gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Konu, 'Akor-Tab-Nota' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    nota işaretleri ve anlamları içinde tutumlu sözcüğü geçen bir dörtlük Kelime Dil Anlam A La.
    Abaissement (Fr.) Ses Düşmesi.
    Abaisser (Fr.) Bir parçanın veya çalgının tonunu düşürmek, kalınlaştırmak, indirmek.
    A battuda (İt.) Ölçüde.
    Abbandonamente (İt.) Tartıma bağlı olmadan.
    Abbandonavolmente (İt.) Tartıma bağlı olmayan bir deyi ile.
    Abbandonandosi (İt.) Tartımı düşünmeksizin.
    Abbandono (İt.) Tartımın bağlayıcılığını bırakarak.
    Abbasamento (İt.) İnerek, indirerek.
    Abbasamento di mano (İt.) Dokunçlu çalgıda (piyano, org) bir elin öteki el altından çaprazlanacağı.
    Abbasamento di voce (İt.) Sesi indirmek (insan sesi için).
    Abbassando (İt.) İndirerek, azaltarak.
    Abbelimini (İt.) Süslemeler, süs notaları.
    A.b.c.dieren (Al.) Ses eğitiminde, öğretiminde notaları harflerle seslendirerek.
    Abendmusik (Al.) Akşam müziği.
    Abertura (İsp.) Uvertür bkz. Ouverture.
    Abgebrochene kadenz (Al.) Kesik durgu (kadans).
    A bocca chiusa (İt.) Burun sesiyle, ağız kapalı olarak söyleyerek.
    Aboyer (Fr.) Akor dışı sesler.
    Abrégé (Fr.) Özetlenmiş, kısaltılmış.
    Abréviations (Fr.) Kısaltmalar.
    Abridge (İng.) Kısalt, özetle.
    Abridgement (İng.) Kısaltma, özetleme.
    Absolute (Al.) Yalın, salt, programsız.
    Absolute musik (Al.) Salt müzik, betimleme ve tasımlama öğelerinden yoksun olan müzik.
    Absolute pitch (İng.) Bir sesi tam olarak söyleme ve duyma yeteneği.
    Absorption (Fr.) Emme (akustikle ilgili).
    Abstossen (Al.) Kesik kesik çalış.
    Abwaerts steigende stute (Al.) İnici dizi.
    Abwechseln (Al.) Değiştirmek, değiştirme.
    A cappella (İt.) 1) Kilise müziğinde bir tür adı. 2) "Yalnız koro için" anlamında, çalgı eşliğinde değil.
    A capriccio (İt.) İsteğine bağlı bir yorumla.
    Acc (İt.) Accompagnamento' nun kısaltması.
    Accarezzevole (İt.) Okşayarak.
    Accel (İt.) Accellerando' nun kısaltması.
    Accelerando (İt.) Çabuklaştırarak.
    Accelerare (İt.) Çabuklaştırmak.
    Acceleratemente (İt.) Çabuklaştırarak.
    Accelarato (İt.) Çabuklaşarak.
    Accélérer (Fr.) Çabuklaştırmak, hızlandırmak.
    Accent (Fr.) Vurgu.
    Accentare (İt.) Vurgulayarak.
    Accentato (İt.) Belirgin biçimde.
    Accentuare (İt.) Vurgulayarak, belirgin biçimde.
    Accentuate (İng.) Vurgula.
    Accentuation (Fr.) Vurgulama.
    Accentuato (İt.) Belirgin biçimde.
    Accentuer (Fr.) Vurgulamak.
    Acciaccare (İt.) Çarpmak.
    Acciaccato (İt.) Özensiz, ince olmayan, sert.
    Acciacctura (İt.) 1) Dokunçlu ya da telli çalgılarda uygun seslerinin ardıllanması. 2) Çarpma.
    Accident (Fr.) Değiştirme, değişim.
    Accidental (İng.) Geçici değiştirme işareti.
    Accidentals (İng.) Değiştirme işaretleri.
    Accidents (Fr.) Değiştirme işaretleri.
    Acclaim (İng.) Alkışlamak.
    Acclamation (Fr.) Alkış.
    Acclame (Fr.) Alkışlamak.
    Accolade (Fr.) Kaş, iki dizeği ( alt alta ) birleştiren işaret.
    Accompagnament (Fr.) Eşlik.
    Accompagnamento (İt.) Eşlik.
    Accompagnare (İt.) Eşlik etmek.
    Accompagnateur (Fr.) Eşlik eden, eşlikçi.
    Accompagnato (İt.) Eşliğinde.
    Accompagnatore (İt.) Eşlik eden, eşlikçi.
    Accompagné (Fr.) Eşliğinde.
    Accompagner (Fr.) Eşlik etmek.
    Accompanamiento (İsp.) Eşlik.
    Accompanar (İsp.) Eşlik etmek.
    Accompanied (İng.) Eşliğinde.
    Accompaniment (İng.) Eşlik.
    Accompanist (İng.) Eşlik eden, eşlikçi.
    Accompany (İng.) Eşlik et.
    Accord (Fr.) Uygu (akor), en az üç sesin bir anda duyulması.
    Accordamente (İt.) Tek ses etkisi verecek nitelikte kaynaşmış iki ses.
    Accordamento (İt.) Uyuşumlu.
    Accordance (İt.) Uyum.
    Accordando (İt.) Uyumlu düzenli (akortlu).
    Accordato (İt.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş).
    Accordare (İt.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek).
    Accordatore (İt.) Düzenleyici (akort eden).
    Accord brisé (Fr.) Bir uygu seslerinin çabucak ardıllanışı (arpeji).
    Accordé (Fr.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş).
    Accorde arpeggiato (İt.) Bkz. Accord brisé.
    Accorde gebrochen gespield (Al.) Arpejlenmiş uygu.
    Accordéon (Fr.) Akordeon, körüklü dokunçlu bir çalgı.
    Accorder (Fr.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek).
    Accordeur (Fr.) Uyumlayıcı (akort edici).
    Accord fondamental (Fr.) Temel uygu (armonide).
    Accordieren (Al.) Uyumlamak (akort etmek).
    Accordion (İt.) Akordion.
    Accordo (İt.) Uyum, düzen (akort).
    Accordo fondamentale (İt.) Temel uygu (armonide).
    Accordior (Fr.) Kurgaç, piyano uyum (akort) açkısı.
    Accord parafait (Fr.) Beşli Uyguları.
    Accord par substitution (Fr.) Yer değiştirimli uygu.
    Accords de sixte (Fr.) Altılı uyguları.
    Accouplement (Fr.) Birleştirme, çiftleştirme.
    Accoupler (Fr.) Birleştirmek.
    Accrescendo (İt.) Sesi gittikçe kuvvetleştirerek.
    Accroc (Fr.) Asma.
    Achough (Fr.) Aşk şarkıcısı, tar veya Ud (saz) eşliğinde söyleyen ozan.
    Achtel, achtelnote (Al.) Sekizlik nota.
    Achtel pause (Al.) Sekizlik Sus.
    A cinque (Fr.) Beş sesli.
    Acolouthia (Yun.) Kanon tipi eski bir dinsel müzik türü.
    Acompanado (İsp.) Eşliğinde.
    Acompanate (İsp.) Eşlik eden.
    Acompaniment (İng.) Eşlik.
    Acompaniment keyboard (İng.) Do - Fa arasındaki uygu (akor) ve bas eşlik tuşları (org için).
    Acordado (İsp.) Uyumlanmış (akort edilmiş).
    Acorde (İsp.) Uyum (akort).
    Acorde arpeggiado (İsp.) Bkz, Accord brisé.
    Acordo (İt.) Uygun (akor).
    Acoustic (İng.) Ses ait, işitmeye ait.
    Acoustics (İng.) Akustik Bkz. Acoustigue.
    Acoustigue (Fr.) Akustik, ses fiziği, sesin fiziksel özeliklerini inceleyen bilim dalı.
    Act (İng.) Rol yapmak, benzetlemek, iş eylem.
    Acte (Fr.) Perde.
    Action (Fr.) Operada ana konuyu oluşturan baş olgu. Oyundaki olaylar zinciri.
    Actor (İng.) Erkek oyuncu.
    Actress (İng.) Bayan oyuncu.
    Acuda (İsp.) En ince ses.
    Acustica (İt.) Akustik.
    Acuta (İt.) En ince ses.
    Acute (İng.) En ince ses.
    Adagietto (İt.) Adagio değin ağır değil.
    Adagio (İt.) Ağır başlı ve gösterişli bir deyi ile.
    Adagio appassionato (İt.) Aşırı isteği, tutkuyu değişli bir adagio ile.
    Adaigo assasi (İt.) Daha adagio.
    Adaigo cantabile (İt.) Etkili bir ses deyisi ile adagio.
    Adaigo di molta (İt.) Çok ağır.
    Adaigo ma non troppo (İt.) Çok ağır değil.
    Adaigo ma non troppo emolto cantabile (İt.) Çok ağır olmadan etkili bir ses deyisi ile.
    Adaigo sosteunto (İt.) Ağır başlı belirgin bir deyişle.
    Adagissimo (İt.) Adagio' dan daha ağırca.
    Adaptation (Fr.) Uyarlama.
    Adaption (İng) Bkz. Transcription.
    Adenda (İt.) Katıntı, eklilik.
    Additional keys (İng.) Piyanoda beşinci sekizlinin en son sesleri.
    Additionnels (Fr.) Değişik etkenlerle seslerde oluşan sonuç (akustik ile ilgili).
    Adolcendo (İt.) Tatlı bir deyişle.
    Addolarato (İt.) Acıklı, yaşlı bir deyişle.
    Adirato (İt.) Kızgın, öfkeli bir deyi ile.
    Ad lib. (İt.) Ad libitum' un kısaltması.
    Ad libitum (İt.) İsteğe yoruma bağlı olarak.
    Adorno (İsp.) Süs, süsleme.
    A douple flat (İng.) La çift bemol.
    A douple sharp (İng.) La çift diyez.
    Adufe (İsp.) Tef.
    A - dur (Al.) La majör.
    Aed (Yun.) Gezginci besteci ve şarkı okuyan, şarkıcı.
    Aéde (Fr.) Bkz. Aed.
    Aehnllich (Al.) Benzerleri.
    A flat (İng.) La bemol.
    Affabile (İt.) Güleç, aydınlık bir deyişle.
    Affanata (İt.) Kaygılı.
    Affanato (İt.) Tasalı, kaygılı bir deyi ile.
    Affanaso (İt.) Kaygılı, tasalı.
    Affanoso (İt.) Kaygılı, tasalı.
    Affectvoll (Al.) Sevecen, içten bir deyi ile.
    Affettato (İt.) Tutku, coşku dolu bir deyişle.
    Affetto (İt.) Aşırı bir tutku deyisi ile.
    Affetuoso (İt.) İçten, sevgiyle dolu bir deyişle.
    Affettuosamente (İt.) Sıcak, cana yakın, tatlı bir deyiş ile.
    Affinité (Fr.) Tondaşlık.
    Affinités (Fr.) Tepki,ilgi (akustikle ilgili).
    Afflitta (İt.) Üzgün, tasalı bir deyişle.
    Afflitto (İt.) Kaygılı, üzgün bir deyişle.
    Afflizione (İt.) Üzgün, acıklı yaslı bir deyişle.
    Affrettando (İt.) Coşarak koşan bir çalışla.
    Affrettamente (İt.) Sabırsız, koşan bir çalışla.
    Affrettoso (İt.) Azıcık çabuklaştırarak.
    Aficionado (İsp.) Amatör.
    Afinador (İsp.) Uyumlayıcı (akort eden).
    Afinar (İsp.) Uyumlamak (akort etmek).
    A florid passage (İng.) Bkz. Roulade.
    Agevole (İt.) Kıvrak, uçuyormuş gibi bir deyişle.
    Agevolezza (İt.) Canlı, kıvrak atik bir deyişle.
    Aggradevole (İt.) Hoş, sevimli.
    Aggrappando (İt.) Arp yapıtlarında, ayakçağın kerteye takılacağını gösterir.
    Aghanim (Fas.) Kamış, kaval. Çift kamışlı.
    Agile (Fr.) Coşkulu, atılgan.
    Agilmente (İt.) Canlı ve çevik bir deyişle.
    Agitato (İt.) Atılgan, tez canlı bir deyişle.
    Agitazione (İt.) Kışkırtılmış, hırçın bir deyişle.
    Agité (Fr.) Atılgan, hareketli.
    Agitirit (Al.) Taşkın, atılgan bir deyişle.
    Agiustamente (İt.) Duyguları okşayan tatlı bir deyi ile.
    Agnus dei (Lat.) Katolik kilise müziği, "Tanrını Kuzusu" demektir, Messe' nin altıncı ve son bölümüdür.
    Agreebla (İng.) Tatlı, hoş.
    Agreebly (İng.) Tatlılıkla, hoş biçimde.
    Agrément (Fr.) Yineleme, prova.
    Agréments (Fr.) Süslemeler.
    Agogik (Yun.) Hız, tempo derecelenişi. Belirli bir temponun, geçici olarak hızlanması veya ağırlaşması.
    Agogique (Fr.) Bkz. Agogik.
    Agones (Yun.) Yarışma biçiminde geçen genel oyunlar (müzik ve spor oyunları gibi).
    Agregation (Fr.) Birçok sesi üst üste koyma, yazma. Birleştirme.
    Agudo (İsp.) En ince ses.
    A half (İng.) İkilik (birliğin yarısı).
    Accroc (Fr.) Asma.
    Achough (Fr.) Aşk şarkıcısı, tar veya Ud (saz) eşliğinde söyleyen ozan.
    Achtel, achtelnote (Al.) Sekizlik nota.
    Achtel pause (Al.) Sekizlik Sus.
    A cinque (Fr.) Beş sesli.
    Acolouthia (Yun.) Kanon tipi eski bir dinsel müzik türü.
    Acompanado (İsp.) Eşliğinde.
    Acompanate (İsp.) Eşlik eden.
    Acompaniment (İng.) Eşlik.
    Acompaniment keyboard (İng.) Do - Fa arasındaki uygu (akor) ve bas eşlik tuşları (org için).
    Acordado (İsp.) Uyumlanmış (akort edilmiş).
    Acorde (İsp.) Uyum (akort).
    Acorde arpeggiado (İsp.) Bkz, Accord brisé.
    Acordo (İt.) Uygun (akor).
    Acoustic (İng.) Ses ait, işitmeye ait.
    Acoustics (İng.) Akustik Bkz. Acoustigue.
    Acoustigue (Fr.) Akustik, ses fiziği, sesin fiziksel özeliklerini inceleyen bilim dalı.
    Act (İng.) Rol yapmak, benzetlemek, iş eylem.
    Acte (Fr.) Perde.
    Action (Fr.) Operada ana konuyu oluşturan baş olgu. Oyundaki olaylar zinciri.
    Actor (İng.) Erkek oyuncu.
    Actress (İng.) Bayan oyuncu.
    Acuda (İsp.) En ince ses.
    Acustica (İt.) Akustik.
    Acuta (İt.) En ince ses.
    Acute (İng.) En ince ses.
    Adagietto (İt.) Adagio değin ağır değil.
    Adagio (İt.) Ağır başlı ve gösterişli bir deyi ile.
    Adagio appassionato (İt.) Aşırı isteği, tutkuyu değişli bir adagio ile.
    Adaigo assasi (İt.) Daha adagio.
    Adaigo cantabile (İt.) Etkili bir ses deyisi ile adagio.
    Adaigo di molta (İt.) Çok ağır.
    Adaigo ma non troppo (İt.) Çok ağır değil.
    Adaigo ma non troppo emolto cantabile (İt.) Çok ağır olmadan etkili bir ses deyisi ile.
    Adaigo sosteunto (İt.) Ağır başlı belirgin bir deyişle.
    Adagissimo (İt.) Adagio' dan daha ağırca.
    Adaptation (Fr.) Uyarlama.
    Adaption (İng) Bkz. Transcription.
    Adenda (İt.) Katıntı, eklilik.
    Additional keys (İng.) Piyanoda beşinci sekizlinin en son sesleri.
    Additionnels (Fr.) Değişik etkenlerle seslerde oluşan sonuç (akustik ile ilgili).
    Adolcendo (İt.) Tatlı bir deyişle.
    Addolarato (İt.) Acıklı, yaşlı bir deyişle.
    Adirato (İt.) Kızgın, öfkeli bir deyi ile.
    Ad lib. (İt.) Ad libitum' un kısaltması.
    Ad libitum (İt.) İsteğe yoruma bağlı olarak.
    Adorno (İsp.) Süs, süsleme.
    A douple flat (İng.) La çift bemol.
    A douple sharp (İng.) La çift diyez.
    Adufe (İsp.) Tef.
    A - dur (Al.) La majör.
    Aed (Yun.) Gezginci besteci ve şarkı okuyan, şarkıcı.
    Aéde (Fr.) Bkz. Aed.
    Aehnllich (Al.) Benzerleri.
    A flat (İng.) La bemol.
    Affabile (İt.) Güleç, aydınlık bir deyişle.
    Affanata (İt.) Kaygılı.
    Affanato (İt.) Tasalı, kaygılı bir deyi ile.
    Affanaso (İt.) Kaygılı, tasalı.
    Affanoso (İt.) Kaygılı, tasalı.
    Affectvoll (Al.) Sevecen, içten bir deyi ile.
    Affettato (İt.) Tutku, coşku dolu bir deyişle.
    Affetto (İt.) Aşırı bir tutku deyisi ile.
    Affetuoso (İt.) İçten, sevgiyle dolu bir deyişle.
    Affettuosamente (İt.) Sıcak, cana yakın, tatlı bir deyiş ile.
    Affinité (Fr.) Tondaşlık.
    Affinités (Fr.) Tepki,ilgi (akustikle ilgili).
    Afflitta (İt.) Üzgün, tasalı bir deyişle.
    Afflitto (İt.) Kaygılı, üzgün bir deyişle.
    Afflizione (İt.) Üzgün, acıklı yaslı bir deyişle.
    Affrettando (İt.) Coşarak koşan bir çalışla.
    Affrettamente (İt.) Sabırsız, koşan bir çalışla.
    Affrettoso (İt.) Azıcık çabuklaştırarak.
    Aficionado (İsp.) Amatör.
    Afinador (İsp.) Uyumlayıcı (akort eden).
    Afinar (İsp.) Uyumlamak (akort etmek).
    A florid passage (İng.) Bkz. Roulade.
    Agevole (İt.) Kıvrak, uçuyormuş gibi bir deyişle.
    Agevolezza (İt.) Canlı, kıvrak atik bir deyişle.
    Aggradevole (İt.) Hoş, sevimli.
    Aggrappando (İt.) Arp yapıtlarında, ayakçağın kerteye takılacağını gösterir.
    Aghanim (Fas.) Kamış, kaval. Çift kamışlı.
    Agile (Fr.) Coşkulu, atılgan.
    Agilmente (İt.) Canlı ve çevik bir deyişle.
    Agitato (İt.) Atılgan, tez canlı bir deyişle.
    Agitazione (İt.) Kışkırtılmış, hırçın bir deyişle.
    Agité (Fr.) Atılgan, hareketli.
    Agitirit (Al.) Taşkın, atılgan bir deyişle.
    Agiustamente (İt.) Duyguları okşayan tatlı bir deyi ile.
    Agnus dei (Lat.) Katolik kilise müziği, "Tanrını Kuzusu" demektir, Messe' nin altıncı ve son bölümüdür.
    Agreebla (İng.) Tatlı, hoş.
    Agreebly (İng.) Tatlılıkla, hoş biçimde.
    Agrément (Fr.) Yineleme, prova.
    Agréments (Fr.) Süslemeler.
    Agogik (Yun.) Hız, tempo derecelenişi. Belirli bir temponun, geçici olarak hızlanması veya ağırlaşması.
    Agogique (Fr.) Bkz. Agogik.
    Agones (Yun.) Yarışma biçiminde geçen genel oyunlar (müzik ve spor oyunları gibi).
    Agregation (Fr.) Birçok sesi üst üste koyma, yazma. Birleştirme.
    Agudo (İsp.) En ince ses.
    A half (İng.) İkilik (birliğin yarısı).
    Amorously (İng.) Aşıkâne.
    Amour (Fr.) Aşk.
    Amoureusement (Fr.) Bkz.Amoroso.
    Amuse (İng.) Eğlendirme.
    Amusement (İng.) Eğlence.
    Amusie (Fr.) Müzik yeteneğinden yoksunluk, müzik dışı.
    Amusing (İng.) Eğlenceli.
    Amusingly (İng.) Eğlenceli biçimde.
    Amusique (Fr.) Müzikten hoşlanmayan.
    Anacrouse (Fr.) Eksik ölçü, ilk ölçünün eksik bir 'vuruşla başlaması, bu eksiklik parçanın veya bölümün sonunda 'mutlaka tamamlanır.
    Anacruse (İt.) Eksik ölçü.
    Anacrusis (İsp.) Eksik ölçü.
    Analyse (Fr.) Çözümleme.
    Analysis (İng.) Çözümleyen.
    Analyst (İng.) Çözümleyen.
    Analyze (İng.) Çözümlemek.
    Anapeste (Yun.) Eski bir (iki kısa bir uzun) tartım biçimi.
    Anarmonia (İt.) Uyumsuz.
    Anche (Fr.) Kamış.
    Ancia (İt.) Kamış.
    Ancora (İt.) Bir daha.
    Ancora una volta (İt.) Bir kez daha.
    And (İng.) Ve, de, ile.
    Andolousie (Fr.) Arap müziği kaynaklı İspanyol halk müziği.
    Andamente (İt.) Sakin, durgun bir deyi ile.
    Andamento (İt.) Yürüyüş, yöneliş, gezinti.
    Andante (İt.) Ağırca çalış. 2) Sonat, senfoni v.b. Yapıtlarının ağır bölümünün adı.Metronom (66-72).
    Andante cantabile (İt.) Duygulu anlamlı bir şarkı söyler gibi.
    Andante can moto (İt.) Andante'den azıcık daha canlı.
    Andante espressivo (İt.) Duygu, anlam katılan bir deyişle. andante.
    Andantamente (İt.) Andante'yi andıran bir deyişle.
    Andante moderato (İt.) Ölçülü, orta bir çalışma andante.
    Andante molto (İt.) Çok ağır çalışla.
    Andante religioso (İt.) Dinsel bir deyişle.
    Andante sostenuto (İt.) Belirgin, belirten bir tutumla.
    Andantino (İt.) Andante'den hızlıca.
    Andantino espressive (İt.) Andante'den ağırca, duyguyu bir deyişle.
    Andantino mosso (İt.) Canlı bir andantino.
    Andare (İt.) Ağırlaşmak.
    An aeghth (İng.) Sekizlik.
    Anew (İng.) Yeniden, bir daha.
    Anqelique (Fr.) Eski telli bir çalgı.
    Angemessen (Al.) Doğur, tam, yanlışsız.
    Anglaise (Fr.) Eski bir dans.
    Anglican (İng.) İngiliz kilisesine mensup, ait.
    Angoscîa (İt.) Canlı, yaslı.
    Angosciosamento (İt.) Acılı yaslı olarak.
    Angoscioso (İt.) Acılı, yaslı, karamsar bir deyişle.
    Anharmoniuqe (Fr.) Armonisiz.
    Anima (İt.) Derin bir anlam vererek.
    Animando (İt.) Canlandırarak.
    Animato (İt.) Kendini kaptırmış bir coşkuyla Metronom (120-132).
    Animato ma mon troppo (İt.) Canlı, coşkulu, ancak çok değil.
    Animé (Fr.) Canlı ve coşku dolu bir deyişle.
    Animo, animoso (İt.) Derin bir anlam vererek.
    Anmut (Al.) İyilik anlamı vererek.
    Anmutig (Al.) İyilik sever bir deyişle.
    Anneau (Fr.) Boehm'ün gerçekleştirdiği mekanizma (flüt ve klarinette).
    Annulaire (Lat.) Elin dördüncü parmağı.
    Anonyme (Fr.) Adı bilinmeyen.Yaratıcısı bilinmeyen.
    Anspruchlos (Al.) Alçak gönüllü , katkısız bir deyişle.
    Antécédant (İng.) Öncül, ilk tem.
    Antécédence (İng.) Öncelik.
    Antécédent (Fr.) Öncül, kılavuz, ilk tem, ana tema.
    Antecendente (İsp.) Öncül ilk tem.
    Antecedently (İng.) Önceden.
    Antefena (Lat.) Bkz. Anthem.
    Antefn (İng.) Bkz. Anthem.
    Anthem (Yun.) Dinsel beste türü.
    Anticipacion (İsp.) Önceden alış.
    Anticipation (Fr.) Önceden, acele eden tutumlu, evme . Erken alış, bir sesi ya da uyguyu zamanından önce duyuruş.
    Anticipazione (İt.) Önceden alış verme.
    Antidactyle (Fr.) Bkz. Anapeste.
    Antienne (Fr.) Bkz. Anthem.
    Antimetrical (İng.) Vezin kuralına aykırı, vezinsiz.
    Antiphona (Yun.) Bkz.Anthem.
    Antiphonaire (Fr.) Romen kilisesi kaynaklı şarkılar.
    Antiphonal (İng.) Karşılıklı ilâhi okuma usulüne ait.
    Antiphonary (İng.) Karşılıklı okunan ilâhi kitabı.
    Antiphonia (Yun.) Sekizliler biçiminde söyleyiş.
    Antiphonic (İng.) Antiphony üslûbunda.
    Antiphony (İng.) Karşılıklı ilâhi okuma yöntemi, üslûbu.
    Antique (İng.) Eski zamana ait.
    Antiquity (İng.) Eski zaman uygarlığı.
    Antistrophe (Yun.) Uyguda ikinci (ortadaki) ses.
    Antitonale (Fr.) Ton dışı.
    Apace (İng.) Çabuk, süratle.
    Apassionata (İt.) Tutkulu bir duyguyla.
    Apathetic (İng.) Duygusuz, cansız.
    Aphones (Yun.) Eski yunanda nüans sürelerini gösteren işaretler.
    Aphonia (İng.) Ses yitimi.
    Aphonie (Yun.) Normal gırtlak sesinde değişme, kaybolma.
    Aphony (İng.) Ses yitimi.
    A piacere (İt.) Bağımsız, çalıcının isteğine bırakılış.
    A piacimento (İt.) Gezinti, serbestiliği ile, yoruma bırakılı.
    Apiece (İng.) Her biri.
    A plaisir (Fr.) Bkz. A piacere.
    Apollo clubs (İng.) Müzik kulübü, derneği.
    Apologue (İng.) Ahlaki öykü.
    Apotome (Fr.) Büyük yarım perde (ses).

    Appareil auditif (Fr.) Dinleme organı.
    Appasionata (İt.) Tutkulu, aşırı istekli ve ateşli bir deyişle.
    Appassionatissimo (İt.) Çok aşırı bir tutkuyla son derece istekle.
    Appassionato (İt.) Tutkulu aşırı istekli ve ateşli bir deyişle.
    Appeau (Fr.) Sesini benzetleyerek kuş tutmaya yarayan düdük.
    Appenato (İt.) Yaslı, üzüntülü.
    Applaud (İng.) Alkışlamak.
    Appoggiare (İt.) Basamak.
    Appoggiatura (İt.) Esas sese bir üst ya da alt derecesine dokunarak geçme. Basamak.
    Appoggiature (Fr.) Bkz. Appoggiatür.
    Appoggiature longue (Fr.) Uzun basamak.
    Appuyer (Fr.) Dayanmak, yüklenmek.
    Apron, apron stage (İng.) Sahnenin perde önü bölümü.
    Aptitude (İng.) Yetenek.
    A punto d'arco (İng.) Yayın ucu ile çalınacağını bildirir.
    A quarter (İng.) Dörtlük.
    A quarter note (İng.) Dörtlük nota.
    A quarter-rest (İng.) Dörtlük sus.
    A quarto (İt.) Dörtlük.
    A quatro (İt.) Dört seli, dört bölümlü.
    Arabesque (Fr.) Süsleme yöntemi.
    Aracto (İt.) Yay ile.
    Arbitrario (İt.) İsteğe bağlı bir deyişle.
    Arbitrary (İng.) İsteğe bağlı.
    Arabitrio (İt.) İsteğe bırakılı.
    Arc. Archet'nin kısaltması.
    Archaisme (Fr.) Bestecilikte eski yöntem ve üslupları benzetleme.
    Archet (Fr.) Yay (arşe).
    Archicembalo (İt.) Eski bir çalgı.
    Archiluth (Fr.) Eski telli bir çalgı
    Archiviole (Fr.) Yaylı (telli) çalgılar ailesi.
    Archlute (İng.) Ut (büyük luthe).
    Arciliuto (İt.) Eski telli bir çalgı.
    Arco (İt.) Yay (arşe).
    Arco ileno (İsp.) Tam yay ile.
    Arco in su (İt.) Yayı iterek.
    Ardency (İng.) İstek, çaba.
    Ardent (İng.) Çabalı, ateşli.
    Ardently (İng.) Çabayla, istekle.
    Ardito (İt.) Canlı.
    Arête (Fr.) Çan'ın kalın ses veren bölgesini çınlatmak.
    Aria (İt.) Araya. Genellikle operalarda insan sesi için yazılan beste biçimi.
    Aria buffa (İt.) Güldürücü arya.
    Aria concertante (İt.) Dinleti aryası.
    Aria d'abilita (İt.) Sesçinin yöntemini, yeteneğini gösterecek nitelikte arya.
    Aria di chiesa (İt.) Kilise aryası.
    Arietta (İt.) Küçük arya.
    Ariette (Fr.) Küçük ezgi, küçük arya.
    Aright (İng.) Doğru, kusursuz.
    Arigot (Fr.) Altı delikli, üflemeli bir askeri müzik çalgısı (küçük flüt gibi).
    Arioso (İt.) Hızı belirli, uzunca etkili bir opera parçası.
    Armatura (İt.) Başlık.
    Armature (Fr.) Başlık.
    Armer la cref (Fr.) Açkıyı başlıklamak (diyez veya bemol koymak).
    Armgeige (Al.) Kol kemanı, alto kemanı.
    Armoneggiare (İt.) Armonize etmek.
    Armonia (İt.) Armoni. Seslerin bileşimi ile ilgili uygu bilimi.
    Armonia moderno (İsp.) Çağdaş armoni.
    Armonica di bocca (İsp.) Ağız mızıkası.
    Armonico (İt.) Armonik.
    Armonizar (İsp.) Armonize etmek.
    Armoniosamente (İt.) Uyumlu bir biçimde.
    Armure (Fr.) Başlık. Açkı ile ölçü gösteren 'rakamlar arasında, dizeğe değiştirme işaretlerini 'koymak.
    Arpa (İt.) Arp.
    Arpégé (Fr.) Arpejlenmiş.
    Arpége (Fr.) Arpej. Uygu seslerini çabukça ardıllama.
    Arpégement (Fr.) Arpejleme.
    Arpéger (Fr.) Arpejlemek.
    Arpeggiare (İt.) Arpejlemek.
    Arpeggiata (İt.) Arpejleme.
    Arpeggiato (İt.) Arpejleme.
    Arpeggiatura (İt.) Arpejlerin ardıllanışı.
    Arpeggieren (Al.) Arpejlemek.
    Arpeggio (İt.) Arpejleme.
    Arpeggione (İt.) G.Staufe'in yaptığı (1823) yaylı ve ' telli bir çalgı.
    Arpeggioted (İng.) Arpejlenmiş.
    Arpegiar (İsp.) Arpejlemek.
    Arpegiato (İt.) Arpejlenmiş.
    Arpegio (İsp.) Arpej.
    Arpinella, arpineta (İt.) Küçük arp.
    Arpista (İt.) Arp çalıcısı.
    Arrengement (Fr.) Uyarım (arrajıman). Bir ses çalgı ' yada topluluk için yazılmış olan bir yapıtı, başka bir 'çalgı veya orkestraya (çalgı topluluğuna) yeniden ' uyarlamak, düzenlemek.
    Arranger (Fr.) Uyarımlamak.
    Arrangieren (Al.) Uyarımlamak.
    Arreglado (İsp.) Bkz. Versiyon.
    Ars antiqua (İt.) Eski sanat.
    Ars nova (İt.) Yeni sanat.
    Arsis (Yun.) Kaldırış.
    Art (İng.) Sanat.
    Articolare (İt.) Tane tane belirterek.
    Articolato (İt.) Belirlenmiş, belirtilmiş.
    Articolazione (İt.) Açık. Sağlam, doğru olarak 'belirterek.
    Articulacion (İsp.) Bkz. Articulation.
    Articulado (İsp.) Belirlenmiş, belirtilmiş.
    Articular (İsp.) Tane tane belirterek.
    Articulate (İng.) Heceleri ayırarak söylemek.
    Articulation (Fr.) Acık, Sağlam, doğru olarak belirterek.
    Articulé (Fr.) Belirlenmiş, belirtilmiş.
    Articuler (Fr.) Tane tane belirterek.
    Artifice (Fr.) İşleme, geçiş noktası.


    Artikulation (Al.) Bkz. Articulation.
    Artikulieren (Al.) Tane tane belirterek.
    Artiste (Fr.) Artist. Sanatçı.
    Artistic (İng.) Sanatkârane, güzel sanatlara ait.
    Artistique (Fr.) Güzel sanatlarla ilgili.
    Artistry (İng.) Sanat yapıtları, sanat yeteneği, güzel sanatlarla ilgilenme.
    As (Al.) La bemol.
    Asas (Al.) La çift bemol.
    Ascend (İng.) Çıkıcı.
    Ascendant (Fr.) Çıkıcı.
    Ascendente (İt.) Çıkıcı.
    Ascending (İng.) Çıkıcı.
    As-dur (Al.) La bemol majör.
    A serie of arpeggios (İng.) Arpejli uygular sıralanışı, serisi.
    Ases (Al.) La çift bemol.
    A sharp (İng.) La diyez.
    A short fugue (İng.) Kısa küçük füg.
    Asiatique (Fr.) Doğuya özgü.
    Aside (İng.) Sahnede kendi kendine söyleme.
    A sixteenth (İng.) Onaltılık.
    A sixtyfourth (İng.) Altmışdörtlük.
    As-moll (Al.) La bemol minör.
    Aspiration (Fr.) Soluk alma. Bir parça çalınırken veya okunurken, belli yerlerde soluk alma.
    Aspirer (Fr.) Soluk almak.
    Assai (İt.) Çok, pek.
    Assai vivace (İt.) Çok çabuk.
    Assiemo (İt.) Ses beraberliği, ses birliği.
    Assonance (Fr.) Uyum. Söz uyumu.
    Atabal Davul.
    Atabal turgues (İsp.) Türk davulu.
    A tempo (İt.) İlk tempoya, önceki tempoya.
    Athématique (Fr.) Temasız.
    Athematisch (Al.) Temasız.
    Atonal (Fr.) Eksensiz (tonsuz).
    Atonalité (Fr.) Eksensizlik (tonsuzluk).
    A tre (İt.) Üçüzlü, üçü bir arada.
    A tre mona (İt.) Üç elle.
    A tre parti (İt.) Üç bölümlü, üç partili.
    A tre voci (İt.) Üç sesli.
    Attacca (İt.) Giriş.
    Attacca subito (İt.) Hemen gir.
    Attacca subito il seguente (İt.) Hemen ikinciye girilecek, geçilecek.
    Attach (İng.) Bağlamak.
    Attaque (Fr.) Atılış, kapılış, algılayış.
    Attaquer (Fr.) Atılmak, kapmak, algılamak.
    Attention (Fr.) Dikkat (et).
    At the cotave (İng.) Bir sekizli üstten.
    A thirtysecond (İng.) Otuz ikilik süre.
    Attitude (Fr.) Bale'de bacağın arkaya atılışı.
    Attractif(ive) (Fr.) Diğer dereceleri belirleyen ilk nokta.
    Attune (İng.) Uyumlamak.
    Aubade (Fr.) Şafak sökerken çalınan müzik.
    Aube (Port.) Bkz. Aubade.
    Audace (Fr.) Korkusuz, kesin bir deyişle.
    Audible (Fr.) Dinlenilebilir.
    Audince (İng.) Duyma (işitme).
    Audiofrequency (İng.) Ses dalgalarının frekansı.
    Audiometer (İng.) Ses kuvvetini ölçen aygıt.
    Auditeur (Fr.) Dinleyici.
    Auditon (Fr.) Dinleyiş ilk dinleti.
    Auditive (İng.) İşitmeye ait.
    Auditoire (Fr.) Dinleyenler.
    Auditor (İng.) Dinleyici.
    Auditory (İng.) Dinleme salonuna ait.
    Auditorium (Lat.) Dinleti salonu.
    Aufgeweckt (Al.) Canlı, çabuk, çevik.
    Auflösungszeichen (Al.) Bekar, bkz. Bécarre.
    Aufstrich (Al.) Bkz. Poussê.
    Auftakt (Al.) Eksik ölçü.
    Aufloesung (Al.) Çözülme (armonide).
    Aufsteigend (Al.) Çıkıcı.
    Augmentation (Fr.) Artırım.
    Augment (İng.) Artık.
    Augmenté (Fr.) Artık.
    Augmented interval (İng.) Artık aralık.
    Augmenter (Fr.) Artırmak.
    Auhang (Al.) Bitim eki, bölümü, Coda.
    Aulête (Fr.) Aulos çalıcısı.
    Aulos (Yun.) Eski bir çalgı.
    Aural (İng.) Kulak veya duyma organına ait.
    Auriculaire (Lat.) Elin beşinci parmağı, (piyanoda beşinci, kemanda dördüncü parmak).
    Ausdruck (Al.) Anlatım, deyi.
    Ausdrucksvoll (Al.) Anlatımlı, deyili.
    Ausführen (Al.) Çalmak.
    Ausführer (Al.) Çalıcı, çalgı çalan.
    Ausführung (Al.) Çalış, çalma.
    Ausgehalten (Al.) Dayangan, devam ettirilen.
    Au signe (Fr.) İşarete (senyö işaretine).
    Ausserts lebhaft (Al.) En son hızlılıkla.
    Ausweichung (Al.) Eksen değiştirme.
    Ausweichung der stimme (Al.) Eksen değiştiriş (ton değiştiriş).
    Authente (Yun.) En eski.
    Authentique (Fr.) Doğru, gerçek, belgelenmiş.
    Auto bass cord section (İng.) Otomatik bas, uygu (akor) bölümü.
    Autographe (Fr.) Kendi eliyle yazılmış.
    Autoharp (İng.) Uygu çalan bir çeşit arp.
    Ave (Lat.) Selâm, selâm duası.
    Ave maria (Lat.) Selam, ey Meryem!
    Ave, Regind caelorum (Lat.) Selam "Göklerin kraliçesi" Meryem Ana için.
    A vide (Fr.) Açık telde, parmaklar tele basılmadan yay çekiş.

    Avoid (İng.) Sakınmak, kaçınmak.
    Avoidance (İng.) Sakınma, kaçınma.
    A whole (İng.) Birlik.
    A work (İng.) Yapıt.
    Awwâda (Fas.) Kamış flüt.
    Azione sacra (İt.) Oratoryo. Çalgı müziği eşliğinde 'söylenmek üzere koro için yazılmış, Genellikle kutsal konulu bir dram türü.


     
  2. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları
    Si bemol.
    Baborak (Çek.) Bohemya halk dansları.
    Bacchanale (Lat.) Şarap tanrısı Baküs onuruna düzenlenen bağbozumu şenliği.
    Bacchetta (İt.) Değnek, çubuk.
    Bachelor of music (İng.) Müzik Doktoru ndan önceki akademik unvan.
    Bacchic (İng.) Baküs törenlerine ait.
    Bachique (Lat.) Bir müzik parçasını belirleyen nitelik (çoklukla ses müziğinde ünlü şarap ve bağbozumu şenlikleriyle ilgili olan).
    Backdrop (İng.) Sahnede arka perde.
    Background (İng.) Bir caz yapıtında, kimi zaman bir soloya (esas ezgiye) doğaçlama eşlik.
    Backstage (İng.) Perde gerisinde, sahnenin arka plânında.
    Badinage (Fr.) Sevinçli, şakacı.

    Basse-danse (Fr.) Yürüyerek ve ayakları kaydırarak yapılan bir dans.
    Basse chiffrée (Fr.) Rakamlı bas.
    Basse continue (Fr.) Sürekli bas.
    Basse voice (İng.) En kalın erkek sesi.
    Bassi (İt.) Bas çalgılar hep birlikte.
    Basset-horn (İng.) Alto klarnet.
    Bassetthorn (Al.) Alto klarnet.
    Bass klarinette (Al.) Bas klarnet.
    Basso (İt.) En kalın erkek sesi.
    Basso accompagnant (Fr.) Eşlikçi bas.
    Basso continuo (İt.) Sürekli bas.
    Basso contrainte (Fr.) Sürekli bas.
    Basso figuree (Fr.) figürlü, işlemli bas.
    Basso fondamentale (Fr.) Temel bas.
    Basson (Fr.) Fagot, çift kamışlı soluklu bir çalgı.
    Bassoniste (Fr.) Fagot çalgısı.
    Basson-quinte (Fr.) Küçük fagot.
    Basso obstinée (Fr.) Direngen bas.
    Bassoon (İng.) Fagot.
    Bassoon player (İng.) Fagot çalıcısı.
    Basso ostinato (İt.) Direngen bas.
    Basso ripieno (İt.) Eşlik eden bas.
    Basstimme (Al.) Kalın erkek sesi.
    Basstuba (Al.) Alaşımlı üflemeli çalgı, tuba.
    Bassus (Fr.) Eskiden çok sesli topluluğun ciddi partilerine verilen ad.
    Bass viol (İng.) Viyolonsel.
    Basso (İng.) Kalın ses (kalın sesli olan).
    Bataille (Fr.) Programlı müzik biçimi.
    Bateria (İsp.) Vuruşlu çalgılar.
    Baton (Fr.) Dizeği eğri olarak kesen kalın çizgi, susulacak ölçü sayısı üstüne rakamla yazılır.
    Battant (Fr.) ****l parça (Çana vuran).
    Battement (Fr.) 1) Çift tril. 2) Balede bacağı kaldırma hareketi.
    Batteria (İt.) Vuruşlu çalgılar.
    Batterie (Fr.) Vuruşla çalgılar. Gitarın tellerine vurarak çalma yöntemi.
    Batteur de mesure (Fr.) Onsekizinci yüzyılda Fransa'da orkestra yönetkenlerine verilen ad.
    Battimento (İt.) Çift tril.
    Battre (Fr.) Vurmak.
    Battre la mesure (Fr.) Ölçü vurmak.
    Battuta (İt.) Ölçü. Müzik parçasının eşit süreli bölümleri. Ölçü vurmak.
    Babend (Al.) Titreyerek.
    B douple flat (İng.) Si çift bemol.
    B douple sharp (İng.) Si çift diyez.
    B-dur (Al.) Si bemol majör.
    Bearbeitung (Al.) Bkz. Version.
    Beat (İng.) Ölçü birimi, vuruş. Swing için cazda kullanılır.
    Beaux-arts (Fr.) Güzel sanatlar.
    Bebisation (Fr.) Ba, be, ce, de, me, fe, ge, heceleriyle ses eğitimi (solfej) yapmak.
    Bebung (Al.) Tremolo.
    Bec (Fr.) Bek. klarnet ve saksofonun kamışlı bölümü.
    Bécariser (Fr.) Bekarlamak, eski durumuna getirmek.
    Bécarre (Fr.) Bekar. Değişime uğramış notayı eski durumuna getiren işaret.
    Becken (Al.) Zil.
    Becuadro (İsp.) Bekar. Bkz. Becarre.
    Bedeckt (Al.) Örtülü, boğuk.
    Bedon (Fr.) Trampete benzeyen eski bir vurmalı çalgı.
    Bedrohlich (Al.) Korkutma, gözdağı verme çalımı ile.
    Beffroi (Fr.) Anıtsal bölüm (Çanları korumakla ilgili).
    Begleiten (Al.) Eşlik etmek.
    Begleiter (Al.) Eşlikçi, eşlik eden.
    Begleitet (Al.) Eşliğinde.
    Begleitung (Al.) Eşlik.
    Behaglich (Al.) Sevimli.
    Beherzt (Al.) Kararlı.
    Beklemmt (Al.) Sıkıntıcı, baskıcı.
    Bel canto (İt.) Güzel şarkı, güzel söyleme yöntemi, yeteneği.
    Belebt (Al.) Canlı.
    Belebent (Al.) Canlandırarak.
    Belebter (Al.) Kıvrak, daha canlı.
    Beliebt (Al.) Sevimli.
    Bell (İng.) Çan, zil, çıngırak.
    Bell clapperr (İng.) Çan dili, çan tokmağı.
    Bellows (İng.) Körük.
    Bémol (Fr.) Önüne konulduğu notayı yarım ses kalınlaştıran işaret.
    Bemolisar (İt.) Bemollemek.
    Bemolizar (İsp.) Bemollemek.
    Bémoliser (Fr.) Bemollemek.
    Bemolle (İt.) Bemol.
    Ben (İt.) İyi, çok, pek, pek çok takısı.
    Ben cantato (İt.) İyice şarkılı, ezgili.
    Bendir (Ar.) Trampet.
    Bênêdicitê (Fr.) Bkz. Benedictus.
    Bênêdictins (Fr.) Bu manastıra, üsluba bağlı olan.
    Benediction (İng.) Kilise törenlerinin sonunda okunan bereket duası.
    Benedictus (İng.) Mezmur (118-26) ve Matta (21-9) 'dan alınan ilâhi, Luka (1-68) Zekeriya'nın ilâhisi, bu ilâhilerden herhangi biri için yapılan beste.
    Benedictus (Lat.) Sanctus' un ikinci ve messe' nin dördüncü bölümü. "Kutsamak."
    Ben legato (İt.) İyice bağlı.
    Ben marcato (İt.) İyice belirterek.
    Ben misurato (İt.) Çok ölçülü.
    Ben staccato (İt.) Çok kesik kesik.
    Ben tenuto (İt.) İyice tuta tuta.
    Bequadro (İt.) Bekar. Bkz. Becarre.
    Bêquille (Fr.) Bkz. Fourchettes.
    Berceuse (Fr.) Ninni.
    Bergamasca (İt.) Bergamo kaynaklı eski bir İtalyan dansı.
    Bergamasque (Fr.) Bkz. Bergamasca.
    Bergerette (Fr.) Şarkı türü.
    Bergerie (Fr.) Bkz.Bergeritte.
    Bergkreyen (Al.) Eski (beğenilen) dans şarkıları.
    Berloque (Fr.) Vurma çalgılara başlangıçta işaret vermemek.
    Beruhigend (Al.) Durgunlaşarak.
    Beruhigung (Al.) Sessiz, durgun.
    Besançon (Fr.) Geleneksel bir şarkı.
    Beseelt (Al.) Canlı.
    Bestimmt (Al.) Belirli.
    Betonung (Al.) Vurgu.
    Betruebt (Al.) Bitkin, üzüntülü.
    Bewegt (Al.) Kaygılı, tasalı.
    Bewegter (Al.) Daha kaygılı, daha tasalı.
    Bianca (İt.) İkilik nota.
    Bibliographie musicale (Fr.) Müzikle ilgili yayınlar.
    Bibliothêques musicales (Fr.) Müzik kütüphanesi.
    Bichromatique (Fr.) Eşit çeyrek sesler sırasıyla oluşan yöntem.
    Bicinium (Lat.) Çok eski iki ses bir tür.
    Biegsamkeit der stimme (Al.) Bkz. İnflexion.
    Bien accordé (Fr.) Uyumlu, akordu düzgün, yerinde.
    Bilina (Rus.) Eski Rus destanını veya efsanesini içeren halk şarkısı.
    Binaire (Fr.) İkiye bölüne bilme, değerler için (2,4,8,16,32,64).
    Bind (İng.) Bağ.
    Bindbogen, bindung (Al.) Bağ.
    Biniou (Fr.) Gaydaya benzeyen çalgı, tulum, zurna.
    Bis (Lat.) İki kez.
    Biscroma (İt.) Otuz ikilik.
    Biseau (Fr.) Üflemeli çalgılarda ağızla üflenen yer.
    Bisser (Fr.) Yinelemek.
    Bithématisme (Fr.) İki değişik temanın kullanılması, çift temalık.
    Bittend (Al.) Yalvararak.
    Bitter (Al.) Acılı, acı ile.
    Biucolo (İt.) Küçük büğlü.
    Biwa Japonya'da kullanılan telli bir çalgı.
    Blanca (İt.) İkilik nota.
    Blanche (Fr.) İkilik nota.
    Blechinstrumente (Al.) Bütün alaşımlı çalgılar.
    Blechmusik (Al.) Fanfar, yalnız alaşımlı soluklu çalgılardan kurulu takım.
    Black keys (İng.) Siyah tuşlar (klavyede).
    Block flöte (Al.) Blok flüt, bugün ilk müzik eğitimi basamağında önem kazanmış, soluklu çocuk çalgısı.
    Blouser (Fr.) Timballere vurmak.
    Blow (İng.) Üflemek, ıslık çalmak.
    Blower (Fr.) Üfleyici, körük.
    Blue note (Fr.) Dizinin üçüncü ve yedinci derecesi (ki dizinin modunu gösterir).
    Blues (İng.) Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı
    B - moll (Al.) Si bemol minör.
    Bobisation (Fr.) Bkz. Bobisationen.
    Bobisationen (Al.) La, si b, do, re, mi, fa, sol, yerine la, be, ce, de, me, fe, ge, hecelerini kullanarak okumak.
    Boca cerrada (İsp.) Bkz. Bouche fermee.
    Bocca (Fr.) Kapalı ağız ile.
    Bocca chiusa (İt.) Bkz. Bouche fermee.
    Bocal (İt.) Bkz. Bec.
    Bocane (Fr.) Eski bir saray dansı.
    Bocédisation (Fr.) Ut, re, mi, fa, sol, la, si, 'yerine bo, ce, di, ga, lo, ma, mi, hecelerini kullanarak okumak.
    Bocedisieren (Al.) Bkz. Bocédisation.
    Bockstriller (Al.) Titretmek (keçi sesi gibi).
    Bodon (İt.) Çıngıraklı davul.
    Bogen (Al.) Yay arşe.
    Bogenstrich (Al.) Yay çekiş.
    Bois (Fr.) Üflemeli çalgılar.
    Boisseau (Fr.) Üfleme çalgılarda, soluğun toplandığı boru.
    Boite â musique (Fr.) Müzik atölyesi.
    Boîte expressive (Fr.) Bütün işlemlerin tamamlandığı atölye.
    Boleras (İsp.) İspanyol halk dansı.
    Bolero (İsp.) Kıvrak bir İspanyol dansı.
    Bombarde (İt.) Eski bir org, sonraları alaşımlı çalgılara da denilmiştir.
    Bombardon (İt.) Üflemeli kontrbas.
    Bonang (****.) Birçok küçük gonktan oluşan (10-14) **** çalgısı.
    Borea (İt.) İki zamanlı eski bir köylü dansı.
    Bongo (İng.) Caz müziğinde kullanılan iki küçük uzun trampet.
    Boogie-woogie (İng.) Caz müziğinde bir piyano çalma yöntemi.
    Bop (İng.) Bir caz üslûbu.
    Boston emêricain (Fr.) Üç zamanlı ağır bir vals.
    Bouché (Fr.) Boğuk, kapalı ses.
    Bouche fermée (Fr.) Burun, sesiyle, ağız kapalı olarak ezgiyi okumak.
    Bouffe (Fr.) Güldürücü.
    Bouquin (Fr.) Çok eski üflemeli bir çalgı.
    Bourrée (Fr.) İki zamanlı eski bir köylü dansı.
    Boursette (Fr.) Org'da havanın kaçmasını önleyen parça.
    Bourdon (İng.) Kalın ve tek sesli ezgi, org'da kalın sesli notalar.
    Bourree (Fr.) Dört zamanlı, neşeli bir Fransız dansı.
    Boutade (Fr.) Balede doğaçlama veya çalgı için küçük beste.
    Bow (İng.) Yay arşe.
    Bow instrument (İng.) Yaylı çalgılar.
    Boyau (Fr.) Yaylı çalgılarda kullanılan (yaydaki) kılların koyun bağırsağından yapılması.
    Br. (İt.) Braccio'nun kısaltması.
    Braccio (İt.) Viyola.
    Brando (İt.) Bkz. Branle.
    Branle (Fr.) Eski bir dans.
    Bransle (Fr.) Eski bir dans.
    Brass (İng.) Pirinç, madeni, alaşımdan yapılmış çalgılar.
    Brass-band (İng.) Fanfar.
    Bratsche (Al.) Viyola.
    Bravo (İt.) Beğeni duygusunu belirten sözcük.
    Bravoure (Fr.) Sanatta beceri, korkusuzluk.
    Brawl (İng.) Bkz. Branle.
    Brayer (Fr.) Çan dilini tutan deri kolon.
    Break (İng.) Seçilmiş ritim biçimi veya ezgi (cazda).
    Breath (İng.) Soluk, soluk almak, soluk vermek.
    Breit gestrichen (Al.) Tam yay ile.
    Breloque (Fr.) Bkz. Berloque.
    Bréve (Fr.) İki tane birlik değere eşit nota.
    Breviare (Fr.) Dinsel tören sırasının özetlenmiş bölüm başlıkları.
    Brevis (Lat.) Birlik nota.
    Bridge (İng.) Yaylı çalgılarda eşik.
    Brillant cadence (İng.) Çiçekli durgu (kadans).
    Brillante (İt.) Parlak bir çalışla.
    Brindisi (İt.) Ön çalış, içki şarkısı.
    Brio (İt.) Canlı, atılgan.
    Briolage (Fr.) Folklor terimi (çiftçiyi cesaretlendiren bir şarkı).
    Brisê (Fr.) Dört sesli bir uygunun (do-mi-sol-do) sıralanış biçimi do-sol-mi-do, sol-mi-do-sol vd.
    Brioso (İt.) Canlı ve sürükleyici bir çalışla.
    Brisure (Fr.) Kemanda bir çalış yöntemi, uzak aralıklara ve tellere atlayarak.
    Broder (Fr.) İşlemek.
    Broderie (Fr.) İşleme.
    Broderie chromatique (Fr.) Kromatik işleme.
    Broderie diatonique (Fr.) Diatonik işleme.
    Broderie inférieure (Fr.) Alt işleme.
    Broderie supérieure (Fr.) Üst işleme.
    Broken cadence (İng.) Kırık durgu (kadans).
    Bruit (Fr.) Müzik dışı ses (gürültü).
    Bruitage (Fr.) Bir filme belirli biçimde eşlik eden ses öğesi.
    Brummstimme (Al.) Bkz. Bouche fermée.
    Brunette (Fr.) Ses için küçük bir beste.
    Brusque (Fr.) Eski bir Fransız dansı.
    Bruststimme (Al.) Göğüs sesi.
    B-sharp (İng.) Si diyez.
    Buccin (İng.) Bkz. Buccina.
    Buccina (Lat.) Eski Romalıların kullandığı soluklu bir çalgı.
    Buccine (İng.) Bkz. Buccina.
    Buflle (Fr.) Klavyeli aletler için, bufalo'dan yapılan ince deri.
    Buffo (İt.) Güldürücü, komik, soytarı.
    Buffoon (İng.) Soytarı, komik.
    Bugaku (Jap.) Bkz. Gagaku.
    Bugarija (Bul.) Tamburaya benzeyen Bulgar halk çalgısı.
    Bugle (Fr.) Büğlü.
    Buisine (Fr.) Alaşımlı çalgılara verilen ad.
    Bunraku (Jap.) Müzikli oyun.
    Burden (İng.) Giriş, yinelenen.
    Burla (İt.) Sevimli, şakacı bir deyişle.
    Burlesca, burlascamente (İt.) Tekerleme, deyiş yarış, güldürücü nitelikte.
    Burlesque (Fr.) Tekerleme, güldürücü karşılık.
    Burletta (İt.) Komik, güldürücü küçük müzikli oyun ya da bu tür müzik parçalarına verilen ad.
    Buxany (Yun.) Bkz. Buccina.
    Bügelhorn (Al.) Büğlü, küçük büğlü.

     
  3. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Badiner (Fr.) Şaka etmek.
    Badinerie (Fr.) Şakacı.
    Baerentanz (Al.) Ayı oyunu.
    Baeuerisch (Al.) Bkz. Rustico.
    Bagatella (Fr.) Küçük bir müzik parçası türü.
    Bagpipe (İng.) Tulumlu flavta.
    Bague (Fr.) Yayı (arşe) yükseltici bölüm, parça.
    Baguette (Fr.) Değnek. çubuk.
    Bailador (İsp.) Bale yapan erkek.
    Baile (İsp.) Balo, dans salonu.
    Bailerina (İsp.) Bale yapan kadın.
    Bailete (İsp.) Bale.
    Baisser (Fr.) Alçaltmak, azaltmak, indirmek.
    Bajo (İsp.) En kalın erkek sesi.
    Bajon (İsp.) Fagot.
    Bajo tanor (İsp.) Basın üstündeki erkek sesi.
    Bakelite (İng.) Bakalit, fildişi veya kemik yerine kullanılan suni reçine.
    Bal (Fr.) 1) Balo, dans salonu. 2) Lirik biçim olup çalgı için yazılmış dans müziğine verilen ad.
    Balafon Xylophone'a Sudan'da verilen ad.
    Balag Sümerler devrinde bir vurmalı çalgı.
    Balalaika (Rus.) Üçgen biçimde üç telli bir çalgı.
    Balancement (Fr.) Salınma.
    Balancer (Fr.) Sallamak.
    Ballabile (İt.) Küçük bale çeşidi.
    Ballade (Fr.) Bkz. Ballata.
    Ballad-opera (İng.) Çoğu bölümleri halk müziğine yaslı yöresel opera (İngilizlere özgü).
    Ballancement (Fr.) Salınma.
    Ballare (Lat.) Dans etmek.
    Ballata (İt.) Serbest biçimde ses yada çalgı yapıtı. Çok eskiden dans şarkısı iken, bugün halk müziğinde aşk şarkısı.
    Ballerina (İt.) Bale yapan kadın.
    Ballet (Fr.) Bale, dans, hareket ve mimiklere anlatılan sözsüz müzikli oyun.
    Ballet dancer (İng.) Bale oyuncusu.
    Ballet de Cour (Fr.) Saray eğlencesi, krallık şenliği.
    Ballet master (İng.) Bale yönetkeni.
    Ballet meister (Al.) Bale yönetkeni.
    Ballett (Al.) Bale.
    Balletto (İt.) Bale.
    Ballizein (Yun.) Dans etmek.
    Ballo (İt.) Dans, dans ezgisi.
    Ballon (Fr.) Bale salonu.
    Balroom (İng.) Bale salonu.
    Ban (Fr.) Boru takımında, trampetlerin ve boruların nöbetleşe çalışı.
    Banalité (Fr.) Bayağılık.
    Band (İng.) Bando.
    Banda (İt.) Bando, soluklu ve vuruşlu çalgılardan kurulan müzik topluluğu.
    Bande (Al.) Bando.
    Bandmaster (İng.) Bando yönetkeni.
    Bandolin (İsp.) Mandolin.
    Bandoura (Fr.) Telli bir çalgı.
    Bandura (Port.) Mandolin.
    Bandurria (İsp.) Gitara benzeyen eski bir çalgı.
    Banjo (Fr.) Banço, telli bir çalgı, eskiden caz müziğinde kullanılırdı.
    Banjoist (İng.) Banço çalıcısı.
    Banjorine (İng.) Kısa saplı banço.
    Banzai (Jap.) Japonlara özgü bir alkış nidası.
    Baqueta (İsp.) Değnek, çubuk.
    Bar (İng.) Ölçü çizgisi.
    Baraban (Rus.) Davul.
    Barbition (Fr.) Bkz. Barbitos.
    Barbitos (Yun.) Eski telli bir çalgı.
    Barcarole (İt.) Barkarol. Gemici veya gondolcü şarkısı.
    Barcarolle (Fr.) Bkz. Barcarole.
    Bard (İng.) Saz şairi.
    Bardes (Fr.) Ozan. Şiir ve şarkı söyleyen.
    Bardit (Fr.) Bardes'lere denir.
    Baril (Fr.) Klârinette bek'ten sonraki küçük bölümün adı.
    Barde (Fr.) Kelt ozanı.
    Bariton (Yun.) 1) Erkek sesi. 2) Soluklu, alaşımlı çalgı.
    Baritone (İng.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
    Baritoner (Fr.) Değnek, çubuk. Baritonlaşmak.
    Baritono (İt.) Bariton, basın üstündeki erkek sesi.
    Baritono imperial (İsp.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
    Barkarole (Al.) Gondolcü veya gemici şarkısı.
    Bar-line (İng.) Ölçü çizgisi.
    Baroque (Fr.) Müzikte süsleme öğesinin önem kazandığı çağ (XVI.yy.)
    Barré (Fr.) Gitar veya mandolin çalarken, işaret parmağını birkaç tele birden basmak.
    Barre d'harmonie (Fr.) Kemanın göğsüne boylu boyunca köknardan yapıştırılan (ince uzun çubuk) bölüm.
    Barre de mesure (Fr.) Ölçü çizgisi.
    Baarre de séparation (Fr.) Ayırma çizgisi.
    Baryton (Fr.) 1) Basın üstündeki erkek sesi. 2) Alaşımlı' soluklu çalgı.
    Barytonhorn (Al.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
    Bas-dessus (Fr.) Eskiden Mezzo-Soprano sesine verilen ad.
    Bass (İng.) Bas, kalın ses.
    Basis (Fr.) Bkz. Bassus.
    Bass clarinet (İng.) Bas klarnet.
    Bass-drum (İng.) Kalın ses veren büyük davul.
    Bass klarnette (Al.) Bas klarnet.
    Basse (Fr.) En kalın erkek sesi.
    Basse d' Alberti (Fr.) Alberti bası, piyanoda sağ elin ezgiyi çalarken sol elin hep aynı biçim uygular tutması.
     
  4. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    1) Dört zamanlı ölçüyü gösterir. 2) Do.
    Cabaletta (İt.) Çekici, ince bir ezgidir.
    Cabalette (Fr.) Bkz.cabaletta.
    Cabrette (Fr.) Tulum, zurna, gayda.
    Caccia (İt.) Av, av ile ilgili.
    Cachucha (İsp.) Bir İspanyol dansı.
    Cachoucha (Fr.) Bkz.cachucha.
    Cacophonie (Yun.) Uyumsuzluk, kakışma.
    Cacophony (İng.) Bkz.cacophonie.
    Cadence (Fr.) Durgu (kadans).
    Cadence finale (Fr.) Bitim, bitiriş durgusu (kadansı).
    Cadence fleurie (Fr.) Çiçekli durgu.
    Cadence harmonique (Fr.) Armonik durgu.
    Cadence imparfaite (Fr.) Eksik, yarım durgu.
    Cadence interrompue (Fr.) Kesik durgu.
    Cantatriz (İsp.) Kadın sesçi.
    Cantarella (İt.) Bkz. Cantarela.
    Cante flamenco Bkz. Andalousie.
    Cante jombo Bkz. Andalousie.
    Canterina (İt.) Kadın sesçi.
    Canticum (Lat.) İlahi.
    Cantiga (İsp.) Konusunu İncil'den alan dinsel şarkı.
    Cantilation (Fr.) İlk dinsel ezgi biçimi.
    Cantilena (İt.) Ezgi, şarkı.
    Cantilêne (Fr.) Ezgi, şarkı.
    Cantique (Fr.) Kanonik. Bkz. Canon.
    Canto (İt.) Ezgi, şarkı.
    Canto d'amore (İt.) Aşk şarkısı.
    Canto de amor (İsp.) Aşk şarkısı.
    Canto fermo (İt.) Verilen ezgi.
    Canto firme (İsp.) Verilen ezgi.
    Cantor (İsp.) Erkek sesçi.
    Cantore (İt.) Erkek sesçi.
    Canturriar (İsp.) Yarım sesle söylemek.
    Cantus (Lat.) Ezgi.
    Cantus firmus (Lat.) Tema, verilen ezgi, koro şarkısı.
    Cantus figuratus (Lat.) Koro şarkısı.
    Cantus planus (Lat.) Tek sesli koro şarkısı.
    Canzon (İsp.) Şarkı, ezgi.
    Canzona (İt.) İtalyanlara özgü bir şarkı türü, çalgı müziği olarak ta kullanılır.
    Canzone (İt.) Şarkı.
    Canzone popolare (İt.) Halk şarkısı.
    Canzonetta (İt.) Küçük canzona anlamında, küçük şarkı
    Canzonette (Fr.) Bkz.canzonetta.
    Capella (İt.) Kilisede bir bölüm. Bir müzik parçasını seslendiren çalgı topluluğu.
    Capella chinese (İt.) Çıngıraklı sopa.
    Capo (İt.) Baş, parçanın başı.
    Capodastro (İt.) Gitarda sapına takılarak aktarmaya yarayan araç.
    Capriccio (İt.) Geçici hevesi tanımlayan bir sözcük, serbest biçimde çalgı müziği türü olarak kullanıldı.
    Capriccioso (İt.) Geçici bir heves duygusu ile.
    Caprice (Fr.) Bkz. Capriccio.
    Capricho (İsp.) Bkz. Capriccio.
    Carezzando (İt.) Piyano, org v.b. çalgıların dokunçlarını okşar gibi.
    Carezzevole (İt.) Usulca okşayarak.
    Caribo (İt.) XIII-XIV. Yüzyılda İtalya'da kullanılan bir dans ezgisi.
    Carillon (Fr.) 1) Çan çalgısı. 2) Verilen ezgiye bir ince bir kalın sesin sürekli olarak eşlik etmesi.
    Carilloneur (Fr.) Çan çalıcısı.
    Carmangnole (Fr.) Fransa'da çıktığı kentin adı olan ihtilal şarkısı (XVI.yy.).
    Carnaval (İt.) Müzikli eğlence.
    Carnyx (Fr.) Eski bir trompet.
    Carol (İng.) Sevinç ezgisi (Noel ilâhisi). Çok sesli bir şarkı.
    Carole (Fr.) Eski bir dans adı.
    Carrée (Fr.) İki tane birlik değere eşit nota.
    Carrure (Fr.) Dört zamanlı ölçü ve dört ölçülük bir müzik cümlesi.
    Cassation (Fr.) Bir çeşit serenat.
    Cassazione (İt.) Bir çeşit serenat.
    Castagnette (Fr.) Kastanyet, kaşık.
    Castanet (İng.) Kastanyet.
    Castaneta (İsp.) Kastanyet.
    Castanheta (Port.) Kastanyet.
    Castrat (Fr.) Sesi için hadım edilmiş erkek.
    Castrato (İt.) Bkz.castrat.
    Catch (İng.) İngilizlere özgü güldürücü sözlü bir rond.
    Catgut (İng.) Bağırsak kirişi, çalgı teli.
    Catena di trilli (İt.) Triller zinciri.
    Cathedral chimes (İng.) Çan sesi veren bir çeşit çalgı.
    Cathedral music (İng.) Anglikan kilisesi müziği.
    Cauda (Lat.) Bitim eki, koda.
    Cavata (İt.) Bkz. Cavatina.
    Cavelleto (İt.) Keman eşiği.
    Cavatina (İt.) Lirik deyili küçük raya.
    Cavatine (Fr.) Bkz. Cavatina.
    C barrê (Fr.) Çizgili C, yarı yarıya kısaltılan ölçü değeri.
    C clef (İng.) Do anahtarı açkısı.
    Cebel (İng.) Eski bir dans.
    Cêder (Fr.) Bkz. Allargando.
    C douple flat (İng.) Do çifte bemol.
    C dople sharp (İng.) Do çift diyez.
    C-dur (Al.) Do majör.
    Cader, cedez (Fr.) Tutarak.
    Celeramente, celere, celerita (İt.) Girgin, girginlikle.
    Cêlesta (İt.) Piyanoyu andıran klavyeli küçük bir çalgı, piyanodan üç oktav daha küçüktür.
    Cellist Violoncellist'in kısalması.
    Cello (İt.) Violoncello'nun son iki hecesi, kısaca cello (çello) da denir.
    Cembal d'amour (Fr.) G.Silbermann'ın on sekizinci yy.da oluşturduğu piyanonun adı.
    Cembali (İt.) Zil.
    Cembalo (İt.) 1) Vurmalı bir Macar halk çalgısı. 2) clavicembalo'nun kısaltması.
    Cencerro (İsp.) Def zili.
    Cento (Lat.) Bkz. Centon.
    Centon (Fr.) Dermece, derlenti.
    Centone (İt.) Dermece.
    Centoniser (Fr.) Derlemek, derlemeci.
    Centonizare (İt.) Derlemek, derlemeci.
    Cercar la nota (İt.) Notayı aramak.
    Cercle harmonique (Fr.) Beşliler dairesinde ardıllanmış, armonik değirmi.
    Cervelas (Fr.) Basson ailesinden eski bir çalgı.
    Ces (Al.) Do bemol.
    Ceses (Al.) Do çift bemol.
    Ces-moll (Al.) Do bemol minör.
    Cesure (Fr.) Müzik cümlesinde duruş, susuş, dinlenme.
    C flat (İng.) Do bemol.
    Chaconne (Fr.) Eski bir dans.
    Chalumeau (Fr.) Kamış düdük , kaval, klarnetin kalaktan önceki bölümünün adı.
    Chamade (Fr.) Askeri trampet takımı ile çalınan sinyal.
    Chamber cantata (İng.) Oda kantatı.
    Chamber music (İng.) Oda müziği.
    Chambre (Fr.) Oda.
    Change (Fr.) Bkz. Muta.
    Changement (Fr.) Bkz. Mutation.
    Changing note (İng.) Geçit notası.
    Chanson (Fr.) Şarkı.
    Chanson d'amour (Fr.) Aşk şarkısı.
    Chanson de geste (Fr.) Savaş şarkısı. Kahramanlara ait.
    Chansonnette (Fr.) Küçük şarkı.
    Chansonnier (Fr.) Saz şairi, şarkı bestecisi.
    Chanson polyphonique (Fr.) Çok sesli şarkı.
    Chanson populaire (Fr.) Halk şarkısı.
    Chant (Fr.) Şarkı, ezgi.
    Chant ambrosien (Fr.) Ambros şarkısı.
    Chant choral (Fr.) Koro şarkısı.
    Chanter (Fr.) Şarkı söylemek.
    Chanterelle (Fr.) Yaylı çalgıların en ince teli, kemanın mi teli.
    Chanteur (Fr.) Erkek sesçi.
    Chanteuse (Fr.) Kadın sesçi.
    Chantonner (Fr.) Mırıldanmak.
    Chant panegyrique (Fr.) Övgü şarkısı.
    Chantre (Fr.) Bkz. Kantor.
    Chapeau (Fr.) Notalar üzerine konulan bağ.
    Chapeau chinois (Fr.) Çıngıraklı sopa.
    Chapelle (Fr.) Küçük kilise.
    Charango (Fr.) Beş telli mandolin.
    Charivari (Fr.) Güldürücü konser.
    Charleston (İng.) Amerikan zencilerinden yayılan bir dans.
    Chasse (Fr.) Av, av ile ilgili.
    Chebbout (Fr.) İki telli eski bir çalgı (luth).
    Chef de choeur (Fr.) Koro yönetkeni.
    Chef d'orchestre (Fr.) Orkestra yönetkeni.
    Cheipour (Fr.) Trompetin en eski, ilkel biçimi.
    Chevalet (Fr.) Yaylı çalgılarda eşik.
    Chevilles (Fr.) Telli çalgıların tellerini gerdirip gevşetmeye yarayan kulaklar.
    Chevillier (Fr.) Kemanın kafasından alt kısım.
    Chevrette (Fr.) Çoban gaydası.
    Chevrotement (Fr.) Titreterek (keçi sesi gibi).
    Chevroter (Fr.) Titretmek (keçi sesi gibi).
    Chiave di Do (İt.) Do anahtarı (açkısı).
    Chiave di Fa (İt.) Fa anahtarı (açkısı).
    Chiave di Sol (İt.) Sol anahtarı (açkısı).
    Chiavette (Fr.) Aktarım yöntemi (dans müziği üstüne ses müziği aktarma kullanma).
    Chiesa (İt.) Kilise.
    Chiffrée (Fr.) Şifre rakam, şifrelenmiş, belli.
    Chikara (Fr.) Küçük keman (Bengal halk kemanı).
    Chikh (Fr.) Fas'da erkek sanatçı.
    Chikha (Fr.) Fas'da bayan sarkıcı veya dansöz.
    Chime (İng.) Müzik çanları, çan müziği.
    Chitarra (İt.) Gitar.
    Chobo Bkz. Kabuki.
    Choeur (Fr.) Koro, insan sesi topluluğu.
    Choeur de femmes (Fr.) Kadınlar korosu.
    Choeur d'enfants (Fr.) Çocuklar korosu.
    Choeur d'hommes (Fr.) Erkekler korosu.
    Choeur mixte (Fr.) Karma koro (kadın-erkek).
    Choir (İng.) Koro.
    Choirmaster (İng.) Koro yönetkeni.
    Chor (Al.) Koro.
    Choragic (İng.) Koro yönetkenine ait.
    Choral (Fr.) Koral, koro ile ilgili. Dinsel bir beste türü.
    Choralbuch (Al.) Koro kitabı.
    Choral figuré (Fr.) İşlenmiş koral.
    Choral gesang (Al.) Bkz. Plain-chant.
    Choral varié (Fr.) Çeşitlemeli koral.
    Chorally (İng.) Koro üslûbunda.
    Chord (İng.) Uygu (akor).
    Chorda (Fr.) Çalgı akordu.
    Chorda finalis (Lat.) Son uygu, son ses.
    Chord arpeggio (İng.) Bir uygu seslerinin çabucak ardıllanması, arpeji.
    Chord memory switch (İng.) Akor hafıza açkısı.
    Chordirektor (Al.) Koro yönetkeni.
    Choreograph (İng.) Bale düzenleyen kimse.
    Chorégraphie (Fr.) Balede dans biçimlerini saptamak, yazmak.
    Chorial (Fr.) Kilise koro şarkısı.
    Choric (İng.) Koroya ait.
    Chorique (Fr.) Koroyla ilgili, koroya ait.
    Chorist (İng.) Koro sesçisi.
    Choriste (Fr.) Koro sesçisi, koroda olan söyleyen.
    Chorister (İng.) Koro sesçisi.
    Chormeister (Al.) Koro yönetkeni.
    Choro (Fr.) Koro (çalgılar için).
    Chôro (İsp.) Brezilya halk çalgısı.
    Choros (Yun.) Koro.
    Chorsaenger (Al.) Koro sesçisi.
    Chorus (Lat.) Koro.
    Choromatic (İng.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla.
    Choromatically (İng.) Kromatik biçimde, yöntemde.
    Choromatique (Fr.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla.
    Choromatiquement (Fr.) Kromatik biçimde, yöntemde.
    Choromatisch (Al.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla.
    Choromatisme (Fr.) Kromatik yönteme, üsluba bağlılık.
    Ciaccona (İt.) Eski İspanyol dans ezgisi.
    Ciacona (İt.) İtalya kaynaklı bir dans.
    Ciave (İt.) Açkı (anahtar).
    Cifra (İsp.) Bkz. Chiffrée.
    Circolo mezzo (İt.) Dört küçük notanın oluşturduğu 'süs ezgisi.
    Circuit (Fr.) Bkz. Ambitus.
    Cis (Al.) Do diyez.
    Cis-dur (Al.) Do diyez majör.
    Cisis (Al.) Do çift diyez.
    Cis-moll (Al.) Do diyez minör.
    Cistre (Fr.) Telli çalgıların burguları.
    Citara (İt.) Eski telli bir çalgı.
    Citera (Mac.) Bkz. Citara.
    Cithara (Lat.) Bkz. Citara.
    Cithare (Fr.) Bkz. Citara.
    Citharéde (Fr.) Gitar çalıcısı.
    Citole (Fr.) Eski telli bir çalgı.
    Citra (Rus.) Bkz. Citara.
    Cistre (Fr.) Eski telli bir çalgı.
    Cl. Clarinette'in kısaltması (klarnet).
    Clairon (Fr.) Boru.
    Clausula (İt.) Bitiş, düğüm, karar.
    Clang color (İng.) Ses rengi.
    Clapper (İng.) Çan dili.
    Claquettes (Fr.) Bir dans üslûbu, stili (Amerikan zencilerinde görülen).
    Clarabella (Fr.) Bkz. Claribel Flute.
    Claribel flute (İng.) Orgda flüt sesini veren düğme.
    Clarinet (İng.) Klarnet, kamışlı soluklu bir çalgı.
    Clarinete (İsp.) Klarnet.
    Clarinete alto (İsp.) Alto klarnet.
    Clarinete bajo (İsp.) Bas klarnet.
    Clarinetista (İsp.) Klarnet çalıcısı.
    Clarinetiste (Fr.) Klarnet çalıcısı.
    Clarinet player (İng.) Klarnet çalıcısı.
    Clarinette (Fr.) Klarnet.
    Clarinette alto (Fr.) Alto klarnet.
    Clarinette basse (Fr.) Bas klarnet.
    Clarinettista (İt.) Klarnet çalıcısı.
    Clarinetto (İt.) Klarnet.
    Clarino (İt.) 1) Klarinetin en ince sesi. 2) Orgda özel bir ses. 3) Küçük trompet veya uzman trompet çalıcısı (ince sesler için).
    Clarone (İt.) Bas klarnet.
    Clasico (İsp.) Klasik.
    Classical (İng.) Klasik.
    Classico (İt.) Klasik.
    Classique (Fr.) Klasik, değerinden yitirmeyen ya da kuralcı bir görüş ve bağlılık.
    Clausula (İt.) Bitiş, düğüm, karar.
    Clausule (Fr.) Bkz. Clausula.
    Clave (İsp.) Açkı (anahtar).
    Clavecin (Fr.) Klavsen, piyanodan önceki dokunçlu çalgı.
    Claveciniste (Fr.) Klavsen çalıcısı.
    Clavicembalo (İt.) Klavsen.
    Clavichord (İng.) Eski bir çalgı (piyanoya benzeyen).
    Clavicimbel (Al.) Klavsen.
    Clavicorde (Fr.) Eski bir çalgı.
    Clavicordo (İsp.) Klavsen.
    Clavier (Fr.) Dokunçluk (klavye).
    Claviharp (İng.) Arpı andıran dokunçlu bir çalgı.
    Clavis (Lat.) Açkı.
    Clé (Fr.) Açkı (anahtar).
    Clé de Fa (Fr.) Fa anahtarı (açkısı).
    Cle de Sol (Fr.) Sol anahtarı (açkısı).
    Clé d'ut (Fr.) Do anahtarı (açkısı).
    Clef (İng.) Açkı.
    Clique (Fr.) Boru takımı.
    Cloche (Fr.) Çan.
    Clochettes (Fr.) Küçük çanlar, çıngıraklar.
    Clos (Fr.) Ezgisel durgu yazısı (notası), kümesi.
    Closed mouth (İng.) Bkz. Bouche fermee.
    Clown (İng.) Palyaço.
    C-moll (Al.) Do minör.
    Cobla (İsp.) Üflemeli bir İspanyol çalgısı.
    Coda (İt.) Bitim bölümü, bitim eki.
    Codetta (İt.) Küçük koda, ara geçit.
    Colachon (İt.) İki veya üç telli bir çalgı.
    Colacio (İt.) Kolca kopuz (Türk çalgısı).
    Col (İt.) İle, birlikte.
    Col arco (İt.) Yay ile.
    C-ol basso (İt.) Basso ile, birlikte.
    C-oll (İt.) İle, birlikte.
    Colla (İt.) İle, birlikte.
    Colla parte (İt.) Partiyle, birlikte.
    Coll'arco (İt.) Yay ile.
    Collaring (İng.) Def zili.
    College of music (İng.) Müzik fakültesi.
    Coll lengo (İt.) Yayın değnek (tahta) yanı ile.
    Colophone (Fr.) Yaya sürülen reçine.
    Color (Lat.) Müzikte süs sesi.
    Coloratura (İt.) Süs sesi.
    Coma prima (İt.) Önceki gibi.
    Coma sopra (İt.) Yukarıdaki gibi.
    Comedian (İng.) Güldürü aktörü.
    Comédie (Fr.) Komedi, güldürü.
    Comédie-ballet (Fr.) Her perde sonunda dansla yapılan güldürü.
    Comédie-d'intrigue (Fr.) Dolantılı, karmaşık olaylarla olan güldürü.
    Comedienne (İt.) Güldürü aktrisi.
    Comedietta (İt.) Küçük güldürü.
    Comedy (İng.) Güldürü.
    Comes (Lat.) Bkz. Réponse.
    Comic (İng.) Gülünç.
    Comic opera (İng.) Güldürücü opera.
    Comical (İng.) Gülünç.
    Comicality (İng.) Güldürücü.
    Comicalness (İng.) Güldürücülük.
    Comically (İng.) Gülünçlü.
    Comma (Fr.) Koma. Bkz. Komma.
    Commodo (İt.) Durgun, sakin bir deyişle.
    Commodamente (İt.) Uygun görülen deyişte.
    Commodément (Fr.) Bkz. Comodo.
    Comodo (İt.) Durgun, sakin. Metronom (80-88).
    Complainte (Fr.) Lirik biçimde, popüler.
    Compass (İng.) Ses genişliği, alanı.
    Compiacevole (İt.) Sevimli bir deyişle.
    Complication (Fr.) Kargaşalık, çetrefillik.
    Compliqué (Fr.) Dolaşık, kargaşa.
    Componere (İt.) Bestelemek.
    Componista (İt.) Besteci.
    Composée (Fr.) Bölümlü, bileşik.
    Composer (Fr.) Bestelemek.
    Composer (İng.) Besteci.
    Composicion (İsp.) Beste.
    Compositeur (Fr.) Besteci.
    Composition (Fr.) Beste.
    Compositizione (İt.) Beste.
    Compositor (İsp.) Besteci.
    Compositore (İt.) Besteci.
    Con (İt.) İle, birlikte, olarak.
    Con abbandono (İt.) Kendisinden geçerek, kendini vererek.
    Con accompagnamento (İt.) Eşlik olarak, eşlik ile.
    Con affeto (İt.) Sevecen, okşayıcı bir deyişle.
    Con agilita (İt.) Girgin,çevik bir deyişle.
    Con alcuna licenzia (İt. Azıcık bağımsız olarak.
    Con allegrezza (İt.) Sevinçli bir deyişle.
    Con amore (İt.) Tutkuyla (aşkla).
    Con animo (İt.) Canlı;sıcak bir deyişle.
    Con audacia (İt.) Korkusuz bir deyişle.
    Con bravura (İt.) Beğeni toplayacak bir gösterişle.
    Con brio (İt.) Parlaklıkta.
    Con calma (İt.) Durgunlukta.
    Concert (Fr.) Dinleti (konser).
    Concert grand (İng.) Dinletiye özgü büyük piyano.
    Concertina (Fr.) Akordion ailesinden bir çalgı.
    Concertino (İt.) Küçük konçerto.
    Concertiste (Fr.) Konser çalıcısı, sesçisi.
    Concertmeister (Fr.) Baş kemancı.
    Corcerto (Fr.) Konçerto, çalgı müziği için bir beste türü.
    Concerto grosso (İt.) Büyük koçerto.
    Concert pitch (İng.) Uyum (akort) notası.
    Concertstück (Al.) Konser parçası.
    Concierto (İsp.) Dinleti.
    Concitato (İt.) Coşkulu, kıvrak.
    Con civetteria (İt.) Cilveli bir deyişle.
    Conclusion (Fr.) Bağlanış, çözülüm, vargı, karar, bitiş.
    Concord (İng.) Ses uyumu.
    Con contimento (İt.) Coşku ile.
    Con debolezza (İt.) Güçsüz,kuvvetsiz bir deyişle.
    Con delicatezza (İt.) İncelikle.
    Con desideria (İt.) Kararlı,istekli bir deyişle.
    Con devozione (İt.) Zorunlu bir saygı deyişi ile.
    Con diligenza (İt.) Çok çabuk olarak.
    Con dilignzia (İt.) Koşarak.
    Con disperazione (İt.) Umutsuzlukla.
    Con disperazione (İt.) Umutsuzlukla.
    Con divisione (İt.) Bölümleyerek.
    Con doglia (İt.) Acılı bir deyi ile.
    Con dolcezza (İt.) Tatlı bir deyi ile.
    Condouct (İng.) Orkestra yönetmek.
    Conducteur (Fr.) Orkestra yönetkeninin kullandığı özetlenmiş partisyon.
    Conductor (İng.) Yönetken (Şef).
    Conduire (Fr.) Yönetmek (orkestra veya koroyu).
    Con elegenza (İt.) İncelikle.
    Con elevazione (İt.) Yüksek bir deyişle.
    Con espansione (İt.) Yayılarak, açılarak.
    Con estro poetico (İt.) Şiir düşünüşüyle.
    Con fecezzia (İt.) Beklenmeyen, şaşırtıcı bir deyişle.
    Con fermezza (İt.) Dayanıklı bir deyişle.
    Con fervitezza (İt.) Çabayla.
    Con festivita (İt.) Şenlik deyisi ile.
    Con fiducia (İt.) Güvenle.
    Con fierezza (İt.) Acımasız bir deyi ile.
    Con fredezza (İt.) Soğuk bir deyişle.
    Con fretta (İt.) Sıkıştırarak, acele ederek, everek.
    Con gentilezza (İt.) İnce bir davranış deyisi ile.
    Con gradiazione (İt.) Yavaş olarak.
    Con grandezza (İt.) Büyüklükle.
    Con impeto (İt.) Kızgınlıkla, öfkeyle.
    Coon interpidezza (İt.) Sakınmasız, korkusuz bir deyi ile.
    Con ira (İt.) Kızgın bir deyişle.
    Conjoint (Fr.) Bağlaçlı. Dizilerde ton bağımlılığı.
    Conjunet (İng.) Bağlaçlı.
    Conjunto (İng.) Bağlaçlı.
    Con lancio (İt.) Atılgan bir deyişle.
    Con lentezza (İt.) Yavaşlıkla.
    Con lenezza (İt.) Kolaylıkla.
    Con maestria (İt.) Egemen bir ustalıkla.
    Con malincolia (İt.) Düşlü, kuruntulu.
    Con molto (İt.) İle.....daha.
    Con molto espressione (İt.) Daha deyili olarak.
    Con molto sentimento (İt.) Daha duygulu bir deyişle
    Con morbidezza (İt.) Yumuşaklıkla.
    Con moto (İt.) Hareketli.
    Con negligenza (İt.) Savsama ile.
    Con nobilita (İt.) Soylulukla.
    Con ottava (İt.) Sekizliler biçiminde.
    Con passione (İt.) Aşırı istekle.
    Con piacevole (İt.) Tatlılıkla.
    Con pianete (İt.) Dertli, yakınmalı.
    Con precipitazione (İt.) Sıçrayarak, koşarak.
    Con precizione (İt.) Tıpatıp, tastamam olarak.
    Con prestezza (İt.) Kıvraklıkla.
    Con rabbia (İt.) Korkunç bir öfkeyle.
    Con rapidita (İt.) Çeviklikle, atiklikle.
    Con replica (İt.) Yineleyerek.
    Con risoluzione (İt.) Kararlı olarak, sonuçlayarak.
    Con sdegno (İt.) Gücenmiş bir deyi ile.
    Consecutive (İng.) Birbirini izleyen, ardıl.
    Con semplicita (İt.) Yalınlıkla.
    Con sentimento (İt.) Duygulu olarak.
    Conséquence (Fr.) Çözümleniş.
    Conséquent (Fr.) Ardcıl.
    Conservatoire (Fr.) Konservatuar. Yüksek müzik okulu.
    Conservatorio (İt.) Konservatuar.
    Conservatory (İng.) Konservatuar.
    Con severita (İt.) Önemle, ağır başlı olarak.
    Con solennita (İt.) Görkemle.
    Consonance (Fr.) Uyumlu, tek ses etkisi verecek nitelikte kaynaşmış iki ses.
    Consonancia (İsp.) Uyuşumlu.
    Consonaneta (İt.) Uyuşumlu.
    Consonant (Fr.) Uyumlu.
    Consonante (İt.) Uyumlu.
    Consonantia (Lat.) Uyuşumlu.
    Consonanza (İt.) Uyuşumlu.
    Con sonorita (İt.) Ses gürlüğü ile.
    Con spirito (İt.) Sevinçle.
    Con strepito (İt.) Gürültüyle.
    Contano (İt.) Durakları, susları sayınız.
    Contemporaneous (İng.) Çağdaş.
    Con tenerezza (İt.) Cana yakınlıkla.
    Con timidezza (İt.) Yüreksiz, tutuk bir deyişle.
    Con tinto (İt.) Renk vererek
    Contra (Lat.) Karşı.
    Contra bajo (İsp.) Telli kontrbas.
    Contra bass (İng.) Telli kontrbas.
    Contra basso (İt.) Telli kontrbas.
    Contradanza (İt.) Eski bir dans.
    Contra fagotto (İt.) Kontrfagot.
    Contraire (Fr.) Ters.
    Contralto (Fr.) Kontralto, kadın ve çocuk seslerinin en kalını.
    Cantrapas (Fr.) Bir halk dansı.
    Contrapunctus (Lat.) Bkz. Contrepoint.
    Contrapuntal (İng.) Kontrpuana ait, bu sanata göre.
    Contrapuntist (İng.) Kontrpuan sanatı ile uğraşan, ilgisi, becerisi olan.
    Contrapunto (İt.) Bkz. Contrepoint.
    Contrapunto moderno (İt.) Çağdaş kontrpuan.
    Con trasparto (İt.) Sürüklenerek.
    Contraste (Fr.) Karşıtlık, zıtlık.
    Contratempo (İt.) Karşı vuruş, karşı zaman. Hafif bir 'vuruş veya zaman üzerinde başlayan bir sesin, kuvvet vuruş veya zaman üzerinde devam etmemesi.
    Contrebasse (Fr.) Telli kontrbas.
    Contrebasson (Fr.) Kontrfagot.
    Contre chant (Fr.) Kontrşan, karşı şarkı.
    Contredanse (Fr.) Eski bir dans.
    Contredanz (Al.) Eski bir dans.
    Contre-éclisse (Fr.) İç kasnak, karşı kasnak. Yaylı 'çalgılarda, içinden kasnakları çepeçevre izleyen dar tahta kasnak.
    Contre-exposition (Fr.) Karşı serim.
    Contre-harmonique (Fr.) Armoni kurallarına aykırı, karşı.
    Contrepoint (Fr.) Kontrpuan, noktaya karşı nokta anlamında olup, eski çok sesli bir beste türü, çok sesli bir müzik bilim dalı.
    Contrepointique (Fr.) Kontrpuan üslubunda, yönteminde.
    Contrepointiste (Fr.) Kontrpuanla uğraşan, yazan.
    Contrepoint libre (Fr.) Serbest kontrpuan.
    Contrepoint moderne (Fr.) Çağdaş kontrpuan (eski kurallarla sınırlı olmayan).
    Contrepoint simple (Fr.) Basit kontrpuan.
    Contrepoint sauté (Fr.) Atlamalı kontrpuan.
    Contresujet (Fr.) Karşı konu.
    Contretemps (Fr.) Karşı zaman, karşı vuruş, sekme.
    Con tristezza (İt.) Gönül üzgünlüğü ile.
    Con tutta la forza (İt.) Bütün kuvvetiyle.
    Con un dito (İt.) Tek parmakla.
    Con vagliezza (İt.) İyilikle.
    Con veriazione (İt.) Çeşitlemelerle.
    Con velocita (İt.) Girginlikle.
    Con vigore (İt.) Keskinlikle.
    Con violenza (İt.) Sertlikle.
    Con vivacita (İt.) Canlılıkla.
    Con voce rauca (İt.) Kısık bir sesle.
    Con volubilita (İt.) Düzgün bir ses kolaylığı ile.
    Con zelo (İt.) Yurt severlilikle, ulus severlilikle.
    Con zurlo (İt.) Sevinçle.
    Cool (Fr.) Bkz. Hot.
    Coperto (İt.) Örtülü.
    Copiste (Fr.) Bir örnekten kopya eden.
    Copla (İsp.) Güfte dizesi.
    Copula (Lat.) Bkz. Koppel.
    Cor (Fr.) Korno, alaşımlı soluklu bir çalgı.
    Coral (İsp.) Koral.
    Corale (İt.) Koral.
    Cor alpin (Fr.) Alp dağlarında kullanılan çoban çalgısı.
    Cor anglais (Fr.) Korangle çift kamışlı soluklu bir çalgı.
    Corda (İt.) Tel.
    Corda una (İt.) Tek telde.
    Corde (Fr.) Tel.
    Cor de basset (Fr.) Alto klarnet.
    Cor de chasse (Fr.) Av kornosu av borusu.
    Corde en boyeeau (Fr.) Kiriş (yaylı çalgılarda).
    Cordes á vide (Fr.) Açık telde.
    Cordes vocales (Fr.) Hançeredeki ses telleri.
    Cordométre (Fr.) Tel ölçer.
    Corifeo (İt.) Bir koronun baş ve ilk giren sesçisi.
    Corista (İt.) Koro sesçisi.
    Cornemuse (Fr.) Tulumlu flavta.
     
  5. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları
    Cornet (Fr.) Kornet, alaşımlı soluklu bir çalgı.
    Cornett (İng.) Kornet.
    Cornettist (İng.) Kornet çalıcısı.
    Cornettiste (Fr.) Kornet çalıcısı.
    Cornetto (İt.) Tıpatıp, tastamam olarak. Kornet.
    Cornetto a pistone (İt.) Kornet.
    Cornicine (Rom.) Korno çalıcısı.
    Corniste (Fr.) Kornet çalıcısı.
    Corno (İt.) Korno.
    Corno da caccia (İt.) Av kornosu av borusu.
    Corno degli alpi (İt.) Bkz. Cor Alpin.
    Corno di basseto (İt.) Alto klarneti.
    Corno ingles (İsp.) Korangle.
    Corno inglese (İt.) Korangle.
    Cornopean (Fr.) Bir İngiliz orgu.
    Cornu (Rom.) Romen müzik çalgısı.
    Cornures (Fr.) Av boruları ezgisi parçaları.
    Coro (İt.) Koro.
    Coro di ragazzi (İt.) Çocuk korosu.
    Corona (İt.) Taç, durak işareti.
    Corroboree (İng.) Avustralya yerlilerinin gece danslarıyla kutladıkları bayram töreni.
    Coro pieno (İt.) Karma koro.
    Corps de ballet (Fr.) Balede solo yanında dönen figüran topluluk
    Corps de rechange (Fr.) Ayar borusu.
    Corrante (İt.) Fransa kaynaklı eski bir dans.
    Correpetitor (Al.) Operanın ikinci yada üçüncü koro yönetkeni, solistlere, partilerini piyanoda çalıştırır.
    Coryphacus (İng.) Bkz. Coryphée.
    Coryphée (Fr.) Bir koronun baş ve ilk giren sesçisi.
    Cosaques (Fr.) Kazak askerlerine ait folklor.
    Cotillon (Fr.) Eski bir Fransız dansı.
    Cottage piano (İng.) Küçük düz piyano.
    Coulade (Fr.) İki uzak derecenin ses müziğinde ara sesler sırasıyla bağlanışı.
    Coulé (Fr.) Bağ çizgisi, bağlı.
    Coulisse (Fr.) Sürgü (trombonun sürgülü boru bölümü).
    Counter mesure (İng.) Bkz. Contratempo.
    Counterpart (İng.) Eşlik ezgisi.
    Counterpoint (İng.) Bkz. Contepoint.
    Counter-tenor (İng.) Yüksek sesli tenor.
    Country-dance (İng.) Eski bir dans.
    Coup d'archet (Fr.) Yay çekiş.
    Con strepito (İt.) Gürültüyle.
    Coupé (Fr.) Kesik çalış.
    Coupe de langue (Fr.) Dil vuruş, dil vurma yöntemi.
    Coupee (İng.) Dansta bir ayak üstünde durup, diğer ayağı ileri veya geri hareket ettirme.
    Coupler (İng.) Bağ (iki veya daha çok notanın üstüne konulan).
    Couplet (Fr.) Güfte dizesi.
    Courante (Fr.) Eski bir Fransız dansı.
    Couronne (Fr.) Taç, durak işareti.
    Courtaud (Fr.) Bassona benzeyen eski bir çalgı.
    Cracoviana (İt.) Bir Polonya dansı.
    Cracovienne (Fr.) Bir Polonya dansı.
    Cramignon (Fr.) Belçika bölgesinde, zincir biçiminde oynan şarkılı dans.
    Credo (Lat.) Messe'nin üçüncü bölümü "tanrıya inanıyorum".
    Crépatition (Fr.) Çatırdı, ateşin çatırdaması.
    Crescendo (İt.) Sesi gittikçe kuvvetlendirerek.
    Criard (Fr.) Kötü cırtlak ses.
    Crier (Fr.) Bağırmak.
    Cristallin (Fr.) Çok berrak ve yüksek bir ses niteliği.
    Critic of music (İng.) Müzik eleştirisi.
    Critique de la mussique (İng.) Müzik eleştirisi.
    Croche (Fr.) Çengelli, sekizlik nota.
    Croches (İsp.) Sekizlik nota.
    Crochet (Fr.) Çengel.
    Csardas (Fr.) Çağdaş, Macar halk dansı.
    Csharp (İng.) Do diyez.
    Crosiment (Fr.) Çaprazlama, parti aşaması (armonide).
    Croser (Fr.) Çaprazlama yapmak
    Croma (İt.) Sekizlik nota.
    Cromaticamente (İsp.) Kromatik, biçimde yöntemde.
    Cromatica (İt.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla.
    Cromatizzando (İt.) Kromatik biçimde, yöntemde.
    Cromorna (İng.) Obua sesi veren. Obuanın ön soyu sayılan çok eski bir çalgı.
    Cromorne (Fr.) Obua sesi veren. Obuanın ön soyu sayılan çok eski bir çalgı.
    Crossing (İng.) Çaprazlama, parti aşaması (armonide).
    Crotale (Fr.) Eski vurmalı bir çalgı.
    Crotchet (İng.) Dörtlük nota.
    Crouth (İng.) Önce telli olup, sonra yayla çalınan eski bir İngiliz çalgısı.
    Crush room (İng.) Tiyatro ara salonu.
    Cruzamiento (İsp.) Çaprazlama.
    Cruzar (İsp.) Çaprazlama yapmak.
    Csardas (Fr.) Bkz. Czardas.
    C sharp (İng.) Do diyez.
    Cuarta (İsp.) Dörtleme..
    Couarteto (İsp.) Kuarter. Dörtlü.
    Cuatro de empezar (İsp.) Eski bir İspanya dansı.
    Cue (İng.) Oyuncuya, çalıcıya veya sesçiye sahneye çıkmasına işaret olan son sözler yada bu amaçla verilen işaret.
    Cuivres (Fr.) Alaşımlı çalgılar.
    Curtain call (İng.) Perde indikten sonra alkışlarla yeniden sahneye çağırma.
    Cycligue forme (Fr.) Yineleme biçimi, bir temanın biçim değiştire değiştire ilerlemesi.
    Cyclische formen (Al.) Bkz. Cycligue forme.
    Cymbal (İng.) Zil.
    Cymbale (Fr.) Zil.
    Cymbalist (İng.) Zil çalıcısı.
    Cymbalum (Lat.) 1) Zil, 2) Klavsen.
    Czardas (Mac.) Çağdaş, Macar halk dansı

     
  6. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Cadence parfaite (Fr.) Tam, yetkin durgu.
    Cadence plagale (Fr.) Alt çeken (alt dominant) durgusu.
    Cadence rompue (Fr.) Kırık durgu.
    Cadence suspendue (Fr.) Asma durgu.
    Cadence trompeuse (Fr.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Cadencia (İsp.) Durgu.
    Cadencia adornado (İsp.) Çiçekli kadans.
    Cadencia final (İsp.) Bitim, bitiriş durgusu.
    Cadencia imperfecta (İsp.) Eksik, yarım durgu.
    Cadencia interrumpida (İsp.) Kesik durgu.
    Cadencia perfecto (İsp.) Tam, yetkin durgu.
    Cadencia plagale (İsp.) Alt çeken durgusu.
    Cadencia por egano (İsp.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Cadencia rota (İsp.) Kırık durgu.
    Cadencia suspendida (İsp.) Asma durgu.
    Cadenza (İt.) Durgu.
    Cadenza d'inganno (İt.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Cadenza finale (İt.) Bitim, bitiriş durgusu.
    Cadenza fiorita (İt.) Çiçekli durgu.
    Cadenza imperfetta (İt.) Eksik, yarım durgu.
    Cadenza interrota (İt.) Kesik durgu.
    Cadenza perfetta (İt.) Tam yetkin durgu.
    Cadenza plagale (İt.) Alt çeken durgusu.
    Cadenza rotta (İt.) Kırık durgu.
    Cadenza sospesa (İt.) Asma durgu.
    Cafe-concert (Fr.) Çalgılı, dinleti kahvesi.
    Caisse (Fr.) Kasnak, trampet kasnağı.
    Caisse claire (Fr.) İnce (tiz) kasnak.
    Caisse roulante (Fr.) Tok kasnak.
    Caisse plate (Fr.) Düz kasnak.
    Caisses (Fr.) Kasnaklı çalgılar.
    Cake-walk (İng.) Bir dans biçimi.
    Calamus (Lat.) Bkz. Chalumeau.
    Calando (İt.) Kuvvetten düşerek yavaşla.
    Calandrone (İt.) Bir İtalyan halk çalgısı.
    Calascione (İt.) Türk çalgısı kolca kopuz.
    Calata (İt.) Eski bir İtalyan dansı.
    Calcando (İt.) Canlıca, ağırlaşmadan.
    Calinda (Fr.) Antil adalarında kölelere ait bir dans.
    Caliopide (Fr.) Eski küçük bir müzik çalgısı.
    Calmato (İt.) Durularak, sakinleşerek.
    Calore (İt.) Canlı, coşkun, ateşli bir deyi ile.
    Caloroso (İt.) coşkun, ateşli bir deyişle.
    Camera (İt.) Oda, oda müziği.
    Campana (Lat.) Çan.
    Campanaire (Lat.) Bkz. Campana.
    Campanella (İt.) Kampana çalgısının seslerini belirtir.
    Campanetta (İt.) Can çalgısı.
    Campanologie (Fr.) Çan yapımcılığı tarihi.
    Canard (Fr.) Yanlış ses.
    Cana (İsp.) Bek. Bkz. Bec.
    Canarie (Fr.) Kanarya dansı, eskiden Fransa'da çok 'ünlü idi, Kanarya Adaları yerlilerini simgeleyen bir dans.
    Canario (İt.) Bkz. Canarie.
    Cancan (Fr.) Bir Fransız dansı.
    Cancel (İng.) Önce gelen bemol ve diyezi bekar koyarak değiştirmek.
    Cancion (İsp.) Şarkı.
    Cancion de cuna (İsp.) Ninni. Beşik şarkısı.
    Cancion popular (İsp.) Halk şarkısı.
    Canon (Fr.) Kanon. Birkaç sesin sırayla girere, hiç duraklamadan yürürken, ilk ezgiyi (şarkıyı) benzetlemeleri.
    Canone (İt.) Bkz. Canon.
    Canonique (Fr.) Kanonlu, kanon üslubunda, yönteminde.
    Canon oblige (Fr.) Direngen kanon.
    Canon terminé (Fr.) Bitimli kanon.
    Canso (Fr.) En güzel lirik parçalar (orta çağda).
    Cantabile (İt.) Şarkı söyler gibi, belirterek.
    Cantacchiare (İt.) Yarım sesle söylemek.
    Cantando (İt.) Şarkı gibi, belirterek.
    Cantante (İsp.) Sesçi (şarkıcı).
    Cantar (İsp.) Şarkı söylemek.
    Cantare (İt.) Şarkı söylemek.
    Cantarela (İsp.) Yaylı çalgıların en ince teli, kemanın mi teli.
    Cantata (İt.) Bkz. Kantat.
    Cantata da camera (İt.) Oda kantatı.
    Cantata da profano (İt.) Dindaşı kantat.
    Cantata de camara (İsp.) Oda kantatı.
    Cantata de chiesa (İt.) Dinsel kilise kantatı.
    Cantata de iglese (İsp.) Dinsel, kilise kantatı.
    Cantate (Fr.) Bkz. Kantat.
    Cantate de chambre (Fr.) Oda kantatı.
    Cantate d'eglise (Fr.) Kilise kantatı.
    Cantate profane (Fr.) Dindışı kantat.
    Cantate sacrée (Fr.) Kutsal dinsel kanat.
    Cantatille (Fr.) Küçük kantat.
    Cantatina (İt.) Küçük kantat.
    Cantatrice (Fr.) Kadın sesçi (şarkıcı).
     
  7. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları
    Re
    Da (İt.) Ya, dan takısı.
    Da capo (İt.) Başa dön. Yeni baştan.
    Da capo al segno (İt.) Baştan işaret yerine dek yineleme.
    Daempfer (Al.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç.
    Da,dall (İt.) Ya,dan, yana, anlamlarını veren takılar.
    Dal segno (İt.) Senyö işaretine dön ve yinele.
    Damper (İng.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç.
    Dance (İng.) Dans.
    Dance of death (İng.) İskeletler dansı.
    Dance onea's head off (İng.) Ölesiye dans etmek.
    Dancer (İng.) Bale yapan erkek, dans eden.
    Dansa (Port.) Dans.
    Danse (Fr.) Dans, oyun.
    Danser (Fr.) Dans, etmek.
    Danses orientales (Fr.) Şark dansları.
    Danseuse (Fr.) Dans eden kadın, bale yapan kadın.
    Danseuse étoile (Fr.) Bir ülkenin en ünlü, en büyük balerini.
    Danseur (Fr.) Dans eden erkek, bale yapan erkek.
    Danza (İt.) Dans.
    Danzador (İsp.) Dans eden erkek.
    Danzatore (İt.) Dans eden erkek.
    Das erste mal (Al.) İlk kez.
    Dasselbe zeitmass (Al.) Aynı ölçü, aynı hız.
    Das sinkenlassen der stimme (Al.) Söylerken sesi indiriş.
    Dauer (İt.) Süre.
    D.c. (İt.) Da capo' nun kısaltması..
    D douple flat (İng.) Re çift bemol.
    D douple sharp (İng.) Re çift diyez.
    D-dur (Al.) Re majör.
    Début (Fr.) Başlangıç.
    Dèbutant (Fr.) Mesleğe ilk çıkışını yapan.
    Dècachorde (Fr.) Eski telli bir çalgı (gitar).
    Deceptive cadence (İng.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Déchant (Fr.) Bkz. Discantus.
    Déchiffrable (Fr.) Çözümlenebilir, deşifrelenebilir.
    Déchiffrage (Fr.) Deşifre ediş.
    Déchiffrenment (Fr.) Deşifreleyiş.
    Déchiffrer (Fr.) İlk görüşte çalmak, okumak, çözmek.
    Déchiffreur (Fr.) Deşifreci, bu konuda yeteneği olan.
    Dècibel İşitme duyarlığını ölçen aygıt, ses ölçer.
    Décimole (Fr.) Onlama.
    Decioso (İt.) Kararlı ve kesin deyişle.
    Declamando (İt.) Konuşur gibi, bir çeşit bestesiz okuyuş biçimi.
    Déclamateur (Fr.) Söyleyen, deklame eden.
    Déclamation (Fr.) En uygun anlatımla söyleyen.
    Declamar (İsp.) Ezbere söylemek.
    Declamer (Fr.) En uygun anlatımla söyleyen.
    Decreasing loudness (İng.) Bkz. Diminuendo.
    Decresc. (İt.) Decrescendo'nun kısaltması.
    Decrescendo (İt.) Sesi gittikçe söndürerek.
    Déduction (Fr.) Yanaşık derecelerle çıkan sıra notalar.
    Deff (Fr.) Tef.
    Deficiendo (İt.) Yavaşlayarak.
    Degré (Fr.) Derece, dizinin her bir notasına derece denir.
    Degree (İng.) Derece.
    Delicamente (İt.) Güçsüz ancak ince bir deyişle.
    Delicato (İt.) İnce bir deyi ile.
    Delirando (İt.) İçi yanarak, tutuşarak bir deyişle.
    Demanchè (Fr.) El aşırtmak, sabit çalgılarda sol elin gezinmesi.
    Demi-forte (Fr.) Bkz. Mezzo forte.
    Demi-jeu (Fr.) Yarım çalış, kısık ve kapalı çalış.
    Demi-pause (Fr.) İkilik sus.
    Demisemi-quaver (İng.) Otuz ikilik.
    Demi-soupir (Fr.) Sekizlik sus.
    Demi-ton (Fr.) Yarım ton (Ses).
    Depress (İng.) Sesi kalınlaştırmak, kalın sesten okumak.
    Derboucca, debouga, derbouka Darbuka.
    Derobèe (Fr.) Bir dans.
    Des (Al.) Re bemol.
    Désaccordé (Fr.) Uyumsuz (akordu bozuk).
    Desacordado (İsp.) Uyumsuz.
    Descant (İng.) Ezgi, bir kaç sesle okunan parçada en yüksek ses.
    Descendant (Fr.) İnici.
    Desscending (İng.) İnici.
    Descending scale (İng.) İnici dizi.
    Descord (Fr.) Lirik bir biçim (XII-XIV yy.).
    Descrescendo (İt.) Gittikçe kuvvetten düşerek.
    Des-dur (Al.) Re bemol majör.
    Desen tonar (İsp.) Ses düşmesi, yanlış okumak.
    Deses (Al.) Re çift bemol.
    Des-moll (Al.) Re bemol minör.
    Dessus (Fr.) İnce ve orta kalınlıktaki çocuk ve kadın seslerine verilen ad.
    Destra (İt.) Sağ.
    Destra mano (İt.) Sağ el.
    Détaché (Er.) Kesik çalış, ayrı ayrı dil vurarak.
    Determinato (İt.) Doğru ve tam olarak.
    Detonieren (Al.) Ses düşmesi, ton dışına düşüş.
    Détonner (Fr.) Ses düşmesi, yanlış okumak.
    Deutlich in der aussprache (Al.) Belirlenmiş, belirtilmiş.
    Deux notes contre une (Fr.) Bir notaya karşı, iki nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan.
    Development (İng.) Geliştirmek.
    Developpement (Fr.) Geliştirmek.
    Dexter (İng.) Sağ ele ait.
    D flat (İng.) Re bemol.
    Diafoni (Yun.) Uyumsuz aralık. İki sesli müzik.
    Diafonia (İt.) Uyumsuz aralık. İki sesli müzik.
    Diagramma (Yun.) Ses dizisi, derece.
    Dialog (Al.) İki ses ya da çalgı için beste, söyleşim.
    Dialogo (İt.) Bkz. Dialog.


    Dialogos (Yun.) Bkz. Dialog.
    Dialogue (Fr.) Bkz. Dialog.
    Diapason (Yun.) Diyapazon, la sesini vererek çalgıların uyumlanmasına yarayan çatal.
    Diapente (Yun.) Beşli aralığı.
    Diapentar (İt.) Beşlilemek.
    Diapenter (Fr.) Beşli aralığı.
    Diaphonie (Fr.) 1) Uyumsuz aralık. 2) İki sesli, iki partili müzik.
    Diaphony (İng.) Uyumsuzluk.
    Diaschisma (Yun.) Diyez veya yarım ton.
    Diastema (Yun.) Aralık.
    Diastematik (Yun.) Bölünmeyen aralık (-yarım ses).
    Diastèmatique (Fr.) Bkz. Diastematik.
    Diastessaron (Yun.) Dörtlü.
    Diatessaronare (İt.) Dörtlülemek.
    Diaton (Yun.) İki ses arasındaki aralık.
    Diatonic (İng.) Bkz. Diatonique.
    Diatonically (İng.) Diatonique üslûbunda.
    Diatonique (Fr.) Yalın, dizinin yalın olarak ardıllanışı.
    Dictaphone (Fr.) Teyp, ses kayıt ve çalma aygıtı.
    Dicté musical (Fr.) Müzik yazım, çalınan bir müziği kulaktan notaya almak, kulak eğitimi.
    Dictionnaire (Fr.) Sözlük.
    Didactic (İng.) Öğretici.
    Didactically (İng.) Öğretici üslûpla.
    Diése (Fr.) Diyez, önüne konulduğu notayı yarım ses incelten işaret.
    Diéser (Fr.) Diyezlemek.
    Dies irae (Lat.) Ölüler messe'sinin ikinci bölümü."Gazap günü".
    Diesis (İt.) Diyez.
    Die vierte (Al.) Dörtleme.
    Diferencias (İsp.) Bkz. Variations.
    Differentiae (Lat.) Bir aralık.
    Digitacion (Fr.) Parmak rakamı, parmakları kullanma yöntemi.
    Digitado (İt.) Parmak rakamı, parmakları kullanma yöntemi.
    Digitato (İt.) Bkz. Digitado.
    Dilectum (Lat.) Amatör.
    Dillettante (İt.) Amatör. Güzel sanatlara düşkün.
    Diluendo (İt.) Sönerek.
    Dilugando (İt.) Sesini uzatarak.
    Dim.,dimin. (İt.) Diminuendo' nun kısaltmaları.
    Diminish (İng.) Bir aralığı eksiltmek, küçültmek.
    Diminué (Fr.) Eksik.
    Diminuendo (İt.) Sesi gitgide azaltarak.
    Diminution (Fr.) Eksiltim, küçültüm.
    Diphonium (Lat.) İki ses için, parti için yapıt.
    Diplophonie (Fr.) Bir sesçinin, iki sesi aynı zaman çıkarması (olağanüstü bir şey).
    Directeur (Fr.) Yöneten, orkestra yönetkeni.
    Direction (Fr.) Yönetim.
    Director (Al.) Yönetken.
    Dirge (İng.) Ağıt.
    Dirigent (Al.) Yöneten, yönetken.
    Diriger (Fr.) Yönetmek.
    Diritta (İt.) Derece atlaması yapılmaksızın.
    Dis (Al.) Re diyez.
    Disaccord (İng.) Uyumsuzluk.
    Discant (Lat.) En ince kadın veya çocuk sesi. Piyanonun en ince sesler bölümü.
    Discantus (Lat.) Aynı zamanda okunan (alt ve üst sesleri karşılıklı eşit değerlerde) iki sesli şarkı. Bir çeşit Ortaçağ kontrpuanı, sonraları üçüncü ve dördüncü sesler eklendi.
    Discendente (İt.) İnici.
    Discographie (Fr.) Plak bilgisi.
    Discord (İng.) Uyuşmazlık.
    Discordance (Fr.) Uyuşmazlık.
    Discordancia (İsp.) Uyuşmazlık.
    Discordant (Yun.) Uyuşmazlık.
    Discordante (Fr.) Uyumsuz.
    Discordanza (İt.) Uyuşmazlık.
    Discordato (Lat.) Uyumsuz.
    Discorder (Fr.) Düzen aşmak, özel bir ses, etki elde etmek için bir çalgının olağan düzenini değişikliğe uğratmak.
    Discothéque (Fr.) Diskotek, plak koleksiyonu, bir aradalığı.
    Disgiunto (İt.) Ayrık. Bkz. Disjöint.
    Disharmoni (Yun.) Uyumsuzluk.
    Disharmonisch (Al.) Uyumsuzluk.
    Disharmonize (İng.) Uyumsuzlaştırmak.
    Disharmony (İng.) Uyumsuzluk, düzensizlik.
    Disinvolto (İt.) Kolaylıkla , eksiksizce, üzüntüsüzce.
    Disis (Al.) Re çift diyez.
    Disjoint (Fr.) Ayrık, aralarında dereceler olan iki nota aralığı (Re-Sol).
    Disjonction (Fr.) Ayrıklık.
    Disjunct (İng.) Bkz. Disjoint.
    Disjunto (İsp.) Bkz. Disjoint.
    Diskant (Al.) Bkz. Discant.
    Diskantist (Al.) Discant sesiyle söyleyen.
    Diskantregister (Al.) Discant bölgesi.
    Diskordant (Al.) Uyumsuz.
    Diskordantia (Lat.) Uyuşmazlık.
    Diskordanz (Al.) Uyuşmazlık.
    Diskordanza (İt.) Uyuşmazlık.
    Disperato (İt.) Umutsuz, acıklı.
    Dissonan (Lat.) Uyumsuz.
    Dissonance (Fr.) Uyumsuz.
    Dissonancia (İsp.) Uyuşumsuz.
    Dissonant (İng.) Uyumsuz.
    Dissonante (İt.) Uyumsuz.
    Dissonantia (Lat.) Uyuşumsuz.
    Dissonanz (Al.) Uyumsuz.
    Dissonanza (İt.) Uyumsuz.
    Dissoner (Fr.) Uyumsuz biçime getirmek.
    Distich (İng.) İki dize.
    Distinto (İt.) Açık tane tane.
    Distique (Fr.) Birbirine eşit iki dize.
    Diteggiatura (İt.) Bkz. Digitacion.
    Dethématisme (Fr.) İki değişik temanın kullanılması, çift temalık.
    Dito (İt.) Parmak.
    Diton, ditonus (Yun.) Büyük üçlü, iki tam sesli aralık.
    Ditty (İng.) Mani, kısa türkü, böyle türkü okumak.
    Div. (İt.) Divisi'nin kısaltması.
    Diva (İng.) Operada baş sesçi.
    Divertimento (İt.) Ara müziği. Operada danslar bölümüne, çalgı müziğinde ise danslar dizisine verilen ad.
    Divertissement (Fr.) Oyalama.
    Divisè (Fr.) Bölümlü.
    Divisi (İt.) Bölümlü.
    Division (Fr.) Bölünüm, eşit değerlere bölünme.
    Division irregulieres (Fr.) Kuralsız bölünüşler, bir dörtlük değerin dört eşit onaltılık yerine beş onaltılık değere bölünmesi.
    Dixieme (Fr.) Onlu.
    Divotamente, divoto (İt.) Dindarca.
    Dizième (Fr.) Onlu.
    Dixtuor (Fr.) On çalgı için yazılmış beste.
    D-moll (Al.) Re minör.
    Do Do dizisinin ilk notası.
    Doblado (İsp.) Katlı, katlanmış (armonide).
    Doblar (İsp.) Katlamak (armonide).
    Dodécacorde (Fr.) 12 ton yöntemi. Bir sekizli içindeki 12 yarım ses.
    Dodécaphonie (Fr.) Bir dizideki on iki yarım sesi bestede bağımsızca kullanma yöntemi, dizisel müzik.
    Dodécaphonisme (Fr.) Oniki ton yöntemciliği.
    Dogliosamente, dogliosissimo,doglioso (İt.) Acılı, üzüntülü.
    Doigté (Fr.) Parmak rakamı, parmakları kullanma yöntemi.
    Doigter (Fr.) Parmak rakamları koymak, rakamlamak.
    Doina (Rom.) Serbest biçimde Romen halk şarkısı.
    Dolce (İt.) Tatlı bir deyişle.
    Dolcemente (İt.) Tatlı bir deyişle.
    Dolcissimo (İt.) Çok tatlı bir deyişle.
    Dolendo (İt.) Acıklı bir deyişle.
    Dolente (İt.) Acıklı, yanık bir deyişle.
    Dolore (İt.) Üzüntülü bir deyişle.
    Dolorosamente (İt.) Üzüntülü bir deyişle.
    Doloroso (İt.) Acıklı, yaslı bir deyişle.
    Dominando (İt.) Dizinin beşinci derecesi.
    Dominant (Al.) Dizinin beşinci derecesi.
    Dominantakkord (Al.) Beşinci derece uygusu.
    Dominante (Fr.) Dizinin beşinci derecesi.
    Doppel (Al.) Çift demektir.
    Doppel-B (Al.) Çift bemol.
    Doppelfagott (Al.) Kontrfagot.
    Doppelfuge (Al.) Çift füg.
    Doppelgriff (Al.) Çift telde.
    Doppelkreuz (Al.) Çift diyez.
    Doppeltakt-note (Al.) İki tane birlik değere eşit nota.
    Doppeltriller (Al.) Çift tril.
    Doppelschlag (Al.) Çift küme.
    Doppia stanghetta (İt.) Çift ölçü çizgisi.
    Doppio (İt.) Çift.
    Doppio bemolle (İt.) Çift bemol.
    Dippio diesis (İt.) Çift diyez.
    Doppio movimento (İt.) Çift hareket.
    Doppio note (İt.) Çift nota.
    Doppio pedale (İt.) Çift pedal.
    Doppio piu lento (İt.) İki kat ağır.
    Doppio trillo (İt.) Çift tril.
    Dorien (Fr.) Eski yunanda bir ses dizisi.
    Dorische sexte (Al.) Minör tonun büyük altılısı (dorya altılısı)
    Dorische tonart (Al.) Bkz. Dorien.
    Dot (İng.) Çoğaltma noktası.
    Doublè (Fr.) Çift.
    Doublè barre de mesure (Fr.) Çift ölçü çizgisi.
    Double-bass (İng.) Telli kontrbas, kontrbas.
    Double bassoon (İng.) Kontrfagot.
    Double choeur (Fr.) Çift koro.
    Double-corde (Fr.) Çift tel.
    Double-croche (Fr.) Onaltılık nota.
    Double musical bar-line (İng.) Çift ölçü çizgisi.
    Doubled (İng.) Katlanmış (armonide).
    Doubles cordes (Fr.) Çift tel, telli çalgılarda iki ayrı telde birden çalarak, çifter sesli çalma yöntemi.
    Doubling (İng.) Üst sekizlisine.
    Doux (Fr.) Bkz. Piano.
    Douzième (Fr.) Onikili.
    Drama (İng.) Dram.
    Drama lirico (İt.) Müzikli dram, dramatik müzik.
    Dramaturgic (İng.) Dram sanatına ait.
    Dramaturgy (İng.) Dram sanatı yazmak.
    Drama per musica (İt.) Dramatik müzik, müzikli dram.
    Dramatic music (İng.) Dramatik müzik.
    Dramatisch musik (Al.) Dramatik müzik.
    Drame musical (Fr.) Dramatik müzik, müzikli dram.
    Dritta (İt.) Sağ el.
    Drona (İng.) Gaydanın kalın ses veren kamışı.
    Drum (İng.) Davul, davul çalmak, davul sesi.
    Drumbeat (İng.) Davul çalınması.
    Drumhead (İng.) Davul derisi.
    Drummajor (İng.) Boru takımı yönetkeni.
    Drummer (İng.) Davul veya trampet çalıcısı.
    Drum on the piano (İng.) Acemice piyano çalmak.
    Drumstick (İng.) Davul tokmağı veya trampet sopası.
    Drumstück (Al.) Değnek, çubuk.
    D sharp (İng.) Re diyez.
    Dualisme (Fr.) İkincilik.
    Dualisme harmonique (Fr.) Armoni ikinciliği.
    Ductia Bir dans.
    Dudelsack (Al.) Tutumlu flavta.
    Due (İt.) İki.
    Duet (İng.) İki ses için, iki partisi olan.
    Duett (Al.) Bkz. Duet.
    Duette (Fr.) Bkz. Duet.
    Duettino (İt.) Duet'in küçüğü.


    Duetto (İt.) Bkz. Duet.
    Dulcimer (Fr.) Eski bir çalgı.
    Dulzaina (İsp.) İspanyol halk çalgısı.
    Dumb show (İng.) Sözsüz sahne oyunu, pantomima.
    Dummy (İng.) Tiyatroda önemsiz rolü olan.
    Duo (İt.) İki sesin uzunca bir zaman karşılıklı yanıtlaştığı müzik parçası ikili.
    Duodecima (Lat.) Onikili aralık.
    Duodezime (Al.) Onikili aralık.
    Duolet (Fr.) İkileme, üç eşit değer yerine iki eşit değerin kullanılması.
    Dur (Al.) Majör.
    Durakkord (Al.) Majör uygu.
    Duramente (İt.) Sert sert, keskin bir deyişle.
    Durata (İt.) Süre.
    Durchführen (Al.) Aktarma yapmak.
    Ducführung (Al.) Geliştirme.
    Durchgangsnote (Al.) Geçit notası.
    Dur dreiklang (Al.) Büyük beşli uygusu.
    Durèe (Fr.) Süre.
    Durezza (İt.) Sertlikle.
    Durtonart (Al.) Majör ton.
    Durtonleiter (Al.) Majör dizi.
    D'ut (Fr.) Do
    Dynamique (Fr.) Ses yeğinliğini inceleyen, konu edinen kuram.
    Dynastia Müzik tarihine geçmiş, iz bırakmış sanatçılar topluluğu, ailesi.

     
  8. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Mi.
    Ear (İng.) Kulak.
    Eardrum (İng.) Davul veya timbal boşluğu.
    Ecart (Fr.) Açıklık, uzaklık.
    Ecco (İt.) Yankı.
    Echancrures (Fr.) Keman ve benzeri çalgıların iki yanındaki çukurluklar.
    Echo (Fr.) Yankı.
    Eclogue (İng.) Çoban şiiri.
    Ece (İsp.) Yankı.
    Ecole (Fr.) Ekol, okul.
    Ecossaise (Fr.) İskoç, üslubu.
    Ecouter (Fr.) Dinlemek.
    E douple flat (İng.) Mi çift bemol.
    E douple sharp (İng.) Mi çift diyez.
    E-dur (Al.) Mi majör.
    Effect (İng.) Etki, sonuç.
    E flat (İng.) Mi bemol.
    Egale (Fr.) Eşit.
    Egalement (Fr.) Eşit olarak, aynı ölçüde.
    Egalitè (Fr.) Eşitlik.
    Eglogue (Fr.) Çoban şiiri.
    Eguale (İt.) Eşit.
    Egalemente (İt.) Eşit olarak.
    Enharmonisch (Al.) Sesdaş.
    Eifrig (Al.) Çabalı.
    Eight note (İng.) Sekizlik nota.
    Eile (Al.) Aceleci, kaygılı.
    Enfach (Al.) Kolay, basit.
    Einleitung (Al.) Başlantı.
    Einsaiter (Al.) Ses ölçer.
    Einvenig (Al.) Biraz, azıcık.
    Einvenig langsamer (Al.) Azıcık daha yavaş.
    Eis (Al.) Mi diyez.
    Eisis (Al.) Mi çift diyez.
    Ejecucion (İsp.) Çalma, çalış.
    Ejecutar (İsp.) Çalmak.
    Ejercicio (İsp.) Eğitim alıştırması.
    Ejeutante (İsp.) Çalıcı.
    Elegante (İt.) İnce bir deyi ile.
    Elegi (Yun.) Efsane.
    Elegia (İt.) Ağıt.
    Elègiac (İng.) Ağıt ile ilgili.
    Elegiacal (İng.) Ağıt üslûbunda.
    Elegiaco (İt.) Efsane ile ilgili.
    Elegiaque (Fr.) Ağıt ile ilgili.
    Elégie (Fr.) Ağıt.
    Elegisch (Al.) Ağıt ile ilgili.
    Elegist (İng.) Ağıt yazan.
    Elegy (İng.) Ağıt.
    Element (Fr.) Öğe, eleman.
    Elementaire (Fr.) Öğesel, ilk, temel.
    Elévation (Fr.) Dikeliş. Balede sıçrayışta kazanılan en son yükseklik.
    Elevato (İt.) Yükselterek.
    Elegie (Al.) Ağıt.
    Eloge (Fr.) Övgü.
    Elogium (Lat.) Övgü.
    Embocadura (İsp.) Ağızlık (soluklu çalgılarda).
    Emboucher (Fr.) Ağızlığı dudaklara dayatmak.
    Embouchoire (Fr.) Soluklu çalgıların ağızlığındaki çukurluk.
    Embouchure (Fr.) Ağızlık (soluklu çalgılarda).
    Emettre (Fr.) Müzik sesi çıkarmak, işittirmek.
    Emission (Fr.) Ses çıkarış, seslendirme.
    E-moll (Al.) Mi minör.
    Enaccord (Fr.) Uyumlu (akortlu).
    Enarmonia (İsp.) Sesdaş.
    Enarmonica (İt.) Sesdaş.
    En augmentant (Fr.) Bkz. Crescendo.
    Enchaînement (Fr.) İki uyguyu mantıklı (uygun) biçimde yan yana koymak, yerleştirmek.
    Encore (Fr.) Bir daha, yineleme isteği.
    En diminuant (Fr.) Bkz. Diminuedo.
    Energico (İt.) Canlı, diri.
    Englisch horn (Al.) Korangle.
    English horn (İng.) Korangle.
    Enharmonic (İng.) Sesdaş.
    Enharmonie (Fr.) Sesdaş (Do diyez-Re bemol gibi.
    Enharmonique (Fr.) Sesdaşlık.
    Enharmonisch (Al.) Sesdaş.
    Enregistrement (Fr.) Ses kayıt etme (banta, plağa).
    Enretardant (Fr.) Geciktirerek (armonide).
    Enretido (Port.) Devan ettirilen.
    Ensalada (İsp.) İspanyol bestecilerinin neşeli nitelikte olan şarkılara verdikleri ad(XVI.y.y.).
    Enseignement (Fr.) Öğretim.
    Ensemble (Fr.) Ses birliği beraberliği.
    Ensemble dramatique (Fr.) Oyun içindeki şarkı beraberliği.
    Entier (Fr.) Birlik süre.
    Enlonacion (İsp.) Ses rengi, ses tutarlılığı.
    Entonar (İsp.) Ton vermek.
    Entonation (Fr.) Ses tutarlığı.
    Entonner (Fr.) Ton vermek.
    Entracte (Fr.) Perde arası, bölüm arası.
    Entrata (İt.) Giriş.
    Entrechat (Fr.) Balede havada bacakları çapraz duruma getirmek.
    Entrée (Fr.) Giriş.
    Entrepreneur (Fr.) Müzik eğlencesi düzenleyen.
    Eolien (Fr.) Eski müzikteki beşinci dizinin adı.
    Epilogue (Fr.) Yazınsal parça içindeki düşünceleri bağlayan sonuç.
    Epinette (Fr.) Eski dokunçlu bir çalgı.
    Epigue (Fr.) Destan üslubunda.
    Episode (Fr.) Oyalama, ayrım, ana temanın ilk gelişi ile ikinci gelişi arasına konulan müzik buluşu, ara cümle.
    Epithalame (Fr.) Gerdek şarkısı, düğün için yazılmış şarkı.
    Epithalamion (Yun.) Gerdek şarkısı.
    Erloeschend (Al.) Sönerek.
    Erniedrigen (Al.) Bemollemek.
    Ernst (Al.) Ağır başlı, görkemli.
    Eroica, eroico (İt.) Kahramanca.
    Erotic (İng.) Tutku, tutku ile.
    Erotica (İt.) Tutku (aşk) ile.
    Erotique (Fr.) Tutku ile.
    Ersterbent (Al.) Sönerek, kaybolarak.
    Erzlaute (Al.) Eski bir telli çalgı.
    Erzuernt (Al.) Kızgın, çok öfkeli.
    Es (Al.) Mi bemol.
    Escala (İsp.) Dizi.
    Escala discendente (İsp.) İnici dizi.
    Escarraman (İsp.) Bir İspanyol dansı.
    Escoceza (İsp.) İskoç dansı, İskoç üslubu.
    Escondig Eski bir provans şarkısı (aşk sarkısı).
    Esecutore (İt.) Çalıcı.
    Escuzione (İt.) Çalma çalış.
    Esempio (İt.) Örnek.
    Es-dur (Al.) Mi bemol majör.
    Eseguire (İt.) Çalmak.
    E-seite (Al.) Mi teli.
    Esercizio (İt.) Eğitim alıştırması.
    Eses (Al.) Mi çift bemol.
    Es folgt (Al.) Hep bu yolla.
    Enfumado (İsp.) Çok hafif biçimde ayırtıl (nüanslı).
    Es geht so fort (Al.) Hep bu biçimde.
    E sharp (İng.) Mi diyez.
    Es-moll (Al.) Mi bemol minör.
    Espace (Fr.) Ara.
    Espanoleta (İsp.) Eski bir İspanya dansı.
    Espirando (İt.) Ölerek.
    Espressivo (İt.) İçten, dokunaklı bir deyişle.
    Essential (İng.) Eksen veya ses için önemli olan.
    Estampita (İt.) Bkz. Estampie.
    Estampie (Fr.) Fransız kaynaklı şarkılı bir dans.
    Esthétique de musique (Fr.) Müzik yapıtlarındaki düşünü, deyi, betimleme ve nedenlerini inceleyen bir dal.
    Estinto (İt.) Gitgide söndürerek.
    Estomac (Fr.) Kemandaki ff delikleri.
    Estompé (Fr.) Çok hafif bir ayırtı ile.
    Estudio (İsp.) Bkz. Etude.
    Etendue (Fr.) Genişlik.
    Ethnologie müsicale, ethmomuicologie Etnik müzik bilimi.
    Etoufez le son (Fr.) Sesi kısınız.
    Etouffé (Fr.) Vurma çalgılarda sesin çok kısık çıkacağını bildirir, gösterir.
    Etouffer (Fr.) Sesin rengini boğuklaştırmak, kısmak.
    Etouffoir (Fr.) Surdin, Sesi kısmaya yarayan araç.
    Etude (Fr.) Etüt, yüksek bir yöntem sağlayıcı çalışma.
    Etwas (Al.) Azıcık.
    Etwas bewegt (Al.) Azıcık canlı.
    Etwas langsamer (Al.) Azıcık ağırca.
    Eufonia (İsp) Seslerin iyi seçilmesi.
    Eufonico (İt.) Seslerin iyi seçilmişliği..
    Eufonio (İt.) Seslerin iyi seçilmesi.
    Eulogia (Yun.) Övgü.
    Euph Euphonium'un kısaltması.
    Euphonic (İng) Seslerin iyi seçilmişliği.
    Euphonie (Fr.) Seslerin iyi seçilmesi.
    Euphonique (Fr.) Seslerin iyi seçilmişliği.
    Euphonium (Al.) Küçük bas, bariton.
    Euphonize (İng.) Uyumlu sesle.
    Euphony (İng.) Seslerin iyi seçilmesi.
    Eurhytmics (İng.) Ritmik jimnastik, müzikle yapılan beden eğitimi.
    Euterpe (Yun.) Müzik Tanrısı.
    Euterpean (İng.) Müzik Tanrısına ait.
    Eveningdress (İng.) Balo giysisi, gece giysisi.
    Evirato (İt.) Alto veya mezzo soprano sesli hadım erkek sesçi.
    Eviter (Fr.) Kaçınmak.
    Evolutio (Lat.) Çiftli kontrpuanda seslerin çevrimi.
    Exact (İng.) Doğru, yanlışsız.
    Exacto (İsp.) Doğru, yanlışsız.
    Example (İng.) Örnek.
    Exceptions (Fr.) Ayrı tutulanlar.
    Exécutant (Fr.) Çalıcı.
    Exécuter (Fr.) Çalmak.
    Execution (İng.) Çalış, çalınışı.
    Exécution (Fr.) Çalma, çalış.
    Exédent (Fr.) Artık aralık.
    Exercice (Fr.) Egzersiz, eğitim alıştırması.
    Exercise (İng.) Eğitim alıştırması.
    Exeunt (Lat.) Sahneden çıkarlar.
    Exeunt omnes (Lat.) Hepsi sahneden çıkarlar.
    Exotique (Fr.) Avrupa dışı, doğu müziği.
    Exotisme (Fr.) Avrupa dışınlı.
    Expiration (Fr.) Soluk verme.
    Exposer (Fr.) Serinlemek.
    Exposition (Fr.) Serim.
    Expressif (Fr.) Anlatımlı.
    Expression (Fr.) Anlatımlı, deyi.
    Expressionisme (Fr.) Anlatımcılık. Anlatım öğelerini yeğleyen tutum.
    Exprimer (Fr.) Deyilemek.
    Extemporary (İng.) Doğaçlama yapılan.
    Extemporization (İng.) Doğaçtan.
    Extension (Lat.) Keman çalışta serçe parmağını daha ileri notaya getirerek açmak, açış.
    Eztravaganza (İng.) Bkz. Fantaisie.
     
  9. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Fa. Forte'nin kısaltması.
    Fa Do dizisinin dördüncü derecesi.
    Fabordon (İsp.) Bkz. Falsaburdon.
    Faburden (İng.) Bkz. Falsaburdon.
    Facile (İt.) Kolay, kolayca.
    Facilement (Fr.) Kolaylıkla , kolay olarak.
    Facilité (Fr.) Kolaylık. Okuma ve çalmada kolay olan.
    Fado (Port.) Portekiz halk şarkısı.
    Fagota quinte (İsp.) Küçük fagot
    Fagote (İsp.) Fagot.
    Fagote dople (İsp.) Kontrfagot.
    Fagotista (İsp.) Fagot çalıcısı.
    Fagott (Al.) Fagot.
    Fagotti (Al.) Küçük fagot.
    Fagottini (İt.) Küçük fagotlar.
    Fagottino (İt.) Fagotlar.
    Fagottist (Al.) Fagot çalıcısı.
    Fagottista (İt.) Fagot çalıcısı.
    Fagotto (İt.) Fagot.
    Fagottone (İt.) Kontrfagot.
    Falsa relazione (İt.) Yan yana iki uygudaki aynı sesin birinin değişimli olması (Fa-Fa diyez gibi), falso karşılaşma olan.
    Falsch (Al.) Yanlış (Falso).
    Falsch singen (Al.) Yanlış okumak.
    False (İng.) Yanlış (falso).
    Falsette (İsp.) İnçe erkek sesi.
    Falsettiste (Fr.) Bkz. Falsetto.
    Falsetto (İt.) İnçe erkek sesi (Kadın sesine benzer).
    Falsettisto (İt.) İnçe erkek sesiyle söyleyen sesçi.
    Falso (İt.) Yanlış, bozuk (falso).
    Falso bordone (Al.) Bkz. Falsoburdon.
    Falsoburdon (İt.) Yalnız uyumlu aralıklarla, eski şarkıların birkaç sesli armonileme yöntemi.
    Fancy (İng.) Bkz. Fantaisie.
    Fandango (İsp.) Eski bir İspanyol dansı.
    Fanfara (İt.) Fanfar, yalnız alaşımlı soluklu çalgılardan olu şan takım.
    Fanfare (Fr.) Bkz. Fanfara.
    Fanfarria (İsp.) Bkz. Fanfara.
    Fantaisie (Fr.) Belirli bir kuruluş biçimi olmayan, bağımsız bir beste türü.
    Fantasia (İt.) Bkz. Fantaisie.
    Fantasiestück (Al.) Bkz. Fantaisie.
    Fantastic (İng.) Düşsel.
    Fantastich (Al.) Bkz. Fantastique.
    Fantastico (İt.) Bkz. Fantastque.
    Fantastique (Fr.) Romantik etkileri ve düş ürünü konuları içeren, canlandıran müzik.
    Fantasy (İng.) Bkz. Fantaisie.
    Farandola (İt.) Farandol. Bkz.Farandole.
    Farandole (Fr.) Farandol, eski bir Fransız halk dansı.
    Frandule (İsp.) Farandol.Bkz. Farandole.
    Farce (Fr.) Bkz. Farsa.
    Farsa (İt.) Tekerleme, güldürücü küçük oyun.
    Farsa in musica (İt.) Güldürücü müzikli oyun.
    Fasl (Fr.) Fasıl.
    Fast (İng.) Çabuk, hızlı.
    Fastoso (İt.) Görkemli bir deyişle.
    Fausse (Fr.) Yanlış (falso).
    Fausser (Fr.) Yanlış yapmak.
    Fausse relation (Fr.) Bkz. Falsa relazione.
    Fausset (Fr.) İnce erkek sesi (kadın sesine benzeyen).
    Faux-bourdon (Fr.) Bkz. Falsoburdon.
    F douple flat (İng.) Fa çift bemol.
    F douple sharp (İng.) Fa çift diyez.
    F-dur (Al.) Fa majör.
    Femal dancer (İng.) Bale yapan kadın.
    Fermamente (İt.) Kesinlikle.
    Fermata (İt.) Durak notası (nota üstünde).
    Fermate (Al.) Bkz. Fermata.
    Feroce (İt.) Vahşi. Acımasız bir deyişle.
    Ferocemente (İt.) Acımasızca.
    Fes (Al.) Fe bemol.
    Feses (Al.) Fa çift bemol.
    Fest (Al.) Kuvvetli.
    Fester gasang (Al.) Verilen ezgi.
    Festival (Fr.) Şenlik, müzik şenliği.
    Festivo (İt.) Şenlikli.
    Fener (Al.) Ateşli bir deyişle.
    Feurig (Al.) Alevli, yeğin bir deyişle.
    Feurig bewegt (Al.) Ateşli, alevli bir deyişle.
    Feutrage (Fr.) Keçeleme.
    Ff keman, viyola, viyolonsel ve telli kontrbasın göğsündeki delikler.
    Ff. (İt.) Fortissimo'nun kısaltması
    Fff. (İt.) Fortississimo'nun kısaltması.
    F flat (İng.) Fa bemol.
    Fiacco (İt.) Yorgun, bitkin bir deyi ile.
    Fiaremente (Fr.) Kendini beğenmiş bir deyi ile.
    Fiero (İt.) Kendini beğenen bir deyi ile.
    Fiddle (İng.) Keman.
    Fiddler (İng.) Keman çalıcısı.
    Fiddlestick (İng.) Arşe (keman yayı).
    Fidélité (Fr.) Sesi yayımlamak.
    Fidheall (İskoç.) Keman.
    Fieterlich (Al.) Görkemli.
    Fife (İng.) Bkz. Fifre.
    Fifre (Fr.) İsviçre kaynaklı küçük flüt.
    Fifth (İng.) Beşli aralığı.
    Figurant (İng.) önemli rolü olmayan.
    Figuration (Fr.) İşleme, süsleme.
    Fillin switch (İng.) Ek ritim açkısı.
    Figure (Fr.) Müzikteki nota ve sus biçimleri.
    Fin (Fr.) Son.
    Final cadence (İng.) Bitim, bitiriş durgusu (kadansı).
    Finale (Fr.) Bitiriş.
    Finalis (Lat.) Sonuncu.
    Fine (Fr.) Son.
    Finger (İng.) Parmak.
    Finger board (İng.) Kemanın sapı, piyano dokunçluğu.
    Fingered cord (İng.) Parmaklarla akor çalma (basma).
    Fingered, fingering (İng.) Parmak rakamı. Parmakları kullanma yöntemi
    Fingersatz (Al.) Bkz. Fingered.
    Finta (İt.) Değişime uğramış nota.
    Fioriture (Fr.) Süs ve üslupta aşırılık.
    First (İng.) Birinci.
    First violin (İng.) Birinci (solo) kemancı.
    Fis (Al.) Fa diyez.
    Fischio (İt.) Düdük, fifre.
    Fis-dur (Al.) Fa diyez majör.
    Fisis (Al.) Fa çift diyez.
    Fis-moll (Al.) Fa diyez minör.
    Fl. Flütün kısaltması.
    Flageolet (Fr.) 1) Bir çeşit altı delikli düz küçük flüt çalgısı. 2) Doğuşuk ses.
    Flageolett (Al.) Bkz. Flageolet.
    Flageolettone (Al.) Flüt sesini andıran. Doğuşuk ses.
    Flageolet-tones (İng.) Flüt sesini andıran. Doğuşuk ses.
    Flagioletto (İt.) Bkz. Flageolet.
    Flageolettone (Al.) Flüt sesini andıran. Doğuşuk ses.
    Flajole (İsp.) Bkz. Flageolet.
    Flamenco (İsp.) Arap müziği etkisiyle gelişmiş bir İspanyol halk müziği.
    Flat (İng.) Bemol.
    Flatted (İng.) Yarım ses karıştırmak.
    Flatten (İng.) Kalınlaştırmak.
    Flatting (İng.) Yarım ses kalından okumak veya çalmak.
    Flauta (İsp.) Flüt.
    Flautato (İt.) Flüt sesini andıran.
    Flauteado (İsp.) Flüt sesini andıran.
    Flautin İsp.) Küçük flüt.
    Flautino (İt.) Küçük flüt.
    Flautista (İt.) Flüt çalıcısı.
    Flautist (İng.) Flüt çalıcısı.
    Flauto (İt.) Flüt.
    Flauto dolce (İt.) Blok flüt.
    Flebile (İt.) Üzüntülü bir deyişle.
    Flessibile (İt.) Kırgın bir deyişle.
    Flis corno (İt.) Büğlü.
    Fluchtig (Al.) Hafif, uçar gibi bir deyişle.
    Fluchtigkeit (Al.) Hafif, uçar gibi.
    Flugel (Al.) Kanat (kuyruklu piyano yerine, kanatlı).
    Flugelhorn (Al.) Büğlü.
    Fluide (Fr.) Akıcı.
    Flute (İng.) Flüt.
    Fluté (Fr.) Flüt sesini andıran.
    Flûte (Fr.) Flüt, soluklu bir çalgı.
    Flûte douce (Fr.) Blok flüt.
    Flûter (Fr.) Flüt çalıcısı.
    Flute-player (İng.) Flüt, çalıcısı.
    Flute work (İng.) Flüt sesi veren.
    Flûtiste (Fr.) Flüt çalıcısı.
    Flügel (Al.) Kuyruklu piyanolara verilen ad.
    Flöte (Al.) Flüt.
    Flötist (Al.) Flüt çalıcısı.
    F-moll (Al.) Fa minör.
    Foinikon (Yun.) Eski bir telli çalgı (Finike Liri).
    Folia (İsp.) Eski bir İspanyol karnaval dansı.
    Follia (İt.) Bkz. Folia.
    Folklore (Fr.) Folklor, halkbilgisi.
    Folklore musical (Fr.) Folklor müziği, halk müziği.
    Folkloriste (Fr.) Halk müziği ile uğraşan, yapan
    Folg song (İng.) Halk şarkısı.
    Fonasco (İt.) Sesçiyi ikaz eden görevli, ses eğitim öğretmeni.
    Fonction (Fr.) Çatkı.
    Fonction tonales (Fr.) Ton çatkısı.
    Fondamental (Fr.) Temel (temel ses).
    Fondamento (İt.) Temel (temel ses).
    Forlane (Fr.) Bkz. Forlana.
    Form (İng.) Biçim.
    Forma (İt.) Biçim.
    Forme (Fr.) Biçim.
    Forme de lied (Fr.) Şarkı biçimi.
    Formenlehre Fr.) Biçim bilgisi.
    Formes musicales Fr.) Müzik biçimleri, biçim bilgisi.
    Forte (İt.) Kuvvetli.
    Forte piano (İt.) Kuvvetliden hafife düşüş.
    Forte possibile (İt.) Olabildiğince kuvvetli.
    Forte subito (İt.) Birdenbire kuvvetli.
    Fortissimo (İt.) Forte'den kuvvetli.
    Fortississimo (İt.) Fortissimo'dan kuvvetli.
    Forza (İt.) Kuvvet.
    Forzando (İt.) Kuvvetlendirerek.
    Forzato (İt.) Gürleştirerek.
    Forzare (İt.) Gürleştirerek.
    Fouetté (Fr.) Balede serbest olan bacağın hareketiyle yapılan dönüş.
    Fourchettes (Fr.) Arpt'a yarım ses elde etmek için eklenen sistem.
    Fourhanded (İng.) Dört elli.
    Fourth (İng.) Dörtlü. Dörtlü aralığı.
    Fox-trot (İng.) Anglo-sakson kaynaklı bir dans.
    Fp Forte prano'nun kısaltması.
    Fragment (Fr.) Yapıtın bir bölümü, yinelen bölüm.
    Française (Fr.) Fransız, bir Fransız dansı.
    Frappe (Fr.) Klavye tuşlarına basma, vurma.
    Frase (İsp.) Cümle.
    Frasear (İsp.) Cümlelemek.
    Fraseggiando (İt.) Cümlelenmiş
    Fraseggiare (İt.) Cümlelemek.
    Freddamente (İt.) Soğuk bir deyi ile.
    Freddezza (İt.) Soğukluk, soğukça.
    Freddo (İt.) Soğuk.
    Fredonner (İt.) Yarım sesle söylemek.
    French horn (İng) Korno.
    Frenc sixth (İng) Fransız altılısı.
    Fréquence (Fr.) Frekans, bir saniyedeki salınımlar sayısı.
    Frescamente (İt.) İncelikle.
    Fretta (İt.) Kıvrak bir deyişle.
    Fretted (İng) Telli çalgılarda perde boğumu, parmak basılacak yer.
    Fretting (İng) Telli çalgılara perde boğumu takmak.
    Frisch (Al.) Canlı.
    Friss (Mac.) Hızlı.
    Frosch (Al.) Yayın dip taraftaki takozu, topuk.
    Frottola (İt.) Eski bir İtalyan halk şarkısı.
    Frygien (Fr.) Eski müzikteki dizi.
    F shap (İng.) Fa diyez.
    Fuga (Lat.) Füg, bir temanın mutlak kurallarla, benzetleme yoluyla geliştirilmesidir, çok sesli bir beste yöntemidir, kaçış.
    Fugo breve (İsp.) Küçük füg.
    Fugodo (İsp.) Füg üslubunda, yönteminde.
    Fugar (İsp.) Füg yazmak.
    Fugare (İt.) Füg yazmak.
    Fugato (İt.) Füg üslubunda, yönteminde.
    Fuge (Al.) Füg. Bkz. Fuga.
    Fugenstyl (Al.) Füg üslubunda yönteminde.
    Fugetta (İt.) Füglü müzik.
    Fughetta (İt.) Küçük füg.
    Fugieren (Al.) Füg yazmak.
    Fugiett (Al.) Füg üslubu, yöntemi.
    Fugue (İng.) Füg. Bkz. Fuga.
    Fugue (Fr.) Füg üslubunda, yönteminde.
    Fuguer (Fr.) Füg yönteminde yazmak.
    Fugue réelle (Fr.) Değişmez konulu güç.
    Fugue triple (Fr.) İki karşı konulu füg.
    Fuguette (Fr.) Küçük füg.
    Fuguing (İng.) Füg üslubunda, yönteminde.
    Full chorus (İng.) Karma koro.
    Fullscore (İng.) Bkz. Partition.
    Fundamental chord (İng.) Temel uygu (armonide).
    Funébre (Fr.) Yaslı, matemli.
    Funereal (İng.) Yaslı, matemli.
    Funereal march (İng.) Matem marşı, cenaze marşı.
    Fuoco, fuocoso (İt.) Ateşli bir deyi ile.
    Furiant (İt.) Bir Çek dansı.
    Furioso (İt.) Korkunç bir öfkeyle.
    Furlana (İt.) Eski bir Venedik dansı.
    Furore (İt.) Yeğin, öfkeli.
    Fusa (İt.) Eski bir nota yazısında onaltılık nota.
    Fusée (Fr.) Kaydırılarak bir çarpıda çıkarılan inici veya çıkıcı sıra notalar.
    Fussklaviatur (Al.) Pedal.
    Futurisme (Fr.) Gelecekçilik.
    Führer der fuge (Al.) Öncül, ilk tema.
    Fz. (İt.) Forzato'nun kısaltması.
     
  10. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Gradle song (İng.) Ninni. Beşik şarkısı.
    G Sol.
    Gagaku (Jap.) Japonya'da soylulara sunulan şarkılı-danslı oyun
    Gagliarda (İt.) Eski bir İtalyan dansı.
    Gagliardamente, gagliardo (İt.) Sevinçli, şen, oynak.
    Gai (Fr.) Şen, oynak.
    Gaillarde (Fr.) Bkz. Gagliarda.
    Gaiment (Fr.) Şen bir deyişle.
    Gaio (İt.) Şen.
    Gaita (İsp. Tutumlu flavta, gayda.
    Gajamente,gajo (İt.) Şen, oynak, kıvrak biçimde.
    Gakufu (Jap.) Müzik yazısı.
    Galanty show (İng.) Gölge oyunu, bir çeşit karagöz.
    Gallopade (İng.) Bir dans, bu dansın müziği.
    Galop (Fr.) Çok hızlı tartımda bir dans, böyle müzik.
    Galoubet Flüte benzeyen bir çalgı.
    Gama (İsp.) Dizi.
    Gamma (İt.) Dizi.
    Gamme (Fr.) Sekiz bitişik ve komşu notanın oluşturduğu dizi.
    Gamme descendante (Fr.) İnici dizi.
    Gamme temperée (Fr.) Eşitlikle, ortalamalı dizi.
    Gammes homonymes (Fr.) Adaş diziler (La majör-La bemol majör gibi).
    Gamut (İng.) Dizi.
    Ganze (Al.) Birlik.
    Ganze note (Al.) Birlik nota.
    Ganze pause (Al.) Birlik sus.
    Ganze taktpause (Al.) Bir ölçülük sus.
    Ganzer bogen (Al.) Tam yay ile.
    Ganzschluss (Al.) Yetkin, tam durgu (kadans).
    Garbo (İt.) İncelik.
    Gassenhauer (Al.) Eski bir İspanyol dansı.
    Gauche (Fr.) Sol.
    Gavotte (Fr.) Eski bir Fransız halk dansı.
    G clef (İng.) Sol açkısı.
    G douple flat (İng.) Sol çift bemol.
    G douple sharp (İng.) Sol çift diyez.
    G-dur (Al.) Sol majör.
    Gebet (Al.) Dua.
    Gebrochene kadenz (Al.) Kırık,yarım durgu (kadans)
    Gebrochener akkord (Al.) Bir uygu seslerinin ardıllanması, arpeji.
    Gebunden (Al.) Bağlı.
    Gedaempft (Al.) Sesi kısarak (vuruşlu çalgılarda).
    Gafaellig (Al.) Şakacı bir deyişle.
    Gefühl (Al.) Duygu.
    Gegen (Al.) Karşı.
    Gegenthema (Al.) Karşı tema.
    Gegenbewegung (Al.) Karşı zaman.
    Gegenhall (Al.) Yankı.
    Gegenpunkt (Al.) Kontrpuan (karşı nokta).
    Gegenschall (Al.) Yankı.
    Gegenstimme (Al.) Karşı ses.
    Gehalten (Al.) Tutumlu bir deyişle
    Gehend (Al.) Andante.
    Gehoerig (Al.) Uygun bir deyişle.
    Gehörlehre (Al.) Bkz. Acoustique.
    Geige (Al.) Keman.
    Geigen (Al.) Keman çalmak.
    Geigenharz (Al.) Yaya sürülen reçine.
    Geigenmaher (Al.) Keman yapıcısı.
    Geiger (Al.) Keman çalıcısı.
    Geisha (İng.) Geyşa, Japon dansözü.
    Geist (Al.) Sürekleyici bir çalışla.
    Geistgesaenge (Al.) İlâhi.
    Geistliches musikdrame (Al.) Orotoryo.
    Geistreich (Al.) Yaratıcı.
    Geklingel (Al.) Çıngırak sesi.
    Gekneipt (Al.) Bkz. Pizzicato.
    Gekniffen (Al.) Bkz. Pizzicato.
    Gelaeufig (Al.) Kolay, rahat.
    Gelaeut (Al.) Çan sesi.
    Gelassen (Al.) Kolaylıkla. Durulukla.
    Gelinde (Al.) İnce, tatlı.
    Gelindigkeit (Al.) İncelikle, tatlılıkla.
    Gellen (Al.) Yüksük sesle.
    Gemachlich (Al.) Uygunlukla.
    Gemaessigt (Al.) Orta, durgun bir deyişle.
    Gemischter chor (Al.) Karma koro.
    Gemischterstimmen (Al.) Karma sesler.
    Generalbass (Al.) Armoni, kontrpuan bilimi.
    Générateur (Fr.) Türeten.
    Genre (Fr.) Tür (diatonik, kromatik, anarmonik).
    Gentile (İt.) Sevimli bir deyişle.
    Gentilmente (İt.) İnce, sevimli.
    Gerade bewegung (Al.) Paralel hareket.
    Gerade oktave (Al.) Bkz. Parallel octave.
    Gerade quint (Al.) Bkz. Parallel fifth.
    Gerade taktart (Al.) Aynı ölçü.
    Gerecht (Al.) Tam, mutlak en uygun.
    German sixth (İng) German altılısı.
    Ges (Al.) Sol bemol.
    Gesang (Al.) Ezgi.
    Gesangskunst (Al.) Ses sanatı, ezgi sanatı.
    Gesang passage (Al.) Bkz. Roulade.
    Geschleift (Al.) Ağır başlı bir deyişle.
    Geschmakvoll (Al.) Çok güzel sevimli bir deyişle.
    Geschwaetzig (Al.) Geveze.
    Geschwind (Al.) Canlı, kıvrak bir deyişle.
    Geschwind bewegung (Al.) Canlı hareket.
    Geses (Al.) Sol çift bemol.
    Gestimmt (Al.) Uyumlanmış (akort edilm
    Gestossen (Al.) Bağımsız, kesik.
    Getragen (Al.) Devam ettirilen.
    Getrennt (Al.) Ayrık. Bkz. Disjoint.
    Gewoehnlich (Al.) Sanki, hemen hemen.
    G flat (İng) Sol bemol.
    Ghironda (İt.) Laterna.
    Gig (İng.) Bir İngiliz Dansı.
    Giga (İt.) Mandolini andıran eski bir çalgı.
    Gigelira (İt.) Bkz. Xylophone.
    Gigue (Fr.) Bkz Giga
    Gioco (İt.) Şen, sevinçli.
    Giocondo (İt.) Şen, sevinçli.
    Giocondo (İt.) Şen, sevinçli bir deyi ile.
    Giocosamente (İt.) Sevinçli, şakacı bir deyi ile.
    Giocoso (İt.) Şen, Sevinçli bir deyişle.
    Gioja (İt.) Coşkun bir sevinçle
    Gioso (İt.) Sevinçli bir deyişle.
    Gipsy (İng.) Çingene müziği
    Giraffe piano (Fr.) Klâvsen.
    Giro (İt.) Dönüş.
    Gis (Al.) Sol diyez.
    Gisis (Al.) Sol çift diyez.
    Gis-moll (Al.) Sol diyez minör.
    Gitare (Al.) Gitar
    Gittern (İng.) Bkz. Cithara.
    Giubiloso (İt.) Çok girgin ve sevinç dolu bir deyişle
    Giulivamente (İt.) Sevinç dolu bir deyişle
    Giuoco (İt.) Çalış üslubu, yöntemi
    Giustamente (İt.) Orta çabuklukta.
    Giusto (İt.) Orta çabuklukta.
    Glaenzend (Al.) Göz alıcı bir parlaklıkta
    Glee (İng.) Üç veya daha çok sesli şarkı.
    Glee club (İng.) Üç veya daha çok sesli şarkılar.
    Glaischam (Al.) Gibi, sanki.
    Gleitend (Al.) Kaydırarak.
    Gliss. (İt.) Glissando'nun kısaltarak.
    Gliissade (Fr.) Balede kayar gibi yürüyüş.
    Glissando (İt.) Kaydırarak.
    Glockenspiel (Al.) Çan.
    Gloria (Lat.) Messe'nin ikinci bölümü. "Yüceltmek."
    Gaillarde (Fr.) Bkz. Gagliarda.
    G. O. (Fr.) Grand orgue'un kısaltması.
    Goatlike shake (İng.) Titretmek (keçi sesi gibi).
    God save the king-queen (İng.) Tanrı sen kralı-kraliçeyi koru (İngilizlerin ulusal marşı).
    Gondoliera (İt.) Gondol şarkısı.
    Gondollied (Al.) Gondol şarkısı.
    Gong Gong, orkestrada kullanılan bir vurmalı çalgı.
    Gopak (Rus.) Çok hızlı ve hareketli bir Rus dansı.
    Gorgheggio (İt.) Bkz. Roulade.
    Gorjeo (İsp.) Bkz. Roulade.
    G.p. (Fr.) Grosse pause'nin kısaltması.
    Gracieux (Fr.) Sevimli, hoş.
    Gradation (Fr.) Aşama, dereceleniş.
    Gradevole, gredevolemente (İt.) Hoş, zarif bir biçimde.
    Gradi congiunti (İt.) Bitişik derece.
    Gradi disgiunti (İt.) Ayrık (uzak) derece.
    Graditamente, graditissimo (İt.) Tatlılıkla, çok tatlı bir deyi ile.
    Grado (İt.) Derece.
    Graillement (Fr.) Kısık sesle.
    Grailler (Fr.) Kısık sesle söylemek..
    Grandezza (İt.) Büyüklük, yükseklikle.
    Grandioso (İt.) Görkemli.
    Grand orgue (Fr.) Büyük org.
    Grand piano (Fr.) Büyük, kuyruklu salon piyanosu.
    Grave (İt.) Geniş, ağır bir deyişle. Metronom. (40-42).
    Gravicembalo (İt.) Klâvsen.
    Gravita (İt.) Onurlu, gösterişli bir deyişle.
    Gravité (Fr.) Seslerde kalınlık.
    Grazia (İt.) İnce, narin bir deyişle.
    Grazioso (İt.) İnce, çekici bir deyişle.
    Grece (İng.) Asıl armoniye, ezgiye eklenen ve küçük notalarla yazılan süsü notaları.
    Greced (İng.) Süs notası.
    Grelot (Fr.) Def zili.
    Grille (Al.) Bkz. Capriccio.
    Gross (Al.) Büyük.
    Gross orgel (Al.) Büyük org.
    Grosse caisse (Fr.) Davul.
    Grosse pause (Fr.) Bütün partilerin susacağı.
    Grosse trommel (Al.) Davul.
    Growing slower (İng.) Geciktirerek (armonide).
    Grondakkord (Al.) Temel uygu.
    Grupetto (İt.) Esas notanın bir üst ya da alt notası, kendisi biçiminde oluşan, çabucak çalınan üç veya dört notalık ezgisel süsleme, küme.
    G sharp (İng.) Sol diyez.
    G string (İng.) Kemanın sol (en kalın) teli.
    Guajira (İsp.) İspanyol dansı.
    Guaracha (İsp.) İspanyol solo dansı.
    Guaranita (İsp.) Küçük bir gitara verilen ad.
    Guddok (Rus) Üç telli kemana benzeyen Rus çalgısı.
    Guerriero (İt.) Savaş üslubunda.
    Guido (İt.) Kılavuz, tema.
    Guitar (İng) Gitar.
    Guitare (Fr.) Gitar.
    Guitare d'amour (Fr.) Bkz. Arpeggione.
    Guitarer (Fr.) Gitar çalmak.
    Guitariste (Fr.) Gitar çalıcısı.
    Guitarra (İsp.) Gitar.
    Guitarre (Al.) Gitar.
    Gusli (Rus.) Telli eski bir Rus halk çalgısı.
    Gusto (İt.) Zevkle.
    Gustoso (İt.) Tat vererek.
    Guttural (İt.) Gırtlak, hançere ile ilgili.
     
  11. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    (Al.) Almanlar Si notasını gösterir. Habanera (İsp.) Çok kıvrak bir Küba dansı.
    Hackbrett (Al.) Santur benzeri bir çalgı.
    Haengende kadenz (Al.) Asma durgu.
    Hakkebraedt (Al.) Hackbrett.
    Halb (Al.) Yarım.
    Halbbaas (Al.) Bariton sesi.
    Halbenote (Al.) İkilik nota.
    Halbe pause (Al.) İkilik sus.
    Halbmond (Al.) Çıngırak.
    Halbstark (Al.) Yarı çalış, kısık ve kapalı çalış,
    Halbschluss (Al.) Yarım durgu.
    Halbton (Al.) Yarım ses.
    Half loud (İng.) Bkz. mezzo forte.
    Hallel Bkz. Psaume.
    Halleluia Bkz. Psaume.
    Hallellujah Bkz. Alleluia.
    Hammerklavier (Al.) Çekişli dokunçluk (klavye).
    Hand (İng.) El.
    Handaccordion (Al.) Akordion.
    Hand organ (İng.) Laterna, elle çevrilerek çalınan çalgı.
    Handtrommel (Al.) Def.
    Hangszer (Mac.) Müzik çalgısı.
    Harfe (Al.) Arp.
    Harfenist (Al.) Arp çalıcısı.
    Harlequin (Fr.) Palyaço.
    Harlequinade (Fr.) Palyaço oyunu.
    Harmonia (Lat.) Armoni, uyum.
    Harmonic (İng.) Armonik.
    Harmonica (Fr.) Armonika, bir çalgı.
    Harmonica de bouche (Fr.) Ağız mızıkası.
    Harmonics (İng.) Armoni bilimi.
    Harmonie (Fr.) Armoni.
    Harmonie figurée (Fr.) İşlenmiş armoni.
    Harmonie moderne (Fr.) Çağdaş armoni (eski kurallarla sınırlı olmayan).
    Harmonie musik (Al.) Armonili müzik.
    Harmonieren (Al.) Armonilemek.
    Harmonieusement (Fr.) Uyumlu bir biçimde.
    Harmonious (İng.) Uyumlu.
    Harmoniously (İng.) Uyumlu bir biçimde.
    Harmonist (İng.) Armoni bilen, besteci.
    Harmonique (Fr.) Armonik.
    Harmonisateur (Fr.) Armonileyen.
    Harmonisation (Fr.) Armonileme.
    Harmonisch (Al.) Uyumlu bir biçimde.
    Harmoniser (Fr.) Armonilemek.
    Harmoniste (Fr.) Armonileyen, yazan.
    Harmonium (Fr.) Salon orgu.
    Harmonize (İng.) Armonilemek.
    Harmonometre (Fr.) Armonik ses ilgilerinin ölçümü.
    Harmony (İng.) Armoni.
    Harp (İng.) Arp.
    Harpe (Fr.) Arp.
    Harper (Fr.) Arp çalmak.
    Harpist (İng.) Arp çalıcısı.
    Harpiste (Fr.) Arp çalıcısı.
    Harpisichord (İng.) Klavsen.
    Hausser (Fr.) Sesi inceltmek, incelere çıkmak.
    Hautbois (Fr.) Obua, çift kamışlı soluklu bir çalgı.
    Hautboiste (Fr.) Obua çalıcısı.
    Hautboy-player (İng.) Obua çalıcısı.
    Haute-contre (Fr.) Çok az rastlanan bir erkek sesi.
    Have an aer for music (İng.) Müzik için iyi kulağı olmak, kulak yeteneği olmak.
    H-dur (Al.) Si majör.
    Head tone (İng.) Baş sesi.
    Heckelphon (Al.) W.Heckel'in oluşturduğu Korangle ile fagot arası bir çalgı.
    Heftigkeit (Al.) Bkz. Intensité.
    Hegedu (Mac.) Keman.
    Ha had an encore (İng.) Yeniden sahneye çağrıldı.
    Heldenmaessig (Al.) Kahramanca.
    Helicon (İng.) Bkz. Helikon.
    Helikon (Yun.) Soluklu alaşımlı bir çalgı.
    Hemi (Yun.) Yarım.
    Hemidemisemiquaver (İng.) Altmışdörtlük nota.
    Hemiolion (Lat.) Beş zamanlı tartım (5/4 gibi).
    Heptacorde (Fr.) Bkz. Heptakord.
    Heptakord (Yun.) Yedili uygu, dizi.
    Heralstrich (Al.) Bkz. Tirato.
    Heroic (İng.) Kahramanca.
    Heroico (İsp.) Kahramanca.
    Heroique (Fr.) Kahramanca.
    Heroisch (Al.) Kahramanca.
    Héroisme (Fr.) Kahramanlık.
    Héros (Fr.) Kahraman..
    Herzhaft (Al.) Cüretle.
    Heses (Al.) Si çift sembol
    Heterefoni (Yun.) Yakınlık ve uygunluk bulunmayan seslerin üst üste gelişi.
    Hétérophonie (Fr.) Bkz. Heterefoni.
    Heurt (Fr.) Çatışma, armoni bölümleri arasında sürtüşme.
    Hexacorde (Fr.) Eski altı telli bir çalgı.
    Héxakord (Yun.) Altı tel.altı sesli uygu, dizi
    High (İng.) İnce, ince sesten.
    Himno (İsp.) Ulusal, kutsal
    Hinaufstirich (Al.) Yayı iterek..
    Hinsterbend (Al.) Ölerek
    Hirtengesang (Al.) Çobanlama , kır işi.
    Hirtenmaessig (Al.) Çobanlama üslupta.
    His (Al.) Si diyez
    Hisis (Al.) Si çift diyez
    Historie de la musigue (Fr.) Müzik tarihi, müzik yöntemlerinin tarihsel evrimini, yaratıcıları ile katkı öğelerinin önemlerini ve nedenlerini inceleyen bilim dalı
    History of music (İng.) Müzik tarihi.
    Histrionic (İng.) Sahneye ait.
    Histrionicism (İng.) Sahne oyunları.
    Histrionics (İng.) Sahne sanatı (tiyatroculuk).
    H-moll (Al.) Si minör.
    Hoboe (Al.) Obua.
    Hochzeit-marsch (Al.) Düğün marşı.
    Hoherbass (Al.) Yüksek bas sesi.
    Hold (İng.) Taç, durak işareti.
    Holden (İng.) Puandorg, uzatma noktası.
    Holzbiasinstrumente (Al.) Tahta soluklu çalgılar.
    Homofonia (İsp.) Teksesli.
    Homoloque (Fr.) Andırış ilgisi.
    Homophon (Al.) Teksesli.
    Homophone (Fr.) Teksesli, benzer sesli.
    Homophonie (Fr.) Teksesli.
    Homophony (İng.) Teksesli.
    Hongroise (Fr.) Macar üslubunda yönteminde.
    Hopak (Fr.) Bkz. Gopak.
    Horn (Al.) Korno.
    Hornband (İng.) Boru takımı.
    Hornmusik (Al.) Fanfar.
    Hornpipe (İng.) Eski bir İngiliz dansı.
    Hot (İng.) Caz müziğinde bir üslük, yöntem.
    Hudebni nastorj (Çek.) Müzik çalgısı.
    Huitiéme (Fr.) Sekizlik.
    Huitieme de soupir (Fr.) Otuz ikilik sus.
    Humoresque (Fr.) Çalgı müziğinde canlı ve coşkulu bölüm.
    Humoristico (İsp.) Şaka, nükte yollu beste.
    Humoristique (Fr.) Bkz. Humoristico.
    Humorus (İgn.) Bkz. Humoristico.
    Hungara (İsp.) Macar üslubunda.
    Hungarian (İng.) Macar üslubunda, yönteminde.
    Hunting-horn (İng.) Avda haberleşme amacıyla kullanılan boru.
    Hurdy-gurdy (İng.) Laterna sandığı.
    Hymm (İng.) Dinsel, kutsal.
    Hymnal (İng.) İlâhilere ait.
    Hymne (Fr.) İlahi, dinsel, kutsal.
    Hymne national (Fr.) Ulusal (milli) marş.
    Hymnody (İng.) İlâhi okuma.
    Hymnographie (Fr.) Hymn besteleme sanatı.
    Hymnologist (İng.) İlâhi yazan, düzenleyen.
    Hymnology (İng.) İlâhi yazma veya inceleme sanatı.
    Hymnus (Lat) Kutsal onur şarkısı.
    Hyoshigi (Jap.) Japon vurmalı bir çalgı.
    Hypérideation (Fr.) Düş aşkınlığı, esin yetisi.
    Hypersonore (Fr.) Abartmalı sesli.
    Hypersonorité (Fr.) Abartmalı seslilik.
    Hypo (Yun.) Altı, altında.
    Hypodiapente (Yun.) Alt beşli.
    Hypodorien (Yun.) Dorien dizisinin bir dörtlü altındaki dizi.
    Hypofrigien (Yun.) Frigien dizisinin alt dörtlüsündeki dizi.
    Hypolidiyen (Yun.) Lidiyen dizisinin alt dörtlüsündeki dizi.
    Hypomixolidiyen (Yun.) Eski bir dizi.
    Hzbi. (Al.) Holzblasinstrumente'nin kısaltması.
    Hole tone (İng.) Tam ses.
     
  12. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Idée musicale (Fr.) Motif ya da temadaki müzik düşümü.
    Idoler (Fr.) Bkz. Jadeln.
    Image (Fr.) Düş, imge.
    Imagination (Fr.) Düşleme, imgeleme.
    Imboccatura (İt.) Ağızlık.
    Imitation (Fr.) Benzetim, benzetleme.
    Imitation canoique (Fr.) Kanonlu benzetleme, kanon üslubunda, yönteminde benzetleme.
    Imitazione (İt.) Benzetleme.
    Immer (Al.) Daima hep.
    Immer bewegter bis zum ende (Al.) Sonuna değin daima daha canlı.
    Immer enger (Al.) Daha sıkışık, daha çabuk.
    Immer langsamer (İt.) Hep ağırlaşarak, daha yavaşlayarak.
    Imparfait (Fr.) Eksik.
    Impererfect cadence (İng.) Eksik, yakın durgu.
    Imperfection (Fr.) Eksiklik.
    Impetuoso (İt.) Yeğin, heybetli bir gösterişle.
    Impresario (İt.) Opera veya dinleti komisyoncusu.
    Impression (Fr.) İzlem. Etki.
    Impressionisme (Fr.) İzlemcilik, doğayı gerçekte olduğu gibi değilde, doğanın sanatçıda uyandırdığı durumları vermeyi yeğleyen çığır.
    Impressioniste (Fr.) İzlemci.
    Impromptu (Fr.) Tek bölümlük bir müzik parçası.
    Improvisacion (İsp.) Doğaçtan.
    Improvisar (İsp.) Doğaçtan çalmak, o anda çalmak, yazmak.
    Improvisare (İt.) Bkz. İmprovisar.
    Improvisateur (Fr.) Doğaçtancı, o anda çalan.
    Improvisation (Fr.) Doğaçtancı, o anda doğma.
    Improvisazione (İt.) Doğaçtan.
    Improviser (Fr.) Doğaçtan çalmak, yazmak.
    Improvisieren (Al.) Doğaçtan çalmak.
    Improvisierung (Al.) Doğaçtan.
    Im volkston (Al.) Halk üslubunda.
    Inartically (İng.) Sanat değeri olmayan biçimde.
    Inartistic (İng.) Sanat yeteneği, değeri olmayan.
    Inaudible (Fr.) Dinlenilemez.
    Incalzando (İt.) Sıkıştırarak, çabuklaştırarak.
    Incomposé (Fr.) Bölümsüz, iç bölümsüz.
    Inconsolato (İt.) Üzüntülü.
    Increasing loudness (İng.) Bkz. Crescendo.
    Incrociamente (İt.) Çaprazlama.
    Incrociare (İt.) Çaprazlama yapmak.
    Indecisio (İt.) Kuşkulu kararsız.
    In der oktave (Al.) Bir sekizlik üstten.
    Index finger (İng.) İşaret parmağı.
    Inexécutable (Fr.) Çalış dışı, çalınması veya söylenmesi olanaksız.
    Inférieur (Fr.) Alt, aşağı, inişli.
    Infernale (İt.) Cehennemi.
    Infinito (İt.) Sonsuz, sürekli biçimde.
    Inflescion de la voz (İsp.) Bkz. İnfléxion.
    Inflession della voce (İt.) Bkz. İnfléxion.
    Infléxion (Fr.) Esneklik, ses değişmesi (sesin hafifçe alçalması veya yükselmesi).
    Inharmonie (Fr.) Uyumsuz.
    Inharmonique (Fr.) Uyumsuzluk, armoni dışı.
    Injouble (Fr.) Çalınamaz.
    Innig (Al.) İçten, candan bir deyişle.
    Inno (İt.) Ulusal, kutsal.
    Innocentüamente, innocente innocenza (İt.) Saf, katkısız bir deyişle.
    Inquieto (İt.) Üzüntülü, kaygılı bir deyişle.
    In schneller bewegung (Al.) Kıvrak bir deyişle.
    Insensebilmente (İt.) Belli belirsiz.
    Insieme (İt.) Ses beraberliği, ses birliği.
    Inspiration (Fr.) Esin.
    Instante (İt.) Bir anda, birdenbire.
    Instrument (Fr.) Müzik çalgısı.
    Instrumentacion (İsp.) Çalgı bilgisi.
    Instrumentalist (İsp.) Çalıcı çalgı çalan.
    Instrumental music (İng.) Çalgı müziği.
    Instrumental musik (Al.) Çalgı müziği.
    Instrumentale musigue (Fr.) Çalgı müziği.
    Instrument á percussion (Fr.) Vurma çalgılar.
    Instrumentation (Fr.) Çalgı bilgisi, çalgıların yapılışlarını, dizgelerini, ses genişliklerini, ses renklerini, görevlerini ve özelliklerini öğreten bilim dalıdır.
    Instrumentazione (İt.) Çalgı bilgisi.
    Instrumenter (Fr.) Çalgılamak.
    Instrumentieren (Al.) Çalgılamak.
    Instrumentiert (Al.) Çalgılanmış.
    Instrumentierung (Al.) Çalgı bilgisi.
    Instrumento de arco (İsp.) Yaylı çalgılar.
    Instrumento de percusion (İsp.) Vurmalı çalgılar.
    Instruments á archet (Fr.) Yaylı çalgılar.
    Instruments á pédale (Fr.) Pedallı çalgılar.
    Instruments á touche (Fr.) Dokunçlu çalgılar.
    Instruments enregisteurs (Fr.) Alıcı aletler.
    Instruments pieler (Al.) Çalgı çalan, çalıcı.
    Instruments transpositeurs (Fr.) Aktarımcı çalgılar.
    Instrumentstimmen (Al.) Uyumlayan (çalgıları akort eden).
    Intavolatura (İt.) Eski bir nota yazısının adı (tablatura)
    Intensidad (İsp.) Bkz. İntensite.
    Intensidade (Port.) Bkz. İntensite.
    Intensité (Fr.) Sesin yeğinlik ve kuvvet derecesi.
    Intensity (İng.) Bkz. İntensite.
    Intenso (İt.) Bkz. İntensite.
    Interference (İng.) Ses dalgalarının boşlukta yayılması.
    Interligne (Fr.) Çizgi arası.
    Interlude (Fr.) Ara müziği.
    Interludium (Lat.) Ara müziği.
    Interméde (Fr.) Ara müziği, iki perde arası oyunu (dans,bale gibi).
    Intermedio (İsp.) Ara müziği.
    Intermedius (Lat.) Ara müziği.
    Intermezzo (İt.) Ara müziği.
    International (İng.) İşçi ve komünistlerin marşı olan bestenin (güftenin) adı.
    Intero (İt.) Birlik süre.
    Interprétation (Fr.) Yorum.
    Interpréte (Fr.) Yorumcu.
    Interpréter (Fr.) Yorumlamak.
    Interrupted cadence (İng.) Kesik durgu.
    Intervalle (Fr.) Aralık.
    Intervalle harmonique (Fr.) Armonik aralık.
    Intervalli (İt.) Aralık. İki ses arasındaki açıklık.
    Intervalli armonici (İt.) Armonik aralık.
    Intervalli melodici (İt.) Melodik aralık.
    Intimo (İt.) İçten, cana yakın.
    Intonare (İt.) Ton vermek.
    Intonatura (İt.) Ses rengi, ses tutarlığı.
    Intonation (Fr.) Ses rengi, ses tutarlığı.
    Intonazione (İt.) Ses rengi.
    Intonieren (Al.) Ton vermek.
    Intonierung (Al.) Ses rengi.
    Intrada (İt.) Ön çalış, başlangıç.
    Intrade (Al.) Giriş.
    Interpidezza (İt.) Ataklık, çeviklik.
    Interpido (İt.) Atak, çevik.
    Intrigue (Fr.) Donaltı, karmaşık.
    Introduction (Fr.) Ön çalış.
    Introduzione (İt.) Ön çalış.
    Invention (Fr.) Küçük bir müzik parçası, buluş, bulgu.
    Inversio (Lat.) Çevirme.
    Inversione (İng.) Çevirme.
    Inverted (İng.) Çevrik uygu.
    Invertido (İsp.) Çevrik uygu.
    Inverzione (İt.) Çevirme.
    Ionien (Yun.) İyonya dizisi.
    Ira (İt.) Öfke.
    Iratamente (İt.) Öfkeyle.
    Irato (İt.) Öfkeli, kızgın.
    Is (Al.) Diyez.
    Isis (Al.) Çift diyez.
    Isochrone (Fr.) Eşik zamanlı.
    Istesso,i' (İt.) Aynı, yine öyle.
     
  13. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Jaleo (İsp.) Bolero.
    Jales de jerez (İsp.) Bolero türü.
    Jenitscharenmusik (Al.) Mehter müziği.
    Jazz (İng.) Caz, Amerika zencilerinin yaratığı sanatsal halk müziği.
    Jeté (Fr.) Balede bir bacaktan öteki üstüne sıçrayış.
    Jeu (Fr.) Çalış üslubu, yöntemi.
    Jeu (Fr.) Çalış üslubu, yöntemi.
    Jeu instrumental (Fr.) Çalgı çalış.
    Jig, jigg (İng.) İngiliz kaynaklı eski bir dans.
    Jodeln (Al.) Uzak aralıklı notalar arsında atlayarak şarkı söyleme biçimi, yöntemi.
    Jogador (Port.) Çalmak. Çalıcı.
    Jongleur (Fr.) Usta halk şarkıcılarına eşlik eden müzisyen.
    Jota (İsp.) Bir çift dansçının oynadığı bir İspanyol dansı.
    Jota oragonesa (İsp.) Bolero türü.
    Jouable (Fr.) Çalınabilir.
    Jouailler (Fr.) Kötü çalış, kötü çalmak.
    Jouer (Fr.) Çalmak.
    Joueur (Fr.) Çalgı çalan.
    Juego (İsp.) Çalış üslubu, yöntemi.
    Jungle style (İng.) Caz müziğinde ilkel çalgılara yer veren bir çalgılama yöntemi.
    Juntos (İsp.) Ses beraberliği, birliği.
    Just (İng.) Doğru kusursuz.
    Juste (Fr.) Doğru, tam, yanlışsız.
    Justesse (Fr.) Doğruluk.
    Justo (İsp.) Doğru, tam, yanlışsız.
     
  14. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    Kabuki (Jap.) Şarkılı, danslı Japon sahne oyunu.
    Kadenz (Al.) Durgu (kadans).
    Kagura (Jap.) Japonya'da bir dinsel dans.
    Kammerkantate (Al.) Oda kantatı.
    Kammermusik (Al.) Oda müziği.
    Kanonik (Al.) Seslerin matematik biçimde saptanması.
    Kantat (Al.) Koşuk bir yazının bir ya da birkaç ses için bestelenmiş.
    Kantor (Al.) Protestan kiliselerde müzik işleri baş sorumlusu, yönetmeni.
    Kapella (Lat.) Kilisenin belli bir yerinin adı iken, koro topluluğuna ve korolu orkestraya da bu ad verilir.
    Kapellmeister (Al.) Orkestra yönetkeni.
    Kapellstil (Al.) Dinsel, kilise üslubunda.
    Kapodaster (It.) Yaylı ve telli çalgılarda köprücük.
    Kastagnette (Al.) Kastanyet.
    Kassation (Al.) Bir çeşit serenat, ya da süit çeşidi.
    Kastrat (Al.) Hadım edilerek yetiştirilmiş sesçi.
    Kastratenstimme (Al.) Kadın sesine benzeyen sesle söyleyen erkek sesçi.
    Kavatin (Al.) Yumuşak, okşayıcı duyguları yansıtan küçük arya.
    Kettle-drums (İng.) Timbal.
    Key (İng.) Açkı.
    Keyboard (İng.) Dokunçluk (klavye).
    Key of C (İng.) Do açkısı, perdesi (çalgıda).
    Key of G (İng.) Sol perdesi (çalgıda).
    Key signature (İng.) Başlık.
    Kirchengesang (Al.) Kilise şarkısı.
    Kirchen kantate (Al.) Kilise kantatı.
    Kirchenmusik (Al.) Kilise müziği.
    Kitari (Fin.) Gitar.
    Kithara (Yun.) Eski telli bir çalgı.
    Klagend (Al.) İnleyerek, acılı.
    Klang-farbe (Al.) Ses rengi.
    Klarnette (Al.) Klarnet.
    Klarnettist (Al.) Klarnet çalıcısı..
    Klassich (Al.) Klasik.
    Klaviatur (Al.) Dokunçluk (klavye).
    Klavichord (Al.) Eski bir çalgı.
    Klavier (Al.) Çekiçli piyanonun ilk örneği.
    Klavierauszug (Al.) Çoksesli bir partisyondan piyano için düzenlenmiş müzik.
    Klaviermaessig (Al.) Piyano yönteminde.
    Klavizimbel (Al.) Klavsen.
    Klein (Al.) Minör, küçük.
    Klein-fuge (Al.) Kısa, küçük füg.
    Knaben-chor (Al.) Çocuk korosu.
    Koloratur (Al.) Kıvrak ve süslü söyleyiş, böyle söyleyen sesçi.
    Komische oper (Al.) Güldürücü, komik opera.
    Komma (Yun.) Koma, kulağın ayırt edebildiği en küçük aralık, bir tam sesin dokuz koma olduğu varsayılır.
    Komponieren (Al.) Bestelemek.
    Komponist (Al.) Besteci.
    Komposition (Al.) Beste.
    Konservatorium (Al.) Konservatuar.
    Konsonant (Al.) Uyumlu.
    Konsonanz (Al.) Uyuşumlu, çok iyi kaynaşmış iki ses
    Kontrabass (Al.) Telli kontrbas.
    Kontrafagott (Al.) Kontrfagot.
    Kontrasubjekt (Al.) Karşı konu.
    Kontratempo (Al.) Karşı vuruş, karşı zaman, sekme.
    Konzert (Al.) Dinleti (konser).
    Konzertist (Al.) Dinletide yer alan (çalıcı-sesçi).
    Konzertmeister (Al.) Orkestradaki baş (Solo) kemancı.
    Konzertstück (Al.) Konçerto, dinleti barçası.
    Koptstimme (Al.) İnce erkek sesi.
    Koppel, kopula (Al.) Pedallı bir org mekanizması.
    Koryphae (Al.) Bir koronun baş ve ilk giren sesçi.
    Kosakisch (Al.) Kazaska, Kazak dansı.
    Koto (Jap.) Çok eski onüç telli bir çalgı.
    Krakowiak (Pol.) Bir Polonya dansı.
    Krebskanon (Al.) Akrepli kanon.
    Kreuz (Al.) Diyez.
    Kriegerisch (Al.) Yiğitçe, savaşçı bir deyişle.
    Krjuki (Rus.) Rus kilisesinde çok eski bir nota yazısı.
    Krone (Al.) Taç, durak işareti.
    Krummhorn (Al.) Obuanın önsoyu sayılan çok eski çift kamışlı bir çalgı.
    Kuhreigen (Al.) Sığırtmaç şarkısı.
    Kujawiak (Leh.) Adını çıktığı Kujawy yöresinden alan bir Leh dansı.
    Kulisma (Yun.) Bkz. Quilisma.
    Kurzer anhag (Al.) Ara geçit.
    Kyrie eleison (Yun.) Katolik messe'nin birinci bölümü. "Tanrı sen acı".
    Kytara (Çek.) Gitar.
     
  15. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: müzik sözlügü-terimler ve anlamları

    La Do dizisinin altıncı dizisi.
    Labial (İng.) Dudaklarla çıkarılan seslere ait.
    Lacrimosa (İt.) Requiem'in acıklı bir bölümü.
    Lacrymosa (Fr.) Bkz. Lacrimosa.
    Laendler (Al.) Bir Alman halk dansı, ağır vals.
    Laendlerisch (Al.) Ağır vals üslubunda.
    Laendlich (Al.) Kır ve doğayı andırışlı, yansıtıcı.
    Lage (Al.) Tutuş, duruş, durum.
    Lagrimando (İt.) Ağlar gibi.
    Lagrimoso (İt.) Yalvaran bir deyişle.
    Lai (Lat.) Ortaçağda lirik bir parça, beste türü.
    L'alla breve (İt.) Sebare.
    Lamentabile (İt.) Feryat edici, acılı bir deyişle.
    Lamentazione (İt.) Yalvaran, acıklı bir deyişle.
    Lamentevole (İt.) Acılı bir çığlık deyisi ile.
    Liebeslied (Al.) Trubadur şarkısı, şak şarkısı.
    Lieblich (Al.) Sevimli.
    Lied (Al.) Şarkı.
    Lieder (Al.) Şarkılar.
    Liederkranz (Al.) Şarkı derneği.
    Liederspiel (Al.) İçinde halk şarkılarına yer verilen küçük piyes.
    Liedertafel (Al.) Şarkı derneği.
    Liedform (Al.) Şarkı biçimi.
    Lied ohne worte (Al.) Sözsüz şarkı.
    Lieto (İt.) Şen, güleç.
    Ligadura (İsp.) Bağ.
    Ligato (İt.) Bağ.
    Ligature (İt.) Yan yana eşit değerdeki notaların çengellerini birleştirmek.
    Ligne (Fr.) Nota çizgisi, çengeli.
    Lignes accessoires (Fr.) Ek çizgiler.
    Lignes additonnelles (Fr.) Ek çizgiler.
    Lignes au-dessus (Fr.) Bkz. Sopralince.
    Lignes au-dessous (Fr.) Bkz. Sottolince.
    Lignes supplémentaires (Fr.) Ek çizgileri.
    Lilt (İng.) Oynak şarkı söylemek.
    Limma (Fr.) Küçük yarım ses (dört komalık).
    Lingua (İt.) Bek. Bkz. Bec.
    Liniensystem (Al.) Dizek (porte).
    Lirica (İt.) Bkz. Lyrique.
    Lirico (İsp) Bkz. Lyrique.
    Liscio (İt.) Kayıcı, kaydırıcı.
    L'istesso tempo (İt.) Aynı tempo, aynı hızda.
    Literature (İng.) Belli bir çalgı veya takımı için yazılmış parçaların toplamı.
    Liturgie (Fr.) Dinsel tören sırası.
    Livret (Fr.) Bkz. Libretto.
    Loa (İsp.) Övgü.
    Lobgessang (Al.) Ulusal.
    Loco (İt.) Yer, yazılı bulunduğu yerden çalış.
    Loge (İng.) Loca, tiyatro locası.
    Longa (Lat.) İki tane birlik değere eşit nota.
    Loud (İng.) Bkz. Forte.
    Loure (Fr.) Bir Fransız dansı, dans müziği.
    Louré (Fr.) Loure üslubunda (Ağır başlı).
    Love song (İng.) Aşk şarkısı.
    Love viol (İng.) Aşk kemanı.
    Lp (long playing) (İng.) Uzun çalan (plâk).
    Low (İng.) Kalın.
    Lower (İng.) Kalınlaştırmak.
    Lower lines (İng.) Bkz. Sottolince.
    Low pitched (İng.) Kalın bir sese uyumlanmış.
    Lugubre (Fr.) Karanlık, tasalı, kaygılı.
    Luitaio (İt.) Yaylı ve telli çalgı yapıcısı.
    Luito (İt.) Luth eski telli bir çalgı.
    Lullaby (İng.) Ninni.
    Lusingando (İt.) Aldatıcı, kandırıcı.
    Lusingante (İt.) Aldatıcı, kandırıcı.
    Lusinganto (İt.) Aldatan, kandıran bir deyişle.
    Lusinghevole (İt.) Aldatır, kandırır gibi.
    Lusinghevolmente (İt.) Aldatırca, kandırıcı bir deyişle.
    Lute (İng.) Luth eski telli bir çalgı.
    Lutemaker (İng.) Yaylı ve telli çalgı yapıcısı.
    Lutestring (İng.) Luth teli.
    Luth (Fr.) Telli bir çalgı.
    Luthier (Fr.) Luth yapıcısı, yaylı ve telli çalgı yapıcısı.
    Luthiste (Fr.) Luth çalıcısı.
    Lutiste (İng.) Luth çalıcısı.
    Luttuoso (İt.) Üzüntülü, acılı.
    Lydian mode (İng.) Lydien modu, eski bir dizi.
    Lydien (Fr.) Eski bir dizi.
    Lyra (İt.) Lir, eski bir telli çalgı.
    Lyre (Fr.) Lir, eski bir telli çalgı.
    Lyrical (İng.) Bkz. Lyrique.
    Lyrique (Fr.) Lir şeklinde söylenmeye özgü, bestelenen yazı, şiirsel, içli.
    Lyrisch (Al.) Bkz. Lyrigue.
    Lyrisme (Fr.) Lyrigue ile ilgili, onun üslubunda.
    Lyrist (İng.) Lir çalan.




    Lamento (İt.) Yalvaran, acıklı bir deyişle.
    Lamentoso (İt.) Yalvaran, yakaran bir deyişle.
    Lampons (Fr.) İçki rakısı.
    Laendler (Al.) Ağır vals.
    Laendlerisch (Al.) Ağır vals üslubunda.
    Langsam (Al.) Ağır.
    Langsame bewegung (Al.) Ağır hareket.
    Langsamer (Al.) Daha ağır.
    Langsamer werdend (Al.) Ağırlaştırarak
    Languendo (İt.) Genişleterek, yaydırarak.
    Languente (İt.) Kaygısız, bitkin.
    Languido (İt.) Bitkin, cansız.
    La pointe de i'archet (Fr.) Yayın ucu ile.
    Largamento (İt.) Geniş geniş.
    Largando (İt.) Hem genişleterek, hem de sesi kuvvetlendirerek.
    Larghetto (İt.) Largo dan az hızlıca.Metronom (58-66)
    Larghissimo (İt.) Largo dan az ağırca.
    Largo (İt.) Çok ağır, tutumlu bir hız derecesinde. 'Metronom (44-50)
    Largo assai (İt.) Çok geniş ve dolgun olarak.
    Largo di molto (İt.) Çok daha ağır
    Largo maestoso (İt.) Ağır ve görkemli
    Largo ma non troppo (İt.) Largo ancak çok ağır değil
    Largo religioso (İt.) Dinsel deyişli bir ağırlıkla.
    Largo un poco (İt.) Biraz Largo.
    Laud (İsp.) Luth, telli bir çalgı
    Laudista (İsp.) Yaylı ve telli çalgı yapıcısı
    Laune (Al.) Bkz capriccio
    Launig (Al.) Şaka, nükte yollu beste.
    Larynx (Fr.) Hançere, sesin oluştuğu organ.
    Laudista (İsp.) Bkz. Luthier.
    Laute (Al.) Luth, telli bir çalgı
    Lautenclavicymbel (Al.) Bulgusu J.S.Bach'ın olan bir çalgı (1740).
    Lautrenmacher (Al.) Bkz. Luthier.
    Leader (İng.) Baş kemancı, orkestradaki solo kemancı.
    Leading-lady (İng.) Baş rolü oynayan bayan.
    Leading-note (İng.) Dizinin yedinci derecesi.
    Lebending (Al.) Kıvrak, canlı.
    Lebhaft (Al.) Çabuk, canlı.
    Lebhaftigkeit (Al.) Canlılık.
    Lebhafter (Al.) Daha canlı.
    Lebhaftrasch (Al.) Çok çabuk.
    Lecture á vue (Fr.) Deşifre etmek, ilk çalış.
    Ledger line (İng.) Ek çizgi.
    Left (İng.) Sol.
    Left hand (İng.) Sol el.
    Leg legato'nun kısaltması.
    Legatissimo (İt.) Gayet bağlı olarak.
    Legato (İt.) Bağlı.
    Legatura (İt.) Bağ.
    Légende (Fr.) Efsane.
    Legg leggiero'nun kısaltması.
    Leggiadramente (İt.) İncelikle.
    Leggiadro (İt.) Şen, ince.
    Leggieramente (İt.) Hafifçe.
    Leggiere (İt.) Hafif, tüy gibi.
    Leggierissimo (İt.) Çok hafif.
    Leggiermente (İt.) Hafif olarak.
    Leggiero (İt.) Tüy gibi, çok hafif.
    Legni (İt.) Tahta çalgılar.
    Leicht (Al.) Hafif, hafif olarak.
    Leidenschaftlich (Al.) Aşırı istekli.
    Ligadura (İsp.) Bağ.
    Leitmotiv (Al.) Kılavuz, ana tema.
    Leitton (Al.) Dizinin yedinci notası.
    Lengueta (İsp.) Kamış.
    Lent (İng.) Bkz. Adagio.
    Lentando (İt.) Geciktirerek, ağırlaşarak.
    Lento (İt.) 1) Largo'ya yakın derecede ağır. Metronom (52-56). 2) Müzik yapıtında bir bölüm adı.
    Le pas (Fr.) Adım.
    Les bois (Fr.) Tahta çalgılar.
    Les canaries (Fr.) Kanarya adalarından getirilmiş eski bir Fransız dansı.
    Lestamente (İt.) Oynakça, kıvrak olarak.
    Lesto (İt.) Oynak, kıvrak.
    Letter perfect (İng.) Rolünü harfi harfine ezberlemiş.
    Letters musicales (Fr.) Müzik yazısı.
    L.h. Lefts hand'in kısaltması.
    Liasion (Fr.) Bağ.
    Libero (İt.) Bağımsız, özgür.
    Libitum (Lat.) İsteğe bırakılı, bağımsız bir yorumla.
    Libreto (İsp.) Bkz. Libretto.
    Librettist (İng.) Opera metni yazan.
    Libretto (İt.) Opera metni, bestelenecek koşuk ya da yarı koşuk sözler kitapçığı.
    Lichanos (Al.) İşaret parmağı, telli çalgılarda la teli.
    Lié (Fr.) Bağlı.
    Liebesgeige (Al.) Aşk kemanı.
     
müzik sözlügü-terimler ve anlamları konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Müzik Terimleri .. Alfabetik

    Müzik Terimleri .. Alfabetik

    alfabetik sırayla müzik terimleri alfabetik sıraya göre müzik terimleri sıraya göre alfabe sırasına A ACAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro. ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak. ADAGİO (İtal.): Yavaş tempo. ADAGIETTO (İtal.): (1) “adagio” tempoda kısa parça. (2) “adagio”dan az daha hızlı tempo AFFETTUOSO (İtal.): Taşkın bir duyguyla. AGİLE (İtal.): Çabuk, çevik. AGİTATO (İtal.):...
  2. Sperm analizi ve bazı terimleri

    Sperm analizi ve bazı terimleri

    astenospermi tedavisi astenospermi nedir sperm odası aglütinasyon sperm Sperm analizinin önemi ve bazı terimler Sperm analizi, tedavinin planlanmasında çok önemli değere sahiptir. Bu nedenle, iyi bir merkezde, bu işten anlayanlar tarafından yapılması gerekir. Eksik, yetersiz veya yanlış yapılan bir tahlil, yanlış tedavi planlanmasına, zaman kaybına ve tekrar tahlil istenmesi nedeniyle mali...
  3. Bilişim Terimleri ve Türkçe

    Bilişim Terimleri ve Türkçe

    BİLİŞİM TERİMLERİ ile BİLİŞİM TERİMLERİ ile "TÜRKÇE" ÜZERİNE Türkiye Bilişim Derneği tartışı ortamındaki bir konu, "Türkçe konuşan bir toplulukla yazışırken İngilizce kullanmanın anlamlı olup olmadığı"ydı. Yazışmalar sırasında tartışıya katılanlardan bir sayın üyenin "elmek" sözcüğünü kullandığını görünce merak ettim ve çevremdeki arkadaşlara...
  4. Astrolojik Terimler ve Anlamları

    Astrolojik Terimler ve Anlamları

    bir gök cisminin hareketi boyunca izlediği yol bir gök cisminin hareketi boyunca izlediği yola ne denir ARKETİP: İnsan bilincinde kolektif ve evrensel olarak bulunan temel imge; bireysel kimliğin sentezini oluşturan efsanevi hammadde. ASTROLOJİK BİRİM : Burç, gezegen ve ev kombinasyonu. ALÇALAN (DESCANDANT): Yükselenin tam karşısında ve doğum anında Batı ufkunda yer alan burç. ALTMIŞLIK...
  5. Uluslar Arası Moda Terimleri ve Anlamları

    Uluslar Arası Moda Terimleri ve Anlamları

    moda terimleri, anlamları, nelerdir, sezon cümleleri, kelimeleri, moda terimleri hakkında bilgiyi buradan bulabilirsiniz Melekler mekanı durmuyor ve kadın denince ilk akla gelen Moda hakkında araştırmalar yapıyor. Moda dergilerinde okuduğunuz bazı kelimeler size hiçbir şey ifade etmiyor mu? Ya da bir arkadaşınızın bir giysiyi tarif ederken kullandığı kelimeler size hiç tanıdık gelmiyor… O...

Sayfayı Paylaş