gebe
  1. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Moda Tasarimcilar...

    Konu, 'Çöplük' kısmında kördügüm tarafından paylaşıldı.

    türk moda tasarımcıları isimleri moda tasarımcıları isimleri kral tacı amblemli gömlek markası taç amblemli gömlek tasarımcıların
    Helena Rubinstein
    “Bütün bildiğim, güzelliktir. Heyecan veren, baştan çıkaran, büyüleyen ve zamanın izlerini yok eden bir güzellik...Yaratmak cesaret ister, şimdiye kadar gerçekleşen herşeyden daha da üstün olmalıdır.”

    Helena Rubinstein ürünleri, öncü, lider ve güzelliğe tutkun bir kadın tarafından yaratıldı. 25 Aralık 1882 yılında Polonya’da dünyaya gelen Helena Rubinstein başarılı tüccar bir ailenin kızıydı. Tıp eğitimini tamamladıktan sonra 20.yy başlarında Avustralya’ya yerleşti ve başarı hikayesi böyle başladı.
    1902’de Dünya’nın ilk güzellik enstitüsünü açtı ve büyük bir başarı elde eden kendisine ait ilk kremi yarattı. Diğer cilt bilim dallarının kanıtlanmış başarılarını kozmetiğe taşımayı başardı. Makyajda moda yaratan marka oldu. Yaşadığı yıllarda güzellik imparatoriçesi olarak anıldı.
    Öncü, cesur, uzak görüşlü bir marka...
    Helena Rubinstein kozmotolojinin bir bilim dalı olması için mücadele etti. Somut, inandırıcı, görünür sonuçlar elde edilen bir bilim olmalıydı bu.

    Kendini kadınlara adayan bir kadın
    Helena Rubinstein 1953’te kurulmasına ön ayak olduğu bir Vakıf, 21.yy başında UNESCO’nun desteği ile gerçekleşen Helena Rubinstein Dünya Bilim Kadınları Ödülü’nün temelini oluşturdu.
    100 yıldır, farmakoloji, biyoloji, dermatoloji, botanik ve bütün ileri teknolojilerin katma değerleri ile zenginleşen güzellik üzerine yapılan araştırmalar sayesinde Helena Rubinstein ürünleri kadınlara sürekli yenilikler sunmaya devam ediyor.
    İlk yorgunluğa karşı, enerji ve canlılık veren saf C Vitamini içeren bakım kremleri...
    İlk Pro-Fosfor bazlı kremler...
    İlk %100 taze saf Retinol içeren bakımlar...

    [​IMG]

    [​IMG][​IMG][​IMG][​IMG]
    [​IMG]Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 770x585 ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın[​IMG]This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 770x585.[​IMG]

    [​IMG][​IMG]
    [​IMG][​IMG][​IMG][​IMG][​IMG]
    [​IMG][​IMG]
    [​IMG][​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG] [​IMG]
     
  2. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Ralph Lauren
    “Tasarım konusunda, hedefim en büyük rüyaları gerçeğe çevirmektir; hayal edilebilecek en güzel gerçeğe..”

    Ralph Lauren’in bu sözleri imparatorluğunu yönetim tarzını ve enerjik yaratıcılığını ifade ediyor.
    1967 yılıydı...
    Ralph Lauren, el yapımı ve geniş enli ilk kravatları çıkarttı ve bir Amerikalı olarak dünyada moda fenomeni haline gelmesini sağlayan ilk adımı attı. 1970 yılında eşini model olarak düşünüp, ilk bayan giysilerini hazırladı. Aynı zamanda POLO amblemini yarattı.
    1975’ten itibaren ödüller ardı ardına gelmeye başladı. İlki Amerikan Moda Ödülü’ydü.
    1976’da Amerika’nın hem kadın, hem de erkek dalında en büyük Giyim Tasarım Ödülü’nü aldı. Polo Erkek ve Lauren Bayan olarak ilk parfümlerini çıkardığında yıl 1978 idi.
    1990 yılında Safari Ralph Lauren, 1992’de Safari Men, 1996’da Polo Sport Women, 1998’de Romance Women, ertesi yıl Romance Men ile Uluslararası Parfüm Derneği Ödülü’nü aldı.
    Dünyada büyük beğeni toplayan Polo Sport serisini ise 1993’te yarattı.
    Ralph Lauren sosyal yönüyle de benzersiz bir modacı. Bu alanda pek çok girişimin öncüsü ve ödül sahibi. 1992’de ilk defa bir modacı olarak sosyal dayanışma alanında Ömür Boyu Başarı Ödülü’nü alırken, 1994’te göğüs kanseri ile savaşa karşı bir yardım kampanyası başlattı. 1996’da AIDS Hastaları Yardım Derneği yararına Polo Sport Parfümleri sponsorluğunda bir spor yarışması düzenledi.
    2001’de genç tekstil serisi ile birlikte bayan parfümü Ralph’i lanse etti.
    Son olarak, dünyada ödüllü parfümleri ile adından sıkça söz ettiren moda devi Ralph Lauren, yepyeni bir parfümle tekrar gündemde:
    Çarpıcı, egzotik ve eşsiz bir koku... GLAMOUROUS
    Modern kadının yeni tercihi...

    [​IMG]

    [​IMG][​IMG][​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

     
  3. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    [​IMG]
    Cemil İpekçi

    5 Ağustos 1948'de İstanbul'da doğan ve etnik tasarımlarıyla tanınan ünlü modacı Cemil İpekçi, "Royal Academy of Art" Desen bölümünden 1971 yılında mezun olup, 1972-75 yılları arasında hazır giyim üzerine stilist olarak çalıştı ve 1975 yılından itibaren de kendi moda evini kurarak, özgür tasarımlarını "Tzagne" isimli butiğinde gerçekleştirmeye başladı. Cemil İpekçi, 1979 yılında Tzagne'i Nis'e de taşıdı ve 1984 yılına kadar İstanbul'da ve Nis'de olmak üzere iki butik birden çalıştırdı.

    1984'de yeniden ülkesine dönüşüden bugüne değin yaşattığı tasarım evi Haute Couture!... Bundan önceki son on yıl içinde gerçekleşmiş bütün tasarımları Eski Anadolu Uygarlığı'nın izlerini taşırken, Haute Couture'le cağdaş gece modasına şaşırtıcı bir dönüş yapan İpekçi, 90'lı yıllarda yeniden özüyle buluştu ve böylece etnik çalışmalarına ara verdiği geçiş dönemi 92'de "Suzeni" ile sona erdi.

    "Elbise, giyinme, örtünme fantezisidir" diyen İpekçi, moda hakkında şunları söylüyor: "Giyinirken insan herşeyden ve herkesten önce kendini tatmin etmelidir. Sokaktaki insanı, sık bir kalabalığı yada silueti çizilmiş bir çağdaş tarzın teorik bekçilerini değil, kendini memnun etmelidir. Giyim, güne nasıl uyandığın, neler hissettiğin, hüznün ve neşeyle ilgili olarak değişkenlikler, sürprizler taşımalı. İnsanlar hep beraber bugün ne giyeceklerine karar veriyorlar. Ya da hep birlikte belli renkler taşıyorlar vitrinlere doğadan. Günün modası demek kendine güvensizliğin çağdaş adıdır ve insan yeni biçimini savunmasının bir yoludur".

    İpekçi, 90'lı yıllardaki geri dönüşünün sebebini şöyle açıklıyor: "Çağdaş dünya yalnızca modada değil, sanatın bütün kollarında kişiyi körleştiren bir dünya, zamanla yarışılan, az zamanda çok is peşinde koşulan ve renklere, çizgilere ticari kaygılarla bakılan, gitgide işlevsel olmaya zorlanan bu dünya, tarihiyle güzel ve anlamlı. Hele Anadolu!... O kadar çok uygarlıkla çarpışmış ve onlarla zenginleşmiş ki, öyle dipsiz ve ulaşılmaz bir kuyu ki, ondan vazgeçmek delilik!... Örtünmeyi, resimden, şiirden, bir Bizans penceresinden eski İstanbul evlerindeki ferforjelerden farklı görmüyorum. Sanat esintilerle, anılarla yüklüdür. Eğer podyumlarda otantik bir rüzgar estiriyorsan, onun yönünü, yerini ve gücünü doğru saptamak gerektiğine inanmıyorum. Doğu bir masal kadar güzeldir ve benim yapmaya çalıştığım, bu masalı dinletebilmek için onu çağdaş sözcüklere dökmektir...

    Benim sözcüklerim kumaştır, renktir, çizgidir... Giysilerimle kendimi ifade ediş şeklim, geçmişten günümüze kurmaya çalıştığım gerçek temelli ve zarif bir köprüdür".

    Cemil İpekçi'nin gözünde siyahın yeri ayrıdır. İnciler, boncuklar, saçakların arasında siyahın ayrı bir gizemi olduğunu söyleyen ünlü modacı, koleksiyonlarında bu rengi mutlaka yer veriyor. Koleksiyonun diğer tamamlayıcıları ise işlemeler, boncuklar, aplikeler ve boyun güzelliğini bütünüyle ortaya çıkaran topuzlar.

    Türkiye'de moda deyince hemen akla gelen isimlerden biri olan Cemil İpekçi, farklı tasarımları, rengarenk koleksiyonları ile bir ekoldür artık. Yıllarını bu mesleğe vermiş olan başarılı modacı, Osmanlı esintileri taşıyan çzigileriyle Türk modasına, yıllardı yön vermeye devam ediyor.
     
  4. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    [​IMG]
    Pierre Cardin Kimdir?

    1922’ de Yılında Venedik’ te Doğan Pierre Cardin’ in Annesi ve Babası İtalyan. Küçük Yaşlardan İtibaren Kostüm ve Mimariye Merak Salıyor.14 Yaşında İken Terzinin Yanında Çıraklık Yapmaya Başlıyor.

    1939 yılında Fransa’ da Vichy’ de kadın kıyafetleri tasarlamaya başlıyor. Savaş süresince Kızılhaç’ ta gönüllü olarak çalışıyor. 1944 yılında Paris’ e yerleşiyor. 1945 yılından sonra dünyanın en ünlü tasarımcıları ile çalışmaya başlıyor.
    Sıra ile Madame Paquin, Jean Cocteau; Christian Bernard ve 1947- 1950 yılları arasında Christian Dior ile çalışıyor. 1950 yılında kendi salonunu kuruyor. 1953 yılında Maison De Couture’ u açıyor. 1954 yılında o dönemler için gerçekten ilgi çekici bir şey yaparak; EVE yani “Havva” adında ki mağazasını açıyor. Bu Pierre Cardin’ in ilk kadın koleksiyonlarının sergilendiği mağaza oluyor. 1957 yılında ADAM yani “Adem” adında ki ilk erkek mağazasını açıyor.

    Mağazaların açılımından sonra Pierre Caridn Japonya’ ya ziyaretlere gidiyor Bu ziyaretler sırasında en başarılı öğrencilere ödüller Pierre Cardin tarafından veriliyor. 1959 yılında Pierre Cardin ilk hazır giyim koleksiyonunu hazırlıyor. 1960’ ta lansman ve defile ile birlikte ilk erkek koleksiyonunu hazırlıyor. Büyüyen prestijiyle birlikte cosmos, bilim kurgu,astronomi ve geleceğe olan merakı ile birlikte dünyaca tanınmaya başladığı top dönemler başlıyor. 1963’ te tüm dünyayı tayt çılgınlığı ile tanıştıran CosmoCorbs koleksiyonunu sunuyor.(renkli taytlar,renkli pantolonlar) 1966 yılında ilk çocuk koleksiyonunu dünyaya sunuyor ve ABD’de en çok satan markalar arasında yer alıyor.

    Pierre cardın 1960 yılında tarihte ilk defa erkek tasarımı yaparak sundu. Pierre Cardin 1961 yılında erkekler icin “ready- to- wear” reyonu çıkartı. Acılısı aya çıkan adamla ve James bond filmleriyle cakıstı. 1963 yılında ise “ready-to-wear” reyonu kadınlar icin acıldı. Cardin haute couture bir deneysel olarak kullandı
    Beatles grubuna bir stil yaptı: ince kesimler, yakasız ceketler, dar ve koyu renkli pantolonlar ve bunu tamamlayan beyaz gomlek ve siyah kravat’tan oluşan bir sitil tasarladı. Bu kıyafetler Beatles grubunun “all you need is love” şarkısı içindi , bu şarkıyla zaten grup milyoner oldular. Bu arada hızla büyüyen hayran genç kızlar için kısa etekler ve şeffaf çoraplar tasarladı. Ten rengi ve desenli külotlu çoraplar , dar ve uzun çizmeler müzik ve özgürlüğü simgeliyordu.
    1970 yılında Paris’ in Merkezi’ nde Escape Carden isimli bir sergi yeri açıyor. Sergi yerinde genç sanatçılara, heykeltıraşlara ve diğer yaratıcılara 30 yılı aşan süredir hizmet veriyor.

    1978-79 yıllarında Çin Pazar’ına giriyor ve orada butikle açmaya başlıyor.
    1980 yılında New York’ ta “Metropolitan Saat Müzesi” nde Retrospestive sergisini açarak 30 yıllık tüm çalışmalarını sergiledi.

    1980 yılında Pierre Cardin, Birleşmiş Milletler kadın yöneticilerine hürmeten Amerika Westwind şirketi adına iç tasarımı da dahil olmak üzere bir jet uçağı dizayn etti. İç ve dış yapısıyla sokak jetleri ruhunu yansıtan 300 cadillac dizayn etti. Modada evrimsel bir strateji benimsedi. Geometrik çizgiler ve plastik hacimler kullanarak moda dünyasının kelime haznesini geliştirdi.
    1981 yılında Paris’ te Maxim restaurant ını satın alıyor. Aynı tarihlerde NewYork/ Londro ve Beijing’ te bayilerini açmaya başlıyor.
    1989 yılında Hindistan’ a gidiyor ve İlkbahar/ Yaz koleksiyonunu orada sunuyor.
    1982 yılında “Retrospective Carden” sergisini Tokyo’ ya, sonra 1985 yılında Milano’ ya götürüyor. “The Ascott Brun” ödülünü alıyor. (Yaratıcılık Ödülü)
    1985 yılında Fransız Moda Endüstrisinden “Moda Oscar Ödülünü” alıyor.
    Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliğinde Yerel Hazır Giyim Anlaşması yapılıyor.
    1987 yılında Moscova’ da 10.000 metrekarelik alanda bir mağaza açıyor.
    Maxim’s Restaurant’ı, Bürüksel’deki Art Nouveau, Pekin ve Rio de Jenerio’nun çoklu birleşimi gibi kurdu. Maxim’s markası altında parfüm ve şampanya lansmanları yaptı ve çini moda showlarıyla ve dünyanın her yerinde onun adını taşıyan lüks markalarla Paris’teki otellerde Showlar yaptı.1980 ve 1990 yılları arasında Pierre Cardin butikleri Sofya, Paris, Londra, Pekin, Budapeşte’de açıldı. Daha önce hiçbir modacının yapmadığı dekorasyonlara imza attı. Hiç yorulmadan tüm dünyayı gezdi.

    1990 yılında “Geçmiş/Bugün/Gelecek” isimli kitabını yazıyor.
    1991 yılında Unesco’ nun Onur Elçisi oluyor. Unesco yararına satmak için “Mücevher ve Çernobil Madalyası” tasarlıyor.
    1992 yılında Academy Française üye oluyor.

    1993 yılında Vietnam’ da çok özel bir defile gerçekleştirerek dünya basınının gündemine oturuyor ve tüm dünyanın dikkatini Vietnam’lı çocuklara çekiyor.
    1991 Haziran ayında Pierre Cardin, Moskova Kızıl Meydan’da 200.000 kişiye tasarımlarını sergiledi. Aynı yıl UNESCO için temsilciliğe seçildi ve UNESCO’nun Çernobil kurbanlarına yardım için başlattığı kampanya için dekoratif bir heykel ve madalya tasarladı. Bundan sonra büyük bir güç ve cesaret ile yeni butikler ve restoranlar açtı. Yeni koku ve koleksiyon lansmanları yaptı. Yeni dağıtım kanalları kullandı ve dünyayı dolaşarak yeni kontaklar kurdu.

    Fransız Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edilmiş ve ölümsüzlüğü temsil eden kral tacını tasarlayan ilk modacı olmuştur.

    Pierre Cardin, 1994 Eylül ayında 21. kez Pierre Cardin Moda ve tasarım merkezini Textile Research and Textile Technology’de kurmak amacıyla Çin’e gitti. Cardin’in 40 yılını sergileyen tasarım Tokyo’da Kasım ayında açıldı.
    1996 yılında Atlanta’ da 26. Olimpiyatlar’ da “Evrim” isimli 16-25 yaş grubuna hitap eden koleksiyonunu sunuyor.

    1997 yılında “Retrospective” sergisini tekrardan hazırlıyor ve bu sefer 50 yıllık çalışmlarını sunuyor.

    Mal sahipleri, stratejistler, tasarımcılar ve stilistlerdeki değişim moda evlerini hızlandırdı. Yine de Pierre Cardin’in evinde hiçbir şey değişmedi. Markanın üzerine kalkınma hareketleri devam etti ve tasarım imparatorluğu devam etti.
    90larda Londra’daki Victoria Albert müzesi Pierre Cardin’den bu güne kadarki çalışmaları ve 40 yıllık iş hayatı nedeniyle övgüyle bahsetti. Bir diğer kutlama 1991 Mayıs ayında Montreal’deki Güzel sanatlar müzesinden geldi.

    Milano’daki Franco Sazzani’s Galleryi Pierre Cardin’i 2004’te pop modasının trendsetter’ı seçti.2005’te moda otoriteleri Pierre Cardın’in sergilerindeki 200 baş yapıtı sergiledi.
     
  5. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Christian Dior, 1946'da kapılarını açtığı Montaigne caddesindeki
    modaevinin 20'nci yüzyıla damgasını vuracağını bilmiyordu belki de. 1947'nin ocak ayındaki koleksiyon ise moda trendi kavramının ve tüm dünyada ilgi görecek olan yeni bir giyim anlayışının doğmasına neden olmuştu. Vogue dergisinin genel yayın yönetmeni, Montaigne caddesindeki defile sonrası Christian Dior'a "Your dress have a such a new-look" deyip bunu derginin kapağına taşıyınca 'new look' akımı doğmuştu.
    Montaigne caddesindeki gri-beyaz renklerde dekore edilmiş binanın ilk 'kralı' 1957 yılında vefat edince selef olarak seçtiği asistanı Yves Saint Laurent parlamıştı bu kez. Genç Saint Laurent kısa sürede ünlenince kendi modaevini kurup Dior'dan ayrılmış, kendi tarzını yaratmıştı.
    Marc Bohan, Gianfranco Ferre gibi isimlerden sonra Körfez Savaşı sonrasında krize giren lüks sektörü, tröstlerce paylaşılmış ve Dior LVMH grubuna geçmişti. Dior büyük bir isimdi ve yeni bir star gerekiyordu. Tam o sıralar Londra'daki defilesinde Vivienne Westwood ekolünü anımsatan tarzı ile ilgi çeken çılgın John Galliano biçilmiş kaftan olarak Paris'e transfer edildi.
    Galliano-Slimane formülü
    Galliano, 21'inci yüzyılın teknolojik dünyasında, eskimiş moda anlayışına yeni bir soluk getirerek ölmek üzere olan haute couture nosyonunu yeniden canlandırdı. Dior, yukarıdan bakıp 'benim modaevime ne oldu böyle?' diye düşündü mü bilinmez ama artık yeni bir 'Dior by Galliano' imajı doğmuştu bile.
    Galliano ile tamamen kabuk değiştiren Dior, kadın koleksiyonlarına paralel olarak bu kez bir erkek koleksiyon tasarımcısı arayan LVMH grubu, dört yıl önce Heidi Slimane adındaki genç bir tasarımcıyı ikinci star olarak ilan etti.
    Slimane aynı Galliano gibi 21'inci yüzyıl anlayışını erkek modasına uygulayarak yeni bir imaj yarattı. Dar omuzlar, vücudu ikinci bir ten gibi saran daracık ceket ve mantolar, bugün 'slim' olarak nitelenen ve sokak giysisine dönüşen düşük belli dar pantolonlarla erkeği yeniden çizerek moda trendlerine yön verdi. Chanel'in tasarımcısı Karl Lagerfeld bile bu imajdan etkilenerek Dior ceketlere girebilme uğruna 25 kilo vermiş ve imajı ile bütünleşen yelpazesini bile atarak 18'lik bir delikanlıya dönüşmüştü.
    Moda dünyası bu. Her altı ayda bir değişen koleksiyonlar, star tasarımcılar, mankenler derken bir bakarsınız kral yerinden indirilmiş, yerine yeni bir kral bulunmuş. Heidi Slimane'ın başına gelen misali...
    Dior grubu kısa bir basın toplantısı düzenleyerek erkek koleksiyonlarını Anvers ekollü yeni star Kris Van Assche'ye teslim ettiğini ilan etti. Altı yıldan beri Heidi Slimane'ın asistanı olan Assche, artık bu kurtlar sofrasında yer alacak. Slimane ise içini kemiren kadın koleksiyonu tasarlama dürtüsü uğruna başından alınan tacının yerine yenisini bulacak mı, zaman gösterecek.
     
  6. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Emanuel Ungaro 6 çocuklu bir İtalyan ailesinin ikinci çocuğu olarak doğdu.

    Herşey Ungaro ailesinin Güney İtalya’dan Güney Fransa’ya yerleşmesiyle başladı. Terzi olan babası burada bir dükkan açtı ve Ungaro daha 5 yaşından itibaren dikiş makineleriyle oynayarak büyüdü. İstisnai yeteneğinden cesaret alan genç Ungaro 22 yaşında Paris’e yerleşip İspanyol desinatör Cristobal Balenciaga’nın yanında asistanlık yapmaya başladı. 1965’te ilk koleksiyonu Avenue Mac-Mahon’da sergilendiğinde büyük övgü aldı. 1967 yılında ise atölyesini şimdiki evinin de bulunduğu Avenue Montaigne’e taşıdı.
    Tutkularını son derece başarılı bir şekilde eserlerine yansıtan Ungaro bu özelliğiyle her zaman moda dünyası için bir referans noktası olmuştur. Dünya üzerindeki tüm renkler onun için ilham kaynağıdır; güneyin sıcaklığı, kuzeyin soğuk ve vakur havası...

    Resim ve müziğe duyduğu aşk ve bunun yaratığı coşku ve renklilik tüm çalışmalarına yansımıştır. Kreasyonlarında göze çarpan en önemli unsur; baskı desenler,cesur ve canlı renkler, Güney Fransa’nın capcanlı sokaklarını ve güneşin sıcaklığını yansıtan feminin bir tarzdır. “Desinatör geleceğin arzularını ve tutkularını önceden tahmin edebilmelidir. Benim fazla bir şey anlatmama gerek yok çünkü yarattığım elbiseler zaten benim adıma konuşuyor” diyor Ungaro.
     
  7. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Fransız Jean Paul Gaultier, aşırı uçlara çektiği tasarımlarını, müthiş kabiliyetiyle harmanlayarak, dünyanın en çok satan tasarımcıları listesinin hep başlarında oldu. Ünlü tasarımcı, güncel olayları ve toplumsal hareketleri, ‘şakacı tarzı’yla podyumlara yansıttı.

    Fransız tasarımcı Jean Paul Gaultier, modaya yeni bir soluk katan ‘genç tasarımcı’ ruhuyla, moda dünyasını fethetmeye devam ediyor.. Moda dünyasının ‘çılgın ruhlu dehası’, Jean Paul Gaultier, 2007 yaz sezonu koleksiyonlarını sunduğu Paris Moda Haftası’nda dore şortlarıyla ilgi çekti. Jean Paul Gaultier, aşırı uçlara çektiği tasarımlarını, müthiş kabiliyetiyle harmanlayarak, dünyanın en çok satan tasarımcıları listesinin hep başlarında oldu. Ünlü tasarımcı, güncel olayları ve toplumsal hareketleri, ‘şakacı tarzı’yla podyumlara yansıttı. 2007 yaz sezonu defilelerinin sunulduğu Paris Moda Haftası’nda, kariyerinin 30’uncu yılını kutlayan Jean Paul Gaultier, müthiş bir retrospektif defile sundu. ‘Muhteşem çocuk’ lakabını uzun yıllar kimselere kaptırmayacağı kesin olan ünlü tasarımcı, defilesinde taşlarla süslenmiş dore jogging şortlarla birleştirdiği 1930’lu yılların esintilerini taşıyan ceketleriyle, yine kârlı bir 2007 yaz sezonu yaşayacağa benziyor.
     
  8. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Küçük yaşta dikişle tanışan ve bu gün dünyada pek çok ünlü starın tercih ettiği lübnan asıllı moda tasarımcısı.Hala daha merkezi lübnan'da bulunan moda evini daha yirmi yaşına gelmeden kuran saab sade ama şık tasarımlarıyla ortadoğunun versace'si olarak anılıyor.

    ‘Ortadoğu'nun Versace'si’ olarak bilinen Elie Saab'ın ağırlıklı olarak siyah, gül kurusu ve vişne tonlarından oluşan 2007-2008 Sonbahar-Kış kreasyonu, Paris moda haftası çerçevesinde düzenlenen defileyle tanıtıldı. Paris'te yaşayan Lübnan asıllı modacı Saab'ın, Paris'in ünlü Louvre Müzesi’nin yanındaki Le Carrousel salonunda 2007-2008 Sonbahar-Kış sezonu için hazırladığı 57 parça elbise görücüye çıktı. Kıyafetleri birbirinden güzel mankenler sergilerken, Saab'ın sıfır beden mankene defilesinde yer vermediği görüldü. Gece kıyafetlerinde şort ve mini eteğe öncelik veren Saab'ın kreasyonunda ağırlıklı olarak şifon ve krep benzeri kumaşlar göze çarptı. Gece kıyafetlerinde kullanılan siyah rugan geniş kemer ve kristal kıymetli taş işlemeler de modaseverlerden büyük alkış aldı. İlk olarak Ürdün Kraliçesi Rania ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın eşi Esma Esad'ı giydirerek dikkatleri üzerine çeken Saab, son dönem de Hollywood yıldızlarının da tercih ettiği isimlerin başında geliyor.
     
  9. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Atıl Kutoğlu

    1968 yılında İstanbul'da doğan Atıl Kutoğlu, daha İstanbul Alman Lisesi'nde öğrenciyken düzenlediği defilelerle dikkat çekti.

    O yıllarda Vakko ve Beymen'de staj gören Kutoğlu, 1986 yılında işletme tahsili için Avusturya'nın başkenti Viyana'ya gitti. Üniversite eğitimi sırasında Viyana Belediye Başkanı'ndan aldığı burs ile ilk kolleksiyonunu sergileyen Kutoğlu, moda dünyasında kısa zamanda kabul gördü.

    Genç modacı, 1993'te Münih Moda Haftası'nda 'En iyi genç modacı', bir yıl sonra ise WOOLMARK (Uluslararası Yün Birliği) ve DİVA Moda Dergisi tarafından 'Avusturya'nın en iyi modacısı' ödüllerini aldı.

    1994-96 yıllarında koleksiyonlarını Düsseldorf, Milano, Paris ve New York gibi seçkin moda merkezlerinde sergileyen Atıl Kutoğlu'ndan, Avrupa ve özellikle ABD basını (The New York Times, Women's Wear Daily, Elle, Allure) büyük övgülerle söz etti.

    Genç modacımız, 1995 yılında Avusturya ve Alman basın kuruluşlarının ortaklaşa verdiği 'Salzburg' ödülüne layık görüldü. 1997 yılında ilk defa düzenlenen Viyana Moda Günleri, Atıl Kutoğlu'nun defilesiyle başladı. Bu defilede, Prenses Pilar Goess de, Kutoğlu için podyuma çıktı. Avusturya Prensesi Francesca von Habsburg için eşarp koleksiyonu hazırladı.

    20 Mart 1999'da İstanbul Yıldız Sarayı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun 700'üncü Kuruluş Yıldönümü nedeniyle, Kutoğlu tarafından 'The Ottoman Collection', dünyaca ünlü top modeller eşliğinde sergilendi.

    Kutoğlu'nun 2001 New York Moda Haftası'nın açılış gecesinde düzenlediği defile, ITKIB sponsorluğunda gerçekleştirildi.

    Koleksiyonlarında sürekli Türk sanatından esintiler yansıtan Kutoğlu'nun müşterileri arasında, prensesler, pop starlar ve jet-set üyeleri bulunuyor.
     
  10. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    'UĞURKAN EREZ'.
    Son on yılda bütün önemli orgnizasyonlarda, moda showlarında,
    defilelerde hep onun imzası var,

    yirmi yılın birikimiyle büyük ustalara saygısıyla
    Erkan Özerman'ların, Başak Gürsoy'ların

    ışığında yetişmiş bir marka:

    'UĞURKAN EREZ'.

    [​IMG] [​IMG]

    Tüm büyük firmalarla ve modacılarla barışık, hepsini kucaklayan,
    ayrıcalık yapmayan gerçek bir profesyonel:

    UĞURKAN EREZ.

    Bütün jenerasyonlarda moda dünyasına starlar kazandırmış,
    milli mankenler yaratmış bir öğretmen:

    UĞURKAN EREZ.

    [​IMG] [​IMG]
    Hayatını; "Türk markasının" tüm dünyaya tanıtılması, mankeninin,
    modacısının, firmasınının

    hiç bir eksiği olmadığını, hatta ve hatta artıları olduğunu ispatlayan
    kendini işine adamış bir ülke

    aşığı. CPD Moda Fuarı'nın galasında bayrağı göndere dikmiş bir moda işçişi:

    UĞURKAN EREZ.

    Best Model, Miss Turkey, Elite Model Look gibi
    çok önemli organizasyonların değişmez koreografı:

    UĞURKAN EREZ.

    [​IMG] [​IMG]
    Ve son olarak defilelerin sadece podyumda sergi olmadığını,
    içinde dans olduğunu, tiyatro olduğunu, paylaşım,

    arkadaşlık ve matematik olduğunu, bir bütün olarak sanat olduğunu
    herkesin akıllarına kazıyan bir sanatçıdır:

    UĞURKAN EREZ.




     
  11. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Küçük Gianni’nin Başarısı

    Moda dünyasının efsane kardeşleri Gianni Versace, Santo Versace ve Donatella Versace, İtalya'nın en güney ucunda Sicilya'yayla burun buruna bakan bölgede Reggio di Calabria'da dünyaya gelirler. Babaları teçhizat satıcısıdır. Anneleri Francesca ise, elbise diken bir atölyede çalışıyordu. Versace kardeşler de günlerini annelerinin yanında atölyede geçirmek zorundaydılar. Bu nedenle de terzihanede ufak tefek işler yapıyorlar hem annelerine hem de atölyenin diğer çalışanlarına yardımcı oluyorlardı. Kardeşlerden Gianni, annesinin yaptığı işe büyük bir ilgi duyuyordu. Öyle ki 9 yaşında ilk tasarımını yapmıştı.Modacının omzu düşük elbise tasarımı, ilerde kumaşı, rengi ve dikişi yönlendireceğinin Versace ailesi içinde küçük bir işaretiymiş sadece. Ancak 18 yaşında bilfiil terzilik yapmaya başlamıştı ve bu çalışma 25 yaşına kadar annesinin çalıştığı atölyede sürdü.

    Paris-Londra Dönüm Noktası Oldu

    Gianni, terzilikte dönüm noktayı, patent almak için gidip geldiği Londra ve Paris oldu. Model yapmayı ve kıyafet üretmeyi öğrenen Gianni, Lucca şehrindeki "Florantine Flowers" adlı giyim fabrikasına çağrılmıştı.

    Bir yıl sonra da ünlü markalardan Genny ve Callaghan'a model yapabilecek düzeye geldi. 1978'de ilk imzalı koleksiyonun çıkardı. Yarattığı bu koleksiyon Milano'da büyük bir yankı uyandırdı. İlk koleksiyon, "Palazza Della Permanente" müzesinde sergilendi. Böylece bugünün en ünlü modaevlerinden biri olan Versace'nin temelleri de atılmış oldu. Agğabeyi Santo Versace, o günler için "Yapacakları bana heyecan veriyordu. 1977 yılında Versace'yi kurarken Gianni'nin ileride bir numara olacağından emindim” diyor.

    Versace aynı yıl içerisinde ilk mağazasını Milano'da açtı. Aynı yıl içerisinde modaevinin ilk erkek koleksiyonu çıktı. Versace modaevi, logo olarak da, Antik Yunan efsanesinin kadını olan Medusa'yı seçti. Onlar birbirlerine düşkün kalabalık bir İtalyan ailesi olan Versace, istikrarlı yükselişlerini küçük yaşlardan beri birbirleriyle dayanışma içinde çalışmalarına borçlular.

    Genç markası Versus

    'Versus' adlı bir marka daha çıkardı. Markanın da başına "İlham Prensesim" diye çağırdığı kızkardeşi Donatella'yı geçirdi. Versace Modaevi ve Gianni kendini kanıtlamıştı; dünyanın her yerinde Versace butikleri açılmaya başladı. 1992 yılında modaevi seksüaliteyi öne çıkaran deri kemerli elbiseleri yarattı.

    1993 yılında, Amerikan Moda Oscarı'nı aldı. Versace giymek artık ayrıcalık olmuştu. 1994 yılında "Bir Düğün Dört Cenaze" filminde, Liz Hurley'e tasarladığı 23 altın iğneden tutturulan elbise Hurley'i meşhur etti.

    Prenses Diana, eleştirilere aldırmadan Versace'nin mini elbiselerini tercih etti. Müdavimleri arasında, Phil Collins, Bruce Springsteen, George Micheal, Eric Clapton, Micheal Jackson, Naomi Campell gibi birçok ünlü girdi.

    1997 Versace’nin Acı Yılı

    1997 yılında Gianni Versace öldürüldükten sonra aile kısa sürede kendini toparlamış ve onun bıraktığı yerden işi devralmış. Stil ve tasarımın başına Gianni'nin ilham perim dediği 'Donatella, şirketin başınaysa abi Santo geçmiş.

    Yola Gianni'siz devam etseler de, Santo Versace ölümünün üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen Versace imparatorluğu sarsıntısız istikrarını sürdürüyor. Gianni'nin ölümünden sonra şirketin yönetimine devam eden Santo Versace, Gianni’nin yönetim üslubunu devam ettirerek ona layık olmaya çalışıyorlar.
     
  12. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Moda Tasarimcilar...

    Bursa'da doğdu. Babası askerdi. Modaya gönül vermesi terzi olan ablasından etkilenmesiyle oldu. Şapka yaparak başladığı moda hayatına 1950'li yılların sonunda Beyoğlu'ndaki bir çatı katında atölye kurarak devam etti. Kısa sürede atölyesini de ününü de büyüttü.

    Meslekte 40 yılını geride bırakan Yıldırım Mayruk koleksiyonlarını Londra, Abudabi, Tel-Aviv, Alhain, Haifa gibi uluslararası merkezlerde ve İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Diyarbakır gibi yurtiçinde sergiledi ve gelirlerini hayır kurumlarına bağışladı.


     
Moda Tasarimcilar... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Moda

    Moda

    Kişi rüyasında modaya uyduğunu ve kıyafetlerin kendisine yakıştığını görürse iyi haber alır ve huzur duyar.
  2. Mona Rıza

    Mona Rıza

    50 centiye:zuha:
  3. bilekteki moda...

    bilekteki moda...

    son zamanlarda bir kelepçe bilezik yada kalın bilezik modası aldı başını gidiyor tabi yakışana yakışıyor benim o sıska kolarımda hiçte güzel durmuyo :D emanet gibi yakıştırana çok hoş gerçekten işte begenenler için bilezikler..............
  4. moda

    moda

    bu senenin en moda tek galatasary forması acill ....

Sayfayı Paylaş