gebe
  1. ßeLeN

    ßeLeN Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.973
    Beğenilen Mesajlar:
    1.316
    Ödül Puanları:
    113

    Mor ve Ötesi'nden..

    Konu, 'Magazin' kısmında ßeLeN tarafından paylaşıldı.

    mor ve ötesi, hakkında, harun tekin, kimdir, hakkında bilgiyi buradan bulabilirsiniz

    Harun Tekinden Silivri'ye gide gele değiştim sözleri..

    Bir süredir Silivri'deki davayı yerinde izleyen Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, 'Balyoz'u nasıl gördüğünü ve "Yokolsun" dediği CHP'ye karşı neden yumuşadığını anlattı.


    [​IMG]


    Silivri’ye Balyoz davalarını izlemeye gidiyormuşsunuz. Neden?


    Çok sevdiğim bir yakınım Balyoz sanığı. O yüzden davalara gidiyorum.


    Yakın çevrenizden birinin darbe teşebbüsüyle suçlanması size ne hissettirdi?


    Aylar içerisinde Balyoz davasına dışarıdan bakmakla içeriden bakmanın farkını deneyimledim.


    Nedir fark?
    Dışardan bakınca “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” türünden bir dizi fikirle “Herhalde bir şeyler vardır” diyorsun. Ama bunu derken iddianameler yahut sanık savunmalarına dayandırmıyorsun fikirlerini. Çeşitli gazetelerden bölük pörçük bir şeyler okumuşsun, o kadar. İçine girince görüyorsun ki yeterince bilgin yok.
    "POLİS TUTANAKLARINI İNCELEDİM"


    İddianameyi okudunuz mu?
    Tamamen değil, belli bölümlerini okudum. Aklımın almadığı, beni hayrete düşüren ciddi çelişkiler var iddianamede. Savunmaları da takip ettim. Polis tutanaklarını da inceledim.


    Daha önce hiç polis tutanağı okumuş muydunuz?
    Hayatımda bir kere. Cep telefonumu kaybettiğimde sigortasından faydalanmak için karakola gitmiştim. Tek ihtiyacım olan ‘Cep telefonumu kaybettim. Adım da Harun Tekin’ yazan bir kâğıt almaktı, ki o kâğıdı garanti belgesiyle götürüp yeni telefonumu alabileyim. Tutanağı alıp telefoncuya gittiğimde bana “Ekrem Bey, sizin kimliğinizdeki isimle, tutanaktaki isim birbirini tutmuyor” dediler. Ben de “Ne Ekrem Bey’i, ben Harun’um” dedim. Doğal olarak. Meğer memur bey bir önceki tutanaktan copy-paste yaparak hazırlamış benim tutanağı. Dolayısıyla Balyoz tutanaklarını da bu anımı hatırda tutarak okudum.
    "SİLİVRİ'YE GİDİNCE HUKUKİ İHLALLERİ ÇOK NET GÖRÜYORSUNUZ"


    Size göre Silivri’de ne oluyor?
    Hangi pozisyonda olursa olsun insanların yargılanmasıyla ilgili bir problemim yok, olamaz. Sanık yakınları da yargılama olmasın demiyor. Ama tutuklu yargılanmanın gerçekten çok yersiz uygulanan bir pratiğe dönüştüğünü bir kez daha fark ettim. Silivri’ye gidince Balyoz sürecindeki hukuki ihlalleri çok net görüyorsunuz. Örneğin sanıkların lehine olan delillerin toplanmadığını, toplananların çok uzun süre adli emanette saklı tutulduğunu filan oraya gidip geldikten sonra fark ediyorsunuz. Ait olduğu siyasi kamp ne olursa olsun, bir insan Silivri’deki bir celseye geldiği zaman mevzuya bakışında kesinlikle değişiklik oluyor. Enteresan bir ortam var.


    O ne demek?
    Savunmaların okunması sırasında bir tuhaf oluyorsunuz. Bazıları çok farklı yerlerden dokunuyor insana. Mesela 12 Eylül mağduru Balyoz sanıkları var. Ya da isnat edilen suçların işlendiği iddia edilen tarihlerde denizaltı komutanı olarak görevdeydim diyen... Yani iddianamede maddi hatalar olduğunu birinci elden görüyorsunuz. 12 Eylül’le doğru dürüst hesaplaşılmaması askeri cenahla ilgili negatif önyargılar olmasına sebep oluyor. O zaman da bir darbe iddiası ortaya atıldığında herkese inandırıcı geliyor. Mesela tutuklu yargılama konusuna Avrupa’dan bakıldığında bile sivillerin uğradığı haksızlıklar askerlerin uğradığı haksızlıklardan hep daha ön planda. Oysa bu da sakat. Balyoz, Ergenekon, KCK, Devrimci Karargâh, Festus Okey davalarının, bütün davaların çok daha özenli görülmesi gerektiğine inanıyorum. Bu davaların hakkaniyetle sürdürüldüğüne dair inancım sarsılmış durumda.
    Balyoz davasıyla ilgili şüphelerinizden söz ettiğinizde ‘darbeci’, ‘postal yalayıcı’, ‘Ergenekoncu’ diye itham edildiğiniz oldu mu?
    Yüzüme söyleyenler olmadı ama arkamdan konuşanlar mutlaka oluyordur. Bu da benim yıllardır kafayı taktığım bir şeyi gösteriyor: Ülkenin en büyük ortak paydası fanatizm. Fanatizm üzerinden yürüyen bir toplumsal hayatımız var. Bir kere fikir değiştirmek ayıp ve ilkelerinden taviz vermek gibi algılanıyor.
    "AHMET ŞIK VE NEDİM ŞENER'E BAKIYORUM, ARTIK HER ŞEY OLABİLİR DİYORUM"


    Siz şimdi ilkelerinizden taviz mi verdiniz?
    Hiç zannetmiyorum. Darbelere karşı her zaman ses çıkartmış, bu konuda hasbelkader şarkı yazmış bir grubun üyesi olarak sicilimi sorgulayacak değilim. Ha isteyen sorgulayabilir. 1980’den bu yana hukukun işlemesi konusunda bir arpa boyu yol kat edilmedi. Bu öyle bir problem ki KCK’dan tutuklu belediye başkanıyla Balyoz’dan tutuklu bir askeri aynı demokratik mücadelede birleştiriyor. Tuhaf bile denemez. Kazananların adaletinin kime ne zaman nasıl vuracağının hiç belli olmadığını gösteriyor bir yandan da. Türk yargısına güvenim çok problemli bir noktada diyebilirim. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e bakıyorum, artık her şey olabilir diyorum.
    "ELİMDEN GELDİĞİNCE ANLATIYORUM"


    Korkuyorum mu demek bu?
    Hayır sıkılıyorum. İnsanların belli kabuller etrafında toplanmış hali… Bir sürü eşim dostum, Balyoz davasının sürdürülme tarzındaki ve iddianamedeki hatalardan bihaber. O yüzden de bunlardan bahsedenleri ‘Ergenekoncu’ olarak yaftalıyor olabilirler. Ben elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum ama hepsine zaman yetmiyor.
    Siz anlatmaya çalışınca ne tepki alıyorsunuz?
    Askeri vesayetin savunucusu gibi algılanmadan süregiden davalardaki sıkıntıları anlatmaktan bıkmayacağım. Ama ezbere konuşanlar anlatılanı anlayamayacak durumdalar. Biraz sakin olalım! Çünkü demokrasiyi tehdit eden tek şey askeri darbeler değil. Ciddi otoriter eğilimlerin alarm verdiği noktada darbe tehdidinin bertaraf edilmesinin her şeye bedel olduğunu düşünemiyorum.


    Referandumdaki oyunuz neydi?
    Boykot. Evet demek için ikna olmuş değildim. Hayır da demedim çünkü Kürt hareketinin tavrına daha yakındım. Bu seçimi boykot etmeyeceğim çünkü süreç benim açımdan ilginç geçti.
    "SON 8 YILIMI CHP KARŞITI OLARAK GEÇİRMİŞTİM"


    Nasıl yani?
    Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun aday tercihlerini ve bazı yaklaşımlarını çok değerli buluyorum. Son 8 yılımı yeminli bir CHP karşıtı olarak geçirmiştim. Fakat son aylarda olup bitenler şaşırtıcı.
    Kastettiğiniz yeni CHP mi?
    Evet. Sezgin Tanrıkulu ve Binnaz Toprak gibi isimlerin yönetimde olması önemli gelişmelerdi. Seçim barajıyla ilgili söylemler, anayasa taslağı, demokrasi pakedi gibi şeyler gözümü kapayamayacağım derecede olumlu gelişmelerdi.


    CHP karşıtı olduğunuz 8 senede AKP’yle ilgili fikirleriniz neydi?
    AKP sempatizanı değildim çünkü ileri derecede muhafazakâr, liberal ekonomi politikalarını pervasızca hayata geçiren, çevre sorunlarına tamamen duyarsız bir partiden söz ediyoruz. O yüzden son 8 yılım alternatifler arayarak geçti. Eleştirel kalmayı tercih ettim ve eleştirel olmak illa AKP-CHP arasında savrulup diğerini eleştirmek anlamına gelmiyor bana sorarsan.


    Nedir size göre?
    Hayatımız ve demokrasi sandıktan ibaret değil. Niye CHP’ye bu kadar kızdım diye sorguladığımda “Acaba tanıdığın bildiğin biri yanlış yaptığında daha çok kızarsın, o yüzden mi bu öfke” dedim. Ama hayır. Mesela Canan Arıtman gibi birinin yer aldığı parti ne benim bildiğim ne de tanıdığım bir şeydir. CHP’nin gerçekten ırkçılığa savrulan söylemleri vardı, hatırla. Yahut da Onur Öymen’i, Deniz Baykal’ı dinlediğimde çok büyük karamsarlığa kapılıyordum. Hatta siyaset sahnesinden silinsin diyordum.
    Şu anda gerçekten değiştiğine inanıyor musunuz?
    Elbette 6-7 ay içerisinde tabanıyla tepesiyle ‘Ne kadar güzel oldu’ diyebileceğimiz bir noktaya gelmesi olasılık dışı. Ama bir şeyler olduğu da kesin. Ne kadar samimiler bunu zaman gösterecek.
    Murat Belge CHP’nin değişimini ‘AKP’lileşmek’ olarak yorumluyor.
    Siyaset yapma tarzı açısından belli benzerlikleri olabilir ama o tarz da herhalde AKP’nin icat ettiği ve tekelinde olan bir tarz değildir. Murat Belge’yi anlıyorum ama katılmıyorum.





     
Mor ve Ötesi'nden.. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mor Ve Ötesi - Yeşillik

    Mor Ve Ötesi - Yeşillik

    Yenildin bu oyunda sözcükler seni yalnız bıraktı Değiştirmek istediysen insanlar neden tanımadı? Sahici sevgilerde yorulmuştun, sahipsiz rüyalarda huzur Buldun Yalan gözlerinin ardında yeşilliğin yokoluşunda Söyle şimdi kim mutlu, insanlar birer birer yitip giderken Ve bir can sıkıntısı her şeyi, ama her şeyi silen ____________________________
  2. Mor Ve Ötesi - Uyan

    Mor Ve Ötesi - Uyan

    canım kardeşim bak senin ellerinde hayatımız uçan kuştaki güzelliği kaybettik hastayız çok sıkıldım ağlamaktan durmaktan bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah uyan artık uyan uyan dostum uyan uyan artık uyan karanlık uykundan sadece renkler vardı sonra kayboldu onlar da biz nefes alamadan ah bu hayat anlamsız bir şaka herkes bunun farkında çok sıkıldım ağlamaktan durmaktan bu ahlaksız...
  3. Mor Ve Ötesi - Parti

    Mor Ve Ötesi - Parti

    partinin yerini şaşırdım içimde zannettim dışımdaymış biri eksik biri fazLaymış yanıLdım partinin gününü kaçırdım istisna zannettim bir kuraLmış muhtaç oLduğum büyük kuvvet yaLan mıymış? Kutsal aklın nerde? Dans et üstümde.. Sakin olmak için Biraz daha eğlen..! partinin tadını kaçırdım nümayiş zannettiLer isyanmış nazik bir katiL doğurmuşsun ve kazanmış Nazik bir katil doğurmuşsun Ve...
  4. Mor Ve Ötesi - Eksik

    Mor Ve Ötesi - Eksik

    Sanki bir şeyler eksik hayatında Dur ve dinlen n'olursun ah bir defa Yerinde olsaydım beni dinlerdim Ama sen duymadın Duraksız bir yarış seninki Ne başı var ne sonu belli Uğraşırken kazanmak için Sormadın hiç neden niye Ve hayat sana dokununca Her şey nasıl da değişti Dönüp bakınca gördün birden Sanki bir şeyler eksik hayatında Dur ve dinlen n'olursun ah bir defa Yerinde...
  5. Mor Ve Ötesi - Bazen

    Mor Ve Ötesi - Bazen

    bazen eski sözcüklere bakmaz mısın nasıl küçük nasıl zararsızlar oysa orda ne yalanlar ihanetler gizlidir korkma, bir daha gelmem üstüne çünkü ben kayboldum, geri dönmem imkansız hem uzak hem hoyrat senin ülken çünkü ben kayboldum, geri dönmem imkansız yine de mutluyum bazen eski defterleri açmaz mısın onlar masum duran o saklı sayfalar pistir ve temizdir sadece laf vardır orda bir daha...

Sayfayı Paylaş