gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    mustafa kemal'in az bilinen çok masum bir aşk hikayesi

    Konu, 'Mustafa Kemal Atatürk' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    ben mustafa kemal hikayesi mustafa kemal hikayeleri Çok güzel ve romantik.Film gibi.

    Selanik'te ogrenci iken, Nadire diye bir komsu kizi varmis.
    Cigerlerinden hasta olan bu kiz Mustafa'ya pek hayranmis.
    Her gecisinde pencereye kosar,
    ona bakarken yüzünü al basarmis.
    Bir gün komsu kizi Hatice'ye acilmis:
    "Mustafa Bey, oteki arkadaslarina hic benzemiyor" demis.
    Bu gizli sevdayi Mustafa'ya hissettirmeye karar vermisler.
    Hatice, Zübeyde hanimlarin evine girer cikarmis.
    Bir cuma, ailece oturmaya gitmisler.
    Mustafa evde yokmus.
    Hatice, üst kattan bir sey getirmesi istendiginde
    aklindaki plani uygulamaya koymus.
    Sofadan gecerken, saksi icindeki kirmizi karanfillerden
    birini gizlice koparmis. Mustafa'nin üst katta soldaki
    yatak odasina dalmis.
    Karyolasinin basucundaki masanin üzerinde
    acik duran tarih kitabinin üzerine karanfili birakmis.
    Korkudan titreyerek kosar adim asagi inmis.
    Cicegin Nadire'den geldiginin anlasilacagina eminmis.
    * * *
    Az sonra Mustafa eve gelmis.
    Zübeyde Hanim'in ve Hatice'nin annesinin ellerini opmüs.
    Hatice'nin de elini sikmis.
    O donem Türkler arasinda el sikma âdeti olmadigindan
    Hatice sasirmis biraz...
    Zaten gizlice biraktigi cicekten dolayi pek heyecanliymis.
    Mustafa bu heyecani hissetmis;
    gozlerini Hatice'nin gozlerine dikmis.
    Kücük kiz ne yapacagini bilememis.


    Mustafa "Ders calismam lazim" deyip yukari cikmis.
    Cikar cikmaz da tekrar asagi indigi ayak seslerinden
    anlasilmis.

    Hatice kalbinin duracagini hissetmis.
    Cünkü, geldiginde Mustafa'nin elinde o kirmizi karanfil varmis.
    "Bu cicegi benim kitabimin arasina kim koydu?"
    diye bagiracak diye cok korkmus Hatice...
    "Ben ettim, sen etme" der gibi bakmis ona...
    Mustafa, Hatice'yi müstehzi gozlerle süzdükten sonra
    disari cikmis.
    Hatice hemen gidip olanlari Nadire ablasina anlatmis.
    "Olüyordum korkudan. Bir daha beni boyle islere sokmayin"
    diye yalvarmis.
    Nadire, ciceginin adresine ulasmasinin keyfiyle beklemeye baslamis.
    * * *
    Aradan epey bir zaman gecmis.
    Bir gün Hatice, Zübeyde Teyze'sinin kendisini
    oglu Mustafa'ya istedigini ogrenmis.
    Ama Hatice'nin annesi, Mustafa asker olup uzaklara
    gidecek diye bu izdivaca yanasmamis.
    Konu kapanmis.
    Mustafa, Harbiye'de okumak icin İstanbul'a gitmis.
    Lakin annesine gonderdigi her mektubun altina
    "Hemsiremiz Hatice Hanim'a da mahsus selamlar ederim"
    cümlesini eklemeyi hic ihmal etmemis.
    Harbiye'den erkâniharp yüzbasisi olarak ciktiginda
    Hatice'yi yeniden istetmis.
    Bu kez Hatice'nin ailesi razi olmak üzereyken
    sarayda calisan bir ahbaplari onlari uyarmis:
    "Ben, onun hakkinda saraya gelen jurnalleri okudum.
    İstikbali cok karanlik. Aman uzak durun" demis.
    Hatice'nin annesi, kizini alelacele bir baskasiyla evlendirmis.
    * * *
    Yillar gecmis.
    Mustafa Kemal, "Atatürk" olmus
    Evlenip coluk cocuga karisan Hatice,
    yasadiklarini 1920'lerde bir kis günü,
    Kocaeli'nde Maarif Müdürü olan apartman komsusu
    Münir Hayri Bey'e anlatmis.
    Münir Hayri, daha sonra sinema tahsili icin yurtdisina gitmis.
    Dondügünde Atatürk kendisinden hayatini perdeye
    yansitacak bir senaryo yazmasini istemis.
    Senaryonun esaslarini da bizzat dikte ettirmis.
    "Filme baska neler koymaliyiz?" diye sordugunda
    Münir Hayri, biraz da cekinerek,
    "Her filmde kadin ve ask unsuru aranir,
    bilmem nasil emredersiniz" demis ve
    yillar once Hatice'den dinledigi hikâyeyi Atatürk'e nakletmis.
    Hatirlamis Atatürk; gülmüs:
    "Ben, Hatice'nin o karanfili kendi hesabina
    koydugunu sanmistim" demis.
    Ve devam etmis:
    "Hatice zekâsi, güzelligi ve terbiyesiyle ornek bir kadindi.
    Her vakit hayatimin en degerli hatiralari arasinda kalacaktir."
    Sonra Nadire'yi de hatirlamis:
    "O kizcagizi da bir kâtiple evlendirdiler.
    Sonra da oldü."
    * * *
    Birkac gün düsündükten sonra
    Münir Hayri'yi yeniden cagirmis Atatürk:
    "Tamam" demis; "Bizim cocukluk hikâyesini filme koyalim.
    Yalniz Hatice'nin ismini koymayalim.
    Bu, cok masum ve hic de serefsiz olmayan bir hikâyedir,
    ama belki Hatice'nin torunlari filan istemezler."


    Münir Hayri'nin senaryosu
    "Ben Bir İnkilap Cocuguyum" adini tasiyordu;
    Atatürk rahatsizlandigi icin cekilemedi.


    Hatice mi?
    Son sürpriz de bu:
    Hatice Hanim milletvekili secildi ve Meclis'e girdi.
    Torunlari hayatta midir acaba?

    CAN DÜNDAR

     
  2. ece_rose

    ece_rose Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2011
    Mesajlar:
    37
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ankara
  3. RefRa

    RefRa Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2010
    Mesajlar:
    2.475
    Beğenilen Mesajlar:
    378
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Bilinmezler Diyarı
    Güzelmiş nadire neden öldü acaba merak ettim.
     
mustafa kemal'in az bilinen çok masum bir aşk hikayesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Atatürk'ün az bilinen, "çok masum bir gönül hikâyesi"

    Atatürk'ün az bilinen, "çok masum bir gönül hikâyesi"

    atatürkün adını kim koydu atatürkün ismini kim koydu annesi adını mustafa atatürke kemal atatürk ün ismini Selanik'te öğrenci iken, Nadire diye bir komşu kızı varmış. Ciğerlerinden hasta olan bu kız Mustafa'ya pek hayranmış. Her geçişinde pencereye koşar, ona bakarken yüzünü al basarmış. Bir gün komşu kızı Hatice'ye açılmış: "Mustafa Bey, öteki arkadaşlarına hiç benzemiyor" demiş. Bu...
  2. Garip Bir Aşk Hikayesi

    Garip Bir Aşk Hikayesi

    Kalakalıyorum sensizliğin ortasında koskoca şehirdeki kaldırımlar yutuyor beni. Garip bir iç acıması yaşıyorum, kanasam, kendime aksam seni bulamıyorum. Haykırsam yola düşsem sana varamıyorum. Uzaklığınla yüreğime öyle bir yük alıyorum ki tasası başkasına kalmaz yeis fırtınasına kapılıyorum. Müzikler çalıyor sözsüz ve nakaratsız. Yine de her şey seni anlatıyor söz söz adım adım. Sabah gelirken...
  3. BİR AŞK HİKAYESİ (Kayahan) :))

    BİR AŞK HİKAYESİ (Kayahan) :))

    Ne güzeldi değil mi yaşadıklarımız, ne güzeldi Artık ne sen, ne de ben bulamayız o günleri Bazen düşünüyorum da Bende de yanlış şeyler vardı galiba diyorum İkimiz de kıymetini bilemedik bir şeylerin Hatırlar mısın akşam olur, mumlarımızı yakardık Sen kokunu sürerdin, oda sen kokardı. Olmadık şeylere güler, durup dururken ağlardık Güzel havalarda sokaklara çıkardık Bir de kar yağınca...
  4. Mustafa Kemal'in gönül hikayesi.

    Mustafa Kemal'in gönül hikayesi.

    Mustafa Kemal’in az bilinen* “çok masum bir gönül hikâyesi”ni anlatacağım. Selanik’te öğrenci iken* Nadire diye bir komşu kızı varmış. Ciğerlerinden hasta olan bu kız Mustafa’ya pek hayranmış. Her geçişinde pencereye koşar* ona bakarken yüzünü al basarmış. Bir gün komşu kızı Hatice’ye açılmış: “Mustafa Bey* öteki arkadaşlarına hiç benzemiyor” demiş. Bu gizli sevdayı Mustafa’ya...
  5. Çok Güzel Bir Aşkın Hikayesi

    Çok Güzel Bir Aşkın Hikayesi

    LİSE 1.SINIF Ingilizce dersinde yanimda bir kiz oturuyordu onun için "benim en iyi arkadasim" diyordum.. ama ben onun ipek gibi saçlarina bakip onun benim olmasini istiyordum.. Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalkti ve geçen gün sinifta olmadigi için o günün notlarini istedi ona notlari verirken bana tesekkür etti ve yanagimdan öptü....

Sayfayı Paylaş