gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.558
    Beğenilen Mesajlar:
    1.516
    Ödül Puanları:
    113

    Müslüman kesinlikle oy kullanmamalı diyorlar doğrumu?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Seçimlerde oy kullanmak, partilerin Müslümanlığa aykırı icraatlarını onaylamak olacağı için, küfürdür, şirktir. Hiç bir Müslüman kesinlikle oy kullanmamalı” diyorlar. Müslümanlar oy kullanmasın da, Müslüman olmayanlar mı işin başına geçsin? CEVAP: Evet, sizin de dediğiniz gibi, maksatlı bir sözdür. Böyle uydurma bir fetva çıkarıp Müslümanların oy kullanmasını engellemeye çalışıyorlar.

    Oy kullanmak asla küfür değildir. Hattâ iyilerin başa geçmesine çalışmak dinimizin emridir. Bütün partiler kötü olsa da yine oy kullanmalıdır. Çünkü Mecelle’nin 29. maddesinde (Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur) buyuruluyor. İki şerden, iki zararlıdan daha az zararlı olanı tercih edilir. Daha kötüsünü önlemek için, ondan daha az zararlıyı tercih etmek gerekir. En kötünün başa geçmemesi için, elbette zararı az olana oy vermek gerekir. Hattâ kazanamayacağı bilinen faydalı olan parti varsa, ona oy vermek, oyların bölünüp kötülerin iş başına geçmesine sebep olacaksa, daha az zararlı olanın başa geçmesi için, faydalı olana oy vermemek gerekir. Hele bütün şer güçlerin birleşerek İslamiyet’e saldırdığı bir zamanda, Müslümanların haklarını muhafaza edecek partiye oy vermemenin vebali büyüktür. Bir iş, neticesiyle ölçülür. Yani netice önemlidir. Bu inceliği iyi düşünmeli. Ülkeye, dünyaya zarar verecek kötü kimselerin söz sahibi olmasına sebep olmak, veballi bir iştir. Bu vebale girmemek için oy kullanmalı, zarar, gücümüzün yettiği nispette önlenmelidir.

    Kanuna uymakla karşı gelmemek ayrıdır. Bir kimse, kanunu beğenmiyor, ama karşı da gelmiyorsa, kanuna aykırı hareket etmiş sayılmaz. Bir de kanunun zorladığı işleri yapmak günah olmaz. İkrah, bir insanı, istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak demektir. Bu durumda, zorlanan işi yapmak zaruret olur. Hapis, dayak, nafakayı kazanmaya ve çalışmaya mâni olmak gibi hususlar birer ikrahtır. Sultanın [kanunların] emirleri de ikrah demektir. (Redd-ül-muhtar, Dürer-ül-hükkam)



    9.jpg








    (Müminin başına iki bela gelirse, hafifini seçsin!) hadis-i şerifine benzeyen Mecelle maddeleri de şöyledir:

    (Şiddetli zarar, en az, en hafif zarar ile önlenir.)[m. 27]

    (Birbirine zıt iki zarardan büyük olanınkinden kurtulmak için az zararlı olanını tercih etmek gerekir.) [m. 28]

    Önümüze çıkan şer iki de, beş de olabilir. Bizi ölüme mahkûm edebilirler. (Ölümlerden ölüm beğen) diyebilirler. Yahut işkenceye tâbi tutabilirler. Elbette bunlardan bize tercih imkânı verilirse, en hafifini kabul etmek gerekir.

    Şer grubunun içinden iyi niyetli biri de çıkabilir. Fakat kuvvetliler mevcut iken, iyi niyetlinin yanına gitmek, hem bizim, hem de iyi niyetlinin felaketine sebep olur. Şerri, kötüyü yok etmek, hayrı yapmaktan önce gelir. Mecelle’de buyuruluyor ki:

    (Def-i mefâsid, celb-i menafiden evladır.) [m. 30]

    Yani mevcut zarardan korunmak, bozgunculuğu yok etmek, menfaat sağlamaktan önce gelir. Yani önce zarar yok edilir. Zarar yok edilmeden fayda temin edilemez. Farzla haram, sünnetle mekruh çakışınca, haram işlememek için farz tehir edilir. Mekruha düşmemek için sünnet de tehir veya terk edilir.

    Dünya sevgisini kalbden çıkarmadan Allah sevgisini koymak mümkün olmaz. Kalbine Allah sevgisini koymak isteyenin, haramlardan kaçarak dünya sevgisini kalbinden çıkarması gerekir. Kalbden dünya sevgisi çıkınca, Allah sevgisi kendiliğinden girer.

    İmanla küfür birbirinin zıddıdır. İki zıt bir arada bulunamaz. Yani hem Allah sevgisi, hem de Ebu Cehil’in sevgisi bir kalbde bulunamaz. (Ben hayrın tâ kendisiyim) dediği hâlde, şerle ittifak kurup harâmîlerin bağlanmış ellerini açan, hayrı da, şerri de bilmeyen gâfil kimsedir. Küfre hizmet etmek, gafletin ötesinde hainliktir.

    Önemli bir husus da şudur: Sevdiğimiz birkaç kişinin hatırı, menfaati için birçok kimseye zarar vermek veya zarara razı olmak asla doğru olmaz. Aksine bu birkaç sevdiğimizi feda etmek yerinde olur. ÇünküMecelle’de buyuruluyor ki:

    (Çok kimseyi zarardan kurtarmak için bir veya birkaç kimseye zarar yapılabilir.) [m.26]

    Birkaç kişi zarar görecek diye, bütün milletin zararına razı olmak akıl kârı değildir. Geçmiş tecrübelerden ibret almak, zararı en hafife indirmek lazımdır.

     
Müslüman kesinlikle oy kullanmamalı diyorlar doğrumu? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Tuba Büyüküstün evlendi diyorlar doğrumu

    Tuba Büyüküstün evlendi diyorlar doğrumu

    Arkadaşlarım Tuba büyüküstün evlenmiş diyorlar herkes evleniyor yaa bi tek ben kaldım heralde bu haber doğru mu ?=
  2. Rüyalar gerçek olmaz diyorlar doğrumu?

    Rüyalar gerçek olmaz diyorlar doğrumu?

    Rüyalar gerçek olmaz diyorlar doğrumu?
  3. Ölülerin ruhlarına Kur’an okunmaz diyorlar doğrumu?

    Ölülerin ruhlarına Kur’an okunmaz diyorlar doğrumu?

    Ölen kişinin arkasından okunan Kur’an-ı Kerim’in ölüye bir etkisi söz konusu değildir. Bununla ilgili hiçbir delil bulunmamaktadır. Fakat bizden önceki müslüman kardeşlerimiz için hayır dualar etmemizi bizzat Allah Teala bizlere tavsiye etmiş, Peygamber Efendimiz de bu yöndeki uygulamaları ile bizlere örnek olmuştur. Allah Teala şöyle buyurur: “Onlardan sonra gelenler: «Rabbimiz! Bizi ve...
  4. Oral birliktelik caiz diyorlar doğrumu?

    Oral birliktelik caiz diyorlar doğrumu?

    Sual: Bazıları, “Oral sex (seks) caizdir. Çünkü oral seksi yasaklayan âyet ve hadis yoktur. Hatta, Bekara suresinde, (Tarlanız olan kadınlara istediğiniz gibi yaklaşın) deniliyor. Sonra hadis-i şerife göre, meni temizdir. Kadının erkeğin menisini yutmasında mahzur olmaz” diyorlar. Bunlar caiz midir? CEVAP Bir şeyin haram olması için edille-i erbaada bir delilinin bulunması lazımdır. Ancak,...
  5. Tesettür imanın veya İslamın şartı değildir diyorlar doğrumu?

    Tesettür imanın veya İslamın şartı değildir diyorlar doğrumu?

    Sual: Bazıları, “Tesettür imanın veya İslam’ın şartı değildir. Tesettür üzerinde bu kadar fazla durmamalı” diyorlar. Açık gezmek, diğer haramlardan farklı değil midir? CEVAP Böyle söylemek çok yanlıştır. Farzlara uymaya, haramlardan sakınmaya teklif denir. Tekliflere yani emirlerin yapılmasına ve yasaklardan sakınmak gerektiğine inanmak, imanın şartıdır. Tekliflerin çoğuna inanıp da, yalnız...

Sayfayı Paylaş