olarak Miletus şehrine gelmişti. aziz dostu Hypsikreon’un güzel karısı Nere, adalı misafirine aşık oldu, fakat Promedon, vicdanlı adamdı ekmeğini yediği evin nahımına kötü gözle bakamazdı. Nere, zor kullanmak istedi. Promedon, Naksos’a gidince kadın da onu takip etti. Neticede, bu yüzden Naksos’lularla, Miletus’lar arasında savaş çıktı.
    Hypsipyle – Lemnos adası Kralı Thoas’ın kızı. Lemnos kadınları, kocalarının aleyhine ayaklanıp onları kesmeye başladıkları zaman Hypsipiyle, gizlice ihtiyar babasını kaçırdı. Khios adasına götürdü. Argonaut’lar bu adaya çıktıkları zaman Jason, Hypsiple’ye gönül verdi ve ondan iki çocuğu oldu.
    Hyrieus – İhtiyar bir çift olan Hyrieus; Zeus, Poseidon, Hermes gibi büyük Tanrılara küçük kulübesinde yer vermiş misafir etmişti. Bu yüzden Tanrılar ona bazı lûtuflarda bulundular. Onun arzusunu ne olursa olsun, kabul edeceklerdi. İhtiyar çiftçinin karısı yoktu, öyle olduğu halde o, bir erkek çocuk istiyordu. Tanrılar kolayını buldular. Hyreis’un, kendilerine kurban ettiği öküz derisinin üstüne işediler, onların idrarından Orion adındaki delikanlı çıktı.
     
  12. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    İ-J


    İarea – Batı Anadolu’da bugün Kaz Dağı dediğimiz İda dağının güzel peri kızlarından biri.
    İakkhos – Eleusis Mystria’larının Tanrısı. Bazıları onu Demeter’in oğlu olarak gösterirlerse de, çoğu zaman İakkhos’un Zeus ile Persephone’nin oğlu olduğu söylenir. Önce adı Zagreus olan bu çocuğu Zeus, kıskanç karısının takibinden kurtarmak için şekilden şekle sokuyordu. Onu bir boğa şekline soktuğu gün, takip edenler yakaladılar ve boğayı kestiler, parçaladılar. Zeus, oğlunun yardımına yetişemedi. Onu parçalayan Titan’ları yıldırımlarıyla öldürdü ve Apollon’a oğlunun cesedinden arda kalan parçalarını, Parnassos Dağının tepesine getirmesini emretti. Apollon, çocuğun henüz çarpmakta olan kalbini getirmişti. Onu emdi, Zagreus’u yeniden yarattı, bu defa ona İakkhos adını koydu.
    İalemos – Apollon ile Kalliope’nin oğlu, genç yaşta ölenler için söylenen hüzülü mersiyelerin ilk şairi.
    İambe – Pan ile peri Ekho’nun kızı. Keleos ile Metanira’nın evinde hizmetçilik yaparken, kızını arayan kederli Demeter’i maskaralık yaparak güldürmüştü.
    İambe – (Bak. Baubo)
    İamos – Kahramanlık devrinde yetişmiş bir kahin. Apollon ile Evadne’nin oğlu. O, bir ormanda doğdu. Annesi menekşelerden yapılmış bir yatağın üzküten onu bıraktı kaçtı. Onun adı Rumca menekşe anlamına gelen (İam)’dan alınmıştır. İki yılan onu balla beslediler. Sonra Arkadia’lı Epytos onu yetiştirdi. Babası Apollon, ona gelecekte olacak hadiseleri haber vermesini öğretmişti. Bunun haber neslinden gelenlere İamid’ler derler.
    İanus – (Janus) - Romalıların inancına göre İanus, evlerin kapılarını bekleyen bir Tanrıydı.
    İapetos – (Yarbas) – Afrika’nın yerli Krallarından biri. Bir peri kızı ile Jupiter’in oğlu. Dido’ya bir sığır derisinin kaplayacağı kadar bir yer satmıştı. Dido da sığır derisini ince ince dilerek uzun şeritlerhaline getirdi. Toprağı bu şekilde ölçüp aldığı yerin sınırlarını genişletti ve Kartaca’yı kurdu.
    İasion - (Jasion) – Zeus’un oğlu. Demeter’in aşığı. Üç defa sürülmüş bir tarlada Demeter’le birleşince Plutos (Zenginlik) adlı bir çocukları oldu.
    İbykos – İbykos, bir Tanrı bir kahraman değildir. O, milattan 550 sene önce yaşamış, şiirlerinden birkaç parça bize kadar gelmiştir. Ancak onun acıklı ölümü dillere destan olmuştur. Anlattıklarınıa göre İbykos, Korinthos civarında, hırsızların hücumuna uğradı, ağır şekilde yaralandı. Tam o sırada yukarıdan bir sürü turna kuşu geçiyordu. İbykos, turnalara doğru bakarak “Beni kimler öldürüyor, gördünüz, intikamımı siz alın” dedi. Bir müddet sonra Korinthos’daki açık hava tiyatrosunda temsil verilirken havada turnalar belirdi. Onları gören seyircilerden biri dayanamayıp ayağa kalktı: “Bunlar, İbykos’un turnaları, onun intikamını alacaklar!” diye bağırdı. Seyirciler, bu sözler üzerine onun soygunculardan biri olduğunu anladılar. Suç ortakları da bulunup hepsi öldürüldü.
    İda – Edremit Körfezi’nin kuzeyinde 1756 metre yükseklikte bugün (Kaz Dağı) denilen dağın eski adı. O zamanlar sık ormanlarla kaplı bulunan bu dağın mitolojide önemi çok büyüktür. Paris, burada Aphrodite’yi diğer Tanrıçalardan güzel bulmuştu. Ganymedes’i, Zeus bir kartal olup buradan kaçırmıştı. Bir İda Dağı da Girit adasında bulunuyordu. BaşTanrı burada bir mağarada büyümüştü.
    İdas – Aphareus ile Arene’ nin oğlu. Linkeus ve Pisos adlarında iki kardeşi vardı. İdas, Evenos’un Marpessa adındaki güzel kızını kaçırdı. Kızın babası üzüntüsünden intihar etti. İdas’ın kaçırdığı kızı Apollon da seviyordu. Bu yüzden kavga çıktı. Zeus, araya girdi, kız kimi isterse onun olsun dedi. Marpessa, Apollon’a pek güvenemedi de İdas’ı tercih etti. İdas ile Lynkeus; Argonaut’lar seferine, Kalydon avına katıldılar. Dioskur’lar ile yaptıkları savaşta öldüler.
    İdmon – Argonaut’lardan biri, Apollon’un oğlu. İyi bir kahindi. Hatta kendi öleceğini bildiği halde, Argonaut’lar seferine katılmaktan çekinmedi.
    İdomeneus – Girit Kralı Minos’un torunu. Troia Savaşı’na katılmıştı. Thetis ile Medea, güzellikte birbirleriyle boy ölçüşürken, hakem olarak İdomeneus’u seçtiler, o da Thetis’i daha güzel buldu. Medea, bu işe çok kızdı. “Bütün Giritliler yalancıdır” dedi ve Girit Kralı’nı da, Giritlileri de ebedi olarak doğru söylememeye mahkum etti. Bu yüzden, Giritlilerin yalancılığı meşhurdu.
    İdaeos – Bir çok kahraman bu adla anılır. Gerek Girit’teki İda Dağı, gerekse Troia bölgesindeki İda Dağı’ndan ad alan kahramanların meşhurları şunlardır: 1- Priamos’un bir oğlunun adı, 2- Paris ile Helene’nin oğlunun adı, 3- Priamos’un arabacısı, 4- Dares adındaki Troia’lı bir kahramanın oğlu, 5- Korybant’lardan biri, 6- Başka bir efsaneye göre Dardanos’un Bergama’nın kuzeyinde bulunan Khryse şehrinde iki oğlu olmuştu. Birinin adı Dimos, öbürünün adı İdaeos idi. İşte bu İdaeos sonradan kendi adı verilen İda Dağı’nın eteğinde, Tanrıların anası olan Kybele (Cybele) kültünü yaydı.
    İdotheaAnadolu’da Karia Kralı Eurytos’un kızı ve Miletus şehrinin kurucusu, Miletus’un karısı. Byblis ile Kaunos’un annesi.
    İkadios – Batı Anadolu’da Lykia’lı bir peri kızı ile Apollon’un oğlu. Foça’nın kuzey tarafında eski adı Patara olan bir şehir kurmuştu. (Bugünkü Gelemiç).
    İkarios (1) – Attika bölgesinin efsanevi Kralı Dionysos’u evinde misafir etmişti.
    İkarios (2) – Penelope’nin babası. İkarios, güzel kızını almak isteyen delikanlılar arasında bir spor müsabakası tertip etmişti. Kurnazlığı ile meşhur kahraman Odysseus, müsabakayı kazandı ve kızı aldı. İhtiyar Kral, kızının hasretine dayanamayacağını anladığı için, damadına iç güveysi olarak yanında kalmasını rica etti. Fakat damadı, bu teklifi kabul etmedi. Ama karıkın da zorla babasından ayırmak istemediğini de söyledi. İsterse karısı kendisini takip edecek, isterse babasının yanında kalacaktı. Babası, kızın arzusunu öğrenmek istedi. Fakat kızı, gzlerini önüne eğdi. Yüzünü bir tülle örttü, sessizliğini korudu. İkarios, bu sessizliğinin ikrardan gelmesini takdir etti. Artık utangaç kızına, kendi yanında kalması için ısrar etmedi. Oraya bir tapınak yaptırdı ve (Hicab) yani utanma, manasına bir mihrab yükseltti.
    İkaros – İkaros Denizi.
    İkaros – Daidalos’un oğlu.
    İkelos - Phobetor, adıyla da anılan ve insana yalnız ahyvan şeklinde görünen bir rüya Tanrısı.
    İksion – BaşTanrının karısına fena gözle bakan günahkar bir Kral.
    İksion – Lapithler Kralı. Zeus’un karısına göz koyduğu için cezaya çarptırıldı.
    İlia – Romulus ile Romus’un anası sayılan Reasilvia’ya verilen ad.
    İlias Destanı – (İliada – İlyada) – Homeros’un meşrur Epopesi. Troia savaşından bahseder.
    İlion – (İlios – Troia – Truva Şehri) – Çanakkale Boğazı’nda, Anadolu yakınında sahilden yirmibeş kilometre içeride, bugün Hisarcık denilen yerde bulunan meşhur Troia kalesine verilen eski ad. Buna Hellen’ler İliakos da diyorlardı. Homeros’a isnad edilen İlias adındaki epope, bu şehrin önünde yapılan savaşlardan bahseder. Troia Krallarından Tros’un oğlunun adı, bir rivayete göre de Dardanos’un dört oğlundan birinin adı İlios idi. İlion şehri adını İlos’dan aldı.
    İlione – Priamos ile Hekube’nin kızı ve Polymestor’un karısı.
    İlithyaZeus ile Hera’nın kızı. Doğum Tanrıçalığı yapardı. Bazı kadınların doğumlarına engel olur, onlara müthiş ızdıraplar verirdi.
    İlos – Dardanos’un oğullarından biri. Troia bölgesi Krallarından Tros ile Skamandros (Küçük Menderes)‘in kızı Kallirrhoe’nin oğlu.ilos, Assarakos ile Ganimedes’in kardeşiydi. İlion kalesinin temellerini atanın İlos olduğu söylenir. Rivayete göre, o bir müsabaka neticesinde bir inek kazanmıştı. Bu ineğin ilk yatacağı yere bir şehir kurması Tanrılar tarafından kendisine emredilmiştir. Hayvan İlion şehrinin yerine gelince durdu ve yattı. Palladion denilen kurulacak şehrin bahtı ile ilgisi bulunan Athena’nın heykeli, gökten, burada İlon’un çadırı önüne düştü. O, bu kutsal heykel için bir tapınak yaptırdı. Tapınak ateş alınca İlos alevler arasından geçerek heykeli kurtardı. Fakat gözlerini kaybetti. Zeka Tanrıçası onun körlüğünü giderdi. İlos, Phrigia Kralı Tantalos ile savaştı. Onu yurdundan kovdu. Eski zamanlarda Troia ovasında onun mezarı ziyaret edilirdi.
    İlyada – Homeros’un İlias Destanı.
    İnakhos – Argos’un efsanevi Kralı. Okeanos ile Tethys’in kızı. İo’nun babası. Poseidon ile Athena, Argolis bölgesi üzerinde mücadele ederken, hakem olarak İnakhos’u seçmişlerdi. İnakhos, Athena tarafını tuttuğu için Poseidon, Argolis bölgesini kurutarak ondan öç aldı.
    İno – Bir adı da Leukothea olan İno, Kadmos ile Harmonia’nın kızı, Agane, Autonoe ve Semele’nin kızkardeşi, şarap Tanrısının teyzesiydi. İno, Kral athamas’ın ikinci karısıydı. Çünkü Athamas, İno’dan önce Nephele isminde bir kızla evlenmiş, ondan Phryksos adlı bir oğlu ile Hele isminde bir kızı olmuştu. (Bak. Hellespontos ve Argonaut’lar) Athamas’ın İnodan da Learkhos ve Melikertes adlarında iki oğlu olmuştu. İno, karısı Semele’nin ölümünden sonra Dionysos’u saraya alıpkendi çocukları ile beraber büyütmek isteyince, Hera kocasının gayrimeşru oğluna gösterilen bu alakaya kızdı ve Kralın da, karısının da akıllarını başlarından aldı: İno, çok sevdiği oğlu Melikertes’i fıkır fıkır kaynayan bir su kazanına attı. Kral Athamas ise avlanırken kendine bir geyik gibi görünen oğlu Learkhos’u bir mızrakla feci şekilde öldürdü. İno, çocuğunun haşlanmış cesedini bağrına basarak saraydan kaçtı ve sahilde yüksek bir kayanın tepesine çıkarak kendini denize attı. Deniz Tanrıları bu bahtsız anaya acıdılar. İno’yu Leukothea adında bir deniz Tanrıçası, oğlunu da Palaemon namıyla bir deniz Tanrısı yaptılar.
    İo – Argolis Kralı, İnakhos’un kızı. Mavi gözlü pek güzel bir kız olan İo, Hera mabedinin rahibesiyken Zeus tarafından sevilmişti. Bazıları, İo’nun bir nehir Tanrısının bazıları da, İasos’un kızı olduğunu söylerler.
    İobakkhos – (İakkhos) – Bakkhos, Bunlar Dionysos’un çeşitli adlarından.
    İobates – Lykia’nın efsanevi Kralı. (Bak. Bellerophon)
    İobes – Herakles’in Kerthe’den olan oğlu.
    İodama – Beotia’da Athena mabedinin rahibesi. Bir gece zeka Tanrıçası ona, kalkanını takmış olarak görününce İodama taştan bir heykel oldu. Mabette, taşlaşmış İodama namına bir mihrap yükselttiler. Anadolulu seyyah Pausanias’ın yazdığına göre, her sabah bir katın mabede gelir, mu kaddes ateşin yanına yaklaşır, üç defa, “İodama, yaşıyor” diye bağırır ve ölmediğine inandığı taş kesilmiş güzel rahibeden, akıl ve iman sembolü olan ateşi niyaz ederdi.
    İokaste – (Jokaste) – Rüzgarlar Tanrısı Eolos’un oğlu.
    İolaos – (İolas) – Herakles’in yeğeni. İphikles ile Automeduse’nin oğlu. Herakles’e yardım eder, onun arabasını sürerdi. Herakles, bu kahramanı çok beğendiği için kendi karısı Magara’yi ona armağan olarak verdi. Kuvvet ve fazilet sembolü Herakles’in karısı ile İolas birleşince Leipephile (Terkedilmiş Aşk) adında bir kızları oldu. Herakles ölünce, İalos onun çocuklarını himaye etti.
    İolkhos – Thesalia’da Pelion dağı eteğinde bulunan bir şehir.
    İon – Hellen’in torunu İonia’lılar adını İon’dan aldılar. Ksauthos ile Kreuse’nin oğlu. Bazıları Apollon’un oğlu olduğunu söylerler.
    İope – Eolos’un kızı. Kepheos’un karısı.
    İoksos – Theseus’un torunu. Annesi Perigoune, ünlü haydut Sinis’in kızıydı.
    İphianassa – Args Kralı Proethos’un kızı. Kızkardeşiyle beraber çıldırdılar. Fakat Melampous tarafından tedavi edildi. Agamemnon’un bir kızının adı da İphianassa idi.
    İphidamas – Troia’lı Antenor’un oğullarından biri. Agamemnon tarafından öldürülünce ağabeyi Koon, onun öcünü almak istedi. Yunan kahramanı yaraladı ama, kendisi de İphidamas’ın cesedi üstünde öldürüldü.
    İphigeneia – Agamemnon ile Klytemnestre’nin kızı. Hellen donanması ve orduğu Aulis’de toplanarak Troia’ya doğru hareket etmek için gemilerin yelkenlerini açmak istedikleri zaman, aksi yönden esen rüzgar, buna engel oluyordu. Çünkü Artemis, Agamemnon’a darıldığından, muvafık rüzgarların esmesine müsaade etmiyor, aksine orduya veba hastalığı gönderiyordu. Kahin Kahkhas, Tanrıçanın hiddetini yatıştırmak için, Agamemnon’un kızı İphigenia’nın kurban edilmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Kral, kızını Akhilleus ile evlendireceği vaadi ile şehirden ordugaha getirtti. İphigenia, kurban olarak kesileceği sırada Artemis, bir dişi geyik göndererek kızın yerine onu kurban ettirtti ve kızı Artemis tapınağına rahibe yaptı.
    İphikles – Alkmene ile Amphitryon’un oğlu. Herakles’in ikiz kardeşi. Alkmene’nin aynı zamanda doğurduğu bu iki çocuktan Herakles, Zeus’un; İphikles de Amhitriyon’un doğumundan Alkmene’nin rahmine düşmüştü. Herakles’le beraber büyüdüler, beraber savaşa katıldılar. Hatta Herakles ile birlikteyken beşikte uyurlarken, hücum eden iki yılanı, önce İphikles görmüş, korkusundan ağlamaya başlamıştı. Herakles de onları bebek elleriyle boğmuştu.
    İphiklos – Thesalia’da bir şehir Kralı olan Phylakos’un oğlu. Rivayete göre İphiklos, genç yaşta iktidarsız olmuş. Babası, oğlunun tedavisi için kahin Melampous’a başvurmuş. Kahin iki boğa kurban kesmiş, etlerini parça parça ederek akbabalara yedirmiş ve onlardan prensin iktidarsızlığının, devasını sormuş. Etle karınları doyan yırtıcı kuşlar, kahine demişler ki: “Vaktiyle Kral Plylakos, koçlarının tohumlarını çıkarıp onları iğdiş ederken kullandığı bıçağı orada bırakmıştı. Henüz çocuk olan oğlu İphiklos, bu kanlı bıçağı görerek korkmuş, onu; orada bulunan meşenin kabuğuna saplamıştı. Meşe büyümüş ve bıçak kabuğun içine gömülerek üstü örtülmüş ve meşenin içinde kaybolmuştu.” Akbabanın anlattıklarına göre, eğer bu bıçak bulunur da üstündeki pasla bir şerbet yapılır, on gün devamlı olarak içilirse, hastalık iyi olacakmış. Kahin, meşenin kabukları altında kalan bıçağı buldu ve üstündeki pasları şerbete karıştırdı ve İphiklos’u iyi etti. İktidarsızlıktan kurtulan delikanlının Podarkes adında bir de oğlu oldu. İphiklos, çok usta ve çok hızlı koşan bir koşucu oldu. Ekin tarlasında başakları eğmeden koşabiliyordu.
    İphimedia – Triops’un kızı. Amcası Aloeus ile evlendi. Ondan iki oğlu oldu. Onlara Aload’lar derler. İphimedia, deniz Tanrısına aşık olmuştu. Her gün deniz kıyısına gidiyor, denize hayran hayran bakıyor içindeki ateşi söndürmek ve teselli bulmak için, deniz suyundan alıyor, güzel göğsüne döküyordu. Nihayet deniz Tanrısı ona acıdı, onunla birleşti.
    İphis I – Kıbrıslı güzel Anaksareta’nın aşığı. Aphrodite tarafından kayaya çevrildi.
    İphis II – Girit’li Ligdos ile Telethausa’nın kızı. Ligdos, karısına doğuracağı çocuğun erkek olmasını arzu ettiğini söyledi. Gebe kadın, doğumdan önce bir rüya gördü. Rüyasında, bereket Tanrıçası İsis, doğuracağı çocuk kız da olsa, erkek de olsa büyütmesini emretti. Telethhousa güzel bir kız doğurdu. Ona İphis adını koyarak, erkek çocuk doğurmuş gibi etrafa yaydı ve ona erkek çocuk elbisesi giydirerek büyüttü. Neticede delikanlı kılığında İphis’e İanthe adında bir kız aşık oldu. Bu iki kız birbirine nişanlandılar. İphis’in annesi çok telaşlandı. Bu evlenmeye engel olmak için bir çok bahaneler buldu. Fakat, kaderin önüne geçemedi. Nihayet Tanrıça, kederli anneye acıdı, İphis’in cinsiyetini değiştirdi. O güzel kız iken, yakışıklı bir delikanlı oldu.
    İphitos – (İphyto) – Oikhalia Kralı Eurytos’un oğlu olup Argonaut’lar seferine katılmıştı. Herakles, bir çılgınlık neticesinde bu delikanlıyı, Tirynthos’un surlarından aşağı atmış, parçalamıştı.
    İrene – (Eirene) - İrene, Hora’lardan biridir ve barış sembolüdür. Homeros, Hora’ları “göğün kapıcıları” diye tanımlıyor. İrene’nin diğer iki kız kardeşinin adları: Eunomia, Dike.
    İris – Yeşilırmağın eski adı.
    İris – Thaumas ile Elektra’nın kızı. Okeanos’un soyundan gelmiştir. O, gökle yeri birbirine bağlayan Ebemkuşağı’nın sembolüdür. O, gökten yere uzandığı için, Tanrılardan, insanlara haber ulaştıran ihali bir ulaktır. Güneşli havalarda, hafif incecik yağmur yağınca, güzel kız İris, renkli ve süslü elbiselerini giyer, Tanrılardan fani insanlara müjdeli haberler iletirmiş. İris’i, Eros’un annesi; Zepyros’un karısı sananlar da vardır. Ölümsüzlerin haberlerini, emirlerini iletirken, İris bazen insan şekline, bazen Tanrı şekline girer. O, rüzgar gibi havayı yarar, arada sırada, yerle göğü birleştiren, gökkuşağının üstünden kayarak yere inerdi. İris, denizleri, ırmakları da gerekince hava gibi kolaylıkla yararar yoluna devam ederdi. Bir gün, Zeus onu deniz Tanrıçası Thetis’i aramaya göndermişti. Homeros bu olaydan şöyle bahseder: “Samons ile İmros kayaları üzerinden siyah dalgalar içine atıldı. Onun atılışından deniz inledi, dalgalandı. İris derinliklere kurşun bir top gibi daldı, kayboldu.” İris yalnız Tanrıların değil, insanların da hizmetine koşardı. Akhilleus’un aziz dostu Partoklos’un cesedi, onların inançları gereğince yakılırken rüzgar esmiyordu. Arkadaşının naşının yavaş yavaş yanmasından canı sıkılan Akhilleus’un şikayetini işitince İris kendiliğinden kahramanın üzüntüsünü gidermek için rüzgarları aramaya koştu. O sırada rüzgarlar Zephyros’un evinde ziyafetteydiler. İyi kalpli İris ziyafet masasında keyif çatmakta olan, asabi, huysuz sert tabiatlı Boreas (Poyraz)’ın yanına sokuldu. Patroklos’u yakan odun yığınını kucaklaması için acele Hellespontos’a koşmasını rica etti.
    İros – İthaka adasında yaşayan iri cüsseli, korkunç dilenci. Odysseus’un karısına talip olanları eğlendiriyordu. Kahraman, bu maskara dilenciyi bir yumrukla yere serdi.
    İsis – Eski Mısır mitolojisinde İsis, Osiris’in karısı olup güneş Tanrısı Horos’un annesidir. Karanlıklar Tanrısı Set; Osiris’i öldürünce ertesi gün Horos, onun intikamını almak için ilahi ışığı ile karanlığı boğar, perişan ederdi. İsis miti, Yunan ve Roma mitolojisine de geçti. İsis, her şeye hayat veren Horos (güneş(in annesi olduğu için bereket Tanrıçası sayıldı.
    İskender (Büyük) – Büyük komutan. Bir çok güçlü Tanrıçalar, Tanrılar, kahramanlar Zeus’un çocuğudur. Daha sonraki zamanlarda Büyük İskender’in de Zeus’un oğlu olduğuna inananlar vardı.
    İskhenos – Gigas’ın oğlu. Müthiş bir kıtlığın, Olympia şehrini perişan ettiği bir sırada Tanrılar, şehrin asıl bir delikanlısı kurban edilirse kıtlık önlenir dediler. İskhenos, vatandaşlarının kurtulması için kendi arzusu ile kurban edildi. Bu fedakarlık ona sonsuz şeref sağladı. Onun kahramanca ölüm günü Olympia şehrinde, merasim yapılırdı.
    İsmene – Antigone’nin karısı, Oidipus, ile Jokoste’nin kızı.
    İsmenos – Niobe ile Amphion’un oğlu. Niobe’nin çocukları Apollon’un okları ile vurulup öldükleri zaman İsmenos da öldürülmüştü. O, ölürken, kendini bir ırmağa attı ve o ırmağa İsmenos adı verildi.
    İsos – Troia prenslerinden biri. Agamemnon tarafından öldürüldü.
    İssa – Lesbos’lu Makareus’un kızı. İdadaki bir şehre adını veren güzel İssa’ya Apollon gönül vermiş ve bir çoban kılığına girerek onunla birleşmişti. Bu birleşmeden Prylis adlı ünlü bir kahin doğdu.
    İsthamia – Korinthos’da Poseidon şerefine yapılan araba yarışları.
    İstros – Bugün Tuna nehri denilen nehrin Tanrısı. Okeanos ile Iethys’in oğlu.
    İtalos – Adını İtalya’ya veren kahraman. Girit Kralı Minos’un torunu.
    İthaka – Odysseus’un yurdu olan ada.
    İthakos – Adını, Odysseus’un hüküm sürdüğü, İthak adasına veren kahraman, Zeus’un soyundan geldiği söylenir.
    İtylos – Aedon ile Zetons’un oğlu. Yanlışlıkla, annesi tarafından öldürülünce bülbül oldu.
    İtys – Thrakia Kralı Tereos ile Prokne’nin oğlu.
    İulus – (İule) – Aeneos’un oğlu. Askanius’un bir adı. (Askanius – Burdur Gölü)
    İuno – (Yuno) – Hera’nın Latince adı.
    İuppiter – (Yuppiter) – Zeus’un Latince adı.
    İynks – Pan ile Ekho’nun kızı. İo ile Zeus sevişirken onlara yardım etti. Bu yüzden Hera, bu zavallı kızı bir kayaya bir rivayete göre de Yunda kuşuna çevirdi.
    Jakaste – (Bak. İokaste)
    Janus – (Bak. İanus)
    Japetos – (Bak. İapetos)
    Jasion – Abas’ın oğlu. Dardanos’un kardeşi.
    Jaso – Esklapios ile Epinoe’nin kızı, hastalıklar Tanrıçası.
    Jason – Aeson’un oğlu (Bak. Argonaut’lar)
    Junon – Romalı’ların, Zeus’un karısı Hera’ya verdikleri ad.
    Jupiter – Romalıların Zeus’a verdikleri ad.
    Juturne – Roma Tanrıçalarından biri. Su kaynaklarının Tanrıçası.
    Juvenalis – Romalı gençlerin ilk çıkan sakallarını keserek bir mangalın içine atıp yakmak suretiyle yapılan gençlik bayramı.
    Juventus – (Juventa – Juventas) – Roma’da gençlik Tanrıçasına verilen ad. İlk gençlik çağına giren delikanlıları korurdu.
     
  13. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    K

    Kaanthos – Okeanos’un oğlu. Bunun Melia adlı bir peri kızkardeşi vardı. Apollon, Melia’yı kaçırınca babası Kaanthos’u, kardeşini aramaya gönderdi. Zavallı delikanlı, güzel kardeşini Apollon’un kolları arasında gördü. Ne yapabilirdi? Öfkesinden Apollon’un mabedini ateşe verdi. Fakat Apollon onu oku ile vurdu, öldürdü.
    Kabarnos – Demeter’e, kızının, Hades tarafından kaçırılmış olduğunu haber veren Paros’lu bir genç.
    Kabeiro – Proteos’un kızı. Hephaistos, bu kızla evlenince, Kadmilos adında bir oğlu olmuştu. Kabir’ler unun soyundan geldiler.
    Kabir’ler – Hephaistos ile Kabeiro’nun soyundan gelen Tanrılar. Kabirid’ler adı verilen üç peri kızı, Kabir’lerin kardeşleriydi. Kabir’lerin üç veya yedi olduğu söylenir. Bunların dini ayinleri gizli yapılırdı.
    Kabirid’ler – Kabir’lerin üç kardeşine verilen ad.
    Kabiro – (Bak. Kabeiro)
    Kadmeia – Thebai şehrinin hisarı.
    Kadmilos – Finikelilerin Tanrılarından biri.
    Kadmos – Thebai Krallarından biri. Agenor ile Telephassa ya da Agriope’nin oğlu.
    Kadukeus - (Caduceus) – Kerykeion’un Latincesi.
    Kaekulus – Yanardağların Tanrısı Vulcain’in oğlu. Vaktiyle iki çoban kardeş varmış bunların kızkardeşleri, bir gün ocak başında otururken, göğsüne bir kıvılcım sıçramış ve bu kıvılcımdan kız gebe kalarak bir erkek çocuk doğurmuştu. Ona Kaekulus adı verilmiştir.
    Kaeira – Eski Anadolu’da Miletus’lu bir çömlekçinin kızı. Kadros’un oğlu Neleus, bir şehir kuracak yer ararken Tanrılar, genç bir kızın, toprağı su ile karıştırdığı yere şehir kurabileceğini haber verdiler. Neleus, gelişigüzel dolaşırken Miletus şehrinin bomboş olan yerine gelince, çömlekçi kız Kaeira ile karşılaştı ve oraya ünlü şehrin temelini attı.
    Kaineus - (Kaeneus) – Lapith’lerden Elatos’un oğlu. Özel adı Kainis olup, erkek değil kız idi. Poseidon, Kainis’e gönül vermişti. Güzel kız, aşık Tanrıdan, cinsiyetin değiştirilmesini ve yaralanmaz bir delikanlı haline sokulmasını istedi. Tanrı da onu erkekleştirdi ve adı Kanaus oldu. Yaralanmaz kahraman, Lapith’lerle Kentaur’lar arasındaki meşhur savaşa katıldı. Kentaur’lar, onu öldüremedikleri için, çam kütükleri ile dövdüler, sonra diri diri toprağa gömdüler. Rivayete göre, yaralanmadan öldürülen Kaineus, ölümünden sonra tekrar kadın olmuştur. Bir rivayete göre de, parlak tüylü bir kuş olmuştu.
    Kairos – Fırsat Tanrısı. Zeus’un en genç oğlu. Omuzlarında ve ayaklarında kanatları bulunan bu delikanlının, başının arka tarafı traşlıydı. Bu nedenle arkasından onu yakalayamazlardı. Halbuki başının ön tarafında perçemleri vardı. O, peşinden koşanları değil, onu kollamayanların karşısına çıkardı. Olympia şehrinde fırsat Tanrısının bir mihrabı vardı.
    Kalais ve Zetes – “Çok sert even ve çok hafif esen” anlamına gelen bu isimler, Boreas, Oreithya’nın oğulları olup Argonaut’lar seferine katıldılar ve Harpyi’leri tepelediler. Sonradan Herakles tarafından öldürülünce Tanrılar bu iki delikanlıya acıdılar da, onları rüzgara çevirip, rüzgar Tanrıları yaptılar.
    Kalamos – “Kamış” anlamına gelen Kalamos, Anadolu’da akan Menderes nehrinin Tanrısının oğludur. Bu delikanlı, Tanrı Zephyros’un Karpos adlı güzel oğluna gönül vermişti. Bir gün bu iki delikanlı Menderes nehrinde yıkanıyorlardı. Kalamus yüzmede dostunu geçmek istedi. Karpos yoruldu ve boğuldu. Sevgilisinin ölümüne Kalamos, o kadar üzüldü ki, kurudu, ırmağın kenarında bir kamış oldu. Karpos’a gelince, o da Tarla Meyvası, yani Karpuz oldu.
    Kalkhas – Thestor’un oğlu, ünlü bir kahin. Derler ki, Kalkhas, Myrina’da Apollon’un mukaddes ormanına bir asma dikmişti. Gaipten haber veren birisi ona diktiği üzümden kendisine şarap içmek nasip olmayacağını haber verdi. Halbuki, asma büyüdü ve üzüm verdi, üzümden şarap yapıldı. Yeni şaraptan içirmek için Kalkhas, komşuları davet etti. Şarap bardaklarını doldururken, vaktiyle gaipten haber vereni hatırladı. “Üzümler yetişti, şarap yapıldı ve ben de içiyorum” diye kadehi kaldırdığı sırada katıla katıla güldü ve gülme neticesi öldü de şarap kadehini dudağına bile değdiremedi.
    Kalkhos – Sihirbaz Kirke’ye gönül vermiş bir Kral. Kirke, Odysseus’a aşık olduğundan, Kalkhos’a yüz vermedi. Aşık Kral, onu istemekte ısrar edince, sihirbaz, bir ziyafette Kalkhos’u domuza çevirdi ve ahıra kapattı.
    Kalliope – Şairlere kahramanlık destanları yazdıran, bazen de hitabet ilham eden ilham perilerinden biri.
    Kallirrhoe – “Güzel Irmak” anlamına gelen Kallirrhoe adında birkaç ünlü kahraman kız vardır. Birici Lykastos’un kızıdır. Nehir Tanrılarından Akheloos’un ve Skamandros’un kızlarının adı da Kallirrhoe idi.
    Kallisto – Lykaon’un kızı. Artemis’in arkadaşı.
    Klydon – Aitolia’da bir şehir. Kurt Ağa da denirmiş.
    Kalypso – Atlas’ın ya da Helios’un kızı olduğu da söylenen ve Ogygia adasında yaşayan bu peri kızı, Odysseus’e gönül vermişti.
    Kables – Lydia Kralı. Doymak nedir bilmez obur Kral, kendi karısını bile yedi, sonra kederlendi, intihar etti.
    Kampania – İtalia’da en eksi Yunan kolonisi.
    Kanake – Eolos’un kızlarından biri. Kardeşi Makerus’dan bir çocuk doğrunca, onu terk etmek istedi. Sonra günah meydana çıkınca Eleos, kızının gayr-i meşru çocuğunu köpeğe yedirdi ve kılıcını kızına göndererek intihar etmesini emretti.
    Kapaneus – Thebai’ye hücum edenlerden biri. Dev cüsseli, korkunç bir adam. Tanrılardan bile korkmayan bu azgın adam, tam şehri yakarak çökerteceği sırada, Zeus vurdu, öldürdü. Karısı Evadne, kocasının naşı yakılırken ateşin içine kendini attı.
    Kapadokia – Amazonların yaşadıkları bölge. Thermodon “Terme Çayı” kenarında bulunan başkent Themiskyra bu bölgenin en ünlü şehriydi.
    Karkinos – Karides anlamına gelen Karkinos, Lerke bataklığında yaşıyordu. Herakles, bu bataklıkta korkunç Dragon ile mücadele ederken, Karkinos, kahramanı topuğundan ısırmıştı. Herakles, hiddetle onu ezmişse de Hera, Karkinos’u gökyüzüne çıkartmış, bir burca çevirmişti.
    Karneios – Dorlar’ın eski bir Tanrısı. Sonraları Apollon’un lakabı oldu.
    Kayra – Lakonia’lı güzel bir kız. Fındık ağacına çevrildi.
    Kassandra – Priamos ile Hekube’nin kızı. Apollon, bu kıza aşık olmuş, ona kahinlik öğretmişti. Troia, Yunanlıların eline geçince, güzel Kasandra’yı Agamemnon kendisine eş olarak aldı, götürdü.
    Kassiepeia – Kepheus’un karısı. Andromeda’nın annesi. (Bak. Perseus)
    Kassotis – Delphoi yakınında Musa ilham perilerinin bir kaynağı.
    Kastalia – Güzel bir kız olan Kastalia’ya Apollon aşık olmuştu. Apollon’un takibinden kurtulmak için kendini bir kaynağa attı, öldürdü. O günden sonra Apollon’a adanan o kaynağın adı Kastalia olarak kaldı.
    Kastor ile Polydeukes - (Lat. Polluks) (Bak. Dioskur’lar)
    Katreos – Minos’un Pasiphae’den olan dört oğlundan biri. Yanlışlıkla oğullarından biri tarafından öldürüldü.
    Kaukasos – Bir çoban olan Kaukasos, Kronos tarafından öldürülünce, BaşTanrı, genç çobana acıdı, hatırasını yaşatmak için adını, o zamana Boreas dağı (Kuzey rüzgarı dağı) denilen Kafkas dağlarına verdi.
    Kaunos – Byblis’in ikiz kardeşi, Miletos’un oğlu. Kızkardeşini sevdiği için, babasının yanından kaçtı, karia’ya giderek Kaunos şehrini kurdu. (Şimdiki Köyceğiz)
    Kaystros – Lydia’da akan kaystros (Küçük Menderes) çayının Tanrısı. Akhilleus’un oğlu olduğu da söylenir. Anadolu’da ünlü Ephesos şehrinin kurucusu Ephesos, bunun oğludur.
    Kekrops – Attika’nın efsanevi bir Kralı.
    Kedalion – Hephaistos’un üstadı. Hera’nın emriyle, Limni adasında Hephaistos’a demir dövmesini öğretti.
    Keleos – Eleusis Kralı. Girit’li bir Keleos daha vardır ki, üç arkadaşıyla beraber İda Dağı’na çıkarak Zeus’un büyüdüğü mağaradan, BaşTanrıya bal yapan arıların arılarını çalmak istemişlerdir. Keleos ile beraber üç arkadaşı, mağaraya girer girmez birer çeşit kuş olmuşlardır. Zavallı Keleos, Tanrı balı yemek isterken, bir saksağana çevrilmiştir.
    KelmisZeus’un süt annesinin babası. BaşTanrının insanlar gibi fani olduğunu söylediği için elmas parçasına dönüştürüldü.
    Keltos – Kelt’lere adını veren kahraman. Ve Keltler’in atası. Vaktiyle İngiltere’de ünlü bir Kralın Ketline adında güzel bir kızı varmış. Herakles, geryoneus’u öldürüp, sürüsüyle İngiltere’den geçerken, Ketline, Yunanlı kahramana aşık olmuş ve onun sürüsünü bir yere gizlemiş. Hırsızlığı meydana çıkınca, kendisiyle birleşmek şartıyla sürünün yerini haber vermiş. Herakles, bu teklifi memnunlukla kabul etmiş, onların birleşmesinden Keltos doğmuş.
    Kentaur’lar – Dev cüsseli acayip yaratıklar. Gövdelerinin üst kısmı insana, alt kısmı ata benzerdi. Dağlarda ormanlarda yaşarlardı. İksion, Hera’nın kılığına giren bir bulutla vahşi Kentaur’lar doğdu. Herakles ile Lapith’lerle yaptıkları savaşlar meşhurdur.
    Kephalos – Buna dair mitologlar, çeşitli mitler yazmışlardır. En önemlisi şudur: Eos (Şafak), Kephalos’a aşık olmuş, onu kaçırmış, Suriye’ye götürmüş, onların birleşmesinden Phaethon doğmuş, fakat Kephalos, pembe yanaklı Eos’dan çabuk bıkmış ve Yunanistan’a dönerek Proksis ile evlenmiştir. Proksis, kocasına armağan olarak her avı yakalayabilen bir köpek hediye etmiştir. Kephalos ile Proksis’in aşkları çok meşhurdur. Sonunda Kephalos, kıskanç karısını yanlışlıkla öldürdü.
    Kepheus – Andromeda’nın babası., Kssiepeia’nın kocası Belos’un oğlu. Habeşistan Kralı. (Bak. Perseus)
    Kerambos – Thessalia’da bir çoban. Deukalion tufanı zamanında, boğulmaktan kurtulmak için bir dağın tepesine çıktı. Güzel çobana peri kızları acıdılar da ona kanat verdiler, yengeç cinsinden bir hayvana çevirerek uçurdular.
    Keramos – Attika’lı bir kahraman. Adını Athena civarında Keramik denilen bir yere verdi. Çömlekçiliğin mucudi olduğundan hala bu sanata seramik denilmektedir.
    Kerberos – Ölüler diyarının kapısını bekleyen korkunç köpek.
    Ker’ler – (Keres) – Gecenin kızları, ölüm perileri, kan emici cinler. Sayısı bir diyenler olduğu gibi, çok diyenler de vardır. Onları ölümün veya kaderin kızları sayanlar vardır.
    Keres – (Ceres) – Demeter’in Latince adı.
    Kerkaphos – Helios’un yedi oğlundan biri.
     
  14. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    Kerkop’lar – Okeanos’un kızlarından Theia’nın iki oğluna verilen ad. Bu iki iri cesseli, korkunç haydut, bir gün Herakles’i yol kenarında uyurken buldular. Akılları sıra onu çalmak istediler. Kahraman uyanınca onların her birini, kocaman bir sopanın birer ucuna ayaklarından bağladı, omzuna aldı, yürüdü gitti. Zeus da bu iki haydutun davranışını beğenmedi, onları birer maymun yaptı, bıraktı.
    Kerkyon – Poseidon ya da Hephaistos’un oğlu Eleusis de yol kesiyor, adam öldürüyordu. Theseus, onun hakkından geldi. (Bak. Theseus)
    Kerkyra – (Korkyra) – Asopos ırmağının kızlarından biri. Poseidon, bu kızı sevdi. Onunla birgün Korfu denilen Korkura adasında buluştu ve bu adaya sevgisinin adını verdi.
    Keroessa – İo ile Zeus’un kızı. Bizans’ın Haliç’inde doğdu. Haliç, Altın Boynuz adını alan bu güzel kızdan aldı. Çünkü Keras, Rumca boynuz demekmiş.
    Kerykeion – Hermes’in üç bölümlü sihirli değneği, Tanrıların habercisi olan İris’in de bir Kerykeion’u vardır.
    Keryntos – Altın boynuzlu Dişi Geyik. Herakles onu koşarak yakaladı.
    Keto – (Kete) – Denizin kızı olan Keto, öz kardeşi olan Phorkys ile evlendi. Gree’ler, Gorgon’lar ve Hesperid’ler, bahçelerini bekleyen ejder, bunların çocuklarıdır.
    Keyks – Eosphoros’un oğlu. Halkyone (Alkyone)’nin kocası. Keyks, denizde boğulunca karısı o kadar çok ağladı ki, Tanrılar ona acıdılar da ikisi de birer kuşa dönüştüler.
    Khaos – Evren yaratılmadan önce mevcut olan sonsuz boşluk. Nyks (Gece); Hemera (Gündüz) ve Aither, Khaos’dan doğdular.
    Khariklo – Bir peri kızı olup, Athena’nın en yakın arkadaşı. Bir gün Helikon Dağı üstünde, büyük bir kaynakta yıkanırken Tiresias, Zeka Tanrıçası ile Khariklo’yu çıplak görmüştü.
    Kharila – Delphoi’de yaşayan bir yetim kız. Büyük bir kuraklığın getirdiği mütşih bir kıtlık zamanında, Kral kapısına giderek, biraz buğday istemişti. Kral, zavallı yetimi bir tekmeyle kavunca aç kız kendini asmıştı. Bunun üzerine kuraklık arttıkça artmıştı.
    Kharit’ler – (Lat. Grazia’lar) – Letafet perileri. Doğadaki güzellik ve neşe insanların da, Tanrıların da kalplerinde duygukları, güzellik hayranlığı onların eseridir.
    Kharon – Ölülerin ruhlarını Styks ırmağından geçirip, yeraltı ülkesine götüren kayıkçı.
    Kharybdis – İtalya ile Sicilya’yı birbirinden ayıran boğazın kayalıkları üzerinde vaktiyle Khorybdis adında korkunç bir canavar yaşıyordu. Poseidon’un oğlu olan bu insan şeklindeki canavar çok kan döküyordu. Herakles, oradan Geryoneus’un sürüsünü geçirirken, Kharybdis, bazı hayvanları aşırdı ve yedi. Zeus da bu azgın hırsızı denize attı. Denize düşen, bu yaman canavar, günde üç defa çok miktarda deniz suyunu yutardı. Bu sırada oradan geçen gemileri bile su ile beraber içer, sonra içtiği suyu tekrar kusarmış.
    Khelone – Bir ırmağın kenarında yaşayan güzel bir peri kızıyken, Hera ile Zeus’un düğününe, Hermes tarafından davet edildiği halde gelmediği için kaplumbağaya çevrildi. Çünkü düğüne yalnız Tanrılar değil, hayvanlar da dahil tüm canlılar çağrılmıştı.
    Kimaereus – Prometheus ile Atlas’ın kızı Keleano’un iki oğullarından biri.
    Khimaira – Ağzından ateş püsküren canavar.
    Khione – Okeanus’un kızı Kallirhoe ile Nil nehrinini kızı. Bir köylü tarafından zorla kirletilince Zeus, onu bulut şeklinde göğe çıkardı. Khione, Rumca kar demekmiş. Kar, çiftçinin düşmanıdır.
    Khiron – (Chiron) – Khiron, Kentaur’ların en meşhuru, en bilgini en akıllısıydı. Kronos ile Okeanos’un kızı olan Philyra’nın oğluydu. Baba tarafından Tanrı soyundan geldiği için ölümsüzdü. Kronos bir aygır şekline girmiş güzel Philyra ile birleşmişti. Bu yüzden Khiron’da hem Tanrı, hem insan kanı vardı. O, aynı soydan olan Kentaur’lar gibi yırtıcı, azgın bir varlık değildi. O ihtiraslarını, hiddetini, şehvetini yenmiş faziletli bir öğretmendi. Akhilleus’u, o terbiye etmişti. Ünlü savcı Aktiaon onun öğrencisiydi. Khiron ölümsüzdü ama, Herakles istemeyerek onun ölümüne sebep oldu. Herakles’in Kentaur’lar içinde Pholos adlı bir arkadaşı vardı. Bir gün Herakles Pholos’un yanına gitti “Çok susadım” dedi, “senin şu şarabından ver de biraz içeyim”. Ünlü kahramanın içmek istediği şarap bütün Kentaur’ların ortak içkisiydi. O şarabı, kendilerinden başka kimse içemezdi. Fakat Pholos arkadaşını çok sevdiği için yasağı dinlemedi. Herakles’e biraz şarap ikram etti. Şarabın kokusunu alan bütün Kentaur’lar hemen geldiler. Herakles’e saldırdılar. Çetin ve kanlı bir döğüş oldu. Herakles bu azgın yaratıkların hepsini yere serdi. Bu arada istemeden, kaza ile bir köşede üzgün duran ve kavgaya hiç karışmayan Khiron’u da yaraladı. Bu yara kapanmaz, iyi olmaz bir yara halini aldı. Khiron ölümsüzdü ama, Zeus onun bitmez, tükenmez acılardan kurtarmak için, ölmesine izin verdi.
    Khloris – (Bak. Neleus)
    Khronos – (Kronos) – Zamanın, göğün sembolü.
    Khrysaor – “Altın Kılıç”. Poseidon’un oğlu. Perseus Medusa’yı öldürdüğü zaman Pegasos ile birlikte onun başından çıktı.
    Khryseis – Agamemnon’un sevgilisi.
    Khryseos – Agamemnon7un beğenip aldığı bir kız olan Khryseis’in babası, Troia bölgesinde Lyanessos şehrinde Apollon mabedi rahibiydi. Kızını kölelikten kurtarmaya geldiği zaman Agamemnon ona hakaret ettiğinden Apollon Troia önünde Yunanlılara, ışıktan olan oklarıyla tam dokuz gün veba hastalığı saçmıştı.
    Khrysopelea – Bir ağaç perisi. Arkadia’da bir meşenin içinde yaşıyordu. Bir gün Arkas, o civarda avlanırken, bir peri kızını içinde barındıran meşe ağacının seller tarafından sürüklendiğini gördü. Meşenin ruhu olan peri Khrysopelea, kurtarılmasını rica etti. Arkas, selin önüne acele bir bend yaptı. Meşeyi ve perisini kurtardı. Peri kızı da onunla evlendi. Elatos ve Aphidas adlarında iki oğlu oldu. Bu çocuklar Arkadia’lıların dedeleri sayılırlar.
    Khthonik – Toprağı besleyen yer Tanrıları.
    Kıbrıs – (Yun. Kypros)
    Kikhyros – Bir Kral oğluydu. Ormanda avlanırken, bir delikanlı ile sevişmekte olan güzel bir kızı, yanlışlıkla vurdu öldürdü. Üzüntüden, iyi kalpli prens kendisini bir kayadan aşağı attı öldürdü. Orada Kikhyros şehrinin temelleri atıldı.
    Kikon’lar – (Cicones) – Thrakia kıyılarında İsmarus dağının eteklerinde Zone sahil bölgesinde yaşayan vahşi halk. Odysseus burada arkadaşlarından en yetmiş ikisini kaybetti.
    Kimmerler – Yeraltı alemine inenlerin geçmek zorunda oldukları karanlık diyarlara ve burada yaşayanlara verilen ad. Odysseus da, güneşin hiç ulaşmadığı Kimmerler ülkesine uğramıştı.
    Kinyras – Kıbrıs Kralı. Öz kızı Hyrrha’dan Adonis adında bir oğlu oldu.
    Kirke – Ünlü büyücü kadın. Her şeyi gören ve bilen Helios (Güneş) ile Perseus’un kızı. Aia adasında yaşıyordu. Odysseus’un arkadaşlarını birer birer domuza çevirdiği zaman Odysseus, Hermes’in verdiği ot sayesinde büyüden kurtulmuştu.
    Kithairon – Platea Kralı olduğu, birbirleriyle kavga eden Zeus ile Hera’yı kurnazlıkla barıştırdığını söyleyenler vardır. Bazıları Kithaeron’un çok güzel bir delikanlı olduğunu, kendisini seven Eriny’lerden Tisiphone’ye yüz vermediği için delikanlığın atlarından birisinin yılana çevrildiğini ve yılanın da onu sokup öldürdüğünü yazarlar. Kithaeron, ölmeden önce adını Kitheron dağına verdi.
    Kitheron – Attika ile Boiotia arasında bir dağ. (Bak Kithaeron)
    Kleio – (Lat. Clio) – İlham perilerinden biri. Kahramanlık destanlarını ilham ederdi.
    Kleite – (Klite) – Kapıdağı yarımadasında “Yeni Çeltek”in güneyinde eski bir şehir olan Kyzikos şehrinin Kralı Kyzikos’un genç ve çok güzel bir karısı vardı. Adı Kleite idi. Argonaut’lar buraya geldikleri zaman yapılan savaşta Kyzikos öldürülünce Kleite acıya dayanamadı, kendini öldürdü. Orman perileri bu vefalı Kraliçe için o kadar çok gözyaşı döktüler ki, toprağa sızan gözyaşlarından, Kraliçe’nin adını taşıyan bir kaynak fışkırdı.
    Kleitos – Attikalı, çok güzel bir delikanlı olan Kleitos’u, Eos (Şafak) bir seher vakti avlanırken görüp güzelliğine aşık oldu. Onu kaçırdı. Ölmezler arasına karıştırdı. Onların Koeranos adında bir oğulları oldu.
    Kleobis – Hera mabedirahibesi Kydippe’nin oğlu. Annelerinin bindiği arabayı çekecek hayvanların bulunmadığı bir günde kardeşi Biton ile beraberarabaya koşulmuşlar, uzakta bulunan mabede annelerini götürmüşler, mükafat olarak da hiç acı çekmeden uyur gibi ölmüşlerdi.
    Kleomedes – Olympia oyunlarında hasmı İkkos’u usulüne uygun bir şekilde öldürdüğü halde, hakemler ve yargıçlar, onu haksız çıkardıkları için üzüntüden aklını kaybeden Kleomedes, vatanına döndüğü zaman koca bir okulun çatısını çeken büyük bir sütunu devirince yüze yakın çocuk ölmüştü. Bu olay 72. Olympia oyununda olmuştu.
    Kleostratos – Thespies şehrini vaktiyle bir ejderha haraca kesmişti. Her sene bir delikanlıyı yutarak rahat ediyordu. Sıra Kleostratos’a gelmişti. Bu delikanlı arkadaşının hazırladığı, etrafı çengellerle dolu madeni bir kürenin içine girerek, ejderha tarafından yutuldu. Böylece, ejderin içine girerek, onu içten yıktı, öldürdü.
    Klinis – Babilli bir zengin ve dindar bir adam. Apollon ile Artemis’in sevdikleri bu genç, onlara arkadaşlık ederdi. Harpe adlı karısından, Lykios, Ortygios ve Harpasos adlarında üç oğlu ile Artemikhe adında bir kızı olmuştu. Klinis, Tanrılara öküz, keçi, koyun kurban edecek yerde, eşekleri kurban kesiyordu. Tanrı Apollon, dostuna ihtarda bulundu. Eşek kurban edenleri öldüreceğini söyledi. Fakat Klinis’in iki oğlu bu emri dinlemediler, mihraba kurban edilmek üzere iri bir eşek getirdiler, işte tam bu sırada sakin bir hayvan olan eşek kudurdu, gençlerin üzerine atıldı, onları parça parça ettiği gibi, gürültüye koşup gelen bütün aileyi, Klinis de dahil, karısını ve diğer çocuklarını parçaladı. Tanrılar, bu aileye acıdılar da, onların her birini bir kuşa dönüştürerek yeniden hayat verdiler: Harpe ve Karpasos birer doğan oldular; Klisin bir kartal oldu; Lykos bir karga; Ortygios bir ispinos; Artemikhe ise bir tarlakuşuna çevrildi.
    Klio – (Bak. Kleio)
    Klite – (Bak. Kleite)
    Klotho – Baht perilerinden biri. Hayat ipliğini eğirir.
    Klotos – (Bak. Kleitos)
    Klymene – Okeanos ile Tethy’in kızı. Apollon, bu kıza gönül vermişti. Onların birleşmelerinden Phaethon doğdu.
    Klymenos – Arkadia Krallarından biri Harpalyke adındaki çok güzel olan kendi kızına aşık olmuştu. Kızı kirlettikten sonra onu, Alastor adında birisiyle nikahlamıştı. Fakat Harpalyke, elinden çıkınca onu evlendirdiğine pişman oldu ve bu defa nikahlı kocasının elinden onu zorla aldı. Fakat, Harplyke bu ahlaksızlığa tahammül edemedi de, babasından olan oğlunu ve kendi kardeşlerini öldürdü, onların etinden yemek hazırladı, babası Klymenos’a ziyafet çekti. Kral, kimlerin etini yediğini öğrenince kızı öldürdü, kendi de intihar etti. Bazıları, intiharından sonra Klymenos’un bir kuşa çevrildiğini söylerler.
    Klytaimnestra – Agamemnon’un karısı. Önce kocasına sadık kaldı. Sonra Aigisthos’a gönlünü kaptırdı. İkisi bir olup Troia dönüşünde Agamemnon’u öldürdüler. Agamemnon’un oğlu Orestes de sonradan onları öldürdü.
    Klytie – Apollon tarafından sevilen güzel bir kız. Apollon, Klytie’den çabuk bıktı, bu defa onun kızkardeşi Leukothoe’yi sevmeye başladı. Klytie, kızkardeşi ile Apollon’un arasındaki macerayı babasına anlatınca, kızkardeşinin günahını açığa vurduğu için, babası Klytie’yi derin bir hendeğin içine attı. Zavallı kız, orada açlıktan ve ışıksızlıktan öldü. Tanrılar, bu bahtsız kıza acıdılar da onu Heliotrope “Gün çiçeği”ne dönüştürdüler.
    Koeranos – Batı Anadolu’da Miletus şehrinde Kloeranos adında birisi, bir gün bir balıkçıdan, henüz avladığı bir yunus balığını satın aldı ve balığı ölümden kurtarmak için denize salıverdi. Aradan zaman geçti. Koeramos’un bindiği gebi bir fırtınaya tutuldu ve battı. Koaranos’dan başka bütün yolcular boğuldular. Onu, yunus balıkları kurtararak sahile getirmişlerdi. Çok zaman sonra, Koeranos, eceliyle öldü. Onun cenaze alayı Miletus şehrinin liman kıyısından geçilirken, bir sürü yunus balığının, yavaş yavaş neşesiz bir halde yüzerek cenaze merasimini takip ettikleri görüldü.
    Kokytos – Ölüler ülkesinde, yeraltında akan gözyaşı ırmağının adı. Kokytos idi. Acı nehri olan Akheron Ateş nehri olan Pyrihplegethon ve suyunu içenlere her şeyi unutturan Lehte ırmağı ile Kokytos ölüler diyarında hazin hazin akarlardı.
    Kolkhis – Karadeniz’in doğusunda Bathum taraflarına düşen bir yer. Argonaut’ların altın postu aramaya gittikleri memleket.
    Kolonos – Atina’nın kuzeyinde, üzerinde Poseidon mabediyle Oidipus’un mezarı bulunan bir tepe.
    Komaetho – Teleboen’ler Kralı Pterelas’ın kızı. Babası Amphitryon ile savaşırken ona hainlik etti. Çünkü Komaetho, babasının düşmanını seviyordu. Amphitryon zaferi kazanınca babasına casusluk yapan bir sevgiliden hayır ummadı. Onu öldürdü.
    Kombe – Asapos ırmağının Tanrısının kızı. Haşin tabiatlı bir kocaya düşmüştü. Çocuklarıyla beraber zalim kocadan kaçtı. Çeşitli yerlere geldi, bu arada Anadolu’da Phrygia’ya da geldi. Kombe, sonradan kendi öz çocukları tarafından öldürülünce, Tanrılar ona acıdılar da bir güvercine çevirip uçurdular.
    Kora – (Kore) – Kora, “Genç kız” anlamına gelirmiş. Demeter’in kızı. Asıl adı Persephone’dir.
    KorinthosZeus’un oğlu olduğu söylenirse de, onun Marathon’un oğlu olduğuna inananlar da vardır. Kendi adını taşıyan şehirlerde Krallık yaparken öldürüldü.
    Kornu Kopiae – (Cornu Copiae) – Bolluk bereket boynuzunun Latince adı.
    Koroebos – Argos Kralı Krotopos’un Psamathe adındaki kızını Apollon sevmiş, ondan Linos adında bir oğlu olmuştu. Babası, bu ilişkiyi öğrenince, kızını öldürmüş, çocuğunu köpeklere parçalatmıştı. Apollon, bu cinayetlere kızdı, Poeno (Ceza) adlı bir ifrit göndererek ARgos’luların çocuklarını yedirdi. İşte tam bu sırada kahraman Koroebos, Poeno canavarını öldürdü.
    Koronides – Metiokhe, Menippe adında iki kızkardeş. Bir veba salgını nı önlemek için kurban kestiler. Yeraltı aleminin Tanrısı, bu iki güzel kıza acıdı ve onları parlak bir yıldıza çevirdi.
    Koronis – Lapith’ler Kralı Phlegyas’ın kızı. Apollon ile sevişti. Ondan Asklepios’a gebe kaldı. Tanrının çocuğunu rahminde taşırken, Koronis utanmadan gitti, fani bir insana gönül verdi. Güzel kızın ihanetini, o zamana kadar beyaz bir kuş olan karga haber verdi. Koronis, öldürüldü. Kara haberi veren karga da, o günden sonra kara tüylü oldu. Apollon, oğlu Akslepios’u, Koronis’in oklarla delik deşik edilmiş karnından çıkarıp, hayata kavuşturdu.
    Korybant’lar – Batı Anadolu’da Tanrıça Kybele’nin rahiplerine verilen ad.
    KorythosZeus ile Atlas’ın kızı Elektra’nın oğlu. Paris’in İda (Kazdağı) perilerinden birinden olan oğlunun adı da Korythos idi. Derler ki, Paris’in peri kızlarından olan oğlu o kadar güzeldi ki, Helene ona gönül verdi. Paris, bu aşkı öğrenince, kendinden daha güzel olan oğlunu vurdu, öldürdü.
    Kragaleus – İhtiyar çoban, Apollon, Artemis ve Herakles, Ambrakia şehrine sahip olmak için onu hakem tayin ettiler. Çoban, Herakles’e hak verdiğinden Apollon onu bir kayaya çevirdi.
    Kreon – Korinthos Kralı. (Bak. Oidipus)
    KresZeus’un bir peri kızından olan oğlu.
    Kresphontes – Heraklid’lerden biri.
    Kreta – (Bak. Girit)
    Kretheus – Eleos ile Enarete’nin oğlu.
    Kreusa – Atina Kralı Erekhtheus’un kızı. Çok güzel olduğundan Apollon, onu sevdi ve İon adlı bir çocukları oldu.
    Kreusa – Korinthos’lu bir kadın. Ayrıca Priamos’un kızlarından birinin adı. Aineias’ın karısı olarak Troia’nın yıkılışı sırasında öldü.
    Krinis – Çanakkale civarında eski bir şehir olan Sminthenus’da Krinis, yaptırdığı Apollon mabedine layıkıyla hizmet etmediğinden, tarlası ve evi farelerin istilasına uğradı. Bir gün Apollon, Anadolu’ya gelerek, Krinis’in çobanı Ordes tarafından iyi karşılandı, izzet ve ikramda bulundu. Böylece Krinis’e karşı hiddeti yatışınca Apollon, oklarıyla bütün fareleri öldürerek memleketi bu afetten kurtardı.
    Krissa – Delphoi çevresinde bir ova. Apollon, bu ovada yılan Python’u öldürmüştü.
    KritheisAnadolu’da bir peri kızı. İzmir civarında akan Meles nehri ile sevişti. Peri kızı ile nehrin birleşmelerinden şairlerin babası sayılan Homeros, doğdu. Bir başka söylentiye göre de Kritheis, Kyme ile Apelles adında birisinin kızıydı. Babası ölürken onu Macon’a emanet etmişti. Fakat güzel Kritheis, amcasının vesayetinde kalmadı, Phemiois adlı bir İzmir’liye kaçtı. Bir gün Kritheis, Meles ırmağı kenarında çamaşır yıkarken Homeros’u doğurdu. Homeros’a “Meles kenarında doğmuş” anlamına gelen Mlesigenes lakabının verilmesi bu yüzdendir. Bir başka rivayete göre de perilerinin dostu olan bir delikanlı ile sevişiyordu. Haydutlar Kritheis’i İos’dan kaçırarak İzmir’e getirdiler. Lydia Kralı Maeon; Kritheis’i elde etti ve onunla evlendi. Bu evlenme neticesinde Homeros doğdu. Anası onu doğururken ölmüştü.
    Krokos – Güzel bir delikanlı olan Krokos, Smilaks adında bir peri kızına aşık olmuştu. Ümizsit aşkların tesiriyle Krokos sarardı, soldu. Tanrılar bu sadık aşığa acıdılar, onu bizim Safran dediğimiz çiçeğe dönüştürdüler. Peri kızına gelince, o da kendi ismini taşıyan bir çiçeğe çevrildi.
    Krommyon – Theseus’un öldürdüğü azgın bir yaban domuzu.
    Kronos – Kronid. Zeus’un lakabı.
    Kronos – Uranus’un oğlu.
    Krotopos – Argo Kralı, Agenor’un oğlu. Psamathe adındaki kızının Apollon’dan İlinos adlı bir çocuğu olmuştu. (Bak. Koroebos)
    Krotos – Pan ile Eupheme’nin oğlu. Eupheme, ilham perilerine süt anneliği yapıyordu. Onların güzelliğine hayranlığını ifade için ilk alkışı o buldu.
    Kronios – Zeus’un lakabı.
    Kumae – (Yun. Kyme) Eski İtalia’da bir bölge.
    Kuret’ler – (Kuretos – Kuretea’lar) – Zeus’un ağlamasını babası Kronos’a duyurmamak için, onun etrafındad zıplayan, oynayan, gürültü yapan delikanlılar. Bunlara Koriban’lar da denir.
    Kyane – Syrakuza’lı çok güzel bir peri kızı. Hades, Persephone’yi yeraltına sürüklerken, Kyane; Demeter’in kızını kurtarmak istemiş, bu yüzden Hades’in düşmanlığını kazanmıştı. Hades, mavi gözlü bu periyi; durgun suları, deniz rengi gibi koyu mavi olan bir gölcüğe tahvil etti. Bir Kyane daha vardır ki, öz babası Kyanippos tarafından kirletildiği için Tanrılar, ceza olsun diye Syrakuza’ya veba salgını göndermişlerdi. Günahkar baba ile zavallı kyane, kendilerini öldürerek Tanrıların hiddetini yatıştırmışlardı.
    Kyanippos – Thessalia’lı Pharaks’ın oğlu. Leukone adında çok güzel bir kızla evlenmişti. Kyanippos avlanmaya çok meraklı idi. Evlendikten sonra da avcılığa devam ediyor, sabah çok erkenden çıkıyor, akşam karanlığında eve dönüyordu. Yorgun dönen avcı, güzel karısıyla hiç meşgul olmuyordu. Başını zavallı Leukone, ihmal edildiği için çok üzülüyordu. Bir gün kocasını gizlice takip etmeye karar verdi. Acaba kocası ormanda ne buluyordu da böyle eğleniyordu? Hizmetçilerine sezdirmeden evden çıktı, ormanda bir çukura gizlendi. Kocasının köpekleri, bulunduğu yeri keşfettiler, üzerine atlayarak onu parçaladılar, kocası, karısının cesedini bulunca, deli gibi oldu. Önce odunları yığarak büyük bir ateş yaktı, karısının parçalanmış cesedi yanarken, öldürdüğü köpeklerin leşlerini ortaya attı, en sonunda kendisi de alevlerin içine atılarak intihar etti.
    Kybele – Eski Anadolu’da Phyrgia’da Tanrıların anası sayılır. Onun kudreti bütün tabiata hakimdi. Toprağın bereketini veren o idi. Phrygia’da Kyebele dağının Rhea’sı ile bir tutulurdu.
    Kykhreus – Poseidon ile Salamis’in oğlu. Salamine adasını korkunç bir ejder yağma eder dururdu. Kykhreus, bu ejderi öldürdü ve adanın Kralı oldu.
    Kyklop’lar – Homeros’a göre Kyklop’lar; Poseidon ile Amphitrite’nin oğluları olup ne Tanrılardan ne de insanlardan korkan zalim, kaba vahşi tabiatlı, iri yarı devler. Alınlarının ortasında tek gözleri bulunduğu için onlara Kyklop’lar denilmiştir.
    Kyknos – Kuğu kuşu anlamına gelen Kyknos, Poseidon’un oğlu olup, Çanakkale bölgesinde eski bir şehir olan Kolones’de Kraldı. Annesi Skamandrodike, onu doğurunca, deniz kıyısına bırakmıştı. Bir kuğu kuşu gelerek onu beslemişti. Ares’in ve Kyknos adında haydut bir oğlu vardır. Herakles bu yaman eşkiyayı tepeledi.
    Kydnos – Analolu’da bir çaya adını veren Kydnos (Tarsus Çayı), Ankfiale’nin oğludur. Oğullarından birinin adı Parthenios idi. Bu delikanlı da Tarsus şehrine adını koymuştu. Kilikia’da, yaygın bir efsaneye göre, yarısı insan, yarısı nehir olan Kydnos, Komaetho isminde güzel bir kızla sevişiyordu. Gerçekten bu kız (Kydnos) çayının aşığıydı. Çayın başından ayrılamıyordu.
    Kylabras – Lykia’lı bir çoban. Phaselis (Bugünkü İnce Burun) şehrinin kurucularından biri olan Lakios, tuzlu balık satarak bunun parasıyla bu şehrin temellerini attı ve Kylabras adına bir mabet inşa etti.
    Kyillene – Arkadia’lı bir peri kızı. Bazen Lykon’un karısı, bazen annesi sayılır. Adını bir dağa vermişti.
    Kyllene – Arkadia dağlarından biri. Hermes’i annesi Maia bu dağdaki bir mağarada doğurdu.
    Kynosura – İda dağında bulunan bir peri kızı. Zeus’a süt annelik etti.
    Kynthos – Delos adındaki bir dağın adı. Zeus’un sevgilisi Leto Apollon ile Artemis’i burada doğurdu.
    Kyparissos – Telephos’un oğlu. Çok güzel bir delikanlı. Apollon bile ona aşık olmuştu.
    Kypris – Aphrodite’nin bir lakabı.
    Kypros – Kıbrıs.
    Kypselos – Arkadia Krallarından birinin oğlu.
    Kyrene – Thessalia’da Lapith’ler Kralının kızı. Ormanda vahşi bir hayat yaşıyordu. Bir gün bir arslana rastladı, silahsız olduğu halde onunla boğuştu ve aslanı yendi. Apollon bu korkunç mücadelede Kyrene’nin başarısını gördü, ona aşık oldu. Onu altın arabasına bindirerek kaçırdı. Lybya’ya götürdü. Orada altından bir saray da Kyrene ile evlendi. Apollon, Kybye’nin bir kısmını sevgilisine bağışladı ve oraya onun adını koydu.
    Kythera – Bir ada. Aphrodite önce bu adanın yakınında deniz dalgalarının köpüğünden doğuyor. Sonra ilk olarak Kypros (Kıbrıs)a ayak basıyor.
    Kyzikos – Proponti’de (Marmara Denizi)’nde, bugün Kapıdağ Yarımadası üzerinde eski ve tarihi bir şehre adını veren ünlü kahraman.
     
  15. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Mitoloji Sözlüğü

    L

    Labyrinthos – Eski zamanlarda yapılan yolları gayet dolaşık, girilince içinden çıkılması imkansız gibi olan yer altı binaları. En eskisi Mısır’daydı. Heredotos’a göre on iki Kralın ancak yaptırabildiği bu muazzam eserin üç bin dairesi vardı. Daidalos’un Girit’de yaptığı, Labyrinthos ile; Limni adasında, yüzeli sütun üzerinde dönen Labyrinthos da meşhurdu.

    Ladda – Amphion’un kızı. Topal ve çikrik olduğundan arkadaşları tarafından küçük görülen Ladda, Aetion ile evlenmişti. Bu çirkin kadından doğacak çocuğun bir gün Korinthos’a Kral olacağını Tanrılar haber verdiklerinden, Ladda’nın Kyspelos adındaki oğlunu öldürmek için on seçme katil gönderilmişti. Adamlar çocuğun bulunduğu odaya girmişler, biri bıçağını çekerek çocuğun üzerine yürümüş ve tam kalbine saplayacağı sırada yavrucak gülümseyerek kollarını bıçağa doğru uzattığından, bu hal katile dokunmuş ve çocuğu öldürmesi için öteki arkadaşına vermiş. O da çocuğun masumiyetine bakarak öldürmek istememiş, üçüncü arkadaşına vermiş, üçüncü haydut da çocuğa kıyamamış, böylece masum yavru; on kanlı katilin elinden kurtulmuş.

    Laddakid’ler – Thebai Kralı Labdakos’un soyundan gelenlere verilen ad.

    Laddakos – Thebai’nin efsanevi Kralı Polydoros’un oğlu, Oidipus’un dedesi. Laios’un babası.

    Ladon – Arkadia’da akan, kıyısının güzelliği, suyunun duruluğu ile meşhur bir ırmağın Tanrısı. Stymphalis ile evlendi de Daphne adlı güzel bir kızları oldu. Syrinks adındaki güzel peri kızı, çapkın Pan’ın elinden kurtulmak için kendisini Ladon ırmağına atmış, öldürmüştür.

    Laelaps – Fırtına anlamına gelen Laelaps, hem Akteon’un köpeklerinden birinin adı, hem de Kephalos’un köpeğinin adı. Bu köpek Themis’in gönderdiği canavarları kovalarken, canavarlarla beraber taş kesilmişti.

    Leartes – Odysseus’un babası.

    Laios – Oidipus’un babası.
    Lais – Hellen’lerin ünlü birkaç fahişesinin adı. Bunlardan en tanınmışı Korinthos’lu Lais idi. Güzelliği ve ihtirasıyla bütün Yunanistan’a ün salmıştı. Meşhur Demostrhenes’den bir gecelik ücret olarak bin drahmi isteyince büyük hatip “Pişmanlığı ve vicdan azabını bu kadar pahalı satın alamayacağını” söylemişti. Lais’in güzelliğini kıskanan bazı kadınlar, iğne darbeleriyle onu öldürmüşlerdi. Korinthos civarında bulunan bir Aphrodite tapınağında bu ünlü fahişenin mezarı bulunuyordu. Mezarın üstünde dişi bir arslanın, bir koçu kuvvetli pençeleri arasında tuttuğu görülmektedir.

    Laistrgon’lar – Homeros’un bahsettiği insan eti ile beslenen dev insanlar.

    LakedaimonZeus ile Taygete’nin oğlu. Lakedemonia, bölgesine adını veren kahraman.

    Lakhesis – Üç park (Moiora)dan biri, iği tutar ve insan ömrünü eğirirdi.

    LakiniosYunan kıyılarını haraca kesen azılı bir haydut. Herakles’in öküzlerini çalmak isterken öldürüldü.

    Lakios – Antiphemos’un kardeşi. Tanrılardan aldıkları emirle, bu iki kardeşten biri doğuya gitmiş, sicilya’da Geba şehrini kurmuş Lakios ise Anadolu’ya gelerek, Lykia ile Pamphiylia arasında bulunan Phaselis şehrini kurdu. (Bak. Kylabras)
    Lamia – Poseidon’un kızı. Çocukları çalan ve yiyen iğrenç bir varlık. Halbuki onun Phrygia ya da Libya Kraliçelerinden biri olduğunu ve güzelliğiyle Zeuz’un gözüne girdiğini, ondan bir çok çocukları oldğunu yazarlar. Fakat çocuklarını, kıskanç Hera öldürdüğü için Lamia, çocuk düşmanı oldu. Eline geçen bütün çocukları öldürüyordu. Hera, onun gözünden uykuyu da alınca Lamia, büsbütün çıldırdı. Fakat Zeus, ona acıdı. Uyumak istediği zaman gözlerini çıkarıp bir kaba koyarak uyuyabilme imkanını bağışladı.

    Lampetia – Helios (Güneş) ile Neere’nin kızı. Bir adada çobanlık yapardı.

    Lampetie – Apollon ile Kymene’nin kızı. Kardeşi Phaeon’un ölümüne o kadar kederlendi ki, Tanrılar da acıdılar, onu bir kavak ağacı haline koydular.

    Lampetie – Apollon ile Kymene’nin kızı. Kardeşi Phaeon’un ölümüne o kadar kederlendi ki, Tanrılar da acıdılar, onu bir kavak ağacı haline koydular.

    Lampos – Eos’un atlarından birinin adı. Bilindiği gibi Eos şafak kızıllığı demektir. O, dünyaya ilk ışığı getirmek üzere Lmapos (parıltı)ile Pheeon (Kıvılcım) adlarını taşıyan atlarıyla göğe yükseli, Güneşe semanın kapısını açar.

    Laodamas – Thebai Kralı. Eeokles’in oğlu.

    Laokoon – Çanakkale’de eski Troia’da bugün Kemersuyu denilen (Thymbreus) üzerinde (Batak Oba) civarında bulunan Thymbrea şehrinin Apollon mabedi rahibi. Antenor’un oğlu. Laokoon, Antiope adında bir kadınla evlenmiş ve ondan Antiphas ve Thymraos adlarında iki oğlu olmuştu. Laokoon Troia’lılara, Yunanlıların deniz kıyısında bırakmış oldukları meşhur ağaç atı şehre sokmamalarını tavsiye etmişti. Fakat onu kimse dinlemedi. Troia’lılara akıl öğretmeye kalkıştığı için, Yunanlıların dostalrı olan Tanrılar, onu cezalandırmakta gecikmediler. Bu olaydan az bir zaman sonra Laokoon, deniz kıyısında Tanrı Poseidon’a bir kurban takdim ediyordu. İki güzel oğlu da yanındaydı. Bu sırada Tenedos (Bozcaada)dan, dalgaları yararak gelen iki kocaman yılan babayı da, oğullarını dü feci şekilde öldürdü. Bu acıklı olay bir çok şair, ediplere ve sanatkarlara ilham kaynağı olmuştur. Özellikle Rodos’lu meşhur üç heykeltıraş; Polydoros, Anthenodoros, Ağesandros; bu faciayı o kadar güzel, o kadar canlı olarak mermere geçirmişlerdir ki, görenlerin hayran olmamasına imkan yoktur. Bugün Roma’da, Vatikan Müzesi’nde bulunan bu şaheserlerde insan, Laokoon’un kendisini de evlatlarını da boğmak isteyen yılanlarla uğraşırken, adelelerinin duyduğu büyük ıstırabı, yüzüne akseden metanetini ve asaletini görür, şaşırır, cidden bu mermen heykelde, Laokoon, feryat etmektedir. Çünkü kahramanın ağzı kapalıdır. Fakat yüzünde felakete mertçe katlandığını, şikayet etmeden ölmek üzere olduğunu anlatan bir ifade vardır. Onun ölümündeki büyüklük, seyredenleri büyüler. Çünkü hassas kalpli olan her insan, aynı zamanda bir baba olan kahramanın başına gelen felaketten sarsılır, fakat onun asaletine ve felaket karşısıda gösterdiği metanete meftun olur.

    Laodomeia – Bellerophon’un kızı ve Zeus’un sevgilisi. Lykia Kralı Sarpedon bu sevişmenin mahsulüdür. Artemis, güzelliği ile övünen bu kadını, oklarıyla vurdu, öldürdü. Bir Laodameia daha vardır ki, Akastos’un kızı ve Protesillas’ın karısıdır. Kocasını Hektor öldürünce, Laodameia, ona benzeyen bir heykel yaptırdı. Bir gün bir hizmetçi, genç dulu yatakta bir erkekle yatıyor görününce, babasına haber verdi. Babası koşarak geldi, kızının yanında bir heykelden başka bir şey bulamadı. Bu çirkin manzaranın hatırasını kızının kafasından silebilmek için heykeli yaktırdı. Fakat Laodameia kocasının heykelini yakan ateşe yaklaşarak, kendini onun içine attı, diri diri yandı. Rivayete göre; Tanrılar bu fedakar eşin ruhunu ahiret kapısına kadar götürmek için Protesilas’ı üç saat müddetle dirilttiler.

    Laodike – Priamos’un en güzel kızı. Helikaon ile evlenmişti. Daha çok genç iken Troia’ya elçi olarak gelen bir Yunanlı ile sevişmiş ve ondan bir oğlu olmuştu. Troia düştükten sonra Laodike, galipler önünde kaçarken toprak onu yutmuştu.

    Laomedon – Troia Kralı, İlos ile Euridike’nin oğlu ve Priamos’un babası. O sıralar Olympos’dan yeryüzüne sürülmüş olan Apollon ile Poseidon; Troia şehrinin surları yapılırken Laomedon’a yardım ettiler. İş bitince ücretlerini alamayan Tanrılar, Laomedon’a düşman oldular. Poseidon, bir deniz canavarı gönderdi, Apollon da şehre veba hastalığı saldı.

    Lapith’ler – Thessalia’da yaşayan dev cüsseli insanlar. Lapith’ler Kralı Prithoos’un düğününde Kendaur’lar da bulunmuştu. Fazla şarap içince sarhoş oldular ve düğünde bulunan kadınları, zorlak kaçırmak sevdasına düştüler. Bu yüzden iki taraf arasında meşhur kavga başladı. Bu kavgayı kendisine kurban kesilmediğinden kızan Ares’in çıkarttğını iddia edenler de vardır. Ressam Rubens’in bu kavgayı tasvir eden tablosu çok meşhurdur.

    Lara – Lauium ırmağının perisi. Zeus’un Juturne ismindeki peri kızına olan aşkını Hera’ya duyurduğu için başTanrı, onun dilin kesti ve Hermes’in yanına katarak onu cehenneme gönderdi. Fakat Hermes, yolda dilsiz perinin güzelliğine aşık oldu. Onu cehenneme götürmedi, dünya yüzünde kendisine metres yaptı, ondan Lares adını taşıyan ili çocuğu oldu.

    Lar – Romalıların ocak başı Tanrısı. Her evin oğcağını bekleyen bir Tanrı olarak tasavvur edilir.

    Larv’lar – İnsanlara bela olan habis ruhlar, asık yüzlü ihtiyar gibi tasavvur edilen Larv’ların uzun sakalları vardı. Ellerinde uğursuzluğun sembolü olan birer baykuş taşırlardı.

    Latinus – İtalya’da Laurentium bölgesinin Kralı. Aineias buraya gelince onu iyi karşıladı. Kızı Lavinia’yı ona vermeyi vaat etti. Fakat Latinus’un karısı Amata kızını Rutuller’in Kralı Turnus’a vermek istiyordu. Bu yüzden Turnus ile Troia’lılar arasında savaş oldu. Turnus öldürüldü. Aineias’da Lavinia ile evlendi ve bir şehir kurup karısının adını verdi.

    Latium – İtalia’da Aineias’ın savaştığı bölge.

    LatmosAnadolu’da Karia bölgesinde meşhur Miletus şehrinin doğusuna düşen ve bugün “Beş Parmak Dağı” diye anılan dağ. Selene (Ay), Endymion adındaki güzel çobana bu dağda gönül vermişti.

    Latone – Leto’nun Latince adı.

    Laurentium – İtalia’da Tiber nehri ağzındaki bölge.

    Leandros – Abydos’lu genç. Hero’nun aşığı.

    Hearkhos – İno ile Athamas’ın oğlu. Hera’nın kinine kurban gitti. Babası tarafından bir çılgınlık anında öldürüldü.

    Leda – Etolia Kralı Thestios’un kızı. Tyndaros’un karısı. Zeus’un sevgilisi.

    Leimone – Hippomenes’in kızı. Babası ya bir Kral ya da asil bir adamdı. Kızlığını muhafaza etmediği için Leimone’yi bir aygırla beraber ıssız bir eve kapattı. At, kudurdu ve iffetini muhafaza edemeden kadını parçaladı.

    Lamnos – Limni adası. Hephaistos’u Zeus, Olypos’dan aşağı fırlattığı zaman bu adaya düşmüştü. Adalılar Tanrıyı havada yakalamasalardı, yalnız topal kalmayacak, belki parçalanacaktı. Adalıların bu iyiliğine karşılık Hephaistos, demirhanesini orada kurdu. Bu ada halkı, kocasını Ares’le aldatan Aphrodite’yi sevmemişler ve onun adına mabet yapmamışlardı. Bunun üzerine Aphrodite, bu ada kadınlarının hepsinin tenlerine öyle iğrenç bir koku verdi ki, kocaları yataklarına girmez oldular ve şehvet duygularını köreltmek için Thrakia’ya geçip oranın ateşli kadınları ile eğlenmeye başladılar. Bunun üzerine Lemnos’lu kadınlar söz birliği ederek kocalarını kestiler. Bu suretle adada yalnız kadınlar kaldı. İşte bu sıralarda Argonaut’lar, buraya gelmişlerdi.

    Lemur’lar – Romalılar, ölülerin evlere bela olan hayallerine Lemur’lar derlerdi.

    Leontikhos – Çok sevdiği nişanlısı ile beraber, bir zalim tarafından öldürülen Samos’lu bir genç.

    Lerna – (Lerne) – Argolis ile Lakonia arasında bataklık kalan bir göl. Herakles azılı ejderi burada tepeledi. Bazı mitologlar, bu mitten başka anlamlar çıkarmışlardır. Onlara göre Lernus isminde bir haydut etrafına elli azılı adam toplayarak Argolis bölgesini haraca kesiyordu. Herakles, onlarla çarpıştı ve hepsini tepeledi. Eflatun ise bu mite,felsefe gözlüğü ile bakmaktadır. Ona göre Lerne zararlı ve saçma düşünceleri olan bir sofisttir. Bir fazilet kahramanı olan ve dünyayı fenalıklardan temizlemekten başka gayesi bulunmayan Herakles, fena düşünceli Lerne’yi ortadan kaldırmıştır. Kötü düşüncelerin, korkunç ejderlerin zehrine benzetilmesi ne kadar hoştur.

    Lethaeus – İnsanlara her şeyi unutturan Eos (Aşk)ın lakabı.

    Lehte – (Lete) – Cehennemde akan herihden biri. Buna “Unutturma Irmağı” de derler. Öteki dünyaya gidenler, bu ırmağın suyundan içmek zorundaydılar. Çünkü ondan içenler, her şeyi unuturlardı. Bu insanlar için bir lûtuftu. Çünkü dünyadaki acılı günlerin, sefaletlerin, onların kafasında hiçbir izi, en ufak bir hatırası bile kalmıyordu. Böylece onlar, geçmiş zamanlara ait hatıraların kemirici azabından kurtulmuş oluyorlardı.

    Leto – Apollon ile Artemis’in anneleri. (Lat. Latona)

    LeukasYunan denizinde, kıyıya çok yakın, etrafı sarp bir ada. Burada sivri ve yalçın bir burun vardı. Bugün Dükato diye çağrılan bu burnun mitolojide önemi vardı. Burası bir tür Atlama Burnu’ydu. Meşhur kadın şairlerden Sapho, gönlündeki aşk ateşini söndürmek için buradan kendini denize atmıştı. Eski zamanlarda aşka tutulanlar, yani aşk hastası olanlar, buraya koşarlar, Apollon’a kurban keserler ve kendilerini kayalardan aşağı atarlardı. Adonis’in ölümüyle aşk hastası olan Aphrodite’nin bile buradan atladığını söylerler.

    Leuke – Okeanos ile Tethys’in kızı. Hades’in ölümsüz sevgilisi.

    Leukippid’ler – Leukippos’un kızları olan Hilacira, Phoebe’ye verilen ad. Bunlar Kastor ve Polluks ile evlendiler.

    Leukippos – Leukippid’lerin babası. Perieres’in oğlu. Bir leukippos da, şöhretini bütün Anadoluya yayılan Lykia’lı bir kahramandır. Ksanthios’un oğlu olup kendi öz kızkardeşine aşık olmuş, bu yüzden babasının kanıyla ellerini kirletmiş, sonra Anadolu’dan Girit’e sürgün edilmiş sonra yurduna geri dönmüş. Miletus civarında Kretinaeon şehrini kurmuştur.

    Leukippos – Perieres’in oğlu, Apareus Tyndareos’ı, İkaros’un kızkardeşi, Leukippidler’in yani Hilacira ile Phoibe’nin babası.

    Leukothea – Kadmos’un kızı İno; bir deniz Tanrıçası olunca bu adı aldı.

    Liber – İnsanı, üzüntüden azad eden, hürriyete kavuşturan şarabın Tanrısı dionysos’un Latince adı.

    Libitina – Roma’da, ölüler için yapılan merasimi koruyan Tanrıça.

    Libya – Epaphos’un kızı. Poseidon ile sevişti, ondan sonra Agenour ile Bellus adlı iki çocuğu oldu.

    Likhas – Herakles’in arkadaşlarından biri. Kahraman zehirli gömleği getirip giydirince Herakles yanmaya başladı. O zaman Likhas’ı tuttu, denize fırlattı. Üç küçük ada, denize fırlatılan kahramanın adını taşımaktadır.

    Linos – Apollon’un oğlu. Herakles’in müzik öğretmeni. Efsanevi şair.

    Lita’lar – (Lites) – Yalvarma, yakarma, dua Tanrıçaları. Bunlar Zeus’un kızlarıdır. Homeros’a göre Lita’ların yüzleri buruşuk ve çok çirkindir. Ayakları sakattır, yerlerde sürüklenerek dolaşırlar. Suçlular gibi başları öne eğiktir, herkes tarafından horgörülürler. Kendini beğenmiş gurur, insanları hayvanlaştıran şehvet ve herkesi küçük gören hakaret, gönül kıran hiddet hızla, sakat Lita’ların önünden koşar, giderler. Onlar, insanları alçaltmak, Tanrıların gözünden düşürmek için ellerinden gelenleri yaparlar. Zayıf ruhlu insanları gurura kaptırarak onlara çeşitli suçlar, günahlar işletirler. Zavallı dua’lar, yalvarma’lar yavaş yavaş gurur, şehvet, hiddet ve hakaret’in arkasından sürüklene sürüklene giderek, küfürlerin, hakaretlerin ve şehvetin insanların kalplerinde açtığı yaraları titrek ve zayıf elleriyle sarmaya, tedavi etmeye çalışırlar. Kendi kalpleri kırık olduğu halde Zeus’un bu şefkatli kızları, kendilerini unuturlar. Başkalarını düşünürler. Topal ve çirkinliklerini görmeyen, onlardan nefret etmeyen, onları iyi karşılayan kederli insanları, günahkarları, onlar da boş bırakmazlar, ellerinden geleni yaparlar. Onları teselli etmeye, iyi etmeye, memnun etmeye çalışırlar. Kederler, endişeler, ıstıraplar pençesinde kıvranan bahtsız insanların durumunu babaları Zeus’a bildirirler. Onların bağışlanmaları, affedilmeleri için yalvarırlar, sızlanırlar. Babaları suçluların cezalandırılmasında ısrar ederse, onu acındırmak için ağlarlar, gözyaşı dökerler. Kendilerini iyi karşılamayan hakaret eden, katı yürekli insanları da, BaşTanrıya şikayet ederler.

    Lityerses – Phrigia’da Kelaene’nin (Bugünkü Dinar) kralı. Midas’ın oğlu. Tembel ve çok obur bir adamdı. Bölgesine gelen yabancıları hemen sofrasına çağırır, bol bol yedirir, içirir sonra güneşin en kızgın zamanında kendi tarlalarını biçtirmeye zorlardı. Akşam olunca kafalarını keser, cesedini otlar arasına saklardı ve hiçbir şey yapmamış gibi sarayına döner, öldürülen yabancının, akşam sarhoşken söylediği şarkıları söyler, alay ederdi. Nihayet Herakles geldi, bu zalim kralın kafasını uçurdu, gövdesini Menderes Çayı’na attı.

    Lotis – Güzel bir peri kızı. Anadolu’da Lampsakos (Lapseki) şehrinin Tanrısı Priapos, Lotis’e aşık olmuştu. Fakat peri kızı ona yüz vermiyordu. Bir gece Dionysos’un sarhoş arkadaşları arasında uyurken onu yakalayacağı sırada bir eşeğin anırmasıyla herkes uyanmış ve peri kızı da kirlenmekten kurtulmuştu. Daha sonra güzel lotis, kendi adını taşıyan Lotos ağacına çevrildi.

    Lotophag’lar – Troia dönüşü Odysseus’un uğradığı efsanevi bir ülkenin insanları.

    Lukifer – (Lucifer) – Sabah yıldızı olan Phosphoros’un Latince adı. (Yun. Lukifer)

    Luna – Romalıların ay Tanrıçasına verdikleri ad. Selene karşılığı.

    Lyaios – Kederi dağıtan anlamına gelen Lyaios, Şarap Tanrısının adlarından biridir.

    Lydia – Batı Anadolu’da İzmir bölgesinde olan bu eski krallığın sınırı şöyledir: Batı Ege Denizi, kuzeyde Sardene (Dumanlı Dağlar); Mysia doğusunda Phrygia; ve güneyde Meandros (Büyük Menderes) nehri Karia’dan onu ayırıyordu. Başkent Sardes idi. Önemli şehirleri arasında Thyatira (Akhisar), Philadelphia (Alaşehir) vardı. Lydia adını, memleketin ilk kralı olan Atys’in oğlu Lydus’dan almıştır. Lydia, Kybele’nin ili, Omphale’nin yurdu sayılır.

    Lykaon – Arkadia kralı, Kallisro’nun babası, kandökücü olduğundan kurda çevrildi.

    Lykastos – Ares ile Phylonome’nin oğlu.

    Lyke – Kır perisi. Daphnis’i sevdi.

    Lykeion – Mukaddes Orman demek olan Lykeion, Atina yakınında, İllissus çayı kıyılarında ağaçlık bir mesire yeriydi. Filozof Aristoteles, derslerini bu bahçede verdiği için bir tür okul olan Lise kelimesinin aslı Lykeion’dan alınmıştır.

    Lykia – Eski Anadolu’da, Fethiye – Elmalı – Fenike bölgesi.

    Lykios – Babil’li Klinis’in oğlu. Apollon’un arzusu hilafına Tanrılra eşek kurban ettiği için Klinis kargaya çevrilmiş. Bu yüzden oğlu Lykios, Apollon’un bir lakabı oldu.

    Lykomedes – Skyros kralı. Troia savaşına gitmemesini sağlamak için Thetis, kadın kılığına soktuğu oğlu Akhilleus’u bu kralın sarayına saklamıştı. Fakat kahraman, kralın kızı Deidamia’ya gönül vermekte gecikmedi.

    Lykos – Thebai kralı Nykteus’un kardeşi, Dirke’yi yeğeni Antiope’ye işkence yapmakta serbest bıraktı. Sonradan, Antiope’nin oğulları olan Zekthos ve AMphion tarafından öldürüldü.

    Lykurgos – Dionysos’a kafa tutan Thrakia kralı.

    Lynkeus – Argonaut’lardan biri. Mesenia kralı Aphareos’un oğlu. Gözleri röntgen ışığından daha kuvvetli olup her şeyi deler, geçerdi. Yalnız evlerin içinde olup bitenleri değil, yerin dibinde, cehennemle, göklerin derin noktalarını görürdü. Çünkü onun bakışlarına duvarlar, dağlar, ormanlar, bulutlar engel olamazlardı. Kalydon domuzunun, avlanmasına o da katılmıştı. Lynkeus, Hyppermnestra’nın kocasıdır.

    Lyssa – Gecenin kızı. Hiddet ve kızgınlığı temsil eder. Euripides’e göre, Lyssa, fani insanların kalplerine ümitsizlik ve kızgınlık duygularını sokan bir ifrittir.
     
Mitoloji Sözlüğü konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mitoloji hakkında bilinmesi gerekenler

    Mitoloji hakkında bilinmesi gerekenler

    Yunancada söz, öykü anlamına gelen mitos (mythos), ilkel insan topluluklarının evreni, yeryüzünü ve tabiat olaylarını kişileştirerek yorumlama ve henüz sırrını çözemedikleri yaşamla ilgili her türlü oluşumu anlamlı bir biçimde açıklama gereksiniminden doğmuş öykülerdir. Eski çağ insanlarında doğa güçlerinin fizik ve etik etkilerini yansıtan mitoslar, dinlerin de başlangıcıdırlar. İlkel insanın...
  2. Sözlük

    Sözlük

    Bir meselenin aslını araştırmaya, mesnetsiz söz ve yargıları reddetmeye; sabırlı çalışmayla elde edilecek parlak paşarılara delalet eder.Rüyanızda bir sözlük gördüyseniz, kendinize değil de sürekli başkalarına güvendiğiniz anlamına gelir
  3. Mitoloji ve Pagan Kavramı

    Mitoloji ve Pagan Kavramı

    pagan mitolojisi Bu bilgilerin tümü bizi eski yunan insanının inanç dünyasına götürür. Yunanlıların dini tam tamına insanbiçimci bir dindir. Bu pagan dininde dogmaların yerine yaşam gerçeklerini buluruz. Bu gerçekler bu inanç düzeninde simgesel bir anlatıma kavuşmuşlardır. Simgeciliğin gerçeklikleri açınlamada en önemli yollardan biri olduğunu Yunanlıların inanç dünyası pek güzel gösterir. Bu...
  4. Kıtalara Göre Mitoloji

    Kıtalara Göre Mitoloji

    Afrika Akamba mitolojisi - Akan mitolojisi - Alur mitolojisi - Aşanti mitolojisi - Baluba mitolojisi - Bambara mitolojisi - Bambuti mitolojisi - Banyarwanda mitolojisi - Basari mitolojisi - Baule mitolojisi - Bavenda mitolojisi - Bazambi mitolojisi - Baziba mitolojisi - Buşongo mitolojisi - Dahomey mitolojisi (Fon) - Dinka mitolojisi - Dogon mitolojisi - Efik mitolojisi - Mısır mitolojisi...
  5. MİTOLOJi NEDiR?

    MİTOLOJi NEDiR?

    Mitoloji kelimesi yunanca mythos ( masal - hikaye ) ve logos ( söz ) kelimesinden yapılmıştır. Mitoloji; çok ski zamanlarda gelmiş ve yaşamış olan ulusların inandıkları tanrıların kahramanların devlerin ve perilerin hayat ve bahseden hikayelerdir. Her toplumun kendine özgü bir mitoloji maceraları vardır. Ve temsil ettiği topluluğun aynası gibidir. Mitolojiler toplumdan topluma farklılık...

Sayfayı Paylaş