gebe
  1. handanca

    handanca Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2008
    Mesajlar:
    4.684
    Beğenilen Mesajlar:
    106
    Ödül Puanları:
    63

    Mutlu evliliğin sırları**

    Konu, 'Kadınca' kısmında handanca tarafından paylaşıldı.

    Erkeğe zihinsel sığınağında dinlenme fırsatı verin Erkeğe zihinsel sığınağında dinlenme fırsatı verin

    Elif T. 20 yıllık evli ve 41 yaşında. Üniversite öğrencisi olan iki çocuğu var. Evliliği sorunlu. Bu nedenle sekiz kez evden kaçıp annesine sığınmış.

    Yazı dizisi
    Elif T. 20 yıllık evli ve 41 yaşında. Üniversite öğrencisi olan iki çocuğu var. Evliliği sorunlu. Bu nedenle sekiz kez evden kaçıp annesine sığınmış. Bu kaçışların nedeni eşinden duygusal taleplerine yanıt alamaması.
    Elif hanımın eşi Arif bey işadamı. Maddi hiçbir sorunları yok. Ancak duygusal paylaşım için aynı şeyi söylemek zor. Bu nedenle Elif hanım boşanmayı düşünme aşamasına geldi. Ancak eşi buna yanaşmadı. O vazgeçtiğinde ise bu sefer eşi Arif Bey boşanmayı kabul ettiğini söyledi. Bu gel-gitler uzun süre devam edince Elif hanım yine eşine katlanamamaya ve evden kaçmaya başladı. Son kaçışında 12 ay annesinin yanında kaldı ancak sonra tekrar eşinin yanına döndü. Ancak bu sefer eşi koşul koydu:
    "Sekiz defadır evden gidiyorsun. Dengesiz birisin. Sadece çocukların annesi olarak gelebilirsin. Benden ilgi bekleme."
    Ne birlikte ne ayrı
    Bunu kabul ederek evine dönen Elif hanım ummadığı bir şeyle karşılaştı. Eşi onunla hiç konuşmuyor, sorduğu hiçbir şeye yanıt vermiyordu. Elif hanım konuşmak istedikçe eşi ona "Beni sağır dilsiz kabul et" diye yanıt veriyordu. İletişim kesildiği için durum iyice kötüleşmişti. Bunun üzerine aile dostları devreye girdi. İki taraf da evliliğin bitmesini istemiyordu ancak birlikte de yaşamaları zordu.
    Elif hanım psikolojik beklentisi yüksek bir kadındı. Konuşma, sohbet, aşk-meşk, paylaşım istiyor ancak Arif bey bu beklentilere yanıt vermek bir yana, bunalmıştı. Çekildiği zihinsel sığınağında mutluydu.
    Aslında her ikisinin de hayata bakışları farklıydı. Elif hanım ilgi ve sevgi açlığını gidermek için Arif beyi uyaracak her şeyi yapan ama buna yanıt alamayan bir kadındı. Arif bey ise kişilik yapısı olarak çok ciddi, titiz, prensipli, her türlü zevki erteleyen, kendini değiştirmek istemeyen biri. Sadece büyük iş başarılarıyla yetindiğinden, duygusal paylaşıma kapalıydı. Bu nedenle eşinin bu taleplerine yanıt vermiyor, ihtiyaçlarını karşılamıyordu. Hatta bunu gereksiz görüyordu. Bu durum duygusal ihmal yaşanmasına neden oluyordu. Uzun süren bu durum Elif hanımda depresyona yol açar. Eşinden yanıt alamaması, duygusal beklentilerinin karşılanmaması nedeniyle depresif dönemlerinde çözümü annesinin evine kaçmakta buluyordu. Ama şimdi koşullu olarak eve dönmesine rağmen eşinden hiç bir tepki alamıyordu, üstelik durum daha da kötüleşmişti.
    Sorunun çözümü terapide
    Arif bey ve Elif hanım sonunda bir evlilik terapistine başvurmayı denediler. Terapi süresince Elif hanıma ne kaçmanın ne de eşinin üzerine fazla gitmenin sorunun çözümüne katkıda bulunduğu anlatılmaya çalışıldı. Elif hanım evliliğinin düzelmesi uğruna terapide anlatılanlara uyacağını söyledi ve sabırla istenenleri uyguladı. Terapi işe yaradı. Elif hanım üç yıldır evini terk etmiyor. Arif bey ise eşinin duygusal taleplerinden usandığı için iki yıl boyunca onunla konuşmadı. Çünkü konuşup eşine iyi davrandığında yüksek taleplerle karşılaşacağına inanmıştı bir kez. Fakat iki yılın sonunda bazı denemelerle eşinin daha dengeli davrandığını gördüğünde duygusal paylaşımları artmaya başladı. Aslında her iki tarafta da sevgi ve iyi niyet vardı. Onların sorunu ilişki kurmayı bilmiyor oluşlarıydı. Terapiyle iletişm kurma becerisi el-de ettiler ve bunu geliştirdikçe sorun-larını çözebildiklerini de gördüler.
    Duygusal zekânız kaç?
    Aşağıdaki soruları cevaplayın ve puanları toplayın.
    Az (1)
    Sıklıkla (2)
    Her zaman (3)
    1. Strese dayanıklıyım.
    2. Alışkanlıklarımın esiri değilim.
    3. Eşim için rahatımdan fedakârlık yaparım.
    4. Kendime hâkim olurum.
    5. Sevgimi açıkça ifade ederim.
    6. Yeterince iyimserim.
    7. Eşimi çok az eleştiririm.
    8. Eşim çok az sinirlendiririm.
    9. Eşime güvenirim.
    10. Cinsel mutluluğu önemserim.
    11. Evin düzenli olmasını önemserim.
    12. Birlikte yemek yemek beni çok mutlu eder.
    13. Eşimin morali bozuksa hemen anlarım.
    14. Eşimle göz teması kurarım.
    15. Eşimin iyi davranışlarını takdir ederim.
    16. Sorunlar karşısında olaylara sadece kendi açımdan bakmam.
    17. Alışverişte sadece kendi ihtiyacımı düşünmem.
    18. Eşim için riske girebilirim.
    19. Eşimi mutlu görmek beni mutlu eder.
    20. Eşim neşeliyken keyfini bozacak şeyler yapmamaya dikkat ederim.

    Değerlendirme
    0-20 puan: Ortalamanın altındasınız. Uzman yardımı almanızda fayda var.
    20-40 puan: Ortalama durumdasınız. Daha mutlu olmak için çabalayın.
    40-60 puan: Örnek gösterilecek bir eşsiniz
    Not: Evli kişiler bu testi önce kendi bakış açılarıyla, sonra kendilerini eşlerinin yerine koyarak doldurmalı. Aynı kişinin doldurduğu iki ayrı test puanının ortalaması, daha gerçekçi sonuç verir.
    'Dişiliğinizi kaybetmeyin, yatak odasında anne olmayın'
    Evlenince aşkın bir yere gittiği yok aslında. NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Yatırım yapılmayan ve iyi ilişki kurulmayan evliliklerde aşk biter" diyerek evlilikte kullanılan dile dikkat çekiyor.
    Evlilik gerçekten aşkı öldürüyor mu?
    Bu, erkek feministlerin tezidir. Kadın ve erkeğin evliliğe bakışı aynı değil. Erkekte erotizm, kadında ise romantik eğilimler ön plandadır. Erotizm ikinci plandadır. Kadın erotizm vererek romantizm ister, erkek ise romantizm vererek erotizm ister. Kadın erkeğin erotizm, erkek ise kadının romantizm ihtiyacını karşılamazsa evlilik zarar görür. Evliliğin aşkı bitirmesi aslında güncel bir yanılgı. Yanlış evlilik aşkı bitirir. Evlenmeden önce birbirlerine sevgi rolü oynayan, olumsuz taraflarını gizleyip olumlu olanları ön plana çıkaranlarda bu görülür.
    Gizli gündemi olan aşklar biter.
    Yatırım yapılmayan, iyi ilişki kurulamayan evliliklerde aşk buharlaşır. Aşka zarar veren şeylerden biri de tarafların birbirini değiştirmeye çalışmasıdır. Değişmek gerekiyorsa öncelikle kendimizden başlamamız gerekiyor. Aksi halde savunma durumu doğar. Evlilikte savunma duygusunu uyandıran şeylerden biri de 'sen' dilinin kullanılmasındır. Örneğin, "Sen evi dağıtıyorsun", "Sen anlayışsızsın", "Sen çocuklarla gilenmiyorsun" gibi bir dil karhisstarafta yargılanıyormuş hissi uyandırıyor. Oysa diyelim ki ev fazla dağınık. Karşınızdakini suçlamak yerine, "Evi dağınık halde görünce kendimi kötü hissediyorum" demek daha iyi bir iletişim dilidir.
    'Dişilik kimliği kaybedilmemeli'
    Evlilik deyince bunun kadının sırtına yüklendiğini görüyoruz. Erkeği de evliliğe ortak etmenin bir yolu var mı?
    Evlilikle ilgili bir konferans verdiğimizde salonun yüzde 90'ının kadın olduğunu görüyoruz. Erkekte farkındalık çalışması gerekiyor. Bu öğrenilebilir bir şey. Evlilikte roller karıştırılmamalı. Örneğin bir baba evde de işadamı veya asker rolünü devam ettiremez. İş ve ev birbirinden ayrılmalı. Kadınlar genelde evlendikten sonra dişi kimliklerini ikinci plana atıyorlar. Yatak odasındaki rolüyle mutfaktaki rolünü karıştırıyor. Diyelim mutfakta çok iyidir ama yatakta da kabare kızı olması gerekir. Erkek de evin ihtiyaçlarını karşılayarak tüm görevlerini yerine getirdiğini sanıyor. Oysa eşinin duygusal ihtiyaçlarını karşılamadığı için psikolojik ihmal oluşuyor. Duygusal ihmal kadınlarda depresyona, erkekte ise aldatmaya neden oluyor. Kadının cinsel çekiciliğini geri plana itmemesi gerekiyor. Yatak odasındaki rolüyle annelik rolünü ayırmalı. Yatak odasında annelik, hanımefendilik rolü olmaz.
    Fedakârlık hep kadından beklenir. Bu, kadını yıpratır. Fedakârlığın ölçüsü ne olmalı?
    Evlilikte de hak arama bilinci olmalı. Susup iyi davranmaya devam ettiiğinizde karşınızdaki hatasını anlamıyor. Geleneksel yapımızda kadınlar evlerde erkeğe bir köşk hazırlıyor ve her yanlışını
    onaylıyor. Bir süre sonra erkek bunu hakkı gibi görmeye başlıyor. 50 yaş sonrası evlilik çatışmalarında bu tür ertelenmiş kırgınlıkların büyük rolü var. Hatta boşanmaya kadar gidebiliyor evlilik. Duygularınızı ifade etmeniz gerekiyor.

     
    Son düzenleme: 7 Haziran 2008
  2. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.382
    Beğenilen Mesajlar:
    394
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Wuppertal-Germany
    Cevap: Mutlu evliliğin sırları**
    paylaşım için tşkler..
     
  3. handanca

    handanca Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2008
    Mesajlar:
    4.684
    Beğenilen Mesajlar:
    106
    Ödül Puanları:
    63
    Cevap: Mutlu evliliğin sırları**

    Hep bizden bekleniyor fedekarlık doğru valla.
     
  4. CaRiZmA

    CaRiZmA Vip Melek Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.487
    Beğenilen Mesajlar:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Stuttgart/SIVAS
    Cevap: Mutlu evliliğin sırları**

    Paylasim icin tsk. ya bana sanki esim daha romantik gibi geliyor ben kiro muyum yoksa??
    :hhh:
     
  5. *jellibon*

    *jellibon* Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    9 Kasım 2007
    Mesajlar:
    6.787
    Beğenilen Mesajlar:
    36
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    mutluluk ülkesinden
    Cevap: Mutlu evliliğin sırları**
    test 51 çıktı çok mutlu oldum emeğine sağlık güzel paylaşım
     
  6. uyuzmuyum_neyim:)

    uyuzmuyum_neyim:) Banned

    Kayıt:
    9 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    902
    Beğenilen Mesajlar:
    687
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ankara
    40-60 puan: Örnek gösterilecek bir eşsiniz
    52 puanım var hahaha
    ne eşmişim beeee hahaha
     
  7. solenzara

    solenzara Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    9 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    114
    Beğenilen Mesajlar:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
Mutlu evliliğin sırları** konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mutlu evliliğin sırları***

    Mutlu evliliğin sırları***

    Mutlu evliliğin sırları Melek hanım görücü usulüyle daha 16'sındayken evlendirilmişti. Eşi ondan 11 yaş büyüktü. Üç çocukları olan çift, evliliğin ilk dönemlerinde sorun yaşamadı. Ancak zamanla kayınvalide Melek hanımın evi de dahil... Melek hanım görücü usulüyle daha 16'sındayken evlendirilmişti. Eşi ondan 11 yaş büyüktü. Üç çocukları olan çift, evliliğin ilk dönemlerinde sorun...
  2. Mutlu evliliğin sırları*******

    Mutlu evliliğin sırları*******

    Kadınlar, sorunlarını konuşmak, eşlerininse kendilerini dinlemesini isterler. Erkekler ise uzun anlatımlardan sıkılır, yapılacak bir şey varsa bir an önce sorunu çözmeyi tercih ederler. Nisan Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nden psikolog Şeyma Doğramacı, her iki tarafın da bu yapısal farkı bilerek iletişim kurması gerektiğini belirterek, "Dinlemek, işin en kolayı diye düşünülür ama en zor...
  3. Mutlu evlilik tüyoları

    Mutlu evlilik tüyoları

    evlilik tüyoları Evliliklerin mutsuzlukla sonuçlandığı günümüzde, bu bilgilere ihtiyaç vardır diye düşündük ve sizlere mutlu evliliğin tüyolarını sunmak istedik Melek'ler:) Bilmem iyi yaptık mı ki ? :A:A Uzmanlar, evlilikte sevmek ve sevilmenin tek başına yeterli olmadığını, atılacak minik adımlarla bu duyguların ifade edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. ABD'de evli çiftler üzerinde...
  4. Mutlu Evliliğin Sırrı :))

    Mutlu Evliliğin Sırrı :))

    mutlu Meleklerim bilim adamları mutlu evliliğin sırrını bulmuşlar.Artık karar sizin uygular mısınız,uygulamazmısınız ben bilmem :D:D Mutlu Evliliğin Sırrı Terapiyi unutun, sallantıda olan bir evliliği kurtarmanın yolu sık sık seks yapmakmış! Dört yıl süren bir araştırmanın sonucundan Amerikalı uzmanlar sık kavga eden ve evlilikleri sallantıda olan çiftlere sık seks öneriyor....
  5. mutlu evliliğin sırları

    mutlu evliliğin sırları

    Her evlilikte bazı sorunlar yaşanır, önemli olan bu sorunları büyütmemek. Mutlu bir evliliğin sırları... 1- Daima neşeli, bakımlı, pozitif görünün. Güzel kokun, temiz olun ve en baştan çıkarıcı kıyafetleri kocanız için giyin. 2- Münakaşalarınızda yapıcı, arabulucu, şahsiyetli fakat ısrarcı olmayın. Sakın aşağılamayın, erkeklik veya kazanç ile ilgili bir şey söylemeyin. 3- Yatağınızı ayırmak...

Sayfayı Paylaş