gebe
  1. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0

    Mustafa Yıldızdoğan - Al Beyazım

    Konu, 'L-M Harfli Şarkılar' kısmında mislinay tarafından paylaşıldı.

    Ah anam ah; Yine sana yazıyorum, yine sana döküyorum içimi. Senden başka kim anlar ki beni!
    Dün o fırtınalı gecede eve giderken, karanlık kuytu bir köşede, bir adam çıktı karşıma "Beyim, beyim" dedi, elindeki yarım sigarayı göstererek ateş istedi. Tam sigarasını yakıyordum ki, parmağındaki yüzüğü görünce, o buz gibi elleri ta ciğerimi yaktı. "Bu yüzük" dedim, kafasını kaldırdı, yüzüme baktı dokunma dedi. Hey Allah'ım bu o, Amirim. Sarıldım boynuna, tanıyamadı, hatırlayamadı beni. Yalvara yalvara zor razı ettim eve gitmeye. Soğuktu. Bir Allah'ın kulu yoktu ortalıkta, bizden ve peşimizden ayrılmayan siyah kediden başka.

    Eve varıncaya kadar o günleri anlattım. Beni nasıl çatışmadan kurtardığını, yüzüğü de o günün hatırası olarak parmağına taktığımı, daha başka Aydınlı plakacı 09 Osman'ı, Trabzonlu Laz Dursun'u, Maraşlı Ede Ökkeş'i, Erzurum'lu Yanık Ömer'i, ama nerede, beni dinlemiyordu bile hep bir şeyler mırıldanıyordu ağırdan ve sessiz. Gidenler gelmeyecek, gidenler gelmeyecek. Amirim başka dünyalardaydı.

    Eve vardık. Kediyi kucağına aldı, kediyi ısıtıyordu, halbuki kendi titriyordu. Sobanın farkında bile değildi garibim. Beraber çektiğimiz fotoğrafları, bana hediye ettiği cevşeni gösterdim, oralı bile olmadı. Tedirgindi, bir şeyler arıyordu. Cebinden eski bir kağıt parçası çıkardı, baktı, baktı kül tablasına bıraktı. Fark ettirmeden aldım bir telefon numarası yazılıydı aradım. Telefona çıkan karısıydı. Amirimin yanımda olduğunu söyleyince kadın öyle bir çığlık attı ki, kalp atışını yüreğimde hissettim. Nasıl bu hale düştüğünü sorunca, kadın bir ah çekip anlatmaya başladı;

    "Teskeresi 12 gün geçen fakat çatışmada olduğu için alayına dönemeyen evli, 27 günlük yeni bebeği olan, bir evin bir oğlu, Sivaslı Ali adında bir asker kucağında şehit olmuş, o anda şuurunu kaybetmiş, velhasıl kafayı yemiş" vay be...

    Amirim ki eksi 25 derecede Hakkari'nin dağlarında kara kışa ve haydutlara karşı meydan okurdu. Vatan dedi mi bir vatan daha çıkardı ağzından, zoru sevdirmişti, çileyi sevdirmişti. Ay yıldızlı bayrak için ölümü, ölümü sevdirmişti Amirim.

    Lafın kısası güzel anam, biraz sonra kadıncağız iki çocuğunu da alıp geldiler. O karşılaşma anı var ya; vicdansızı merhamete getirecek bir an. Karısını ve çocukları karşısında görünce, o umursamaz adam, doğruldu, kanatlanacak kuş gibi öyle bir atıldı ki çocuklarının üstüne, anlatamam.

    Ne kadar ısrar ettimse de kalmak istemediler, vedalaştık. Kapının önünde arkalarından bakakaldım. Kavuşmak ne güzel şey, ah bir de ben sana kavuşabilsem ey güzel anam.

    Amirim sanki bir şey unutmuş gibi birden geri döndü. Elini omzuma koydu, gözlerini gözlerime dikti, yutkundu yutkundu ve şu okkalı sözler döküldü dudaklarından:

    "Bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar, bir kibrit bir milyon ağacı yakar."
    __________________

     
Mustafa Yıldızdoğan - Al Beyazım konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mustafa Yıldızdoğan - Türkiyem

    Mustafa Yıldızdoğan - Türkiyem

    Baş koymuşum Türkiyemin yoluna Düzlüğüne yokuşuna ölürüm Asırlardır kır atımı suladım Irmağının akışına ölürüm Sevdalıyım yangın yeri bu sinem Doksan yıldır çile çekmiş hep ninem Pınarlardan su doldurur Eminem Mavi boncuk takışına olurum Düğünüm, derneğim, halayım, barım, Toprağım, ekmeğim, namusum, arım Kilimlerde çizgi çizgi efkarım, Heybelerin nakışına ölürüm __________________
  2. Mustafa Yıldızdoğan - Saçların

    Mustafa Yıldızdoğan - Saçların

    Söküp atılmıyor bende mi kusur Doğarken kök salmış öze saçların Bir kara sevda ki ya büyü ya sır Sığmıyor kaleme, söze saçların Örgüde bir başka, düzde bir başka Gizlendiği zaman nazda bir başka Omuzda bir başka yüzde bir başka Kirpik olmuş inmiş, göze saçların İpekten sırmadan, tel tel yaratmış Telini bir ömre bedel yaratmış Sanki vasfi için özel yaratmış Dört mevsim bir başka taze saçların...
  3. Mustafa Yıldızdoğan - Helal Etmem

    Mustafa Yıldızdoğan - Helal Etmem

    Sonu yoktu da bu aşkın, niye başladın Çile kazanında canlı canlı haşladın Gönüllü gönülsüz gittin, beni boşladın Helal etmem hakkımı ben, öbür tarafta Bu gönülün hesabını, nasıl verirsin Nasıl sevdim seni bilsen, inan erirsin Bunu bilsen, zaten şimdi döner gelirsin Helal etmem hakkımı ben, öbür tarafta __________________
  4. Mustafa Yıldızdoğan - Gidenler Dönmüyor

    Mustafa Yıldızdoğan - Gidenler Dönmüyor

    canım tutuşuyor,içim yanıyor Ayrılık ne zormuş,çekemiyorum hasret can ucumda,sinem kanıyor hayal girdabımda,çıkamıyorum gidenler dönmüyor geri, sevdan bir ateş çemberi, o gittiğin günden beri, gör ne haldeyim... geceler yalnız,geceler tasa, nereye bakrasam bürünür yasa, canıma razıyım günah olmasa, yüregimden seni sökemiyorum gidenler dönmüyor geri, sevdan bir ateş çemberi, o gittiğin günden...
  5. Mustafa Yıldızdoğan - Çırpınırdı Karadeniz

    Mustafa Yıldızdoğan - Çırpınırdı Karadeniz

    çırpınırdı karadeniz notaları Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk'ün bayrağına Ah ölmeden bir görseydim Düşebilsem toprağına Sırmalar sarsam koluna İnciler dizsem yoluna Fırtınalar dursun yana Yol ver Türk'ün bayrağına. Kafkaslar'dan esen yeller Şimdi Sana selam söyler Olsun bütün Moskof eller Kurban Türk'ün bayrağına. Ayrı düştüm dost elinden Yıllar var ki çarpar sinem Vefalı...

Sayfayı Paylaş